SON DAKİKA

#İktidar

HABER DEĞER - İktidar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İktidar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suat Kılıç’tan CHP’ye uyarı: "Muhalefetten Umut Kesilirse Seçim Anlamsızlaşır" Haber

Suat Kılıç’tan CHP’ye uyarı: "Muhalefetten Umut Kesilirse Seçim Anlamsızlaşır"

Ana muhalefet belirsizliğin tüm muhalefet bloğu için bir risk teşkil ettiğini savunan Kılıç, "CHP'deki tarafları kaosu bitirmeye davet ediyorum. Ana muhalefet partisinden umut kesilirse muhalefetin tamamından umut kesilir." dedi. "CHP’deki kaos iktidarın ekmeğine yağ sürüyor" Kılıç, CHP’de yaşanan sürecin siyasetin gündemini esir aldığını ve iktidarın işini kolaylaştırdığını belirtti. "AK Parti, CHP’ye ne kadar teşekkür etse az gelir" diyen Kılıç, "Ekonomiyi, esnafı, enflasyonu, eğitimi, adaleti, aileyi, çiftçiyi, köylüyü değil CHP’yi konuşuyoruz" ifadelerini kullandı. Meclis koridorlarına yansıyan kaosun Türkiye’ye yakışmadığını söyleyen Kılıç, "Kaos eşittir CHP görüntüsü silinmelidir. Bir an önce anlaşın, kurultay kararınızı alın. Sorunun kaynağı değil, çözümün adresi olun" çağrısında bulundu. Siyasi partilerin yönetiminde "hukuk garabeti" eleştirisi Bir hukukçu kimliğiyle CHP’deki "mutlak butlan" sürecini değerlendiren Kılıç, siyasi partilerin dernekler kanunu ile yönetilmesinin yanlış olduğunu savundu. "Siyasi partileri dernekler yasası ile yönetmek yanlıştır" diyen Kılıç, bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bir siyasi partinin yönetimi üzerinde böylesi bir "tesir icra edemeyeceğini" belirtti. "Bir partinin hukukuyla bu kadar derinden oynamamak lazımdır" diyen Kılıç, "Yargıtay, İstinaf'ın kararına uymazsa; tedbirli olarak alınmış olmasından dolayı karar behemehal uygulanmış oldu" ifadelerini kullandı. "Devlet zalim olamaz" diyerek mağduriyetler listesi açıkladı Kılıç, konuşmasında Türkiye’nin bir "mağduriyetler cumhuriyeti" haline geldiğini iddia ederek, devletin şefkat ve adaletle yaklaşması gereken grupları sıraladı. EYT'de bir gün farkla emekliliği kaçıranlar, staj ve çıraklık mağdurları ile KHK ile görevden ihraç edilen ve sonrasında mahkemelerde beraat eden kamu çalışanlarının haklarının iade edilmesi gerektiğini vurguladı. "Devlet, mağdur ettiği vatandaşın hak kaybını gidermeli; hak gaspını iade etmelidir" diyen Kılıç, "Adaletten ayrılmak zulümdür. Ayrılan zalimdir. Devlet zalim olamaz" şeklinde konuştu. "Türkiye'de tarım bitiyor" uyarısı Devletin açıkladığı buğday alım fiyatını da eleştiren Kılıç, çiftçinin üretim maliyetlerinin altında bir fiyatla karşı karşıya bırakıldığını savundu. Bir kilo buğdayın maliyetinin 15 lirayı bulduğunu belirten Kılıç, devletin verdiği 16,5 liralık fiyatın enflasyon ve refah payını karşılamadığını ifade etti. "Dikkat çekiyoruz, ikaz ediyoruz: Türkiye’de tarım bitiyor" diyen Kılıç, "Köylüye bakmayın, köylüyü görün, sorunları görün, çözüm üretin, sorunları bitirin, tarımı bitirmeyin" uyarısında bulundu. Erken seçim hazırlığı Basın mensuplarının erken veya baskın seçim ihtimaline ilişkin sorusunu yanıtlayan Kılıç, Yeniden Refah Partisi olarak her türlü seçim senaryosuna hazır olduklarını belirtti. "İktidar kendini hazır hissettiği anda seçim kararını alacaktır" diyen Kılıç, CHP’deki dağınıklık ve muhalefetteki adaylık belirsizliklerinin AK Parti'yi kendini "rakipsiz" hissetmeye ittiğini ve "bu ortam her an bir seçim kararı ile Türkiye'yi karşı karşıya getirebilir" ifadesini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orwell’in en sert siyasi eleştirisi: Hayvan Çiftliği ne anlatıyor? Haber

