SON DAKİKA

#İbb

HABER DEĞER - İbb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İbb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep temasları çerçevesinde Karkamış ilçesine bağlı Suriye Cerablus sınırında yer alan Karanfil Mahallesi'ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu; iç siyasetten dış politikaya, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa söylemlerine kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. "Mekke Anlaşması'na 'evet' diyeceğiz" TBMM gündemine sunulan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına dair kanun teklifine ilişkin partinin tutumunu açıklayan Kılıçdaroğlu, başlangıçta taşıdığı kaygıları ve süreçteki değişimi şu sözlerle dile getirdi: "Mekke Anlaşması ile ilgili ilk aklıma gelen şuydu: Bu anlaşma acaba ileride İran'la bizim çatışmaya ortam hazırlar mı? Bu endişemi Bolu'da yaptığımız toplantıda dile getirdim. Bu endişeyi besleyen temel unsur şuydu: Müslüman dünyasında bir Şii-Sünni kavgasının başlangıcı da olabilir miydi? Yani İran'la çatışmamız acaba buna bir hazırlık şeklinde olabilir mi diye endişelerim vardı. Tabii bunu bu kadar net dillendirmedim. Dillendirmeyi de doğru bulmadım. Fakat daha sonra İran bir açıklama yaptı ve Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Bilgim yok ama tahminim, Türkiye bu konuda İran'a bir güvence verdi. Yani 'meraklanmayın biz bu anlaşmayı yapıyoruz ama bu sizinle çatışacağımız anlamında değil'. Çünkü Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana İran'la hiçbir çatışmamız olmamış. Ve bu bizim açımızdan önemli. Çünkü İran da bölgede önemli bir güç, Türkiye de önemli bir güç. Bu iki gücün çatışması bölgeye zarar verir, dünyaya da zarar verir. O nedenle barış eksenli ilerlemesi lazım. Mekke Anlaşması'nı bu çerçevede İran, ‘Ben de olabilirim’ diye düşündü. Mısır ‘Ben olabilirim’ diye. Çekirdek üyeler dediğimiz üç ülke. Üç çekirdek üyenin ortak kabulüyle birlikte yeni üyeler de gelebilir buraya. Sözleşme geldi. Gerekçeleri geldi. Açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var ama Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz." Bahçeli görüşmesi ve kürt sorunu değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinen Kılıçdaroğlu, buluşmanın bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini kaydetti. Görüşmede temel ülke sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmadığını belirten CHP Lideri, MHP Lideri Bahçeli'nin tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bahçeli ile buluşmamız tam bir tesadüf. Kısa bir görüşme oldu. Kahve içtik. Çok böyle Türkiye'nin temel sorunlarına değinme gibi bir şey olmadı. Ama görüşebiliriz de Sayın Bahçeli ile. Şu anda Türkiye'nin huzura kavuşması için, Türkiye'de var olan Kürt sorununun çözümü için en büyük fedakarlığı yapan bir lider, kabul etmek lazım. MHP Genel Başkanı'nın bu sorunun çözümünde öncülük yapması sorunun aşılmasına büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu da kabul etmek gerekiyor." "Yarı Başkanlık Sistemi de tartışılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis açılışındaki anayasa değişikliği çağrısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, yönetim sistemine ilişkin tartışmalara açık oldukları mesajını verdi. Devlette liyakat, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün belirleyici ilkeler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı: "Sayın Erdoğan Meclis’in açış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz etti. İlk dört maddenin de değişmeyeceğinden söz etti. Tabii anayasa değişikliğinden kastedilen olay nedir tam bilmiyoruz onu. Ama biz daha önce 6 parti bir araya gelmiştik ve anayasa değişikliği ile ilgili değiştireceğimiz maddeleri ve nasıl değiştireceğimizi yazmıştık ve bunları gerekçeleriyle beraber kamuoyunu açıklamıştık. Şimdi Sayın Erdoğan'ın söylediği anayasa değişikliğinden kastedilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi mi yoksa yarı başkanlık sistemi mi onu bilmiyoruz. Ama bu konuda bir düşünce beyan ederlerse biz de kendi düşüncelerimizi açıklarız. Evet, bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Dolayısıyla parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Yani illa her gelen öneriye başlangıçta ‘hayır’ bu olmaz, biz bunu reddediyoruz diye bir düşüncemiz yok." "Parlamenter sistem kırmızı çizgimiz değil, yarı başkanlığı da konuşabiliriz diyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Biz 6 lider o zaman ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ demiştik. ‘Bu olmalıdır’ demiştik. Ama önemli olan şu, devlete liyakati sağlayacak ve karar mekanizmalarının sağlıklı işleyeceği, yargının bağımsız olduğu, medyanın özgür olduğu bir yapıyı savunuyoruz. Bu yapının adı ne olursa olsun. Yani bir demokrasi bütün kurallarıyla, bütün kurumlarıyla oluşmalı" ifadelerini kullandı. Erken seçim ve adaylık tartışmaları Erken seçim olasılığına dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime gitmeyeceğini öngördüğünü belirtti. "Nisan 2028 teklifi gelirse varız" diyen Kılıçdaroğlu, erken seçimden kaçmanın mantığı olmadığını ifade etti. Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusundaki soru üzerine, "Onun aday olacağını nereden düşünüyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakılır. Ben Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum bu yapı içerisinde" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu; CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar için ise "Bugünden cumhurbaşkanlığı adaylarını tartışmak asla ve asla doğru değil. Ülkenin bu kadar sorunu varken cumhurbaşkanlığı tartışmak kendisine post arayanların işidir" ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu ayrıca, düşünce özgürlüğü kapsamındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduklarını, ancak yolsuzluk iddiaları içeren dosyalarda dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savundu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, belediyelerdeki irade gaspı ve siyasi transfer iddialarını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den fon soruşturması eleştirisi: "3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek?" Haber

