SON DAKİKA

#İçişleri Bakanlığı

HABER DEĞER - İçişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İçişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı açıkladı: Bazı ekipmanlarda cezaya dahil değil Haber

İçişleri Bakanlığı açıkladı: Bazı ekipmanlarda cezaya dahil değil

Araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanlar teknik tadilat kapsamından çıkarıldı. İçişleri Bakanlığı, araçlara sonradan takılan sökülebilir ekipmanlara ilişkin yeni bir bilgilendirme yayımladı. Buna göre, söz konusu ekipmanların araçta teknik bir değişiklik olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, trafik denetimlerinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 32'nci maddesi kapsamında "teknik tadilat" olarak kabul edilmemesi duyuruldu. Artık tadilat kapsamında değerlendirilmeyecek Araçların İmal, Tadil ve Montajı (AITM) Alt Komite toplantısı sonuç notunda, port bagajların araç üzerinde mevcut ya da sonradan monte edilen ara atkılar üzerine sabitlenen, kapalı ve kilitli eşya taşıma ekipmanı olduğu ifade edildi. Alınan kararda, bu ekipmanların aracın yapısal bütünlüğünü veya güvenlik parametrelerini değiştiren kalıcı bir işlem niteliği taşımadığı vurgulanarak tadilat kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda trafik denetimlerinde araçların üzerine takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi doğrultusunda işlem yapılmaması yönünde bilgilendirme yapıldı. Bin Lira ceza uygulamasına son verildi Daha önce bazı polis ve jandarma uygulama noktalarında, araçlarında port bagaj, çadır veya kayak taşıma aparatı bulunan sürücülere görevli personelin değerlendirmesi doğrultusunda bin lira idari para cezası uygulanabiliyor, ayrıca ekipmanların projelendirilmesi için 30 gün süre verilebiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte bu uygulamaya son verildi ve güvenlik güçlerinin bu ekipmanlar nedeniyle ceza uygulayamayacağı netleştirildi. Karayolları Trafik Kanunu'nun 32'nci maddesi neleri kapsıyor? 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 32'nci maddesi, araçlar üzerinde yapılan teknik değişikliklere ilişkin yükümlülükleri düzenliyor: Araç üzerinde mevzuata uygun şekilde yapılan her türlü teknik değişikliğin, işleten tarafından 30 gün içinde araç tescil kayıtlarına işletilmesi gerekiyor. Bu yükümlülüğe uymayanlara 1.000 lira idari para cezası veriliyor ve değişiklik belgelendirilip tescil kayıtlarına işlenene kadar araç trafikten men ediliyor. Araç üzerinde mevzuata aykırı değişiklik yapılması halinde işletene 5.000 lira para cezası kesiliyor ve araç uygun hale getirilinceye kadar trafikten men ediliyor. Değişikliğin çevreyi rahatsız edecek derecede gürültü oluşturması durumunda sürücüye ayrıca 16.000 lira ceza kesiliyor ve araç 30 gün süreyle trafikten men ediliyor. Bulunması zorunlu olan koruma çerçevelerinin bulunmaması veya teknik şartlara uygun olmaması durumunda da işletene 16.000 lira idari para uygulanarak eksiklik giderilinceye kadar araç trafikten men ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Emniyet'te 46 yıllık tarihi değişim: Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı Haber

Emniyet'te 46 yıllık tarihi değişim: Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı

46 yıllık hukuki çerçevenin son bulmasıyla birlikte, süreçlerin yürütülmesi doğrudan İçişleri Bakanlığı'na devredildi. Yarım asırlık düzenleme tarihe karıştı İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı "Emniyet Teşkilatı Disiplin Kurullarının Çalışma Esas ve Yöntemlerine İlişkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Alınan bu kararla birlikte, 5 Nisan 1980 yılından bu yana uygulanan ve teşkilat içi disiplin mekanizmalarının omurgasını oluşturan mevcut düzenleme tamamen ortadan kalkmış oldu. Yeni dönemde yönetmelik hükümlerinin doğrudan İçişleri Bakanı tarafından yürütüleceği bildirildi. İptal edilen yönetmelik hangi esasları içeriyordu? Emniyet teşkilatı içerisindeki disiplin soruşturmalarının hukuki sınırlarını ve işleyiş mekanizmasını belirleyen 46 yıllık eski düzenleme disiplin kurullarının teşekkülü, hangi toplantı nisaplarıyla bir araya geleceği ve karar alma süreçlerinin işletilmesi, Kurul üyelerinin hangi hukuki durumlarda ve gerekçelerle görüşmelere katılamayacağına dair kısıtlamalar, raportörlük mekanizmasının işletilmesi ve disiplin soruşturmalarının yürütülme yöntemleri, soruşturmalarda savunma alınmasının zorunlu tutulması, alınan kararların ilgili personele tebliği ve tatbiki, disiplin kovuşturmalarının, adli ceza yargılamasından tamamen bağımsız ve ayrı bir hukuki süreç olarak yürütülebilmesi ve İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun görev alanları ve yetki sınırlarının belirlenmesi. gibi temel başlıkları kapsıyordu. Emniyet teşkilatındaki disiplin süreçlerinin bundan sonraki süreçte nasıl şekillendirileceği ve yeni bir düzenlemenin yayımlanıp yayımlanmayacağı merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız"

Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde yürütülen soruşturmaların kapsamlı şekilde derinleştirildiği bildirildi. Bu hafta gerçekleştirilen operasyonlarla birlikte toplam 32 şüpheli hakkında adli işlem tesis edildiği açıklandı. Soruşturmanın son durumu ve tutuklamalar Yürütülen yasal işlemler kapsamında 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 14 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Kırmızı bültenle aranan 1 şüphelinin Türkiye’ye iade süreci başlatılırken, 2 şüphelinin gözaltı işlemlerinin devam ettiği ifade edildi. Soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Daha önceki süreçte ise zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmıştı. Firari şüpheli Umut Altaş'ın ise ABD'de gözaltına alındığı bildirildi. Teknik incelemeler titizlikle sürdürülüyor Soruşturmanın teknik boyutuna dikkat çeken Adalet Bakanı Akın Gürlek, HTS ve daraltılmış baz kayıtları, kamera görüntüleri, dijital materyaller, mali hareketler, hastane verileri, araçlar, DNA ve kriminal bulguların mercek altına alındığını vurguladı. Özellikle şüpheliler tarafından silindiği veya değiştirildiği değerlendirilen kayıtların geri getirilmesi için uzman ekiplerin yoğun bir çalışma yürüttüğü kaydedildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde ise dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in tanık olarak ifadeye çağrıldığı belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Organize suç örgütlerine operasyonda 127 gözaltı Haber

Organize suç örgütlerine operasyonda 127 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda İl Jandarma Komutanlıklarınca 12 ilde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. 127 şüpheli yakalandı Operasyonlar neticesinde toplam 127 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 74'ü tutuklanırken, 37'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Suç ağları ve faaliyet alanları deşifre edildi Yapılan incelemelerde, şüphelilerin farklı illerde çeşitli suç faaliyetleri yürüttüğü belirlendi. Kocaeli'nde sosyal medya platformları üzerinden "yatırım danışmanlığı" ilanlarıyla vatandaşları dolandırıldı. Ankara ve Balıkesir'de ise uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürütüldü. Tekirdağ'da internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynatmak ve para transferlerine aracılık edildiği öğrenildi. Aydın ve Mersin'de baskı, darp ve tehdit yoluyla bölgedeki işletmelerden maddi menfaat temin etmeye çalışılırkeni Bolu, Diyarbakır, Sinop, Van, Manisa ve Kırşehir'de tefecilik yapıldığı ortaya çıktı. Milyarlarca liralık hesap hareketi Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemelerde, organize suç örgütü üyelerinin hesaplarında 9 milyar 72 milyon lira tutarında hesap hareketliliği tespit edildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlıklarımızı, MASAK’ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek, Ahbap soruşturması detaylarını paylaştı Haber

Bakan Gürlek, Ahbap soruşturması detaylarını paylaştı

Soruşturmanın sadece bir dernekle sınırlı olmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, sürecin "geniş kapsamlı bir mali temizlik hamlesi" olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, yasa dışı bahis, kumar ve suç gelirlerinin aklanması ile mücadelenin sivil toplum alanında da tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Sürecin, vatandaşların yardım hassasiyetini korumak adına yürütüldüğünü belirten Gürlek, yargı mekanizmasının bu konuda titiz bir çalışma yürüttüğünü vurguladı. "Üç ağır suç masada" Soruşturmanın yasal çerçevesine ilişkin detaylar veren Bakan Gürlek, dernek yönetici ve üyeleri hakkında ciddi suçlamalar bulunduğunu aktardı. Bakan Gürlek, "Bu tür dosyalarda dernek yönetici ve üyeleri bakımından güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden adli değerlendirme yapılabilmektedir" ifadelerini kullandı. "Vatandaşın iyi niyeti istismar edilmemeli" Adalet Bakanlığı olarak, İçişleri Bakanlığı, MASAK ve ilgili tüm kurumlarla koordineli bir çalışma yürüttüklerini belirten Gürlek, önleyici tedbirlerin önemine değindi. Bakan Gürlek, "Bizim temel önceliğimiz; vatandaşlarımızın iyi niyetinin, bağış duygusunun ve yardım hassasiyetinin istismar edilmesine izin vermemektir. Derneklerin denetimi, takibi ve kontrolü başta olmak üzere önleyici ve caydırıcı tedbirlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında Haber

