SON DAKİKA

#Hukuk

HABER DEĞER - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi hakkında kritik açıklama geldi Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi hakkında kritik açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü’nde bir araya geldiği gazetecilere 2028 yılında yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin takvimine ve anayasal süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uçum, iktidarın seçim takvimine dair öngörülerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylık koşullarını detaylandırdı. 16 Nisan Referandumu Çankaya Köşkü'ndeki toplantıda seçimlerin yapılacağı döneme ilişkin net ifadeler kullanan Uçum, sandığın 2028'in ilk baharında kurulacağını savundu. Seçimin 2028 Mart veya Nisan ayında yapılması hususunun büyük oranda netleştiğini dile getiren Uçum, kişisel öngörüsünü ve tarih seçiminin arkasındaki sembolik anlamı şu sözlerle dile getirdi: "Seçimin 2028 Mart veya Nisan ayında yapılması büyük oranda netleşti. Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılmasını öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır." Uçum, işaret ettiği 16 Nisan tarihinin, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi sağlayan 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumunun yıl dönümüne denk geldiğine dikkat çekerek bu tarihin siyasi sembolizmine vurgu yaptı. Erdoğan'ın adaylığı için TBMM kararı gerekiyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde son kez aday olacağını öne süren Uçum, yeniden adaylık sürecinin anayasal çerçevesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri de paylaştı. Erdoğan’ın mevcut anayasal sınırlamalar dahlinde bir kez daha aday gösterilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerektiği ifade edildi. Uçum, meclis tarafından alınacak bir erken seçim veya seçimlerin yenilenmesi kararıyla birlikte Erdoğan'ın son kez kamuoyunun karşısına aday olarak çıkacağını belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti'de yeni Grup Başkanvekili belli oldu: Tokat Milletvekili görevi devraldı Haber

AK Parti'de yeni Grup Başkanvekili belli oldu: Tokat Milletvekili görevi devraldı

Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ'ın yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle TBMM Başkanvekilliği ve grup başkanvekilliği görevinden ayrılmasının ardından AK Parti'de yeni dönemin yönetimi şekillendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılış toplantısında yaptığı konuşmada, yaklaşık üç buçuk yıldır büyük bir fedakarlıkla bu görevi yürüten Bekir Bozdağ'a şükranlarını sunarken, bayrağı devralacak ismi açıkladı. Yusuf Beyazıt kimdir? AK Parti'de yeni grup başkanvekilliği görevine getirilen Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, geçmişten bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakınlığı ve idari tecrübesiyle bilinen isimler arasında yer alıyor. Kayseri İmam Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra hukuk ve ilahiyat alanlarında eğitim alan Beyazıt, Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yerel yönetim bünyesinde kritik sorumluluklar üstlendi. Söz konusu dönemde belediyede Encümen Müdürlüğü, Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığı ve İSKİ Baş Hukuk Müşavirliği görevlerini yürüten Beyazıt, 2003 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne getirildi. Bu görevle eş zamanlı olarak Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de ifa eden Beyazıt, aktif siyasete atılarak 1 Kasım 2015 tarihindeki 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'nde Meclis'e girdi. Ardından 27. ve 28. dönemlerde de yeniden Tokat milletvekili olarak seçilen Beyazıt, yeni yasama yılında AK Parti'nin grup başkanvekili olarak görev yapacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Serkan Bayram’dan AK Parti’ye fon ve adalet eleştirisi! Haber

Serkan Bayram’dan AK Parti’ye fon ve adalet eleştirisi!