Özel'den fon soruşturması eleştirisi: "3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek?"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Özel; parti içi organ seçimlerinden fon krizine, bütçe rakamlarından İBB yargılamalarına ve basın özgürlüğüne kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Üye sayımız 772 bin, iradeyi üyelerimize bıraktık" Parti içi demokrasi süreçlerine değinen Özel, haftasonu yapılan il seçimlerini değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: "YENİ Parti'nin kuruluş talimatını milletimiz vermiştir. Bu partinin bütçesini milletimiz oluşturmuştur. O yüzden milletimize karşı sorumluluğumuz büyüktür. Yola çıkarken, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sözünü verdik. Söz, yetki ve kararın yetkinin tamamen üyelerde olacağını söyledik. Aday çoksa üyelerin ön seçimine sunacağız dedik. Bu hafta sonu da tüm üyelerimizin oy kullanacağı il seçimlerimiz vardı. Yozgat'ta, meydanı doldurduğumuz mitingden sonra söz vermiştik. Cumartesi günü Yozgat'taki üyelerimizle buluştuk. Ardından Kırıkkale'de, sonra da Başkent'teydik. Kararı tek başıma versem mutlaka yanılırdım; Yozgat'ta 2 bin 300 kişi otursun Yozgat'ta karar versin dedik. 5 bin kişi Kırıkkale'de, 64 bin kişi Ankara'da kararını versin dedik. 772 bin şu an üye sayımız. Pazar günü üyelerimizin yüzde 65'i sandık başına gittiler ve doğrudan partinin yönetimini belirlediler. İl başkanları artık doğrudan üyelerden güç alacağını hep birlikte görüyoruz. İleride tüm partilere de örnek olacak. İktidar olduğumuzda da bunu tüm partiler için hayata geçireceğiz." "İstifa et kurtul dönemine girdiler" Fon soruşturmalarına ve borsa çalkantılarına dikkat çeken YENİ Parti Lideri Özel, kamuoyuna yansıyan rakamların çok ötesinde bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu savundu: "Milletimiz geçim ve yaşam sorunu yaşıyor. Gelecek kaygısı gökten inmedi. Yanlış tuğla ile doğru duvar örülmez. Fon krizinde her gün kriz daha da derinleşiyor. İlk haftalarda 20 milyar dolardan bahsediliyordu bugün konunun tarafsız uzmanları 110 milyar dolardan bahsediyorlar. Eski SPK başkanı düne kadar görevdeydi. Nihayet 3'ü dün istifa etti, dün görevden aldım diye imza atmış.İlk hafta kanun teklifi olarak bu sorunu nasıl çözeceğimizi söyledik. Bizimkiler vurgunu yapanların tam listesinin açıklanması, varlıklarına el konulması gerektiğini, başka ülkelere kaçırılmış paranın peşine nasıl düşüleceğini hazırladılar. 4 hafta önce biz yol gösterdik. Tövbe hesabı açmışlar, çaldığın parayı şu hesaba bırakırsan ben de senin peşini bırakacağım diye tasarı getirmişler. İstifa et kurtul dönemine girdiler. Borsa 6 yıl öncesine düştü. Daha dün yüzde 2.5 düştü." "Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı" Meclis'e sunulan bütçe teklifini eleştiren Özel, gelir ve gider dengesizliğinin vatandaşın sırtına yük getireceğini öne sürdü: "Bir borsanın sabit olması için satıcı kadar alıcının olması lazım. Alıcının hevesli olması lazım ki borsada işlem olabilsin. 3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek? Bir bütçe hazırladılar ve Meclis'e yolladılar. Genel Kurul'da üzerimize düşeni yapacağız. Toplam gider 27 Trilyon lira, toplam gelir 23 Trilyon lira. Bütçe açığı 3.9 Trilyon lira. Bütçe açığımız yüzde 42 artacak, Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı olacak. Vergiler geçen yıla göre yüzde 36 artacak. Enflasyon hedefi ise yüzde 21 olacak. Vergi yüzde 36 artacak, enflasyon yüzde 21 öngörülüyor. Enflasyonun 15 puan üzerinde vergi toplayacaklar. Faize ödenecek tutar 3.9 Trilyon lira ve geçen yıla göre bu da artacak. Bu bütçeden 87 milyona asla refah çıkmaz. 2026 yılı kötüydü; maalesef 2027 yılı çok daha kötü olacak." "İmamoğlu'nun savunmasını 81 ilde anlatacağız" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davaları ve Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum sürecine ilişkin iddiaları da sıralayan Özel, hukuki zeminde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti: "8 büyük yalanın hiçbir İBB davasında karşımıza çıkmadı, iddianamede yer almadı. Mahkemede sanık Ekrem'den, sayın başkana döndü. Ekrem başkanın da savunmasını partimizin sitesine koyduk. Savunma hakkı kutsaldır deyip bütün dünyaya anlattım ya, o savunmayı 81 ilde anlatıp, o iddiaların hepsini tek tek çürüteceğiz. 30 Ekim 2024'te, Esenyurt Belediyesi'ne baskın düzenlediler, Ahmet Özer'in yerine kayyum atandı. İşte o kayyumun yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinden 62 tane, sıfır ev parası çıktı." "Türkiye basın özgürlüğünde Kuzey Kore ile rekabet ediyor" Medya üzerindeki baskılara ve yayın yasaklarına değinen YENİ Parti Lideri Özgür Özel, basın özgürlüğü sıralamalarına atıfta bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "Ben İBB duruşmaları için canlı yayın istemiştim, Sayın Bahçeli de önce duruşmaların TV'de yayınlanabileceğini söyledi. Ancak iddianameyi gördükten sonra kendileri canlı yayından vazgeçtiler. Duruşma başlamadan önce Halk TV'ye kayyum atamalarının nedeni duruşmadaki savunmayı karartmak ve fon krizinin konuşulmasını engellemektir. Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıradadır. Türkiye, basın özgürlüğünde Kuzey Kore ile rekabet halindedir. Sizin umudunuzu kırmak istiyorlar. Bizim cesaretimiz onların öfkesini boğacaktır. O sandığa varacağız, kimse enseyi karartmasın." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AKOM'dan İstanbul için yeni uyarı: Şiddetli yağışlar yarın tekrar etkisini artıracak Haber

