SON DAKİKA

#İnsan Hakları

HABER DEĞER - İnsan Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsan Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok Haber

Almanya Başbakanı Merz’den Küba açıklaması: Müdahale için gerekçe yok

Küba’nın tehdit oluşturmadığını vurguladı Merz, Donald Trump yönetiminin olası Küba hamlesine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, Küba’nın üçüncü ülkeler için açık bir tehdit oluşturmadığını düşündüğünü ifade etti. “Küba’nın iç siyasetinde komünist rejime dair sorunlar olabilir ancak bu, dış müdahale için gerekçe oluşturmaz” diyen Merz, askeri bir adımın temelsiz olacağını söyledi. “Sorunlar diplomasiyle çözülmeli” mesajı verdi Merz, olası anlaşmazlıkların çözümünde askeri yöntemler yerine diplomatik yolların tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Serbest dolaşım, sınırların açılması ve insan hakları gibi konuların barışçıl yollarla ele alınması gerektiğini belirten Merz, Savunma hakkı müdahale anlamına gelmez Almanya’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesini desteklediğini belirten Merz, bunun başka ülkelerin iç işlerine müdahale hakkı doğurmadığını ifade etti. “Bir ülkenin siyasi sistemi başkalarının beklentilerine uymuyor diye müdahale edilemez” diyen Merz, ABD için de şu an böyle bir adımın gerekçesiz olduğunu dile getirdi. ABD ve İran’a diplomasi çağrısı Merz, Luiz Inácio Lula da Silva ile yaptığı görüşmede Orta Doğu’daki gelişmeleri de ele aldıklarını söyledi. ABD ile İran arasında hızlı bir diplomatik uzlaşma sağlanması gerektiğini belirten Merz, bu yöndeki çabaları desteklediklerini açıkladı. Enerji piyasalarında savaş etkisi uyarısı Merz, Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’nın açılıp kapanmasına bağlı olarak petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandığını belirten Merz, “Savaşın gidişatına bağlı bir dalgalanma görüyoruz” dedi. Küresel ekonomi için risk uyarısı yaptı Savaş ve belirsizlik ortamının yalnızca Orta Doğu’yu değil Avrupa ve küresel ekonomiyi de tehdit ettiğini vurgulayan Merz, “Bu durum ekonomik kalkınmayı tehlikeye atıyor ve siyasi istikrarsızlığı artırabilir” uyarısında bulundu. Merz, enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının en önemli şartının çatışmaların sona ermesi olduğunu sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uluslararası Af Örgütü uyardı: Yasa değişikliği insan hakları ihlallerini derinleştirebilir Haber

Uluslararası Af Örgütü uyardı: Yasa değişikliği insan hakları ihlallerini derinleştirebilir

İsrail’de kabul edilen yeni yasa değişikliği uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, düzenlemenin sonuçlarına ilişkin ciddi uyarılarda bulunurken, tartışmalar büyüyor. İsrail Parlamentosu Knesset’te kabul edilen düzenleme ile ölüm cezasının kapsamı genişletildi. Uluslararası Af Örgütü’ne göre bu değişiklik, özellikle Filistinliler açısından ciddi hak ihlalleri riskini artırıyor. Örgüt, yasanın yaşam hakkı ve adil yargılanma güvencelerini zayıflatabileceğini belirtiyor. Af hakkı kaldırılıyor iddiası Yeni düzenlemeye göre, ölüm cezasına çarptırılan kişiler için af hakkının bulunmayacağı ifade ediliyor. Bu durumun, yasayı uluslararası ölçekte en sert ölüm cezası uygulamalarından biri haline getirebileceği değerlendiriliyor. Ayrıca askeri mahkemelere geniş yetkiler verilmesi de eleştirilerin odağında yer alıyor. Askeri mahkemeler tartışma yaratıyor Düzenleme kapsamında, işgal altındaki bölgelerde askeri mahkemelerin ölüm cezası verme yetkisi genişletiliyor. İnsan hakları savunucuları, bu mahkemelerin yapısal olarak adil yargılama standartlarını karşılamadığı yönünde eleştiriler getiriyor. Bu durumun özellikle Filistinli sanıklar açısından eşitsizlik yaratabileceği belirtiliyor. Uluslararası çağrılar artıyor Uluslararası Af Örgütü, yasa değişikliğinin iptal edilmesi çağrısında bulunarak uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti. Açıklamalarda, söz konusu düzenlemenin mevcut ayrımcılık iddialarını daha da derinleştirebileceği vurgulandı. Tartışmalar büyüyor Yasanın kabul edilmesiyle birlikte hem hukuk çevrelerinde hem de uluslararası arenada tartışmaların artması bekleniyor. İnsan hakları, hukuk devleti ve uluslararası sözleşmeler bağlamında yeni bir tartışma sürecinin başladığı değerlendiriliyor. Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmelerin, önümüzdeki dönemde diplomatik ve hukuki yansımaları olabileceği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür! Haber

