SON DAKİKA

#İha

HABER DEĞER - İha haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İha haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAE’den İran’a suçlama: Füze ve İHA saldırılarıyla gerilim tırmanıyor Haber

BAE’den İran’a suçlama: Füze ve İHA saldırılarıyla gerilim tırmanıyor

Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ı yeni füze ve İHA saldırıları düzenlemekle suçladı. Yetkililer, ülkenin en önemli petrol terminallerinden biri olan Fujairah Limanı’nın hedef alındığını ve saldırı sonrası bölgede büyük bir yangın çıktığını açıkladı. Yetkililere göre saldırıda 3 Hindistan vatandaşı yaralandı. BAE Savunma Bakanlığı ayrıca, İran’dan fırlatıldığı belirtilen 3 füzenin havada imha edildiğini, bir füzenin ise denize düştüğünü duyurdu. Daha önce de BAE Dışişleri Bakanlığı, devlet petrol şirketi Adnoc ile bağlantılı bir tankerin Hürmüz Boğazı’nda hedef alındığını bildirmişti. BAE yönetimi yaşananları “tehlikeli bir tırmanış” olarak nitelendirdi. İran cephesi ise suçlamaları reddetti. İran devlet televizyonuna konuşan bir askeri yetkili, “BAE’yi hedef alma planımız yok” açıklamasında bulundu. Gerilim, ABD’nin bölgede askeri varlığını artırdığı bir dönemde yaşanıyor. Washington, ABD donanmasına ait savaş gemileri ile ABD bayraklı ticaret gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini duyurdu. Öte yandan İran, ABD’ye ait bir savaş gemisine uyarı ateşi açtığını savunurken, ABD tarafı bu iddiayı yalanladı. Taraflar arasında karşılıklı suçlamalar sürerken, küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki risk giderek büyüyor. Bölgede, Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim, Nisan başındaki ateşkese rağmen deniz trafiğinin hâlâ ciddi şekilde aksamasına yol açıyor. Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği boğazdaki belirsizlik, küresel piyasalar açısından endişe yaratıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

NATO’dan Türkiye’ye savunma sanayisi övgüsü: Türkiye’den çok şey öğrenebiliriz Haber

NATO’dan Türkiye’ye savunma sanayisi övgüsü: Türkiye’den çok şey öğrenebiliriz

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, yaptığı açıklamada, “Türkiye bir savunma sanayisi devrimi yaşadı. Türkiye’nin yaptıklarından çok şey öğrenebiliriz” ifadelerini kullandı. “Türkiye savunma sanayisinde devrim yaptı” NATO Genel Sekreteri Rutte, özellikle son yıllarda Türkiye’nin yerli ve milli savunma projelerinde önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı. Rutte, NATO ülkelerinin savunma üretim kapasitesini artırmaya çalıştığı bir dönemde, Türkiye’nin geliştirdiği modelin dikkat çekici olduğunu belirtti. Türkiye’nin insansız hava araçları, zırhlı araçlar, mühimmat ve elektronik harp sistemleri gibi alanlarda önemli bir üretim gücü oluşturduğunu söyleyen Rutte, bu tecrübenin diğer müttefikler için de yol gösterici olabileceğini ifade etti. NATO içinde dikkat çeken çıkış Mark Rutte’nin sözleri, Türkiye’nin NATO içindeki savunma sanayisi rolüne yönelik son dönemde yapılan en güçlü açıklamalardan biri olarak değerlendiriliyor. Türkiye, özellikle Baykar üretimi İHA ve SİHA’lar ile Bayraktar TB2, Bayraktar Kızılelma ve ANKA gibi projeler sayesinde NATO içinde öne çıkıyor. Ayrıca ASELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi şirketlerin geliştirdiği sistemler de birçok ülke tarafından yakından takip ediliyor. Savunma harcamaları tartışılırken geldi Mark Rutte’nin açıklamaları, NATO içinde savunma harcamalarının artırılması ve Avrupa ülkelerinin üretim kapasitesini yükseltmesi tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Son yıllarda birçok NATO ülkesi savunma harcamalarını artırsa da, savunma sanayisinde dışa bağımlılık ve üretim hızının düşüklüğü eleştiri konusu olmaya devam ediyor. Rutte, bu nedenle Türkiye’nin kısa sürede oluşturduğu üretim kapasitesinin dikkatle incelenmesi gerektiğini savundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Savaşta dengeleri değiştirecek iddia! Rusya İran’a sevkiyata başladı Haber

