SON DAKİKA

#Hukuki Süreç

HABER DEĞER - Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Binali Yıldırım: "Ayıp olmasın diye güldüm" Haber

Binali Yıldırım: "Ayıp olmasın diye güldüm"

Fıkrayı anlamadığını belirtti Binali Yıldırım, konuyla ilgili yakın çevresine yaptığı değerlendirmede, yaşanan durumu bir yanlış anlaşılma olarak niteledi. Yıldırım, "Ben orada ne dediğini anlamadım. Çevredekiler gülünce ben de ayıp olmasın diye güldüm" ifadelerini kullandı. Kürt vatandaşlara yönelik bir saygısızlığı kesinlikle tasvip etmediğini belirten Yıldırım, "Kürt vatandaşlarımıza yapılan bir saygısızlığa asla göz yummam" açıklamasında bulundu. 16 barodan suç duyurusu geldi Rahmi Koç’un tepki çeken ifadelerinin ardından hukuki süreç de hareketlendi. Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van Baroları ortak bir açıklama yayımlayarak, Koç'un ifadelerinin "kabul edilemez" olduğunu vurguladı ve suç duyurusunda bulundu. MHP Lideri Bahçeli'den Koç'a destek Soruşturma sürecine dair görüşlerini paylaşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise Rahmi Koç'un hedef alınmasını doğru bulmadığını ifade etti. Koç Topluluğu'nun Türkiye'nin kalkınmasındaki rolüne dikkat çeken Bahçeli, "Koç Topluluğu 100 yıldır ülkemizin kalkınma hamlesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir" dedi. Bahçeli ayrıca, "95 yıllık ömründe, aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla Türkiye’ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" değerlendirmesini yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Jose Mourinho Türkiye’yi AİHM'e şikayet etti  Haber

Jose Mourinho Türkiye’yi AİHM'e şikayet etti 

Portekizli çalıştırıcının, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından verilen cezaların hukuki süreçlerine itiraz ettiği ve AİHM’in dosyayı işleme alarak Türkiye’den resmi savunma talep ettiği öne sürüldü. İfade özgürlüğü ve bağımsızlık vurgusu Mourinho’nun başvurusunda, görev yaptığı süre boyunca TFF bünyesindeki yargı kurullarının bağımsız hareket etmediği iddia edildi. İfade özgürlüğünün kısıtlandığını ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini savunan deneyimli teknik adam, cezaların tebliğ sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Mourinho, özellikle Kasım 2024’te oynanan Trabzonspor karşılaşmasının ardından kendisine verilen soyunma odası men ve ağır para cezalarının "hukuki gerekçeden yoksun" olduğunu ileri sürdü. Türkiye'nin 6 aylık savunma süreci başladı AİHM’in başvuruyu kabul ederek Türkiye’ye bildirmesinin ardından, hukuki süreç de başlamış oldu. İddialara göre Türkiye’nin, söz konusu cezaların hukukiliği ve yargı süreçlerinin işleyişi hakkında görüşlerini sunmak üzere altı aylık bir süresi bulunuyor. Bu sürenin sonunda mahkeme, Mourinho’nun iddialarını inceleyerek nihai kararını verecek. Geçmişteki ceza süreci tartışmaları Mourinho'nun Fenerbahçe döneminde yaşadığı bu gerilim, özellikle Trabzonspor maçı sonrasında Tahkim Kurulu’nun disiplin cezalarını onamasıyla tırmanmıştı. Söz konusu dönemde, teknik adamın eleştirileri ve saha kenarındaki tutumu, Türkiye’deki spor hukuku ve disiplin kurulu uygulamalarının tarafsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yerebatan Sarnıcı'nda yönetim devredildi  Haber

