SON DAKİKA

#İstihdam

HABER DEĞER - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den dikkat çeken vurgu: "İş dünyasının etik krizine tek çözüm ahilik" Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den dikkat çeken vurgu: "İş dünyasının etik krizine tek çözüm ahilik"

Ahilik kültürünün Anadolu'daki rolü Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahilik Haftası vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Ahilik geleneğinin Anadolu’nun sosyal, ekonomik ve mesleki yapısında köklü bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu mirasın günümüz çalışma hayatına uyarlanması gerektiğini belirtti. 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun şekillenmesinde rol oynayan bu medeniyet projesinin, Türk-İslam anlayışını mesleki ve etik ilkelerle birleştirdiğini ifade eden Bahçeli, sistemin Ahi Evran öncülüğünde üretici ile tüketici, sermaye ile emek arasındaki ilişkileri çatışmadan uzak bir temelde kurumsallaştırdığını kaydetti. "Eğitim sadece tezgah başında bitmez" Açıklamasında Ahilik sisteminin eğitsel ve toplumsal dinamiklerine dikkat çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ahilik sisteminde eğitim sadece tezgâh başında bitmez; yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğudur. Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanma törenleriyle makam bulur. Ahiler gündüz iş yerlerinde "yaparak öğrenme" prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur. Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan "orta sandığı" vasıtasıyla sermaye aktarılır; dükkân açma imkânı verilerek istihdam güvence altına alınırdı. Bu durumda şu soru kaçınılmaz olmaktadır. Bugün modern yönetim biliminin "yeni" diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir?" Modern yönetim ilkeleri ve tarihi kökler Bahçeli, günümüzdeki modern yönetim ve kalite standartlarının temellerinin geçmişteki Ahilik uygulamalarında yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi’nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleri ile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın "pabucunu dama atan" o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi? Bugün pazarlamada "dış müşteri memnuniyeti" dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi "velinimet" sayan o derin saygısı değil midir? Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir? Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?" "Ahiliğin mirasını sadece tarih sayfalarına gömemeyiz" Tarihsel süreçte yaşanan Sanayi Devrimi ve kapitülasyonlar gibi dış ve iç etkenler nedeniyle yapının kan kaybettiğini belirten Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Ne yazık ki bu muazzam yapı; Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybetmiştir. Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz. Ahilik; sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir. Sadece geçmişi yâd etmekle kalmamalı; Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasını temenni ediyor; tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftasını gönülden kutluyor, sağlık, huzur ve bereket diliyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu’ndan yeni eğitim yılı mesajı: "Gençlerimize gelecek verilmeli" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan yeni eğitim yılı mesajı: "Gençlerimize gelecek verilmeli"

"Milli eğitim devlet aklı ve vicdan işidir" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının açılışı dolayısıyla partisinin basın toplantısı salonunda önemli açıklamalarda bulundu. Eğitimin yalnızca sınav sonuçları ya da diploma sayısıyla değerlendirilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, sistemin partiler üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Bir ülkenin en kıymetli varlığının evlatları olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bir ülkenin en kıymetli varlığı evlatlarıdır. Evladınıza baktığınızda o ülkenin yarınını görürsünüz. Evladın okuluna baktığınızda da o ülkenin kendisine nasıl baktığını görürsünüz. Milli eğitim, partiler üstü bir anlayışla ele alınmak zorundadır. Milli eğitim devlet aklı işidir, vicdan işidir. Bakanlığın adındaki 'Milli' sözcüğünün amacı da budur" dedi. "Okul yalnızca bilgi aktarmak değildir" Okulun çocuğa yalnızca hece öğreten ya da bilgi aktaran bir durak olmadığını, bir ulusun kendisini yenilediği ve geliştirdiği bir alan olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bugün gelinen noktada bu iradenin gerisinde kalındığını ifade etti. Eğitimin adalet, dürüstlük, emeğe saygı, özgür düşünce ve ortak yaşam sorumluluğu kazandırması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, değerler eğitiminin tek bir hayat tarzını dayatmak olmadığını, Cumhuriyet'in eşit yurttaşlık anlayışını ve bilimi esas alması gerektiğini kaydetti. Konuşmasında eğitimden çalışma hayatına geçiş sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, "Bir yandan sanayimiz nitelikli eleman ararken diğer yandan diplomalı işsizlerimiz iş arıyorsa burada açık bir planlama sorunu vardır. Oysa çocuklarımızın yetenekleri erken yaşta görülmeli; mesleki eğitim, yükseköğretim ve istihdam ihtiyacı birlikte planlanmalıdır. Gençlerimize yalnızca diploma değil, kendi ülkelerinde kurabilecekleri bir gelecek de verilmelidir" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya'daki fuhuş ağı ortaya çıkıyor: Belediye Gençlik Sorumlusu organizatör çıktı Haber