Savaşta dengeleri değiştirecek iddia! Rusya İran’a sevkiyata başladı

İstihbarat kaynakları: Sevkiyat başladı Haberde, Batılı istihbarat kaynaklarının Rusya’nın bu ay itibarıyla İran’a askeri ve lojistik destek gönderdiğini öne sürdüğü aktarıldı. Sevkiyatın yalnızca İHA’larla sınırlı olmadığı; gıda ve tıbbi malzemeleri de kapsadığı, teslimatların aşamalı olarak sürdüğü ve ay sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği belirtildi. Amaç: Askeri kapasiteyi güçlendirmek İddialara göre Moskova’nın bu hamlesi, İran’ın savaş kapasitesini artırmayı ve bölgedeki askeri dengeyi lehine çevirmeyi hedefliyor. Uzmanlar, bu tür bir desteğin sahadaki güç dengesini doğrudan etkileyebileceğini ve çatışmanın süresini uzatabileceğini değerlendiriyor. Kremlin’den yalanlama geldi Rusya cephesi ise iddiaları reddetti. Kremlin’den yapılan açıklamada, “Ortada dolaşan birçok asılsız haber var. İran ile diyalogumuz sürüyor” denildi. Bu açıklama, iddiaların doğruluğu konusunda soru işaretlerini artırırken, uluslararası kamuoyunda tartışmayı daha da büyüttü. Bölgede gerilim tırmanıyor Öte yandan İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlediği, İsfahan başta olmak üzere birçok noktada patlamaların yaşandığı bildirildi. İran ise Körfez ülkelerinde bulunan ABD üslerine yönelik misillemelerini sürdürüyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, gece boyunca İHA ve füze saldırılarının püskürtüldüğünü açıkladı. Küresel kriz derinleşiyor Savaşın bölgesel bir çatışmadan çıkarak küresel güçlerin dahil olduğu bir krize dönüşme riski her geçen gün artıyor. Rusya’nın İran’a destek verdiği iddiası doğrulanırsa, bu gelişme yalnızca savaşın seyrini değil, uluslararası dengeleri de kökten değiştirebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Japonya’dan kritik hamle: Elektronik harp uçağı test edildi Haber

