SON DAKİKA

#Hukuk Dışı

HABER DEĞER - Hukuk Dışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Dışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara devreye girdi: İsrail'de alıkonulan barış aktivistleri THY uçaklarıyla Türkiye'ye getiriliyor Haber

Ankara devreye girdi: İsrail'de alıkonulan barış aktivistleri THY uçaklarıyla Türkiye'ye getiriliyor

Akdeniz'de insani yardım misyonu yürüten sivil konvoya yönelik gerçekleştirilen gayrihukuki askeri müdahalenin ardından Türk diplomasisi somut bir adım attı. Aşdod Limanı askeri bölgesinde kötü şartlar altında tutulan ve aralarında çok sayıda Türk vatandaşının da bulunduğu özgürlük filosu üyelerinin serbest bırakılması amacıyla yürütülen diplomatik temaslar netice verdi. Bakan Fidan tahliye planının detaylarını paylaştı Konuya ilişkin resmi bir bilgilendirme gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, devletin tüm ilgili birimlerinin koordineli bir biçimde çalıştığını ve rehin tutulan sivillerin emniyetle ülkeye nakledilmesi için gerekli izinlerin alındığını açıkladı. Bakan Fidan, operasyonun kapsamına dair "Akdeniz'deki hukuk dışı müdahale sonrası alıkonulan Küresel Sumud Filosu bileşenlerinin durumunu yakından takip ediyoruz. Bugün bakanlığımız öncülüğünde organize ettiğimiz özel uçak seferleri vasıtasıyla, filoda yer alan kendi vatandaşlarımızı ve bizimle birlikte dönmek isteyen üçüncü ülke mensubu katılımcıları Türkiye’ye nakletmeyi planlıyoruz. Vatandaşlarımızın burnu bile kanamadan evlerine dönmesi ana önceliğimizdir." dedi. Uçaklar akşam saatlerinde İstanbul'da olacak Bakanlığın tahliye talimatı üzerine harekete geçen Türk Hava Yolları (THY), Aşdod'da bekletilen barış aktivistlerini tahliye etmek amacıyla İsrail'e acil koduyla 3 uçak gönderdi. Küresel Sumud Filosu Kriz Masası yetkililerinden edinilen bilgilere göre, lojistik hazırlıkları tamamlanan insani yardım gönüllülerinin gün içinde uçaklara bindirileceği ve kafilenin bu akşam saat 18.00 sularında İstanbul Havalimanı’na teker koyacağı öngörülüyor. Filo iki kez işgalci gücün hedefi oldu Gazze'ye uygulanan ağır ablukayı kırmak ve temel yaşam malzemelerini ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, bu yıl içinde iki kez İsrail ordusunun deniz korsanlığına maruz kaldı. Nisan ayı sonunda Girit Adası açıklarında ilk darbeyi alan insani yardım konvoyu, son olarak 18 Mayıs tarihinde 44 ülkeden 428 aktivisti taşıyan 50 tekneyle uluslararası sularda ilerlerken yeniden İsrail savaş gemileri tarafından kuşatılmıştı. İçerisinde 78 Türk katılımcının da bulunduğu öğrenilen filonun Aşdod Limanı'ndaki bekleyişi, THY uçaklarının bölgeye ulaşmasıyla son buluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İtalyan hükümeti İsrail'den resmi özür istedi Haber

İtalyan hükümeti İsrail'den resmi özür istedi

Akdeniz'in tarafsız sularında Gazze'ye lojistik destek ulaştırmak amacıyla hareket eden Küresel Sumud Filosu'nun İsrail unsurlarınca hukuk dışı bir operasyonla ele geçirilmesi, kıtalararası bir diplomatik savaşın fitilini ateşledi. Savaş mağdurlarına yardım götüren sivillerin askeri bir toplama kampında esir statüsünde tutulması ve kötü muameleye maruz kalması, Avrupa başkentlerinde büyük bir infiale yol açtı. Tahrik dolu paylaşım diplomatik krize zemin hazırladı Tüm dünyada tepkiyle karşılanan bu gerilimli sürecin ana sebebi, ırkçı yaklaşımlarıyla tanınan İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir’in kişisel internet hesabından paylaştığı skandal nitelikteki video oldu. Yardım gönüllülerinin ters kelepçeli vaziyette beton üzerinde diz çöktürüldüğü Aşdod Limanı'na giden Bakan Ben-Gvir, burada rehinelerin motivasyonunu kırmaya çalıştı. Bu esnada silahsız kadın bir eylemcinin, bakanın gözlerinin içine bakarak "Özgür Filistin" diye haykırması üzerine İsrail kolluk kuvvetleri kadını hırpalayarak sertçe yere yıktı. Kameralar önünde cereyan eden bu zorbalığa arka çıkan Ben-Gvir’in, saldırgan polislere dönüp "Yapılması gereken tam olarak budur" diyerek şiddeti alkışlaması, İtalya kanadında sabrı taşıran son hamle oldu. Başbakan Meloni: "Bu gaddarlık karşısında sessiz kalmayacağız" Kayıtların küresel ölçekte yayılmasının ardından kameraların karşısına geçen İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yayımladığı resmi deklerasyonla İsrail idaresine adeta ültimatom verdi. Limandaki gayriinsani şartlarda alıkonulan kişilerin arasında çok sayıda İtalya pasaportlu sivilin bulunduğunu anımsatan Meloni, "İsrailli Bakan Itamar Ben-Gvir'in sergilediği ve paylaştığı bu sahneler hiçbir şekilde meşru görülemez. İnsanlık onurunu ve evrensel değerleri hiçe sayan bu hoyrat tavra göz yummamız söz konusu dahi olamaz. Vatandaşlarımızın bir an evvel salıverilmesi ve emniyetlerinin garanti altına alınması adına tüm diplomatik mekanizmalarımızı en üst perdeden harekete geçirdik. Roma'nın net uyarılarına rağmen sergilenen bu hürmetsizlik ve uygulanan gaddarlık neticesinde İsrail yönetiminden derhal resmi bir özür bekliyoruz." ifadelerini kullandı. İsrail Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı Sürece dair pratik adımları atmakta gecikmediklerini belirten Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Aşdod Limanı’nda kaydedilen görüntülerin uluslararası normlara tamamen aykırı bir suç unsuru teşkil ettiğini kaydetti. Başbakan Meloni ile tam bir kararlılık esasıyla ortak hareket ettiklerini ilan eden Tajani, yaşanan skandalın hesabını sormak ve resmi bir açıklama talep etmek maksadıyla İsrail’in Roma Büyükelçisini ivedilikle bakanlık binasına sorguya çağırdıklarını duyurdu. İtalyan hükümetinin kararlı duruşu sonrası, iki ülke arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiği belirtiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

