SON DAKİKA

#İfade

HABER DEĞER - İfade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İfade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım" Haber

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım"

"Cumhuriyet tarihinde bir ilk" Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne gelerek şüpheli sıfatıyla ifade verdi. 2021 yılındaki sözleri nedeniyle TCK'nın 299/1. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlatılan süreç sonrasında adliye çıkışında basına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, yaşananları hüzünle karşıladığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın düşüncelerini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldığını vurgulayan Davutoğlu, yargıya duyduğu saygı gereği bir vatandaş olarak ifade verdiğini ifade etti. Açıklamasında, ""Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Yargıya duyduğum saygı gereği ve hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye dışişleri bakanı ve başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum." ifadelerini kullandı. "Siyasetten çekilme kararımda kararlıyım" Daha önce açıkladığı siyasetten çekilme kararında herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulayan Davutoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Siyasetten çekilme kararı almıştım ve bu kararda kararlıyım. Sözlerimin arkasındayım. Ben dosdoğru olmaya devam edeceğim. Ülkemin itibarı adına soru almayacağım." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Eylül'de yapılan açıklamada, incelemeler neticesinde Davutoğlu hakkında söz konusu soruşturmanın başlatıldığı ve sürecin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü kamuoyuna duyurulmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Melih Gökçek'ten hakkındaki soruşturmaya yanıt: "Bakın ben ağlıyor muyum?" Haber

Melih Gökçek'ten hakkındaki soruşturmaya yanıt: "Bakın ben ağlıyor muyum?"

"Hayatım Boyunca 1 Lira Yurt Dışına Havalem Yoktur" "Yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Sözcü yazarı İsmail Saymaz'a dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Soruşturma kapsamında tam olarak neyle suçlandığını henüz bilmediğini belirten Gökçek, "Gittiğim zaman öğreneceğim. Ne soracaklarsa cevap vereceğim, hiçbir bilgim yok" dedi. Oğlu ve gelini üzerinden yurt dışına para çıkarıldığı iddialarını kesin bir dille reddeden Gökçek, şu ifadeleri kullandı: "Yok ki öyle bir şey. Benim hayatım boyunca 1 lira yurtdışına havalem yoktur. Belediye başkanı olduktan sonra da yurtdışına hiç çıkmadım. Almanya'yı bırak, ülkemden de ayrılmadım." Oğlu ve gelininin Türkiye'de olduğunu, haklarında herhangi bir adli davet bulunmadığını belirten Gökçek, cuma günü ifade vereceğini ve ayrıca iddialarla ilgili hukuki süreç başlatacağını ifade ederek, "Sadece bana bir davet var ve ben de Cuma günü orada olacağım. Bir yandan da Murat Ağırel'e ve Nadir Türkaslan'a dava açacağım" dedi. "Çocuklar Almanya'da Ticaret Yapmayı Düşünüyorlar" Almanya'dan oturum izni alınması ve para transferi iddialarına da açıklık getiren Gökçek, meselenin vatandaşlık değil oturum izni olduğunu vurguladı. Sürecin ticari planlarla ilgili olduğunu savunan Gökçek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sinan Burhan bunu vatandaşlık olarak açıklamıştı. Sinan konuyu anlamamış, o oturum izniydi. Ama onun detaylarını bilmiyorum çocuklara soracağım. Çocuklar Almanya'da ticaret yapmayı düşünüyorlar. Olay sadece bu. Bunlar 3.8 milyonu almış, bunu da tek seferde ödeyememiş, taksit taksit ödemişler." "AK Parti Gökçekleri Gözden Çıkardı mı?" Sorusuna Yanıt Röportajın en çok merak edilen bölümünde İsmail Saymaz'ın yönelttiği "AK Parti Gökçekleri acaba gözden çıkardı mı?" sorusunu yanıtlayan Melih Gökçek, yargı süreci ve partisiyle ilgili şu karşılığı verdi: "Adalet herkese adalet. Gökçek'lere de adalet, İsmail Saymaz'a da adalet. Bakın ben ağlıyor muyum?" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim" Haber

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim"

