SON DAKİKA

#Hukuk

HABER DEĞER - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Savunmada yeni dönem mi başlıyor: Avukatlık Kanunu masada Haber

Savunmada yeni dönem mi başlıyor: Avukatlık Kanunu masada

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosu’nun ATO Congresium’da düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada Avukatlık Kanunu’nun güncelleneceğini açıkladı. Gürlek, savunmanın güçlendirilmesini hedefleyen yeni düzenlemeler için çalışmalara başlandığını belirtirken, açıklama yargı reformu tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Savunmanın güçlendirilmesi hedefleniyor Bakan Gürlek konuşmasında savcı, hakim ve avukatın yargının üç temel unsuru olduğunu vurgulayarak bu unsurlardan birinin zayıf kalmasının adaletin eksik işlemesine yol açacağını ifade etti. Avukatlık Kanunu’nun avukatı yargının kurucu unsuru olarak tanımladığını hatırlatan Gürlek, savunmanın güçlendirilmesinin doğrudan adaletin güçlenmesi anlamına geldiğini söyledi. Gürlek son yıllarda mesleği desteklemek amacıyla atılan adımlara değinerek Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, e-duruşma sistemi, UYAP entegrasyonu ve bazı hizmetlerde KDV indirimi gibi düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti. Mesleğe yeni başlayan avukatlara baro keseneği muafiyeti ve finansman desteği sağlandığını, adli yardım gelirlerinin artırıldığını da vurguladı. Avukatlık Kanunu kapsamlı biçimde ele alınacak Bakan Gürlek, Avukatlık Kanunu’nun yalnızca sınırlı değişikliklerle değil bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağını ifade ederek yeni düzenlemenin avukatların belge temin yetkilerini genişleteceğini, stajyer avukatlara yönelik destek mekanizmalarını güçlendireceğini söyledi. Gürlek, amaçlarının avukatların mesleklerini güven içinde, saygın ve etkin biçimde icra edebileceği bir ortam oluşturmak olduğunu dile getirdi. Savunmanın güçlenmesinin yargının kurumsal kapasitesini artıracağını belirten Gürlek, yargının güçlenmesinin de toplumda adalet duygusunu pekiştireceğini ifade etti. Konuşmasında adaletin savcının iddiası, hakimin kararı ve avukatın savunmasıyla bir bütün olarak hayat bulduğunu söyledi. Yeni anayasa tartışması yeniden gündemde Programda konuşan Gökhan Ağdemir, Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı olarak yaptığı değerlendirmede avukatlık mesleğinin hak arama mücadelesinin temel unsuru olduğunu vurguladı. Ağdemir, mevcut anayasal sistemin farklı dönemlerde yapılan değişikliklerle revize edildiğini ancak bütüncül bir toplumsal sözleşmeye dönüşemediğini belirterek yeni anayasa ihtiyacının siyasi bir tercih değil toplumsal bir gereklilik olduğunu dile getirdi. Yargı sisteminde dosyaların makul sürede sonuçlandırılamamasının hem yurttaşlar hem avukatlar açısından önemli sorunlar yarattığını ifade eden Ağdemir, planlanan “Alo Adalet” uygulamasının gecikmelerin denetlenmesi açısından önemli olabileceğini söyledi. İftar programına siyaset temsilcileri, baro yöneticileri, avukatlar ve davetliler katılırken, konuşmaların ardından Bakan Gürlek’e hediye takdim edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şirketlerde yeni dönem: Ortalama çalışanlar gözden mi düşüyor? Haber

Şirketlerde yeni dönem: Ortalama çalışanlar gözden mi düşüyor?

