SON DAKİKA

#İnsan Hakları

HABER DEĞER - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek’ten AB’ye sert tepki: "Mesnetsiz ithamlar" Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten AB’ye sert tepki: "Mesnetsiz ithamlar"

Gürlek, bu girişimin ideolojik ön yargılardan beslendiğini savunurken, öneriyi dile getiren AP üyesi Vladimir Prebilic’i de eleştirdi. "Siyasi içerikli bir yaklaşım" Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan rapor taslağında, insan hakları ihlalleri gerekçesiyle yaptırım listesine alınması teklif edilen Adalet Bakanı Akın Gürlek, söz konusu girişimi "beyhude bir çaba" olarak nitelendirdi. Türk yargısının bağımsızlığına vurgu yapan Gürlek, "Türk yargısını çarpıtarak siyasi kampanya yürütmek, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir. Bu yaklaşım, söz konusu kurumların güvenilirliğini zedelemektedir" açıklamasında bulundu. AP üyesine şeffaflık eleştirisi Önerinin sahibi Yeşiller Grubu üyesi Vladimir Prebilic’e yönelik sert ifadeler kullanan Gürlek, Prebilic’in geçmişte şeffaflık ve etik konularında çeşitli tartışmaların odağında yer aldığını ileri sürdü. Gürlek, AP üyesine seslenerek, "Kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan tartışmalara bakması yerinde olacaktır" ifadesini kullandı. "Baskı kampanyaları sonuçsuz kalacak" Türkiye'nin hukuk devletine bağlı olduğunu belirten Bakan Gürlek, terörle, organize suçlarla ve yolsuzlukla mücadelenin dış baskılardan etkilenmeyeceğini vurguladı. "Hiç kimse Türkiye yargısını vesayet altına alabileceği zehabına (sanısına) kapılmasın" diyen Gürlek, devletin hukuk düzenini korumaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Süreç nasıl başladı? Daha önce T24’e verdiği demeçte, Türkiye’deki temel hak ihlalleri nedeniyle bazı yetkililere yaptırım uygulanması çağrısında bulunan Vladimir Prebilic, Akın Gürlek’in isminin doğrudan taslak metne girdiğini belirtmişti. Prebilic, Bakan Gürlek’i "siyasi motivasyonla yürütülen yargılamaların baş aktörü" olarak niteleyerek, varlıklarının dondurulmasını da içeren yaptırımların gündeme alınmasını talep etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK listesi açıklandı Haber

Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK listesi açıklandı

Kılıçdaroğlu, partisinin geleceğini inşa edecek ve demokratik değerleri savunacak olan bu güçlü "A Takımı" ile çalışmalarına hız veriyor. Kritik görevlerde değişim Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından açıklanan listede, partinin idari ve örgütsel yapısını güçlendirecek isimler öne çıkıyor. Genel Sekreterlik görevine Rıfat Turuntay Nalbantoğlu getirilirken, Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Orhan Sarıbal, İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına ve Saymanlık görevine ise Bülent Kuşoğlu atandı. Müslim Sarı ise hem Parti Sözcülüğü görevini üstlenerek partinin sesini temsil edecek hem de Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak belediyelerle olan koordinasyonu yönetecek. A Takımı sahaya iniyor Kılıçdaroğlu’nun yeni kadrosu, CHP'nin toplumsal tüm katmanlarına ulaşmayı hedefleyen uzman isimlerden oluşuyor. Yurtdışı örgütlenmeden Semra Dinçer, medya ve halkla ilişkilerden Deniz Demir, sağlık politikalarından Prof. Dr. Ali Rıza Erbay ve işveren sendikaları ile iş dünyasından Cemal Canpolat sorumluluk üstleniyor. Ayrıca sosyal politikalarda Necdet Saraç, eğitim politikalarında Yıldırım Kaya, gençlik politikalarında Hasan Efe Uyar, kültür ve sanat politikalarında Berhan Şimşek görevlendirildi. Kadronun geri kalanında bilgi ve iletişim teknolojilerinde Devrim Barış Çelik, Ar-Ge ve üretim politikalarında Ahmet Hakan Uyanık, bölgesel kalkınmada Nevaf Bilek, işçi sendikaları ve STK'larda Adnan Demirci, sanayi ve ticarette Tahsin Tarhan ve insan hakları ile aile politikalarında Gamze Akkuş İlgezdi yer alıyor. Kılıçdaroğlu liderliğindeki bu ekip, CHP'nin demokratik ilkeler doğrultusunda yürüttüğü mücadeleyi bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’den New York Times tepkisi: Cinsel istismar iddiaları dünyayı ayağa kaldırdı Haber

