SON DAKİKA

#Huzur

HABER DEĞER - Huzur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Huzur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emekli Evim bir yaşında Haber

Emekli Evim bir yaşında

Emekli Evim emeklilerin ikinci yuvası oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Emekli Evim, açılışının birinci yılında emekli yurttaşların buluşma noktası haline geldi. 24 Ocak 2025’te faaliyete başlayan tesis, bir yıl içerisinde 97 bin 277 kişiyi ağırlayarak önemli bir sosyal ihtiyaca cevap verdi. Artan hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında zorlanan emeklilerin sosyalleşebileceği, ücretsiz çay içebileceği ve kaliteli zaman geçirebileceği bir alan olarak tasarlanan Emekli Evim, kısa sürede kent yaşamının vazgeçilmez adreslerinden biri oldu. Emekli Evim’de emekliler sohbet ediyor, vakit geçiriyor ve günlük yaşamın stresinden uzaklaşıyor. Temiz, düzenli ve sigarasız ortamıyla dikkat çeken tesis, emeklilere adeta ikinci bir yuva oldu. Emekli Evim emeklilerin yaşam alanı Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Emekli Evim’in gördüğü ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, emeklilerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların süreceğini vurguladı. Başkan Çavuşoğlu, “Yıllarca bu kente ve ülkemize emek vermiş büyüklerimizin yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz. Emekli Evim, sadece bir dinlenme alanı değil, dostlukların kurulduğu, dayanışmanın güçlendiği bir yaşam alanıdır. Emeklilerimizin sosyal hayattan kopmadan, huzur ve güven içinde vakit geçirebileceği bu tür projeleri artırmaya devam edeceğiz” dedi. Uygun fiyat, temiz ortam, huzurlu sohbet Emekli yurttaşlardan Veli Saraçoğlu, Emekli Evim’in hayatındaki yerini şu sözlerle anlattı: “Başkanımıza çok teşekkür ederiz. Burası bizim için bir yuva oldu. Açıldığından beri kahvehaneye gitmiyorum. Arkadaşlarla sohbet ediyoruz, dertleşiyoruz. Bardak sadece 1 lira, çay sınırsız bedava.” Bir diğer emekli Zekeriya Akan ise tesisin sosyal yönüne dikkat çekerek, “Burası başkanımızın yaptığı çok iyi bir hizmet. Emekliler olarak burada vakit geçiriyoruz, arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Ortam temiz, sigara içilmiyor. Fiyatlar çok uygun. Kahvehanelerdeki karmaşa burada yok. Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi. Kemal Yıldırım da Emekli Evim’i “bir yuva” olarak tanımlayarak, “Burası, yaşam alanı kısıtlı olan emekliler için gerçek anlamda bir yuva oldu. Çayımızı, kahvemizi içiyor, yemeğimizi yiyoruz. Hoşgörü içinde vakit geçiriyoruz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Bülent Nuri Çavuşoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Tesisin çevredeki ihtiyaca cevap verdiğini belirten Osman Ünal ise, “Eskiden insanlar cami etrafında perişan halde duruyordu. Şimdi başımızı sokacak bir yerimiz var. Evinden bardağını getiren sınırsız çay içebiliyor. Yapılan hizmet çok kıymetli, devamını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan zehir zemberek sözler: Kişisel hırslar milli duyguların önüne geçti! Haber

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan zehir zemberek sözler: Kişisel hırslar milli duyguların önüne geçti!

"Milli duygularımızı yaşayamadık" Konuşmasına Dünya Kupası grup kura çekiminde yaşanan atmosferi değerlendirerek başlayan Hacıosmanoğlu, isim vermeden bazı çevreleri hedef aldı. Kura heyecanının kişisel çekişmelere kurban edildiğini belirten TFF Başkanı, "Biz Dünya Kupası grup kura çekimindeyken, burada kendi kişisel hırsları peşinde koşanlar yüzünden orada milli duygularımızı yaşayamadık. Kişisel kavgalar, milli duyguların önüne geçmemeli. Türk futbolunun marka değerini düşüren bu yaklaşımları kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı. Bahis operasyonunda kararlılık mesajı: "Bataklığı kurutacağız" Gündemin en sıcak maddesi olan ve dün 197 futbolcunun daha PFDK’ya sevk edilmesiyle büyüyen bahis soruşturmasına da değinen Hacıosmanoğlu, sürecin sonuna kadar gidileceğini vurguladı. Soruşturmanın kapsamının genişletildiğini belirten Başkan, şu mesajları verdi: Sıfır Tolerans: "İster hakem olsun, ister futbolcu, ister yönetici; kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Bu bir temizlik harekatıdır." Geniş Kapsamlı İnceleme: "Şu ana kadar binlerce dosya incelendi. Hakem camiasında tespit edilenlerin ilişikleri kesildi, şimdi sıra futbolcu ayağında. Bu bataklığı kurutmadan Türk futboluna huzur gelmez." Hakem hataları ve sistem değişikliği Son haftalarda artan hakem hatalarına yönelik eleştirileri de yanıtlayan Hacıosmanoğlu, sistemde köklü değişikliklere gidildiğini hatırlattı. Hata yapanın sistem dışı kalacağı mesajını yineleyen Hacıosmanoğlu, "Adalet istiyorsak herkes elini taşın altına koyacak. Hakemlerimiz üzerindeki baskıyı biliyoruz ama sahadaki adaletsizliğe tahammülümüz yok" şeklinde konuştu.