AKOM'dan İstanbul için yeni uyarı: Şiddetli yağışlar yarın tekrar etkisini artıracak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki AKOM tarafından yapılan meteorolojik değerlendirmelerde, Türkiye genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava kütlesi ile Orta Akdeniz hattından taşınan yüksek nemli ve yağışlı hava dalgasının etkisi altında olduğu kaydedildi. Metrekareye 278 kilograma ulaşan yağış yükü Salı gününden itibaren etkisini gösteren yağış rejimi çerçevesinde, özellikle İstanbul Boğazı hattı ile Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta kesimlerindeki yerleşimlerde olağanüstü yağış miktarları kaydedildi. İlgili bölgelerde metrekareye düşen yağış miktarının 130 ila 278 kilogram arasında gerçekleştiği aktarıldı. Hava tahmin verilerine göre, gece boyunca kuzey kesimlerde orta, diğer bölgelerde ise hafif seyreden yağışların; gün içerisinde Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Beykoz ve Şile hatlarında yer yer kuvvetlenerek devam etmesi bekleniyor. AKOM’un yayımladığı raporda en kritik gelişme olarak 17 Ekim Cumartesi günü işaret edildi. Yağışlı kütlenin yarın Beykoz, Sarıyer, Şile ve Eyüpsultan odağında olmak üzere kent genelinde vites büyüteceği öngörülüyor. Günlerdir süren yağışlar sebebiyle zemin doygunluğunun maksimuma ulaşması, yaşanacak yeni yağış dalgasında sel, su baskını ve heyelan risklerini artırıyor. Sahadaki Arama-Kurtarma Bilançosu ve Ulaşım Durumu Yağışların baş göstermesiyle birlikte teyakkuza geçen İBB ekiplerinin saha operasyonlarına dair veriler de açıklandı. Su baskınları ve sel suları sebebiyle olumsuzluk yaşayan 622 vatandaşın yürütülen tahliye çalışmalarıyla emniyetli alanlara sevk edildiği bildirildi. Ulaşım akslarındaki son duruma ilişkin raporda, yürütülen aralıksız temizleme ve açma çalışmaları neticesinde Şile Teke-Darlık Yolu ile Şile Geredeli Mahallesi Geredeli Caddesi dışındaki tüm ana ve tali yolların ulaşıma açık tutulduğu duyuruldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi Haber

