SON DAKİKA

#İsrail

HABER DEĞER - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Petrol fiyatları neden beklendiği kadar yükselmedi? Beş aylık savaşta piyasayı dengeleyen 5 etken Haber

Petrol fiyatları neden beklendiği kadar yükselmedi? Beş aylık savaşta piyasayı dengeleyen 5 etken

ABD ile İsrail'in şubat sonunda İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından petrol fiyatlarının varil başına 150-200 dolara çıkabileceği öngörülse de, Brent petrolün fiyatı en yüksek 126 dolar seviyesini gördü. Reuters'ın analizine göre, savaşın küresel enerji piyasasında beklenen ölçüde şok etkisi yaratmamasının arkasında birden fazla neden bulunuyor. Analize göre ilk etken, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin'in ham petrol talebindeki sert düşüş oldu. Çin'in ithalatı haziran ayında son yılların en düşük seviyelerine gerilerken, elektrikli araç kullanımının artması ve petrokimya sektöründeki yavaşlama küresel talebi azalttı. İkinci olarak ABD'nin petrol üretimini rekor seviyeye çıkarması piyasadaki arz endişelerini hafifletti. Günlük üretim 13,93 milyon varile ulaşırken, Washington yönetimi mart ayında Uluslararası Enerji Ajansı ile koordineli şekilde 400 milyon varillik Stratejik Petrol Rezervi satışına da gitti. Analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın zaman zaman ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin yaptığı açıklamaların da piyasadaki yükseliş beklentilerini zayıflattığı belirtildi. Bu nedenle yatırımcıların petrol fiyatlarında sert yükseliş beklentisiyle büyük pozisyon almaktan kaçındığı ifade edildi. Fiyatları sınırlayan bir diğer unsur ise Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatının haziran ayında yeniden başlaması oldu. Ayrıca Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı üzerinden ihracatını artırması, arz kesintilerine ilişkin kaygıları azalttı. Reuters'ın analizine göre son olarak fiziki petrol arzının halen güçlü seyretmesi de fiyatların daha sert yükselmesini engelledi. Ancak enerji piyasası uzmanları, çatışmaların uzaması veya arzda yeni aksaklıklar yaşanması halinde petrol fiyatlarında yeniden sert hareketler görülebileceği uyarısında bulunuyor haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara-Kahire hattında diplomatik iş birliği yapılacak Haber

Ankara-Kahire hattında diplomatik iş birliği yapılacak

Yıllar süren soğuk iklimin ardından yeni bir yol haritası çizen Türkiye ile Mısır, ilişkileri yeniden stratejik seviyelere çıkarabilmek için adımlarını sıklaştırıyor. Mısır Savunma Bakanı'nın geçtiğimiz günlerde Ankara'yı ziyareti kapsamında imzalanan "Türkiye-Mısır Savunma İş Birliği Niyet Mektubu" sürecin en somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. İki ülkenin 20 yıl aradan sonra kapsamlı bir hava tatbikatında bir araya gelmesi, Türkiye-Mısır-Azerbaycan arasında üçlü tatbikatların yapılması ve Türk savunma sanayiinin Mısır'daki görünürlüğünün artması bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor. İsrail ve Yunanistan gelişmelerden rahatsız Ankara-Kahire hattında yaşanan bu yakınlaşma, İsrail ve Yunanistan tarafından yakından ve endişeyle takip ediliyor. İsrail medyası, F-16 filolarındaki uçak sayısı fazla olan Türkiye ile Mısır'ın savunma alanında birlikte hareket etme niyetinden şikayetçi olurken; Mısır'ın KAAN savaş uçağına olan ilgisi Tel Aviv'de sıkıntılı bir döneme işaret ediyor. Yunan medyası ve analistler ise Akdeniz'deki tüm denklemin değişebileceği yeni bir dönemden endişe duyarak sürecin en büyük kaybedeninin Atina olabileceğini değerlendiriyor. Deniz yetki alanları ve enerji iş birliği masada Mısır'ın geçmişte İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile blok olarak hareket etmesinin sahadan somut bir çıktı üretemediği ve enerji projelerinin Türkiye olmadan ilerleyemeyeceği gerçeği netlik kazandı. Tarafların önümüzdeki dönemde deniz yetki alanları konusunda adım atması, sahanın ve tüm denklemin sil baştan kurulacağı yeni bir süreci getirebilir. Ankara'nın en önemli tezi muhtemel bir anlaşmada Mısır'ın da kazançlı çıkacağı yönünde olurken; doğrudan bir deniz yetki anlaşmasından önce muhtemel rezerv alanlarında ortak arama veya farklı enerji iş birliklerinin hayata geçirilebileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ve İsrail'in "tanker uçak" krizinde kimse geri adım atmıyor Haber

