SON DAKİKA

#İfade

HABER DEĞER - İfade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İfade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Murat Kapki'ye tahliye vaadi iddiasıyla yargılanıyordu: Mücahit Birinci hakkında hapis cezası  talep edildi Haber

Murat Kapki'ye tahliye vaadi iddiasıyla yargılanıyordu: Mücahit Birinci hakkında hapis cezası talep edildi

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında, tutuksuz sanık Avukat Mücahit Birinci ile ilgili davada tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki hakim karşısına çıktı. "Getirdiği metinde gerçeği yansıtmayan iddialar vardı" Duruşmada ifade veren iş insanı Murat Kapki, Mücahit Birinci’nin 31 Temmuz 2025 tarihinde kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek çarpıcı iddialarda bulundu. Birinci’nin yanında önceden hazırlanmış bir metin getirdiğini ifade eden Kapki; söz konusu metni imzalaması ve içeriğindeki iddiaları savcılık makamına beyan etmesi durumunda tahliye edilebileceğinin kendisine iletildiğini öne sürdü. Metinde Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Murat Ongun’un da aralarında bulunduğu isimler hakkında asılsız iddiaların yer aldığını kaydeden Kapki, "Ben kimseye iftira atamam" diyerek teklifi reddettiğini aktardı. Kapki ayrıca, Birinci’nin kendisine "Makyavelist düşün" telkininde bulunduğunu ifade etti. Hakkındaki iddialara yanıt veren Mücahit Birinci ise gerçekleştirdiği eylemlerin avukatlık meslek faaliyeti kapsamında olduğunu savundu. Birinci, vekaletname çerçevesinde cezaevinde müvekkil veya dosya muhataplarıyla görüşmenin, belgeler üzerinden değerlendirme yapmanın suç teşkil etmeyeceğini belirterek beraatini istedi. Duruşma 22 Ocak 2027’ye ertelendi Duruşma sonunda esas hakkındaki mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mücahit Birinci’nin üzerine atılı "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını hazırlamaları ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla davayı 22 Ocak 2027 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Berna Laçin'den "İzmir işgali" paylaşımına dair savunması ortaya çıktı: "İstiklal Marşı'na atıf yaptım" Haber

Berna Laçin'den "İzmir işgali" paylaşımına dair savunması ortaya çıktı: "İstiklal Marşı'na atıf yaptım"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın parti değiştirmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı "İzmir daha önce de işgal edildi, Korkma!" paylaşımıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan oyuncu Berna Laçin'in emniyetteki ifadesine ulaşıldı. TCK'nın 216. maddesi kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla sorgulanan Laçin, hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddetti. "Bir belediye başkanı olayı bu kadar büyütülmemeli" Söz konusu X hesabının kendisine ait olduğunu ve aslen İzmir Karşıyakalı olarak kentteki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Berna Laçin, paylaşımının arkasındaki süreci anlattı. Akit TV'de Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu'nun İzmir'in "yeniden fethedilmesi" gerektiğine yönelik sözlerinin ardından kendisine çok sayıda mesaj geldiğini aktaran Laçin, ifadesinde şu savunmayı yaptı: "İzmir'in başına daha önce neler geldi, İzmir'in başına tarih boyunca neler neler gelmiş, bir belediye başkanı olayı bu kadar büyütülecek bir durum değildir şeklinde açıklamaktı." "'Korkma!' ifadesi İstiklal Marşı'na atıftır" Paylaşımında yer alan ifadelerin troller tarafından bilinçli olarak farklı mecralara çekildiğini savunan ünlü oyuncu, "Tweetimde yer alan 'Korkma!' şeklindeki söylemimde İstiklal Marşı'nda yer alan 'Korkma!' ibaresine atıf şeklindedir. Ben İstiklal Marşı'nın bu kısmını birçok yerde kullanırım" dedi. Amacının asla kimseyi kin ve düşmanlığa sevk etmek olmadığını, aksine yaşanan durumun geçici olduğunu ve büyütülmemesi gerektiğini izah etmek istediğini vurgulayan Laçin, yaptığı paylaşımda hiçbir suç unsuru bulamadığını ifade etti. "Trafik cezam bile yok, asker kızıyım" Gözaltına alınma sürecine de tepki gösteren Laçin, durumun kendisi için üzücü olduğunu belirterek, "Ben hukuksuz yere içeri atılıyorum. Benim trafik cezam bile olmadığı halde, ülkemin tüm yasalarına uymama rağmen sırf bu paylaşımımdan dolayı içeri alınmam benim için çok alçaltıcı bir durum" diye konuştu. Babasının bu ülkeye hizmet ettiğini hatırlatan Laçin, "Ben zaten asker kızıyım" diyerek ülkenin zararına olabilecek herhangi bir kışkırtma veya eylemde bulunmasının asla söz konusu olamayacağını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yavaş'tan gözaltına alınan Vahap Seçer hakkında açıklama: "Hukuk herkese eşit uygulanmalıdır" Haber

