SON DAKİKA

#İstanbul

HABER DEĞER - İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güllü cinayetinde korkunç final Haber

Güllü cinayetinde korkunç final

Yalova’da ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) evinin balkonundan düşerek şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada düğüm çözüldü. Annesini "kasten öldürmek" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasındaki TÜBİTAK raporu ve tanık itirafları, cinayetin planlı ve soğukkanlı bir şekilde işlendiğini ortaya koydu. Müzikli tuzak ve o son sözler: "Bay bay" Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli delil, evdeki güvenlik kamerası kayıtları üzerindeki TÜBİTAK incelemesi oldu. Rapora göre; Tuğyan ve arkadaşı Sultan Nur Ulu, alkollü olan Güllü'yü, sevdiği "Malkara" şarkısını açarak penceresi alçak olan odaya çekti. Ses analizinde netleştirilen kayıtlarda şu korkunç diyaloglar yer aldı: Tuğyan'ın annesine "Atacağım şimdi seni" dediği duyuldu. Yaşanan boğuşmanın ardından Güllü pencereden düştüğü sırada Tuğyan'ın arkasından "Hadi görüşürüz, bay bay" diye seslendiği tespit edildi. Arkadaşı her şeyi itiraf etti Olay sırasında evde bulunan ve "ev hapsi" adli kontrolüyle serbest bırakılan Sultan Nur Ulu, savcılıkta cinayeti itiraf etti. Ulu ifadesinde, "Gül Anne yüzünü cama dönük haldeydi. O esnada Tuğyan dizlerinin az yukarısından sarılarak onu itti ve dengesini kaybedip düştü. Ben şok oldum, sonra bana 'koş' dedi" şeklinde konuştu. Bavullarla kaçarken yakalandılar Teknik takipteki polis ekipleri, şüphelilerin cinayetin ardından yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığını belirledi. İstanbul Büyükçekmece’de saklandıkları evden ellerinde bavullarla çıkan ikili, Gürcistan veya Fransa'ya kaçmak üzereyken yakalandı. Avukatları dosyadan çekildi Ortaya çıkan delillerin ardından Güllü’nün aile avukatları, kızı Tuğyan’ın savunmasından çekildiklerini duyurdu. Avukat Rahmi Çelik, adliye önünde yaptığı açıklamada, "Bizim nezdimizde yeterli şüphe oluşmuştur. Rahmetlinin manevi mirasını korumak adına dosyadan çekiliyoruz" ifadelerini kullandı. Tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter suçlamaları reddederek "Gerçekler ortaya çıkacak" derken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu Haber

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu

İstanbul’un Pendik ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olay, polis devriyesinin rutin kontrolü sırasında ortaya çıktı. Pendik sahilinin karşısında bulunan bir parkta devriye görevini sürdüren polis ekipleri, uzun süredir park halinde duran bir araçtan şüphelendi. Ekipler, araçta bulunan kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapmak için yaklaştı. Araçta hareketsiz bir kişi fark edildi Polis ekipleri aracın camını tıklattığında, ön sağ koltukta oturan gencin hareketsiz olduğunu fark etti. Durumdan şüphelenen ekipler, olay yerine itfaiye ve sağlık ekiplerini çağırdı. Kısa sürede bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri aracı açtı. Sağlık ekipleri ölümünü tespit etti Aracın açılmasının ardından 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, ön koltukta bulunan gencin hayatını kaybettiği belirlendi. Gencin uzun süredir araç içinde hareketsiz olduğu değerlendirildi. Ölüm nedeni araştırılıyor İlk bulgulara göre gencin uyuşturucu madde etkisiyle hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak kesin ölüm nedeni, adli tıp kurumunda yapılacak otopsi sonucunda netlik kazanacak. Olayla ilgili soruşturma sürüyor Polis ekipleri, olayın nasıl gerçekleştiğini ve ölümün ardındaki süreci aydınlatmak için geniş çaplı soruşturma başlattı. Araç ve çevresinde inceleme yapılırken, gencin kimliğinin ve olay öncesinde yaşananların tespit edilmesi için çalışmalar devam ediyor.

29 ilde dev uyuşturucu operasyonu! 1,6 ton madde ve 750 bin hap ele geçirildi Haber

29 ilde dev uyuşturucu operasyonu! 1,6 ton madde ve 750 bin hap ele geçirildi

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma ekiplerinin 29 ilde yürüttüğü operasyonlarda 345 şüphelinin yakalandığını, 110’unun tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, jandarma ekiplerinin son iki haftada 29 ilde geniş kapsamlı uyuşturucu operasyonları gerçekleştirdiğini duyurdu. Operasyonlarda 1 ton 628 kilogram uyuşturucu madde ile 750 bin 238 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Yerlikaya, çalışmalarda 345 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 110’unun tutuklandığını, 59 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını, diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğünü belirtti. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/1999335171200364575 Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve il jandarma komutanlıklarınca yürütülen operasyonlara; Antalya, Denizli, Aydın, İstanbul, Mardin, Diyarbakır, Van, Şanlıurfa, Tekirdağ, Çorum, Adana, Ağrı, Gaziantep, Kocaeli, Kırıkkale, Hakkari, Manisa, Ordu, Düzce, Isparta, Kayseri, Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Malatya, Hatay, Ankara, Kastamonu ve Aksaray’da 2 bin 430 ekip ve 6 bin 75 personel katıldı. Bakan Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayarak, “Uyuşturucu insanlığın en büyük düşmanıdır. Gençlerimizin hayatını çalmaya cüret eden zehir tacirleriyle mücadeleye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Operasyonlara katkı sunan tüm ekipleri tebrik etti.

