SON DAKİKA

#Hukuk

HABER DEĞER - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur" Haber

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur"

Yargıtay'da yeni Adli Yıl töreni 2026-2027 adli yılının başlaması dolayısıyla Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda resmi açılış töreni düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, siyasi parti liderleri, belediye başkanları ve hukuk camiasının önde gelen isimleri katıldı. Törende kürsüye gelen Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, bir devleti güçlü kılan temel unsurun vatandaşların o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu belirtti. Millî Mücadele ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın önemine değinen Kerkez, bağımsız vatanı korumanın ve adaletle yaşatmanın temel görevleri olduğunu ifade etti. "Hâkim sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez" Adaletin haklı ile güçlü arasında seçim yaparken yalnızca hakkı esas aldığını belirten Kerkez, hâkimlik mesleğinin sorumluluklarına ve tarafsızlık ilkelerine dikkat çekti: "Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir. Bu nedenle hâkimlik mesleğinin özünde aslında büyük bir yalnızlık vardır." Kararların gerekçeli ve ikna edici olması gerektiğinin altını çizen Kerkez, dosyaların arkasında somut hayatların, insan öykülerinin, emeklerin ve hak arama mücadelelerinin bulunduğunu hatırlattı. Hukuk ya da ceza dosyalarının matematiksel birer problem olmadığını vurgulayan Kerkez, "Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır" dedi. "Geciken adalet değil, zamanında adalet" Mahkeme salonlarındaki kürsü yüksekliğinin taraflara uzaklık anlamına gelmediğini, aksine dava konusunun bütününü daha iyi kavramayı amaçladığını belirten Yargıtay Başkanı, zaman yönetimine ilişkin de uyarılarda bulundu: "Hepimizin bildiği gibi, geciken adalet adalet değildir. Bazen aşırı hızlı karar vermek de adaletin tecellisine engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hâkim; doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir ve en önemlisi adil bir karar verir." Uyuşmazlıkların mahkemelere taşınmadan çözülmesinde arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının geliştirilmesinin önemine işaret eden Kerkez, dijitalleşme sürecinde UYAP sisteminin Türkiye'deki adalet hizmetlerine sağladığı katkılardan da övgüyle söz etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AİHM'in Osman Kavala kararı yarın açıklanıyor Haber

AİHM'in Osman Kavala kararı yarın açıklanıyor

Strazburg'dan beklenen kritikkKarar Uluslararası hukuk ve siyasetin en önemli dosyaları arasında gösterilen Osman Kavala davasında gözler yeniden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) çevrildi. Gezi Parkı davası nedeniyle tutuklu bulunan Kavala'nın temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı ikinci başvuru sonuçlandı. Heyetin tarafları dinlediği duruşmayı 25 Mart tarihinde Strazburg'da tamamlayan Büyük Daire, nihai kararını yarın saat 10.00'da Fransa'nın Strazburg kentindeki İnsan Hakları Binası'nda düzenlenecek halka açık oturumda ilan edecek. Açıklanacak bu karar, Türkiye ile Avrupa Konseyi ilişkilerinin geleceği bakımından büyük bir önem taşıyor. "Kavala v. Türkiye (no. 2)" dosyasında hangi ihlaller var? "Kavala v. Türkiye (no. 2)" adıyla ele alınan dava, mahkemenin 2019 yılındaki ilk kararından sonra süregelen tutukluluğu ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla neticelenen tüm yargılama aşamalarını inceliyor. Başvuru dilekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı, kanunsuz ceza olmaz ilkesi, iade, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağı maddelerinin ihlal edildiği savunuluyor. Ayrıca başvuruda, hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların siyasi ya da öngörülen amaçlar haricinde kullanılmasını yasaklayan AİHS'nin 18'inci maddesinin de ihlal edildiği vurgulanıyor. Geçmişten bugüne yargılama süreci AİHM, 2019 yılında açıkladığı ilk kararında Osman Kavala'nın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğunu tespit ederek derhal serbest bırakılmasını istemişti. İç hukukta bu kararın karşılık bulmaması ve tahliyenin gerçekleşmemesi üzerine 2022'de AİHM Büyük Dairesi, Türkiye'nin mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar vermişti. Ulusal yargı sürecinde ise İstanbul'da görülen davada Kavala, 25 Nisan 2022 tarihinde Gezi Parkı eylemleri gerekçe gösterilerek "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, bu ceza 2023 yılında Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel’den Öcalan’ın mesajına yanıt: “Demokrasinin yolunu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer" Haber

