SON DAKİKA

#Hukuki Süreç

HABER DEĞER - Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kartalkaya faciasının üzerinden bir yıl geçti: Kurtuluyorsun, yine de şükredemiyorsun! Haber

Kartalkaya faciasının üzerinden bir yıl geçti: Kurtuluyorsun, yine de şükredemiyorsun!

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel yangınının yıldönümünde, felaketten sağ çıkanlar yaşadıklarını ve yangından sonra değişen hayatlarını anlattı. 21 Ocak 2025’te çıkan yangında 78 kişi yaşamını yitirdi, anma programı da yangının yaşandığı saatlerde otelin önünde düzenlendi. “Kurtuluyorsunuz ama şükredemiyorsunuz” sözü acının özetine dönüştü Yangından kurtulan yurttaşların anlatımlarında en çarpıcı ortak duygu, hayatta kalmanın “tamamlanmış” bir hikâye olmadığıydı. Bir yandan yaşama tutunma, diğer yandan aynı koridorda, aynı katta kaybedilen sevdiklerin ağırlığı… Bu yüzden yıldönümünde anlatılanlar, yalnızca o geceyi değil; sonrasını, travmayı ve hayatın geri kalanına yayılan kırılmayı da tarif ediyor. Alarmın çalmadığı, uyarının yapılmadığı iddiası yine gündemde Hayatta kalanların aktardığı detaylarda, yangının ilk anlarında uyarı sistemlerinin devreye girmediği, koridorların hızla dumanla dolduğu ve kaçışın büyük ölçüde kişisel reflekslerle mümkün olduğu vurgusu öne çıkıyor. Bu anlatımlar, kamuoyunda “önlenebilir miydi?” sorusunu yıldönümünde yeniden büyütürken, felaketin yalnızca bir kaza değil, ihmal zinciri tartışmalarıyla anılmasına neden oluyor. Anma, yangının gerçekleştiği saatlerde otelin önünde yapıldı Yıldönümünde aileler ve yurttaşlar, yangının meydana geldiği saatlerde otelin önünde bir araya geldi; kaybedilenlerin fotoğrafları alana yerleştirildi, karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı. Anmada konuşan bazı aileler, acının azalmadığını; “cezasızlık algısının” kırılması için adalet talebinin sürdüğünü söyledi. Davada karar çıktı, hukuki süreç tüm başlıklarıyla kapanmadı Felaketin ardından açılan davada Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıklarken, gerekçeli kararın 8 Aralık 2025 tarihli olduğu ve dosyada kamera kayıtları, raporlar ve beyanların ayrıntılı biçimde yer aldığı kamuoyuna yansıdı. Öte yandan ailelerin bir kısmı, yalnızca otel yönetimi değil, denetim ve izin süreçleri dahil olmak üzere sorumluluğun bütün boyutlarıyla ele alınmasını isteyerek hukuk mücadelesini sürdürdüklerini dile getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DEM Parti’den Leyla Zana’ya yönelik hakaretler için suç duyurusu Haber

