SON DAKİKA

#İsviçre

HABER DEĞER - İsviçre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsviçre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milano-Cortina’da tablo netleşiyor: Norveç 37 madalyayla zirvede Haber

Milano-Cortina’da tablo netleşiyor: Norveç 37 madalyayla zirvede

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyat Oyunları’nda 20 Şubat itibarıyla 14’üncü gün geride kalırken madalya tablosunda zirvedeki ülke değişmedi. Norveç, günü üç madalyayla kapatarak toplamda 37 madalyaya ulaştı ve liderliğini korudu. Norveç farkı açıyor İskandinav ülkesi Norveç, organizasyonda 17 altın, 10 gümüş ve 10 bronz madalya elde ederek toplamda 37 madalyaya ulaştı. Özellikle kayak ve kış sporlarının farklı branşlarında elde edilen istikrarlı sonuçlar Norveç’i tablonun zirvesinde tuttu. ABD ve ev sahibi İtalya takipte Madalya sıralamasında ikinci sırada 10 altın, 12 gümüş ve 7 bronzla ABD yer aldı. Ev sahibi İtalya ise 9 altın, 5 gümüş ve 13 bronz olmak üzere toplam 27 madalyayla üçüncü sırada bulunuyor. İlk üç ülke arasındaki farkın özellikle altın madalya sayısıyla şekillendiği görülüyor. İlk 10’da Avrupa ağırlığı dikkat çekiyor Oyunların 14’üncü günü sonunda ilk 10’da Hollanda, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Avusturya ve Japonya yer aldı. Avrupa ülkelerinin kış sporlarındaki geleneksel gücü madalya tablosuna da yansıdı. Rekabet son günlere taşınıyor Organizasyonun son günlerine yaklaşılırken madalya sıralamasında özellikle ikinci ve üçüncü basamak için rekabetin sürmesi bekleniyor. Altın madalya sayısındaki küçük farklar, kalan yarışların tabloyu değiştirme ihtimalini canlı tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor Haber

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor

İsviçre’de seçmenler, 14 Haziran 2026’da yapılacak referandumda ülke nüfusunun 2050’ye kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören öneriyi oylayacak. Sağ görüşlü İsviçre Halk Partisi’nin desteklediği girişim, nüfusun 9,5 milyonu aşması halinde göç ve ikamet politikalarının sıkılaştırılmasını zorunlu kılmayı hedeflerken hükümet ve pek çok siyasi aktör öneriye karşı çıkıyor. Nüfus artışı alarmı tartışmayı tetikledi Girişimin arkasındaki siyasi hareket, hızlı nüfus artışının konut, altyapı ve çevre üzerinde baskı yarattığını savunuyor. Ülke nüfusunun 1990’larda yaklaşık 7 milyon seviyesinden bugün 9 milyonu aşmasına dikkat çekilirken, artışın büyük ölçüde göç kaynaklı olduğu belirtiliyor. 9,5 milyon eşiği aşılırsa sert önlemler gündeme gelebilir Plan kabul edilirse nüfus 9,5 milyona ulaştığında iltica kuralları, aile birleşimi ve oturum izinleri gibi alanlarda kısıtlamalar devreye girecek; ayrıca bazı uluslararası anlaşmaların yeniden müzakere edilmesi gerekecek. Gerekirse Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının sonlandırılması bile tartışmaya açılabilecek. Ekonomi ve iş gücü kaygısı muhalefeti güçlendiriyor Federal Konsey, iş dünyası temsilcileri ve birçok siyasi parti ise önerinin iş gücü açığı yaratabileceği ve ekonomik refaha zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Sağlık, inşaat ve hizmet gibi sektörlerin yabancı çalışanlara bağımlı olduğu vurgulanırken, planın uluslararası ilişkileri de zorlayabileceği ifade ediliyor. Toplum ikiye bölünmüş durumda Son anketler seçmenlerin yaklaşık yüzde 48’inin öneriye sıcak baktığını gösteriyor; bu da referandumun sonucunun oldukça çekişmeli geçebileceğine işaret ediyor. İsviçre’nin doğrudan demokrasi sistemi gereği yeterli imza toplayan girişimler halk oylamasına sunulabiliyor ve kabul edilirse doğrudan yürürlüğe girebiliyor. Bugün 9,1 milyonluk ülke yarının sınırını mı tartışıyor 2025 verilerine göre yaklaşık 9,1 milyon nüfusa sahip ülkede yabancı doğumluların oranı son yıllarda yüzde 30 civarında seyrediyor. Bu tablo, referandumu yalnızca demografik değil aynı zamanda göç politikaları açısından da Avrupa’nın yakından izlediği bir oylama haline getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı Haber

