SON DAKİKA

#Hindistan

HABER DEĞER - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin dünyaya meydan okudu: "Hedeflerimize ulaşacağız" Haber

Putin dünyaya meydan okudu: "Hedeflerimize ulaşacağız"

Ekonomik istikrar ve Avrupa vurgusu Kremlin Sarayı'nda milletvekillerine seslenen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, son dört yılda yaşanan zorluklara rağmen ülkesinin ekonomik gücüne dikkat çekti. Rusya'nın Çin, ABD ve Hindistan'ın ardından dünyada dördüncü, Avrupa'da ise birinci sırada yer aldığını belirten Putin, AB'ye kıyasla ekonomik büyüme oranlarında önde olduklarını savundu. Bu istikrarın temelinde sanayi gelişimi, savunma sanayisinin güçlenmesi ve sosyal politikalara verilen önemin yattığını vurguladı. "Zafer için her şeyi yapacağız" Ukrayna'daki savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Putin, cephede daha cesurca hareket etmenin riskler barındırdığını ve bunun bedelinin kayıplar olabileceğini dile getirdi. Dikkatli, azimli ve istikrarlı bir şekilde hareket edeceklerini belirten Putin, "Ülke için belirlenen hedeflerin peşinden gidiyoruz ve bunlara kesinlikle ulaşacağız" ifadelerini kullandı. İçinde bulundukları dönemin Rusya için "kader belirleyici" olduğunu kaydeden Putin, büyük bir mücadele döneminden geçildiğini ifade etti. Batı'nın yaptırımlarına tepki Batı'nın uyguladığı yaptırımlara sert tepki gösteren Putin, 2022'den bu yana Batı'nın "Rus düşmanlığı makinesini yüksek vitese geçirdiğini" savundu. Yaptırımların işe yaramadığını ve aksine bu adımları atan Avrupa ve diğer ülke halklarına zarar verdiğini öne süren Putin, yeni bir dünya düzeninin şekillendiğini belirtti. Özel askeri operasyona katılanların kahramanca savaştığını vurgulayan Putin, "Rus halkı her zaman saldırgan dış baskılara ve tarihi sınamalara birlik içinde karşılık vermiştir. Hedeflerimize ulaşacağız ve hep birlikte zafer için, Rusya için her şeyi yapacağız" diyerek konuşmasını sonlandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayhan Bilgen NATO zirvesini değerlendirdi Haber

Ayhan Bilgen NATO zirvesini değerlendirdi

Bilgen, hem küresel güvenlik mimarisinin hem de Türkiye’deki siyasi ittifakların "karşıtlık" üzerine değil, "sahici planlamalar" ve "ortak sorun çözme" ekseninde yeniden tanımlanması gerektiğini vurguladı. "NATO, değişime direndiği ölçüde tarihteki yerini alır" NATO’nun Soğuk Savaş sonrası kendine yeni düşmanlar arama çabasının sürdürülebilir olmadığını belirten Ayhan Bilgen, zirveye ev sahipliği yapmanın diplomatik bir avantaj olarak görülse de bunun yeterli olmadığını ifade etti. Bilgen, şunları kaydetti: "NATO’nun kuruluşundan itibaren ortaya koyduğu kanlı karne ve tarihsel sorunları bir tarafa bırakıp yarınları ele aldığımızda; durumu idare eden tartışmalar yerine sahici planlamalara yönelmek durumundayız. Avrupa güvenlik mimarisinin inşasında Rusya korkusunun gerçekçiliği tartışılırken, diğer yanda İsrail saldırganlığını durduramayan bir dünyanın gerçek bir güvenlik konsepti inşa etmesi ne kadar mümkündür? Görünen tabloda ya NATO değişir ya da değişime direndiği ölçüde tarihteki hak ettiği yeri almakla yetinir." "Çok kutuplu dünyada ittifaklar karmaşıklaşacak" Küresel güç dengelerinin iki kutuplu bir dünyaya dönmesinin mümkün olmadığını savunan Bilgen, "Çin, Hindistan ve diğer aktörlerin varlığı, çok daha karmaşık ve geçici ittifak ilişkilerini kaçınılmaz kılıyor. Her alanda ikiye bölünmüş bir dünya artık gerçekçi değildir" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye iç siyasetindeki ittifakların durumunu da NATO tartışmalarına benzer bir perspektifle ele alan Ayhan Bilgen, siyasi ittifakların sadece "karşıtlık" üzerine kurulmasının sürdürülebilir olmadığını belirterek, "Toplumun önceliği ekonomi olduğuna göre, ekonomi politikaları üzerinden bir ortaklaşma çok daha gerçekçidir. Bunun altyapısı oluşturulamadığı takdirde, yine kişiler ve partiler merkezli kariyer planlamaları ittifakların zeminini şekillendirecektir. Ne üzerinde ittifak kurulduğundan çok, kimin kiminle yol yürüyebileceği üzerinden ittifaklar belirleniyor." ifadelerini kullandı. "Çok adaylı seçim ihtimali yüksek" 2023 seçimleri ve gelecek vizyonuna dair de mesajlar veren Bilgen, Türkiye’nin iki turlu seçim sisteminin zorunlu kıldığı "uzlaşı kültürüne" rağmen çok kutuplu yapıyı henüz aşamadığını ifade etti. Bilgen, "Şimdilik görünen, daha iddialı bir ortak aday arayışı ile birlikte 3, 4 hatta 5 adayın da çıkma ihtimalidir" diyerek seçim stratejilerine dair dikkat çekici bir öngörüde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rusya'da benzeri görülmemiş iş gücü darboğazı Haber

