SON DAKİKA

#Hukukçu

HABER DEĞER - Hukukçu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukukçu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avukat Ece Güner: "Haluk Levent'e güvendim, masumum" Haber

Avukat Ece Güner: "Haluk Levent'e güvendim, masumum"

Haluk Levent ile arasındaki mali ilişkinin bir borç meselesinden ibaret olduğunu savunan Güner, Levent tarafından istismar edildiğini öne sürdü. Mesajında, Haluk Levent'in kendisi gibi "hayatında travmalar yaşamış ve duygusal istismara müsait" kişileri hedef aldığını belirten Güner, "Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım. Sanırım zaten büyük dolandırıcıların ortak özelliği budur: en akıllı insanları bile inandırma" ifadelerini kullandı. "Bir kuruş kâr etmedim, mağdurum" Yaşadığı süreci "1 yıl kan kustum" şeklinde tanımlayan Güner, Haluk Levent'e verdiği parayı geri alabilmek için bir yıl boyunca büyük bir mücadele verdiğini ifade etti. Borcun ödenmesinin ardından Levent ile tüm ilişkisini kestiğini belirten Güner, "Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine 1 yıl kan kustum, stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım. Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, 'iyilik meleği' Haluk Levent’e GÜVENDİM!" dedi. "Sokak zekâm yok" Hukukçu kimliğiyle tanınmasına rağmen neden bu tuzağa düştüğünü, geçmişte yaşadığı kanser hastalığı ve travmatik boşanma süreci gibi duygusal kırılganlıklarıyla ilişkilendiren Güner, şunları kaydetti: "Başarılı bir hukukçu olarak biliniyorum... ancak zekâm kurnazlık yönünde çalışmıyor! Ne yazık ki, doğru tabirse eğer, 'Sokak zekâm' yok! Ailemde bu tür yanlış davranışlar hiç görmediğim için; karşılaştığımda anlamadım!" Soruşturmanın arka planı Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "Vergi Usul ile Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla işlem başlatmıştı. MASAK raporları ve fiziki takip süreçlerinde, dernek hesaplarından bazı şüphelilerin şahsi hesaplarına yüksek tutarlı para transferleri yapıldığı iddiaları inceleniyor. Avukat Ece Güner ise, söz konusu para hareketlerinin tamamen bir borç ilişkisi kapsamında gerçekleştiğini savunarak suçlamaları reddediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı Haber

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı

DEM Parti’nin 6-7 Aralık’ta düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, siyasal çözüm modelleri ve demokratikleşme başlıklarının ele alındığı bir platforma dönüştü. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Alman hukukçu Prof. Norman Paech’in açıklamaları ise konferansın en çok tartışılan noktalarından biri oldu. Paech, ulus-devletin “geleceğin modeli olmadığını” ifade ederek merkeziyetçiliğin dağıtılması gerektiğini savundu. Ancak Türkiye’de terörün tamamen son bulduğu bir gelecek hedefini zedelemek istemeyen, buna karşılık üniter devlet yapısını temel ilke olarak kabul eden çevreler, bu sözleri temkinli ve eleştirel bir perspektifle değerlendirdi. Ulus-devlet eleştirisi ve demokratikleşme tartışması Paech, “Devleti ele geçirmek değil; gücü yerel halk, bölgesel topluluklar ve kültürel gruplar arasında bölüştürerek toplumu demokratikleştirmek gerekir” diyerek ulus-devletin merkezî yapısını aşan bir model önerdi. Ona göre geleceğin siyasal düzeni, ulusal çerçeveden ziyade yerel unsurların siyasi süreçlere daha fazla katıldığı bir yapıya dayanmalı. Bu söylem akademik çevrelerde tartışılabilir olmakla birlikte, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü esas alan üniter devlet yapısıyla örtüşmediği için eleştirildi. Kolektif hak vurgusu ve Türkiye’deki hassasiyet Paech’in “Bu mesele bireysel haklara indirgenemez; kolektif hakların tanınması zorunludur” sözleri de dikkat çekti. Türkiye’de uzmanlara göre demokratikleşme çabalarının desteklenmesi mümkün olsa da, kolektif haklara dayalı siyasal statülerin geçmişte terör örgütü tarafından istismar edilmesi, bu önerilere temkinli yaklaşılmasını zorunlu kılıyor. Analistlere göre hak ve özgürlüklerin genişletilmesi mümkündür, ancak bunun yolu üniter yapıyı zayıflatmadan, eşit yurttaşlık temelinden ilerlemektir. PKK yasağına dair açıklamanın yarattığı tepki Paech’in Avrupa’daki PKK yasağının kaldırılması gerektiğini söylemesi de tartışma yarattı. Türkiye’nin uzun yıllar süren terörle mücadelesi, yurttaşların yaşadığı kayıplar ve toplumsal hafızada yer eden acılar düşünüldüğünde, bu çağrı geniş kesimlerce gerçeklikten kopuk bulundu. Barışçıl bir gelecek hedefi yeniden güç kazanmışken, terör tanımlarını ortadan kaldırmaya dönük söylemlerin süreci zedeleyeceği yorumları yapılıyor. Barış arayışı üniter yapı içinde mümkün Türkiye’de hâkim değerlendirmeye göre terörün tamamen sona erdiği, huzur ve birlik içinde bir gelecek mümkündür. Ancak bu süreç, üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasıyla değil, demokratikleşmenin bu yapının korunduğu bir çerçevede güçlendirilmesiyle ilerleyebilir. Bu nedenle Paech’in federal veya konfederal yapıları ima eden söylemi, ilgi uyandırsa da Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan üniter devlet çerçevesiyle uyumsuz görülüyor. Analistler, “Barış ancak güçlü, tek ve bütün bir devlet yapısı içinde kalıcı olabilir” değerlendirmesi yaparak tartışmayı özetliyor.