İsrail’den New York Times tepkisi: Cinsel istismar iddiaları dünyayı ayağa kaldırdı

ABD merkezli New York Times gazetesinde, Pulitzer ödüllü gazeteci Nicholas Kristof imzasıyla yayımlanan analiz, İsrail ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yazıda, İsrail askerleri ve cezaevi personelinin, Batı Şeria ile Gazze’den alınan tutuklulara yönelik yaygın ve organize bir cinsel şiddet politikası izlediği iddia edildi. "Organize devlet politikası" suçlaması Nicholas Kristof, yazısını hazırlarken Batı Şeria’daki mağdur tanıklıkları, insan hakları kuruluşlarının saha raporları ve Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine dayandığını belirtti. İddiaya göre, sorgu süreçlerinde ve gözaltı merkezlerinde uygulanan cinsel şiddet münferit olaylar değil; korkutma ve yıldırma amacıyla uygulanan "organize bir devlet politikası" haline gelmiş durumda. BM uzmanlarından "yapısal ihlal" uyarısı Söz konusu iddialar, Birleşmiş Milletler uzmanlarının geçtiğimiz ay yayımladığı raporlarla da paralellik gösteriyor. BM uzmanları, cinsel şiddetin İsrail işgal mekanizmasının "merkezi ve yapısal bir unsuru" haline geldiğine dair ciddi endişelerini paylaşmıştı. Raporda, Filistinli tutuklulara yönelik bu ihlallerin sistematik bir karakter kazandığı savunulmuştu. İsrail’den çok sert yalanlama İsrail Dışişleri Bakanlığı, iddiaların ardından yayımladığı resmi açıklamada New York Times’ı ve gazeteci Kristof’u hedef aldı. Suçlamaların gerçekle hiçbir bağının olmadığını savunan Bakanlık, yazının İsrail’in uluslararası itibarını zedelemeye yönelik ağır bir karalama kampanyasının parçası olduğunu ileri sürdü. Tel Aviv yönetimi, güvenlik güçlerinin hukuk çerçevesinde hareket ettiğini savunarak, iddiaları "kesin bir dille" reddetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok Haber

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok

Küba’nın tehdit oluşturmadığını vurguladı Merz, Donald Trump yönetiminin olası Küba hamlesine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, Küba’nın üçüncü ülkeler için açık bir tehdit oluşturmadığını düşündüğünü ifade etti. “Küba’nın iç siyasetinde komünist rejime dair sorunlar olabilir ancak bu, dış müdahale için gerekçe oluşturmaz” diyen Merz, askeri bir adımın temelsiz olacağını söyledi. “Sorunlar diplomasiyle çözülmeli” mesajı verdi Merz, olası anlaşmazlıkların çözümünde askeri yöntemler yerine diplomatik yolların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Serbest dolaşım, sınırların açılması ve insan hakları gibi konuların barışçıl yollarla ele alınması gerektiğini belirten Merz, Savunma hakkı müdahale anlamına gelmez Almanya’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesini desteklediğini belirten Merz, bunun başka ülkelerin iç işlerine müdahale hakkı doğurmadığını ifade etti. “Bir ülkenin siyasi sistemi başkalarının beklentilerine uymuyor diye müdahale edilemez” diyen Merz, ABD için de şu an böyle bir adımın gerekçesiz olduğunu dile getirdi. ABD ve İran’a diplomasi çağrısı Merz, Luiz Inácio Lula da Silva ile yaptığı görüşmede Orta Doğu’daki gelişmeleri de ele aldıklarını söyledi. ABD ile İran arasında hızlı bir diplomatik uzlaşma sağlanması gerektiğini belirten Merz, bu yöndeki çabaları desteklediklerini açıkladı. Enerji piyasalarında savaş etkisi uyarısı Merz, Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’nın açılıp kapanmasına bağlı olarak petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandığını belirten Merz, “Savaşın gidişatına bağlı bir dalgalanma görüyoruz” dedi. Küresel ekonomi için risk uyarısı yaptı Savaş ve belirsizlik ortamının yalnızca Orta Doğu’yu değil Avrupa ve küresel ekonomiyi de tehdit ettiğini vurgulayan Merz, “Bu durum ekonomik kalkınmayı tehlikeye atıyor ve siyasi istikrarsızlığı artırabilir” uyarısında bulundu. Merz, enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının en önemli şartının çatışmaların sona ermesi olduğunu sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uluslararası Af Örgütü uyardı: Yasa değişikliği insan hakları ihlallerini derinleştirebilir Haber