Rusya'da benzeri görülmemiş iş gücü darboğazı

Piyasadaki bu tıkanıklık, devletin zirvesinde de yankı bulmuş durumda. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şubat ayında yaptığı değerlendirmede üretimi sürdürebilmek için artık yeni çalışan aramaktan ziyade, eldeki personelin iş verimliliğini artırmaya odaklanılması gerektiğini kabul etti. Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ise mevcut durumu "modern Rusya tarihinin en şiddetli iş gücü açığı" olarak nitelendiriyor. Merkez Bankası raporlarına göre, sivil firmalar elindeki personeli kaptırmamak ya da yeni eleman çekebilmek için sürekli maaş artırmak zorunda kalıyor. Ancak bu ücret artışları iş verimliliğini geride bıraktığı için doğrudan üretim maliyetlerine yansıyor ve enflasyonu körüklüyor. Savunma sanayisinin sivil sektöre darbesi ve yüksek faiz kıskacı Şirketlerin önündeki tek engel çalışan bulamamak değil; finansman maliyetleri de ellerini kollarını bağlıyor. Merkez Bankası 24 Nisan'da politika faizini yüzde 14,5 seviyesine çekse de piyasadaki sıkı para politikası etkisini sürdürüyor. Kredi maliyetlerinin yüksekliği, firmaların yatırımlarını ve maaş bütçelerini genişletmesini zorlaştırıyor. Bu zorlu ortamda imalat, taşımacılık, lojistik, inşaat, perakende ve bilişim (BT) gibi sivil sektörler çok büyük bir darbe alıyor. Çünkü devlet garantili siparişleri arkasına alan savunma firmaları, çok daha yüksek maaşlar ve cazip haklar sunarak piyasadaki en iyi mühendisleri, teknisyenleri ve nitelikli uzmanları kendi bünyesine çekiyor. Sivil işletmeler ise bu finansal güçle rekabet edemiyor. Uzak Doğu'dan işçi ithalatı ve "Kadrolar" projesi Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, önümüzdeki 2032 yılına kadar ekonominin çarklarını döndürebilmek adına en az 12 milyon yeni çalışana ihtiyaç duyulacağını açıkladı. Hükümet, bu devasa açığı kapatabilmek ve gençleri erkenden üretime kazandırabilmek amacıyla “Kadrolar” adı verilen bir milli eğitim projesini hayata geçirdi. Fakat kısa vadeli çözümler için gözler yurt dışına çevrilmiş durumda. Bugüne kadar ana iş gücü kaynağı olan Orta Asya ülkelerinden gelen işçilere yönelik denetimlerin sıkılaştırılması, bu kanalı hem daralttı hem de maliyetli hale getirdi. Bu durum Rus şirketlerini rotayı değiştirmeye zorladı; artık Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş ve Çin'den işçi getirilmeye başlandı. Öyle ki, 2026 yılı sonuna kadar yalnızca Hindistan'dan 40 binden fazla işçinin Rusya'da istihdam edilmesi planlanıyor. Bütçede açık, demografide yapısal kriz Ekonomideki bu zorlu dengeler bütçe planlamalarına da yansıyor. Maliye Bakanlığı'nın 2026 öngörülerine göre, federal bütçenin gelirleri 40,3 trilyon rublede kalırken, harcamaların 44,1 trilyon rubleye ulaşması ve bütçenin 3,8 trilyon ruble açık vermesi bekleniyor. Analistlere göre, Rusya'nın istihdam krizini sadece bugünkü savaş harcamalarıyla açıklamak yetersiz. Ülke, uzun yıllardır süregelen demografik erime, çalışma çağındaki nüfusun artmaması ve iç piyasadaki düşük iş gücü hareketliliği gibi yapısal sorunların faturasını bugün çok daha ağır bir şekilde ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Washington-Yeni Delhi hattında anlaşma: ABD'den Hindistan'a silah satışı onayı Haber