DEM Parti’den Leyla Zana’ya yönelik hakaretler için suç duyurusu

DEM Parti, Kürt siyasetinin simge isimlerinden Leyla Zana’ya yönelik futbol karşılaşmaları sırasında yapılan hakaret ve nefret içerikli tezahüratlar nedeniyle kapsamlı bir hukuki süreç başlattı. Parti adına yapılan başvuruda, olayların yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, toplumsal barışı hedef alan sistematik bir nefret eylemi olduğu vurgulandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, hakaret içerikli tezahüratlara katılan taraftarlar, bunları organize ettiği iddia edilen tribün liderleri ve amigolar hakkında cezai işlem talep edildi. Sorumluluk zinciri geniş tutuldu Başvuruda sorumluluğun yalnızca taraftarlarla sınırlı olmadığı belirtildi. Bu kapsamda Bursaspor yöneticileri, müsabakalarda görev alan hakemler, teknik ekipler, Türkiye Futbol Federasyonu temsilci ve gözlemcileri ile stadyum amirleri ve kolluk görevlileri hakkında da “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla inceleme yapılması istendi. “Yaptırımsızlık şiddeti meşrulaştırıyor” Suç duyurusu dilekçesinde, Leyla Zana’ya yönelik saldırıların kadın kimliği ve Kürt kimliğini birlikte hedef aldığı ifade edildi. Futbol sahalarında üretilen cinsiyetçi ve ayrımcı dilin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden ürettiği belirtilirken, bu tür eylemlerin yaptırımsız kalmasının şiddeti meşrulaştırdığına dikkat çekildi. Talep edilen suçlamalar DEM Parti, şüphelilerin “hakaret”, “nefret ve ayrımcılık”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “suç işlemeye tahrik” suçlarından yargılanmasını talep etti. Savcılığın, binlerce kişinin bulunduğu stadyum gibi kamusal alanlarda işlenen bu fiiller için ivedilikle iddianame düzenlemesi istendi. Ne olmuştu? 16 Aralık’ta Manisa’da oynanan Somaspor–Bursaspor karşılaşmasında Bursaspor tribünlerinden Leyla Zana’ya yönelik ağır hakaretler edilmiş, görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine olay kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Tepkilerin ardından Adalet Bakanlığı da hakaret ve nefret söylemi iddialarıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.

Banka kartını arkadaşına verdi, sanık oldu: 20 yıla kadar hapis istemi Haber

Banka kartını arkadaşına verdi, sanık oldu: 20 yıla kadar hapis istemi

Ankara’da ilaç firmasında çalışan 36 yaşındaki Gökhan Yaşar, iş arkadaşı H.B.’nin talebi üzerine banka kartını ve hesap bilgilerini paylaştı. Ancak bu karar, aylar sonra ağır bir ceza tehdidiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada Yaşar, “kendisini banka çalışanı gibi tanıtarak dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılanıyor. “Hesabım blokedeydi” denilerek kartı aldı Yaşar’ın anlatımına göre iş arkadaşı H.B., borçları nedeniyle hesabına bloke konulduğunu, sattığı aracın parasının IBAN yoluyla alınması gerektiğini söyledi. Güven ilişkisine dayanarak kartını ve IBAN’ını paylaşan Yaşar’ın hesabına kısa süre içinde dört parça halinde para girişi oldu. Bu paralar, H.B.’nin yönlendirdiği hesaplara aktarıldı. Parayı gönderdi, bir daha ulaşamadı Yaşar, işlemlerden yaklaşık bir saat sonra H.B.’ye ulaşamadığını, telefonlarının kapandığını belirtti. Olaydan yaklaşık iki ay sonra karakola çağrıldığında ise hesabının iki farklı kişiyi dolandırmak için kullanıldığını öğrendi. “Hem ben hem başkaları mağdur” İfade veren Yaşar, hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını bilmediğini savunarak, hem kendisinin hem de parası çekilen yurttaşların mağdur olduğunu söyledi. İki çocuk babası olduğunu vurgulayan Yaşar, çalıştığı iş yerinde de ciddi sorunlar yaşadığını belirtti ve uzlaşma yoluyla zararların karşılanmasını istedi. Savunma: Banka hesabı suça alet edildi Yaşar’ın avukatı İsmail Özdemir, dosyada tipik bir “hesap kiralama” tuzağı bulunduğunu ifade etti. Özdemir’e göre dolandırıcılar, kendilerini banka çalışanı gibi tanıtarak mağdurlardan mobil bankacılık onayı alıyor, paralar üçüncü kişilerin hesaplarında toplanıyor. Bu süreçte Yaşar’ın iyi niyetinin kullanıldığını savundu. Hukuki süreç devam ediyor Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Yaşar hakkında 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dosya, banka kartı ve hesap bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılmasının doğurabileceği ağır hukuki sonuçları bir kez daha gündeme getirdi.

