SON DAKİKA

#İttifak

HABER DEĞER - İttifak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İttifak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu! Haber

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu!

Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) tarafından Ankara'da düzenlenen "Büyük Savaşı Önleyecek İttifak" konferansına 19 ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, emekli askerler, siyasetçiler ve akademisyenler katıldı. Organizasyonun, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne alternatif bir Avrasya platformu olarak değerlendirildiği belirtildi. Konferansın açılışında konuşan DÜNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Türkiye'ye yönelik güvenlik tehditlerinin ABD ve NATO'dan kaynaklandığını savunarak, Türkiye-Rusya-Çin-İran arasında ittifak kurulmasının gerekli olduğunu ifade etti. Koray ayrıca, Türkiye'nin NATO'dan ayrılmasının küresel dengeleri değiştireceğini öne sürdü. Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ise Türkiye'nin NATO'ya katılım sürecinin ABD'nin çevreleme politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunurken, NATO'nun Türkiye'ye katkı sağlamadığını ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının Türkiye açısından güvenlik sorunu oluşturduğunu dile getirdi. Rusya'dan eski bakan Aleksandr Galuşka, Batı'nın küresel ekonomik düzenini eleştirerek, doların siyasi ve ekonomik bir silah haline geldiğini, ülkelerin kendi para birimlerini kullanması ve askeri iş birliğini artırması gerektiğini söyledi . Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, NATO Zirvesi'ni eleştirerek, Türkiye'nin ABD kaynaklı tehditlerle karşı karşıya olduğunu savundu. Perinçek, Türkiye, Rusya, Çin ve İran'ın oluşturacağı ittifakın olası savaşları önleyebileceğini ifade etti. Belarus'un Ankara Büyükelçisi Anatoly Glaz, tek bir ülkenin küresel güvenliği sağlayamayacağını belirterek, Avrasya'da güvenlik sorunlarının çözümü için ABD'ye ihtiyaç olmadığını söyledi. Çevrim içi katılan eski ABD Deniz İstihbarat Subayı Scott Ritter, NATO'nun Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmediğini ileri sürerek, Ankara'nın gelecekte Rusya, Çin ve İran ile ilişkilerini geliştireceğini düşündüğünü dile getirdi. Konferansın ikinci oturumunda konuşan emekli büyükelçi Fatih Ceylan ise daha dengeli bir değerlendirme yaparak, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile ilişkilerini ulusal çıkarlarını gözeterek sürdürmesi gerektiğini, değişen uluslararası ortamda ekonomik, teknolojik ve toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Eski CIA analisti Larry C. Johnson, Türkiye'nin NATO ile ilişkilerinde bir yol ayrımında olduğunu öne sürerken, Avrupa'dan katılan Francesco Cosimato ise Avrupa'nın savunma ve istihbarat alanındaki zorluklarına dikkat çekti. Konferansta ayrıca NATO'nun bölgesel rolü ve Türkiye'nin jeostratejik konumu üzerine farklı görüşler dile getirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Güler'den NATO 3.0 doktrini: "Türkiye'siz Avrupa daha güvenli olmaz" Haber

Bakan Güler'den NATO 3.0 doktrini: "Türkiye'siz Avrupa daha güvenli olmaz"

Avrupa'nın savunma girişimlerinde Türkiye'yi dışlayan tutumunu sert bir dille eleştiren Güler, İttifak'ın geleceğinin kağıt üstündeki bütçelerle değil, sahada karşılığı olan gerçek askeri kabiliyetlerle inşa edileceğini vurguladı. "NATO 3.0" dönemi ve yeni strateji Bakan Güler, "Birinci aşama, 'NATO 1.0' olarak adlandırılan, İkinci Dünya Savaşı'nı müteakip, Soğuk Savaş dönemini kapsayan ve gerçekçi tehdit değerlendirilmesinin yapılarak İttifakın misyonunu sürdürdüğü dönemdir. Ancak Soğuk Savaş sonrasında küresel sistemde yaşanan köklü değişim ile birlikte birçok Avrupalı Müttefik savunma harcamalarını, kuvvetlerini, stoklarını ve sanayi kapasitesini azaltmıştır. 'NATO 2.0' olarak tanımlanan bu dönemin odak noktası terörizm ve Balkanlar'daki savaşlar nedeniyle kriz yönetimi ve alan dışı harekatlar olmuştur." dedi. "Bütçe rakamları tek başına caydırıcılık üretmez" Avrupalı müttefiklere "daha fazla sorumluluk üstlenin" çağrısı yapan Güler, sadece bütçe artırmanın yeterli olmadığını şu sözlerle ifade etti:"Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere ve bütünleşik komuta yapılarına dönüşmelidir. Kağıt üzerindeki bütçeler caydırıcılık üretmez." Türkiye'nin "stratejik avantajı" Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde silahlı kuvvetlerini küçültmeyerek aksine profesyonel yapısını koruduğuna dikkat çeken Bakan Güler, Ankara'nın İttifak içindeki benzersiz konumunu şöyle özetledi: "Avrupa'nın büyük bölümü Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken Türkiye aynı yolu izlememiştir. Türkiye, büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza etmiş, hazırlık seviyesini artırmış, savunma sanayisine yatırım yapmış ve zorlu ortamlarda harekat icra etme kabiliyetini korumuştur. Bu geniş imkan ve kabiliyetler ile sahip olunan devamlılık, bugün hem Türkiye hem de İttifak için stratejik bir avantaja dönüşmüştür." Dışlama yerine ortak üretim Avrupa'nın savunma girişimlerine yönelik net bir mesaj veren Güler, İttifak içi rekabet yerine tamamlayıcılığı savundu: "Avrupa'nın savunmaya katkısı NATO'yla rekabet etmemeli, NATO'yu güçlendirmelidir. Askeri kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi ve jeostratejik konumuyla Türkiye'nin dışlanması Avrupa'yı daha güvenli hale getirmeyecektir. NATO-AB iş birliği kapsayıcı olmalıdır." Bakan Güler, Ankara Zirvesi’nin sadece bir toplantı olmadığını, NATO’nun birliğini, savunma yatırımlarını ve Ukrayna'ya desteğini somutlaştıracak kritik bir eşik olduğunu belirterek, Türkiye’nin "kriz anında caydırıcılığın fiili yükünü taşıyan" duruşunu sürdüreceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli Haber