Yerebatan Sarnıcı'nda yönetim devredildi 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Vakıflar Genel Müdürlüğü lehine sonuçlanan hukuki süreç ve gelen resmi tebligat doğrultusunda, tarihi yapıyı bugün saat 10.00 itibarıyla tahliye etti. "Kiracı sıfatıyla buradayız, devrediyoruz" Tahliye işlemleri sırasında açıklamalarda bulunan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Osman Cenk Akın, sürece dair şu ifadeleri kullandı: "Sabah 10 itibarıyla elimize gelen bir tebligat dolayısıyla İBB mülkiyetinde bulunan Yerebatan Sarnıcı'nı Vakıflar'a devrediyoruz. Bunun hukuki süreçleri var, biz kiracı sıfatıyla buradayız. Bugün itibarıyla da devrimizi Vakıflar'a gerçekleştiriyor olacağız. Burası tamamen Vakıflar'ın sorumluluğuna geçiyor." Gişeler söküldü, ziyaretler durduruldu Devir kararının uygulanmasıyla birlikte İBB tarafından işletilen tüm gişeler sökülürken, tarihi yapı ziyaretçilere kapatıldı. Sarnıcın, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulacak yeni sistem ve gişeler hazır hale getirilene kadar kapalı kalacağı öğrenildi. Tahliye işleminin, turistlerin ziyaret için kapıda sıra beklediği sırada gerçekleştirilmesi dikkat çekti. Hukuki süreçte sona gelindi Vakıflar Genel Müdürlüğü, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında yapının mazbut vakıflar adına tescilini sağlamıştı. İBB’nin bu işleme karşı yaptığı itiraz ve yürütmeyi durdurma talepleri, mahkemelerce reddedildi. Daha önce yürütmesi durdurulan tahliye kararı, 28 Mayıs tarihinde alınan yeni bir kararla hukuki engelini yitirmişti. Yerebatan Sarnıcı, son yıllarda Taksim Gezi Parkı, Galata Kulesi ve Sait Halim Paşa Yalısı gibi mülkiyeti tartışmalı birçok yapının ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen son tarihi eser oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması Haber

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması

Gazze Şeridi'ne uygulanan ablukayı delmek ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan çok uluslu Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda İsrail donanmasının engellemesiyle karşılaştı. Gemilere düzenlenen operasyonla alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılarak Türkiye'ye getirilmesinin ardından, adli makamlar İsrail ordusu ve sorumlular hakkında geniş çaplı bir hukuki süreç başlattı. İsrail ordusuna beş ayrı suçlamadan resen soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek yardım filosuna müdahale eden İsrail donanması unsurları hakkında harekete geçti. Savcılık tarafından açılan resen soruşturmada şüphelilere, "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Ulaşım Araçlarının Kaçırılması veya Alıkonulması", "Nitelikli Yağma", "Mala Zarar Verme" ve "Eziyet" suçlamaları yöneltildi. Soruşturma kapsamında hukuki sürecin titizlikle yürütüleceği bildirildi. Kırk bir ülkeden toplam 422 aktivist İstanbul'a getirildi İsrail güçleri tarafından alıkonulan ve aralarında 80 Türk vatandaşının da yer aldığı 41 farklı ülkeye mensup toplam 422 aktivist, Ramon Havalimanı’ndan kalkan özel bir uçakla İstanbul Havalimanı’na nakledildi. Yurda ulaşan yolculardan 406’sı Türkiye’ye VIP terminalini kullanarak giriş yaparken, filoda yer alan 15 İtalyan ve 1 İspanyol vatandaşı ise herhangi bir işlem yapmadan transit yolcu olarak kendi ülkelerine devam etti. Sağlık kontrolleri ve adli tıp süreçleri tamamlandı Türkiye'ye giriş yapan aktivistlerin sağlık durumlarının tespiti ve hukuki delillerin toplanması amacıyla acil bir çalışma yürütüldü. Bu kapsamda yurda giriş yapan aktivistlerden 53’ü doğrudan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan 9 yolcunun yatış işlemlerinin yapıldığı, tedavilerinin tamamlanması ve adli ifadelerinin alınmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi. Geri kalan 353 kişi ise muayene ve raporlama işlemleri için Adli Tıp Kurumu Başkanlığına yönlendirildi. Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen aktivistlerden bir kısmının doktor raporu alınmasını ve ifade işlemlerini reddettiği belirtildi. Yaşanan süreç sonunda adli tıp uzmanları tarafından toplam 222 yolcu hakkında resmi doktor raporu düzenlenirken, 167 aktivistin ise "mağdur/müşteki" sıfatıyla resmi ifadeleri tutanaklara geçirilerek dosyaya eklendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu Haber