2014 Askeri Lise Sınavı sorularının sızdırılmasına yönelik operasyon: 7 gözaltı kararı Haber

2014 Askeri Lise Sınavı sorularının sızdırılmasına yönelik operasyon: 7 gözaltı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, geçmiş yıllardaki askeri okul sınavlarına yönelik incelemelerini sürdürüyor. Yürütülen titiz çalışmalar sonucunda, 2014 yılındaki Askeri Liselere Giriş Sınavı sorularının FETÖ mensupları tarafından sınav öncesinde ele geçirildiği ve örgüte yakın isimlere dağıtıldığı tespit edildi. Sınav usulsüzlüğü tespit edildi Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, soruşturma dosyası kapsamında sınav sorularına hukuk dışı yollarla erişen, bu soruları örgütsel hiyerarşi içerisinde dağıtan, soru alan ve veren toplam 7 kişi belirlendi. Şüphelilerin, sınavda usulsüzlük yaparak liyakat ilkesini ihlal ettikleri ve örgüt üyelerinin askeri okullara yerleştirilmesini sağladıkları iddia ediliyor. Operasyon 4 ilde eş zamanlı yürütülüyor Gözaltı kararlarının ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düğmeye bastı. Ankara merkezli olmak üzere 4 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendiği ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlerin devam ettiği bildirildi. Geçmişe dönük sınav incelemeleri sürüyor Emniyet kaynakları, askeri okullara giriş sınavlarındaki usulsüzlüklerin deşifre edilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Gözaltına alınan şüphelilerin ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirileceği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Sezgin Tanrıkulu: Hukukumuza saygı gösterilmiyor Haber

Sezgin Tanrıkulu: Hukukumuza saygı gösterilmiyor

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanını ziyaret etti. Tanrıkulu, görüşme sonrası yaptığı açıklamada Türkiye’de yargı kararlarının uygulanmadığını, infaz süreçlerinin hukuka aykırı biçimde yürütüldüğünü ifade etti. Tanrıkulu Silivri’yi “Türkiye’nin siyasi hafızası” olarak tanımladı Tanrıkulu, cezaevini ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada Silivri’nin uzun süredir siyasi hesaplaşmaların yürütüldüğü bir mekan olduğunu söyledi. Türkiye toplumunun yıllardır hukuksuz uygulamalara tanıklık ettiğini belirterek, cezaevinin bu anlamda “yakın tarihin aynası” haline getirildiğini dile getirdi. “İnfaz süreçleri hukuk dışı bir intikam aracına dönüşmüş durumda” Tanrıkulu, tutuklulukların hiçbir somut delile dayanmadığını, özellikle muhalif siyasetçilerin ve aktivistlerin keyfi uygulamalarla cezalandırıldığını söyledi. “Hiçbir hukuki temeli olmayan infaz biçimleri intikam mekanizması gibi işletiliyor” diyerek durumu ağır bir hak ihlali olarak nitelendirdi. AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması “hukuk tanımazlığın göstergesi” olarak değerlendirildi Türkiye’de yüksek mahkeme kararlarının dahi yok sayıldığına dikkat çeken Tanrıkulu, “Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmıyor, kendi hukukumuza bile saygı gösterilmiyor” ifadeleriyle yargı sistemine yönelik eleştirilerini sertleştirdi. “Bu dönem mutlaka geçecek, yurttaşlarımız özgürlüğüne kavuşacak” Tanrıkulu, Türkiye’de hukuksuzluk ortamının kalıcı olamayacağını, siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşacağı günlerin geleceğini vurguladı. “Mücadele edeceğiz ve mutlaka bu dönem geçecek” diyerek hem demokrasiye hem hukuk devletine olan inancını dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.