SON DAKİKA

#Hindistan

HABER DEĞER - Hindistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hindistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya'da benzeri görülmemiş iş gücü darboğazı Haber

Rusya'da benzeri görülmemiş iş gücü darboğazı

Piyasadaki bu tıkanıklık, devletin zirvesinde de yankı bulmuş durumda. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şubat ayında yaptığı değerlendirmede üretimi sürdürebilmek için artık yeni çalışan aramaktan ziyade, eldeki personelin iş verimliliğini artırmaya odaklanılması gerektiğini kabul etti. Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ise mevcut durumu "modern Rusya tarihinin en şiddetli iş gücü açığı" olarak nitelendiriyor. Merkez Bankası raporlarına göre, sivil firmalar elindeki personeli kaptırmamak ya da yeni eleman çekebilmek için sürekli maaş artırmak zorunda kalıyor. Ancak bu ücret artışları iş verimliliğini geride bıraktığı için doğrudan üretim maliyetlerine yansıyor ve enflasyonu körüklüyor. Savunma sanayisinin sivil sektöre darbesi ve yüksek faiz kıskacı Şirketlerin önündeki tek engel çalışan bulamamak değil; finansman maliyetleri de ellerini kollarını bağlıyor. Merkez Bankası 24 Nisan'da politika faizini yüzde 14,5 seviyesine çekse de piyasadaki sıkı para politikası etkisini sürdürüyor. Kredi maliyetlerinin yüksekliği, firmaların yatırımlarını ve maaş bütçelerini genişletmesini zorlaştırıyor. Bu zorlu ortamda imalat, taşımacılık, lojistik, inşaat, perakende ve bilişim (BT) gibi sivil sektörler çok büyük bir darbe alıyor. Çünkü devlet garantili siparişleri arkasına alan savunma firmaları, çok daha yüksek maaşlar ve cazip haklar sunarak piyasadaki en iyi mühendisleri, teknisyenleri ve nitelikli uzmanları kendi bünyesine çekiyor. Sivil işletmeler ise bu finansal güçle rekabet edemiyor. Uzak Doğu'dan işçi ithalatı ve "Kadrolar" projesi Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, önümüzdeki 2032 yılına kadar ekonominin çarklarını döndürebilmek adına en az 12 milyon yeni çalışana ihtiyaç duyulacağını açıkladı. Hükümet, bu devasa açığı kapatabilmek ve gençleri erkenden üretime kazandırabilmek amacıyla “Kadrolar” adı verilen bir milli eğitim projesini hayata geçirdi. Fakat kısa vadeli çözümler için gözler yurt dışına çevrilmiş durumda. Bugüne kadar ana iş gücü kaynağı olan Orta Asya ülkelerinden gelen işçilere yönelik denetimlerin sıkılaştırılması, bu kanalı hem daralttı hem de maliyetli hale getirdi. Bu durum Rus şirketlerini rotayı değiştirmeye zorladı; artık Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş ve Çin'den işçi getirilmeye başlandı. Öyle ki, 2026 yılı sonuna kadar yalnızca Hindistan'dan 40 binden fazla işçinin Rusya'da istihdam edilmesi planlanıyor. Bütçede açık, demografide yapısal kriz Ekonomideki bu zorlu dengeler bütçe planlamalarına da yansıyor. Maliye Bakanlığı'nın 2026 öngörülerine göre, federal bütçenin gelirleri 40,3 trilyon rublede kalırken, harcamaların 44,1 trilyon rubleye ulaşması ve bütçenin 3,8 trilyon ruble açık vermesi bekleniyor. Analistlere göre, Rusya'nın istihdam krizini sadece bugünkü savaş harcamalarıyla açıklamak yetersiz. Ülke, uzun yıllardır süregelen demografik erime, çalışma çağındaki nüfusun artmaması ve iç piyasadaki düşük iş gücü hareketliliği gibi yapısal sorunların faturasını bugün çok daha ağır bir şekilde ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Washington-Yeni Delhi hattında anlaşma: ABD'den Hindistan'a silah satışı onayı Haber