Orwell’in en sert siyasi eleştirisi: Hayvan Çiftliği ne anlatıyor?

Kitapta bir grup çiftlik hayvanı, kendilerini sömürdüklerini düşündükleri insanlara karşı ayaklanarak yönetimi ele geçiriyor. Başlangıçta eşitlik ve özgürlük vaat eden bu yeni düzen, zamanla eski sistemi aratmayan baskıcı bir yapıya dönüşüyor. Romanın en çarpıcı yönü de burada ortaya çıkıyor: İktidar değişiyor, ancak güç yeniden belirli bir grubun elinde toplanıyor. Orwell’in yarattığı hikâye özellikle Sovyetler Birliği’ne ve Josef Stalin dönemine yönelik bir eleştiri olarak yorumlanıyor. Kitaptaki karakterlerin büyük bölümü gerçek siyasi figürleri temsil ederken, olay örgüsü de devrim sonrası yaşanan güç mücadelelerine gönderme yapıyor. Romanın en bilinen cümlelerinden biri olan “Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir” ifadesi ise yıllardır siyasi tartışmaların sembollerinden biri olarak kullanılmaya devam ediyor.Eleştirmenlere göre bu söz, iktidarın zamanla kendi ayrıcalıklı sınıfını yaratmasını anlatan en güçlü siyasi eleştirilerden biri olarak görülüyor. Eleştirmenlere göre romanın kalıcı olmasının nedeni, belirli bir dönemi anlatmakla sınırlı kalmaması. Çünkü kitap, gücün denetlenmediği her sistemde benzer sonuçların ortaya çıkabileceğini savunuyor. George Orwell kimdir? 1903 yılında Hindistan’da doğan George Orwell, gerçek adıyla Eric Arthur Blair, 20. yüzyılın en etkili siyasi yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. İngiltere’de eğitim gören Orwell, genç yaşta sömürge polisliği yaptı ancak daha sonra bu sisteme karşı sert eleştiriler yöneltti. Gazetecilik ve yazarlık kariyeri boyunca yoksulluk, eşitsizlik, savaş ve baskıcı yönetimler üzerine yoğunlaştı. Özellikle İspanya İç Savaşı sırasında yaşadıkları, onun siyasi düşüncelerini büyük ölçüde şekillendirdi. Orwell’in eserlerinde en dikkat çeken tema ise propaganda ve devlet kontrolü oldu. Hayvan Çiftliği ve daha sonra yayımlanan 1984, yalnızca edebiyat dünyasında değil siyasi tartışmalarda da en çok referans verilen kitaplar arasına girdi. 1950 yılında hayatını kaybeden Orwell’in eserleri bugün hâlâ dünyanın birçok ülkesinde okunmaya devam ediyor. Özellikle Hayvan Çiftliği, devrimlerin nasıl yozlaşabileceğini anlatan en güçlü siyasi romanlardan biri olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Seçmen “hiçbiri” dedi: Türkiye’de siyasete güven alarm veriyor Haber