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği geniş kapsamlı yolsuzluk davasında yargılama süreci devam ediyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 91’inci duruşmasında, sanıkların ve müdafilerinin tahliye talepleri alındı. Binlerce sayfalık iddianame ve ağır suçlama listesi İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 11 Kasım 2025 tarihli 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve ele geçirilmesi, suç delillerini gizleme, rüşvet alma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul, Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çok sayıda suçlama yöneltiliyor. Bu kapsamda İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. "Neden tutuklu olduğumun cevabını bulamadım" Duruşmada söz alarak savunma yapan tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi. Mayısta gözaltına alındığını ve 5 aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Karaarslan, yaşadığı hukuki belirsizliği şu sözlerle dile getirdi: "Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım." Mali işler genel müdür yardımcısı olarak temel sorumluluğunun şirketin mali disiplinini sağlamak olduğunu savunan Karaarslan, kendisine yöneltilen "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasına ilişkin dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını ifade etti. Tahmin ve varsayımlarla hareket edildiğini öne süren Karaarslan, HTS ve MASAK raporlarında yer alan tek hususun Şubat 2023'teki Maraş depremlerinin ardından aile birikimleri olan 202 gram altının dijital ortama yatırılması olduğunu belirtti. Savcıdan tutukluluk hali talebi Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ve suçların niteliğini gerekçe göstererek, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasının ardından ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YENİ Parti Genel Kurul Salonu'nu terk etti: "Partimize yargı darbesi yapan birisine vaktimiz yok" Haber

YENİ Parti Genel Kurul Salonu'nu terk etti: "Partimize yargı darbesi yapan birisine vaktimiz yok"

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açılışı,Meclis Genel Kurulu’nda düzenlenen özel oturumla başladı. Oturuma katılan YENİ Parti Grubu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmasını takip edip İstiklal Marşı'nı okuduktan sonra dikkat çekici bir protestoya imza attı. Erdoğan'ın konuşması öncesi salonu terk ettiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın salona girişinde ayağa kalkmayan YENİ Parti milletvekilleri, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplu halde Genel Kurul salonunu terk etti. Gelişmelerin ardından kuliste basın mensuplarının sorularını yanıtlayan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, protesto gerekçelerini sert sözlerle açıkladı. İktidarın politikalarını ve yargı süreçlerini eleştiren Özel, şunları kaydetti: "Ana muhalefet partisi olarak Meclis’in açılışına katıldık. Meclis Başkanı’nın konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı okuduk. Bu vakitten sonra partimize yargı darbesi yapıp partinin genel başkanını, yönetimini değiştirip yerine işine gelen bir atama yapan birisini, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan birisini, daha bu sabah Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerini kazanabilmek için suçsuz günahsız Mersin Belediye Başkanı’na operasyon yapan birisini, her gün ilçe belediyelerinin belediye meclis üyelerini tehditle transfer ederek İBB’ye yürümeye çalışan birisini, fon kriziyle yoksulları soydurtan, buna sessiz kalan, gündem değiştirmek için de yine CHP’ye saldıran birisini dinlemeye harcayacak vaktimiz yok." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.