Washington-Yeni Delhi hattında anlaşma: ABD'den Hindistan'a silah satışı onayı

Asya-Pasifik bölgesindeki askeri dengeleri yakından ilgilendiren stratejik bir hamle, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından resmen duyuruldu. Washington yönetimi, Hindistan ordusunun operasyonel kabiliyetini artıracak iki ayrı askeri satış paketini onaylayarak bütçe detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Apache helikopterlerine 198 milyon dolarlık lojistik destek Bakanlık tarafından yapılan ilk resmi açıklamada, Hindistan hava kuvvetleri envanterinde yer alan ve dünyanın en gelişmiş taarruz helikopterleri arasında gösterilen "Apache" filoları için düğmeye basıldığı belirtildi. Onaylanan karar doğrultusunda, helikopterlerin harbe hazırlık oranını en üst seviyede tutmak amacıyla gerekli olan bakım destek hizmetleri, yedek parçalar ve ilgili lojistik ekipmanların satışı gerçekleştirilecek. Bu teknik destek paketinin tahmini toplam maliyetinin 198,2 milyon dolar olduğu bildirildi. Sınır hatlarına 230 milyon dolarlık ultra hafif obüs takviyesi ABD Dışişleri Bakanlığı’nın eş zamanlı olarak onayladığı ikinci savunma paketinde ise kara kuvvetlerine yönelik mühimmat tedariki öne çıktı. Hindistan'ın özellikle zorlu dağlık sınır bölgelerinde taktiksel üstünlük sağlamak amacıyla kullandığı "M777A2 Ultra Hafif Obüsler" için yeni bir satış kararı alındı. Topçu birliklerinin ateş gücünü takviye edecek olan bu obüs ve ilgili donanım kontratının tahmini maliyet bedeli ise 230 milyon dolar olarak açıklandı. Söz konusu satışların, ABD'nin bölgedeki jeopolitik stratejileri ve Hindistan ile gelişen askeri-kurumsal entegrasyonu açısından kritik bir dönemeç olduğu belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı Haber

Tarihi "altın" krizi: Başbakan'dan "Almayın" çağrısı

Orta Doğu'da tırmanan ABD-İsrail geriliminin Hürmüz Boğazı'ndaki ticareti felç etmesi, dünya genelinde enerji krizlerini beraberinde getirirken Hindistan'da beklenmedik bir çağrıya dönüştü. Petrol ihtiyacının yüzde 85'ini dışarıdan karşılayan ve artan enerji maliyetleriyle boğuşan Hindistan'da Başbakan Narendra Modi, düğünler ve kültürel miras olarak büyük önem taşıyan altın alımlarına karşı halkı fedakarlığa davet etti. Modi, "Ülkenin çıkarları doğrultusunda, bir yıl boyunca evde etkinlikler olsa bile altın takı satın almamaya karar vermemiz gerekiyor" dedi. Hükümetten çifte darbe: İthalat vergisi fırladı Başbakan'ın sözlü çağrısıyla yetinmeyen Yeni Delhi yönetimi, üç gün içinde altın ithalat vergilerini yüzde 6'dan yüzde 15'e yükselterek sektöre ikinci bir darbe vurdu. Altın, ülkenin ithalat faturasının yaklaşık yüzde 9'unu oluşturuyor ve 31 Mart'ta sona eren mali yılda tam 72 milyar dolarlık değerli metal ithal edildi. Ancak petrol gibi zaruri bir ihtiyaç olmaması ve ithalatın büyük oranda dolar ile yapılarak rupiye değer kaybettirmesi, altını hükümetin hedef tahtasına oturttu. "Sorumlu yaşamak da vatanseverliktir" Açıklamalarında ekonomik tabloya dikkat çeken Modi, "Vatanseverlik yalnızca sınırda hayatını feda etme isteği değildir. Bu zamanlarda, sorumlu yaşamak ve günlük hayatımızda ülkeye karşı görevlerimizi yerine getirmekle ilgilidir" diyerek halktan toplu taşıma kullanmalarını, evden çalışmalarını ve zorunlu olmayan yurt dışı seyahatlerini iptal etmelerini istedi. Kuyumcular isyanda: "Covid'den daha kötü" Modi'nin bu tarihi çağrısı ve getirilen vergiler, altın sektöründe şok etkisi yarattı. Dünyadaki altının yaklaşık yüzde 11'ine sahip olduğu tahmin edilen Hindistanlı kadınların alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ihtimali piyasaları tedirgin ediyor. Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal durumu "Mücevher sektörü için bu, Covid döneminden daha kötü" sözleriyle özetlerken, Shweta Gupta isimli bir diğer esnaf "Sadece iki ay olsaydı idare edebilirdik ama tam bir yıl çok fazla. Personelimizin maaşını nasıl ödeyeceğiz?" diyerek isyan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enerji krizi Hindistan'ı vurdu: Başbakan Modi'den vatandaşlara tasarruf çağrısı Haber