Aydoğan Doğan: NATO bir terör örgütüdür!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımla NATO’ya yönelik eleştirilerde bulundu. Doğan, paylaşımında NATO’yu “emperyalizmin legal terör örgütü” olarak nitelendirdi ve örgütün tarih boyunca “sivil hedefleri vurduğunu, uluslararası hukuku ihlal ettiğini” savundu. Doğan paylaşımında, “NATO, bir savunma ittifakı maskesi altında faaliyet gösteren, küresel ölçekte terör eylemleri düzenleyen bir örgüttür” ifadelerini kullanarak, örgütün kuruluşundan bu yana ABD öncülüğünde birçok ülkeye müdahale ederek işgal ettiğini ya da işgale hazırladığını iddia etti. Aydoğan Doğan, özellikle 1999’daki Yugoslavya bombardımanı ve 2011’deki Libya operasyonunu örnek göstererek, bu müdahalelerin “binlerce sivilin ölümüne yol açtığını” belirtti. Doğan, “78 gün süren bombardımanda Belgrad ve Novi Sad gibi kentler yerle bir edildi, uranyum içeren mühimmat kullanıldı, binlerce sivil hayatını kaybetti” dedi. Doğan ayrıca, Afganistan ve Irak işgallerinin de NATO’nun “barış” iddiasını çürüttüğünü savunarak, “Afganistan’da 176 bin sivil öldü, Irak’ta bir milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir” ifadelerine yer verdi. Ukrayna savaşı üzerinden de eleştirilerini sürdüren Doğan, NATO’nun “Rusya’ya karşı vekalet savaşı yürüttüğünü ve 100 milyar dolarlık silah yardımıyla krizi derinleştirdiğini” ileri sürdü. Son olarak Türkiye’ye yönelik çağrıda bulunan Doğan, “Türkiye acilen NATO’dan ayrılmalı, bölgesel iş birliklerine yönelmelidir. Egemenlik yolunda atılacak en önemli adım budur” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor! Haber

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor!

ABD’nin onlarca yıldır Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve finansal ambargo, bugün en ağır sonuçlarını sağlık alanında gösteriyor. İlaç ve tıbbi ekipmanlara erişimin sistematik olarak engellendiği ülkede hastalar hayatta kalmak için uluslararası dayanışmaya muhtaç bırakılıyor. Küba’ya yönelik bu kuşatma yalnızca bir dış politika aracı değil, doğrudan yaşam hakkını hedef alan bir yaptırım olarak değerlendiriliyor. ABD ambargosu sağlık sistemini hedef alıyor Küba’ya yönelik yaptırımlar, ilaç ithalatını ve tıbbi cihazlara erişimi ciddi biçimde kısıtlıyor. ABD merkezli şirketlerin ve ABD ile bağlantılı finans sistemlerinin devreye sokulduğu bu abluka, üçüncü ülkeleri de baskı altına alarak Küba’nın sağlık sistemini felç etmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle kronik hastalar, çocuklar ve yaşlılar üzerinde hayati riskler yarattığını vurguluyor. Yurttaşlar valizlerle dayanışma taşıyor Ambargonun yarattığı yıkıma karşı dünyanın farklı ülkelerinden yurttaşlar harekete geçti. Küba’ya giden gönüllüler, valizlerini ilaç ve tıbbi malzemelerle doldurarak hastalara ulaştırıyor. Bu bireysel dayanışma ağları, ambargonun yarattığı boşluğu kısmen doldururken aynı zamanda uluslararası kamuoyuna güçlü bir mesaj veriyor: İnsanlık, ablukayı kabul etmiyor. ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ambargo, Küba halkını en temel sağlık hakkından mahrum bırakıyor. Dünyanın dört bir yanından yurttaşlar ise valizlerine ilaç doldurarak bu insanlık dışı kuşatmayı delmeye çalışıyor.#Küba #USA #ABD #Trump pic.twitter.com/x19r1sYSDy — Haber Değer (@haber_deger) March 23, 2026 Sağlık haktır Küba’ya yönelik yaptırımlar uzun süredir uluslararası alanda da tartışma konusu. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, ABD’nin uyguladığı ambargonun kolektif cezalandırma anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Her yıl Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamalarda büyük çoğunluk ambargonun kaldırılması yönünde irade ortaya koysa da ABD bu politikayı sürdürmekte ısrar ediyor. Küba halkı yalnız değil Tüm baskılara rağmen Küba halkı ve sağlık çalışanları direnmeye devam ediyor. Dayanışma ağları büyürken, dünyanın dört bir yanında yükselen sesler ambargonun sona erdirilmesini talep ediyor. Küba’ya taşınan her valiz, yalnızca ilaç değil; aynı zamanda dayanışmanın, insanlığın ve adalet arayışının sembolü haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasetçilerden bayram mesajı: “Barış, birlik ve umut” ortak vurgusu Haber