ABD ve İsrail'in "tanker uçak" krizinde kimse geri adım atmıyor

İsrail Ulaştırma Bakanlığı'nın uçakların başka bölgelere taşınması konusunda çözüm sağlandığına dair açıklamasına karşın, üst düzey ABD askeri kaynakları bu iddiaları yalanladı. İsrail tarafından sunulan alternatif askeri üslerin, Pentagon’un operasyonel standartlarını ve güvenlik gerekliliklerini karşılamadığını belirten ABD temsilcileri, havalimanında kalma konusundaki ısrarlarını sürdürüyor. "En kötü senaryo" hazırlığı ABD ordusunun Ben-Gurion Havalimanı’nı kullanma ısrarı, Basra Körfezi’ndeki üslere yönelik olası saldırılar da dahil olmak üzere, bölgedeki "en kötü senaryolara" hazırlık yapma zorunluluğundan kaynaklanıyor. İran ile gerilimin yeniden tırmanmasıyla birlikte, Avrupa'ya çekilen uçaklar yeniden bölgeye konuşlandırılmıştı. Sivil havacılık ve askeri ihtiyaç çatışması Ulaştırma Bakanı Miri Regev, seyahat sezonunun en yoğun olduğu bu dönemde sivil uçuş takviminin aksamaması ve havalimanı kapasitesinin düşmemesi için uçakların tahliye edilmesini ve sayılarının sınırlandırılmasını talep etmişti. İsrail ordusu ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise uçakların Necef Çölü'ndeki üslere taşınması fikrine karşı çıkıyor. Kriz Başbakan'ın gündeminde Sivil uçuşları aksattığı gerekçesiyle sunulan alternatif üslerin güvenlik yetersizliği nedeniyle Pentagon tarafından reddedilmesi, sorunu diplomatik bir krize dönüştürdü. Konunun Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından doğrudan ele alınması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail'in "En Büyük Dostu" ABD'li Senatör suikaste mi uğradı?  Haber

İsrail'in "En Büyük Dostu" ABD'li Senatör suikaste mi uğradı? 

Ölüm nedeni "kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık" olarak açıklansa da, sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde suikast şüpheleri hızla gündeme taşındı. 2003 yılından bu yana Senato'da görev yapan Graham'ın vefatı, Washington'da büyük yankı uyandırdı. Deneyimli siyasetçinin ölümü, özellikle dış politikadaki sert tavırları ve son dönemdeki Ukrayna ziyareti nedeniyle komplo teorilerini de beraberinde getirdi. "Kapsamlı Soruşturma" çağrıları Graham'ın ani ölümü, sosyal medyada suikast iddialarının merkezine oturdu. Trump'a yakınlığıyla bilinen aktivist Laura Loomer, Graham'ın kısa süre önce gerçekleştirdiği Ukrayna ziyareti sonrası vefat etmesinin şüpheli olduğunu savunarak Rusya veya İran'ın olaya karışmış olabileceğini öne sürdü. Haham Shmuley Boteach, Graham'ın geçmişte İran tarafından bizzat tehdit edildiğini hatırlatarak, bu durumun bir "karanlık elin" işi olabileceğine işaret etti. YouTube yayıncısı Clint Russell ise Graham'ın Rusya karşıtı yaptırım savunuculuğunun onu bir hedef haline getirmiş olabileceğini iddia etti. Resmi makamlar bu iddiaları henüz doğrulamadı. İsrail en büyük dostunu kaybetti İsrail yanlısı tutumuyla bilinen Graham, Tel Aviv yönetiminin Gazze'deki operasyonlarına verdiği tam destekle tanınıyordu. Graham'ın ölümü üzerine İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın da aralarında bulunduğu üst düzey isimler taziye mesajları yayınlayarak, "İsrail'in en büyük dostlarından birini kaybettiğini" belirttiler. İran medyasında tepki çeken yayınlar Öte yandan İran cephesinde Graham'ın ölümü, Tahran'a yönelik sert yaptırım ve askeri müdahale yanlısı açıklamaları nedeniyle farklı bir karşılamayla duyuruldu. Bazı İran televizyon kanallarının, senatörün ölümünü "müjde" niteliğinde ifadelerle duyurması ve kutlama mesajlarına yer vermesi uluslararası kamuoyunda dikkat çekti. Resmi makamlar, iddialar hakkındaki incelemelerin ve ölüm raporuna dair detayların ilerleyen günlerde netleşeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayhan Bilgen NATO zirvesini değerlendirdi Haber

