SON DAKİKA

#Hukuk

HABER DEĞER - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü" Haber

Erkan Baş'tan iktidara yargı tepkisi: "Hukuk siyasetin sopasına dönüştü"

İktidarın uygulamalarını ve yargı süreçlerini eleştiren Baş, Türkiye'de hukukun siyasi iktidarın talimatları doğrultusunda şekillendiğini savundu. "Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor" Türkiye’de yargının siyasi iktidarın baskısı altında olduğunu öne süren Erkan Baş, “Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda. Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor” dedi. Konuşmasında tutuklu siyasetçilere de değinen Baş, "Selahattin'in de, Ekrem'in de, Can'ın da, bütün siyasetçilerin de, belediye başkanlarının da tutuklanmasının siyasi kararlar olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı. "Trump'ın ziyareti sırasında yaşananlar utanç verici" ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretine ve bu süreçte yaşananlara tepki gösteren TİP Genel Başkanı, şunları söyledi: "Geçen hafta Trump geldi. Bakın arkadaşlar, yemin ediyorum, hayatta bu kadar utandığım başka bir şey hatırlamıyorum. Bilmiyorum televizyon izliyor musunuz, ben mecburum, dönüp bakmak zorunda kalıyorum. Yani affedersiniz, Trump'ın helasının haberini yaptılar. Ben hayatımda bu kadar aşağılanmış, bu kadar onursuzlaşmış bir şey görmedim. Adam geliyor diye Ankara'da yoksulların yaşadığı yerlerin önüne billboardlar koydular, yoksulluk gözükmesin diye. Vatandaşı sokağa çıkartmadılar arkadaşlar. İnsanlara dediler ki, ‘İzinlisiniz, evden dışarı çıkmayın.’" "Brunson" mesajı değerlendirmesi Trump'ın ziyareti sırasında Rahip Andrew Brunson konusunu yeniden gündeme getirdiğini belirten Baş, bu konunun bugüne verilmiş bir mesaj içerdiğini savunarak, "Şimdi niye? Ne demek istedi biliyor musunuz? Bugün yaptığı hukuksuzlukların da arkasındayım, demek istiyor. Oradaki mesaj o. Oradaki mesaj 10 yıl öncesini anlatmıyor" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Suudi mevkidaşı  ile görüştü Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Suudi mevkidaşı ile görüştü

Konuk bakan ve beraberindeki heyeti Adalet Bakanlığı'nda ağırlayan Akın Gürlek, Türkiye ile Suudi Arabistan'ın köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip iki kardeş ülke olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın liderliğinde ortaya konulan ortak iradenin ilişkileri yeni bir ivmeye kavuşturduğunu belirten Gürlek, Riyad ziyaretinin ardından yayımlanan ortak bildiride hukuk ve adalet alanındaki iş birliğine özel yer verilmesinin son derece kıymetli olduğunu ifade etti. "Dijital yargı alanındaki tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız" Görüşmede Türkiye'nin son yıllarda hayata geçirdiği adalet reformlarına değinen Gürlek, yargının dijitalleşmesi, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve adalete erişimin kolaylaştırılması konularında önemli adımlar atıldığını anlattı. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ile yargısal süreçlerin dijital ortamda yürütüldüğünü belirten Gürlek, Suudi Arabistan heyetine yönelik şu ifadeleri aktardı: "Yargının dijitalleşmesi, yapay zeka destekli uygulamalar, siber güvenlik, adli yardımlaşma ve alternatif çözüm yolları alanında edindiğimiz tecrübeleri Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı ile paylaşmaya hazırız." Suçla mücadelede ortak irade vurgusu Terörizm, terörizmin finansmanı, organize suçlar, siber suçlar ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadelede iki ülkenin adli makamları arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Adalet Bakanı Gürlek, uluslararası hukukun ve insan onurunun korunması konusundaki ortak hassasiyetin bölgesel platformlarda da sürdürüleceğini kaydetti. Görüşmeye Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ile Suudi Arabistan Adalet Bakan Yardımcısı Dr. Mohammad Sulaiman Almutlaq da katıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek" Haber