"Haluk Levent bende hiçbir zaman güven uyandırmadı" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar'ın tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Savcılık tutanağına yansıyan açıklamalarında Gökbakar, Haluk Levent'i 6 Şubat depremlerinden önce yalnızca kamuoyundan tanıdığını ifade etti. Gökbakar ifadesinde, "Kendisinin çek senet veya dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını biliyordum. O yüzden kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır" diyerek, Levent'e yaklaşımının depremlerden çok öncesine dayandığını vurguladı. "Ahbap Derneğiyle hiçbir dönem ilişkim olmadı" Ahbap Derneğiyle herhangi bir mali ya da organizasyonel bağı bulunmadığını kaydeden Gökbakar, dernek üzerinden hiçbir maddi yardımda bulunmadığını söyledi. Afet dönemlerindeki yardım faaliyetlerini kendi imkânları ve sosyal medya kitlesi aracılığıyla yürüttüğünü belirten Gökbakar, "Ahbap Derneği ile hiçbir dönem ilişkim olmadı, bu dernek eliyle hiçbir dönem maddi olarak yardım yapmadım" ifadelerini kullandı. "Yardımlarımı AFAD üzerinden yürüttüm" Afet yardımlarında her zaman devletin resmî kurumlarını tercih ettiğini belirten Gökbakar; 2021 yılında Kastamonu'da yaşanan sel felaketi ile Muğla'daki orman yangınlarında topladığı yardımları AFAD'a teslim ettiğini anlattı. Kastamonu'daki yardımları sosyal medya hesabından duyurarak kitlesini de AFAD'a yönlendirdiğini belirten Gökbakar, "Bakış açım hep bu tür yardım faaliyetlerinin resmî kanallar üzerinden yapılması yönündeydi" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından da aynı çizgiyi koruduğunu ve Ahbap'ı destekleyen herhangi bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Kızılay çadırları tartışması İfadesinde 6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay'dan yapılan çadır alımlarına da değinen Gökbakar, Haluk Levent'in bu konudaki açıklamalarına sorgulayıcı yaklaştığını ve yaptığı bir paylaşım sonrasında Levent'le sosyal medyada tartışma yaşadıklarını aktardı. Yakın çevresine ve sosyal medya hesaplarında Haluk Levent'in geçmişindeki dosyalara dikkat çektiğini belirten Gökbakar, "Haluk Levent'in geçmiş dosyalarını da göz önünde bulundurarak kendisine daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini deklare etmişimdir. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir" sözleriyle ifadesini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alparslan Kuytul soruşturmasında çarpıcı iddialar: İnfaz timi kurulmuş Haber

Alparslan Kuytul soruşturmasında çarpıcı iddialar: İnfaz timi kurulmuş

Soruşturmada Çarpıcı detaylar Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edilen ve aralarında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul'un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı. Türkiye Gazetesi'nin aktardığı bilgilere göre, soruşturma dosyasında dini vakıf görünümü altındaki yapının işleyişine ve muhaliflere yönelik uygulanan baskı mekanizmalarına ilişkin dikkat çekici iddialar gün yüzüne çıktı. "Furkan istihbarat teşkilatı" ve "İç Mahkeme" iddiaları Dosyada yer alan iddialara göre, Furkan Vakfı bünyesinde muhalif üyeleri izlemek ve cezalandırmak amacıyla "Furkan İstihbarat Teşkilatı" (FİT) adı altında gizli bir yapı kuruldu. Eski vakıf mensubu M.G.'nin ifadesinde, şüpheli Mevlüt Kaynarpunar'ın yönettiği öne sürülen bu yapının, vakıftan ayrılmak isteyen veya sistemi sorgulayan kişileri takip ettiği belirtildi. Üyelerin özel yaşamlarına dair bilgilerin toplanarak Alparslan Kuytul'a iletildiği, ardından vakıf binalarında "iç mahkeme" adı verilen toplantılar düzenlendiği, bazı üyelerin bu toplantılarda topluluk önünde sorgulandığı iddia edildi. Söz konusu sorgu görüntülerinin ise diğer üyeleri caydırmak amacıyla şifreli YouTube bağlantıları üzerinden örgüt mensuplarına izletildiği öne sürüldü. Dosyadaki bir diğer iddiada ise N.A. isimli kişinin Kuytul'u eleştirmesi üzerine Semra Kuytul başkanlığındaki bir heyet tarafından sorgulandığı, zorla diz çöktürülerek şiddete uğradığı ifade edildi. "İnfaz timi" ve tehdit iddiaları Soruşturma dosyasında, vakıf içi disiplin uygulamaları kapsamında kurallara uymadığı öne sürülen kişilere falaka ve darp cezaları verildiği de yer aldı. Yapılanmanın ikinci adamı olduğu iddia edilen Erol Ardıç'a bağlı bir "İnfaz Timi" grubunun bulunduğunu belirten dosyada, muhalif görülen kişilerin "kalemin kırıldı" denilerek tehdit edildiği ve darp edildiği kaydedildi. Kuytul çifti suçlamaları reddetti Soruşturma kapsamında hakim karşısına çıkan Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul, haklarındaki iddiaların hiçbirini kabul etmedi. Çift, bu iddiaları ortaya atan kişilerin kendilerine ve cemaatlerine karşı kişisel husumet beslediğini savundu. Soruşturmanın müştekilerinden Fırat Avcı ise operasyonun siyasi olmadığını belirterek, kişilerin "Paranızı çalıştıracağız, sizi zengin edeceğiz" vaadiyle kandırıldığını öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuytul soruşturmasında eski mensubun ifadesi ortaya çıktı: "Hocam gelirse kafalarını keser" Haber