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı Haber

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı

Programda ortaya atılan iddialar yargı sürecini yeniden tartışmaya açtı Canlı yayında paylaşılan bilgilere göre, Emine Yıldırımcan’ın ölümüyle ilgili olarak üvey baba Ercan Yılmaz hakkında cinsel istismar ve kasten öldürme suçlamaları bulunuyor. Programda dile getirilen iddialar, hem olayın vahameti hem de yargı sürecine ilişkin soru işaretleri nedeniyle Türkiye toplumunda infial yarattı. “52 yıl ceza aldı deniliyor, peki nasıl serbest?” sorusu gündemde Programın sunucusu Müge Anlı, dosyada yer aldığı ifade edilen mahkûmiyet kararlarına dikkat çekerek, “Cinsel istismardan ve kasten öldürmeden toplamda onlarca yıl ceza aldığı belirtiliyor. Bu kararlar onanmışsa, nasıl oluyor da bugün dışarıda?” sorusunu yöneltti. Bu ifade, adalet sisteminin infaz ve denetim mekanizmalarının kamuoyu tarafından yeniden sorgulanmasına neden oldu. Yayına bağlanan tanık beyanları tartışmayı derinleştirdi Canlı yayına bağlanan bazı kişiler, olayla ilgili bildiklerini anlattıklarını belirterek, iddiaların ciddiyetine vurgu yaptı. Programda, aile içinden geldiği ifade edilen bazı anlatımların soruşturma makamları tarafından değerlendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı. Sunucu ve uzmanlar, tüm iddiaların hukuki mercilerce titizlikle incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Çocuklara yönelik şiddet iddiaları toplumda ortak bir hassasiyet yarattı Yayında dile getirilen iddialar, çocuklara yönelik her türlü şiddet ve istismarın Türkiye toplumunda kabul edilemez olduğu yönündeki ortak duyarlılığı bir kez daha görünür kıldı. Sosyal medyada çok sayıda yurttaş, dosyanın yeniden ele alınması ve infaz süreçlerine ilişkin şeffaf bir açıklama yapılması çağrısında bulundu. Yetkililere çağrı: Hukuki süreç şeffaf biçimde açıklansın Programda ve kamuoyunda yükselen tepkilerin ortak noktası, iddiaların doğruluğunun yargı makamları tarafından açık ve şeffaf biçimde ortaya konması talebi oldu. Uzmanlar, çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve benzer dosyalarda infaz süreçlerinin kamuoyuna net biçimde anlatılmasının, Türkiye toplumunun adalete olan güveni açısından hayati olduğuna dikkat çekti.

İbrahim Tatlıses’i vuran Abdullah Uçmak’tan şaşırtan çıkış Haber

İbrahim Tatlıses’i vuran Abdullah Uçmak’tan şaşırtan çıkış

Cezaevinden gelen mesaj kamuoyunda tartışma yarattı 14 Mart 2011’de İstanbul Maslak’ta düzenlenen silahlı saldırının ardından ağır yaralanan İbrahim Tatlıses’e ilişkin dava sürecinde hüküm giyen Abdullah Uçmak’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Uçmak’ın hesabından paylaşılan ifadelerde, ceza süresinin uzunluğuna dikkat çekilerek tahliye talep edildi. “Kimse bu ülkede yaralamadan 16 sene yatmadı” dedi Uçmak adına yapılan paylaşımda, “Kimse bu ülkede yaralamadan 16 sene ceza yatmadı, tahliyemi istiyorum” ifadeleri yer aldı. Mesaj, Türkiye toplumunda adalet sistemi, ceza süreleri ve infaz rejimi üzerine süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. 2011’deki saldırı Türkiye toplumunu sarsmıştı İbrahim Tatlıses’e yönelik saldırı, yalnızca sanat dünyasında değil, Türkiye halkı genelinde büyük bir şok etkisi yaratmıştı. Ağır yaralanan Tatlıses uzun süren tedavi sürecinin ardından hayata tutunmuş, olay ise kamuoyunda şiddet, silahlanma ve güvenlik politikaları açısından uzun süre tartışılmıştı. Tahliye talebi hukuki süreci yeniden gündeme getirdi Abdullah Uçmak’ın cezaevinden paylaşılan talebi, infaz hukukuna ilişkin değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Hukukçular, tahliye kararlarının bireysel başvurular, infaz süresi ve yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alındığını vurgularken, sosyal medyada yapılan çağrıların hukuki süreç üzerinde doğrudan bağlayıcılığı bulunmadığına dikkat çekiyor. Toplumsal hafıza ve adalet duygusu yeniden sınanıyor Paylaşımın ardından sosyal medyada çok sayıda yurttaş, saldırının Türkiye toplumunda bıraktığı derin izi hatırlatarak tepkilerini dile getirdi. Tartışma, hem mağduriyetlerin hem de ceza adaletinin nasıl dengeleneceği sorusunu bir kez daha gündemin merkezine taşıdı.