Çin’den İran’ın egemenliğine saygı çağrısı

Çin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde (BMİHK) İran’daki insan hakları durumunun ele alındığı özel oturumda, İran’ın egemenliğine ve iç işlerine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Çin: İnsan hakları bahanesiyle müdahaleye karşıyız Çin’in BM Cenevre Ofisi ve İsviçre’deki diğer uluslararası kuruluşlar nezdindeki Daimi Temsilcisi Jia Guide, toplantıda yaptığı konuşmada, her ülkenin insan haklarını kendi koşulları doğrultusunda geliştirme hakkına sahip olduğunu söyledi. Jia, Çin’in insan hakları gerekçesiyle başka ülkelerin iç işlerine karışılmasına, belirli ülkelere yönelik özel mekanizmalar oluşturulmasına ve çifte standartlara karşı olduğunu ifade etti. “İran’daki gelişmeler iç meseledir” Jia Guide, İran’da yaşanan olayların ülkenin iç işi olduğunu belirterek, bu konudaki kararların İran halkı tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı. BM Şartı ve uluslararası hukuk vurgusu Çinli diplomat, Pekin yönetiminin BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine bağlı kaldığını, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına veya güç kullanma tehdidine karşı olduklarını dile getirdi. Uluslararası topluma çağrı Jia Guide, uluslararası toplumu İran’ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye davet ederek, bu çerçevede İran hükümeti ve halkının ulusal istikrarı koruma ve meşru haklarını savunma çabalarının desteklenmesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ünlü CEO’dan diploma uyarısı! Haber

Ünlü CEO’dan diploma uyarısı!

Yapay zekânın yükselişiyle bazı diplomaların geleceği sorgulanmaya başlandı. Yapay zekânın iş gücü piyasasını nasıl etkileyeceğine dair tartışmalar sürerken, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir’in CEO’su Alex Karp’tan dikkat çeken açıklamalar geldi. Karp, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada, yapay zekânın özellikle beşeri bilimler mezunlarını iş piyasasında zorlayacağını söyledi. “Bu diplomaları pazarlamak artık çok daha zor” Kendisine yöneltilen “Yapay zekâ iş yaratacak mı yoksa işleri yok mu edecek?” sorusuna yanıt veren Karp, yapay zekânın ABD ekonomisinde hızla yayılmasıyla birlikte bazı alanlarda ciddi kırılmalar yaşanacağını belirtti. Özellikle felsefe ve diğer beşeri bilimler alanlarında üniversite diplomasına sahip kişilerin iş bulmakta zorlanacağını ifade eden Karp, bu diplomaların artık iş dünyasında daha güç pazarlanabilir hale geldiğini dile getirdi. Kendi geçmişini örnek gösterdi Beşeri bilimler mezunlarının yaşadığı zorluklara kendi eğitim hayatını örnek gösteren Karp, felsefe eğitimi aldığını hatırlatarak, “Seçkin bir okuldan mezun olup felsefe okuduysanız, umarım başka bir beceriniz vardır. Çünkü bu beceriyi pazarlamak giderek zorlaşıyor” ifadelerini kullandı. Karp, 2003 yılında milyarder girişimci Peter Thiel ile birlikte Palantir’i kurmuştu. Beyaz yakalılar için sarsıntı uyarısı Karp, yapay zekânın etkisiyle beyaz yakalı mesleklerde belirli bir sarsıntı yaşanacağını da vurguladı. Akademi, hukuk ve kamu alanlarında kariyer yapan beşeri bilimler mezunlarının bu dönüşümden daha fazla etkileneceğini belirten Karp, bu durumun yeni beceriler edinmeyi zorunlu hale getirdiğini söyledi. Mavi yakalı ve teknik meslekler öne çıkacak Öte yandan Karp, yapay zekâ çağında mesleki ve teknik alanların değer kazanacağını savundu. Özellikle teknoloji şirketleri için pil ve çeşitli bileşenler üreten teknisyenleri örnek gösteren Palantir CEO’su, bu meslek gruplarının “çok değerli ve hatta yeri doldurulamaz” hale geleceğini ifade etti. Karp’a göre, mesleki teknisyenlik gibi alanlar yapay zekâdan ziyade insan becerisine dayandığı için gelecekte daha da güçlenecek. Diploma tartışması yeniden alevlendi Karp’ın açıklamaları, üniversite diplomasının iş gücü piyasasındaki rolü ve eğitimin geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yapay zekânın hızla yayılmasıyla birlikte, hangi alanların ayakta kalacağı ve hangi mesleklerin dönüşüme zorlanacağı sorusu, iş dünyasının en sıcak başlıklarından biri olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçreli yetkililer: Bar yangınında ölenlerin kimlik tespiti günler sürebilir Haber