Mustafa Destici'den Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması: "Kastı olanlar bedelini ödeyecek"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik soruşturma sürecine geniş yer veren Destici, dosyanın 12 Haziran'da Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gelmesinin soruşturma sürecinde tarihi bir olay ve yeni bir süreç olduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı'nın kararlılığına teşekkür eden Destici, soruşturma kapsamında ulaşılan aşamayı şu sözlerle aktardı: "Adalet Bakanımız, ki kendisine teşekkür ediyoruz bu konudaki kararlılığı için, Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklama; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarının işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş ve bunlarla ilgili operasyonlar düzenlenerek gözaltı kararı uygulanmıştır. Buradaki en dikkat çekici cümle; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürmek. Bu, 17 yıllık süreçte çok net ifade edilen bir açıklama, çok önemli bu açıklama." "FETÖ'nün karanlık izleri araştırılıyor" Bu dosyanın yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosya olduğunu vurgulayan Destici, yargı makamlarının maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletin hukuk içinde sonuna kadar gideceğini belirten Destici, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: "Bu dosya yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir kutsal yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmez. Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında Haber

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında

Ali İsmail Korkmaz, yüreği doğa, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan, 1994 Hatay doğumlu pırıl pırıl bir üniversite öğrencisiydi. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail, sadece akademik başarısıyla değil, bitmek bilmeyen yardımseverliği ve vefasıyla çevresinin sevgisini kazanmıştı. Henüz 17 yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte "Toplum İçin Gençlik" hareketini başlatacak kadar idealistti. Bu inisiyatifle kütüphanesi olmayan okullara kitaplar toplamış, huzurevlerinde yaşlıları ziyaret etmiş, engelliler için kapaklar biriktirmiş ve sokak hayvanlarına yardım eli uzatmıştı. Fotoğraf merakından film tutkusuna kadar hayata dair her şeye ilgi duyan, yaptıklarını "insanlara faydalı olma" gayesiyle ajandasına not eden, aklı ve yüreği yaşından büyük, paylaşmaktan mutluluk duyan bir toplum gönüllüsüydü. Karanlık sokaklarda yaşam mücadelesi 2 Haziran 2013 günü Eskişehir’de, Gezi Parkı protestolarına destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığında, henüz birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail’in yaşamı trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Polisin yoğun gaz bombası ve sert müdahalesiyle ara sokaklara kaçmak zorunda kalan Ali İsmail, burada pusu kuran polis ve sivil giyimli eli sopalı grupların hedefi oldu. Savunmasız durumdayken maruz kaldığı şiddetli darbeler sonucu beyin kanaması geçirdi. Saldırıdan hemen sonra gittiği hastanede yeterli müdahale yapılamadı; ilk tıbbi destek ancak 20 saatlik kritik bir gecikmenin ardından sağlanabildi. 38 gün boyunca süren yaşam mücadelesini 10 Temmuz 2013 tarihinde kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail, arkasında yarım kalmış hayallerini gerçekleştirmek üzere ant içmiş bir halk ve silinmez bir acı bıraktı. Dava sürecinde tartışmalı kararlar Ali İsmail Korkmaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen yargı süreci, Türkiye hukuk tarihinin en uzun ve kamu vicdanını en çok zorlayan davalarından biri oldu. Soruşturma kapsamında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. 21 Ocak 2015 tarihinde açıklanan ilk kararda mahkeme, sanıkları "kasten öldürme" suçundan değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırdı ve iyi hal indirimleri uyguladı; polis Mevlüt Saldoğan’a 13 yıl ceza verilip indirimle 10 yıl 10 aya düşürülürken, tutuklu dört kişi üç yıl dört ay hapis cezası aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016'daki bozma kararları sonrası süreç, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Nihai olarak Yargıtay; Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl ve üç fırıncıya verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onarken, beraat ettirilen polis Hüseyin Engin'e daha sonra 7 ay 15 gün hapis cezası verip hükmü erteledi, Ebubekir Harlar'a ise 6 yıl 8 ay ceza hükmetti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nı ailenin açtığı tazminat davasında mahkûm ederek, maddi ve manevi toplam 707 bin 180 lira tazminata hükmetti. Ancak yıllara yayılan bu süreçte verilen cezalar, "kasten yaralama" sınırlarına hapsedilmesi ve uygulanan indirimler nedeniyle, adalet beklentisiyle davayı takip eden kitleler tarafından uzun süre tartışıldı ve vicdanlarda tam bir karşılık bulamadığı yönünde eleştirildi. Bir Parktan Bir Vakfa: Yaşayan Miras Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü, Türkiye genelinde büyük protestolara yol açtı. Adalet yürüyüşleri düzenlendi, heykelleri dikildi, Fenerbahçe taraftarları onun adına marşlar besteledi. Kadıköy’de bir parka adı verilirken, ailesi tarafından kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) aracılığıyla, onun yarım kalan hayalleri olan burslar, sanatsal projeler ve sosyal yardımlar binlerce gence ulaştırıldı. Ancak ailesi ve onu sevenler için en büyük miras, İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı "Ali İsmail-Emri Kim Verdi?" kitabında da sorgulandığı gibi, bu karanlığın tam anlamıyla aydınlatılması ve adalet talebinin hiç sönmemesi oldu. O, sevgiyi yüreklerinde taşıyan dostları için hayatın içinden geçip giden, unutulmaz bir toplum gönüllüsü olarak kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu: "Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmadık" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: "Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmadık"