Antalya'daki fuhuş ağı ortaya çıkıyor: Belediye Gençlik Sorumlusu organizatör çıktı

Güney’in üzerinden operasyon genişletildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından "Fuhşa teşvik, aracılık ve yer temin etmek" ile "Uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Antalya ve İstanbul'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüpheli daha gözaltına alındı. Soruşturmanın arka planında, ilk dalgada tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi Sorumlusu Tuğçe Güney’in bağlantıları yer aldı. 2021 yılından bu yana sistematik biçimde faaliyet gösterdiği belirlenen şebekede Güney'in, toplam 4 organizatörden biri olarak kilit rol oynamak suretiyle hareket ettiği tespit edildi. Gözaltına alındığı sırada cep telefonunun şifresini vermeyerek dijital incelemeyi engellemeye çalışan Güney’in bu tutumuna rağmen, polis ekipleri teknik ve fiziki takiple şebekenin diğer üyelerine ulaştı. Başkan Böcek'e yönlendirme iddiası Genişletilen soruşturma dosyasında, görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkındaki iddialar dikkat çekti. Soruşturma dosyasındaki tespit ve mağdur beyanlarına göre; 11 genç kadının belediyede işe alınma vaadiyle organizatörler tarafından yönlendirilerek Muhittin Böcek ile birlikteliğe zorlandığı öne sürüldü. Bu ağa dahil edilen kadınların çoğunluğunun daha sonra belediye iştiraklerinde istihdam edildiği iddia edildi. Dosyada ağır istismar ve mağdur beyanları var Soruşturma dosyasında yer alan mağdur ifadelerinde, iş vaadinin ötesinde çok daha ağır suçlamalara ve mide bulandırıcı detaylara yer verildiği öğrenildi. İfadelerde Böcek'in grup halinde cinsel ilişki, iki kız kardeşle aynı anda birlikte olma ve yaşı küçük kız çocuklarıyla münasebette bulunma iddialarına yönelik çarpıcı beyanların yer aldığı belirtildi. Emniyetteki işlemleri süren 7 şüphelinin, sorgularının ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

2026 YKS’de üniversite tablosu değişti! Haber

2026 YKS’de üniversite tablosu değişti!

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla üniversitelerdeki kontenjan ve doluluk oranları da belli oldu. ÖSYM verilerine göre devlet üniversitelerindeki doluluk oranı yüzde 99,5’e yükselerek bugüne kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Son beş yılda devlet üniversitelerinin lisans ve ön lisans programlarındaki doluluk oranı hiçbir yıl yüzde 98’in altına düşmedi. Vakıf üniversitelerinde ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Son beş yıllık dönemde vakıf üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 97,6’dan yüzde 79,7’ye geriledi. Devlet üniversitelerinde kontenjan sayısında son üç yılda dikkat çekici bir düşüş yaşandı. 2023 yılında 717 bin 525 olan kontenjan sayısı, 2026’da 481 bin 684’e geriledi. Böylece üç yılda yaklaşık 236 bin kişilik kontenjan azaltılmış oldu. Vakıf üniversitelerinin toplam kontenjanlarında ise son beş yılda büyük çaplı bir değişiklik yaşanmadı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kontenjanlardaki düşüşü yükseköğretimde yürütülen “kontenjan dönüşümü”politikasıyla açıklıyor. YÖK Başkanı Erol Özvar, istihdam imkanları giderek daralan programların kontenjanlarının kademeli olarak azaltıldığını belirtmişti. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanı düşürüldü. Bu programlardaki toplam azalma yaklaşık 118 bin oldu. En fazla düşüş yaşanan alanlar arasında Türk dili ve edebiyatı, tarih ve fen bilgisi öğretmenliği gibi bölümler bulunuyor. Eczacılık, elektrik mühendisliği ve siyaset bilimi gibi farklı programlarda da kontenjan azaltımına gidildi. Üniversiteye yerleşen adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos 2026, elektronik kayıtları ise 24-26 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır: "İhracatımızı 278 milyar dolara çıkardık" Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır: "İhracatımızı 278 milyar dolara çıkardık"

Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'yi her alanda hak ettiği noktaya taşıyan reform ve yatırımların hayata geçirildiğini vurguladı. Savunma sanayisinden yapay zekaya kadar kritik alanlarda yerli ve millî teknolojilerin geliştirildiğine dikkat çeken Kacır, son 23 yıldaki ekonomik gelişmeleri şu sözlerle özetledi: "23 yılda imalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine taşıdık. İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık. Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle, dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısına sahibiz. 23 yılda elde ettiğimiz kazanımları Türkiye Yüzyılı'nda yeni başarılarla taçlandırmaya ve ülkemizi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına taşımaya kararlıyız." Trabzon'a yatırım ve destekler Trabzon'daki organize sanayi bölgelerinin sayısının 3'ten 5'e çıkarıldığını, toplam yüzölçümünün ise 100 hektardan 422 hektara yükseltildiğini belirten Kacır, OSB'lerde ilave 4 bin 865 kişilik istihdam oluşturulduğunu ifade etti. Şehirdeki KOBİ'lere KOSGEB eliyle 3 milyar 200 milyon lira destek sağlandığını kaydeden Bakan Kacır, kentte gerçekleşecek 85 milyar liralık yatırımın ve 13 binin üzerinde istihdamın önünün açıldığını aktardı. Yatırımlara sağlanan finansal ve yapısal avantajlara değinen Kacır, şu bilgileri paylaştı: "Yatırımın niteliğine göre yüzde 30'a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti uyguluyoruz. Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programının ilk çağrısında elektrikli tekne ve yat üretimi, endüstriyel ağ ve benzeri ürünler üretimi, entegre su ürünleri üretimi ve işleme tesisi başlıklarında toplam 3 milyar 800 milyon liralık 9 yatırım projesini destekliyoruz." Gençler için yeni teknoloji merkezleri ve projeler DOKAP ve DOKA iş birliğiyle bugüne kadar yüzlerce projeye milyarlarca liralık finansman sağlandığını belirten Bakan Kacır, tören kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 228 milyon lirayı aşan 12 yeni proje için protokol imzalandığını duyurdu. Ayrıca gençlerin teknoloji yolculuğuna katkı sunmak amacıyla; Trabzon Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, DOKA ve T3 Vakfı iş birliğiyle Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi ve Planetaryumu, TÜBİTAK desteğiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi, Girişimcilere tek çatı altında destek sunacak olan KTÜ VakıfBank Girişim Evi'nin açılış ve ziyaretleri gerçekleştirildi. Programın sonunda Trabzon Büyükşehir Başkanı Ahmet Metin Genç, Bakan Kacır'a üzerinde ismi ve Trabzonspor'un yeni transferi Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'ın adı yazılı olan formaları hediye etti. Bakan Kacır ise Salah transferinin Trabzonspor ve Türk futboluna hayırlı olmasını diledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren Kabine toplantısının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi, dış politika, orman yangınlarıyla mücadele ve terörle mücadele başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye süreci ve yasal düzenleme Siyasette güven ve yönetimde istikrarın önemine vurgu yapan Erdoğan, geçmişte demokrasi ve güven eksikliğinin ülkeye en büyük bedelini terör meselesiyle ödettiğini belirtti. Terörün ekonomiye ve kamu maliyesine verdiği zararları rakamlarla paylaşan Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: "İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur. Vergi kaybımız 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Yatırım, istihdam, finansman... Terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye süreci menzile vardığında ülkemiz bu ağır ekonomik faturadan ebediyen kurtulacaktır." Sürece ilişkin atılacak somut adımı duyuran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız. Terörsüz Türkiye sürecini, siyasi partilerimizin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Süreç menzile vardığında 86 milyon kazanacaktır" diyerek kararlılığını yineledi. "Küresel krizler ve ekonomik destekler Dünyada her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Türkiye'nin çoklu şokları başarıyla yönettiğini belirten Erdoğan, ekonomi cephesindeki destek paketlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı. Sübvansiyonlu kredi hacminin yükseltildiğini ve uygun koşullu finansman imkanları sağlandığını belirten Erdoğan, "Sadece bu dönemde 1 trilyonluk destek paketini devreye aldık. 724 bin çiftçime ve esnafımıza finansman destekleri sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, turizmde istihdam için destek uygulamasını başlatıyoruz" dedi. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerde istihdamı korumaya yönelik desteklerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, "Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta" değerlendirmesinde bulundu. "Kıbrıs türkü yalnız bırakılmayacak" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs'taki sorunun egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün kabulü meselesi olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türkünün haklarını ve meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye tarih boyunca olduğu gibi Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun asla izin vermeyecektir. Geçmişte Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl çözdüysek denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." Orman Yangınlarıyla mücadelede 7/24 nöbet Ülke genelindeki orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına değinen Erdoğan, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirtti. Ağustos ve eylül aylarına karşı uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu çağrıyı yaptı: "28 bine yakın orman kahramanı, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracıyla bugünlerde 7/24 nöbetteyiz. Ağustos ve Eylül aylarında çok dikkatli olmalıyız. 86 milyon olarak dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım, ormanlara cam, izmarit atmayalım, anız yakma işinden artık vazgeçelim. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım." haberdeger.com | Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YRP Genel Başkanı Erbakan NATO Zirvesi'ni eleştirdi:  "Türkiye masadan garson olarak kalktı" Haber