Japonya’dan kritik hamle: Elektronik harp uçağı test edildi

Japonya, savunma teknolojilerinde yeni bir aşamaya geçti. Kawasaki EC-2 SOJ adlı elektronik harp uçağı ilk uçuşunu gerçekleştirirken, bu gelişme hem askeri kapasite hem de bölgesel dengeler açısından dikkat çekti. Ancak test süreciyle birlikte bazı teknik tartışmalar da gündeme geldi. Elektronik harp kapasitesi dikkat çekti Yeni nesil uçak, düşman radarlarını ve elektronik sistemleri doğrudan çatışma alanına girmeden devre dışı bırakma özelliğine sahip. Bu teknoloji sayesinde Japonya’nın yüksek riskli bölgelerde daha düşük kayıpla operasyon yürütebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, elektronik harp sistemlerinin modern savaşın en kritik unsurlarından biri haline geldiğini vurguluyor. Modern savaşın yeni aracı EC-2 SOJ’un, Japonya’nın savunma stratejisinde caydırıcılığı artırması bekleniyor. Elektronik sistemleri hedef alabilen bu tür platformlar, klasik askeri güçten ziyade teknolojik üstünlüğü ön plana çıkarıyor. Bu gelişme, Japonya’nın askeri doktrininde de önemli bir dönüşümün işareti olarak değerlendiriliyor. Zayıf noktası tartışma yarattı Uçağın ilk testinin ardından en çok konuşulan konu ise ağırlığı oldu. Bazı savunma uzmanları, yüksek ağırlığın uçağı düşük maliyetli insansız hava araçlarına karşı savunmasız hale getirebileceğini belirtti. Bu durum, modern savaşta giderek daha fazla kullanılan ucuz ve sürü halinde hareket eden İHA’lara karşı risk oluşturabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor. Bölgesel dengelere mesaj Japonya’nın bu hamlesi, yalnızca savunma kapasitesini artırmakla sınırlı görülmüyor. Uzmanlara göre bu adım, aynı zamanda bölgedeki güç dengelerine yönelik stratejik bir mesaj taşıyor. Özellikle Çin’in son yıllarda elektronik harp ve füze sistemlerine yaptığı yatırımlar dikkate alındığında, Tokyo’nun bu testle caydırıcılığını artırmayı hedeflediği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan finans misillemesi: Dubai’de ABD bankası vuruldu Haber

İran’dan finans misillemesi: Dubai’de ABD bankası vuruldu

ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşın 15. gününde gerilim yeni bir boyuta taşındı. Bölgeden gelen bilgilere göre İran, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde bulunan Citibank şubesinin yer aldığı gökdeleni insansız hava aracıyla hedef aldı. Patlama sonrası binada yangın çıktığı bildirildi. İHA saldırısı sonrası gökdelen alev aldı Saldırının ardından sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, gökdelenin üst katlarında büyük bir patlama yaşandığı ve kısa sürede yangının yayıldığı görüldü. Görgü tanıkları patlamanın ardından bölgede yoğun duman yükseldiğini aktardı. Saldırının, İran’ın ABD’ye karşı yürüttüğü misilleme operasyonlarının yeni halkası olduğu değerlendiriliyor. Saldırının Sepah Bankası misillemesi olduğu öne sürüldü İran’a yakın kaynaklar, saldırının 11 Mart’ta Tahran’da hedef alınan Sepah Bankası’na yönelik saldırının ardından gerçekleştirildiğini iddia etti. ABD’nin o tarihte İran’ın başkentinde bulunan Sepah Bankası’nın dijital güvenlik merkezine füze saldırısı düzenlediği ve bunun ardından bankacılık sistemlerinde ciddi aksaklık yaşandığı bildirilmişti. Söz konusu saldırı sonrasında Sepah Bank ve Melli Bank’ın çevrim içi sistemlerinin çöktüğü ve bankacılık hizmetlerinin bir süre devre dışı kaldığı açıklanmıştı. İran daha önce ABD bankalarını hedef göstereceğini duyurmuştu Sepah Bankası saldırısının ardından İran ordusu tarafından yapılan açıklamada finans sektörünün hedef alınabileceği mesajı verilmişti. Açıklamada, “Düşman finansal egemenliğimize saldırmıştır. Bu andan itibaren bölgedeki ABD ve müttefiki olan tüm ekonomik merkezler ve bankalar meşru hedefimizdir” ifadeleri kullanılmıştı. Dubai’deki saldırının bu açıklamanın ardından geldiği belirtiliyor. Citibank güvenlik nedeniyle şubelerini kapatmıştı Öte yandan Citibank yönetimi, İran’dan gelen tehditlerin ardından bölgede faaliyet gösteren şubelerle ilgili güvenlik önlemleri almıştı. Banka, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki şubelerinin büyük bölümünü geçici olarak kapatma kararı aldığını duyurmuştu. Bölgedeki gerilim sürerken finans merkezlerinin de çatışmanın hedefi haline gelmesi, savaşın ekonomik boyutunun giderek büyüdüğüne işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz! Haber

İran’dan İsrail’e gözdağı: Saldırının başladığı günden çok daha güçlüyüz!