Washington-Yeni Delhi hattında anlaşma: ABD'den Hindistan'a silah satışı onayı

Asya-Pasifik bölgesindeki askeri dengeleri yakından ilgilendiren stratejik bir hamle, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından resmen duyuruldu. Washington yönetimi, Hindistan ordusunun operasyonel kabiliyetini artıracak iki ayrı askeri satış paketini onaylayarak bütçe detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Apache helikopterlerine 198 milyon dolarlık lojistik destek Bakanlık tarafından yapılan ilk resmi açıklamada, Hindistan hava kuvvetleri envanterinde yer alan ve dünyanın en gelişmiş taarruz helikopterleri arasında gösterilen "Apache" filoları için düğmeye basıldığı belirtildi. Onaylanan karar doğrultusunda, helikopterlerin harbe hazırlık oranını en üst seviyede tutmak amacıyla gerekli olan bakım destek hizmetleri, yedek parçalar ve ilgili lojistik ekipmanların satışı gerçekleştirilecek. Bu teknik destek paketinin tahmini toplam maliyetinin 198,2 milyon dolar olduğu bildirildi. Sınır hatlarına 230 milyon dolarlık ultra hafif obüs takviyesi ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eş zamanlı olarak onayladığı ikinci savunma paketinde ise kara kuvvetlerine yönelik mühimmat tedariki öne çıktı. Hindistan'ın özellikle zorlu dağlık sınır bölgelerinde taktiksel üstünlük sağlamak amacıyla kullandığı "M777A2 Ultra Hafif Obüsler" için yeni bir satış kararı alındı. Topçu birliklerinin ateş gücünü takviye edecek olan bu obüs ve ilgili donanım kontratının tahmini maliyet bedeli ise 230 milyon dolar olarak açıklandı. Söz konusu satışların, ABD'nin bölgedeki jeopolitik stratejileri ve Hindistan ile gelişen askeri-kurumsal entegrasyonu açısından kritik bir dönemeç olduğu belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı Haber

