SON DAKİKA

#Hukuka Aykırı

HABER DEĞER - Hukuka Aykırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuka Aykırı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama Haber

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son 5 günde 19 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 200 şüphelinin yakalandığını, 65’inin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında Emniyet güçlerince son 5 gündür yürütülen operasyonların sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, 19 il merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda toplam 200 şüpheli yakalandı. “Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi ile Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 65’i tutuklanırken, 48’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin ise devam ettiği bildirildi. Yapılan tespitlere göre şüphelilerin; sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden “görev yap, kazanç sağla” ve “ürün satışı” temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları belirlendi. Ayrıca yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve bu sitelerin reklamlarını yaptıkları ortaya çıkarıldı. Operasyonlarda, müstehcen çocuk görüntüsü bulundurma, POS tefeciliği yapma ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması ile sorgulanmasına yönelik faaliyetlerin de yürütüldüğü tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında; Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde operasyonlar düzenlendi. Dijital alanda vatandaşların güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Bakan Yerlikaya, “Siber suçlara karşı yürüttüğümüz kararlı mücadele devam edecek. Emeği geçen tüm ekiplerimizi tebrik ediyorum” dedi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2016739286729838853 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

“Diploma” davasında takvim netleşti Haber

“Diploma” davasında takvim netleşti

Dava tarihi resmen açıklandı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline yönelik idari işleme karşı açtığı davada yargı süreci yeni bir aşamaya geçti. Edinilen bilgilere göre dava, 15 Ocak 2026 tarihinde İstanbul Bölge 5. İdare Mahkemesi’nde görülecek. Yargı süreci neden kritik görülüyor? Diploma iptaline ilişkin işlem, yalnızca bireysel bir hukuki ihtilaf olarak değil, aynı zamanda kamuoyunda geniş yankı uyandıran siyasal ve hukuki bir başlık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle mahkemenin vereceği kararın, hem idari hukuk açısından hem de Türkiye toplumunda hukukun işleyişine dair tartışmalar bakımından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. İmamoğlu’nun itirazı hangi gerekçeye dayanıyor? İmamoğlu cephesi, diploma iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ve idari yetkinin sınırlarının aşıldığı iddiasıyla yargıya başvurmuştu. Açılan dava, söz konusu işlemin iptali talebiyle görülüyor ve mahkemenin usul ve esas yönünden kapsamlı bir değerlendirme yapması bekleniyor. Gözler 15 Ocak’taki duruşmada 15 Ocak 2026’da yapılacak duruşma, davanın seyrini belirleyecek ilk kritik aşama olacak. Duruşmada tarafların beyanları alınacak, dosya kapsamı değerlendirilecek ve sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin yol haritası netleşecek. Kamuoyunda yakından izlenen bir dosya İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin dava, yalnızca hukuki değil, toplumsal ve siyasal etkileri nedeniyle de yakından takip ediliyor. Türkiye toplumunda adalet, liyakat ve idari kararların denetlenebilirliği başlıkları bu dava üzerinden yeniden tartışma konusu haline gelmiş durumda. Ayrıntılar geldikçe kamuoyuyla paylaşılacak.

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı Haber

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı

Soruşturma haberinde geçen isim istifayı getirdi Gazeteci Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin Sabah gazetesinde yayımlanan bir haberde adı geçen Furkan Torlak, söz konusu haberin ardından görevinden ayrıldığını duyurdu. Torlak’ın adı, haberde yer alan bir tanık ifadesinde “Furkan T.” şeklinde geçti. Haberde yer alan iddialar kamuoyunda tartışma yarattı Sabah gazetesinin servis ettiği haberde, bir kadının ifadesine yer verilerek Mehmet Akif Ersoy’un bazı kişilerle birlikte özel bir mekânda bulunduğu iddia edildi. İfadede geçen “Furkan T.” ismi, kamuoyunda dikkat çekti. Haberin ardından gazeteci Barış Terkoğlu, söz konusu ismin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görevli olduğuna işaret ederek, istifa olasılığına dikkat çekmişti. Torlak: Kurumun itibarı her şeyin üzerindedir Furkan Torlak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haberde adının geçmesinin kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Açıklamasında, hakkında herhangi bir suçlama ya da isnat bulunmadığını vurgulayan Torlak, Mehmet Akif Ersoy’u çocukluğundan beri tanıdığını ancak hukuka aykırı herhangi bir eyleminin olmadığını ifade etti. “Devlet kurumları kişisel tartışmaların dışında tutulmalı” Torlak, istifa gerekçesini açıklarken, çalıştığı kurumun adının böyle bir haber bağlamında anılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Devletin ve kurumlarının itibarı, şahısların itibarından üstündür” ifadesine yer veren Torlak, bu nedenle görevinden ayrılma kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Soruşturma süreci ve kamuoyundaki yankıları sürüyor Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iddialar, medya ve Türkiye toplumunda tartışılmaya devam ediyor. Furkan Torlak’ın istifası ise dosyanın siyasal ve kurumsal etkilerinin giderek genişlediğini gösteren yeni bir gelişme olarak kayda geçti.

