SON DAKİKA

#İsrail Ordusu

HABER DEĞER - İsrail Ordusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail Ordusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ateşkes rağmen: İsrail'den Lübnan'a şiddetli saldırı Haber

Ateşkes rağmen: İsrail'den Lübnan'a şiddetli saldırı

Lübnan ile İsrail arasında diplomatik temaslar sürerken saha hareketliliği de hız kesmeden devam ediyor. Roma'da gerçekleştirilen 7. tur müzakereler ikinci gününe girerken, İsrail güçleri Lübnan'ın güneyindeki yerleşim birimlerini ve kırsal alanları hedef alan yeni saldırılar gerçekleştirdi. Sur ve Nebatiye hatlarında bombalama Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail savaş uçakları Sur kentine bağlı Mansuri beldesinin kırsal kesimine iki ayrı hava saldırısı düzenledi. Bölgedeki askeri hareketlilik bununla sınırlı kalmazken, İsrail topçu birlikleri de Sur'un Mecdel Zun beldesi çevresini yoğun ateş altına aldı. Operasyonlarını genişleten İsrail ordusu, Nebatiye vilayetine bağlı Kefertebnit beldesinde de şiddetli bir patlamaya imza attı. Aynı hat üzerinde bulunan Keferrumman Tepeleri'ne aydınlatma fişekleri atan işgal güçlerinin, bölgede yapay yangınlar çıkararak ekolojik ve fiziki tahribat yaratmayı amaçladığı bildirildi. Roma'daki müzakere süreci İsrail'in saldırılarına ara vermeden devam ettiği bu süreçte, taraflar arasında Roma'da dün (04 Ağustos 2026) başlayan 7. tur müzakerelerinin 3 gün sürmesi planlanıyor. Daha önceki diplomatik aşamalarda, Washington'da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından 26 Haziran tarihinde Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı. Saha raporlarına ve bakanlık açıklamalarına göre, İsrail ordusunun 2 Mart tarihinde Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal ettiği, bu süreçte Lübnan hükümetinin ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıkladığı belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan tarihinde yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Ardından ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 333 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski İsrail Savunma Bakanı'ndan iddialar: "Ordunun 10 günlük mühimmatı kaldı" Haber

Eski İsrail Savunma Bakanı'ndan iddialar: "Ordunun 10 günlük mühimmatı kaldı"

Eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, ülkenin savunma kapasitesi hakkında endişe verici bir iddiayı gündeme taşıdı. Liberman, İsrail devlet televizyonu KAN'a yaptığı açıklamada, ordunun mühimmat stoklarının tükenme noktasına geldiğini belirtti. "10 gün içinde İsrail Ordusu'nun mühimmatı kalmayacak" Netanyahu hükümetinin savunma önceliklerini göz ardı ettiğini savunan Liberman, mevcut durumu "kritik" olarak nitelendirdi. Koalisyon dengelerini korumak adına hükümetin ülkeyi stratejik bir riskin içine attığını iddia eden eski Bakan, "10 gün içinde İsrail ordusunun mühimmatı kalmayacak" ifadesiyle durumun vahametine dikkat çekti. Haredi tartışması: "Asker kaçaklığı meşrulaştırılıyor" Liberman'ın tepkisinin merkezinde, hükümetin Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudilere yönelik zorunlu askerlik muafiyetini düzenleyen yasa tasarısı yer alıyor. Hükümeti bu adımıyla "koalisyonu ayakta tutmaya çalışmakla" suçlayan Liberman, söz konusu düzenlemenin ordu içindeki adalet duygusunu zedelediğini vurguladı: "Bu tasarı, asker kaçaklığını meşrulaştırıyor. Ülkenin güvenliği söz konusuyken, siyasi çıkarlar uğruna ordunun gücünü zayıflatıyorlar." Siyasi istikrarsızlık sürüyor Liberman'ın bu çıkışı, İsrail'in bölgesel gerilimlerin zirve yaptığı bir dönemde savunma stratejilerinin tartışmaya açılmasına neden oldu. Hükümetin Ultra-Ortodoks ortaklarını küstürmemek için attığı adımların, askeri hazırlığı ve mühimmat tedarik zincirini nasıl etkilediği, İsrail kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail'de askeri bütçe krizi: Bakanlıklar karşı karşıya Haber