Yavaş'tan gözaltına alınan Vahap Seçer hakkında açıklama: "Hukuk herkese eşit uygulanmalıdır"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile iki belediye başkanının gözaltına alınması siyaset gündemindeki yerini korurken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan konuya ilişkin resmi bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, seçilmiş yerel yöneticilere yönelik gözaltı uygulamalarını eleştiren Yavaş, hukukun üstünlüğü ve eşitlik vurgusu yaptı. "Belediyelerde evrakın kaybolması söz konusu olamaz" Seçilmiş belediye başkanları hakkında yürütülen soruşturma süreçlerinde temel ilkelerin göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Mansur Yavaş, kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmayan başkanların gözaltı yöntemi yerine yasaya uygun şekilde ifadeye çağrılması gerektiğini belirtti. Yavaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Seçilmiş belediye başkanlarının, kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı sürece, yasaya uygun şekilde ifadeye davet edilmeleri gerektiğine inanıyoruz. Kamu zararı olup olmadığı ise Sayıştay denetimleri ve yargılama sonucunda ortaya çıkacak hukuki bir meseledir ve belediyelerdeki hiçbir evrakın kaybolması söz konusu değildir." "Fon meselesi gibi ciddi iddialar varken adalet ilkesi hatırlatılmalı" Hukukun uygulanmasında çifte standartlardan kaçınılması gerektiğini belirten Yavaş, yakın dönemde kamuoyunu sarsan büyük skandallara dikkat çekti. Adaletin farklı şekillerde tatbik edilmesinin sistemin kendisine zarar vereceğini ifade eden Yavaş, şunları kaydetti: "Bugün binlerce insanı mağdur eden fon meselesi başta olmak üzere, kamuoyunun yanıt beklediği çok ciddi iddialar ve kamu zararı tartışmaları varken bir kez daha aynı ilkeyi hatırlatıyorum: Hukuk herkese eşit uygulanmalıdır. Çünkü adaletin farklı uygulanması, en büyük zararı hukuk sistemimize verir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MASAK başkanları Adliyede: Siyasal casusluk soruşturmasında  ifade verdiler Haber