İsviçreli yetkililer: Bar yangınında ölenlerin kimlik tespiti günler sürebilir

İsviçre’nin Valais kantonunda bulunan Crans-Montana Kayak Merkezi’nde yılbaşı kutlamaları sırasında çıkan yangın, ülkeyi yasa boğdu. Resmi açıklamalara göre olayda en az 40 kişi yaşamını yitirdi, 115 kişi yaralandı. Yetkililer, ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunuyor. Kimlik tespiti zaman alacak Valais Kanton Meclisi Üyesi ve Güvenlik, Kurumlar ve Spor Departmanı Başkanı Stephane Ganzer, Fransızca yayın yapan Le Temps’a yaptığı açıklamada, “Yanıkların ağırlığı nedeniyle kimlik tespiti birkaç gün, hatta daha uzun sürebilir” dedi. Ganzer, 80 ila 100 yaralının durumunun hâlâ kritik olduğunu belirtti. Hastanelerde gergin bekleyiş Valais Kanton Meclisi Başkanı Mathias Reynard, İsviçre Devlet Televizyonu RTS’ye yaptığı açıklamada hastanelerdeki gerginliğin sürdüğünü söyledi. Çok sayıda ailenin hastane önlerinde yakınlarından haber beklediği aktarıldı. Soruşturma sürüyor Yetkililer, yangının hızla yayılmasına ilişkin ilk bulguların doğrulandığını, ancak nedenine dair ayrıntıların henüz paylaşılmadığını bildirdi. Soruşturma kapsamında barın bodrum katındaki ahşap mobilyalar, duvar panelleri ve tavandaki yalıtım malzemelerinin yangının yayılmasına etkisi inceleniyor. Görgü tanıkları ise içki servisi sırasında kullanılan kıvılcım çıkaran mumların yangını başlatmış olabileceğini öne sürüyor. Yaralılar farklı ülkelere sevk edildi Yetkililer, 115 yaralının bölgedeki hastanelere kaldırıldığını, durumu ağır olan bazı kişilerin ise İtalya ve Fransa’daki hastanelere sevk edildiğini açıkladı. Bir polis sözcüsü, çok sayıda kurban olması nedeniyle kimlik tespit çalışmalarının zorlaştığını ancak aileleri daha fazla bekletmemek için sürecin hızlandırıldığını söyledi. Anma ve ulusal yas havası Olayın ardından yüzlerce kişi yangının meydana geldiği alana çiçek bırakarak mum yaktı. Trajedi nedeniyle İsviçre Federal Sarayı’nda bayraklar yarıya indirildi. İtalyan Golf Federasyonu, yaşamını yitirenler arasında genç golfçü Emanuele Galeppini’nin de bulunduğunu duyurdu. Yetkililer, yangına ilişkin can kaybı sayısındaki belirsizliğin sürdüğünü, farklı kaynaklardan gelen rakamların doğrulanmasıyla bilanço tablosunun netleşeceğini belirtti. Soruşturma devam ederken, Crans-Montana bölgesinde güvenlik önlemleri üst seviyede tutuluyor.

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Avrupa’da savaş paniği: İsviçre Genelkurmay Başkanı’ndan çarpıcı itiraf Haber