ABD’de hukuk zaferi: Rümeysa Öztürk’ün iptal edilen öğrenci statüsü geri verilecek! Haber

ABD’de hukuk zaferi: Rümeysa Öztürk’ün iptal edilen öğrenci statüsü geri verilecek!

Mahkeme ICE kararını "keyfi" buldu Federal yargıç Denise Casper, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) işlemini sert bir dille eleştirdi. Mahkeme, statü iptali sırasında muhtemelen hukuka aykırı davranıldığını belirterek, Öztürk'ün bu eylemin "keyfi ve tutarsız" olduğuna yönelik savunmasının haklılık payının yüksek olduğuna kanaat getirdi. Yargıç Casper, yetkililere Öztürk'ün SEVIS'teki statüsünü, gözaltına alındığı 25 Mart tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden işlemeleri talimatını verdi. "Eğitim haklarım gerekçesiz reddedildi" Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) aracılığıyla kararı değerlendiren Rümeysa Öztürk, adalet yerini bulduğu için minnettar olduğunu ifade etti. Ancak doktora çalışmalarının son yılındaki bir akademisyen olarak yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Öztürk, "Bir kadın ve akademisyen olarak, gerekçesiz yere reddedilen eğitim haklarım için hala büyük üzüntü duyuyorum" açıklamasında bulundu. SEVIS kaydı silinince ne oluyor? ICE tarafından yönetilen ve ABD'deki yabancı öğrencilerin takibi için kullanılan federal veri tabanı SEVIS'ten (Öğrenci ve Değişim Ziyaretçi Bilgi Sistemi) kaydın silinmesi, öğrenciler için hayati sonuçlar doğuruyor. Kaydı silinen bir öğrencinin herhangi bir işte çalışması engellenirken, ülkedeki yasal varlığı da tehlikeye giriyor ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Kiralık ev arayanlara kötü haber: Ev sahiplerinden yeni şart – 12 aylık senet dönemi başladı Haber

Kiralık ev arayanlara kötü haber: Ev sahiplerinden yeni şart – 12 aylık senet dönemi başladı

Kiralık ev krizinin derinleştiği bu dönemde, ev sahibi–kiracı arasındaki şartlar giderek ağırlaşıyor. Pek çok ev sahibi artık yalnızca kefil veya peşin kira istemekle yetinmiyor; kira sözleşmesinin 12 ayının tamamı için senet talep ediyor. Son dönemde hızla yaygınlaşan bu uygulama kiracılar arasında büyük rahatsızlık yarattı. Ev sahipleri neden senet istiyor? Ekonomik belirsizlik, tahliye süreçlerinin uzaması ve kira artışları nedeniyle, birçok ev sahibi kira ödemelerini garanti altına alma gerekçesiyle kiracıdan aylık senet talep etmeye başladı. Kiracılar ise bu talebin kendilerini “borcunu ödemeyecek kişiler” gibi gösterdiğini söyleyerek tepki gösteriyor. 12 aylık senet yasal mı? Uzman yanıtlıyor Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Ali Güvenç Kiraz, ev sahibinin kira borcuna karşı senet talep edebileceğini, hatta Yargıtay’ın bunu hukuka aykırı bulmadığını belirtiyor. Ancak önemli bir ayrıntı var: Depozito için alınan senet en fazla 3 aylık kira bedeli kadar olabilir. Bunun üzerindeki teminat niteliğindeki senetler Türk Borçlar Kanunu gereği geçersiz sayılabilir. Kiracının aidat, demirbaş, farklı giderler için senet vermek zorunda olmadığını vurguluyor. “Her talep edilen senede imza atmak zorunda değilsiniz” uyarısında bulunuyor. Kiracılar için çifte ödeme riski Uzmanlara göre kiracı, dikkat etmezse aynı borç için iki kez ödeme yapmak zorunda kalabilir. Bu riskin doğmaması için: Her bir senedin numarası, tarihi ve tutarı kira sözleşmesine ek protokol olarak işlenmeli Senetlerde kira dönemi açıkça belirtilmeli Sözleşme dışı düzenlenen senetlere kesinlikle imza atılmamalı Aksi hâlde icra yoluyla aynı borç bir daha talep edilebilir. “Psikolojik baskı haline geldi” Ekonomik zorluklarla boğuşan kiracılar, ağır şartlar nedeniyle ev ararken bile mahcubiyet, güvensizlik ve baskı hissettiklerini ifade ediyor. Uzmanlara göre senet talebi yasal olsa da, kapsamı dar ve kiracı aleyhine düzenlemeler geçersiz kabul ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.