Küresel şirketler çalışan yönetiminde önemli bir dönüşüm yaşıyor. Pandemi döneminde öne çıkan “herkesin potansiyeli var” yaklaşımı yerini, en yüksek performanslı çalışanları ödüllendiren ve düşük performansı hızlı şekilde ele alan yeni bir modele bırakıyor. Uzmanlara göre bu değişim, özellikle orta düzey performans sergileyen çalışanlar açısından riskleri artırıyor. Yıldız çalışanlara odaklanma güçleniyor Teknoloji şirketleri bu dönüşümün en görünür olduğu alanlardan biri. Şirketler satış ve ürün ekiplerinde en iyi performansı gösterenlere daha yüksek ödüller planlarken, hedeflerin gerisinde kalan çalışanlara yönelik baskıyı artırıyor. Akademisyen Richard Smith, bu yaklaşımın pazarlamadaki segmentasyon mantığından geldiğini ve liderlerin stratejik öneme sahip “MVP” çalışanlara yatırım yaptığını belirtiyor. Kariyer koçu Alan Stein ise yıldız çalışanların ödüllendirilmesinin yeni olmadığını, ancak artık daha açık ve sert biçimde uygulandığını vurguluyor. İşe alımın yavaşlaması dengeleri değiştirdi Son yıllarda işe alımların yavaşlaması işverenlerin elini güçlendirirken, orta düzey çalışanların gelişimine ayrılan kaynakların azalmasına yol açtı. Uzmanlar, pandemi döneminde öne çıkan kapsayıcı gelişim anlayışının büyük ölçüde geri planda kaldığını ifade ediyor. Bu durum, kariyer basamaklarının ortasında yer alan geniş bir çalışan grubunun kendini daha kırılgan hissetmesine neden oluyor. “Ortanca çocuk sendromu” tartışması büyüyor Araştırmalara göre büyük şirketlerde çalışanların küçük bir bölümü “olağanüstü”, benzer bir bölümü düşük performanslı olarak sınıflandırılırken, çoğunluğu güvenilir ancak ortalama performans sergileyen çalışanlar oluşturuyor. Sadece zirveye odaklanan modellerin bu geniş grubun motivasyonunu düşürebileceği ve kurum içi iş birliğini zayıflatabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, şirketlerin en iyi çalışanları geliştirmek ile geniş iş gücünü iyileştirmek arasında stratejik bir denge kurması gerektiğine dikkat çekiyor. Yapay zekâ orta seviye baskısını artırıyor Bu dönüşüm yalnızca teknoloji sektörüyle sınırlı değil; hukuk, danışmanlık ve mühendislik gibi alanlar da yapay zekânın etkisiyle benzer bir değişim yaşıyor. Yapay zekâ rutin işleri üstlendikçe, orta düzey rollerin değeri yeniden tanımlanıyor ve çalışanlardan daha yüksek katma değer üretmeleri bekleniyor. Uzmanlara göre çıkış yolu beceri dönüşümü Buna karşın uzmanlar, orta düzey çalışanlar için seçeneklerin sürdüğünü vurguluyor. Güçlü muhakeme, müşteri ilişkileri, belirsizlikle başa çıkma ve karar alma gibi insan odaklı becerilerin öneminin arttığı ifade ediliyor. Yapay zekâyı iş süreçlerini hızlandıracak biçimde kullanmayı öğrenmek de kariyer açısından kritik bir avantaj olarak görülüyor. Yeni dönemde şirketler yüksek performanslı çalışanları parlatırken, “ortalama” olmak kariyer yolculuğunun en tartışmalı ve kırılgan alanlarından biri haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’ye kayyum atanacağı iddiaları gündeme geldi Haber