RTÜK’te yeni dönem: Ebubekir Şahin gitti, Mehmet Daniş başkan oldu Haber

RTÜK’te yeni dönem: Ebubekir Şahin gitti, Mehmet Daniş başkan oldu

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda kritik değişim gerçekleşti. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in görevi sona erdi, yerine kurul üyeleri arasından hukukçu Mehmet Daniş seçildi. Yeni başkanın atanması, Türkiye’de medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden oldu. RTÜK’te görev değişimiyle yeni bir sayfa açıldı RTÜK Üyesi İlhan Taşcı, X hesabından yaptığı açıklamada “RTÜK’te Ebubekir Şahin dönemi sona erdi. RTÜK Başkanlığına hukukçu Mehmet Daniş seçildi” ifadelerini kullandı. Taşcı, kendi başkan adaylığında destek veren üyelere teşekkür ederek, “RTÜK yeni dönemde umarız daha özgürlükçü bir anlayışla denetimlerini yapar, basın ve halkın haber alma özgürlüğüne saygılı yaklaşır” dedi. Bu açıklama, RTÜK içindeki yönelim değişikliğine dair ilk kamuoyu mesajı olarak değerlendirildi. Ebubekir Şahin’in dönemi tartışmalarla hatırlanıyor 2018 yılından bu yana başkanlık görevini yürüten Ebubekir Şahin dönemi, yayın yasakları, cezalar ve basın üzerindeki denetim tartışmalarıyla gündemdeydi. Şahin’in görev süresince alınan kararlar, Türkiye toplumunda ifade özgürlüğü sınırlarının daraldığı yönünde eleştirilerle karşılanmıştı. Görev değişikliği, özellikle son dönemde artan RTÜK kararları ve muhalif medya kuruluşlarına yönelik yaptırımların ardından geldi. Yeni başkan Mehmet Daniş’ten beklenti: Daha özgürlükçü bir RTÜK mü geliyor? Hukuk kökenli bir isim olan Mehmet Daniş’in başkan seçilmesi, RTÜK’ün denetim politikalarında olası bir “yumuşama” beklentisini doğurdu. Basın çevreleri, Daniş’in ifade özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına daha dengeli yaklaşacağı yönünde temkinli bir umut taşıyor. Ancak bazı hukukçular, kurulun yapısının değişmemesi nedeniyle büyük bir politika dönüşümünün kısa vadede zor olduğunu belirtiyor. Türkiye toplumu gözünü RTÜK’ün yeni dönemine çevirdi Yeni dönemde RTÜK’ün nasıl bir çizgi izleyeceği, yalnızca medya sektörü değil, tüm Türkiye halkı tarafından yakından izleniyor. Kurulun basın özgürlüğüne yaklaşımı, toplumun demokratik alanındaki sınırları belirleyen önemli bir gösterge olmaya devam ediyor. Ayrıntılar ve yeni döneme ilişkin açıklamalar geldikçe haber güncellenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.