SON DAKİKA

#İsmail Saymaz

HABER DEĞER - İsmail Saymaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsmail Saymaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir" Haber

Ticaret Bakanlığı'ndan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusu: "Hedef devlet tüzel kişiliğidir"

Sermaye piyasalarındaki fon tasfiyeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, katıldıkları bir televizyon programında ve ardından sosyal medya hesaplarında Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında "hukuka aykırı şekilde fondan para çektiği" yönünde iddialar dile getiren gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel yargıya taşındı. Ticaret Bakanlığı avukatları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına resmi suç duyurusu dilekçesi sundu. "Kasıtlı bir algı ve olumsuz intiba oluşturuldu" Başsavcılığa sunulan dilekçede, şüpheli gazetecilerin kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde bir araya getirerek alenen yaydıkları ifade edildi. Bir televizyon yayınıyla başlayan iddiaların sosyal medya paylaşımlarıyla desteklendiği belirtilerek, kamuoyu nezdinde kasıtlı bir algı oluşturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Söz konusu eylemlerin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu kaydedildi. "Saldırılar doğrudan devlet tüzel kişiliğini hedef alıyor" Suç duyurusunun gerekçe kısmında, yapılan paylaşımların bireysel eleştiri sınırlarını aştığı savunuldu. Dilekçede şu değerlendirmelere yer verildi: "Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir." Bakanlıktan "cezalandırılsınlar" talebi Ticaret Bakanlığı'nın milli yararı gerçekleştiren en üst makamlardan biri ve devlet tüzel kişiliğinin temsil makamı olduğunun altı çizilen başvuruda, adli sürecin kamu düzeni açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. Hem bakanlığın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince cezalandırılmasının devlet yararına olduğu kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çiğli'de 27 yıllık CHP dönemi sona mı eriyor?: Onur Emrah Yıldız'ın AK Parti'ye geçeceği iddia edildi Haber

Çiğli'de 27 yıllık CHP dönemi sona mı eriyor?: Onur Emrah Yıldız'ın AK Parti'ye geçeceği iddia edildi

İzmir siyasetinde bir süredir konuşulan transfer iddiasında kritik bir aşamaya gelindi. Edinilen bilgilere göre, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan'la birlikte Ankara'ya geçen Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın, yarın gerçekleştirilecek AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rozet takılarak partiye dahil olacağı belirtiliyor. İsmail Saymaz'dan kritik açıklama Transfer iddiaları siyaset kulislerinde hareketliliğe neden olurken, Gazeteci İsmail Saymaz geçtiğimiz hafta YENİ Partili milletvekillerinin Yıldız'a ulaşamadığını kaleme almıştı. Saymaz, Yıldız'ın 28 Eylül'deki toplantıda partiye katılacağını belirterek; iddiaları sormak için ulaştığı belediye başkanının danışmanının kendisine, "başkanın çok gizli bir numarası olduğunu ve bunu paylaşamayacağını" söylediğini aktarmıştı. Mecliste SODEM üyeliğinin iptali gündemde Siyasi transfer iddiaları sürerken Çiğli Belediyesi'nde de dikkat çeken kurumsal adımlar atılıyor. Çiğli Belediye Meclisi’nin ekim ayı birleşiminde, Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve belediyenin Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) üyeliğinin iptal edilmesini öngören maddenin görüşüleceği öğrenildi. Öte yandan, Başkan Yıldız’ın partisinden ayrılacağı iddiaları üzerine Çiğli Belediye Meclis üyeleri daha önce ortak bir bildiri yayımlamıştı. CHP, YENİ Parti ve bağımsız meclis üyelerinin ortak imzasıyla yapılan açıklamada, meclis üyelerinin AK Parti’ye geçmek gibi bir düşüncelerinin olmadığı kesin bir dille ifade edilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı Haber