YRP Genel Başkanı Erbakan NATO Zirvesi'ni eleştirdi: "Türkiye masadan garson olarak kalktı"

Erbakan, basın toplantısına 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybedenleri anarak başladı ve FETÖ’nün devlet içinde güç kazanmasının uzun yıllara yayılan siyasi tercihler sonucu olduğunu belirtti. İktidarın "aldatıldık" söylemiyle sorumluluktan kaçamayacağını vurgulayan Erbakan, yaşananları Milli Görüş gömleğinin çıkarılmasına bağladı. Erbakan, "Bütün yanlışlar aslında siz Milli Görüş gömleğini çıkarttıktan sonra başladı. FETÖ'nün devlete sızması, yapılanması, ittifak yapılması da Milli Görüş gömleğinin çıkartılması ile oldu. Milli Görüş'ün çıktığı kaba maalesef FETÖ dolduruldu ve yaşananlar da bunun bir sonucudur. Milli Görüş'ün yıllarca yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı o kara gece yaşanmayabilirdi." dedi. "Siyaset değil magazin konuşuldu" Ankara'daki NATO Zirvesi'nin diplomatik başarı olarak sunulmasına tepki gösteren Erbakan, zirvede Türkiye'nin somut kazanım elde edemediğini belirterek, "Zirve süresince siyasi sonuçlar yerine organizasyonun ve liderlere sunulan yemeklerin konuşuldu. Magazin konuşuldu ama siyaset konuşulmadı. Türkiye'ye uygulanan yaptırımlar, savunma sanayi alanındaki sorunlar gündeme getirilmedi." eleştirisini sundu. Zirve için yapılan harcamaları eleştiren Erbakan, "Sadece NATO liderlerinin gözü boyanacak diye milyarlarca lira harcandı. Millete gelince kaynak bulunamıyor" ifadelerini kullandı. Zirvenin 15 milyar liraya yaklaşan faturasını hatırlatan Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hükümet yıkıntıları, gecekonduları perdelerle, vatandaşın sefaletini ise mahalleye giriş engelleri ile örttü. Halbuki bu zirveye gelen liderler Türkiye'nin gayri safi milli hasılasını, dış borcunu, iç borcunu, ödemekle yükümlü olduğu borç faizlerini, asgari ücreti, emekli maaşını, Türkiye'deki açlık ve yoksulluk sınırını çok iyi biliyorlar. Siz perdelerle kapatmaya çalışsanız da liderler Türkiye'deki açlık ve sefaletin boyutunu resmi verilerden biliyorlar." "Trump, 'bakarız' diyerek Türkiye'yi küçümsedi" Savunma sanayi alanındaki beklentilerin karşılanmadığına dikkat çeken Erbakan, ABD Başkanı Trump’ın tutumunu şöyle özetledi: "Trump'ın bütün kibiriyle ve üstenciliği ile söylediği tek şey ‘son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum’ cümlesi oldu. Bunun manası küçümseyici ve üsttenci bir ‘bakarız’ cümlesidir. Türkiye, NATO Zirvesi'nde masaya ev sahibi olarak oturdu ama garson olarak kalktı." "Asgari ücret 55 bin lira olmalı" Ekonomik krizle ilgili çözüm önerilerini paylaşan Erbakan, asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısı seviyesine çekilmesi gerektiğini vurguladı: "Asgari ücret yoksulluk sınırının yarısı seviyesinde, yani 55 bin lira olmalıdır. Bir senede faiz lobilerine aktardığınız 2,7 trilyon lirayı oradan kurtarsanız buradan aileleri ile birlikte 30 milyon insanın yüzünü güldürebilirsiniz. Borç zam, vergi ekonomisi yerine üretimi, istihdam ve ihracat odaklı bir ekonomiyi inşallah Türkiye'de hakim kılacağız." Hamaney'in cenazesindeki görüntüye açıklama Erbakan, Tahran'da katıldığı Ali Hamaney'in cenaze töreninde ağladığı yönündeki iddialara ise, "Orada Kur'an-ı Kerim tilaveti çok güzel bir kıraatle okunuyordu ve bununla beraber de rahmetli Ali Hamaney'in 15 aylık torunu, bir kız çocuğu füzelerle parçalanmış. Onun, küçücük 