SON DAKİKA

#İçişleri Bakanlığı

HABER DEĞER - İçişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İçişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaymakamlık yolunda köklü değişiklik: KPSS geri döndü, bölüm şartları daraltıldı Haber

Kaymakamlık yolunda köklü değişiklik: KPSS geri döndü, bölüm şartları daraltıldı

Kaymakam adaylığına ilişkin kapsamlı değişiklik içeren düzenleme, 15 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle birlikte, hem lisans mezuniyetine ilişkin başvuru alanları yeniden tanımlandı hem de daha önce kaldırılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) şartı geri getirildi. KPSS yeniden ön koşul oldu Yeni yönetmeliğe göre, kaymakam adaylığına başvurabilmek için adayların Bakanlıkça belirlenen KPSS puan türünden en az 70 puan alması gerekecek. KPSS’ye ilişkin bu düzenleme, 1 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu tarihten itibaren KPSS barajını aşamayan adaylar, kaymakam adaylığı yazılı sınavına başvuramayacak. Bazı bölümler doğrudan başvuru hakkını kaybetti Yönetmelik değişikliğiyle birlikte Sosyoloji, Psikoloji ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümleri, kaymakam adaylığı için doğrudan başvuru yapılabilen alanlar olmaktan çıkarıldı. Bu bölümlerden mezun olan adayların, artık belirlenen alanlarda tezli yüksek lisans yapmaları zorunlu hale geldi. Tezli yüksek lisans zorunluluğu getirildi Yeni düzenlemeye göre, mühendislik fakülteleri ile tarih, sosyoloji, psikoloji ve halkla ilişkiler mezunları; uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk, maliye veya iktisat alanlarının birinde tezli yüksek lisans eğitimini tamamlamadan kaymakam adayı olamayacak. Tezsiz yüksek lisans programları ise başvuru için geçerli sayılmayacak. Ekonometri ve ÇEKO mezunlarına doğrudan başvuru hakkı Daha önce müfredat eşdeğerliği üzerinden tartışmalı biçimde başvuru yapabilen Ekonometri ile Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunları, yeni yönetmelikle birlikte doğrudan başvuru yapabilecek bölümler arasına açıkça eklendi. Eşdeğerlik uygulaması devam ediyor Belirlenen bölümler dışında mezun olan adayların, lisans müfredatlarının ilgili alanların ders içeriklerinin en az yüzde 80’ini kapsadığını gösteren eşdeğerlik belgesini Yükseköğretim Kurulu’ndan almaları gerekecek. Tezli lisansüstü eğitim yapan adaylar ise mezuniyet belgelerini mülakat aşamasında Bakanlığa sunacak. Yapılan değişiklikler, kaymakam adaylığına giden yolu daha sınırlı ve seçici hale getirirken, binlerce adayın eğitim ve sınav planlarını doğrudan etkileyecek nitelikte görülüyor.

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması Haber

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması

Yılbaşı sürecinde olası güvenlik risklerine karşı kapsamlı önlemler devreye alındı. İçişleri Bakanlığı, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD ve Göç İdaresi başta olmak üzere tüm birimleriyle ülke genelinde geniş çaplı bir güvenlik planını hayata geçirdi. 12 bin 687 noktada denetim, 325 bin personel sahada İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, 4 günlük yılbaşı tedbirleri kapsamında 12 bin 687 uygulama noktası oluşturuldu. Toplam 325 bin 267 personel görevlendirilirken, bunların 298 bini asayiş, 27 bini trafik alanında görev yapacak. Sahada 44 bin 68 ekip, 720 hava aracı, 238 deniz unsuru ve 430 dedektör köpeği aktif olacak. Kaçak alkol, uyuşturucu ve aranan şahıslara darbe Yerlikaya, son bir ayda yürütülen operasyonların bilançosunu da paylaştı. Buna göre 306 bin litre kaçak ve sahte alkol ele geçirildi, 816 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uyuşturucuyla mücadelede ise 3,5 ton uyuşturucu madde ve 14 milyon adet hap yakalanırken, 3 bin 406 kişi tutuklandı. Ayrıca çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 bin 616 kişi yakalandı. Kameralar, PTS ve yüz tanıma sistemleri aktif Yılbaşı tedbirleri boyunca güvenlik güçleri ileri teknolojiyle desteklenecek. Türkiye genelinde 31 bin 424 KGYS noktası, 107 bin 423 kamera, 4 bin 366 Plaka Tanıma Sistemi noktası, 6 bin 708 yüz tanıma kamerası ve 1.064 mobil PTS aktif olarak kullanılacak. Görevli 115 bin 854 kolluk personeli yaka kamerasıyla sahada olacak. AFAD ve Göç İdaresi de teyakkuzda AFAD, yılbaşı gecesi 81 ilde 1.410 personel ve 396 araç ile 7/24 esasına göre görev yapacak. Göç İdaresi Başkanlığı ise düzensiz göçle mücadele kapsamında 375 Mobil Göç Noktası Aracı ve 4 bin 575 personel ile denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiçbir iç ve dış tehdide karşı boşluk bırakmayacağız” mesajı vererek, yılbaşı sürecinde yurttaşların huzur ve güvenliği için tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini vurguladı. 2026’nın Türkiye halkı ve tüm dünya için barış, sağlık ve esenlik getirmesi temennisinde bulundu.

