SON DAKİKA

#İnsani Yardım

HABER DEĞER - İnsani Yardım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnsani Yardım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı Haber

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı

Türk Kızılay, İran’da yaşanan çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan siviller için harekete geçti. İran Kızılayı’nın talebi üzerine hazırlanan yardım malzemeleri, Ankara’dan düzenlenen törenle bölgeye gönderildi. 48 tonluk yardım sevkiyatı Ankara Kızılay Lojistik Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Fatma Meriç Yılmaz, barınma, hijyen ve travma kitlerinden oluşan toplam 48 tonluk yardımın 4 tırla yola çıktığını açıkladı. “Bu sadece başlangıç” Yılmaz, bölgedeki insani durumun ciddiyetine dikkat çekerek yardımların süreceğini vurguladı. İran’da yaklaşık 3,6 milyon kişinin yerinden edildiğini, 62 bin konutun ve 20 binden fazla ticari birimin zarar gördüğünü ifade etti. Sivil altyapı da zarar gördü İran Kızılayı’nın da ciddi kayıplar verdiğini belirten Yılmaz, 17 hizmet merkezinin, 94 ambulansın ve 3 helikopterin zarar gördüğünü söyledi. Bu durumun insani yardım kapasitesini doğrudan etkilediği vurgulandı. Uluslararası koordinasyon sürüyor Türk Kızılay’ın yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, Lübnan Kızılhaçı ve diğer ulusal yardım kuruluşlarıyla da temas halinde olduklarını ifade etti. Ayrıca Gazze ve Filistin’de yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında her gün yaklaşık 30 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıldığı bilgisi paylaşıldı. Yardım Gürbulak üzerinden ulaştırılacak Sevk edilen yardım tırlarının, Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a geçerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı bildirildi. “Savaşın yükünü siviller taşıyor” Yılmaz, konuşmasında çatışmaların en ağır bedelini sivillerin ödediğine dikkat çekerek, kalıcı barış çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Barış çağrısı: Çin ve Pakistan’dan kritik hamle Haber

Barış çağrısı: Çin ve Pakistan’dan kritik hamle

Küresel gündemde “savaş ilanı” olarak yansıyan gelişmenin perde arkasında farklı bir tablo ortaya çıktı. İki ülkenin yaptığı ortak açıklama, çatışmayı büyütmekten çok sona erdirmeye yönelik bir çağrı içeriyor. Pakistan ve Çin, Orta Doğu’da artan gerilime ilişkin ortak bir girişim yayımladı. Açıklamada, savaşın yayılmasının önlenmesi ve bölgedeki istikrarın yeniden sağlanması için 5 maddelik bir plan üzerinde uzlaşı sağlandığı belirtildi. Düşmanlıkların derhal sonlandırılması çağrısı İki ülke, yayımladıkları bildiride çatışmaların derhal sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması gerektiği ifade edilerek, diplomasinin tek çözüm yolu olduğu mesajı verildi. Sivillerin korunması ve insani yardım vurgusu Ortak açıklamada sivillerin korunması öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Savaş bölgelerine insani yardımların kesintisiz ulaştırılması gerektiği belirtilirken, özellikle sivil altyapıya yönelik saldırıların sonlandırılması çağrısı yapıldı. Hürmüz ve uluslararası hukuk mesajı Taraflar, Hürmüz Boğazı üzerinden sivil ve ticari gemilerin geçişinin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Açıklamada ayrıca Birleşmiş Milletler ilkelerine ve uluslararası hukuka bağlı kalınması gerektiği vurgulandı. İran’ın egemenliği öne çıktı Yapılan açıklamada, İran başta olmak üzere bölge ülkelerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği belirtildi. Bu vurgu, bölgedeki gerilimin daha geniş bir savaşa dönüşmemesi için önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. Kamuoyunda “savaş duyurusu” olarak yansıtılan gelişmenin aksine, açıklamanın barış ve diplomasi odaklı olması dikkat çekti. Türkiye toplumu da dahil olmak üzere uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği bu girişimin, önümüzdeki süreçte bölgedeki dengeleri etkileyebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de kadınlar felaketin merkezinde: Af Örgütü raporu savaşın görünmeyen yüzünü ortaya koydu Haber

Gazze’de kadınlar felaketin merkezinde: Af Örgütü raporu savaşın görünmeyen yüzünü ortaya koydu

Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü), Gazze’de devam eden savaşın özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten kapsamlı bir rapor yayımladı. Kurumun yaptığı saha çalışmasına göre, yerinden edilen Filistinli kadınlar doğumdan temel sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Araştırma kapsamında Af Örgütü, 8’i kanser hastası, 4’ü hamile ve 14’ü ateşkes sonrası doğum yapmış olmak üzere 41 yerinden edilmiş kadınla, ayrıca Gazze ve Deyr El Balah’taki sağlık merkezlerinden 26 sağlık çalışanı ve çeşitli uluslararası kuruluş temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. “Kadınlar her gün hayatta kalma mücadelesi veriyor” Agnès Callamard, Gazze’de kadınların yaşam koşullarının insani felaket boyutuna ulaştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kadınlar için hayat, durmak bilmeyen felaket sarmalında her gün verilmesi gereken bir mücadeleye dönüştü. Sağlık, güvenlik ve insan onuru açısından yaşanan sistematik yıkım savaşın ikincil sonucu değil; kadınlara ve kız çocuklara karşı yürütülen bir savaşın parçası.” Callamard ayrıca devletlere çağrıda bulunarak Gazze’deki saldırıların sona erdirilmesi ve insani yardımın önünün açılması için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. On binlerce kadın sağlık hizmetine ulaşamıyor Gazze’deki sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğü belirtilen raporda, özellikle anne ve üreme sağlığı hizmetlerinin ağır biçimde zarar gördüğü ifade edildi. Verilere göre: Gazze’de sağlık merkezlerinin yaklaşık %60’ı çalışamaz durumda Temel ilaçların %46’sı stokta bulunmuyor Doğum sırasında kullanılan anestezi ve kanama ilaçlarında ciddi eksiklik yaşanıyor World Health Organization ve sağlık kuruluşlarının verilerine göre 37 bin gebe ve emziren kadın, 2026’dan önce akut yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyabilir. Hastanelerde tarihi geçmiş ilaçlar kullanılıyor Af Örgütü’nün görüştüğü sağlık çalışanları, sağlık sistemindeki çöküşün boyutlarını çarpıcı ifadelerle anlattı. Bazı sağlık merkezlerinde: Tarama testleri yapılamıyor Kuvöz ve yenidoğan ekipmanı yetersiz Anestezi ve bazı ilaçlar tarihi geçmiş ürünlerle karşılanmak zorunda kalıyor Gazze’deki yenidoğan servislerinin %150-170 kapasiteyle çalıştığı ve bazı durumlarda tek kuvözü üç bebeğin paylaşmak zorunda kaldığı bildirildi. Çadırlarda doğum yapan kadınlar Yerinden edilen kadınların yaşadıkları koşullar raporda ayrıntılı biçimde anlatıldı. Gazze’nin El Mavasi bölgesinde yaşayan 22 yaşındaki Hind, doğumdan sonra yaşadıklarını şöyle aktardı: “Yetersiz beslendiğimi söylediler. Bebeğim akciğer enfeksiyonuyla doğdu. Deniz kenarında bir çadırda yaşıyoruz. Isınma imkânımız yok ve bebeğimin tekrar hastalanmasından korkuyorum.” Deyr El Balah’ta yaşayan Meryem ise erken doğum yaptığını ve yetersiz beslenme nedeniyle bebeğini emzirecek kadar süt üretemediğini söyledi. Başka bir kadın ise çadırda yaşamanın doğum sonrası bakım açısından büyük risk oluşturduğunu anlatarak şu ifadeleri kullandı: “Kum ve böcek dolu bir çadırda bebeğimi virüslerden nasıl koruyacağımı bilmiyorum.” Gazze’de tıbbi tahliyeler neredeyse durdu Gazze’de acil tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta için tıbbi tahliyelerin engellendiği de raporda yer aldı. Verilere göre 18 binden fazla Filistinli, Gazze’de bulunmayan acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Ancak: Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e tıbbi tahliyeler büyük ölçüde durduruldu Gazze’de çalışır durumda MRI cihazı bulunmuyor Radyoterapi hizmeti veren hastane yok Kanser tedavisi gören bazı hastalar, ilaç eksikliği nedeniyle kemoterapi seanslarının ertelendiğini ifade etti. Yardım kuruluşlarının çalışması da zorlaşıyor Birleşmiş Milletler verilerine göre bazı laboratuvar ve tıbbi ekipmanların “çift kullanımlı” olduğu gerekçesiyle Gazze’ye girişine izin verilmiyor. Uluslararası yardım kuruluşlarında çalışan görevliler, bu nedenle kanser gibi kronik hastalıklara sahip binlerce hastayı geri çevirmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Devletlere çağrı: Abluka kaldırılmalı Uluslararası Af Örgütü, raporun sonunda uluslararası topluma şu çağrıda bulundu: Gazze’ye yönelik insani yardım kısıtlamaları kaldırılmalı Tıbbi tahliyeler güvenli şekilde yapılabilmeli Anne ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim sağlanmalı Kadınların temel haklarını koruyacak sosyal ve ekonomik destek programları artırılmalı Kurum, devletlerin diplomatik ve ekonomik araçları kullanarak Gazze’deki ablukanın kaldırılması için baskı yapması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki saldırılara, bölgesel gerilimlere ve Türkiye’nin dış politika vizyonuna değinerek Türkiye’nin hem diplomasi hem de insani yardım konusunda aktif rolünü sürdüreceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor Haber