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında

Ali İsmail Korkmaz, yüreği doğa, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan, 1994 Hatay doğumlu pırıl pırıl bir üniversite öğrencisiydi. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail, sadece akademik başarısıyla değil, bitmek bilmeyen yardımseverliği ve vefasıyla çevresinin sevgisini kazanmıştı. Henüz 17 yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte "Toplum İçin Gençlik" hareketini başlatacak kadar idealistti. Bu inisiyatifle kütüphanesi olmayan okullara kitaplar toplamış, huzurevlerinde yaşlıları ziyaret etmiş, engelliler için kapaklar biriktirmiş ve sokak hayvanlarına yardım eli uzatmıştı. Fotoğraf merakından film tutkusuna kadar hayata dair her şeye ilgi duyan, yaptıklarını "insanlara faydalı olma" gayesiyle ajandasına not eden, aklı ve yüreği yaşından büyük, paylaşmaktan mutluluk duyan bir toplum gönüllüsüydü. Karanlık sokaklarda yaşam mücadelesi 2 Haziran 2013 günü Eskişehir’de, Gezi Parkı protestolarına destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığında, henüz birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail’in yaşamı trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Polisin yoğun gaz bombası ve sert müdahalesiyle ara sokaklara kaçmak zorunda kalan Ali İsmail, burada pusu kuran polis ve sivil giyimli eli sopalı grupların hedefi oldu. Savunmasız durumdayken maruz kaldığı şiddetli darbeler sonucu beyin kanaması geçirdi. Saldırıdan hemen sonra gittiği hastanede yeterli müdahale yapılamadı; ilk tıbbi destek ancak 20 saatlik kritik bir gecikmenin ardından sağlanabildi. 38 gün boyunca süren yaşam mücadelesini 10 Temmuz 2013 tarihinde kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail, arkasında yarım kalmış hayallerini gerçekleştirmek üzere ant içmiş bir halk ve silinmez bir acı bıraktı. Dava sürecinde tartışmalı kararlar Ali İsmail Korkmaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen yargı süreci, Türkiye hukuk tarihinin en uzun ve kamu vicdanını en çok zorlayan davalarından biri oldu. Soruşturma kapsamında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. 21 Ocak 2015 tarihinde açıklanan ilk kararda mahkeme, sanıkları "kasten öldürme" suçundan değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırdı ve iyi hal indirimleri uyguladı; polis Mevlüt Saldoğan’a 13 yıl ceza verilip indirimle 10 yıl 10 aya düşürülürken, tutuklu dört kişi üç yıl dört ay hapis cezası aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016'daki bozma kararları sonrası süreç, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Nihai olarak Yargıtay; Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl ve üç fırıncıya verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onarken, beraat ettirilen polis Hüseyin Engin'e daha sonra 7 ay 15 gün hapis cezası verip hükmü erteledi, Ebubekir Harlar'a ise 6 yıl 8 ay ceza hükmetti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nı ailenin açtığı tazminat davasında mahkûm ederek, maddi ve manevi toplam 707 bin 180 lira tazminata hükmetti. Ancak yıllara yayılan bu süreçte verilen cezalar, "kasten yaralama" sınırlarına hapsedilmesi ve uygulanan indirimler nedeniyle, adalet beklentisiyle davayı takip eden kitleler tarafından uzun süre tartışıldı ve vicdanlarda tam bir karşılık bulamadığı yönünde eleştirildi. Bir Parktan Bir Vakfa: Yaşayan Miras Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü, Türkiye genelinde büyük protestolara yol açtı. Adalet yürüyüşleri düzenlendi, heykelleri dikildi, Fenerbahçe taraftarları onun adına marşlar besteledi. Kadıköy’de bir parka adı verilirken, ailesi tarafından kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) aracılığıyla, onun yarım kalan hayalleri olan burslar, sanatsal projeler ve sosyal yardımlar binlerce gence ulaştırıldı. Ancak ailesi ve onu sevenler için en büyük miras, İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı "Ali İsmail-Emri Kim Verdi?" kitabında da sorgulandığı gibi, bu karanlığın tam anlamıyla aydınlatılması ve adalet talebinin hiç sönmemesi oldu. O, sevgiyi yüreklerinde taşıyan dostları için hayatın içinden geçip giden, unutulmaz bir toplum gönüllüsü olarak kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.