SON DAKİKA

#Hürmüz Boğazı

HABER DEĞER - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’ın yeni liderinden ilk mesaj: Asla geri adım atmayacağız, düşman ağır bedel ödeyecek! Haber

İran’ın yeni liderinden ilk mesaj: Asla geri adım atmayacağız, düşman ağır bedel ödeyecek!

İran’da dini liderliğe seçilen Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail ile devam eden çatışmaların ortasında ilk mesajını İran devlet televizyonu aracılığıyla yayımladı. Henüz görüntü vermeyen Hamaney’in mesajı sesli olarak okunurken, açıklamada İran’ın saldırılara karşılık vermekte kararlı olduğu vurgulandı. “İran şehitlerinin intikamını almaktan çekinmeyecektir” Hamaney, konuşmasında İran’a yönelik saldırılarda hayatını kaybedenleri “şehit” olarak nitelendirerek ülkenin geri adım atmayacağını söyledi. Yeni lider şu ifadeleri kullandı: “Asla geri adım atmayacağız. İran şehitlerinin akıtılan kanlarının intikamını almaktan çekinmeyecektir. Sadece dini liderin değil, şehit olan tüm İranlı vatandaşlarımızın kanının hesabı sorulacaktır.” Konuşmasında özellikle kadınlar ve çocukların hedef alınmasına vurgu yapan Hamaney, Minab’daki bir okulda yaşanan saldırıya atıf yaparak bunun “ağır bedelinin olacağını” söyledi. “Sadece ABD üslerini hedef alıyoruz” Hamaney, İran’ın askeri hedeflerinin ABD askeri varlığı olduğunu öne sürerek şu mesajı verdi: “Komşularımızla dostluk istiyoruz. Ancak bölgede bulunan ABD üsleri meşru hedeflerdir ve saldırılarımız bu doğrultuda devam edecektir.” İran lideri, bölgesel çatışmanın genişleyebileceği mesajını da vererek başka cephelerin de açılabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı mesajı: “Kapalı kalmalı” Hamaney konuşmasında enerji piyasalarını yakından ilgilendiren Strait of Hormuz hakkında da dikkat çekici bir açıklama yaptı. Yeni lider, boğazın kapalı tutulması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kesinlikle devam ettirilmelidir.” Bu açıklama, küresel enerji piyasalarında yeni bir gerilim ihtimalini gündeme getirdi. “Direniş cephesi İslam Devrimi’nin parçasıdır” Hamaney, konuşmasında İran’ın bölgedeki müttefiklerine de değindi ve “direniş cephesi” olarak tanımlanan ittifakın İran’ın stratejisinin parçası olduğunu söyledi. Konuşmada özellikle: Irak halkının destek vermek istediği Yemen’deki güçlerin İran’a yardım etmeye hazır olduğu ifadeleri dikkat çekti. İran halkına birlik çağrısı Hamaney konuşmasının sonunda İran toplumuna birlik çağrısında bulundu. “Bütün anlaşmazlıklarımızı geride bırakmalıyız. İran halkının gücünü bir araya getirmeli ve bu savaşta sosyal ve kültürel olarak tam bir birlik içinde olmalıyız.” Yeni lider ayrıca İranlı askerleri ve “direniş savaşçılarını” da övdü. Bölgesel gerilim sürüyor Hamaney’in mesajı, İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilimin ortasında geldi. Son haftalarda bölgede karşılıklı saldırılar ve askeri açıklamalar dikkat çekici biçimde artmış durumda. Uzmanlara göre yeni liderin sert tonu, İran’ın önümüzdeki dönemde daha agresif bir güvenlik stratejisi izleyebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin Haber

İran’dan petrol resti: Varil başına 200 doları bekleyin

Orta Doğu’daki savaşın 12. gününde tansiyon daha da yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemu’l-Enbiya Merkez Karargahı, ABD ve İsrail’e yönelik sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bölgedeki çatışmaların genişlemesi halinde küresel petrol fiyatlarının hızla yükselebileceği ve varil fiyatının 200 dolara kadar çıkabileceği ifade edildi. Hürmüz Boğazı üzerinden açık mesaj verildi İran tarafından yapılan açıklamada, petrol ve enerji fiyatlarının “yapay yollarla düşük tutulamayacağı” vurgulanırken, bölgedeki güvenliğin bozulmasının doğrudan enerji piyasalarını etkileyeceği belirtildi. İranlı yetkililer, özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerinden güçlü mesajlar verdi. Açıklamada, İran’ın boğazda inisiyatifi elinde bulundurduğu ifade edilerek ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol taşıyan gemilerin “meşru hedef” olarak görülebileceği öne sürüldü. Tahran yönetimi ayrıca, çatışmanın genişlemesi durumunda enerji piyasalarında büyük bir şok yaşanabileceğini savundu. “Tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyiz” İran Devrim Muhafızları açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “ABD, siyonist rejim ve ortaklarının çıkarına olacak şekilde Hürmüz Boğazı’ndan tek bir litre petrolün bile geçmesine izin vermeyeceğiz. ABD ve İsrail ile bağlantılı petrol yükü taşıyan her gemi meşru hedefimiz olacaktır.” Açıklamada ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da hedef alınarak Washington yönetiminin askeri üslerinin İran’ın füze kapasitesi karşısında güvende olmadığı iddia edildi. Enerji piyasaları için kritik uyarı İran tarafı, bölgedeki savaşın genişlemesi halinde petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Petrol ve enerji fiyatlarını yapay yollarla düşük tutamayacağınızı bilmelisiniz. Bölgedeki savaşın genişlemesi halinde varil başına 200 dolarlık fiyatları bekleyin.” Uzmanlar ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kriz veya kapanma ihtimalinin dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünü etkileyebileceğini ve küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı Haber