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu

Hastane odasında başlayan hikâye Bayrak’ın iddiasına göre süreç, 2005 yılında annesinin hastane odasında yaptığı açıklamayla başladı. Annesi, babasından kalan 6 sandık altının İsviçre’de bir bankada bulunduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine Zürih’e giden Bayrak, altınları almak istedi ancak söz konusu varlıkların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti. Bunun üzerine hukuki süreç başlatıldı. “Büyükelçi evimde kaldı, söz verdi” Bayrak, dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ile yaptığı görüşmeleri de ilk kez kamuoyuna açıkladı. İddiaya göre Kunz, önce İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Elazığ’a gelerek Bayrak’ın evinde konakladı. Bayrak, büyükelçinin kendisine şu sözleri verdiğini öne sürdü: “Devlet adına buradayım. Bu konuyu çözmek için bize güvenin ve sessiz kalın.” Bu sözler üzerine yıllarca beklediğini söyleyen Bayrak, “Ama hiçbir adım atılmadı” dedi. Bankalar değişti, mücadele yeniden başladı Sürecin, İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse’in çöküşü sonrası yeni bir boyut kazandığını belirten Bayrak, bankanın varlıklarının UBS’ye devredilmesiyle muhatabın değiştiğini söyledi. Bayrak, “Artık karşımızda UBS var. Ama herkes bilsin ki bu işin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “O varlıklar Elazığ’a gelecek” Mücadelesini kamuoyu önünde sürdüreceğini vurgulayan Bayrak, şu iddiayı dile getirdi: “Bu bir başlangıç. Tüm dünya bu süreci görecek. O varlıklar Elazığ’a gelecek, biz o altınları alacağız.” İddialar kanıtlanmayı bekliyor Söz konusu 6 ton altın iddiası resmi belgelerle doğrulanmış değil. Ancak Bayrak’ın yıllardır sürdürdüğü hukuki girişimler ve yaptığı açıklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür uluslararası miras ve banka varlıkları davalarının uzun ve karmaşık süreçler içerdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“4.500 TL bayram desteği” iddiaları yalanlandı! Bakanlıktan kritik uyarı Haber

“4.500 TL bayram desteği” iddiaları yalanlandı! Bakanlıktan kritik uyarı

Sosyal medyada hızla yayılan “4.500 TL bayram desteği” iddialarına ilişkin resmi açıklama geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, söz konusu paylaşımların asılsız olduğunu belirterek yurttaşları dikkatli olmaya çağırdı. “Paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor” Bakanlıktan yapılan açıklamada, son günlerde bazı sosyal medya hesaplarında “Bayram müjdesi! 4.500 TL destek hesaplara yatıyor” şeklinde paylaşımlar yapıldığının tespit edildiği belirtildi. Açıklamada bu bilgilerin doğru olmadığı açık bir şekilde ifade edildi. Dolandırıcılık uyarısı yapıldı Bakanlık, söz konusu paylaşımların yalnızca yanlış bilgi içermediğini, aynı zamanda yurttaşların kişisel verilerini ele geçirmeye yönelik girişimler olabileceğini vurguladı. Bu tür içerikleri yayan kişiler hakkında hukuki süreç başlatıldığı da duyuruldu. “Resmi kanalları takip edin” çağrısı Yetkililer, sosyal yardımlar ve destek programlarına ilişkin en doğru bilginin yalnızca resmi kaynaklardan öğrenilebileceğini hatırlattı. Yurttaşlara, Bakanlığın resmi internet sitesi ve doğrulanmış sosyal medya hesapları dışındaki paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiği uyarısı yapıldı. Bilgi kirliliği bayram öncesi arttı Uzmanlar, özellikle bayram dönemlerinde sosyal yardım adı altında yayılan asılsız haberlerin arttığına dikkat çekiyor. Bu tür içeriklerin hem yanlış yönlendirme hem de dolandırıcılık riski taşıdığı belirtiliyor. Yetkililer, benzer içeriklerle karşılaşan yurttaşların dikkatli olması ve şüpheli durumları ilgili kurumlara bildirmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.