Özel’den Öcalan’ın mesajına yanıt: “Demokrasinin yolunu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer"

'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Çerçeve Yasa'nın Meclis'te kabul edilmesiyle birlikte siyaset kulisleri hareketlenirken, DEM Parti heyetinin İmralı'ya gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin detaylar kamuoyuna yansıdı. Görüşme notlarında yer alan bilgilere göre Abdullah Öcalan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e özel bir selam göndererek "Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için, hele sizin için son şanstır demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer" ifadelerini kullandı. Öcalan ayrıca, Meclis İzleme Kurulu'nda YENİ Parti'den bir yetkilinin bulunmasını istedikini ve bu kurulu özellikle YENİ Parti için dayattığını belirtti. “Meseleyi radarıma almadım” Öcalan’ın kendisine selam gönderdiği ve yol haritası çizdiği iddialarına ilişkin ilk kez konuşan Özgür Özel, İmralı heyeti ve hükümet cephesinden kendilerine hiçbir bilgilendirme yapılmadığını vurguladı. Özel, "DEM Parti'nin İmralı heyeti daha önce partileri ziyaret ediyordu, bu sefer 1 Ağustos görüşmesi sonrası birkaç partiyi ziyaret etti. Bizden bir randevu istemediler ve bana böyle bir şeyden bahsetmediler. O yüzden meseleyi radarıma almadım" dedi. “Demokrasinin yolunu TBMM’den geçiririm” Demokrasi mücadelesinin cezaevi adresli olamayacağının altını çizen Özel, İmralı'dan gelen mesaja karşı duruşunu şu sözlerle netleştirdi: "Genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'den istifa etti Haber

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'den istifa etti

Bozbey, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada kararının gerekçelerini ve Bursa halkına olan bağlılığını paylaştı. "Siyasi kimliğimin sürecin parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum" Geçmişte uzun yıllar CHP çatısı altında siyaset yaptığını, parti içinde kıymetli insanlarla yol yürüdüğünü ve bu geçmişi yok saymasının mümkün olmadığını belirten Bozbey, hakkındaki suçlamaları reddetti. Hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Bozbey, şu ifadeleri kullandı: "Ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum. Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır." "Bu Kkaar bir siyasi manevra değil, sorumluluktur" İstifa kararının parti yöneticilerinin kamuoyu önündeki tartışmaları ve devam eden hukuki sürecin selameti açısından alındığını vurgulayan Bozbey, bunun bir siyasi manevra olmadığını dile getirdi. Açıklamasında Bursa sevgisine ve halkın iradesine dikkat çeken Bozbey, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmuyorum. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldım. Bu kararımın özellikle altını çizmek istiyorum: Hakkımdaki, iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum. Bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum." "Bursa halkının emanetine sahip çıkmaya devam edeceğim" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emaneti olarak gördüğünü belirten Bozbey, hukuki savunmasına devam edeceğini vurguladı: "Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir. Bursa, yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir. Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir... Başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa’dır. Benim sevdam Bursalılara hizmettir. Benim güvencem hukuktur. Benim sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş İYİ Parti iddialarını yanıtladı: "Doğrudan benden duyarsınız" Haber

