SON DAKİKA

#İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

HABER DEĞER - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Çelik Adliyede: Üsküdar seçimi sonrası açıklamalarına soruşturma Haber

Özgür Çelik Adliyede: Üsküdar seçimi sonrası açıklamalarına soruşturma

Resen soruşturma başlatıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminin ardından yaptığı konuşmadaki iddialar üzerine resen başlatıldı. Çelik, konuşmasında Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın'ın kendisini arayarak, "Beni savcı tutuklamayla tehdit etti. Benim oğlum ve eşim engelli, bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum" dediğini öne sürmüştü. Bu iddiaların ardından savcılık, Ayhan Aydın'ın ifade vermek üzere hazır edilmesi talimatını vermişti. Ayhan Aydın iddiaları yalanlamıştı Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın, Özgür Çelik'in iddialarını kesin bir dille yalanlamıştı. Aydın ifadesinde şu değerlendirmelerde bulunmuştu: "Bu sözler tarafıma ait değildir ve anlatılanlar gerçeği yansıtmamaktadır. Hiçbir kişi, kurum veya makam tarafından tehdit edilmedim. Bir cumhuriyet savcısının ya da başka bir kamu görevlisinin beni tehdit ettiği yönündeki iddia tümüyle asılsızdır. Böyle bir olay yaşanmamıştır." Aydın ayrıca, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde Özgür Çelik’in ricasıyla kendisinin defalarca arandığını ve baskı altına alınmaya çalışıldığını da öne sürmüştü. Yürütülen soruşturma çerçevesinde "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ifade işlemlerine başladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahbap'ın tutuklanan satın alma müdüründen itiraflar: Deprem yardımları üzerinden soygun yapılmış Haber

Ahbap'ın tutuklanan satın alma müdüründen itiraflar: Deprem yardımları üzerinden soygun yapılmış

Milyonluk Kitap İhalesi ve Eski Kitap İddiası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında deprem yardımlarıyla ilgili suçlamalarla 30 Temmuz'da tutuklanan Ahbap Derneği Satın Alma Müdürü Deniz Şimşek'in savcılıktaki ifadeleri gün yüzüne çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Şimşek, deprem bölgesindeki çocuklara dağıtılmak istenen kırtasiye malzemeleriyle ilgili süreçte yaşananları şöyle aktardı: Bir şirketin ilk olarak verdiği 66 milyon TL'lik teklifi yüksek bularak itiraz etdiğini, teklif daha sonra 44 milyon TL’ye düşürüldüğünü ancak ilerleyen süreçte dernek yöneticilerinin bilgisi dahilinde aynı firmadan 80 milyon lira bedelle kitap satın alındğını anlattı. Şimşek, "Sonradan öğrendim ki bu kitaplar yayınevinin deposunda kalan, tedavülden kalkmış ve müfredat dışı eski kitaplarmış. Ayrıca bölgede kurulacağı söylenen konteyner kırtasiyeler de hiç kurulmadı." "Hayvan yemleri kalitesizdi, gıdalar eksik ve fahiş fiyatlıydı" Depremzedelerin hayvancılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla İzmir'deki bir petshop üzerinden 30 milyon TL tutarında 3 bin ton hayvan yemi ve mama alındığını belirten Şimşek, bu lojistiğin imkansızlığına dikkat çekerek, "Böyle bir miktarın sevkiyatı için en az 100 TIR gerekir, bizim böyle bir lojistiğimiz yoktu. Zaten sonradan çiftçilerin bu yemleri çok kötü kalitede olduğu için hayvanlarına yediremediğini duydum" ifadelerini kullandı. Gıda alımlarındaki usulsüzlük iddialarını da detaylandıran Şimşek, Haluk Levent'in talimatıyla bir firmadan toplamda 230 milyon TL bedelle kahvaltılık ürün alındığını kaydetti. Hatay ve Gaziantep'teki depolardan kendisine ürünlerin eksik geldiğine dair tutanaklar ulaştığını belirten Şimşek, depodaki görevliler 'Gelen salamlar dana salama benzemiyor, teste bile gerek yok' diyerek kalitesizliği rapor edildiğini, gıda kolileri genel olarak piyasa değerinin iki katı fiyatına faturalandırıldığını söyledi. "Bilim TIR'ları şirkete gitti" Dernek bütçesinden 6 adet "Bilim TIR’ı" dorsesi için yaklaşık 160 milyon TL ödendiğini, ancak dorselerin mülkiyetinin derneğe değil şirkete ait olacak şekilde sözleşme imzalandığını belirten Şimşek, muhasebedeki fatura usulsüzlüğünü şu sözlerle anlattı: "Muhasebede hiç yapılmayan bir bakım için 12 milyon liralık fatura gördüm. Durumu Haluk Levent’e sorduğumda, 'Denizcim biliyorsun bu TIR'lar zaten onlara ait ve onlara gidecek' dedi. Sonunda TIR'lar Ankara'daki şirkete geri gitti." Süreç içerisinde usulsüzlükleri fark etmesi nedeniyle dışlandığını ve kendisinden evrak saklandığını öne süren Şimşek, Haluk Levent'in kendisine, "İçeriden bilgi sızıyor, yarın bir sorun olursa İsviçre’ye kaçarım" dediğini iddia etti. Öte yandan Şimşek, geçmişteki Kızılay'dan çadır alımı krizinin de dernek yönetimi tarafından bilinçli olarak kamuoyuna sızdırıldığını, bu yolla devlet karşıtı bir hava yaratılarak derneğe olan bağışların artırılmasının hedeflendiğini ileri sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tutuklanan Tolga Akış gelir dağılımını açıkladı Haber