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor

Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı bölgesi arasındaki geçişi sağlayan Nusaybin Sınır Kapısı, yaklaşık 14 yıl aranın ardından yeniden açılıyor. Bölge iş dünyasından yapılan açıklamaya göre kapının mart ayı sonunda faaliyete geçmesi beklenirken kararın ticaret, insani yardım ve sınır hareketliliği açısından yeni bir süreci başlatacağı değerlendiriliyor. Açılış için tarih verildi Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Şubat ayı meclis toplantısında yaptığı açıklamada Nusaybin Sınır Kapısı’nın 31 Mart itibarıyla yeniden açılacağı bilgisini aldıklarını söyledi. Toplantıda, kapının açılmasıyla birlikte Suriye ile ticaretin yeniden canlanabileceği ve insani yardımların bölgeye daha hızlı ulaştırılabileceği vurgulandı. Meclis Başkanı Nevin İl’in yönettiği toplantıda ayrıca bölge illerinin sanayi kapasitesini artırmaya yönelik öneriler de gündeme geldi. Savaş sonrası kapanmıştı Nusaybin ile Kamışlı arasındaki sınır kapısı, Suriye’de iç savaşın başlamasından kısa süre sonra 2012 yılında Şam yönetimi tarafından tadilat gerekçesiyle kapatılmıştı. Uzun yıllar kapalı kalan geçiş noktası, özellikle sınır ticareti ve aile bağları açısından bölge halkı için önemli bir başlık olmaya devam etti. Kapının yeniden açılmasının, hem ekonomik hareketlilik hem de sınır hattındaki sosyal ilişkiler açısından etkili olabileceği ifade ediliyor. Ticaret ve yardım hattı yeniden canlanabilir İş dünyası temsilcileri, sınır kapısının faaliyete geçmesiyle lojistik akışın hızlanacağını ve bölgedeki üreticiler için yeni pazar imkanları oluşabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda insani yardım kuruluşlarının Suriye’nin kuzeyine erişiminin kolaylaşabileceği değerlendiriliyor. 14 yıl sonra atılması beklenen bu adımın, Türkiye ile Suriye sınır hattındaki ekonomik ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendirebileceği yorumları yapılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar Haber

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar

Ahmet Türk, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik “statü” tartışmasını başlatan açıklamalarına destek verdi. Ankara’da konuşan Türk, Öcalan’ın örgütüyle temasının Türkiye açısından barış sürecine katkı sağlayabileceğini ifade etti. “Öcalan’ın örgütüyle temas kurması Türkiye’nin yararınadır” Türk, Bahçeli’nin açıklamasını Öcalan’ın hukuki statüsünün ve İmralı’daki koşullarının yeniden ele alınması olarak değerlendirdi. Öcalan’ın İmralı’dan çıkma beklentisi olmadığını belirten Türk, ancak daha “özgür koşulların” sağlanmasının ve örgütüyle iletişim kurabilmesinin kalıcı barış açısından önemli olacağını dile getirdi. Bu temasın toplumda güven ortamı oluşturabileceğini savundu. “Ahmetler makama” çıkışı önemli ama yeterli değil Bahçeli’nin grup toplantısında dile getirdiği “Ahmetler makama” çağrısının süreç açısından anlamlı olduğunu belirten Türk, bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Türk, kayyum uygulamalarından vazgeçilmesi ve yargı süreçlerine ilişkin bazı düzenlemelerin yapılması gibi somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. “Güven verici adımlar atılmalı” Türk, toplumda güvensizlik oluştuğunu belirterek, kayyum uygulamaları, Selahattin Demirtaş ve Kobani davası gibi başlıklarda atılacak adımların sürece katkı sunabileceğini dile getirdi. Süreç komisyonu raporunun önemli olduğunu ancak belirleyici olanın iktidarın tutumu olduğunu söyledi. Bahçeli ile diyalog sürüyor Türk, Bahçeli ile zaman zaman görüştüklerini ve diyaloğun devam ettiğini açıkladı. Yakın dönemde yapılan bir telefon görüşmesinde Kobani’ye gönderilecek insani yardım tırlarının geçişi için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması talebini de Bahçeli’ye ilettiğini aktardı. Açıklamalar, Türkiye’de Kürt meselesi ve çözüm tartışmalarının yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına taşındığı bir dönemde geldi. Sürecin nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki dönemde atılacak adımlara bağlı olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.