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı

Orta Doğu'da tırmanan ABD-İsrail geriliminin Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti felç etmesi, dünya genelinde enerji krizlerini beraberinde getirirken Hindistan'da beklenmedik bir çağrıya dönüştü. Petrol ihtiyacının yüzde 85'ini dışarıdan karşılayan ve artan enerji maliyetleriyle boğuşan Hindistan'da Başbakan Narendra Modi, düğünler ve kültürel miras olarak büyük önem taşıyan altın alımlarına karşı halkı fedakarlığa davet etti. Modi, "Ülkenin çıkarları doğrultusunda, bir yıl boyunca evde etkinlikler olsa bile altın takı satın almamaya karar vermemiz gerekiyor" dedi. Hükümetten çifte darbe: İthalat vergisi fırladı Başbakan'ın sözlü çağrısıyla yetinmeyen Yeni Delhi yönetimi, üç gün içinde altın ithalat vergilerini yüzde 6'dan yüzde 15'e yükselterek sektöre ikinci bir darbe vurdu. Altın, ülkenin ithalat faturasının yaklaşık yüzde 9'unu oluşturuyor ve 31 Mart'ta sona eren mali yılda tam 72 milyar dolarlık değerli metal ithal edildi. Ancak petrol gibi zaruri bir ihtiyaç olmaması ve ithalatın büyük oranda dolar ile yapılarak rupiye değer kaybettirmesi, altını hükümetin hedef tahtasına oturttu. "Sorumlu yaşamak da vatanseverliktir" Açıklamalarında ekonomik tabloya dikkat çeken Modi, "Vatanseverlik yalnızca sınırda hayatını feda etme isteği değildir. Bu zamanlarda, sorumlu yaşamak ve günlük hayatımızda ülkeye karşı görevlerimizi yerine getirmekle ilgilidir" diyerek halktan toplu taşıma kullanmalarını, evden çalışmalarını ve zorunlu olmayan yurt dışı seyahatlerini iptal etmelerini istedi. Kuyumcular isyanda: "Covid'den daha kötü" Modi'nin bu tarihi çağrısı ve getirilen vergiler, altın sektöründe şok etkisi yarattı. Dünyadaki altının yaklaşık yüzde 11'ine sahip olduğu tahmin edilen Hindistanlı kadınların alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ihtimali piyasaları tedirgin ediyor. Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal durumu "Mücevher sektörü için bu, Covid döneminden daha kötü" sözleriyle özetlerken, Shweta Gupta isimli bir diğer esnaf "Sadece iki ay olsaydı idare edebilirdik ama tam bir yıl çok fazla. Personelimizin maaşını nasıl ödeyeceğiz?" diyerek isyan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enerji krizi Hindistan'ı vurdu: Başbakan Modi'den vatandaşlara tasarruf çağrısı Haber

Enerji krizi Hindistan'ı vurdu: Başbakan Modi'den vatandaşlara tasarruf çağrısı

Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit etmesi, petrol ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılayan Hindistan ekonomisini sarsıyor. Pazar günü düzenlenen halk buluşmasında vatandaşlara seslenen Başbakan Narendra Modi, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorlukları aşabilmesi için kritik bir "kememer sıkma" paketi açıkladı. Modi'nin çağrıları, hem günlük ulaşım alışkanlıklarını hem de Hindistan’ın geleneksel sosyal yaşantısını hedef alıyor. "Akaryakıt tüketimini minimize etmeliyiz" Enerji maliyetlerindeki aşırı yükselişin döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Modi, petrol ve dizel tüketiminin derhal düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Toplu taşıma kullanımının bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Modi, "Metro hattı bulunan şehirlerde metro kullanılmalı. Özel araç kullanmak zorunda kalan vatandaşlarımız ise mutlaka araç paylaşımı (car-pooling) yöntemini tercih etmeli" dedi. "Yurt dışı düğün ve seyahatleri erteleyin" Başbakan Modi, döviz çıkışını engellemek amacıyla orta sınıfa yönelik radikal bir çağrıda daha bulundu. Hindistan'da son yıllarda popüler hale gelen yurt dışında lüks düğün ve tatil geleneğine değinen Modi, "En az bir yıl boyunca yurt dışı seyahatlerini ve düğün planlarını ertelemeliyiz. Ayrıca altın alımını da azaltarak ulusal ekonomiye destek olmalıyız" ifadelerini kullandı. Özellikle Tayland gibi destinasyonlarda yapılan lüks "destinasyon düğünleri" Hint orta sınıfı arasında önemli bir harcama kalemi olarak biliniyor. Stratejik enerji yönetimi ve sanayi kısıtlamaları Hindistan'ın Orta Doğu enerji kaynaklarına olan yüksek bağımlılığı, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısıyla birleşince ülkede yakıt dağıtım sorunları baş gösterdi. Hükümetin, 1,4 milyarı aşan nüfusun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için acil durum yetkilerini devreye soktuğu öğrenildi. Bu kapsamda, sanayi üretimi için ayrılan yakıtın bir kısmının geçici olarak hane halkı enerji ihtiyacına yönlendirildiği belirtiliyor. Ekonomik kırılganlık ve gelecek öngörüleri Ekonomistler, Hindistan’ın bu süreçten en az hasarla çıkabilmesi için iç tüketimdeki kısıtlamaların hayati önem taşıdığını belirtiyor. Ancak uzun süreli enerji krizinin üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu tetiklemesinden endişe ediliyor. Modi hükümetinin, enerji krizinin süresine bağlı olarak yeni ek önlemleri gündeme alabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.