Uluslararası Af Örgütü uyardı: Yasa değişikliği insan hakları ihlallerini derinleştirebilir

İsrail’de kabul edilen yeni yasa değişikliği uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, düzenlemenin sonuçlarına ilişkin ciddi uyarılarda bulunurken, tartışmalar büyüyor. İsrail Parlamentosu Knesset’te kabul edilen düzenleme ile ölüm cezasının kapsamı genişletildi. Uluslararası Af Örgütü’ne göre bu değişiklik, özellikle Filistinliler açısından ciddi hak ihlalleri riskini artırıyor. Örgüt, yasanın yaşam hakkı ve adil yargılanma güvencelerini zayıflatabileceğini belirtiyor. Af hakkı kaldırılıyor iddiası Yeni düzenlemeye göre, ölüm cezasına çarptırılan kişiler için af hakkının bulunmayacağı ifade ediliyor. Bu durumun, yasayı uluslararası ölçekte en sert ölüm cezası uygulamalarından biri haline getirebileceği değerlendiriliyor. Ayrıca askeri mahkemelere geniş yetkiler verilmesi de eleştirilerin odağında yer alıyor. Askeri mahkemeler tartışma yaratıyor Düzenleme kapsamında, işgal altındaki bölgelerde askeri mahkemelerin ölüm cezası verme yetkisi genişletiliyor. İnsan hakları savunucuları, bu mahkemelerin yapısal olarak adil yargılama standartlarını karşılamadığı yönünde eleştiriler getiriyor. Bu durumun özellikle Filistinli sanıklar açısından eşitsizlik yaratabileceği belirtiliyor. Uluslararası çağrılar artıyor Uluslararası Af Örgütü, yasa değişikliğinin iptal edilmesi çağrısında bulunarak uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti. Açıklamalarda, söz konusu düzenlemenin mevcut ayrımcılık iddialarını daha da derinleştirebileceği vurgulandı. Tartışmalar büyüyor Yasanın kabul edilmesiyle birlikte hem hukuk çevrelerinde hem de uluslararası arenada tartışmaların artması bekleniyor. İnsan hakları, hukuk devleti ve uluslararası sözleşmeler bağlamında yeni bir tartışma sürecinin başladığı değerlendiriliyor. Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmelerin, önümüzdeki dönemde diplomatik ve hukuki yansımaları olabileceği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür! Haber