Afşin’de dehşet anları: 5 çocuk babası belediye önünde kendini yaktı! Haber

Afşin’de dehşet anları: 5 çocuk babası belediye önünde kendini yaktı!

"Kimse beni dinlemedi" diyerek ateşe verdi Olay, dün Afşin Belediyesi hizmet binası önünde meydana geldi. Belediye önüne gelen Nuh M., cep telefonuyla başlattığı canlı yayında gözyaşları içinde kimsenin kendisini dinlemediğini ve daha önce darbedildiğini iddia etti. Çaresizliğini haykıran yurttaş, bir anda üzerine döktüğü yanıcı maddeyi ateşledi. Çevredekilerin ve belediye personelinin müdahalesiyle alevler söndürülürken, vücudunda ciddi yanıklar oluşan Nuh M., hayati tehlikesi nedeniyle Şanlıurfa’ya sevk edildi. Belediyeden açıklama: Darp yok, TYP süreci bitti Yaşanan trajedinin ardından "darp" ve "işten haksız çıkarma" iddialarıyla eleştirilerin hedefi olan Afşin Belediyesi, yazılı bir açıklama yaptı. İddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan belediye yönetimi, Nuh M.'nin belediyenin kadrolu çalışanı olmadığını, Kaymakamlık koordinesindeki Toplum Yararına Proje (TYP) kapsamında "dört günlüğüne" geçici olarak görevlendirildiğini belirtti. Açıklamada, işe alım veya çıkarma yetkisinin belediyede olmadığı vurgulandı. "Daha önce de kendine zarar vermeye çalıştı" Belediye, Nuh M.'nin aylar önce de iş talebiyle kuruma geldiğini, olumsuz yanıt alınca sinir krizi geçirerek kendine zarar vermeye kalkıştığını ve güvenlik personelinin bu girişimi engellediğini öne sürdü. Darp iddialarını "kötü niyetli ve gerçek dışı" olarak nitelendiren yönetim, yaralı yurttaşın tedavi sürecinin takip edildiğini ancak kurumu hedef alan paylaşımlara karşı hukuki süreç başlatıldığını duyurdu.

Kadınlar tuvaletindeki gizli kamera skandalında öğretmeni okul yönetimi yakalattı Haber

Kadınlar tuvaletindeki gizli kamera skandalında öğretmeni okul yönetimi yakalattı