Ayhan Bilgen NATO zirvesini değerlendirdi

Bilgen, hem küresel güvenlik mimarisinin hem de Türkiye’deki siyasi ittifakların "karşıtlık" üzerine değil, "sahici planlamalar" ve "ortak sorun çözme" ekseninde yeniden tanımlanması gerektiğini vurguladı. "NATO, değişime direndiği ölçüde tarihteki yerini alır" NATO’nun Soğuk Savaş sonrası kendine yeni düşmanlar arama çabasının sürdürülebilir olmadığını belirten Ayhan Bilgen, zirveye ev sahipliği yapmanın diplomatik bir avantaj olarak görülse de bunun yeterli olmadığını ifade etti. Bilgen, şunları kaydetti: "NATO’nun kuruluşundan itibaren ortaya koyduğu kanlı karne ve tarihsel sorunları bir tarafa bırakıp yarınları ele aldığımızda; durumu idare eden tartışmalar yerine sahici planlamalara yönelmek durumundayız. Avrupa güvenlik mimarisinin inşasında Rusya korkusunun gerçekçiliği tartışılırken, diğer yanda İsrail saldırganlığını durduramayan bir dünyanın gerçek bir güvenlik konsepti inşa etmesi ne kadar mümkündür? Görünen tabloda ya NATO değişir ya da değişime direndiği ölçüde tarihteki hak ettiği yeri almakla yetinir." "Çok kutuplu dünyada ittifaklar karmaşıklaşacak" Küresel güç dengelerinin iki kutuplu bir dünyaya dönmesinin mümkün olmadığını savunan Bilgen, "Çin, Hindistan ve diğer aktörlerin varlığı, çok daha karmaşık ve geçici ittifak ilişkilerini kaçınılmaz kılıyor. Her alanda ikiye bölünmüş bir dünya artık gerçekçi değildir" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye iç siyasetindeki ittifakların durumunu da NATO tartışmalarına benzer bir perspektifle ele alan Ayhan Bilgen, siyasi ittifakların sadece "karşıtlık" üzerine kurulmasının sürdürülebilir olmadığını belirterek, "Toplumun önceliği ekonomi olduğuna göre, ekonomi politikaları üzerinden bir ortaklaşma çok daha gerçekçidir. Bunun altyapısı oluşturulamadığı takdirde, yine kişiler ve partiler merkezli kariyer planlamaları ittifakların zeminini şekillendirecektir. Ne üzerinde ittifak kurulduğundan çok, kimin kiminle yol yürüyebileceği üzerinden ittifaklar belirleniyor." ifadelerini kullandı. "Çok adaylı seçim ihtimali yüksek" 2023 seçimleri ve gelecek vizyonuna dair de mesajlar veren Bilgen, Türkiye’nin iki turlu seçim sisteminin zorunlu kıldığı "uzlaşı kültürüne" rağmen çok kutuplu yapıyı henüz aşamadığını ifade etti. Bilgen, "Şimdilik görünen, daha iddialı bir ortak aday arayışı ile birlikte 3, 4 hatta 5 adayın da çıkma ihtimalidir" diyerek seçim stratejilerine dair dikkat çekici bir öngörüde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.