Avrupa’da savaş paniği: İsviçre Genelkurmay Başkanı’ndan çarpıcı itiraf

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini sarsmaya devam ederken, tarafsızlığıyla bilinen İsviçre’den dikkat çekici bir itiraf geldi. İsviçre Genelkurmay Başkanı Thomas Suessli, ülkesinin tam ölçekli bir saldırıya karşı kendini savunabilecek durumda olmadığını söyledi. Açıklama, Avrupa’da artan savaş endişelerini yeniden gündeme taşıdı. “Savunma kapasitemiz yokmuş gibi davranmalıyız” Suessli, Neue Zürcher Zeitung gazetesine verdiği röportajda, ordunun kritik altyapıya yönelik siber saldırılar ve devlet dışı aktörlerin eylemlerine karşı hazırlıklı olduğunu ancak ağır silah ve teçhizat konusunda ciddi eksiklikler yaşandığını vurguladı. “Ülkemizi uzaktan gelebilecek tehditlere ya da tam ölçekli bir saldırıya karşı savunabilecek durumda değiliz” diyen Suessli, kamuoyunun bu gerçekle yüzleşmesi gerektiğini belirtti. “Askerlerin yalnızca üçte biri tam teçhizatlı” 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik saldırının Avrupa’da yarattığı kırılmaya dikkat çeken Suessli, “Gerçek bir acil durumda askerlerimizin yalnızca üçte birinin tam teçhizatlı olacağını bilmek son derece ağır bir durum” ifadelerini kullandı. Suessli’ye göre, halk ve siyasetçiler ordunun kapasitesi konusunda yanıltıcı bir güven duygusuna kapılmamalı. “Ukrayna sandığımız kadar uzak değil” İsviçre’de savaş ihtimalinin hafife alınmasının nedenlerini sıralayan Genelkurmay Başkanı, ülkenin 180 yıldır savaş yaşamaması, coğrafi konumu ve tarafsızlık politikalarının bu algıyı beslediğini söyledi. Ancak bu düşüncenin hatalı olduğunu vurgulayan Suessli, “Ukrayna ile aramızda sadece iki ülke var: Macaristan ve Avusturya” diyerek tehdidin yakınlığına dikkat çekti. Tarafsızlık tek başına koruma sağlamıyor Tarafsızlığın otomatik bir güvenlik kalkanı olmadığını ifade eden Suessli, “Silahsız olan ve savaşa sürüklenen pek çok tarafsız ülke var. Tarafsızlık, ancak silahla savunulabildiği ölçüde bir değere sahiptir” dedi. 2050 uyarısı: ‘Bu süre çok uzun’ İsviçre’nin savunma bütçesindeki planlanan artışların mevcut tehditler karşısında yetersiz olduğunu savunan Suessli, ordunun tam anlamıyla hazır hale gelmesinin ancak 2050’yi bulabileceğini söyledi. “Mevcut tehdit dikkate alındığında bu süre kabul edilemez derecede uzun” diyerek acil önlem çağrısında bulundu. İsviçre Genelkurmay Başkanı’nın açıklamaları, tarafsız ülkelerin dahi kendilerini güvende hissetmediği bir Avrupa tablosunu ortaya koyarken, kıtada savaş endişesinin giderek derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Magnolia, Luc Haldimann’ı Yönetim Kurulu Başkanı olarak atadı Haber

Magnolia, Luc Haldimann’ı Yönetim Kurulu Başkanı olarak atadı

Küresel ölçekte lider dijital deneyim platformu (Digital Experience Platform – DXP) sağlayıcısı Magnolia, tanınmış yazılım girişimcisi ve sektörün deneyimli isimlerinden Luc Haldimann’ın Yönetim Kurulu’na katılarak Yönetim Kurulu Başkanı (President) görevini üstlendiğini duyurdu. Luc Haldimann’ın atanması, Magnolia’nın Yapay Zekâ (AI) entegrasyonunu platformuna daha derinlemesine dahil etme çalışmalarını hızlandırdığı bir dönemde, müşterilerine küresel ölçekte son derece kişiselleştirilmiş ve verimli dijital deneyimler sunma hedefi açısından önemli bir stratejik adım olarak öne çıkıyor. Luc Haldimann, kurumsal yazılım dünyasında temel figürlerden biri olarak kabul ediliyor. Derin teknik bilgi birikimini güçlü iş vizyonuyla birleştiren Haldimann, yapay zekâ odaklı inovasyon dalgası içerisinde Magnolia’ya yön verecek lider isimlerden biri olarak görülüyor. Luc Haldimann, büyük ölçekli web siteleri için çözümler geliştiren ve 2003 yılında IXOS Software tarafından satın alınan öncü İsviçre CMS şirketi Obtree Technologies’nin Kurucu Ortağı, eski CTO’su ve eski Yönetim Kurulu Başkanıdır. Ayrıca, küresel finansal hizmetler sektörü için güvenli ve regülasyonlara uyumlu iletişim çözümleri sunan İsviçre merkezli Unblu’nun kurucusudur. Yaklaşık yirmi yıl boyunca Unblu’da CEO olarak görev yaptıktan sonra, kariyerine Unblu’da Strateji’den sorumlu Yönetici (CSO) olarak devam edecektir. CMS sektörü ve kurumsal yazılım satışlarındaki doğrudan deneyimi, Magnolia’nın geleceğini şekillendirmede önemli bir avantaj sunmaktadır. Magnolia Co-CEO’su Alain Kugelmann “Luc Haldimann’ı Yönetim Kurulu Başkanımız olarak aramızda görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Luc, dürüstlük, hassasiyet ve uzun vadeli pragmatik yaklaşımıyla İsviçre kalitesinin simgesi olan bir liderdir. İçerik üretimi, müşteri kişiselleştirme ve operasyonel verimlilik alanlarında yapay zekâyı platformumuza entegre ederken onun liderliği bizim için kritik öneme sahip” şeklinde konuştu. Luc Haldimann ise “Magnolia’nın DXP alanındaki gelişimini uzun yıllardır yakından takip ediyorum ve API-first temeli ile küresel erişiminden son derece etkilendim. Dijital deneyim pazarı, yapay zekâ ile birlikte kritik bir dönüm noktasında bulunuyor ve Magnolia’nın teknolojisi bu dönüşüme liderlik etmek için son derece doğru bir konumda. Yönetim Kurulu ve yönetim ekibiyle birlikte çalışarak, müşterilerimiz için dünya çapında hassasiyet, kalite ve çığır açan inovasyon sunmaya devam edecek bir stratejiyi hayata geçirmekten büyük memnuniyet duyuyorum” şeklinde konuştu. Magnolia, Luc Haldimann’ın vizyonunu, üst düzey inovasyon sunma hedefinin ve küresel pazardaki liderliğini genişletme stratejisinin güçlü bir tamamlayıcısı olarak değerlendiriyor. MAGNOLİA HAKKINDA Magnolia, en iyi teknolojileri güçlü ve merkezi bir çalışma alanında birleştiren, modüler (composable) bir dijital deneyim platformudur. Kurumsal ekiplerin tüm markalarını, ürünlerini, kanallarını ve dijital deneyimlerini tek bir sezgisel arayüz üzerinden yönetmesini sağlar. Finans, üretim, sağlık ve daha birçok sektörde faaliyet gösteren önde gelen küresel şirketler, modern dijital deneyim altyapıları için Magnolia’yı tercih etmektedir.