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı Haber

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı

DEM Parti’nin 6-7 Aralık’ta düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, siyasal çözüm modelleri ve demokratikleşme başlıklarının ele alındığı bir platforma dönüştü. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Alman hukukçu Prof. Norman Paech’in açıklamaları ise konferansın en çok tartışılan noktalarından biri oldu. Paech, ulus-devletin “geleceğin modeli olmadığını” ifade ederek merkeziyetçiliğin dağıtılması gerektiğini savundu. Ancak Türkiye’de terörün tamamen son bulduğu bir gelecek hedefini zedelemek istemeyen, buna karşılık üniter devlet yapısını temel ilke olarak kabul eden çevreler, bu sözleri temkinli ve eleştirel bir perspektifle değerlendirdi. Ulus-devlet eleştirisi ve demokratikleşme tartışması Paech, “Devleti ele geçirmek değil; gücü yerel halk, bölgesel topluluklar ve kültürel gruplar arasında bölüştürerek toplumu demokratikleştirmek gerekir” diyerek ulus-devletin merkezî yapısını aşan bir model önerdi. Ona göre geleceğin siyasal düzeni, ulusal çerçeveden ziyade yerel unsurların siyasi süreçlere daha fazla katıldığı bir yapıya dayanmalı. Bu söylem akademik çevrelerde tartışılabilir olmakla birlikte, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü esas alan üniter devlet yapısıyla örtüşmediği için eleştirildi. Kolektif hak vurgusu ve Türkiye’deki hassasiyet Paech’in “Bu mesele bireysel haklara indirgenemez; kolektif hakların tanınması zorunludur” sözleri de dikkat çekti. Türkiye’de uzmanlara göre demokratikleşme çabalarının desteklenmesi mümkün olsa da, kolektif haklara dayalı siyasal statülerin geçmişte terör örgütü tarafından istismar edilmesi, bu önerilere temkinli yaklaşılmasını zorunlu kılıyor. Analistlere göre hak ve özgürlüklerin genişletilmesi mümkündür, ancak bunun yolu üniter yapıyı zayıflatmadan, eşit yurttaşlık temelinden ilerlemektir. PKK yasağına dair açıklamanın yarattığı tepki Paech’in Avrupa’daki PKK yasağının kaldırılması gerektiğini söylemesi de tartışma yarattı. Türkiye’nin uzun yıllar süren terörle mücadelesi, yurttaşların yaşadığı kayıplar ve toplumsal hafızada yer eden acılar düşünüldüğünde, bu çağrı geniş kesimlerce gerçeklikten kopuk bulundu. Barışçıl bir gelecek hedefi yeniden güç kazanmışken, terör tanımlarını ortadan kaldırmaya dönük söylemlerin süreci zedeleyeceği yorumları yapılıyor. Barış arayışı üniter yapı içinde mümkün Türkiye’de hâkim değerlendirmeye göre terörün tamamen sona erdiği, huzur ve birlik içinde bir gelecek mümkündür. Ancak bu süreç, üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasıyla değil, demokratikleşmenin bu yapının korunduğu bir çerçevede güçlendirilmesiyle ilerleyebilir. Bu nedenle Paech’in federal veya konfederal yapıları ima eden söylemi, ilgi uyandırsa da Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan üniter devlet çerçevesiyle uyumsuz görülüyor. Analistler, “Barış ancak güçlü, tek ve bütün bir devlet yapısı içinde kalıcı olabilir” değerlendirmesi yaparak tartışmayı özetliyor.