Mansur Yavaş İYİ Parti iddialarını yanıtladı: "Doğrudan benden duyarsınız"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, son günlerde hakkında basında ve kulislerde yer alan siyasi senaryolar ile İYİ Parti'ye katılacağı yönündeki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Hakkında her gün yeni bir iddianın ortaya atıldığını belirten Yavaş, bu tür spekülasyonlara sürekli yanıt vermesinin beklendiğini ifade etti. "Söyleyecek sözüm varsa açıklamayı bizzat yaparım" Konuyla ilgili daha önce de defalarca açıklama yaptığını hatırlatan Mansur Yavaş, şu ifadeleri kullandı: "Son günlerde şahsımla ilgili her gün yeni bir siyasi senaryo ortaya atılıyor. Bir gün bir partiye geçeceğim söyleniyor, başka bir gün farklı bir siyasi hesap içerisinde ismim zikrediliyor. Bu konuda pek çok defa açıklama yapmama rağmen sürekli bu senaryolara yanıt vermem bekleniyor. Gerekli görmem hâlinde, söyleyecek sözüm varsa o açıklamayı bizzat yaparım. Benimle ilgili bir gelişme olduğunda da bunu başkalarından değil, doğrudan benden duyarsınız." "Bizim önceliğimiz Ankara" Bütün bu tartışmaların dışında kalarak sadece işlerine odaklandıklarını vurgulayan Yavaş, Ankaralıların verdiği emaneti ilk günden beri layıkıyla taşımaya çalıştıklarını kaydetti. Açıklamasının devamında belediye çalışmalarına değinen Yavaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Biz bütün bu tartışmaların dışında, işimizin başındayız. Çünkü bizim gündemimiz bellidir o da Ankara. Bir gerçeği de unutmamanızı istiyorum. Biz, Ankaralıların bize verdiği emaneti taşıyor, bu emaneti de aldığımız ilk günden beri layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Ama eksik ama fazla! Sabah belediyenin devam eden çalışmalarını takip ediyor, bürokratlarımla sorunları konuşuyor, altyapı yatırımlarımızı değerlendiriyor, sosyal desteklerimizi, kırsal kalkınmayı, yeni projelerimizi ve Ankara’nın geleceğini düşünüyoruz. Bir taraftan temel atmalarını gerçekleştireceğimiz yeni metro hatları için çalışıyor, görüşmeler yürütüyoruz." Ankaralı hemşehrilerine verdikleri şeffaf, adil ve hesap verebilir yönetim sözünü hatırlatan Mansur Yavaş, kimseyi ayırmadan ve siyasi görüşe bakmadan hizmet etmeye devam edeceklerini belirterek, "Hukuk, adalet, demokrasi ve milletimizin geleceği konusunda gerektiğinde düşüncelerimi de açıkça ifade ediyorum. Net bir şekilde bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Bizim önceliğimiz Ankara" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Yaptığınız yanınıza kar kalmayacak" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Yaptığınız yanınıza kar kalmayacak"

Esenyurt Kaymakamlığında önemli açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve sokak çetelerine karşı yeni bir döneme girildiğini vurgulayarak, "Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak, peşindeyiz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile birlikte İstanbul'un Esenyurt ilçesine gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilçe protokolü tarafından karşılandı. İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy'un eşlik ettiği heyet, karşılama töreninin ardından değerlendirmelerde bulundu. "Asla meydanı boş sanmayın, devlet buradadır" Kaymakamlıkta suçla mücadeleye kararlılık mesajı veren Bakan Gürlek, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sokak çetelerine karşı atılacak adımlarda yeni bir boyuta geçileceğini belirtti. Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Suç ve suç örgütleriyle, uyuşturucu, yasa dışı bahisle mücadeleye devam edeceğiz. Uyuşturucu belası, sokak çeteleriyle mücadelede yeni boyuta geçeceğiz. Yaptıkları yanlarına kar kalmayacak. Peşlerindeyiz. Asla meydanı boş sanmayın, devlet buradadır, vatandaşının yanındadır." Son 6 ayda binlerce operasyon gerçekleştirildi Organize mücadele halkasını esas aldıklarını dile getiren Gürlek, yılın ilk yarısındaki verilere dikkat çekerek şubat ve temmuz ayları baz alındığında 81 ilde binlerce operasyon düzenlendiğini kaydetti. Sanal bahis, uyuşturucu ve sokak çeteleriyle mücadelenin kapsamının genişletileceğini belirten Adalet Bakanı Gürlek, uluslararası adli yardımlaşmaya da yoğunlaşacaklarını ve herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu 3 yıl sonra Meclis kürsüsünde: " Devletin hazinesini soyanlarla da mücadele edeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu 3 yıl sonra Meclis kürsüsünde: " Devletin hazinesini soyanlarla da mücadele edeceğiz"