Kurtlar Vadisi'nde Kazım Kaşifoğlu'nu canlandıran Sedat Savtak ifadeye çağrıldı

Soruşturmada "Kurtlar Vadisi Pusu" detayı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden başlattığı soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Soruşturmanın son dönemde odaklandığı başlıklardan biri de "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisindeki sahneler ve dizide yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakteri oldu. Savcılık daha önce dizinin incelenmesine karar verirken, senaristler Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermişti. Bu gelişmelerin ardından dizide Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın da dosya kapsamında şüpheli olarak değil, "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi. Dizideki karakter ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlik iddiaları ve dizideki sahnelerin ölüm zamanlamasıyla örtüşmesi soruşturmada incelenen konular arasında yer alıyor. Dizideki çarpıcı zamanlama Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre "Kurtlar Vadisi Pusu"nun 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136. bölümünde Kazım Kaşifoğlu karakteri hücrede tutuluyor ve ölümle tehdit ediliyordu. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümden iki gün sonra, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti. Dizinin 8 Aralık 2011'de yayımlanan 139. bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin şırıngayla öldürüldüğü sahne yer almıştı. Sedat Savtak daha önce CNN Türk'te yaptığı açıklamada, karakteri canlandırdığı dönemde Kaşif Kozinoğlu'nu oynadığını bilmediğini, kendisine gerçek hayattaki Kozinoğlu hakkında herhangi bir bilgi aktarılmadığını söylemişti. Oyuncu, Kozinoğlu'nun ölüm haberini daha sonra gazeteden öğrendiğini ve karakterle Kozinoğlu arasında yapılan karşılaştırmayı görünce şaşırdığını ifade etmişti. Gazeteci İsmail Saymaz ise Savtak'ın televizyondaki açıklamalarının kendisine daha önce anlattıklarıyla çeliştiğini savunarak, Savtak'ın daha önceki görüşmelerinde karakterin Kozinoğlu'ndan esinlendiğini bildiği yönünde ifadeler kullandığını öne sürmüştü. Kozinoğlu dosyası 15 yıl sonra yeniden açıldı Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanmış ve kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmişti. Dönemin soruşturmasında 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatıldı ve gizlilik kararı alındı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar atılan adımlar neticesinde; olay tarihinde görev yapan şüpheliler, sağlık çalışanları, muhabir ve kameramanlar ile dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısının da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. Yapılan yargılamalar ve sevkler sonucunda soruşturmadaki tutuklu sayısı 6'ya yükselirken, haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan şüphelilerin sayısı 15'e ulaştı. Ayrıca kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Kozinoğlu'nun mezarı açılarak fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Melih Gökçek'ten hakkındaki soruşturmaya yanıt: "Bakın ben ağlıyor muyum?" Haber

Melih Gökçek'ten hakkındaki soruşturmaya yanıt: "Bakın ben ağlıyor muyum?"