İran’dan Cenevre çıkışı: Gazze’deki soykırımın failleri yargılanmalı! Haber

İran’dan Cenevre çıkışı: Gazze’deki soykırımın failleri yargılanmalı!

İran Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hamid Rıza Hacı Babaey, İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan 151. Parlamentolararası Birlik Genel Kurulu’na katılarak, Gazze’de devam eden savaş suçlarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Hacı Babaey, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyesi Ülkeler Parlamento Birliği’nin (İKİT) özel oturumunda yaptığı konuşmada, “Herhangi bir ateşkes, adaletin unutulması veya savaş suçlularına dokunulmazlık sağlanması anlamına gelmemelidir” dedi. “Gazze, insan vicdanının sınavıdır” İranlı yetkili, Gazze’de yaşananların yalnızca bir bölgesel kriz olmadığını vurgulayarak, “Bugün büyük bir sınavla karşı karşıyayız; Gazze’deki insani felaket, insan vicdanının ve uluslararası sistemin etkinliğinin testidir” ifadelerini kullandı. İsrail’in, ABD ve bazı Batılı ülkelerin doğrudan desteğiyle uluslararası hukuk ve insanlık değerlerini hiçe saydığını belirten Hacı Babaey, “Bu suçlar yalnızca küresel düzenin temellerini zayıflatmakla kalmıyor, uluslararası kurumları da itibarsızlaştırıyor” diye konuştu. “BM Güvenlik Konseyi işlevsiz hale geldi” İran temsilcisi, İsrail’in bölge ülkelerine yönelik tekrar eden saldırılarının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin küresel barış ve güvenliği sağlama rolünü fiilen işlevsiz hale getirdiğini söyledi. Hacı Babaey, “Gazze’de adaletin tesisi, ancak Müslüman ülkelerin birlik içinde hareket etmesi, parlamentolar arası dayanışmanın güçlendirilmesi ve küresel barışın yeniden tesis edilmesiyle mümkündür” ifadelerini kullandı. “İran, Filistin halkının haklı mücadelesini destekliyor” İran Meclis Başkan Yardımcısı, ülkesinin Filistin meselesine ilişkin tutumunun değişmediğini yineledi. Hacı Babaey, “İran İslam Cumhuriyeti, soykırımın durdurulması, işgal güçlerinin çekilmesi, Filistinli tutukluların serbest bırakılması ve Filistin halkının temel haklarının sağlanması yönündeki her türlü uluslararası çabayı desteklemektedir” dedi. İran’ın çağrısı, İsrail’in Gazze’deki saldırılarının devam ettiği ve bölgede insani krizin derinleştiği bir dönemde geldi. Cenevre’deki toplantıda yapılan bu açıklama, “uluslararası adaletin Filistin dosyasında sınavı” olarak yorumlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.