Eski MASAK başkanları Adliyede: Siyasal casusluk soruşturmasında ifade verdiler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK'ın sistemlerine yönelik yürütülen "siyasal veya askeri casusluk" soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Yürütülen soruşturma çerçevesinde, 2012-2018 yılları arasında MASAK Başkanı olarak görev yapmış olan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli savcıya ifade verdi. Başsavcılık, eski başkanların ifadelerinin 28 Eylül Pazartesi günü alınacağını daha önce kamuoyuna duyurmuştu. 6 şüpheli adliyeye sevk edildi Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Savcılık, şüphelilerden E.A., G.E., İ.A.A. ve Z.Y.'nin tutuklanmasını talep ederken, Z.Ö. ve M.Y.'nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını isteyerek dosyayı sulh ceza hakimliğine sevk etti. Hazırlanan sevk yazısında şüphelilere "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" suçlamasının yöneltildiği bildirildi. "PEP" sistemi ve usulsüz sorgulama iddiası Soruşturmanın merkezinde, MASAK'ın veri sistemlerinde yer alan ve siyasi nüfuz sahibi kişilerin bilgilerini koruma altına alan "PEP" sisteminin devre dışı bırakılması yer alıyor. Başsavcılığın paylaştığı bilgilere göre, bu koruma sistemi kapatıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ve bazı bakanlar hakkında sorgulamalar gerçekleştirildi ve iddiaya göre yönetici log kayıtları tutulmadı. Sevk yazısında yer alan detaylara göre PEP sistemi, 4 Ağustos 2015 tarihinde dönemin MASAK Başkanı İbrahim Hakkı Polat'ın onayıyla devreye alındı. Sistem, 2 Eylül 2016'da ise yine dönemin MASAK Başkanı Osman Dereli'nin onayıyla kapatıldı ve bu durum personelden gizlendi. Yazıda, PEP kapsamındaki kişilerin en yoğun şekilde 2 Eylül 2016 ile 31 Aralık 2018 tarihleri arasında sorgulandığı kaydedildi. Yazılım şirketine FETÖ bağlantısı mercek altında Soruşturma dosyasında MASAK'ın EMİS yazılımını 2012'den bu yana geliştiren AGMLAB A.Ş. de titizlikle inceleniyor. Dosyaya göre, 20 Haziran 2012'den sonra kurumun bakım ihalesi doğrudan bu şirkete verildi. Şirketin ortakları arasında, FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri sivil imamı olduğu belirtilen ve Akıncı Üssü'nde yakalanan Hakan Çiçek'in de bulunduğu ifade edildi. Soruşturmada bu tür şirketlerin "stratejik kurumların yazılımlarına sızmak ve devletin hassas verilerine ulaşabilmek" amacıyla kurulduğu iddiası üzerinde duruluyor. Bakan Gürlek'ten kararlılık vurgusu Soruşturmanın ilk dalgası 25 Eylül'de İstanbul merkezli olmak üzere Ankara'yı da kapsayacak şekilde gerçekleştirilmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek o gün yaptığı açıklamada, toplam 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurmuştu. Bakan Gürlek'in paylaştığı verilere göre, 5 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 16 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı; 1 şüpheliyi yakalama çalışmaları ise devam ediyor. Öte yandan soruşturma kapsamında AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş. şirketlerinin yönetimi kayyım olarak TMSF'ye devredildi. Gürlek açıklamasında, "Devletimizin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenler hukuk önünde hesap verecektir" ifadelerine yer vermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sedat Savtak Kozinoğlu Soruşturmasında ifade verdi: "Böyle bir karakter bilmiyordum" Haber

Sedat Savtak Kozinoğlu Soruşturmasında ifade verdi: "Böyle bir karakter bilmiyordum"

Silivri Adliyesi'nde yaklaşık 2 saat kaldı Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne yönelik yeniden başlatılan soruşturma sürdürülüyor. Bu kapsamda, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kozinoğlu’ndan esinlenildiği öne sürülen "Kazım Kaşifoğlu" karakterine hayat veren oyuncu Sedat Savtak, Silivri Adliyesi’ne gelerek ifade verdi. Savcılıkta yaklaşık 2 saat kaldığı öğrenilen Savtak, işlemlerinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Dizi sürecinde oyuncu olarak ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını belirten Savtak, projeye tüm yürekleriyle yaklaştıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Öncelikle oyuncu olarak bir oyuncunun herhangi bir rolde, sinema, dizi ya da tiyatroda da olsa, elbette dürüst yaklaştığı yüreğiyle ben de bu diziye, Kurtlar Vadisi’ne tüm gücüm ve yüreğimle, bütün yaşamışlığımla, öğrendiklerimle diğer oynayan yüzlerce, binlerce oyuncu arkadaşlarımla, birçoğu da arkadaşım, büyüklerim, küçüklerim, onlar da aynı düşüncelerle bu karakterleri canlandırdık. Elimizden gelen en iyi oyunculuğumuzu hepimiz verdik." Savcının kendisine yönelttiği sorulara yanıt verdiğini belirten oyuncu, "Sayın savcım gereken soruları elbette yöneltti, ben de gereken cevapları verdim. Onunla yaptığım görüşmem, onunla kalacaktır muhakkak" ifadelerini kullandı. "Bilgilerim senaryoda yazandan ibaretti" Canlandırdığı karakterin gerçek bir kişiden esinlenilip esinlenilmediğini o dönemde bilmediğini vurgulayan Savtak, başlangıç aşamasında rolün içeriği veya gelişimi hakkında detay almadıklarını belirtti. Savtak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Bilmiyordum. Böyle bir karakter, öncelikle zaten bizim başlangıç aşamasında sözleşme yaptığımız aşamada, rolün içeriği ya da gelişimi hakkında bilgiler almayız. Bunlar tamamen senaryoyla beraber gelişecek ve halkın izleyişiyle yazılacak konulardır. Bizim en başta öncelikle zaten bir hüküm vermemiz söz konusu değil, bir sözleşmemizi alıyoruz ve bu sözleşmenin gerektirdiklerini yapmak zorundayız." Dizinin çekildiği dönemde senaryo, senaristler ya da yapımcılara dair herhangi bir şüphesi veya gözlemi olup olmadığı sorulan Savtak, "Hayır, öyle bir gözlemim yok. Benim bilgilerim, bana verilen senaryoda ne yazıyorsa nasıl gelecek ve nasıl aktarmam gerekiyorsa sette, nasıl sunulduysa ben de oyunculuğumla değerlendirdim" yanıtını verdi. Oyunculara karakterlerin kaynağına ilişkin ek bilgi verilmediğini belirten Savtak, "Öyle bilgiler de bize verilmez. Bir hayal gücünden midir, neredendir. İyidir, bunu halkımız gayet iyi değerlendirmiştir" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AHBAP Soruşturmasında ünlüler ifade verdi Haber

