SON DAKİKA

#Hüseyin Korkmaz

HABER DEĞER - Hüseyin Korkmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hüseyin Korkmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Hüseyin Korkmaz “Yüzyıllık Maraton” kitabını inceledi: Çin’in küresel lider olma iddiası Haber

Dr. Hüseyin Korkmaz “Yüzyıllık Maraton” kitabını inceledi: Çin’in küresel lider olma iddiası

Uluslararası güvenlik, ABD-Çin ilişkileri ve Çin dış politikası alanlarında çalışmalar yapan bağımsız araştırmacı Dr. Hüseyin Korkmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda Michael Pillsbury’nin “Yüzyıllık Maraton: Çin’in Amerika’yı Küresel Liderlikten İndirme Stratejisi” adlı kitabını değerlendirdi. Bağımsız araştırmacı kimliğiyle uluslararası güvenlik, ABD-Çin ilişkileri ve Çin dış politikası üzerine analizler yapan Dr. Hüseyin Korkmaz, sosyal medyada paylaştığı incelemede kitabın temel tezlerine dikkat çekti. Dr. Korkmaz’ın aktardığına göre kitap, Çin’in yüzyıllık bir stratejik plan doğrultusunda hareket ettiğini ve nihai hedefinin ABD’nin küresel liderliğini sona erdirerek Çin merkezli bir dünya düzeni kurmak olduğunu savunuyor. Kitapta ayrıca ABD’nin uzun yıllar boyunca Çin’in ekonomik entegrasyon yoluyla demokratikleşeceği varsayımıyla hareket ettiği belirtilirken, yazar Michael Pillsbury bu yaklaşımın Batı için büyük bir stratejik yanılgı olduğunu ileri sürüyor. Eserde Çin’in stratejik düşüncesinin köklerinin antik “Savaşan Devletler” döneminin realpolitik anlayışına dayandığı ifade edilirken, uluslararası sistemin rekabetçi ve hiyerarşik bir yapıya sahip olduğu vurgulanıyor. Kitapta öne çıkan kavramlardan biri de “aldatma stratejisi.” Buna göre Çin’in doğrudan çatışma yerine dolaylı hamlelerle rakibini zayıflatmayı ve uzun vadeli stratejik üstünlük kurmayı hedeflediği belirtiliyor. Pillsbury ayrıca Çin’in askeri doktrininde “Suikastçinin Gürzü” (Shashoujian) olarak adlandırılan asimetrik kapasitelere dikkat çekiyor. Bu stratejinin siber saldırılar, uydu sistemlerini etkisiz hale getirme ve hipersonik silahlar gibi araçlarla rakibin kritik noktalarını felç etmeyi amaçladığı ifade ediliyor. Kitapta 2049 yılı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı olması nedeniyle küresel liderlik hedefinin sembolik dönüm noktası olarak gösteriliyor. Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmesine göre eser, Çin-ABD rekabetini kısa vadeli gelişmelerden ziyade uzun soluklu bir stratejik mücadele olarak ele alan dikkat çekici bir analiz ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa neden zenginleşti, asya neden geri kaldı? Dr. Hüseyin Korkmaz “The Great Divergence”ı analiz etti Haber

Avrupa neden zenginleşti, asya neden geri kaldı? Dr. Hüseyin Korkmaz “The Great Divergence”ı analiz etti

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın küresel ekonomi tartışmalarında referans kabul edilen “The Great Divergence” kitabını analiz etti. Korkmaz’ın değerlendirmesine göre eser, Avrupa’nın yükselişini kültürel üstünlükten ziyade coğrafi fırsatlar ve sömürge ilişkileri üzerinden açıklayan güçlü bir karşı tez sunuyor. Pomeranz Avrupa-merkezci anlatıya meydan okuyor Dr. Korkmaz’ın aktardığına göre Pomeranz, Sanayi Devrimi’ni Avrupa’nın içsel kurumsal veya kültürel üstünlüğüyle açıklayan klasik yaklaşımlara itiraz ediyor. Kitapta 18. yüzyıl ortalarına kadar Çin’in Yangzi Deltası ile İngiltere arasında yaşam standardı, piyasa yapısı ve üretim ilişkileri bakımından büyük farklar bulunmadığı savunuluyor. Bu yaklaşım, Batı’nın yükselişini kaçınılmaz bir tarihsel sonuç olarak gören anlatıyı sorguluyor. “Büyük Ayrışma”nın nedeni kömür ve sömürgeler olabilir Analize göre Pomeranz, Avrupa’nın sanayileşme sürecinde belirleyici iki faktöre dikkat çekiyor: Kömüre erişim ve Yeni Dünya’nın sunduğu kaynaklar. İngiltere’de kömür yataklarının sanayi merkezlerine yakın olması üretim maliyetlerini düşürürken, Amerika’dan gelen pamuk, şeker ve kereste gibi ham maddeler Avrupa’nın ekolojik yükünü dışarıya aktarmasını sağladı. Bu durum, Avrupa’ya sanayileşme için kritik bir avantaj sundu. Ekolojik sınırlar ve “hayalet arazi” kavramı öne çıkıyor Korkmaz’ın değerlendirmesinde kitabın en çarpıcı kavramlarından biri “hayalet arazi” olarak öne çıkıyor. Pomeranz’a göre Avrupa, kendi topraklarının sınırına ulaştığında sömürgeler üzerinden üretim yaparak kaynak sorununu aştı. Aynı dönemde Doğu Asya toplumlarının nüfus artışı, toprak baskısı ve kaynak kısıtlarıyla karşı karşıya kaldığı; bu nedenle benzer bir sanayi sıçramasının gerçekleşmediği savunuluyor. Kurumsal üstünlük tartışması yeniden açılıyor Kitap, sanayileşmenin yalnızca mülkiyet hakları, piyasa kurumları veya bilimsel devrimle açıklanamayacağını ileri sürerek tartışmayı farklı bir zemine taşıyor. Dr. Korkmaz, Pomeranz’ın perspektifinin Batı’nın tarihsel üstünlüğünü sorgulayan önemli bir yaklaşım sunduğunu, ancak coğrafya ve şans vurgusunun kurumsal faktörleri gölgede bırakabileceği yönünde eleştiriler de bulunduğunu aktardı. Bugünün jeopolitiğine uzanan tartışma Analize göre “The Great Divergence”, yalnızca geçmişi değil günümüz küresel güç dengelerini anlamak açısından da kritik görülüyor. Küresel eşitsizliğin kökenine dair bu tartışma, Çin’in yükselişi ve fosil yakıt sonrası dönemde Batı’nın konumunun nasıl şekilleneceği sorularını yeniden gündeme taşıyor. ????"Avrupa neden zenginleşti, Asya neden geri kaldı?" ????Kenneth Pomeranz, The Great Divergence adlı kült eserinde bu sorunun cevabını arıyor. ????"Batı'nın yükselişi, kömür ve sömürgelerle gelen bir tesadüf müydü?" pic.twitter.com/GxprS3Bp2T — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 19, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.