İstinaf mahkemesinin, Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultaya yönelik mutlak butlan kararının ardından CHP'nin başına dönen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ana muhalefet partisi olma özelliğini kaybeden partisinin Meclis'teki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında CHP'nin köklü geleneklerine ve halkçı kimliğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, iktidar ve siyaset anlayışına dair sert eleştiriler yöneltti. "Kimseyi yalnız bırakmayacağız" Mustafa Kemal Atatürk'ün "Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" sözünü hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, partililerin bu sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, toplumun unuttuğu kesimlerle bir araya geldiklerini şu sözlerle aktardı: "Mustafa Kemal Atatürk'ün çok güzel bir cümlesi var. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partililer o kimsesizlerin kimsesi olmak zorundadırlar. Hep beraber kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, gencisiyle beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Bizler toplumun unuttuğu, medyanın unuttuğu, evlerinde viski kadehleriyle siyaset yapanların unuttuğu kişilerle beraber oluyoruz. O kişilerin Türkiye'yle ilgili sorunları var mı var? Kendileriyle ilgili sorunları var mı var? Ama o sorunların çözümü için onların yanındayız. Hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Çünkü biz siyasetin unuttuğu insanların partisiyiz." Geçtiğimiz günlerde Ankara'da mevsimlik tarım işçilerini ziyaret ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarına çağrıda bulunarak, bu kesimlerin sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade etti. "Hiç kimsenin kimliğini siyaset konusu yapmayız" Partinin her kesimi kucaklayan bir anlayışa sahip olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kimlik siyasetine karşı olduklarını şu ifadelerle dile getirdi: "Parti halkın partisidir. Biz CHP'yiz. Köklü bir partiyiz. Biz çalıp çırpmayı bilmeyiz. Bizim o işlerle ilgimiz yoktur. Bizim tek derdimiz halktır halk. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz Halkın Partisi'yiz. Hiç kimsenin kimliğini siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin inancını siyaset konusu yapmayız. Hiç kimsenin yaşam tarzını siyaset konusu yapmayız. Her vatandaşın benim başımın üstünde yeri var. Her CHP'nin başının üstünde de yeri var. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taşlandıracağız dedik." Adalet ve özgürlük vurgusu Türkiye'nin temel sorunlarının çözümü için düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılacağını belirten Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında cezaevinde bulunan isimlerin serbest kalacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, bu konudaki kararlılığını şu sözlerle aktardı: "Dün bununla ilgili de bir basın toplantısı yaptım. Türkiye'nin temel sorunu nasıl çözülür, nasıl çözülmeli? Bununla ilgili de düşüncelerimizi açıkladık. Düşüncenin, ifade özgürlüğünün önündeki bütün engelleri kaldıracağız. Hiç kimse endişe etmesin. CHP iktidarında ne Selahattin Demirtaş hapiste kalacak ne Can Atalay kalacak, ne Tayfun Kahraman kalacak ne Osman Kavala kalkacak. Ne Selçuk Mızraklı' kalkacak ne de avukatlar hapislerde kalacak. Ya bu ülkede hak olmazsa, hukuk olmazsa, adalet olmazsa ülke nereye gidecek?" "Ahlak bizim için vazgeçilmezdir" Siyasetin ahlaki bir zeminde yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, hesap vermenin onurlu bir görev olduğunu belirtti. Devletin hazinesine el uzatanlarla mücadele edeceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı: "Ahlâk bizim için vazgeçilmezdir. Ahlâkçı zeminde siyaset yapmazsanız cebinizi doldurmakta meşgul olursunuz, halkı unutursunuz. Biz halkı unutan değil, hakla beraber olan, halkı kucaklayan ve halkın sorunlarını çözmek için yemin etmiş bir kültürden geliyoruz. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz devletin kör kuruşuna tenezzül eden bir siyasi gelenekten gelmiyoruz. Biz Mustafa Kemal'in, İsmet İnönü'nün, rahmetli Ecevit'in ve Baykal'ın geleneğinden geliyoruz. Biz ayrıca hesap sormaktan çekinmeyiz, hesap vermekten de çekinmeyiz. Benim siyaset anlayışımda bütün CHP'lerin siyaset anlayışında hesap vermek bir siyasetçi için onurlu bir görevdir. Evet, hesabını veririz. Bizim parayla, pulla, villalarla, arsalarla işimiz yok. Bu parlamentoda ilk kez siyasî ahlâk kanunu parlamentoya veren, tasarıyı veren partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir." Kılıçdaroğlu sözlerini bitirirken, "Cumhuriyet Halk Partisi ahlaklı zeminde yürümek zorundadır. Yolsuzun yanında durulmaz, hırsızın yanında durulmaz. Malı götürenlerin yanında durulmaz. Ahlakın yanında durulur. Erdemin yanında durulur.. Devletin hazinesini soyanlarla boşaltanlarla da mücadele edeceğiz. Çalan bendense kalsın. demeyiz" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.