Seçmen “hiçbiri” dedi: Türkiye’de siyasete güven alarm veriyor

Türkiye’de siyasal temsiliyet tartışmaları yeni bir boyut kazandı. HİSAR Araştırma tarafından paylaşılan ve ASAL Araştırma verilerine dayandırılan son analiz, yurttaşların mevcut siyasi aktörlere duyduğu güvenin ciddi biçimde zayıfladığını ortaya koydu. “Türkiye’nin sorunlarını hangi parti çözer?” sorusuna verilen yanıtlar, sistemin çözüm üretme kapasitesine dair derin bir sorgulamaya işaret ediyor. Toplumun yarıya yakını siyasetten umudunu kesmiş görünüyor Araştırmaya göre en yüksek oran %39,5 ile “Hiçbiri” seçeneğinde toplandı. Buna %8,4’lük “Fikrim yok / cevap yok” diyenler de eklendiğinde toplam oran %47,9’a ulaşıyor. Bu tablo, Türkiye toplumunun neredeyse yarısının siyaset kurumunun sorun çözme kapasitesine dair ciddi bir güvensizlik içinde olduğunu ortaya koyuyor. Analize göre bu durum, yalnızca geçici bir memnuniyetsizlik değil, yapısal bir temsiliyet krizine işaret ediyor. İktidar ve ana muhalefet seçmeni ikna edemiyor Verilerde Adalet ve Kalkınma Partisi %21,4 seviyesinde kalırken, Cumhuriyet Halk Partisi %17 oranında destek görüyor. Bu sonuçlar, yurttaşların ne mevcut iktidarı sorunların çözümü için yeterli bulduğunu ne de ana muhalefeti güçlü bir alternatif olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Kutuplaşmış siyasi yapının, seçmen nezdinde çözüm üretme kapasitesini zayıflattığı değerlendirmesi öne çıkıyor. Alternatif partiler de çıkış yolu olarak görülmüyor Araştırma, ana akım partilere yönelik güvensizliğin küçük partilere yönelmediğini de ortaya koyuyor. %5’in altında kalan diğer partiler, seçmenin tepkisini çekim merkezine dönüştüremiyor. Bu durum, toplumun mevcut siyasi dil ve vaatlerin tamamına mesafeli olduğunu ve yeni bir siyasal arayış içinde bulunduğunu gösteriyor. Uluslararası örnekler benzer kırılmalara işaret ediyor Analizde, Türkiye’deki tablo ile Macaristan’da yaşanan siyasal kırılmalar arasında benzerlik kuruldu. Macaristan’da iktidar ve ana muhalefete duyulan güvensizlik, yeni aktörlerin hızla yükselmesine zemin hazırlamıştı. Türkiye’de ise yurttaşların henüz yeni bir alternatifin ortaya çıkacağına dair güçlü bir inanç taşımadığı ifade ediliyor. Siyasette Temsiliyet Krizi: ASAL Araştırma'nın "Türkiye'nin sorunlarını hangi parti çözer?" sorusuna seçmenin verdiği yanıt tabloyu net özetliyor: En yüksek oran %39,5 ile "Hiçbiri". Seçmen mevcut siyasi aktörlere inancını büyük oranda yitirmiş durumda. İşte analizimiz⤵️ pic.twitter.com/GiJpUcjk70 — HİSAR Araştırma (@hisararastirma) April 27, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Erbakan: Bize de sıra gelebilir Haber

Fatih Erbakan: Bize de sıra gelebilir

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, T24’ün YouTube kanalında gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtladı. Muhalefet belediyelerine ve belediye başkanlarına yönelik soruşturmaları değerlendiren Erbakan, hukuk devletinde soruşturma ve yargılamaların normal olduğunu söyledi. Ancak gözaltı ve tutuklama yöntemlerine tepki gösterdi. “İktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor” Fatih Erbakan, “Şafak operasyonlarıyla gözaltına almalar, tutuklu yargılamalar ve bundan da önemlisi iktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk işletilmesi uygun değil” dedi. Erbakan, bir yurttaşın kendisine “Aman dikkat edin, sizi de almasınlar. İktidar kendisine rakip olacak herkesi içeri tıkıyor” dediğini aktararak, toplumda bu yönde bir algının oluştuğunu savundu. Yıllarca “millet iradesi” ve “sandık” söylemini kullanan iktidarın bugün farklı bir görüntü verdiğini ileri süren Erbakan, “Sandıkta elde edemediğini bu şekilde elde ediyor” düşüncesinin toplumda yaygınlaştığını söyledi. “Bizim de akıbetimiz öyle olabilir” Gazeteci Şirin Payzın’ın, “Sıra bize de gelebilir diye düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt veren Fatih Erbakan, partisinin oy oranı yükselirse benzer bir tabloyla karşılaşabileceklerini ifade etti. Erbakan, “Biz de anketlerde yüzde 40-50-60 gibi oylara ulaştığımız takdirde, Mansur Yavaş gibi, bizim de akıbetimiz öyle olabilir diye düşünüyorum ister istemez” dedi. Erbakan’ın açıklamaları, son dönemde muhalefete yönelik operasyon ve soruşturmalar üzerinden yaşanan tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahmut Arıkan’dan Erdoğan’a: En büyük tehdit Amerika Haber

