SON DAKİKA

#Hukuk

HABER DEĞER - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatih Erbakan: Bize de sıra gelebilir Haber

Fatih Erbakan: Bize de sıra gelebilir

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, T24’ün YouTube kanalında gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtladı. Muhalefet belediyelerine ve belediye başkanlarına yönelik soruşturmaları değerlendiren Erbakan, hukuk devletinde soruşturma ve yargılamaların normal olduğunu söyledi. Ancak gözaltı ve tutuklama yöntemlerine tepki gösterdi. “İktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor” Fatih Erbakan, “Şafak operasyonlarıyla gözaltına almalar, tutuklu yargılamalar ve bundan da önemlisi iktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk işletilmesi uygun değil” dedi. Erbakan, bir yurttaşın kendisine “Aman dikkat edin, sizi de almasınlar. İktidar kendisine rakip olacak herkesi içeri tıkıyor” dediğini aktararak, toplumda bu yönde bir algının oluştuğunu savundu. Yıllarca “millet iradesi” ve “sandık” söylemini kullanan iktidarın bugün farklı bir görüntü verdiğini ileri süren Erbakan, “Sandıkta elde edemediğini bu şekilde elde ediyor” düşüncesinin toplumda yaygınlaştığını söyledi. “Bizim de akıbetimiz öyle olabilir” Gazeteci Şirin Payzın’ın, “Sıra bize de gelebilir diye düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt veren Fatih Erbakan, partisinin oy oranı yükselirse benzer bir tabloyla karşılaşabileceklerini ifade etti. Erbakan, “Biz de anketlerde yüzde 40-50-60 gibi oylara ulaştığımız takdirde, Mansur Yavaş gibi, bizim de akıbetimiz öyle olabilir diye düşünüyorum ister istemez” dedi. Erbakan’ın açıklamaları, son dönemde muhalefete yönelik operasyon ve soruşturmalar üzerinden yaşanan tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok Haber

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde belediye imkânlarının kampanya faaliyetlerinde kullanıldığı iddiasıyla başlatılan süreçte, İçişleri Bakanlığı tarafından Mansur Yavaş ve 8 belediye çalışanı hakkında soruşturma izni verildi. Soruşturma izninin, mülkiye müfettişlerinin hazırladığı rapor sonrası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 24 Şubat 2026 tarihinde verildiği belirtildi. “Ortada bir ilgimiz olmadığını söylüyorlar ama yine de deniyorlar” Soruşturma kararının ardından konuşan Mansur Yavaş, kendisine yönelik suçlamaların somut bir temele dayanmadığını savundu. Danıştay’a başvuracaklarını belirten Yavaş, “Bir ilgisi bulunmamış diyorlar ama ‘olsun, bir deneyelim’ anlayışı var. Danıştay’a başvuruyoruz. Perşembe günü tüm detayları, İçişleri Bakanı’nın kimlere ne dediğini belgeleriyle anlatacağım” ifadelerini kullandı. “Müfettişler geliyor, tekrar tekrar inceleme yapılıyor” Son dönemde belediyeye yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Mansur Yavaş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Son zamanlarda müfettişler geliyor, inceliyor, bir olumsuzluk bulamayınca ‘bir kez daha inceleyin’ diyorlar. Gelsinler bakalım. Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok.” Yavaş ayrıca, belediyeye yönelik uygulamaların “çifte standart” içerdiğini savunarak, “Herkes bu çifte standardı görüyor. Devlette böyle olmamalı” dedi. ABB: “Ortada somut delil yok, hukuk zorlanıyor” Kararın ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, soruşturma izninin somut delile dayanmadığı belirtildi. Açıklamada, karar metninde Yavaş’ın doğrudan emir ya da talimat verdiğine dair herhangi bir bulgu bulunmadığının açıkça yazıldığı vurgulandı. Belediye açıklamasında, “Ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır” denildi. Ayrıca seçim döneminde belediye kaynaklarının kullanılmaması konusunda hassas davranıldığı, Mansur Yavaş’ın kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almadığı ifade edildi. Soruşturmanın merkezinde Karabük ve Çankırı’daki mitingler var İddialara göre soruşturmanın temelini, 2023 seçim sürecinde Karabük ve Çankırı’da düzenlenen mitinglerde belediyeye ait araçlar, ses sistemleri ve personelin kullanıldığı yönündeki suçlamalar oluşturuyor. Dosyada, belediyeye ait altı aracın mitinglerde kullanıldığı ve bazı organizasyonların ABB personeli tarafından yürütüldüğü öne sürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir! Haber

Burhanettin Duran’dan Benjamin Netanyahu’ya tepki gösterdi: Hesap verecektir!