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi Haber

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi

İktidara yakınlığıyla bilinen bazı medya organlarında, Mansur Yavaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında “yeni bir inceleme başlatıldığı” yönünde haberler yayımlandı. Ancak söz konusu iddiaların, daha önce açılmış ve kamuoyuna yansımış bir dosyada yer aldığı ortaya çıktı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, haberlerin gerçeği çarpıttığını belirterek kamuoyunu bilgilendirdi. Aynı dosya, “yeni” gibi servis edildi Sabah ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan haberlerde, Yavaş’ın Çankırı ve Karabük mitinglerinde belediye imkânlarını kullandığı iddiasıyla “yeni bir soruşturma izni istendiği” öne sürüldü. Sabah gazetesi bu durumu “dördüncü operasyon” başlığıyla verirken, Yeni Şafak haberinde ise “başlatıldı” ve “başlatıldığı öne sürüldü” gibi çelişkili ifadelere yer verdi. İddialar zaten mevcut soruşturma kapsamındaydı Haberlere konu edilen Çankırı ve Karabük mitingleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın daha önce talep ettiği ve İçişleri Bakanlığı’nın 22 Kasım 2025 tarihinde izin verdiği soruşturma dosyasında zaten yer alıyordu. Aynı dosyada, belediyenin farklı noktalarda yaptığı ücretsiz çorba dağıtımı ve Ankapark başlıklarının da inceleme konusu olduğu biliniyordu. Ankara Büyükşehir Belediyesi: Algı kampanyası yürütülüyor Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, dosyanın yeni olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: Söz konusu dosyanın daha önce kamuoyuna da yansıyan açık bir dosya olduğu, buna rağmen bazı medya organlarınca “ilk kez gündeme gelmiş” gibi sunulmasının açık bir algı çalışması olduğu belirtildi. “Kamu kaynağı kullanılmadı” vurgusu Açıklamada ayrıca, Mansur Yavaş’ın 2023 seçim sürecinde belediyeden maaş dahi almadığı ve kamu kaynağı kullanmadığını açık biçimde beyan ettiği hatırlatıldı. Belediyeden yapılan değerlendirmede, bu bilgilerin kamuya açık olduğu ve isteyen herkes tarafından incelenebileceği ifade edildi. Yaşanan gelişme, yerel yönetimlere yönelik medya dili ve siyasal kutuplaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Ankara Büyükşehir Belediyesi cephesinden “dosya eski, manşet yeni” mesajı verildi.