"Hayatım Boyunca 1 Lira Yurt Dışına Havalem Yoktur" "Yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Sözcü yazarı İsmail Saymaz'a dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Soruşturma kapsamında tam olarak neyle suçlandığını henüz bilmediğini belirten Gökçek, "Gittiğim zaman öğreneceğim. Ne soracaklarsa cevap vereceğim, hiçbir bilgim yok" dedi. Oğlu ve gelini üzerinden yurt dışına para çıkarıldığı iddialarını kesin bir dille reddeden Gökçek, şu ifadeleri kullandı: "Yok ki öyle bir şey. Benim hayatım boyunca 1 lira yurtdışına havalem yoktur. Belediye başkanı olduktan sonra da yurtdışına hiç çıkmadım. Almanya'yı bırak, ülkemden de ayrılmadım." Oğlu ve gelininin Türkiye'de olduğunu, haklarında herhangi bir adli davet bulunmadığını belirten Gökçek, cuma günü ifade vereceğini ve ayrıca iddialarla ilgili hukuki süreç başlatacağını ifade ederek, "Sadece bana bir davet var ve ben de Cuma günü orada olacağım. Bir yandan da Murat Ağırel'e ve Nadir Türkaslan'a dava açacağım" dedi. "Çocuklar Almanya'da Ticaret Yapmayı Düşünüyorlar" Almanya'dan oturum izni alınması ve para transferi iddialarına da açıklık getiren Gökçek, meselenin vatandaşlık değil oturum izni olduğunu vurguladı. Sürecin ticari planlarla ilgili olduğunu savunan Gökçek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sinan Burhan bunu vatandaşlık olarak açıklamıştı. Sinan konuyu anlamamış, o oturum izniydi. Ama onun detaylarını bilmiyorum çocuklara soracağım. Çocuklar Almanya'da ticaret yapmayı düşünüyorlar. Olay sadece bu. Bunlar 3.8 milyonu almış, bunu da tek seferde ödeyememiş, taksit taksit ödemişler." "AK Parti Gökçekleri Gözden Çıkardı mı?" Sorusuna Yanıt Röportajın en çok merak edilen bölümünde İsmail Saymaz'ın yönelttiği "AK Parti Gökçekleri acaba gözden çıkardı mı?" sorusunu yanıtlayan Melih Gökçek, yargı süreci ve partisiyle ilgili şu karşılığı verdi: "Adalet herkese adalet. Gökçek'lere de adalet, İsmail Saymaz'a da adalet. Bakın ben ağlıyor muyum?" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması Haber

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması

Gösterisinin ardından sosyal medyada bazı kesimleri tarafından tutuklanması yönünde çağrılar yapılan Göktaş’ın, söz konusu gösterisinde yer alan politik eleştiriler ve bazı ifadeler soruşturmaya gerekçe olarak gösterildi. Daha önce de gösteriden alınan bazı kesitlerin X (eski adıyla Twitter) platformunda paylaşılması, "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellenmişti. Gazeteci İsmail Saymaz da konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Umarım sadece soruşturma olarak kalır ve kapanır; Türkiye'de artık mizahın da yapılamadığı, bir stand-up'çının bile kendisini özgürce ifade edemediği bir döneme girmeyiz" ifadelerini kullanarak sürecin ifade özgürlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Yurt dışına kaçtı" iddialarına yanıt Soruşturma haberlerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medyada "yurt dışına kaçtığı" yönünde iddialar ortaya atılan Deniz Göktaş, konuyla ilgili esprili bir yanıtla iddiaları yalanladı. Tatilde olduğunu belirten Göktaş, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. Bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 Haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım. Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Altaylı ameliyata alındı! Beynindeki tümör nedeniyle operasyon geçirdi Haber

Fatih Altaylı ameliyata alındı! Beynindeki tümör nedeniyle operasyon geçirdi

Gazeteci Fatih Altaylı’nın sağlık durumuna ilişkin gelişme kamuoyunda gündem oldu. Gazeteci İsmail Saymaz, Altaylı’nın bu sabah saatlerinde beyin ameliyatına alındığını açıkladı. Operasyonun ardından Altaylı’nın sağlık durumuna ilişkin ilk açıklama eşi Hande Altaylı’dan geldi. Beynindeki tümör büyüyünce ameliyat kararı alındı İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, Fatih Altaylı’nın beyninde uzun süredir bulunan iyi huylu bir tümörün büyümesi nedeniyle ameliyat kararı alındı. Tümörün yaklaşık 2,5 santimetreye ulaştığı ve beyne baskı yapmaya başladığı belirtildi. Altaylı’nın sabah saat 07.00 civarında ameliyata alındığı ve operasyonun planlı şekilde gerçekleştirildiği ifade edildi. “Dışarıdan basit bir işlem gibi görünüyor” Ameliyat öncesinde konuşan Altaylı’nın, sürece ilişkin “Dışarıdan bakıldığında basit bir işlem, umarım çabucak biter” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Ancak uzmanlar, beyin ameliyatlarının her zaman dikkatli takip gerektiren ciddi operasyonlar olduğuna dikkat çekiyor. Eşi Hande Altaylı’dan açıklama geldi Operasyonun ardından Fatih Altaylı’nın sağlık durumuna ilişkin açıklama eşi Hande Altaylı’dan geldi. Hande Altaylı, ameliyatın öğle saatlerine doğru tamamlandığını ve Altaylı’nın durumunun iyi olduğunu duyurdu. Bu açıklama, kamuoyunda oluşan endişeleri büyük ölçüde giderdi. Sağlık durumunun yakından takip edilmesi bekleniyor Ameliyatın ardından Altaylı’nın bir süre gözetim altında tutulacağı ve doktorların kontrolünde iyileşme sürecine devam edeceği öğrenildi. Gazeteci ve medya dünyasından birçok isim, Altaylı’ya geçmiş olsun mesajları ile destek verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şarkıcı Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı Haber