CHP’ye kayyum atanacağı iddiaları gündeme geldi

Ankara kulislerinde “mutlak butlan” davası bağlamında CHP’ye kayyum ihtimali konuşuluyor. Son günlerde Adalet Bakanlığı’ndaki görev değişikliklerinin ardından CHP’ye yönelik kayyum iddiaları yeniden gündeme geldi. Ankara kulisleri, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” davasının istinaf aşamasında olmasının ve yeni Adalet Bakanı’nın atanmasının bazı çevrelerde kayyum tartışmalarını tetiklediğini aktarıyor. Bu iddialara göre, eğer istinaf sürecinde olağanüstü bir karar çıkarsa parti yönetimine kayyum atama olasılığı gündeme gelebilir. İddialar kulislerdeki siyasi değerlendirmelere dayanıyor. Özellikle Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’in CHP’nin kurultay davalarındaki rolü tartışılırken, bazı siyasetçiler bu gelişmeyi “hukuki süreçten öte siyasi bir işaret” olarak yorumladı. CHP’nin hukuk kurmayları ise davanın istinaf aşamasında olduğunu ve henüz hukuken kayyum atanmasını gerektirecek bir durumun ortaya çıkmadığını belirtiyor. Resmî merciler mesnetsiz iddialar konusunda uyardı. Daha önce CHP’ye kayyum atanacağı yönündeki sosyal medya paylaşımları üzerine Adalet Bakanlığı açıklama yapmış, bu tür iddiaların “halkı yanıltıcı” olduğunu vurgulamıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bu iddiaları yaydığı gerekçesiyle sosyal medya paylaşımları hakkında soruşturma başlatmıştı. CHP yönetimi olası kayyum iddialarını reddediyor. CHP kanadı da daha önce benzer açıklamalarda bulunarak, partiye kayyum atanmasının hem hukuken mümkün olmadığını hem de ülke demokrasisi açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. CHP liderleri, bu tür iddiaları siyasi manipülasyon olarak nitelendiriyor ve partinin demokratik süreçlerle yönetildiğini savunuyor. Kamuoyunda tartışma sürüyor. Kayyum iddiaları, hem siyasi kulislerde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olmaya devam ediyor. İddialar, CHP’nin iç hukuk mücadelesi ile partinin siyasi rotasını da etkileme potansiyeline sahip. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâ alarmı: Çok büyük bir şey oluyor Haber

Yapay zekâ alarmı: Çok büyük bir şey oluyor

Yapay zekâ alanında çalışan girişimci Matt Shumer, kamuoyuna yaptığı değerlendirmede teknolojinin etkisinin henüz tam kavranmadığını belirtti. Shumer’e göre dünya, 2020 başındaki pandemi sürecine benzer bir “hafife alma” döneminde ve yapay zekânın yaratacağı dönüşüm çok daha kapsamlı olabilir. “Şubat 2020’yi düşünün” benzetmesi Shumer, yazısında pandemi öncesi döneme atıf yaparak, ilk başta uzak görünen gelişmelerin kısa sürede küresel krize dönüştüğünü hatırlattı. Ona göre bugün de benzer bir eşikte bulunuluyor; ancak bu kez dönüşümün merkezinde biyolojik değil, dijital bir devrim var. Beyaz yakalı meslekler risk altında mı? Shumer’in değerlendirmesinde hukuk, finans, tıp, yazılım mühendisliği ve müşteri hizmetleri gibi alanlar özellikle vurgulandı. Sözleşme inceleme, veri analizi, raporlama, teşhis önerme ve kod geliştirme gibi birçok bilişsel görevin artık yapay zekâ sistemleri tarafından gerçekleştirilebildiği ifade ediliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonların daha hızlı etkilenebileceği belirtiliyor. “İşlerin yüzde 50’si ortadan kalkabilir” iddiası Shumer’in aktardığına göre, Anthropic CEO’su Dario Amodei, yapay zekânın 1 ila 5 yıl içinde giriş seviyesi beyaz yaka işlerin yaklaşık yüzde 50’sini ortadan kaldırabileceğini öngörüyor. Ancak bu tür tahminlerin kesinlik içermediği ve teknolojik adaptasyon süreçlerinin ülkelere göre farklılık gösterebileceği de uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor. Dönüşüm sadece istihdamla sınırlı değil Shumer, yapay zekânın yalnızca iş gücü piyasasını değil; eğitimden ulusal güvenliğe kadar geniş bir yelpazede etkili olabileceğini savundu. Ona göre bu süreçte erken adapte olan bireyler ve kurumlar avantaj sağlayacak. Teknoloji uzmanları ise yapay zekânın bir tehditten ziyade doğru düzenleme ve eğitim politikalarıyla fırsata dönüştürülebileceğini vurguluyor. Tartışmalar, önümüzdeki yıllarda küresel gündemin merkezinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz Haber