Tutuklanan Tolga Akış gelir dağılımını açıkladı

Soruşturma ve sevk yazısının detayları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 28 Ağustos tarihinde gözaltına alınan Manifest grubunun menajeri Tolga Akış, akşam saatlerinde çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Akış'ın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği yazıda, yöneltilen temel suçlamanın "müstehcenliği yayma" olduğu bilgisi yer aldı. Söz konusu suç tanımının, müstehcen nitelik taşıyan görüntü, yazı veya sözlerin basın-yayın araçları aracılığıyla yayılmasını ya da bu süreçlere aracılık edilmesini kapsadığı vurgulandı. Manifest üyelerinin gelir paylaşımı Soruşturma dosyasına yansıyan ifadesinde hakkındaki ve gruba yönelik iddialara yanıt veren Tolga Akış, şirket ile grup arasındaki kazanç paylaşım modelini netleştirdi. Akış, elde edilen menajerlik gelirlerinin yüzde 60 oranının grup üyelerine eşit şekilde paylaştırıldığını, kalan yüzde 40'lık kısmın ise Manifest projesinin şirket giderleri için harcandığını kaydetti. Grup üyelerinin üçüncü kişilerle görüşmesinin yasaklandığı yönündeki iddiaları reddeden Akış, üyelerin kişisel sosyal medya hesaplarından bağımsız reklam paylaşımı yapamaması kuralının ise doğru olduğunu belirtti. Projeyi korumak amacıyla bu tür sınırlamaların getirildiğini, sözleşme şartlarına aykırı davranılması durumunda ise cezai yaptırımlar uygulandığını aktardı. Bunun yanı sıra, üyelerin tatillerini kendisiyle geçirmeye zorlandığına ilişkin iddiaları da yalanlayan menajer, basında yer alan fotoğrafların yaklaşık 1,5 yıl evvel yapılan bir günlük ortak tatile ait olduğunu savundu. Üyelerin sağlık sorunlarına rağmen baskı altında sahneye çıkarıldığı iddialarını da gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle reddetti. Soruşturma makamlarına mal varlığı ve gelir durumu hakkında da bilgi veren Tolga Akış, yürütülen soruşturma kapsamındaki ifadesinde kendi aylık kazancının 350 bin TL olduğunu beyan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim" Haber

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim"

"Haluk Levent bende hiçbir zaman güven uyandırmadı" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar'ın tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Savcılık tutanağına yansıyan açıklamalarında Gökbakar, Haluk Levent'i 6 Şubat depremlerinden önce yalnızca kamuoyundan tanıdığını ifade etti. Gökbakar ifadesinde, "Kendisinin çek senet veya dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını biliyordum. O yüzden kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır" diyerek, Levent'e yaklaşımının depremlerden çok öncesine dayandığını vurguladı. "Ahbap Derneğiyle hiçbir dönem ilişkim olmadı" Ahbap Derneğiyle herhangi bir mali ya da organizasyonel bağı bulunmadığını kaydeden Gökbakar, dernek üzerinden hiçbir maddi yardımda bulunmadığını söyledi. Afet dönemlerindeki yardım faaliyetlerini kendi imkânları ve sosyal medya kitlesi aracılığıyla yürüttüğünü belirten Gökbakar, "Ahbap Derneği ile hiçbir dönem ilişkim olmadı, bu dernek eliyle hiçbir dönem maddi olarak yardım yapmadım" ifadelerini kullandı. "Yardımlarımı AFAD üzerinden yürüttüm" Afet yardımlarında her zaman devletin resmî kurumlarını tercih ettiğini belirten Gökbakar; 2021 yılında Kastamonu'da yaşanan sel felaketi ile Muğla'daki orman yangınlarında topladığı yardımları AFAD'a teslim ettiğini anlattı. Kastamonu'daki yardımları sosyal medya hesabından duyurarak kitlesini de AFAD'a yönlendirdiğini belirten Gökbakar, "Bakış açım hep bu tür yardım faaliyetlerinin resmî kanallar üzerinden yapılması yönündeydi" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından da aynı çizgiyi koruduğunu ve Ahbap'ı destekleyen herhangi bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Kızılay çadırları tartışması İfadesinde 6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay'dan yapılan çadır alımlarına da değinen Gökbakar, Haluk Levent'in bu konudaki açıklamalarına sorgulayıcı yaklaştığını ve yaptığı bir paylaşım sonrasında Levent'le sosyal medyada tartışma yaşadıklarını aktardı. Yakın çevresine ve sosyal medya hesaplarında Haluk Levent'in geçmişindeki dosyalara dikkat çektiğini belirten Gökbakar, "Haluk Levent'in geçmiş dosyalarını da göz önünde bulundurarak kendisine daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini deklare etmişimdir. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir" sözleriyle ifadesini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.