Adana’da bir özel lisede, idari binada kadın öğretmenlerin kullandığı tuvalete gizli kamera yerleştirildiğinin ortaya çıkması, okulda ve kamuoyunda büyük tepki yarattı. Olayın 24 Ekim’de yaşandığı, kamerayı tespit eden öğretmenin durumu okul yönetimine bildirdiği, yönetimin de görsel sanatlar öğretmeni E.İ.’yi saptayarak görevden aldığı ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Şikâyet sonrası gözaltına alınan öğretmen, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Gizli kamera kadınlar tuvaletinde fark edildi Kentteki bir özel lisenin idari binasında görev yapan bir öğretmen, öğretmenlerin kullandığı kadınlar tuvaletine girdiğinde gider mazgalında gizli kamera olduğunu fark etti. Öğretmenin durumu derhal okul yönetimine bildirmesi üzerine kurum içinde inceleme başlatıldı. Yönetim, kamera düzeneğinin tuvalete dışarıdan gizlice yerleştirildiğini belirledi. Okul yönetimi öğretmeni tespit edip savcılığa bildirdi Yapılan incelemelerde gizli kamerayı yerleştiren kişinin okulun görsel sanatlar öğretmeni E.İ. olduğu tespit edildi. Okul yönetimi, E.İ.’nin görevine derhal son verdi ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şikâyet üzerine polis ekipleri öğretmeni gözaltına aldı ve dosya adli makamlara intikal etti. Öğretmen emniyette suçu itiraf etti Emniyette ifade veren E.İ., okulun idari binasında kadın öğretmenlerin kullandığı kilitli tuvalete kamera yerleştirdiğini itiraf etti. Öğretmenin, bazı öğretmenlerin kendisi hakkında dedikodu yapıp yapmadığını merak ettiği için bu düzenekle kayıt almak istediğini söylediği öğrenildi. Ancak adliyeye sevk edildiğinde, mahkeme karşısında hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen E.İ., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Okul yönetimi:"Sürecin sonuna kadar takipçisiyiz’" Olayın ardından okul yönetimi yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, olayın yönetim binasındaki kadınlar tuvaletinde ve okul çıkışı sonrasında meydana geldiği, kameranın E.İ. tarafından gizlice yerleştirildiğinin tespit edildiği ve fark edilir edilmez öğretmenin iş akdinin feshedilip savcılığa başvurulduğu belirtildi. Kamera kayıtlarının yalnızca yaklaşık 15 dakikalık görüntü içerdiği, bu kayıtlarda herhangi bir “uygunsuz görüntü” bulunmadığının anlaşıldığı ifade edildi. Sosyal medyadaki iddiaların asılsız olduğu vurgulandı Okul yönetimi, sosyal medyada yer alan “olayın 2019’dan beri sürdüğü” ve “görüntülerin yurt dışına satıldığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu söylemlerin tamamen asılsız olduğunu açıkladı. Olayı çarpıtarak yayanlar hakkında hukuki süreç başlatıldığı, E.İ.’nin bizzat okul yönetimi tarafından ihbar edildiği ve şikâyetçi olmak isteyen öğretmenlere avukatlık desteği sağlandığı da kamuoyuyla paylaşıldı. Yönetim, yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyurdu.

Devlet Bahçeli: Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır Haber

Devlet Bahçeli: Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili olarak “Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” şeklinde açıklamada bulundu. Bahçeli, bu sözle siyasi gündemde geniş yankı uyandırırken, aynı zamanda Cumhur İttifakı’nda ‘çatlak’ olduğu yönündeki iddiaları da yalanladı. İttifakta söylentilere son Bahçeli, grup toplantısında, MHP ve Cumhur İttifakı’nın hedefleri etrafında ayrılık olmadığını belirtti. “AK Parti ile aramızda bir hadise değil, bizi sımsıkı saran bir hakikat var” diyerek, ittifakın kuşatıcı ve ortak bir mücadele temelinde sürdüğünü söyledi. Demirtaş cevabı dikkat çekti Toplantı sonrası bir gazetecinin Demirtaş’ın tahliyesine dair sorusuna yanıt veren Bahçeli, “Sayın Demirtaş, hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, MHP’nin uzun süredir sert olduğu Demirtaş hattında dikkat çeken bir yumuşamaya işaret olarak yorumlandı. 29 Ekim katılımı gündem olmuştu Bahçeli’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anıtkabir’deki törene ve Cumhurbaşkanı’nın resepsiyonuna katılmaması “Cumhur İttifakı’nda çatlak” iddialarını gündeme getirmişti. MHP lideri bu toplantıda bu tür söylentilerin geçersiz olduğunu yineledi. İttifakın yeni hedefi Bahçeli konuşmasında, “Cumhur İttifakı yoluna devam edecek, yeni yüzyılın çatısını el birliği, güç birliği, hedef birliği, inanç birliği, ülkü birliği eşliğinde imanla örecektir” dedi. Özellikle “terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.