Enerji krizi Hindistan'ı vurdu: Başbakan Modi'den vatandaşlara tasarruf çağrısı

Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arz güvenliğini tehdit etmesi, petrol ihtiyacının büyük kısmını bu bölgeden karşılayan Hindistan ekonomisini sarsıyor. Pazar günü düzenlenen halk buluşmasında vatandaşlara seslenen Başbakan Narendra Modi, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorlukları aşabilmesi için kritik bir "kememer sıkma" paketi açıkladı. Modi'nin çağrıları, hem günlük ulaşım alışkanlıklarını hem de Hindistan’ın geleneksel sosyal yaşantısını hedef alıyor. "Akaryakıt tüketimini minimize etmeliyiz" Enerji maliyetlerindeki aşırı yükselişin döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Modi, petrol ve dizel tüketiminin derhal düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Toplu taşıma kullanımının bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade eden Modi, "Metro hattı bulunan şehirlerde metro kullanılmalı. Özel araç kullanmak zorunda kalan vatandaşlarımız ise mutlaka araç paylaşımı (car-pooling) yöntemini tercih etmeli" dedi. "Yurt dışı düğün ve seyahatleri erteleyin" Başbakan Modi, döviz çıkışını engellemek amacıyla orta sınıfa yönelik radikal bir çağrıda daha bulundu. Hindistan'da son yıllarda popüler hale gelen yurt dışında lüks düğün ve tatil geleneğine değinen Modi, "En az bir yıl boyunca yurt dışı seyahatlerini ve düğün planlarını ertelemeliyiz. Ayrıca altın alımını da azaltarak ulusal ekonomiye destek olmalıyız" ifadelerini kullandı. Özellikle Tayland gibi destinasyonlarda yapılan lüks "destinasyon düğünleri" Hint orta sınıfı arasında önemli bir harcama kalemi olarak biliniyor. Stratejik enerji yönetimi ve sanayi kısıtlamaları Hindistan'ın Orta Doğu enerji kaynaklarına olan yüksek bağımlılığı, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısıyla birleşince ülkede yakıt dağıtım sorunları baş gösterdi. Hükümetin, 1,4 milyarı aşan nüfusun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için acil durum yetkilerini devreye soktuğu öğrenildi. Bu kapsamda, sanayi üretimi için ayrılan yakıtın bir kısmının geçici olarak hane halkı enerji ihtiyacına yönlendirildiği belirtiliyor. Ekonomik kırılganlık ve gelecek öngörüleri Ekonomistler, Hindistan’ın bu süreçten en az hasarla çıkabilmesi için iç tüketimdeki kısıtlamaların hayati önem taşıdığını belirtiyor. Ancak uzun süreli enerji krizinin üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu tetiklemesinden endişe ediliyor. Modi hükümetinin, enerji krizinin süresine bağlı olarak yeni ek önlemleri gündeme alabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi Haber