AK Parti Milletvekili Serkan Bayram, fon soruşturması ve yargı süreçleri üzerinden partisinin tutumunu eleştirdi. Bayram, “Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok. Ucu kime dokunacaksa dokunsun, temizlensin” dedi. Bayram, toplumda ekonomik sıkıntı ve adalet konusunda ciddi rahatsızlık bulunduğunu savunarak, “Adaleti yitirirsek her şeyimizi kaybederiz” ifadelerini kullandı. 2024 yerel seçimlerinde parti yönetiminin aday belirleme sürecini de eleştiren Bayram, muhalefet belediyelerine yönelik adli süreçler konusunda ise “Sahada kazanamadığını masada kazanmak... Bu mu, utanıyorum” dedi. Serkan Bayram kimdir? Serkan Bayram, 1 Nisan 1974’te Erzincan’ın Refahiye ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Bayram, Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Maltepe Üniversitesi’nde özel hukuk ve ticaret hukuku alanında doktora eğitimini sürdürüyor. Mesleği avukatlık olan Bayram, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve spor kulüplerinde yöneticilik görevlerinde bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi Siyasi kariyerinde 26. Dönem’de Erzincan, 27. ve 28. Dönemlerde ise AK Parti’den İstanbul Milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Meclis’te Adalet Komisyonu ile Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’nda görev alan Bayram, halen TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanvekili olarak görev yapıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Bayram, daha önce Erzincanlı Sanayici ve İş Adamları Derneği, Erzincanspor, Refahiye Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Hukukun Üstünlüğü Platformu, Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı ile Ortopedik Engelliler Federasyonu gibi kuruluşlarda çeşitli görevler üstlendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mersin'de sert tepki: "Vahap Seçer'in derhâl serbest bırakılması gerekiyor" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mersin'de sert tepki: "Vahap Seçer'in derhâl serbest bırakılması gerekiyor"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile bazı belediye başkanlarının gözaltına alınması siyaset gündemini sarstı. Yaşanan gelişmelerin ardından Mersin'e giderek belediye binası önünde yurttaşlara hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın yargıyı ve hukuku siyasi bir sopa olarak kullandığını belirtti. "Sabahın beşinde ev basmayı asla kabul etmiyoruz" Belediye başkanlarının halka hizmet etmekle yükümlü olduğunu ve zamanı geldiğinde hesap vermekten asla kaçınmadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, operasyonun gerçekleştirilme biçimine ve zamanlamasına sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Hukuk kişiden kişiye, iktidardan iktidara göre değişmez. Adalet herkes için geçerlidir. Bir büyükşehir belediye başkanının evi saat beşte, sabaha karşı basılmaz ve aranmaz. Doğru değildir. Davet ettiğinizde gitmedi mi? Söylediğinizde gelmedi mi? Belediye başkanlarımız davet edildiklerinde giderler. İfade verecekse verirler, hesap verecekse verirler. Hiç kimse hesap vermekten kaçmıyor ki. Dolayısıyla belediye başkanlarımızı sabahın beşinde gözaltına almak demokrasiyle bağdaşmaz" diye konuştu. "İki milyon mersinliyi cezalandırıyorsunuz" Vahap Seçer'in görevinin başındayken hedef alınmasının tüm kenti mağdur ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, seçilmiş iradenin hiçe sayıldığını belirterek, "Vahap Başkan 2 milyonluk Mersin’e hizmet etmek için yola çıktı ve hizmet ediyor. Eğer siz bir büyükşehir belediye başkanını tutuklarsanız iki milyon Mersinliyi tutuklamışsınız demektir. O nedenle başkanımızın derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması gerekiyor. Hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın beşinde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Ben de buraya 2 milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim" ifadelerini kullandı. "Asıl amaç fon yolsuzluklarını kapatmak" Mersin'deki operasyonların zamanlamasına ve arka planına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, asıl hedefin gündemi değiştirmek ve iktidar kanadındaki usulsüzlüklerin üzerini örtmek olduğunu şu sözlerle dile getirdi: "Biz bilmiyor muyuz Türkiye’de nelerin olduğunu? Bu operasyonun eğer temel amacı fon yolsuzluklarını kapatmaksa hiç endişe etmesin, o defteri asla kapatmayacağız, asla! Hesap soruyorsan onlara sor. Çalışan insanlara, alın teri döken insanlara neyin hesabını soracaksın? Sen eğer hesap soracaksan kendi yandaşlarına soracaksın. Kendi adamlarına soracaksın. Malı götürenlerden hesap soracaksın." "Feriştahı gelse gücümüzü sekteye uğratamaz" Konuşmasında partilerinin köklü geçmişine ve halktan aldığı güce vurgu yapan Kılıçdaroğlu, iktidarın baskılarına karşı geri adım atmayacaklarını belirtti. CHP'nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan milli, gerçekçi ve ahlaki temelleri en güçlü parti olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, "Siyasi irade, siyasi otorite baskılarla eğer bizi susturmak istiyorsa onların feriştahı gelse bizim gücümüzü asla ve asla sekteye uğratamazlar. Biz gücümüzü halktan alırız. Masumdan, çalışandan, alın terinden alırız. Sizden isteğim moralinizi bozmayın, birliğinizi bozmayın. Başkanınıza sahip çıkın" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye açıklaması: "Yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor" Haber

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye açıklaması: "Yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor"