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz Haber

“Çakar listesi” canlı yayında açıldı: Gazeteciler hedefte, bakanlık sessiz

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul’da denetime takıldığı ileri sürülen TBMM plakalı araç iddiasının ardından katıldığı canlı yayında sert konuştu. Başarır, Emniyet ve İçişleri Bakanlığını “yasadışı takip ve fişleme” ile suçlarken, “çakar” tartışmasının yalnızca siyasetçilere indirgenemeyeceğini söyledi ve bazı gazetecilerin de çakar kullandığını iddia ederek isimleri kamuoyuyla paylaştı. Canlı yayında isim verdi, tartışma büyüdü Başarır, Halk TV ekranlarında yaptığı açıklamada çakarlı araç kullandığını iddia ettiği gazetecileri tek tek saydı ve “Herkes için aynı hukuk” vurgusu yaptı. Açıklamanın hemen ardından sosyal medyada geniş yankı oluştu; iddialar kısa sürede “ayrıcalık” ve “eşitlik” başlıkları altında tartışılmaya başlandı. “Beni izleyen raporlar WhatsApp’tan elime geldi” dedi Başarır, kendisine ait olduğu ileri sürülen araç üzerinden yürütülen takibin “6 sayfalık istihbarat raporu”na dönüştüğünü, bu belgelerin defalarca kendisine gönderildiğini açıkladı. Araçla ilgili tüm yükümlülüklerin şahsı tarafından karşılandığını söyleyen Başarır, “Resmi aracı kullanmadım, şahsi aracımla dolaştım” ifadesini kullandı. Emniyet ve Bakanlığa açık çağrı yaptı Canlı yayında doğrudan İçişleri Bakanlığı ve Emniyet’e seslenen Başarır, çakar kullanımına dair kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını istedi. “Kimin hangi yetkiye dayanarak çakar kullandığı açıklansın” çağrısı, tartışmanın devlet kapasitesi ve denetim mekanizmaları boyutuna taşınmasına yol açtı. Gazetecilerden karşı hamle geldi İddiaların ardından bazı gazeteciler sosyal medya üzerinden yanıt niteliğinde açıklamalar yaparak çakar kullanmadıklarını dile getirdi. Bu açıklamalar, kamuoyundaki “kim doğru söylüyor” sorusunu daha da görünür kıldı ve tartışmayı derinleştirdi. “Resmi araç suistimali” iddiası masada Olayın çıkış noktası olan trafik denetimi ve araçtan kimin çıktığına dair iddialar henüz resmî bir makam tarafından doğrulanmadı. Bu belirsizlik, tartışmanın yalnızca kişiler üzerinden değil, sistemsel denetim zafiyeti üzerinden yürütülmesine neden oldu. Türkiye toplumunda eşitlik talebi yükseliyor Tartışma, “ayrıcalıklar devleti mi, eşit hukukun devleti mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Türkiye toplumunda, çakar ve benzeri sembollerin “imtiyaz” anlamına gelmemesi, denetimin herkes için eşit işletilmesi yönündeki talep sosyal medyada güçlü biçimde dile getiriliyor. Gözler resmî açıklamada simlerin açıkça telaffuz edilmesiyle ivme kazanan tartışmada, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yapacağı açıklamalar merakla bekleniyor. Kamuoyu, iddiaların somut verilerle aydınlatılmasını ve çakar kullanımına ilişkin kuralların şeffaf biçimde ortaya konmasını istiyor.