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı Haber

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

Konferans, Türkiye’deki 40 yıllık çatışmanın sona erdirilmesi için kapsamlı bir yol haritası açıkladı İstanbul’da 6–7 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, yayımlanan sonuç bildirgesiyle tamamlandı. 19 ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının katıldığı toplantıda, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışma ortamının nasıl sonlandırılacağı ve kalıcı barışın hangi ilkelerle inşa edilebileceği ele alındı. Bildirge, PKK’nin Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından açıkladığı silahlı mücadeleyi bırakma kararını, “bölge istikrarı için tarihi bir eşik” olarak değerlendirdi. “Öcalan barış sürecinde kritik bir aktör” vurgusu öne çıktı Bildirgede, küresel ölçekte otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde Abdullah Öcalan’ın hem düşünsel hem pratik olarak barış inşasında belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi. Metinde şu değerlendirme yer aldı: “PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararı, uzun süreli çatışmaların bitirilmesi için cesur bir adımdır. Bu adım yeni bir toplumsal sözleşmenin kapısını aralamaktadır.” Konferansta kalıcı barış için 6 maddelik yol haritası oluşturuldu Katılımcılar, iki gün süren tartışmaların ardından barış sürecinin ilerleyebilmesi için altı başlık belirledi: 1. Öcalan’ın AİHM kararları doğrultusunda serbest bırakılması için yasal düzenleme yapılması ve İmralı’daki tecrit koşullarının tamamen kaldırılması. 2. Çatışmaların çözümünde tek yöntemin diyalog olduğu ve BM’nin 1325 sayılı kararı gereği kadınların barış süreçlerinde aktif rol alması. 3. Türkiye’nin tüm halklarını eşit yurttaşlık temelinde kapsayan demokratik bir anayasa ihtiyacı. 4. Merkeziyetçiliğin yerine yerel demokrasiyi güçlendiren modellerin geliştirilmesi. 5. Şiddeti besleyen hukuksal ve yapısal sorunların kapsayıcı bir dönüşümle ortadan kaldırılması. 6. Avrupa Birliği’nin, tarafların kabulü halinde arabulucu veya garantör rolü üstlenmesi. “Siyasi tutukluların özgürlüğü lütuf değil, hukuksal zorunluluktur” Bildirgede son olarak, Abdullah Öcalan, Kobani Davası’nda yargılananlar ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Siyasi tutukluların özgürlüğü bir lütuf değil, tarihsel ve hukuksal bir zorunluluktur.” ifadesi dikkat çekti. Katılımcılar, Türkiye’yi insan hakları ve insancıl hukuk gereklerini yerine getirmeye çağırırken, sürecin uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleneceği belirtildi.

İstanbul Modern’de perde Çin’e açılıyor: “Hikâye Çin’de Geçiyor” seçkisi başlıyor! Haber

İstanbul Modern’de perde Çin’e açılıyor: “Hikâye Çin’de Geçiyor” seçkisi başlıyor!

Toplumsal dönüşüm beyazperdede Türk Tuborg AŞ’nin katkıları ve Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu işbirliğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen seçki, Çin toplumunun sosyo-ekonomik dönüşümüne ayna tutuyor. Program, 1940’ların trajedisinden 1990’ların sanat ortamına, günümüz Şanghay’ından Hong Kong’un göçmen hikayelerine uzanan geniş bir yelpazede, sinemanın yeni anlatı biçimlerini keşfe çıkıyor. İşte seçkide yer alan 5 çarpıcı yapım İstanbul Modern Sinema’nın küratörlüğünde hazırlanan programda gösterilecek filmler ve detayları şöyle: Sanat Akademisi 1994 (Yi shu xue yuan 1994): Yönetmen Jian Liu imzalı animasyon, 1990’lar Çin’inde sanat eğitimi alan üç gencin geleneksel ile modern arasında sıkışmışlığını, politik belirsizlikler içindeki özgürlük arayışlarını konu alıyor. Gölgesiz Kule (Bai ta zhi guang): Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan Zhang Lu imzalı film, Pekin’de yaşayan orta yaşlı bir yemek eleştirmeninin kayıp babasıyla yüzleşme sürecini ve eksik aile bağlarını, 13. yüzyıldan kalma Beyaz Pagoda metaforu üzerinden anlatıyor. Onun Hikâyesi (Hao dong xi): "Çin’in Barbie’si" olarak anılan ve gişede büyük başarı yakalayan film, Şanghay’da yaşayan yalnız bir annenin hikayesine odaklanıyor. Yönetmen Shao Yihui, kadın dayanışmasını ve toplumsal cinsiyet rollerini güçlü bir mizahla ele alıyor. Mantı Kraliçesi (Shui jiao huang hou): Gerçek bir başarı öyküsüne dayanan film, 1970’lerde çocuklarıyla Hong Kong’a göç eden Zang Jianhe’nin, iskelede mantı satarak başladığı işini dev bir gıda imparatorluğuna dönüştürmesini konu ediniyor. Lisbon Maru’nun Batışı (Li si ben wan chen mo): Fang Li’nin yönettiği belgesel, 1942’de yüzlerce Britanyalı savaş esirinin hayatını kaybettiği trajik gemi kazasını, hayatta kalanların tanıklıkları ve arşiv görüntüleriyle gün yüzüne çıkarıyor.