Erdoğan’ın savaş uyarısı gündemde: Hürmüz krizi küresel enerji piyasalarını sarstı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların büyümesi, dünya enerji piyasalarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. İran’ın karşı saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan etkileyen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, çatışmanın ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı kapanınca enerji arzı daraldı Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya piyasasından yaklaşık 110 milyar metreküplük doğalgaz arzı çekildiği belirtiliyor. Aynı zamanda küresel enerji piyasalarından günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmiş oldu. Boğaz üzerinden dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si taşınıyor. Uzmanlara göre alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor. Bu gelişmeler enerji piyasalarında ciddi dalgalanmaları beraberinde getirdi. Doğalgaz fiyatları yüzde 68 yükseldi Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda merkezli TTF piyasasında doğalgaz fiyatları kısa sürede sert yükseldi. 27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde olan doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Aynı dönemde Avrupa’daki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı da hızla geriledi. Gas Infrastructure Europe verilerine göre depoların doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Petrol için 150 dolar senaryosu konuşuluyor Savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının 100 ila 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Boğazdaki tanker trafiği de neredeyse durma noktasına geldi. Sevkiyatın askıya alınmasının ardından gemi trafiğinin yüzde 90 oranında azaldığı, Basra Körfezi’nde 150’den fazla petrol tankerinin demirlediği bildirildi. Çatışmalar sırasında bazı tankerlerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği belirtilirken, bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin kruvaziyer yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor. Enerji krizi ekonomileri etkileyebilir Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların dünya ekonomisinde ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Türkiye’de enerji bağımlılığı nedeniyle cari açığın yüzde 7 ila 18 arasında artabileceği, enflasyonun 5 ila 10 puan yükselmesinin ve ekonomik büyümenin yüzde 1 ila 2 oranında yavaşlamasının mümkün olduğu belirtiliyor. Avrupa’da gaz ve yakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlayabileceği ifade ediliyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de krizden ciddi şekilde etkilenebileceği değerlendiriliyor. Erdoğan: Böyle bir belirsizliği hiçbir ülke taşıyamaz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çatışmaların ilk günlerinde yaptığı açıklamada savaşın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarına dikkat çekmişti. Erdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma Haber

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından yükselen jeopolitik riskler küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açarken, son gelen ekonomik veriler ve enerji koridorlarına ilişkin açıklamalar risk iştahını kısmen artırdı. Özellikle petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Strait of Hormuz hakkında yapılan açıklamalar piyasalarda rahatlama yarattı. ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışının kesintiye uğramasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Scott Bessent, Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatının sürmesi için gerekli önlemlerin alınacağını açıklarken, Donald Trump da gerekirse ABD donanmasının bölgeden geçen tankerleri koruyacağını söyledi. Bu açıklamalar küresel enerji piyasalarındaki endişeleri bir miktar azaltırken, yatırımcıların riskli varlıklara yeniden yönelmesine katkı sağladı. ABD’de güçlü istihdam verileri piyasaları destekledi Makroekonomik veriler de küresel piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. ABD’de özel sektör istihdamının beklentilerin üzerinde artması ekonomiye ilişkin iyimserliği artırdı. ADP Araştırma Enstitüsü verilerine göre şubat ayında özel sektör istihdamı 63 bin kişi artarak son aylardaki en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Ayrıca hizmet sektörüne ilişkin PMI verisinin de beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, ekonomik faaliyetlerin güçlü seyrettiğine işaret etti. Federal Reserve tarafından yayımlanan “Bej Kitap” raporunda da birçok bölgede ekonomik faaliyetin ılımlı büyüme gösterdiği belirtildi. Altın yükselişini sürdürdü, borsalar toparlandı Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebi güçlü kalmayı sürdürürken altın fiyatları da yükseldi. Ons altın yeni işlem gününde 5.179 dolar seviyesine yaklaşarak rekor seviyelere yakın seyrini korudu. ABD borsalarında ise toparlanma görüldü. Dow Jones endeksi yüzde 0,49, Nasdaq yüzde 1,29 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,78 yükseliş kaydetti. “Korku endeksi” olarak bilinen VIX ise dört gün süren yükselişin ardından düşüş gösterdi. Avrupa ve Asya borsalarında da alımlar öne çıktı Avrupa borsalarında da pozitif bir tablo ortaya çıktı. Almanya’da DAX 40, Fransa’da CAC 40 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksleri günü yükselişle tamamladı. Avrupa Birliği’nin sanayiyi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in EU” girişimi de piyasalardaki iyimserliği destekleyen faktörlerden biri oldu. Asya piyasalarında ise hafta başındaki sert satışların ardından toparlanma görüldü. Güney Kore’de Kospi endeksi kayıplarının önemli bölümünü telafi ederek güçlü yükseliş kaydetti. Türkiye tarafında ise BIST 100 Index günü yüzde 0,08 artışla 12.843 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasada 43,99 seviyesinde işlem gördü. Analistler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu’daki gelişmelerin ve enerji piyasalarına ilişkin haber akışının küresel piyasalarda yön belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı? Haber

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı?

Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında İran merkezli savaş gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki gelişmelerin hem Orta Doğu’nun geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin önceliğinin karşılıklı saldırıların durması ve diplomasinin yeniden devreye girmesi olduğunu vurguladı. İran’ın Türkiye’ye saldırma ihtimali olup olmadığı yönündeki soruya yanıt veren Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak söylüyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz” ifadelerini kullandı. Fidan, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef almasının daha büyük bir güvenlik krizine yol açabileceğini dile getirirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çekti. Çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlığa dönüşmesinin en olumsuz senaryo olduğunu belirten Fidan, enerji arz güvenliğinin de risk altında olduğunu ifade etti. Savaşın süresine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, İsrail ve ABD’nin İran’ı ileride tehdit oluşturamayacak bir noktaya getirmeyi hedeflediğini, İran’ın ise Körfez’deki enerji hedeflerini vurarak maliyet üretmeye çalıştığını söyledi. Çatışmanın en erken İran’ın askeri kabiliyetlerinin ciddi ölçüde etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise rejim değişikliğiyle sona erebileceğini dile getirdi. İran’daki PKK varlığına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, bölgedeki Kürt grupların hareketliliğini yakından takip ettiklerini belirtti. “Terörsüz Türkiye için terörsüz bölge gerekir” ifadesini kullanan Fidan, sürecin Meclis’teki siyasi uzlaşmalarla şekilleneceğini kaydetti. Kuzey Kıbrıs’a yönelik olası bir risk konusunda ise mevcut tabloda ciddi bir tehdit görmediklerini ifade eden Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair iddiaları da duyduklarını ancak resmi teyit bulunmadığını söyledi. Bölgedeki Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin bilgi veren Fidan, İran’da çifte vatandaşlar dahil yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu, şu ana kadar yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaş olmadığını açıkladı. Türkiye’nin İran’la üç sınır kapısından geçişlerin sürdüğünü belirten Fidan, ilgili kurumlarla birlikte olası göç dalgasına karşı tüm planlamaların yapıldığını ifade etti. Fidan ayrıca İran’ın şu aşamada kendi vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini ve bu nedenle İran’dan Türkiye’ye yönelik bir göç hareketi yaşanmadığını söyledi. Türkiye’nin çok katmanlı diplomasi yürüttüğünü belirten Fidan, Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleriyle yoğun temas halinde olduklarını, çatışmaların sona ermesi için girişimlerin sürdüğünü kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Benzin ve motorine bu gece büyük zam! Hürmüz krizi pompayı vurdu Haber

Benzin ve motorine bu gece büyük zam! Hürmüz krizi pompayı vurdu

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyon, küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmaya yol açtı. Çatışmaların bölge geneline yayılabileceği endişesi ve arz güvenliğine dair kaygılarla birlikte petrol fiyatları hızla yükseldi. Sektör kaynaklarına göre bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatına 6,70 TL, benzinin litre fiyatına ise 2,50 TL zam yapılacak. Brent petrolün varil fiyatı, geçtiğimiz haftayı 70 dolar civarında kapatmasının ardından jeopolitik risklerin tırmanmasıyla 80 doların üzerine çıktı. Analistler, bölgedeki askeri gerilimin sürmesi halinde yukarı yönlü baskının devam edebileceğini belirtiyor. Krizde kritik eşik ise Hürmüz Boğazı. Dünya petrol ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olan boğazda sevkiyatın durma noktasına gelmesi, küresel enerji koridorunda tıkanmaya neden oldu. Bu gelişme özellikle dizel primleri ve rafineri marjlarında sert artışlara yol açtı. Uluslararası piyasalardaki maliyet artışı, Türkiye’de pompa fiyatlarına doğrudan yansıdı. Zam öncesi akaryakıt istasyonlarında yoğunluk oluşurken, sürücüler gece yarısından önce depolarını doldurmak için istasyonlara yöneldi. İstanbul Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 58,40 TL, motorinin litre fiyatı 60,40 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 30,29 TL seviyesinde bulunuyor. Anadolu Yakası’nda ise benzinin litre fiyatı 58,24 TL, motorinin litre fiyatı 60,24 TL ve LPG’nin litre fiyatı 29,69 TL olarak fiyatlanıyor. Enerji piyasalarında gözler, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın seyrine çevrilmiş durumda. Yeni haber akışına göre fiyat oynaklığının sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.