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımla NATO’ya yönelik eleştirilerde bulundu. Doğan, paylaşımında NATO’yu “emperyalizmin legal terör örgütü” olarak nitelendirdi ve örgütün tarih boyunca “sivil hedefleri vurduğunu, uluslararası hukuku ihlal ettiğini” savundu. Doğan paylaşımında, “NATO, bir savunma ittifakı maskesi altında faaliyet gösteren, küresel ölçekte terör eylemleri düzenleyen bir örgüttür” ifadelerini kullanarak, örgütün kuruluşundan bu yana ABD öncülüğünde birçok ülkeye müdahale ederek işgal ettiğini ya da işgale hazırladığını iddia etti. Aydoğan Doğan, özellikle 1999’daki Yugoslavya bombardımanı ve 2011’deki Libya operasyonunu örnek göstererek, bu müdahalelerin “binlerce sivilin ölümüne yol açtığını” belirtti. Doğan, “78 gün süren bombardımanda Belgrad ve Novi Sad gibi kentler yerle bir edildi, uranyum içeren mühimmat kullanıldı, binlerce sivil hayatını kaybetti” dedi. Doğan ayrıca, Afganistan ve Irak işgallerinin de NATO’nun “barış” iddiasını çürüttüğünü savunarak, “Afganistan’da 176 bin sivil öldü, Irak’ta bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir” ifadelerine yer verdi. Ukrayna savaşı üzerinden de eleştirilerini sürdüren Doğan, NATO’nun “Rusya’ya karşı vekalet savaşı yürüttüğünü ve 100 milyar dolarlık silah yardımıyla krizi derinleştirdiğini” ileri sürdü. Son olarak Türkiye’ye yönelik çağrıda bulunan Doğan, “Türkiye acilen NATO’dan ayrılmalı, bölgesel iş birliklerine yönelmelidir. Egemenlik yolunda atılacak en önemli adım budur” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor! Haber

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor!

ABD’nin onlarca yıldır Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve finansal ambargo, bugün en ağır sonuçlarını sağlık alanında gösteriyor. İlaç ve tıbbi ekipmanlara erişimin sistematik olarak engellendiği ülkede hastalar hayatta kalmak için uluslararası dayanışmaya muhtaç bırakılıyor. Küba’ya yönelik bu kuşatma yalnızca bir dış politika aracı değil, doğrudan yaşam hakkını hedef alan bir yaptırım olarak değerlendiriliyor. ABD ambargosu sağlık sistemini hedef alıyor Küba’ya yönelik yaptırımlar, ilaç ithalatını ve tıbbi cihazlara erişimi ciddi biçimde kısıtlıyor. ABD merkezli şirketlerin ve ABD ile bağlantılı finans sistemlerinin devreye sokulduğu bu abluka, üçüncü ülkeleri de baskı altına alarak Küba’nın sağlık sistemini felç etmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle kronik hastalar, çocuklar ve yaşlılar üzerinde hayati riskler yarattığını vurguluyor. Yurttaşlar valizlerle dayanışma taşıyor Ambargonun yarattığı yıkıma karşı dünyanın farklı ülkelerinden yurttaşlar harekete geçti. Küba’ya giden gönüllüler, valizlerini ilaç ve tıbbi malzemelerle doldurarak hastalara ulaştırıyor. Bu bireysel dayanışma ağları, ambargonun yarattığı boşluğu kısmen doldururken aynı zamanda uluslararası kamuoyuna güçlü bir mesaj veriyor: İnsanlık, ablukayı kabul etmiyor. ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ambargo, Küba halkını en temel sağlık hakkından mahrum bırakıyor. Dünyanın dört bir yanından yurttaşlar ise valizlerine ilaç doldurarak bu insanlık dışı kuşatmayı delmeye çalışıyor.#Küba #USA #ABD #Trump pic.twitter.com/x19r1sYSDy — Haber Değer (@haber_deger) March 23, 2026 Sağlık haktır Küba’ya yönelik yaptırımlar uzun süredir uluslararası alanda da tartışma konusu. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, ABD’nin uyguladığı ambargonun kolektif cezalandırma anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Her yıl Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamalarda büyük çoğunluk ambargonun kaldırılması yönünde irade ortaya koysa da ABD bu politikayı sürdürmekte ısrar ediyor. Küba halkı yalnız değil Tüm baskılara rağmen Küba halkı ve sağlık çalışanları direnmeye devam ediyor. Dayanışma ağları büyürken, dünyanın dört bir yanında yükselen sesler ambargonun sona erdirilmesini talep ediyor. Küba’ya taşınan her valiz, yalnızca ilaç değil; aynı zamanda dayanışmanın, insanlığın ve adalet arayışının sembolü haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.