Mahmut Arıkan’dan Erdoğan’a: En büyük tehdit Amerika

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’yi hedef alan açıklamalarına yanıt verdi. Arıkan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin CHP değil, ABD olduğunu belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Bu coğrafya için en büyük tehdit ABD’dir” Arıkan, Erdoğan’ın “CHP, bu coğrafya için en büyük tehdittir” sözlerine karşı çıkarak, “Tam 47 kez CHP dedi, 1 kez bile Amerika demedi. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD’dir” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yerel yönetimler üzerinden eleştiri Konuşmasında yerel yönetimlere de değinen Arıkan, belediyelere yönelik baskıların arttığını savundu. Özellikle sosyal yardımlar ve yerel hizmetler üzerinden iktidarın müdahalede bulunduğunu öne sürdü. Ekonomi politikalarına tepki Arıkan, hükümetin ekonomi politikalarını da eleştirerek yüksek enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çekti. Vatandaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirten Arıkan, mevcut ekonomik yönetimin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Siyasi tartışma büyüyor Arıkan’ın açıklamaları, iktidar ve muhalefet arasındaki söylem gerilimini yeniden gündeme taşıdı. Önümüzdeki günlerde siyasi aktörlerden gelecek yeni açıklamaların tartışmayı daha da büyütmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli Haber

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli

Tudeh Party of Iran (TUDEH), İran’a yönelik saldırılar ve bölgede tırmanan gerilim hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ülkenin altyapısını hedef alan bombardımanların ve sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların derhal durdurulması gerektiği ifade edildi. “Savaş İran’ın geleceğini karartıyor” TUDEH açıklamasında, mevcut savaş ortamında İran’da özgürlük ve adalet temelinde bir dönüşümün mümkün olmayacağı belirtildi. Parti, Libya, Suriye, Yemen, Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri örnek göstererek savaşın ülkeleri parçalanma ve istikrarsızlığa sürüklediğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “Bugünkü koşullarda ülkenin kilit altyapısını yok etmeyi hedefleyen ve yüzü aşkın kız öğrenci dahil insanlarımızın hayatını kaybetmesine yol açan bombardımanla sürdürülen savaş durdurulmalıdır.” “Ateşkes için ulusal ve uluslararası çaba gerekli” TUDEH, bölgedeki tüm taraflara çağrıda bulunarak ulusal ve uluslararası çabaların ateşkes sağlanmasına odaklanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, hem ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarının hem de İran’daki savaş söylemlerinin barışa zorlanması gerektiği ifade edildi. “İran’ın geleceğini yalnız halk belirler” Parti açıklamasında İran’daki mevcut siyasi sistemin sürdürülebilir olmadığı görüşüne de yer verildi. TUDEH, ülkenin geleceğine ilişkin kararın yalnız İran halkına ait olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: İran’ın geleceğini yalnız İran halkı belirleyebilir Tüm siyasal, ideolojik ve sivil tutuklular serbest bırakılmalı Ulusal bağımsızlık ve barış temelinde demokratik bir yönetim kurulmalı “Ulusal ve demokratik bir iktidar çağrısı” Açıklamanın sonunda TUDEH, İran’da ulusal ve demokratik bir iktidarın kurulması gerektiğini savundu. Parti mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yaşasın barış ve ulusal bağımsızlık. Ulusal ve demokratik bir iktidarın inşası için ileri.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.