Kuytul soruşturmasında eski mensubun ifadesi ortaya çıktı: "Hocam gelirse kafalarını keser"

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Adana İl Emniyet Müdürlüğü tarafından kamuoyunda 'Furkancılar' olarak bilinen ve Alparslan Kuytul'un liderliğini yaptığı yapılanmaya yönelik dün sabah 6 ilde toplam 49 adrese eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Çeşitli suçlamalarla Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul dahil 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, Kuytul çiftinin de aralarında bulunduğu şüpheliler emniyet birimlerince gözaltına alındı. Operasyonun ardından soruşturma dosyasına, 1998 yılından bu yana yapı içerisinde yer alan eski mensup Mürsel Güler’in müşteki sıfatıyla verdiği ayrıntılı ifade girdi. Söylemlerin sertleşmesi kırılma noktası oldu Güler, ifadesinde zaman içerisinde Alparslan Kuytul’un hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları ve diğer dini gruplara yönelik siyasi söylemlerinin sertleştiğini, bu durumu eleştirmesiyle birlikte yapı içerisinde itibarsızlaştırılmaya başlandığını öne sürdü. Semra Kuytul’un bir toplantıda eleştirel isimlere yönelik olarak "Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser" şeklinde ifadeler kullandığını ve başka bir yayında da siyasi değerlendirmeleri eleştirenler için "ağzının üstüne yumruk çakılması" şeklinde sözler sarf edildiğini savunan Güler, kendisinin sosyal medya üzerinden "ajan", "karaktersiz" ve "karakteri bozuk" gibi ifadelerle hedef gösterildiğini anlattı. Kampanyalar ve baskı yöntemleri Güler, ifadesinde kendisine karşı yürütülen itibarsızlaştırma kampanyasının bizzat Alparslan Kuytul tarafından organize edildiğini, bu kapsamda onlarca kişinin katılımıyla 8,5 saat süren bir toplantı gerçekleştirildiğini ve mensuplara kendisi aleyhinde paylaşımlar yapılması için "2 gün herkes tweet atacak" şeklinde talimatlar verildiğini iddia etti. Ayrıca geçmişte Hasan Koyuncu ve Koray Sarısaçlı gibi isimlere karşı uygulandığını belirttiği, cemaat içinde dışlanma korkusuyla yaptırılan zorunlu videoların da yine doğrudan Alparslan Kuytul’un yönetimiyle hazırlandığını ileri süren Güler, "Kimin ne konuşacağını, ne anlatacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir" dedi. "Can güvenliğim yok" İfadesinde Alparslan Kuytul’un, kendisini eleştirenlerle irtibatı kesmek adına mensuplara "Bunlarla görüşende cemaat kanı yoktur, bunlarla görüşen kansızdır" şeklinde talimatlar verdiğini ve İsmail Ataş isimli bir mensubun ayrılan kişiler hakkında aşağılayıcı içerikler hazırlamakla görevlendirildiğini iddia eden Güler, can güvenliğinin sağlanması talebiyle Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve ilgili diğer şüphelilerden şikâyetçi oldu. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi ve adli sürecin devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi  ortaya çıktı Haber

Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Emniyet ve Savcılık ifadesinde suçlamaları reddetti Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İstanbul Emniyet Müdürlüğünün de destek verdiği soruşturma kapsamında; örgüt yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltilen Alihan Kuriş'in ifadeleri tamamlandı. Kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddeden Kuriş, yürütülen soruşturmayı "itibar suikastı" olarak nitelendirdi. Savcılıkta kendisini "Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever, bir kanaat önderiyim" sözleriyle tanıttı. Aktif GSM hattı bulunmuyor Sorgu tutanağında Kuriş'in iletişim yöntemine dair dikkat çekici ayrıntılar yer aldı. Savcılık ifade tutanağının kimlik bilgilerine "Aktif kullandığı herhangi bir GSM numarası yoktur" kaydı geçirildi. Kuriş, kendi adına kayıtlı bir hat bulunmadığını, genellikle ofis telefonunu kullandığını ancak ofis numarasını da net olarak hatırlayamadığını öne sürdü. Kendisini bir "kanaat önderi" olarak tanımlayan Kuriş'e, soruşturma kapsamında yaklaşık 50 kişiden oluşan bir isim listesi yöneltildi. Kuriş, listedeki çok sayıda isim için "tanımam", "ismini duymuşluğum vardır" veya "birkaç kez gördüm" şeklinde yanıtlar verdi. Rüstem Şahin'in, yapının başına geçmesinin ardından cemaat mensuplarına "mutlak itaat" baskısı yapıldığı yönündeki beyanını ise kesinlikle kabul etmediğini belirterek iddiayı "hayal ürünü bir iftira" olarak nitelendirdi. Malvarlığı ve 380 Bin TL aylık gelir beyanı Aylık gelirinin yaklaşık 380 bin TL olduğunu ve bu gelirin şirket maaşı ile kira gelirlerinden oluştuğunu beyan eden Kuriş'in açıkladığı malvarlığına göre babasından miras kalan gayrimenkuller, Sakarya Erenler'de bir ofis binasında hisse, Çamlıca'da kendisine ait 3 katlı ev, Kısıklı'da aile fertleriyle ortak yaklaşık 450 metrekare arsa, 2008 model Mercedes marka otomobil, İş Bankasındaki şahsi hesabında yaklaşık 650 bin TL'si bulunuyor. Kuriş ayrıca Altun Mimarlık İnşaat'ın yüzde 51 hissedarı olduğunu, ELF Yapı'da ise geçmişte yüzde 49 hisseye sahip bulunduğunu belirtti. Soruşturma dosyasında ise Kuriş ailesi adına toplam 191 gayrimenkul kaydı bulunduğu tespitine yer verildi. Arden Gıda'daki milyarlık trafik ve MASAK raporu Kuriş'in eski ortağı olduğu ve hisselerini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'e devrettiği Arden Gıda'nın mali hareketleri sorgulamanın en geniş bölümünü oluşturdu. MASAK verilerine göre Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacmi 2017 ile 30 Haziran 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştı. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları ise 1 milyar 575 milyon TL'yi buldu. Ortaklık oranına ilişkin sorulara Kuriş, hissesini yüzde 5 olarak hatırladığını söylerken; GİB kayıtlarında bu oranının farklı dönemlerde yüzde 10, yüzde 2 ve yüzde 5 olduğu, 12 Şubat 2020 ile 28 Temmuz 2021 tarihleri arasında ise yüzde 37,5'e yükseldiği belirlendi. Milyarlık mali tabloya karşılık Kuriş, savunmasının merkezine hisselerini Temmuz 2021'de devretmiş olmasını koyarak MASAK raporundaki verilerin çoğunluğunun 2023 ve sonrası tarihlere ait olduğunu savundu. Çelik kasadan çıkan 3 milyon dolarlık senet 13 Ağustos'ta ikametinde gerçekleştirilen aramada ele geçirilen yüksek miktardaki altın ve ziynet eşyaları sorulan Kuriş, bunların bir kısmının düğünde takılan takılar, bir kısmının ise çocuklarına verilen hediyeler olduğunu belirterek "Tamamı ailemin birikimidir" savunmasını yaptı. Aramada bulunan en dikkat çekici belgelerden birinin ise alacaklısı Alihan Kuriş, borçlusu ise Osman Aslanali olan 29 Ocak 2021 tarihli 3 milyon dolarlık senet olduğu belirtildi. İfadesinin başında Aslanali'yi yalnızca "İstanbul'dan komşum" olarak tanımlayan Kuriş, çelik kasasındaki senedin gayrimenkul satışına ilişkin teminat senedi olduğunu, ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle senedin kendisinde kaldığını öne sürdü. Yaklaşık 5,5 yıl boyunca kasada muhafaza edilen senet, soruşturmanın dikkat çeken detayları arasında yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.