Kılıçdaroğlu, söz konusu kararın bir "teslimiyet" değil, iktidarın kurduğu siyasi tuzağı bozma hamlesi olduğunu savundu. Dokunulmazlık yaklaşımı Dokunulmazlık konusundaki tutumunu yineleyen Kılıçdaroğlu, kendi mevcut durumuna atıfta bulunarak şunları ifade etti: "Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum." "Risk aldık" 2016 yılındaki süreci bir "karabasan" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, dönemin siyasi atmosferini şu sözlerle özetledi: "2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. İktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi." Hukuk ve siyaset eleştirisi Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından yaşanan tutuklamaların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sorumluluğu iktidara yükledi: "Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir." Demirtaş ve "tutarsızlık" vurgusu Selahattin Demirtaş ile ilgili sürece değinen Kılıçdaroğlu, hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirterek şunları kaydetti: "Bu sürecin perde arkasını en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır." Kılıçdaroğlu açıklamasını şu kararlı sözlerle noktaladı: "Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız." Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında,… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) June 20, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ermeç Apartmanı davasında kriz Haber

Ermeç Apartmanı davasında kriz

Adalet Arayışı Sürüyor Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Malatya'nın Battalgazi ilçesinde yıkılan ve 19 kişiye mezar olan Ermeç Apartmanı'na ilişkin dava, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. Müteahhitler Hasan Hüseyin Ermeç ve Abdulvahap Gündoğan ile fenni mesul Metin Karataş ve dönemin belediye görevlilerinin "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla yargılandığı davada, depremzede yakınları adalet beklentilerini dile getirdi. "Sıradan Bir Olay Değil" Duruşmada söz alan ve depremde ailesini kaybeden Mehmet Erdoğan, yaşamını yitirenlerin savaşta değil, evlerinde uyurken hayatlarını kaybettiklerine vurgu yaparak, "Bugün burada konuşulan şey sadece beton, demir ya da bir bina değildir; annemin, babamın ve ağabeylerimin hayatıdır. Tek isteğim, onların ölümünün sıradan bir olay gibi görülmemesi ve gerçek sorumluların hukuk önünde hesap vermesidir" dedi. Duruşma 8 Temmuz'a Ertelendi Yalova Üniversitesi'nden gelen bilirkişi raporuna yönelik sanık avukatlarının itirazlarını değerlendiren mahkeme heyeti, rapordaki ciddi eksiklikleri tespit etti. Eksikliklerin giderilmesi ve davanın sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar veren heyet, duruşmayı 8 Temmuz tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suat Kılıç’tan CHP’ye uyarı: "Muhalefetten Umut Kesilirse Seçim Anlamsızlaşır" Haber

Suat Kılıç’tan CHP’ye uyarı: "Muhalefetten Umut Kesilirse Seçim Anlamsızlaşır"