Türkiye ile İsrail arasında artan sözlü gerilimde yeni bir açıklama geldi. Burhanettin Duran, Benjamin Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına sert sözlerle karşılık verdi. “Açıklamalar çaresizlik göstergesi” Duran, Netanyahu’nun açıklamalarını “çaresizlik” olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı’nın bölgedeki politikalarını eleştirdi. Açıklamada, Netanyahu’nun uluslararası hukuk önünde sorumluluk taşıdığı vurgulandı. “İnsanlığa karşı suçlardan hesap verecek” Duran, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaktadır. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan er ya da geç hesap verecektir.” Türkiye’den “adalet” vurgusu Açıklamada Türkiye’nin uluslararası alanda daha adil ve güvenli bir dünya hedefi doğrultusunda hareket ettiği belirtilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu mücadelenin süreceği ifade edildi. Gerilim tırmanıyor Netanyahu’nun açıklamalarıyla başlayan ve karşılıklı sert ifadelerle devam eden süreç, Türkiye-İsrail hattında diplomatik gerilimin yükseldiğine işaret ediyor. Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya cüret etmektedir. Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur. Siyasi varlığını sürdürme stratejisi olarak bölgeyi… — Burhanettin Duran (@burhanduran) April 11, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor Haber

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor

Türkiye’de siyasal sistem ve demokrasi tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, farklı alanlardan önemli isimler Ankara’da düzenlenecek bir konferansta bir araya geliyor. Etkinlikte, siyaset kurumunun işleyişi ve çözüm önerileri masaya yatırılacak. Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Bahar Konferansları” serisinin ilk buluşması, 5 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirilecek. “Önce siyaset değişmeli” başlığıyla yapılacak konferansta, Türkiye’nin demokratikleşme süreci farklı yönleriyle ele alınacak. Hukuk, siyaset ve etik başlıkları öne çıkıyor Platformdan yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşanan pek çok sorunun temelinde siyaset kurumunun işleyişine dair yapısal sorunların bulunduğu vurgulandı. Bu kapsamda konferansta hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, siyasal etik ve siyasetin finansmanı gibi başlıkların tartışılacağı belirtildi. Alanında deneyimli isimler konuşacak Konferans programında Haşim Kılıç, Taha Akyol, Bekir Ağırdır, Doğu Ergil, Hüseyin Çelik ve Ertuğrul Günay gibi isimler yer alıyor. Katılımcıların, farklı perspektiflerden çözüm önerilerini paylaşması bekleniyor. Konferans 5 Nisan’da düzenlenecek Etkinlik, 5 Nisan 2026 Pazar günü saat 14.00 ile 17.00 arasında The Green Park Hotel’de gerçekleştirilecek. Konferansın basına açık olacağı ve kamuoyunun süreci yakından takip edebileceği ifade edildi. Türkiye toplumunda siyasal tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde düzenlenecek konferansın, farklı görüşlerin bir araya geldiği bir diyalog zemini oluşturması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Savunmada yeni dönem mi başlıyor: Avukatlık Kanunu masada Haber