AHBAP Soruşturmasında ünlüler ifade verdi

Ergen: "Kendimi mağdur hissediyorum" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye gelen sanatçı Gülben Ergen, savcılıktaki ifadesinde 6 Şubat depremi sürecinde devlet kurumlarıyla koordine çalıştığını belirtti. Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur ile deprem öncesinde herhangi bir tanışıklığı bulunmadığını ifade eden Ergen, sosyal medya paylaşımlarında tüm kurumları etiketlediğini, AHBAP Derneği'ne özel bir yönlendirmede bulunmadığını kaydetti. Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda önceden bir bilgisi olmadığını dile getiren Ergen, "Yaptığımız yardımların Haluk Levent tarafından bu şekilde kullanılması sebebiyle, iyi niyetimizi kullandığı için üzgünüm. Vatandaş olarak yapmış olduğum yardımların amacı dışında kullanıldığı hususunda kendimi vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum" diyerek şikayet hakkını saklı tuttuğunu ifade etti. Cepkin ve Dündar'dan dikkat çeken açıklamalar Adliye girişinde basın mensuplarının sorularına tepki gösteren Hayko Cepkin, savcılık ifadesinde Haluk Levent’i uzun yıllardır tanıdığını ancak kendisiyle herhangi bir para trafiğinin olmadığını belirtti. Derneğe maddi bir bağışta bulunmadığını ve kimseye çağrı yapmadığını söyleyen Cepkin, geçmişte Fethiye'deki bir çocuk etkinliği için dernekten yalnızca yardım talep ettiklerini aktardı. Cepkin, Levent'in geçmişteki tutumları nedeniyle maddi konularda kendisine güvenmediğini de sözlerine ekledi. Gazeteci Uğur Dündar ise ifadesinde, 2017 yılında Haluk Levent’i para işlerine karışmaması konusunda uyardığını belirtti. Deprem döneminde bakanlıklar ve resmi kurumların Levent’le temas kurmasının kendisinde denetlendiği algısı yarattığını söyleyen Dündar, bu nedenle destek paylaşımı yaptığını, ancak soruşturma haberlerinin ardından bu paylaşımı sildiğini kaydetti. Dündar, derneğe para toplama yetkisinin nasıl verildiğini anlayamadığını belirterek, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Elçin Sangu: "100 Bin Lira bağış yaptım" Oyuncu Elçin Sangu da soruşturma kapsamında ifade veren isimler arasında yer aldı. Deprem sürecinde AHBAP Derneği'nin merkezine giderek gönüllü çalışmalar yürüttüğünü belirten Sangu, şahsi hesabından derneğe 100 bin lira bağış yaptığını açıkladı. Valilik onaylı hesaplar ve bağımsız denetim raporlarının kendisinde güven oluşturduğunu vurgulayan Sangu, "Yaptığımız yardımların Haluk Levent tarafından bu şekilde kullanılması sebebiyle, iyi niyetimizi kullandığı için üzgünüm" dedi. Yetkililerin Levent’le birlikte görüntü vermesinin şüpheleri azalttığını belirten oyuncu, yaşananların insanların yardım etme duygusuna zarar vermesinden endişe duyduğunu ifade etti. AHBAP Derneği'ne kayyum atandı Soruşturmayı derinleştiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, AHBAP Derneği'nin tüm mal varlığı ve idare yetkilerinin yönetim kayyumuna devredilmesine karar verdi. Derneğin faaliyetlerinin sona erdirildiği, hesaplarına tedbir konulduğu ve iştiraklerinin TMSF yönetimindeki kayyum idaresine bağlandığı bildirildi. Daha önce aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 28 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında adliyeye çağrilan isimlerin ifadelerinin alınmasına devam ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi Haber