"Füze ve İHA gücümüzü artırdık" Devrim Muhafızları’nın düzenlediği havacılık ve uzay sergisinde konuşan Şikarçi, 12 gün süren çatışmaların kendileri için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Savaş sahasında füze, İHA ve hava savunma sistemlerinin hayati önemini bir kez daha anladıklarını belirten İranlı general, Tahran yönetiminin vakit kaybetmeden bu alanlardaki kapasitesini artırma yoluna gittiğini dile getirdi. "Tel Aviv çatışmayı durdurmak için mektup gönderdi" Şikarçi, İsrail’in ABD’nin açık desteğine rağmen sahada istediğini alamadığını ve mağlubiyete uğradığını savundu. Tuğgeneral, İsrail yönetiminin zor duruma düştüğü için çatışmayı sonlandırmak adına İran’a mektup gönderdiğini iddia ederek, "Silahlı kuvvetlerimiz bu süreçten ders çıkararak gücüne güç katmıştır" ifadelerini kullandı. Haziran ayında neler yaşanmıştı? İran ile İsrail ve ABD arasında geçtiğimiz haziran ayında yaşanan gerilim, bölgeyi topyekûn savaşın eşiğine getirmişti: 13 Haziran: İsrail, İran’daki nükleer tesislere ve ordunun üst komuta kademesine geniş çaplı saldırılar düzenledi. Saldırılarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetti. 22 Haziran: ABD, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisini vurdu. 23 Haziran: İran, misilleme olarak ABD’nin Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü’ne saldırdı. 24 Haziran: ABD Başkanı Donald Trump, taraflar arasında ateşkes sağlandığını duyurdu.

İran balistik füzeleri ateşledi! Haber

İran balistik füzeleri ateşledi!

'Şehit Muhammed Nazıri' tatbikatında gökyüzü füzelerle aydınlandı İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve ihtilaflı Nazaat Adaları bölgesinde başlattığı iki günlük "Şehit Muhammed Nazıri" deniz tatbikatı ile askeri kapasitesini sahaya sürdü. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, tatbikatın en kritik aşamasında "Kader 110" ve "Kader 380" sınıfı seyir füzeleri ile "Kadir 303" balistik füzesi ateşlendi. Temsili hedeflerin başarıyla imha edildiği operasyona, eş zamanlı olarak havalanan insansız hava araçları (İHA) da destek verdi. Simüle edilmiş düşman unsurlarına havadan saldırı düzenleyen İHA'ların yanı sıra, kıyı bölgelerine yapılabilecek olası çıkarma harekatlarına karşı gemilere konuşlu savunma sistemleri de test edildi. İhtilaflı adalarda hakimiyet mesajı ve BAE ile tarihi gerilim Askeri hareketliliğin merkez üssü olan Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adaları (Nazaat Bölgesi), İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yarım asrı aşan bir egemenlik krizinin tam ortasında yer alıyor. Bölgedeki zengin petrol rezervleri ve Hürmüz Boğazı'na hakim stratejik konumu nedeniyle paylaşılamayan bu adalar, 1971 yılına kadar İngiliz işgali altındaydı. İngiltere'nin çekilerek kontrolü BAE'ye devretmesinin hemen ardından İran ordusu adalara çıkarak hakimiyeti ele geçirdi. BAE yönetimi, İran'ı "işgalci" olarak tanımlayıp uluslararası arenada hak arayışını sürdürürken; Tahran yönetimi, adaların 1903'te geçici olarak İngilizlere geçtiğini, BAE henüz kurulmadan önce de tarihsel olarak bu toprakların İran halkına ait olduğunu savunuyor. Yapılan bu son tatbikat, Tahran'ın adalar üzerindeki iddiasından vazgeçmeyeceğinin askeri bir kanıtı olarak yorumlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.