Savunmada yeni dönem mi başlıyor: Avukatlık Kanunu masada

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosu’nun ATO Congresium’da düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada Avukatlık Kanunu’nun güncelleneceğini açıkladı. Gürlek, savunmanın güçlendirilmesini hedefleyen yeni düzenlemeler için çalışmalara başlandığını belirtirken, açıklama yargı reformu tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Savunmanın güçlendirilmesi hedefleniyor Bakan Gürlek konuşmasında savcı, hakim ve avukatın yargının üç temel unsuru olduğunu vurgulayarak bu unsurlardan birinin zayıf kalmasının adaletin eksik işlemesine yol açacağını ifade etti. Avukatlık Kanunu’nun avukatı yargının kurucu unsuru olarak tanımladığını hatırlatan Gürlek, savunmanın güçlendirilmesinin doğrudan adaletin güçlenmesi anlamına geldiğini söyledi. Gürlek son yıllarda mesleği desteklemek amacıyla atılan adımlara değinerek Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, e-duruşma sistemi, UYAP entegrasyonu ve bazı hizmetlerde KDV indirimi gibi düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Mesleğe yeni başlayan avukatlara baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği sağlandığını, adli yardım gelirlerinin artırıldığını da vurguladı. Avukatlık Kanunu kapsamlı biçimde ele alınacak Bakan Gürlek, Avukatlık Kanunu’nun yalnızca sınırlı değişikliklerle değil bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağını ifade ederek yeni düzenlemenin avukatların belge temin yetkilerini genişleteceğini, stajyer avukatlara yönelik destek mekanizmalarını güçlendireceğini söyledi. Gürlek, amaçlarının avukatların mesleklerini güven içinde, saygın ve etkin biçimde icra edebileceği bir ortam oluşturmak olduğunu dile getirdi. Savunmanın güçlenmesinin yargının kurumsal kapasitesini artıracağını belirten Gürlek, yargının güçlenmesinin de toplumda adalet duygusunu pekiştireceğini ifade etti. Konuşmasında adaletin savcının iddiası, hakimin kararı ve avukatın savunmasıyla bir bütün olarak hayat bulduğunu söyledi. Yeni anayasa tartışması yeniden gündemde Programda konuşan Gökhan Ağdemir, Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı olarak yaptığı değerlendirmede avukatlık mesleğinin hak arama mücadelesinin temel unsuru olduğunu vurguladı. Ağdemir, mevcut anayasal sistemin farklı dönemlerde yapılan değişikliklerle revize edildiğini ancak bütüncül bir toplumsal sözleşmeye dönüşemediğini belirterek yeni anayasa ihtiyacının siyasi bir tercih değil toplumsal bir gereklilik olduğunu dile getirdi. Yargı sisteminde dosyaların makul sürede sonuçlandırılamamasının hem yurttaşlar hem avukatlar açısından önemli sorunlar yarattığını ifade eden Ağdemir, planlanan “Alo Adalet” uygulamasının gecikmelerin denetlenmesi açısından önemli olabileceğini söyledi. İftar programına siyaset temsilcileri, baro yöneticileri, avukatlar ve davetliler katılırken, konuşmaların ardından Bakan Gürlek’e hediye takdim edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şirketlerde yeni dönem: Ortalama çalışanlar gözden mi düşüyor? Haber

Şirketlerde yeni dönem: Ortalama çalışanlar gözden mi düşüyor?