Ankara’da gerçekleştirilen “28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Erken seçim iddialarına değinen Kurtulmuş, "Erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değildir. TBMM şu anda vaktinde bir seçime hazırlanıyor. Eğer erkene alınmak istenirse irade TBMM’nindir" dedi. Terörsüz Türkiye süreci ve izleme komisyonu Terörsüz Türkiye sürecine dair değerlendirmeler yapan Kurtulmuş, bu durumun bir temenni olmadığını söylerek, "Terörsüz Türkiye temenni değildir, yavaş yavaş ete kemiğe bürünüyor. Terörsüz Türkiye sahaya yansıyor. Irak ve Suriye’deki gelişmeler bunun kanıtıdır" dedi. Meclisin açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonunun hızlı şekilde kurulacağını kaydeden Kurtulmuş, "Yabancı üçüncü bir göz yoktur. Üçüncü göz milletin kendisidir" diyerek komisyonun millet adına süreci takip edeceğini ifade etti. Kurtulmuş, Meclisin sürece ilişkin üç temel sorumluluğunun konunun takibini en ciddi şekilde gerçekleştirmek, sürecin hukuk ölçüsü içinde izlenmesini sağlamak ve ihtiyaç halinde yeni düzenlemeler yapmak olduğunu belirtti. Örgütün fesih ve silahsızlanma sürecine ilişkin hazırlanan yasanın geniş bir destekle hayata geçirileceğini belirten Kurtulmuş, "Örgütün fesih ve silahsızlanma sürecinin ilan edilmesi ile birlikte bu yasa uygulamaya konulacak. Birinci sigorta budur" açıklamasında bulundu. Filistin mesajı Fon soruşturması Meclisin Filistin ve Gazze meselesine ilişkin rolüne de parantez açan Kurtulmuş, parlamentonun bu konuyu tespit etmek ve ilan etmek açısından en etkili kurum olduğunu dile getirdi. Toplantıda ayrıca milletvekillerinin verdiği soru önergelerine de değinen Kurtulmuş, yöneltilen önergelerden 627'sinin yanıtlandığını aktararak soruların zamanında cevaplanması gerektiğinin altını çizdi.Fon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, soruşturmanın kapsamlı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Kurtulmuş, “Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan fon krizi açıklaması: "Ucu nereye giderse gitsin hesabını vermelidir" Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan fon krizi açıklaması: "Ucu nereye giderse gitsin hesabını vermelidir"

"Mesele yalnızca uğranılan zarar değil, sisteme duyulan güvendir" Sermaye piyasalarında son dönemin en önemli gündem maddesi olan ve yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı yakından ilgilendiren fon krizine dair Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'dan kapsamlı bir değerlendirme geldi. Yaşananların yalnızca bazı fonların veya yatırımcıların uğradığı zararlardan ibaret olmadığının altını çizen Saral, asıl meselenin milletin alın teriyle biriktirdiği varlıklara ve finansal sisteme duyulan güven olduğunu belirtti. Saral, süreçle ilgili değerlendirmelerini şu sözlerle aktardı: "Son günlerde yaşadığımız fon krizi, yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı ilgilendiren; Borsa İstanbul'dan sermaye piyasalarına kadar uzanan ciddi bir meseledir. Burada mesele yalnızca birkaç fonun ya da yatırımcının uğradığı zarar değildir. Asıl mesele, milletimizin alın teriyle biriktirdiği parasına ve finansal sisteme duyduğu güvendir." "Sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir" Süreçte ihmali veya sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Saral, soruşturmanın en derinlemesine şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu. Saral açıklamasında, "Bu süreci görmezden gelen, ihmali veya sorumluluğu bulunan kim varsa hukuk önünde hesabını vermelidir. Ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun, gerçekler bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalıdır" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların soruşturmayı en kılcal damarlarına kadar takip edeceğine ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için kararlı adımlar atılacağına inandığını belirten Saral, her zaman milletin, hakkın ve adaletin yanında olduklarını vurguladı. Fon krizi üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik yürütülen siyasi tartışmalara da tepki gösteren Saral, konunun farklı mecralara çekilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Saral, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu mesele üzerinden Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya yönelik hiçbir siyasi hesabın da milletimizin mağduriyetinin önüne geçirilmesine izin verilmemelidir." Açıklamasını Adalet Bakanlığı'nın çalışmalarını desteklediklerini belirterek sürdüren Saral, devletin adaletinin tecelli edeceğini, sorumluların kim olursa olsun hesap vereceğini ve milletin haklarının korunacağını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.