SON DAKİKA

#İstanbul Barosu

HABER DEĞER - İstanbul Barosu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Barosu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakkında soruşturma açılan Kanadoğlu: "Açıklamalarım ifade özgürlüğü kapsamındadır" Haber

Hakkında soruşturma açılan Kanadoğlu: "Açıklamalarım ifade özgürlüğü kapsamındadır"

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği başkanlık adaylığı konuşması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma açılan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendiğini belirten Kanadoğlu, yaptığı açıklamaların yargı organlarının Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uymamasına yönelik eleştiri ve hatırlatmalardan ibaret olduğunu vurguladı. "Ortada herhangi bir suçtan söz edilemez" Konuşmasının hiçbir yerinde suç unsuru bulunmadığının altını çizen Kanadoğlu, bir hukukçu ve akademisyen sorumluluğuyla konuştuğunu vurgulayarak yaptığı bu konuşma tamamen ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi. Açıklamasında, "Otada herhangi bir suçtan söz edile söz edilemez” Kanadoğlu, genel kuruldaki konuşmasında, "Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hâkimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. İki elimiz yakalarında olacak" sözlerini sarf etmişti. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan adli sürece ülke genelindeki barolardan da tepki geldi. Türkiye'nin farklı illerinden 79 baro ortak bir açıklama yayımlamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı Haber

Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu Genel Kurulu'ndaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği 128. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı sert eleştiriler ve açıklamalar yargı tacibine uğradı. İktidar medyası tarafından hedef gösterilen Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun konuşması, adli makamların da harekete geçmesine neden oldu. "sizi tek tek not ediyoruz" çıkışı soruşturma konusu oldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, genel kurul sırasında sarf edilen sözlerin içeriği ve bağlamının dikkate alınarak resen soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu sırasında, Avukat Hakları Grubu'nun İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu tarafından sarf edilen sözler nedeniyle, söz konusu ifadelerin içeriği ve bağlamı dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır." Kanadoğlu Genel Kurulda ne demişti? Seçimlerde Avukat Hakları Grubu adına yarışarak 2 bin 543 oy alan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, kürsüden yaptığı konuşmada yargı içerisindeki hukuksuzluklara ve keyfi uygulamalara şu sözlerle tepki göstermişti: “Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. Bu yargıçlar ve savcılar, ‘Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım’ diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda tansiyon yükseldi: Aday konuşmalarında yumruklu kavga Haber

İstanbul Barosu Genel Kurulu'nda tansiyon yükseldi: Aday konuşmalarında yumruklu kavga

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu, Haliç Kongre Merkezi’nde gerekli çoğunluğun sağlanmasının ardından başladı. Divan başkanlığının teşekkülü ve baro yönetiminin devredilmesinden sonra kürsüye çıkan adayların konuşmaları sırasında salonda gergin anlar yaşandı. Attıkları sloganlar ve açtıkları bayraklarla karşı karşıya gelen gruplar arasındaki arbede ve yumruklaşmalar nedeniyle genel kurula ara verildi. Slogan yumruklu kavgaya dönüştü Genel kurulda tansiyon, Bağımsız Avukatlar Grubu adayı Avukat Arife Gökkaya Dinç’in konuşmasını tamamlamasının hemen ardından yükseldi. Dinç’in konuşması sonrasında LGBT+ bayrağı açan bir grup avukat “Nefrete inat, yaşasın hayat” sloganları attı. Bu duruma tepki gösteren bir diğer avukat grubu ise “Kahrolsun PKK” sloganlarıyla karşılık verdi. Gruplar arasında hızla tırmanan sözlü atışma kısa sürede arbedeye ve yumruklaşmaya dönüştü. Olayların büyümesi üzerine divan heyeti genel kurula 15 dakika ara verdi. Tarafların yatışmasının ardından kurul, aday konuşmalarıyla yeniden başladı. Türk bayrağı açıldı, Divan Başkanlığı uyardı Gerginliğin yaşandığı genel kurulda Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin başkan adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ın konuşması sırasında da hareketli anlar yaşandı. Kocasakal kürsüdeyken salonda Türk bayrağı açılarak “Ne Mutlu Türk’üm diyene” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atıldı. Yükselen sesler ve tezahüratlar üzerine Divan Başkanlığı olaya müdahale etti. Divan tarafından yapılan anons uyarısında, Türk bayrağının salondaki tüm meslektaşların ortak değeri olduğu vurgulanarak seçim malzemesi olarak kullanılmaması gerektiği hatırlatıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Saraçhane davasında karar verildi: İmamoğlu eylemlerine katılan 88 genç beraat etti Haber