Siyasetçilerden bayram mesajı: “Barış, birlik ve umut” ortak vurgusu

Ramazan Bayramı dolayısıyla Türkiye’de farklı siyasi partilerin liderleri ve devlet yetkilileri, sosyal medya hesapları üzerinden kutlama mesajları yayımladı. Mesajlarda hem bayramın toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönüne vurgu yapıldı hem de ekonomik, siyasal ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İktidar kanadından birlik, güvenlik ve istikrar vurgusu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin bölgesel barış için çaba gösterdiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kararlı adımlar atıldığını ifade etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise bayram süresince yurttaşların güvenliği için tüm birimlerin sahada olacağını vurgulayarak özellikle trafik kurallarına uyulması çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da mesajında bayramların birlik, paylaşma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini ifade ederek tüm insanlık için huzur temennisinde bulundu. Muhalefetten ekonomi, adalet ve demokrasi eleştirisi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, bayram mesajında ekonomik kriz ve adalet sorunlarına dikkat çekti. Türkiye toplumunun zor bir dönemden geçtiğini belirten Özel, “Bu ülkeyi bir bayram havasında ayağa kaldıracağız” diyerek değişim vurgusu yaptı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise mesajında birlik ve beraberlik temasını öne çıkarırken, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bölgesel çatışmalar ve insan hakları ihlallerine dikkat çekerek bayramların artık acılarla gölgelendiğini ifade etti. Milliyetçi ve muhafazakâr partilerden dayanışma mesajları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayramların kırgınlıkların sona erdiği ve toplumsal bağların güçlendiği zamanlar olduğunu belirtti. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise birlik ve dayanışma çağrısı yaparak İslam coğrafyasındaki gelişmelere dikkat çekti. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Kudüs başta olmak üzere birçok bölgede yaşanan zulme değinerek adalet çağrısında bulundu. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da ekonomik sıkıntılar ve bölgesel çatışmalar nedeniyle bayrama buruk girildiğini ifade etti. DEM Parti’den “çifte bayram” ve barış çağrısı DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ramazan Bayramı ile Nevruz’un kesiştiği dönemi “çifte bayram” olarak nitelendirdi. Mesajlarında barış, özgürlük ve eşitlik vurgusu yapan liderler, Türkiye ve Ortadoğu’da çatışmaların son bulması gerektiğini belirtti. Farklı partilerden ortak temenni: barış ve huzur Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, liyakat ve adaletin sağlandığı bir Türkiye temennisinde bulunurken, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal dayanışma ve toplumsal sorumluluk vurgusu yaptı. Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Cenk Küpeli ve Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır da bayramın huzur ve refah getirmesi dileğini paylaştı. Farklı siyasi görüşlerden gelen mesajlarda öne çıkan ortak nokta ise bayramın barış, birlik ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesi gerektiği oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar! Haber

Aydoğan Doğan: Silahın geçtiği her yol, bir gün kana çıkar!

İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, silah ve mühimmatın “transit geçiş” kapsamında ülke topraklarından geçirilmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu uygulamanın bir yönetmelik meselesi değil, savaşın lojistik zincirine dolaylı katılım anlamına geldiğini ifade etti. “‘Transit’ diyerek sorumluluktan kaçılmaz” Doğan, paylaşımında “Topraklarından geçen silah, mühimmat ve patlayıcıların denetimini gevşetip bunu ‘transit’ diyerek sorumluluktan kaçmanın bir yolu haline getiren bir irade…” sözleriyle mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bu ifadelere göre, “transit” kavramı, etik ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran bir kalkan olarak kullanılıyor. “Bu bir tercih: Tarafsızlık değil, konum alış” Paylaşımda en dikkat çeken vurgulardan biri de sürecin “teknik” değil “politik” olduğuna dair değerlendirme oldu. Doğan, “Bu bir teknik düzenleme değildir. Bu, açıkça taraf olmaktır” sözleriyle, bu tür uygulamaların tarafsızlık iddiasıyla bağdaşmadığını ifade etti. “Savaşın lojistiğine açılan her kapı, yıkıma çıkar” Doğan, silah taşımacılığının yalnızca bir nakliye süreci olmadığını, doğrudan insani sonuçlar doğurduğunu belirtti. “Savaşın, kanın ve yıkımın lojistiğine göz yummaktır” ifadesiyle bu zincirin görünmeyen ama belirleyici halkasına işaret etti. “Vebal yalnızca ateş edende değil” Paylaşımın en güçlü bölümlerinden birinde Doğan, sorumluluğun sınırlarını genişleterek “O kanın vebali, sadece tetiği çekenin değil; o yolu açanın da omuzlarındadır” dedi. Bu ifade, savaşın dolaylı aktörlerine yönelik etik sorumluluk tartışmasını öne çıkarıyor. “Bir ülke, savaş tüccarlarının geçiş hattı olmamalı” Doğan, açıklamasının sonunda doğrudan bir çağrıda bulunarak, “Bu ülkeyi savaş tüccarlarının koridoruna çevirmeyin. İnsanlığın değil, çıkarın ve silahın yanında durmayın” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Türkiye’nin jeopolitik konumu üzerinden yürütülen silah ticareti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. “Bugün geçiş dediğiniz, yarın yıkım olur” Doğan’ın “Bugün ‘transit geçiş’ dediğiniz şey, yarın bir halkın yıkımı olur” sözleri ise paylaşımın en çarpıcı uyarılarından biri olarak öne çıktı. Bu ifade, savaşın yalnızca cephede değil, karar ve izin mekanizmalarında da şekillendiğini hatırlatıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.