Ekranlarda deprem etkisi yaratan operasyon: Ünlü spikerler uyuşturucu iddiasıyla gözaltında! Haber

Ekranlarda deprem etkisi yaratan operasyon: Ünlü spikerler uyuşturucu iddiasıyla gözaltında!

Jandarma ekipleri düğmeye bastı Futbol dünyasındaki gelişmelerin sıcaklığı sürerken, gözler bu kez medya dünyasına yapılan şok baskınlara çevrildi. Edinilen son dakika bilgilerine göre, Show TV spikeri Ela Rumeysa Cebeci, Habertürk spikeri Meltem Acet ve Beyaz TV sunucusu Hande Sarıoğlu, jandarma tarafından yürütülen uyuşturucu operasyonu çerçevesinde gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında sadece bu üç ismin değil, çok sayıda yurttaşın da bulunduğu ve işlemlerin devam ettiği öğrenildi. Benlik bir durum yok diyerek yola çıktı Gözaltı kararlarının basına yansımasının ardından sessizliğini bozan ilk isim Hande Sarıoğlu oldu. Sosyal medya hesabı üzerinden takipçilerine ve ailesine seslenen ünlü sunucu, şu an Ankara’daki evinde olduğunu ve ifade vermek üzere İstanbul’a doğru yola çıktığını duyurdu. Sarıoğlu, hakkında çıkan iddialara ilişkin yaptığı açıklamada olayın kendisiyle doğrudan bir ilgisi olmadığını savunarak endişe edilecek bir durumun bulunmadığını belirtti. Adımın geçtiği paylaşımlara itibar etmeyin Sürecin sadece bir ifade işleminden ibaret olduğunu öne süren Sarıoğlu, durumu anlamak için emniyet birimlerine gideceğini ifade etti. Sevenlerine seslenen sunucu, bilgi sahibi olduğunda gerekli açıklamayı yapacağını belirterek, adının geçtiği spekülatif paylaşımlara itibar edilmemesini istedi. Sarıoğlu, alakasının olmadığı bir durum nedeniyle adının dosyada geçtiğini ve gerçeğin ifade işlemi sonrasında ortaya çıkacağını dile getirdi.

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis! Haber

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis!

Ankara 'Halkı bilgilendirme hakkı' dedi, İstanbul İse 'iftira ve yanıltıcı bilgi' suçlamasıyla harekete geçti BirGün gazetesinde 30 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) harcamalarını konu alan "Skandalın RTÜK ayağı neden araştırılmıyor?" başlıklı haber, hukuk dünyasında şaşkınlık yaratan bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Haberin yayımlanmasının ardından dönemin RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Ekim 2025 tarihinde dosyayı inceledi ve haberin "toplumu bilgilendirme amacıyla yazılan bir habercilik faaliyeti" olduğuna hükmederek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ancak aynı habere ilişkin kurum tarafından yapılan şikayet üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara'daki kararı görmezden gelerek 27 Kasım 2025 tarihinde gazeteci İsmail Arı hakkında iddianame hazırladı. Ankara'nın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiği satırlar için İstanbul'daki savcılık, gazetecinin cezalandırılmasını istedi. Mahkeme salonunda zorlu sınav İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ankara'nın "hakaret suçu oluşmadı" tespitinin aksine, İsmail Arı'nın "Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret" ve "İftira" suçlarından yargılanması talep edildi. Sürecin daha da ağırlaşmasına neden olan gelişme ise mahkemenin tensip zaptında yaşandı; suçlamalara son yıllarda gazetecilere yönelik sıkça kullanılan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" maddesi de eklendi. Ebubekir Şahin'in mağdur sıfatıyla yer aldığı davada, gazeteci Arı hakkında 9 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Hukukçuların ve basın meslek örgütlerinin yakından takip ettiği bu davanın ilk duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 9 Haziran 2026 tarihinde görülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.