Saraçhane davasında karar verildi: İmamoğlu eylemlerine katılan 88 genç beraat etti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınıp 23 Mart 2025'te tutuklanması sonrasında Saraçhane’de yapılan gösteriler nedeniyle açılan davalarda karar çıktı. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmalarda 88 sanık hakkında beraat hükmü kuruldu. "Valiliğin yasak kararı idari yargı tarafından iptal edildi" Duruşmaya katılarak savunma yapan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Emniyet'in dayanak gösterdiği İstanbul Valiliği kararının idari yargı tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Kaboğlu mahkemedeki beyanında şu ifadeleri kullandı: "Kolluk güçleri, anayasaya saygı duymak yerine Valiliğin 19-23 Mart 2025 tarihlerine ilişkin gösteri yasaklama kararını temel alarak şiddet kullanmıştır. Bize göre bu yasaklama kararı zaten yok hükmündedir ve nitekim idari yargı tarafından iptal edilerek kesinleşmiştir. Savcılığın mütalaası da göz önüne alındığında, bu kitlesel davanın açılması en başından beri ifade özgürlüğünün açık bir ihlali anlamına gelmektedir." İki ayrı dosyada 88 kişiye beraat Sanıkların ve avukatların son sözlerinin ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, iki ayrı dosya kapsamında yargılanan gençlerin durumunu değerlendirdi. Karara göre, 45 kişinin yargılandığı ilk dosyada 44 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçundan beraat kararı verildi. Aynı dosyada yer alan 1 kişiye ise sosyal medya paylaşımı nedeniyle "suç işlemeye tahrik" suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilerek hükmün açıklanması geri bırakıldı. İlk davadan ayrılan 44 sanıklı ikinci dosyada da mahkeme tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Bu dosyada da yine 1 kişiye sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 7 ay 15 gün hapis cezası verilerek cezası ertelendi. Böylece her iki dosyada toplam 88 kişi beraat etmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