Ankara’da sular ısındı: Yavaş’tan Gökçekler hakkında suç duyurusu Haber

Ankara’da sular ısındı: Yavaş’tan Gökçekler hakkında suç duyurusu

İddia kulislerle geldi Ankara kamuoyunu sarsan gelişme, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, eski başkan Melih Gökçek ve AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla yeni bir aşamaya girdi. Yavaş’ın hamlesi, “soruşturma izni” kararının ardından gündeme gelen kulis iddialarına yanıt olarak geldi. Soruşturma izninin gölgesinde “etki iddiası” patladı Kulis bilgilerine göre, Melih Gökçek ve Osman Gökçek’in, Yavaş hakkında soruşturma izni veren müfettişler ve Teftiş Kurulu ile temas kurduğu; bu görüşmelerde Yavaş aleyhine girişimlerde bulunulduğu öne sürüldü. Söz konusu iddialar, başkentte siyasi tansiyonu yükseltti. Yavaş, iddiaları yargıya taşıdı Gelişmeler üzerine Yavaş, iddialara konu isimler hakkında suç duyurusunda bulunarak meselenin adli mercilerce soruşturulmasını istedi. Belediye cephesinde, “yargının etkilenmesi” iddiasının ciddiyetle ele alınması gerektiği vurgulandı. Dosyanın kökü konser harcamalarına uzanıyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyenin konser organizasyonlarına ilişkin yürüttüğü dosyada, iddianame aşamasının ardından Yavaş ile Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “denetim görevini ihmal” suçlamaları kapsamında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep etmişti. Bakanlık bu talebe onay vermişti. İtiraz mekanizması işletildi Yavaş, verilen soruşturma izni kararına itiraz ederek dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na sundu. İtiraz süreci devam ederken, Gökçekler hakkındaki iddia ve suç duyurusu, dosyayı yalnızca bir mali soruşturma olmaktan çıkarıp geniş bir siyasi tartışmaya dönüştürdü. Başkent, yargı–siyaset geriliminin seyrine kilitlendi Gözler şimdi hem soruşturma izni kararına yapılacak itirazın sonucuna hem de Yavaş’ın suç duyurusuyla açılan yeni hattın nasıl ilerleyeceğine çevrildi. Sürecin, Ankara siyasetinde dengeleri nasıl etkileyeceği merak konusu.

AFAD'ın ulusal tatbikatıyla ilgili flaş açıklama Haber

AFAD'ın ulusal tatbikatıyla ilgili flaş açıklama

Büyük Marmara Depremi Tatbikatı’nın iptal edildiği ve hazırlıklar için harcanan paranın boşa gittiği yönündeki iddialar, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kesin bir dille yalanlandı. AFAD’ın 2025 yılı içinde toplam 40 tatbikatı başarıyla gerçekleştirdiği, 26 Kasım'da yapılacak olan ulusal tatbikatın ileri bir tarihte yapılacağını duyurdu. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan “Büyük Marmara Depremi Tatbikatı, İçişleri Bakanlığı tarafından iptal edildi; hazırlıklar için harcanan milyonlarca lira boşa gitti” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, paylaşılan bilgilerin asılsız olduğu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiği vurgulandı. AFAD: Planlı tatbikatlar takvime uygun şekilde yapıldı Açıklamada, AFAD Başkanlığı’nın Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) doğrultusunda, görevli birimlerin ortak çalışma kapasitesini artırmak için yıl boyunca planlı faaliyetler yürüttüğü belirtildi. Bu kapsamda, 2025 yılı içerisinde 12 bölgesel, 28 yerel olmak üzere toplam 40 tatbikatın başarıyla icra edildiği ifade edildi. Yetkililer, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için resmi kurumların açıklamalarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, afet hazırlıkları konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin manipülatif iddialara itibar edilmemesi çağrısında bulundu. DMM, 26 Kasım'da yapılacak olan ulusal afet tatbikatının ileri bir tarihte yapılacağı ve bu süreçte herhangi bir harcama ve satın alınma yapılmadığını duyurdu.