Bahçeli’den tarihi rest: Gemileri yaktık, gerisi fasa fiso Haber

Bahçeli’den tarihi rest: Gemileri yaktık, gerisi fasa fiso

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TÜRKGÜN Gazetesi’ne verdiği özel röportajda Türkiye’nin gündemine oturan konulara dair çok net konuştu. Başlatılan yeni sürecin Cumhuriyet tarihinin en önemli adımı olduğunu ve "gemilerin yakıldığını" belirten Bahçeli, geri dönüşün asla söz konusu olmadığını ilan etti. Şırnak’ta düzenlenen sempozyumda yabancı üniformalı kişilerin silahla dolaşmasına çok sert tepki gösteren MHP Lideri, şahsına yönelik parti içi darbe söylentilerini ise "gülümseyerek karşıladığını" belirterek kesin bir dille yalanladı. Bahçeli, Türkiye toplumunun huzuru için yakalanan bu tarihi fırsatın heba edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Ok yaydan çıktı geri dönüş yok TÜRKGÜN Gazetesi'ne konuşan Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin milli ve tarihi bir zorunluluk olduğunu belirterek bu yolda en küçük bir tereddüt yaşanmadığını vurguladı. Türkiye’de yaşayan tüm yurttaşların ortak geleceği için atılan bu adımda "Ok yaydan çıkmıştır" ifadesini kullanan Bahçeli, sürecin tartışmaya kapalı olduğunu kaydetti. Kürt yurttaşlar dahil olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, ayrışmayı değil birleşmeyi hedefleyen bu yüzyılın, acı dolu yılları geride bırakmak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirten MHP Lideri, devlet ve milletin bu konuda tam bir mutabakat içinde olduğunu ifade etti. Şırnak’taki görüntüler rezalet Röportajda Şırnak’taki sempozyuma katılan Mesut Barzani’nin ziyareti sırasında ortaya çıkan görüntülere de değinen Bahçeli, yaşananları sert sözlerle eleştirdi. Barzani'nin misafir edilmesinde bir beis görmediğini ancak organizasyonun şova dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Bahçeli, vatan topraklarında yabancı üniformalı kişilerin uzun namlulu silahlarla gezmesini "tek kelimeyle rezalet" olarak tanımladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının ihlal edildiğini savunan Bahçeli, devletin itibarına yönelik bu tutumun asla hoş görülemeyeceğini, misafirperverliğin suistimal edilmesine ve sınırlar içinde kuşku uyandıracak müdahalelere geçit vermeyeceklerini vurguladı. Darbe lafları bayatlamış oyun Kamuoyunda dillendirilen "Süreç başarısız olursa MHP içinde darbe mekaniği devreye girer" iddialarına da TÜRKGÜN Gazetesi aracılığıyla yanıt veren Bahçeli, bu senaryoları "fasa fiso" olarak niteledi. Demokrasiye inanmış bir hareketin içinden darbeci çıkmasının mümkün olmadığını belirten Bahçeli, bu tür iddiaların bayatlamış söz oyunlarından ibaret olduğunu söyledi. Türkiye'de artık silahların gölgesinde siyaset yapma döneminin kapandığını hatırlatan Bahçeli, iftiraların kendilerini yollarından döndüremeyeceğini, Türk ve Kürt yurttaşların ortak geleceğinin çok daha güçlü bir şekilde inşa edileceğini sözlerine ekledi. Provokatörler avucunu yalar Süreci baltalamak isteyen odaklara ve KCK kanadından gelen açıklamalara karşı da uyarılarda bulunan Devlet Bahçeli, yapılan provokasyonların emperyalist planların bir parçası olduğunu belirtti. İmralı süreciyle çelişen açıklamalar yapanların barış ortamını bozmaya çalıştığını söyleyen Bahçeli, bu tür girişimlerin "heveslerinin kursaklarında kalacağını" ifade etti. Türkiye toplumunun ve bölge halklarının en doğal hakkının huzur içinde yaşamak olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu hedefin sadece ülke sınırları içinde değil, tüm bölgede bir vicdan uyanışını tetikleyeceğini dile getirdi.

Nurgül Yeşilçay şehir hayatını bıraktı: Tasını tarağını topladım, köye yerleştim Haber

Nurgül Yeşilçay şehir hayatını bıraktı: Tasını tarağını topladım, köye yerleştim

Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, şehir stresini ardında bırakıp sade bir yaşamı tercih eden sanatçılar kervanına katıldı. Son olarak Veda Mektubu dizisinde “Alanur Yıldız” karakteriyle izleyici karşısına çıkan Yeşilçay, uzun bir süredir ekranlardan uzak bir hayat sürüyordu. Oyuncu, yaptığı son açıklamayla İstanbul’u tamamen terk ettiğini duyurdu. “Köyde huzuru buldum, organik tarımla uğraşıyorum” Bir süredir yeni proje hazırlığında olan Yeşilçay, özel bir davette basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İzmir’de bir köye yerleştiğini söyledi. Tek katlı müstakil bir ev yaptırdığını belirten sanatçı, “Artık şehirde yaşayamıyordum. Doğanın ortasında, toprağa dokunarak yaşamayı seçtim” dedi. Yeşilçay, yeni yaşamında organik tarımla ilgilendiğini de anlattı: “Sebzemi, meyvemi kendim yetiştiriyorum. Çiçek ekiyorum, ağaç dikiyorum. Toprakla uğraşmak bana inanılmaz bir huzur veriyor.” İstanbul’a yalnızca iş için dönüyor Ünlü oyuncu, artık İstanbul’a yalnızca mesleki projeler için gittiğini ifade etti. “Set olursa giderim ama yaşamak için dönmem. İstanbul beni çok yordu” diyen Yeşilçay, sade ve doğaya yakın bir yaşamın kendisine iyi geldiğini vurguladı. Sanat dünyasında doğaya dönüş trendi Nurgül Yeşilçay’ın köye yerleşme kararı, son dönemde sanatçıların doğa ile iç içe yaşamı tercih etmesi trendine yeni bir örnek oldu. Şehir hayatının yoğun temposundan uzaklaşıp kırsalda kendi üretimini yapan ünlü isimler arasında Yeşilçay da yerini aldı. Yeşilçay’ın sözleri, yalnızca bir yaşam tercihi değil; aynı zamanda doğaya, üretime ve sade yaşama duyulan özlemin de ifadesi olarak yankı buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.