1980 Travması: Savcı Sacit Kayasu’nun Hikayesi Haber

1980 Travması: Savcı Sacit Kayasu’nun Hikayesi

Darbenin lideri Kenan Evren hakkında ilk suç duyurusunda bulunup iddianame hazırlayan Kayasu, mesleğinden ihraç edilmiş, uzun yıllar avukatlık yapması dahi engellenmiş ve hukuk mücadelesini uluslararası platformlara taşımıştır. İlk İddianame ve Yargı Soruşturması 21 Ekim 1952’de Denizli’nin Babadağ ilçesinde dünyaya gelen Sacit Kayasu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar serbest avukatlık yaptı. Ardından adalete daha etkin bir şekilde katkıda bulunabilmek amacıyla hâkimlik ve savcılık mesleğine geçiş yaptı; Çamlıhemşin, Oğuzeli, Iğdır, Adıyaman, Ödemiş ve Adana’da görev yaptı. Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı sırada, 1982 Anayasası'nın darbecileri koruyan Geçici 15. maddesine rağmen, Ağustos 1999'da bir vatandaş olarak Ankara DGM'ye dilekçe veren Kayasu, sonuç alamayınca 28 Mart 2000 tarihinde dönemin 7. Cumhurbaşkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren hakkında "darbe yapmak ve anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek" suçlamalarıyla bir iddianame hazırladı. İddianamesinde, darbe suçunun zaman aşımına uğrayacağına dikkat çekerek 12 Eylül yöneticilerinin yargılanması gerektiğini vurguladı. Ancak bu girişim, yargı ve bürokrasi içinde hemen tepkiyle karşılandı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Kayasu’nun gazetecilere açıklama yaptığı ve iddianame sureti dağıttığı gerekçesiyle soruşturma izni verdi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2001 yılının Nisan ayında Kayasu’yu "görevini kötüye kullandığı" ve "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif ettiği" gerekçesiyle hapis cezasına mahkûm etti; ceza daha sonra para cezasına çevrilerek ertelendi. Meslekten İhraç ve Tecrit Süreci 20 Nisan 2000'de görevinden uzaklaştırılan Kayasu, HSYK kararıyla 27 Şubat 2003’te meslekten ihraç edildi. Emeklilik hakkını elde ettiği için öncesinde emekliliğini talep etmiş olan Kayasu, görevden uzaklaştırılmakla kalmadı; avukatlık yapmak istediğinde de İstanbul Barosu talebini reddetti. Yaptığı itiraz sonucunda Türkiye Barolar Birliği aracılığıyla Baro levhasına kayıt olabildi. Yaşadığı bu süreçte başından geçenleri “Günaydın Savcı Bey” ve “10. Köyün Savcısı” adlı kitaplarında kaleme alan Kayasu, iç hukuk yollarından sonuç alamayınca hakkını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı. AİHM ve HSYK Mücadelesi 13 Kasım 2008’de AİHM, Sacit Kayasu’nun başvurusunu karara bağlayarak Türkiye’yi mahkûm etti. Mahkeme, görevini yapan bir savcıya verilen cezaların "yıldırıcı" nitelikte olduğunu ve Türkiye'nin hem bir savcının ifade özgürlüğünü kısıtladığını hem de mahkemede hakkını aramasına engel olduğunu oy birliğiyle hükme bağlayarak, Türkiye'yi 41 bin avro tazminata mahkûm etti. AİHM kararının ardından HSYK’ya başvurarak mesleğe iade ve özlük haklarını talep eden Kayasu, dönemin kurul üyelerinden sonuç alamadı. 2011 yılında HSYK, ihracın kaldırılmasına karar verse de kendi isteğiyle emekli olduğu gerekçesiyle mesleğe iade talebini reddetti. Bunun üzerine Kayasu, hakkını aramayan veya geciktiren HSYK üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulundu. Haziran 2009'da yaptığı bir açıklamada, "İddianamem hazır, görev bekliyorum" diyerek darbecilerin yargılanması gerektiğindeki kararlılığını sürdürdü. MirasıSacit Kayasu'nun 2000 yılında hazırladığı iddianame, yıllar sonra Türkiye'nin kaderini değiştiren hukuki bir milat haline geldi. 2010 anayasa referandumuyla Geçici 15. maddenin kaldırılmasının ardından açılan tarihi 12 Eylül davasında, Kayasu'nun yıllar evvel hazırladığı o ilk metin önemli bir zemin oluşturdu. Karaciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gören eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, 28 Kasım 2014 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Vefatının ardından Şakirin Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Barosu’ndan Valiliğe ‘besleme yasağı’ davası: Bu bir yetki gaspıdır! Haber

İstanbul Barosu’ndan Valiliğe ‘besleme yasağı’ davası: Bu bir yetki gaspıdır!

"Hayvanları aç bırakmak suçtur" Baro tarafından yapılan başvuruda, Valiliğin 24 Kasım’da duyurduğu genelgenin uygulanması halinde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesinin ihlal edileceği vurgulandı. Yasaklar başlığı altındaki bu maddede yer alan "hayvanı aç ve susuz bırakmak, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek" fiillerinin, bu genelgeyle doğrudan gerçekleşeceği belirtildi. Baro, besleme faaliyetinin engellenmesinin hayvanların yaşam hakkına müdahale olduğunu öne sürdü. "Valilik tek başına karar alamaz" Dava dilekçesinde usule ilişkin itirazlar da dikkat çekti. İstanbul Barosu, sokak hayvanlarına ilişkin karar alma yetkisinin yasa gereği İl Hayvanları Koruma Kurulu’nda olduğunu hatırlattı. Açıklamada, "Valilik bu konuda tek başına karar alamaz. Bu nedenle valiliğin işlemi yetki gaspıdır ve yok hükmündedir" ifadelerine yer verildi. 150 avukat suç duyurusunda bulunmuştu İstanbul Valiliği’nin; okul, hastane, ibadethane, park, bahçe ve yol kenarları gibi alanlarda "kontrolsüz beslemeye müsaade edilmemesi" talimatını içeren genelgesi, hukuk camiasında tepkiyle karşılanmıştı. Dava açılmadan önce 150 avukat, Valilik makamının Türk Ceza Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında suç işlediğini iddia ederek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.