Şarkıcı Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın, sanatçının bir konser sırasında seyircilerle birlikte attığı sloganlar ve sahnede kullandığı bazı ifadeler nedeniyle açıldığı belirtildi. Savcılığın talimat yazısına göre Yener hakkında “anayasal düzeni hedef alma” ve “Cumhurbaşkanına hakarete yönelik sözler” iddiasıyla işlem başlatıldı. Yener’in şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat gönderildiği öğrenildi. Dosyada konser görüntüleri ve sloganlar yer aldı Soruşturma dosyasında, Muğla’da düzenlenen bir konser sırasında seyircilerle birlikte atıldığı belirtilen “Zıpla zıpla zıplamayan Tayyipçi” sloganı ile sanatçının sahnede kullandığı bazı sözlerin yer aldığı ifade edildi. Gazeteci İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda soruşturma bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Paylaşımda Yener’in söz konusu iddialar kapsamında ifade vermeye çağrılacağı belirtildi. Dosya Bodrum’dan Muğla’ya gönderildi Basına yansıyan bilgilere göre soruşturma dosyası ilk olarak Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Ancak yetki değerlendirmesinin ardından dosyanın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği belirtildi. Savcılık yazısında, 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla’da düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında verilen konser sırasında atılan sloganların yanı sıra, 18 Mayıs 2025’te İstanbul Harbiye Açık Hava Sahnesi’ndeki konser sırasında söylenen bazı ifadelerin de dosyada yer aldığı aktarıldı. Soruşturma kapsamında Hande Yener’in ifadesinin alınmasının ardından dosyanın seyrine ilişkin karar verileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor? Haber

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hakkında ortaya atılan “AK Parti’ye geçiyor” iddiası siyaset gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. İddia, gazeteci Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelirken, gazeteci İsmail Saymaz’ın Akın’la yaptığı görüşme ise bu iddialara doğrudan bir yalanlama getirdi. Savcı Sayan: “Tüm görüşmeler tamam, onay bekleniyor” Gazeteci Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP’den AK Parti’ye “bomba bir transfer” gerçekleştiğini öne sürdü. Sayan, daha önce de bu geçişi dile getirdiğini belirterek, görüşmelerin tamamlandığını ve yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının beklendiğini iddia etti. Paylaşımında Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı işaret etmesi, kulislerde geniş yankı uyandırdı. Balıkesir ve Ankara kulisleri hareketlendi Sayan’ın açıklamasının ardından Balıkesir ve Ankara’da siyasi kulislerin hızla hareketlendiği gözlendi. Son dönemde parti değişikliklerinin artması, iddianın siyasi çevrelerde ciddiyetle tartışılmasına yol açtı. Özellikle “tüm görüşmeler tamamlandı” ve “Cumhurbaşkanı onayı bekleniyor” ifadeleri dikkat çekti. İsmail Saymaz: “Ahmet Akın’dan net yalanlama” İddialar büyürken gazeteci İsmail Saymaz, Ahmet Akın’a ulaştığını açıkladı. Saymaz, Akın’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddettiğini belirtti. Akın’ın, eşiyle birlikte Umre’de olduğunu söylediği ve “Kaç kez açıklama yaptım, yalanladım. Yok öyle bir şey” ifadelerini kullandığı aktarıldı. İddia mı, kulis manevrası mı? Ahmet Akın cephesinden gelen net inkâra rağmen, Savcı Sayan’ın iddiaları siyasi tartışmayı sona erdirmiş değil. Siyasi çevrelerde, bu çıkışın bir kulis manevrası mı yoksa henüz kamuoyuna açıklanmamış bir sürecin sızması mı olduğu sorusu gündemdeki yerini koruyor. Gözler Ankara’daki olası açıklamalarda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nden ve AK Parti cephesinden gelecek olası açıklamalar merakla bekleniyor. İddiaların merkezinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının işaret edilmesi, tartışmanın seyrini Ankara’dan yapılacak açıklamaların belirleyeceğine işaret ediyor.