Kurtlar Vadisi Senaristleri, Kozinoğlu soruşturmasında 2,5 saatlik ifade verdi

Senaristler savcılıkta ifade verdi Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında adliyeye çağrılan 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristleri savcıya ifade verdi. Senaryodaki sembolik mesaj iddiaları ve gerçek hayattaki olaylarla örtüşen kronolojik detayların araştırıldığı dosyada, senaristlerin savcılıktaki ifade ve sorgulama işlemleri yaklaşık 2,5 saat sürdü. İşlemlerin ardından adliyeden ayrılan senaristlerden Raci Şaşmaz, basın mensuplarının "Kazım Kaşifoğlu karakteri sadece bir isim benzerliği mi?" sorusunu sessizlikle karşılayarak yanıtlamadı. Alınan ifadelerin soruşturmanın seyrine yön vermesi beklenirken, savcılığın dosya üzerindeki incelemelerini sürdürdüğü bildirildi. Dizi sahneleri ile ölüm arasındaki zamanlama mercek altında Soruşturmanın odağında, dizideki bazı sahneler ile Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm tarihi arasındaki dikkat çekici zamanlama yer alıyor. Dosyadaki tespitlere göre, dizinin 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136. bölümünde "Kazım Kaşifoğlu" adlı karakterin hücrede tutulduğu, darp ve tehdit edildiği sahneler yer almış; bu bölümden yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. İnceleme kapsamındaki bir diğer detay ise ölüm sahnelerine ilişkin oldu. Dizinin 8 Aralık 2011’de yayımlanan 139. bölümünde, Kaşifoğlu karakterinin spor yaptıktan sonra duş aldığı ve "Kara" karakteri tarafından koluna şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahneler ekrana getirilmişti. Kozinoğlu'nun ölümünün hemen ardından yayımlanan bu sahneler, senaryo ile gerçek ölüm arasında bir bağlantı olup olmadığının araştırılmasına gerekçe oluşturdu. Öte yandan, soruşturma dosyasına dizinin ilerleyen dönemlerine ait bazı dikkat çekici sahnelerin de girdiği belirtildi. 17 Mayıs 2012’de yayımlanan 159. bölümde "ERDOĞAN" yazılı mezar taşının gösterilmesi ve 4 Şubat 2010 tarihli 79. bölümde yer alan ve "FG" kısaltması nedeniyle Fetullah Gülen'e atıf olduğu öne sürülen "34 FG 7061" plakalı araç detayının da dosyada yer aldığı kaydedildi. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın verdiği ifadelerin ardından soruşturmanın derinleştirileceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım" Haber

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım"

"Cumhuriyet tarihinde bir ilk" Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne gelerek şüpheli sıfatıyla ifade verdi. 2021 yılındaki sözleri nedeniyle TCK'nın 299/1. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlatılan süreç sonrasında adliye çıkışında basına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, yaşananları hüzünle karşıladığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın düşüncelerini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldığını vurgulayan Davutoğlu, yargıya duyduğu saygı gereği bir vatandaş olarak ifade verdiğini ifade etti. Açıklamasında, ""Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Yargıya duyduğum saygı gereği ve hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye dışişleri bakanı ve başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum." ifadelerini kullandı. "Siyasetten çekilme kararımda kararlıyım" Daha önce açıkladığı siyasetten çekilme kararında herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulayan Davutoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Siyasetten çekilme kararı almıştım ve bu kararda kararlıyım. Sözlerimin arkasındayım. Ben dosdoğru olmaya devam edeceğim. Ülkemin itibarı adına soru almayacağım." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Eylül'de yapılan açıklamada, incelemeler neticesinde Davutoğlu hakkında söz konusu soruşturmanın başlatıldığı ve sürecin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü kamuoyuna duyurulmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.