Ana muhalefet belirsizliğin tüm muhalefet bloğu için bir risk teşkil ettiğini savunan Kılıç, "CHP'deki tarafları kaosu bitirmeye davet ediyorum. Ana muhalefet partisinden umut kesilirse muhalefetin tamamından umut kesilir." dedi. "CHP’deki kaos iktidarın ekmeğine yağ sürüyor" Kılıç, CHP’de yaşanan sürecin siyasetin gündemini esir aldığını ve iktidarın işini kolaylaştırdığını belirtti. "AK Parti, CHP’ye ne kadar teşekkür etse az gelir" diyen Kılıç, "Ekonomiyi, esnafı, enflasyonu, eğitimi, adaleti, aileyi, çiftçiyi, köylüyü değil CHP’yi konuşuyoruz" ifadelerini kullandı. Meclis koridorlarına yansıyan kaosun Türkiye’ye yakışmadığını söyleyen Kılıç, "Kaos eşittir CHP görüntüsü silinmelidir. Bir an önce anlaşın, kurultay kararınızı alın. Sorunun kaynağı değil, çözümün adresi olun" çağrısında bulundu. Siyasi partilerin yönetiminde "hukuk garabeti" eleştirisi Bir hukukçu kimliğiyle CHP’deki "mutlak butlan" sürecini değerlendiren Kılıç, siyasi partilerin dernekler kanunu ile yönetilmesinin yanlış olduğunu savundu. "Siyasi partileri dernekler yasası ile yönetmek yanlıştır" diyen Kılıç, bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bir siyasi partinin yönetimi üzerinde böylesi bir "tesir icra edemeyeceğini" belirtti. "Bir partinin hukukuyla bu kadar derinden oynamamak lazımdır" diyen Kılıç, "Yargıtay, İstinaf'ın kararına uymazsa; tedbirli olarak alınmış olmasından dolayı karar behemehal uygulanmış oldu" ifadelerini kullandı. "Devlet zalim olamaz" diyerek mağduriyetler listesi açıkladı Kılıç, konuşmasında Türkiye’nin bir "mağduriyetler cumhuriyeti" haline geldiğini iddia ederek, devletin şefkat ve adaletle yaklaşması gereken grupları sıraladı. EYT'de bir gün farkla emekliliği kaçıranlar, staj ve çıraklık mağdurları ile KHK ile görevden ihraç edilen ve sonrasında mahkemelerde beraat eden kamu çalışanlarının haklarının iade edilmesi gerektiğini vurguladı. "Devlet, mağdur ettiği vatandaşın hak kaybını gidermeli; hak gaspını iade etmelidir" diyen Kılıç, "Adaletten ayrılmak zulümdür. Ayrılan zalimdir. Devlet zalim olamaz" şeklinde konuştu. "Türkiye'de tarım bitiyor" uyarısı Devletin açıkladığı buğday alım fiyatını da eleştiren Kılıç, çiftçinin üretim maliyetlerinin altında bir fiyatla karşı karşıya bırakıldığını savundu. Bir kilo buğdayın maliyetinin 15 lirayı bulduğunu belirten Kılıç, devletin verdiği 16,5 liralık fiyatın enflasyon ve refah payını karşılamadığını ifade etti. "Dikkat çekiyoruz, ikaz ediyoruz: Türkiye’de tarım bitiyor" diyen Kılıç, "Köylüye bakmayın, köylüyü görün, sorunları görün, çözüm üretin, sorunları bitirin, tarımı bitirmeyin" uyarısında bulundu. Erken seçim hazırlığı Basın mensuplarının erken veya baskın seçim ihtimaline ilişkin sorusunu yanıtlayan Kılıç, Yeniden Refah Partisi olarak her türlü seçim senaryosuna hazır olduklarını belirtti. "İktidar kendini hazır hissettiği anda seçim kararını alacaktır" diyen Kılıç, CHP’deki dağınıklık ve muhalefetteki adaylık belirsizliklerinin AK Parti'yi kendini "rakipsiz" hissetmeye ittiğini ve "bu ortam her an bir seçim kararı ile Türkiye'yi karşı karşıya getirebilir" ifadesini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.