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın tutuklanması, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ailesinin hedef alındığını savundu ve sert ifadeler kullandı. “Onur hedef alınıyor” mesajı İmamoğlu paylaşımında, “Siyasi operasyonlarla, algı oyunlarıyla insanların onurunu hedef alıyorsunuz. Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz” ifadelerine yer verdi. Açıklamasında, toplumun farklı kesimlerinin korku yoluyla susturulmaya çalışıldığını öne süren İmamoğlu, kendisini ve ailesini koruyanların da hedef haline getirildiğini belirtti. Ali Kaya uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklandı 4 Şubat’ta başlatılan soruşturma kapsamında 27 kişi hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek” suçlamalarıyla işlem yapıldı. Operasyonlarda 19 kişi gözaltına alınırken, Ali Kaya’nın da tutuklandığı bildirildi. Dilek İmamoğlu: “Karalama kampanyası yürütülüyor” Dilek İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kardeşinin gözaltına alınmasını “itibar zedelemeye yönelik bir karalama kampanyası” olarak değerlendirdi. “Bir insanı susturmak için ailesini hedef almak adaletin değil, derin bir korkunun göstergesidir” ifadelerini kullanan İmamoğlu, siyasetin dilinin ailelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Aile üyeleri daha önce de soruşturmalara konu olmuştu Dilek İmamoğlu’nun diğer kardeşi Cevat Kaya’nın da Nisan 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir soruşturma kapsamında tutuklandığı biliniyor. Ayrıca Kasım 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’nun “rüşvet ve suç gelirlerini aklama” iddialarıyla ifade verdiği kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma süreci devam ederken, yaşanan gelişmelerin hem hukuk hem de siyaset gündemindeki etkisinin sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ünlü CEO’dan diploma uyarısı! Haber

Ünlü CEO’dan diploma uyarısı!

Yapay zekânın yükselişiyle bazı diplomaların geleceği sorgulanmaya başlandı. Yapay zekânın iş gücü piyasasını nasıl etkileyeceğine dair tartışmalar sürerken, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir’in CEO’su Alex Karp’tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Karp, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada, yapay zekânın özellikle beşeri bilimler mezunlarını iş piyasasında zorlayacağını söyledi. “Bu diplomaları pazarlamak artık çok daha zor” Kendisine yöneltilen “Yapay zekâ iş yaratacak mı yoksa işleri yok mu edecek?” sorusuna yanıt veren Karp, yapay zekânın ABD ekonomisinde hızla yayılmasıyla birlikte bazı alanlarda ciddi kırılmalar yaşanacağını belirtti. Özellikle felsefe ve diğer beşeri bilimler alanlarında üniversite diplomasına sahip kişilerin iş bulmakta zorlanacağını ifade eden Karp, bu diplomaların artık iş dünyasında daha güç pazarlanabilir hale geldiğini dile getirdi. Kendi geçmişini örnek gösterdi Beşeri bilimler mezunlarının yaşadığı zorluklara kendi eğitim hayatını örnek gösteren Karp, felsefe eğitimi aldığını hatırlatarak, “Seçkin bir okuldan mezun olup felsefe okuduysanız, umarım başka bir beceriniz vardır. Çünkü bu beceriyi pazarlamak giderek zorlaşıyor” ifadelerini kullandı. Karp, 2003 yılında milyarder girişimci Peter Thiel ile birlikte Palantir’i kurmuştu. Beyaz yakalılar için sarsıntı uyarısı Karp, yapay zekânın etkisiyle beyaz yakalı mesleklerde belirli bir sarsıntı yaşanacağını da vurguladı. Akademi, hukuk ve kamu alanlarında kariyer yapan beşeri bilimler mezunlarının bu dönüşümden daha fazla etkileneceğini belirten Karp, bu durumun yeni beceriler edinmeyi zorunlu hale getirdiğini söyledi. Mavi yakalı ve teknik meslekler öne çıkacak Öte yandan Karp, yapay zekâ çağında mesleki ve teknik alanların değer kazanacağını savundu. Özellikle teknoloji şirketleri için pil ve çeşitli bileşenler üreten teknisyenleri örnek gösteren Palantir CEO’su, bu meslek gruplarının “çok değerli ve hatta yeri doldurulamaz” hale geleceğini ifade etti. Karp’a göre, mesleki teknisyenlik gibi alanlar yapay zekâdan ziyade insan becerisine dayandığı için gelecekte daha da güçlenecek. Diploma tartışması yeniden alevlendi Karp’ın açıklamaları, üniversite diplomasının iş gücü piyasasındaki rolü ve eğitimin geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yapay zekânın hızla yayılmasıyla birlikte, hangi alanların ayakta kalacağı ve hangi mesleklerin dönüşüme zorlanacağı sorusu, iş dünyasının en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.