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi

Rus enerji şirketi Gazprom’dan yapılan açıklama, Avrupa’da enerji güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Şirket, Avrupa genelindeki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranının yüzde 30’un altına gerilediğini ve kışa hazırlık amacıyla depolanan gazın şubat ortasında tamamen tüketildiğini duyurdu. Gazprom’un açıklaması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmesinin ardından geldi. Avrupa depolarındaki gaz hızla tüketildi Gazprom tarafından yapılan yazılı açıklamada Avrupa ülkelerinin depolardaki gaz rezervlerini hızla kullandığı belirtildi. Açıklamada özellikle Hollanda’daki yeraltı depolarında doluluk oranının yüzde 10’un altına kadar düştüğüne dikkat çekildi. Şirket, Avrupa genelinde kış için depolanan gazın şubat ayının ortasında tamamen çekildiğini ve şu anda depolarda önceki yıllardan kalan stokların kullanılmaya başlandığını bildirdi. Avrupa’nın en büyük tedarikçisi Rusya’ydı Ukrayna savaşı öncesinde Rusya, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaydı. Gazprom, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca kurduğu boru hattı altyapısıyla 2022 yılına kadar Avrupa gaz pazarının yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ediyordu. Ancak Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve siyasi gerilimler nedeniyle Avrupa ülkeleri Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaya yöneldi. Bu süreçte Avrupa, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için ABD, Katar ve Norveç gibi alternatif kaynaklara yöneldi. Gaz sevkiyatında büyük düşüş Gazprom verilerine göre Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı doğal gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı 2021 yılında yaklaşık 201,7 milyar metreküp seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 15 milyar metreküpe kadar geriledi. Rusya yeni pazarlar arıyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yönetiminin Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmiş ve hükümete bu yönde hazırlık yapılması talimatı vermişti. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise Rus enerji şirketlerinin Avrupa dışında yeni pazarlar aradığını açıkladı. Novak, Hindistan, Çin, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerle uzun vadeli enerji anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Enerji uzmanları, Avrupa’daki gaz depolarında yaşanan hızlı düşüşün kıtanın enerji güvenliği açısından yeni bir risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi Haber