15 aylık çocuğun bir tabutu duruyordu ve onun başında da onun gülerken, oynarken çekilmiş bir fotoğrafı tabutun başında duruyordu. Bu şartlar altında tabii duygulanmamak elde değil. Orada duygulandık, gözlerimiz yaşardı. Bunu değişik yerlere çekmek uygun bir davranış değil." diyerek cevap verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla gerçekleşen forumda, ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılması ve yatırım ortaklıklarının derinleştirilmesi hedefleri öne çıktı. "Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ve Pakistan arasındaki dostluğun tarihsel ve duygusal bağlara dayandığını belirterek, bu kardeşliği ticaret, yatırım, teknoloji ve üretim alanlarına taşıma çağrısında bulundu. Yılmaz, "Kardeşliğimizi fabrikalara, lojistik koridorlarına, teknoloji ortaklıklarına, ortak girişimlere, ihracat platformlarına ve istihdam fırsatlarına dönüştürelim. Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim" ifadelerini kullandı. 5 Milyar Dolarlık ticaret hedefi Yılmaz ve Şerif tarafından mutabık kalınan 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin mevcut 1,2 milyar dolarlık seviyeden çok daha yüksek bir potansiyeli temsil ettiğine vurgu yapıldı. Yılmaz, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve müteahhitlik tecrübesi ile Pakistan’ın genç nüfusu ve reform odaklı ekonomi yaklaşımının, iki ülkeye eşsiz avantajlar sunduğunu belirtti. Ayrıca, "Dünyada reformcu ve yenilikçi olabilen çok fazla ülke yok, Sayın Şahbaz Şerif bunu gerçekleştiriyor" diyerek Pakistan'daki ekonomik dönüşüme dikkat çekti. Yatırımda somut sdımlar: Karaçi Sanayi Parkı Forumun en dikkat çeken gelişmelerinden biri, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edilmesi önerisi oldu. Bu girişimin ekonomik ortaklığa stratejik bir boyut kazandıracağı ifade edildi. Yılmaz, "Bu çok kıymetli bir model. Bu değerli girişim için Başbakan Şahbaz Şerif'i özellikle tebrik etmek istiyorum" diyerek, projenin yatırımcılara öngörülebilir bir üretim ve lojistik üssü sunacağını belirtti. Türkiye’nin Pakistan’daki doğrudan yatırımları halihazırda 2 milyar doları aşmış durumda. Ticaret Bakanı Bolat: "Türkiye 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştı" Foruma katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ekonomik ilişkilerin ticaretle sınırlı kalmayıp enerji, dijital ekonomi ve savunma sanayii gibi alanlarda çeşitlendiğini belirtti. Bakan Bolat ayrıca Türkiye’nin ekonomik verilerine değinerek: "Hizmet ihracatının da dikkate alınmasıyla Türkiye'nin ilk kez 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştığını" ifade etti. Son 23 yılda kişi başına düşen milli gelirin 6 kat artarak 18 bin dolar seviyesine yükseldiğini belirtti. İşbirliği için stratejik alanlar Forumda, iki ülkenin ortak üretim ve yatırım gerçekleştirebileceği başlıca alanlar otomotiv ve yan sanayi, tarım ve gıda işleme teknolojileri, sağlık teknolojileri ve tıbbi cihazlar, yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojiler ve savunma sanayii ile film ve televizyon yapımcılığını içeriyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hükümetlerin yatırımcıların önünü açmak için "her türlü adımı atmaya hazır" olduklarını belirterek; Orta Koridor, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu projelerinin birbirini tamamlayıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.