Küresel şirketler çalışan yönetiminde önemli bir dönüşüm yaşıyor. Pandemi döneminde öne çıkan “herkesin potansiyeli var” yaklaşımı yerini, en yüksek performanslı çalışanları ödüllendiren ve düşük performansı hızlı şekilde ele alan yeni bir modele bırakıyor. Uzmanlara göre bu değişim, özellikle orta düzey performans sergileyen çalışanlar açısından riskleri artırıyor. Yıldız çalışanlara odaklanma güçleniyor Teknoloji şirketleri bu dönüşümün en görünür olduğu alanlardan biri. Şirketler satış ve ürün ekiplerinde en iyi performansı gösterenlere daha yüksek ödüller planlarken, hedeflerin gerisinde kalan çalışanlara yönelik baskıyı artırıyor. Akademisyen Richard Smith, bu yaklaşımın pazarlamadaki segmentasyon mantığından geldiğini ve liderlerin stratejik öneme sahip “MVP” çalışanlara yatırım yaptığını belirtiyor. Kariyer koçu Alan Stein ise yıldız çalışanların ödüllendirilmesinin yeni olmadığını, ancak artık daha açık ve sert biçimde uygulandığını vurguluyor. İşe alımın yavaşlaması dengeleri değiştirdi Son yıllarda işe alımların yavaşlaması işverenlerin elini güçlendirirken, orta düzey çalışanların gelişimine ayrılan kaynakların azalmasına yol açtı. Uzmanlar, pandemi döneminde öne çıkan kapsayıcı gelişim anlayışının büyük ölçüde geri planda kaldığını ifade ediyor. Bu durum, kariyer basamaklarının ortasında yer alan geniş bir çalışan grubunun kendini daha kırılgan hissetmesine neden oluyor. “Ortanca çocuk sendromu” tartışması büyüyor Araştırmalara göre büyük şirketlerde çalışanların küçük bir bölümü “olağanüstü”, benzer bir bölümü düşük performanslı olarak sınıflandırılırken, çoğunluğu güvenilir ancak ortalama performans sergileyen çalışanlar oluşturuyor. Sadece zirveye odaklanan modellerin bu geniş grubun motivasyonunu düşürebileceği ve kurum içi iş birliğini zayıflatabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, şirketlerin en iyi çalışanları geliştirmek ile geniş iş gücünü iyileştirmek arasında stratejik bir denge kurması gerektiğine dikkat çekiyor. Yapay zekâ orta seviye baskısını artırıyor Bu dönüşüm yalnızca teknoloji sektörüyle sınırlı değil; hukuk, danışmanlık ve mühendislik gibi alanlar da yapay zekânın etkisiyle benzer bir değişim yaşıyor. Yapay zekâ rutin işleri üstlendikçe, orta düzey rollerin değeri yeniden tanımlanıyor ve çalışanlardan daha yüksek katma değer üretmeleri bekleniyor. Uzmanlara göre çıkış yolu beceri dönüşümü Buna karşın uzmanlar, orta düzey çalışanlar için seçeneklerin sürdüğünü vurguluyor. Güçlü muhakeme, müşteri ilişkileri, belirsizlikle başa çıkma ve karar alma gibi insan odaklı becerilerin öneminin arttığı ifade ediliyor. Yapay zekâyı iş süreçlerini hızlandıracak biçimde kullanmayı öğrenmek de kariyer açısından kritik bir avantaj olarak görülüyor. Yeni dönemde şirketler yüksek performanslı çalışanları parlatırken, “ortalama” olmak kariyer yolculuğunun en tartışmalı ve kırılgan alanlarından biri haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’ye kayyum atanacağı iddiaları gündeme geldi Haber

CHP’ye kayyum atanacağı iddiaları gündeme geldi

Ankara kulislerinde “mutlak butlan” davası bağlamında CHP’ye kayyum ihtimali konuşuluyor. Son günlerde Adalet Bakanlığı’ndaki görev değişikliklerinin ardından CHP’ye yönelik kayyum iddiaları yeniden gündeme geldi. Ankara kulisleri, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” davasının istinaf aşamasında olmasının ve yeni Adalet Bakanı’nın atanmasının bazı çevrelerde kayyum tartışmalarını tetiklediğini aktarıyor. Bu iddialara göre, eğer istinaf sürecinde olağanüstü bir karar çıkarsa parti yönetimine kayyum atama olasılığı gündeme gelebilir. İddialar kulislerdeki siyasi değerlendirmelere dayanıyor. Özellikle Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’in CHP’nin kurultay davalarındaki rolü tartışılırken, bazı siyasetçiler bu gelişmeyi “hukuki süreçten öte siyasi bir işaret” olarak yorumladı. CHP’nin hukuk kurmayları ise davanın istinaf aşamasında olduğunu ve henüz hukuken kayyum atanmasını gerektirecek bir durumun ortaya çıkmadığını belirtiyor. Resmî merciler mesnetsiz iddialar konusunda uyardı. Daha önce CHP’ye kayyum atanacağı yönündeki sosyal medya paylaşımları üzerine Adalet Bakanlığı açıklama yapmış, bu tür iddiaların “halkı yanıltıcı” olduğunu vurgulamıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bu iddiaları yaydığı gerekçesiyle sosyal medya paylaşımları hakkında soruşturma başlatmıştı. CHP yönetimi olası kayyum iddialarını reddediyor. CHP kanadı da daha önce benzer açıklamalarda bulunarak, partiye kayyum atanmasının hem hukuken mümkün olmadığını hem de ülke demokrasisi açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. CHP liderleri, bu tür iddiaları siyasi manipülasyon olarak nitelendiriyor ve partinin demokratik süreçlerle yönetildiğini savunuyor. Kamuoyunda tartışma sürüyor. Kayyum iddiaları, hem siyasi kulislerde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olmaya devam ediyor. İddialar, CHP’nin iç hukuk mücadelesi ile partinin siyasi rotasını da etkileme potansiyeline sahip. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.