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada “altıgen ittifak” adını verdiği yeni bir bölgesel yapılanma hedefinden söz etti. Hindistan’dan Avrupa hattına uzanması planlanan ittifakın Türkiye’nin bölgesel etkisi bağlamında tartışıldığı belirtilirken açıklama jeopolitik dengelere ilişkin yeni değerlendirmeleri gündeme taşıdı. Altıgen ittifak tartışması büyüyor Netanyahu, Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni olarak tanımladığı sistemin Hindistan, bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi aktörleri kapsayabileceğini ifade etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan metinlerde ittifakın detaylarının henüz netleşmediği, ancak bölgesel işbirliği ağlarının genişletilmesinin hedeflendiği aktarıldı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ziyareti öncesinde yapılan açıklamalar, planın stratejik ortaklıklar üzerinden şekillenebileceği yorumlarına yol açtı. Netanyahu’nun konuşması, bölgedeki güç dengeleri ve yeni ekonomik koridor projeleri bağlamında değerlendirmelere neden oldu. Osmanlı söylemi tartışma yarattı Netanyahu, İsrail Meclisi’nde düzenlenen özel oturumda Birinci Dünya Savaşı dönemine atıf yaparak İngiliz ordusu saflarında yer alan Hintli askerlerin bölgedeki gelişmelere katkı sağladığını öne sürdü. Osmanlı Devleti’ne yönelik “işgal” nitelemesi ise tarihsel yorumlar açısından tartışma yarattı ve açıklamalar farklı siyasi çevrelerde eleştirildi. Konuşmada tarihsel referansların güncel diplomatik ilişkilerle ilişkilendirilmesi, bölgesel söylemlerin sertleştiği yönünde değerlendirmelere yol açtı. İsrail ve Hindistan ilişkileri öne çıkıyor İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Hindistan ile Türkiye arasında son dönemde artan gerilimin gölgesinde Tel Aviv-Yeni Delhi hattının güçlendiği öne sürüldü. Analizlerde, Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru IMEC gibi projelerin bu işbirliğinin ekonomik boyutunu oluşturabileceği ifade edildi. Haberlere göre üst düzey savunma yetkililerinin ittifaka ilişkin ön değerlendirme görüşmeleri yaptığı iddia edilirken, planın henüz resmi hükümet kararına dönüşmediği belirtildi. Bölgesel rekabet ve yeni denge arayışı Hint ve İsrail basınında yayımlanan yorumlarda, Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomatik etkisinin bölgesel rekabetin önemli başlıklarından biri haline geldiği vurgulandı. Bu çerçevede olası ittifakın, bölgedeki güç dağılımını yeniden şekillendirebilecek bir girişim olarak ele alındığı ifade edildi. Modi’nin İsrail ziyareti sırasında İsrail parlamentosunda yaşanan protesto ise görüşmelerin iç politik yansımalarını da gündeme taşıdı. Muhalefetin özel oturumu protesto etmesi, ziyaretin yalnızca dış politika değil iç siyaset açısından da tartışmalı bir atmosferde gerçekleştiğini gösterdi. Netanyahu’nun gündeme taşıdığı ittifak fikrinin somut bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korurken, bölgedeki diplomatik temasların önümüzdeki dönemde hızlanabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti Haber

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti

ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İranlı yetkililerin savaş halinde Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönündeki uyarıları, enerji piyasalarında endişeyi büyüttü. Küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu dar su yolunda yaşanabilecek bir aksamanın fiyatları hızla yukarı çekebileceği belirtiliyor. Hürmüz neden kritik bir boğaz Umman ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en önemli petrol “dar geçitlerinden” biri olarak kabul ediliyor. Günlük yaklaşık 17,8 ila 20,8 milyon varil petrol ve yakıtın bu hat üzerinden taşındığı, bunun da küresel enerji güvenliği açısından hayati olduğu ifade ediliyor. Kapanma ihtimali petrol fiyatlarını sıçratabilir Analizlere göre geçişin durması ya da yavaşlaması, enerji fiyatlarını hızla artırabilir ve küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açabilir. Uzmanlar, böylesi bir senaryoda petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Asya ekonomileri en ağır darbeyi alabilir Boğazdan taşınan petrolün büyük bölümü Asya pazarlarına gidiyor ve özellikle Çin, Hindistan, Japonya ile Güney Kore en büyük ithalatçılar arasında yer alıyor. Bu nedenle su yolundaki bir kesintinin ekonomik güvenliği doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. İran tamamen kapatabilir mi tartışması sürüyor Uzmanlara göre İran ticari gemi trafiğini en azından geçici olarak aksatabilecek askeri kapasiteye sahip olsa da ABD donanmasının varlığı nedeniyle uzun süreli ve tam bir ablukanın sürdürülmesi zor görülüyor. Bununla birlikte mayınlar, füzeler ve deniz araçlarıyla geçişleri bozabilecek araçlara sahip olduğu belirtiliyor. Gerilim piyasaları anında etkiliyor ABD’nin ticari gemilere İran karasularından uzak durmaları yönünde uyarı yapmasının ardından petrol fiyatlarının kısa süreli yükselmesi, piyasanın bölgedeki risklere ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Diplomasi sürerken risk masadan kalkmış değil ABD ile İran arasında dolaylı görüşmeler devam etse de tankerlerin alıkonulduğu olaylar ve sert açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliğine dair kaygıları artırıyor. Washington yönetimi diplomasiye bağlı kalacağını belirtirken bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.