İsrail'de askeri bütçe krizi: Bakanlıklar karşı karşıya

Savunma bütçesini rekor seviyeye yükseltmek isteyen İsrail ordusu ile bu talebi "mantıksız" bulan Maliye Bakanlığı arasındaki kriz, İsrail’in savaş stratejisini ve ekonomik geleceğini tehlikeye atıyor. "Mevcut bütçeyle faaliyet göstermekte zorlanıyoruz" Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail ordusu, 38,9 milyar dolar olan savunma bütçesinin 49,5 milyar dolara çıkarılmasını talep etti. Savunma Bakanlığı, talebini operasyonel zorunluluklara dayandırırken, ordunun içinde bulunduğu durumu itiraf niteliğinde şu ifadelerle özetledi: "Yaklaşık 3 senedir 6 farklı ülkenin topraklarına saldırılar düzenleyen İsrail ordusu, mevcut bütçeyle faaliyet göstermekte zorlandığını, bu nedenle yedek askerleri görevden almak zorunda kaldığını ve yüksek maliyetli askeri operasyonlardan artık kaçındığını itiraf etti." Maliye Bakanlığı ise ordu ve Savunma Bakanlığı'nın bu devasa fon talebine sert tepki gösterdi. Bakanlık yetkilileri, savunma harcamalarındaki bu boyuttaki bir artışın İsrail ekonomisi üzerinde yaratacağı tahribata dikkat çekti: "Bakanlık; savunma harcamalarına ayrılacak böylesi devasa bir ek fonun, sivil harcamalarda çok ciddi kesintilere yol açacağı ve İsrail'in uluslararası kredi notunu büyük ölçüde olumsuz etkileyeceği konusunda uyarılarda bulundu." Tasarruf çabaları sonuçsuz kaldı Mali baskıların hafifletilmesi için ordu içinde uygulanan tasarruf tedbirleri de sahadaki gerçekler karşısında yetersiz kaldı. Özellikle işgal altındaki bölgelerdeki askeri varlığı sürdürmek, hedeflenen yedek asker sayısının düşürülmesini imkansız kılıyor. Daha önce 60 binden 40 bine düşürülmesi hedeflenen yedek asker sayısı, yoğun çatışmalar nedeniyle halen 64 bin seviyesinde seyrediyor. Gazze ve Lübnan'daki işgalin mali yükü ile ekonomik çöküş riski arasında sıkışan İsrail'de gözler Başbakan Binyamin Netanyahu’ya çevrildi. İki bakanlık arasındaki krizin çözümüne dair Netanyahu’nun önümüzdeki günlerde vereceği kararın, İsrail’in sadece askeri varlığını değil, uluslararası finans piyasalarındaki güvenilirliğini de doğrudan etkilemesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" ifadelerine sert tepki gösteren Çelik, Gazze’de yaşananların dünyanın en büyük suçu olduğunu vurguladı. "Netanyahu'nun sözleri dünyanın en büyük yalanıdır" İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını ve İsrail ordusuna yönelik "dünyanın en ahlaklı ordusu" nitelemesini değerlendiren Çelik, bu iddiaları "dünyanın en büyük yalanı" olarak nitelendirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Netanyahu'nun açıklamasının değersizliği ve niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor." "İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs’e dair ifadeleri üzerinden Türkiye’ye yöneltilen "işgalcilik" suçlamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, gerçek işgalcinin İsrail yönetimi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İşgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Gazze'yi işgal ediyor, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Şimdi bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. Türkiye’nin Filistin konusundaki görüşü açık ve nettir; Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz." ABD'nin İsrail politikasına ilişkin değerlendirme ABD'den İsrail'in politikalarına karşı gelen tepkilerin bir "politika değişikliği" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusuna Çelik şu yanıtı verdi: "Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama doğru sesler yükseliyor. Ancak bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak o zaman politika değişikliğinden söz edebiliriz." Basın mensuplarına yönelik şiddete tepki CHP miting ve toplantılarında basın mensuplarına yönelik gerçekleşen fiziki saldırılara da değinen Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirtirken, "Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Basın mensuplarına saldırıların sadece CHP'nin mitinglerinde meydana gelmesi düşündürücüdür. Parti hukuku gereği gereğinin yapılması icap ederdi; yapılmaması bu şiddetin teşvik edildiği anlamına geliyor. Buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu Beyrut'a saldırı talimatı verdi Haber

Netanyahu Beyrut'a saldırı talimatı verdi

Operasyonlarını Lübnan içlerine doğru yoğunlaştıran İsrail ordusu, güney Lübnan'da bulunan yaklaşık 900 yıllık tarihi Beaufort Kalesi ile stratejik öneme sahip bir sırt hattını ele geçirdi. Askeri yetkililer bu hamleyle Hizbullah'ın bölgedeki askeri altyapısının zayıflatılmasının ve örgütün faaliyet alanlarının kontrol altına alınmasının hedeflendiğini belirtti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, söz konusu kalenin İsrail'in bölgedeki güvenlik bölgesinin bir parçası olarak elde tutulacağını ifade etti. Çatışmaların bilançosu giderek ağırlaşıyor Litani Nehri'ne kadar uzanan bölgede hakimiyet sağlayan İsrail ordusu, şimdi de Zaharani Nehri yönünde ilerleyişini sürdürüyor. Netanyahu, temel amaçlarının Hizbullah'ın kontrolündeki alanlarda İsrail'in hakimiyetini derinleştirmek ve genişletmek olduğunu vurguladı. Lübnan hükümetinin verilerine göre çatışmaların yeniden şiddetlenmesiyle 3 bin 370'ten fazla kişi hayatını kaybetti ve 1,2 milyondan fazla Lübnanlı yerinden edildi. İsrail tarafında ise şu ana kadar 24 asker ve 4 sivilin öldüğü, buna ek olarak kuzeydeki on binlerce İsrail vatandaşının da evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. Fransa acil toplantı çağrısı yaptı Bölgedeki durum üzerine Fransa Dışişleri Bakanlığı harekete geçti. Paris yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni pazartesi günü acil olarak toplanmaya çağırdı. Öte yandan, İsrail'in son ilerleyişine karşı Hizbullah veya Lübnan hükümetinden henüz resmi bir açıklama gelmediği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.