AKP medyasında “yandaşlık” krizi: Çağrı geldi, veda geldi Haber

AKP medyasında “yandaşlık” krizi: Çağrı geldi, veda geldi

İktidara yakın medya organlarında uzun süredir süren “gazeteci–siyasetçi mesafesi” tartışması, bu kez aynı mahallenin içinden yükselen eleştirilerle krize dönüştü. Demirören Medya çatısı altındaki yazılar ve ekran yorumları, AKP’nin savunusunun gazetecilere bırakılmasının doğru olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. “Savunma gazeteciye bırakılamaz” Tartışmanın fitilini, Ahmet Hakan Coşkun’un köşe yazısı ateşledi. Coşkun, iktidarı savunma işinin gazetecilere terk edilmesini eleştirerek, “İktidarı savunmak, gazetecilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir” ifadesini kullandı; AKP’li siyasetçilerin televizyonlardan uzak tutulmasını “akıl alır” bulmadığını yazdı. Hande Fırat: Hepimiz çizgiyi aştık Aynı çizgide bir çağrı da Hande Fırat’tan geldi. Fırat, “Şimdi iğneyi batırma zamanı” başlıklı yazısında, siyasetçilerin tartışma programlarına çıkmaması ya da çağrılmaması nedeniyle “vekalet yayınlarının” gazeteciler tarafından yapıldığını vurguladı ve “İster muhalefet ister iktidara yakın medya olsun, hepimiz çizgiyi aştık” dedi. Zafer Şahin: Hayat bir duruştur Bu eleştiriler, CNN Türk ekranlarında yorumculuk yapan Zafer Şahin’in tepkisini çekti. Şahin, X hesabından yaptığı açıklamada, “Ekrana çıkan ‘yandaş’ gazeteciler” eleştirisinin kendilerini hedef gösterdiğini savunarak, “Hayat bir duruştur. Ekrana çıkma meraklısı değilim” ifadeleriyle programlara kendi isteğiyle çıkmayacağını duyurdu. Şahin, yoluna YouTube kanalı ve sosyal medyada devam edeceğini belirtti. Kulis: Ekranlar yeniden siyasetçilere Tartışmanın ardından kulis bilgileri de paylaşıldı. İsmail Saymaz, AKP’nin medya stratejisinde değişikliğe gittiğini; Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bundan böyle televizyon ekranlarında iktidarı gazetecilerin değil Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri ve yöneticilerinin savunacağını yazdı. “Yandaşlık” tartışması, iktidara yakın medyada yalnızca bir üslup eleştirisi olmaktan çıktı; ekran tercihleri ve rol dağılımı üzerinden somut bir ayrışmaya dönüştü. Önümüzdeki dönemde tartışma programlarında gazetecilerin mi yoksa siyasetçilerin mi ağırlık kazanacağı, bu krizin kalıcı etkisini belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.