Yeni yönetmelik şaşırttı: O binalara 2028’e kadar süre tanındı Haber

Yeni yönetmelik şaşırttı: O binalara 2028’e kadar süre tanındı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın ortak hazırladığı Sığınak Yönetmeliği değişikliği bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, olası afet ve savaş durumlarında yurttaşların korunmasını amaçlayan yeni zorunluluklar içeriyor. Özellikle yüksek yoğunluklu kullanıma sahip kapalı alanlarda sığınak inşası artık yasal şart olacak. 5 bin kişiden fazla kapasiteye sahip tüm kapalı alanlarda sığınak zorunlu hale getirildi Yeni düzenlemeye göre, spor tesisleri, AVM’ler, otoparklar, millet bahçeleri gibi kitlesel kullanım alanlarında sığınak yapılması mecburi olacak. Projelendirme aşamasında metro, yeraltı geçitleri ve kapalı çarşıların da “genel sığınak” olarak kullanılabilir şekilde tasarlanması şart koşuldu. Sığınaklarda kişi başına en az 1 metrekare alan, 2,40 m tavan yüksekliği, acil aydınlatma, havalandırma ve nükleer filtreleme sistemleri bulunması teknik zorunluluk olarak belirlendi. Mevcut yapılara son tarih: 31 Aralık 2028 — Tüm sığınaklar AFAD sistemine kaydedilecek Yönetmelik yalnızca yeni yapılacak binaları değil, mevcut yapıları da kapsıyor. Halihazırda sığınağı olmayan binalar, 31 Aralık 2028’e kadar gerekli eklemeleri yapmak zorunda olacak. Tüm sığınaklar, yapı kullanım izni sonrası AFAD kayıt sistemine işlenecek ve denetlenecek. Bazı yapılar zorunluluktan muaf tutuldu: Küçük konutlar, düşük yoğunluklu tesisler, yatakhaneler Yönetmelik, kapasitesi düşük ve belirli özelliklere sahip bazı yapıları kapsam dışı bıraktı. Sığınak zorunluluğu bulunmayan yapılar arasında: • 10’dan az bağımsız bölümlü konutlar • 1500 m²’den küçük işyerleri • 50 yatak altı otel, yurt, konaklama tesisleri • 25 yatak altı bakım evleri ve sağlık tesisleri • Tarım ve hayvancılık yapıları • 2000 m²’den küçük imalat ve sanayi tesisleri Yeraltı yapıları için teşvik: Sinema, tiyatro, otopark gibi alanlar sığınak olarak kullanılabilecek Belediyelere verilen yetkiyle, yeraltı tesislerinin inşasında kolaylık sağlanacak ve bu yapılar gerektiğinde genel sığınak olarak kullanılabilecek. Yönetmelikte, bu alanların afet anında toplu koruma merkezleri olarak devreye girmesi planlanıyor.

Motosiklet, traktör ve bisiklet kullanıcılarına yeni zorunluluk  Haber

Motosiklet, traktör ve bisiklet kullanıcılarına yeni zorunluluk 

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle birlikte motosiklet, traktör, bisiklet ve elektrikli bisiklet kullananlar için koruyucu ekipman zorunluluğu getirildi. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeye göre artık yalnızca motosiklet sürücüleri değil, arkadaki yolcu da gözlük ve eldiven takmak zorunda olacak. Traktör kullananlar için de koruyucu gözlük zorunluluğu getirildi. Kurala uymayanlara 993 TL idari para cezası uygulanacak. Kask ve gözlük artık sadece motosiklette değil: Traktör, bisiklet ve elektrikli bisiklet sürücüleri de ekipman takmak zorunda. Yeni düzenlemeye göre; Bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet, motosiklet ve 2001 sonrası T3 sınıfı traktörlerde kask ve gözlük kullanmak zorunlu olacak. Motosikletlerde sürücünün yanı sıra arka yolcu da gözlük ve eldiven takmak zorunda olacak. Üç tekerlekli kapalı modeller ve kasa tipi traktörler bu zorunluluktan muaf tutuldu. Yolcunun kask takma zorunluluğu ise aynen devam ediyor. Yeni yönetmelik hem şehir trafiğini hem kırsal yolları kapsıyor: Metropolde motosikletle işe gidenler de, tarlada traktör süren çiftçiler de uyacak. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde yoğun trafikten kaçmak için motosiklete yönelen çalışanlar başta olmak üzere, köylerde buğday, arpa, mısır hasadı yapan traktör sürücüleri de yeni kurallara dahil edildi. İçişleri Bakanlığı, ekipman zorunluluğunu “can güvenliği” gerekçesiyle genişletti. Ceza 993 TL: Ekipman yoksa işlem yapılacak, “yakın mesafe, tarlanın içi” bahanesi geçerli sayılmayacak. Denetimlerin şehir içi, çevre yolu ve kırsal bölgelerde yapılacağı duyuruldu. Kask veya koruyucu gözlük takmayan kullanıcılar için uygulanacak ceza 993 TL olarak belirlendi. Trafik uzmanları, bunun “bilgilendirme dönemi değil, doğrudan uygulama dönemi” olduğunu vurguluyor. Yeni düzenlemenin teknik kısmı da değişti: Sürücü belgesi ve tescil verileri artık elektronik ortamda paylaşılacak. Yönetmelikle birlikte, ehliyet ve araç tescil işlemlerinde kullanılan bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından elektronik olarak temin edilebilecek. Bu sayede belgelerin fotokopi veya fiziksel sunumu zorunluluğu kalkacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.