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), dış politika eksenine dair dikkat çeken bir çıkış yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, partinin 2028 seçimleri için AKP ile ittifak şartının bakanlık paylaşımı değil, Rusya ve Çin ile iş birliğini esas alan bir programın kabulü olduğunu söyledi. Topsakal’ın açıklamaları, Bahçeli’nin Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ) ittifakı önerisinin ardından gündeme geldi. Moskova temasları: “Görev Bahçeli’den geldi” Topsakal, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirdiği temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Ziyaretin, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yönlendirmesiyle gerçekleştiğini belirten Topsakal, siyasi partiler, bürokratlar ve entelektüellerle görüşerek TRÇ ittifakı önerisinin detaylarını aktardığını ifade etti. Topsakal, Türkiye’nin değişen küresel dengeler karşısında alternatif ortaklıklar geliştirmesi gerektiğini savunarak, Rusya ve Çin ile kurulacak ilişkilerin yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da kritik rol oynayabileceğini dile getirdi. “İttifakın şartı bakanlık değil, stratejik yönelim” Rus basınına konuşan Topsakal, MHP’nin AKP ile ittifakına ilişkin dikkat çeken bir kriter açıkladı. Buna göre, 2028 seçimleri için ittifakın sürmesi, Rusya ve Çin ile iş birliğini içeren bir programın kabul edilmesine bağlı olacak. Topsakal, bu yaklaşımın makam ya da görev paylaşımı temelli değil, Türkiye’nin dış politikadaki yönünü belirleyen stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Bahçeli’nin “TRÇ ittifakı” çıkışı gündemde MHP lideri Devlet Bahçeli daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’i “şer koalisyonu” olarak nitelendirerek Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ittifak kurması gerektiğini savunmuştu. Bahçeli, “Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil bir ittifakın inşa ve ihya edilmesi arzu ve önerimizdir” ifadelerini kullanmıştı. Dış politikada yön tartışması yeniden alevlendi Topsakal’ın Moskova ziyareti ve açıklamaları, Türkiye’nin dış politika yönelimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar blokunun ortağı olan MHP’nin bu çıkışı, Türkiye’nin Batı ile ilişkileri ve alternatif ittifak arayışları bağlamında yeni bir tartışma başlığı açtı. Uzmanlar, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde bu tür çıkışların Türkiye’nin diplomatik pozisyonuna dair önemli sinyaller verdiğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü Haber

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenen ve Türkiye hava sahasına yönelen bir balistik mühimmatın NATO savunma unsurları tarafından imha edildiğini duyurdu. Bakanlık, Türkiye’nin hava sahasına yönelik tehditlere karşı tüm tedbirlerin kararlılıkla alındığını açıkladı. NATO savunma sistemi devreye girdi Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran’dan ateşlenen balistik mühimmatın Türk hava sahasına girdikten sonra Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmaktadır.” Bakanlık ayrıca olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülkeyle temasların sürdüğünü bildirdi. NATO: Her türlü tehdide karşı hazırız NATO da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada NATO’nun her yönden gelebilecek tehditlere karşı savunmaya hazır olduğu vurgulandı. NATO açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Balistik füze savunma sistemimizi gelişen tehditlere uyarlamaya devam ediyoruz. İttifak, her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edecektir.” Operasyonel detayların ise güvenlik gerekçesiyle paylaşılmayacağı belirtildi. Mart ayında üçüncü olay Yetkililer, Mart ayı içinde İran’dan ateşlenerek Türkiye hava sahasına yönelen balistik mühimmatların daha önce de iki kez imha edildiğini hatırlattı. 4 ve 9 Mart tarihlerinde gerçekleşen olaylarda da NATO’nun Doğu Akdeniz’deki hava ve füze savunma sistemleri devreye girmiş, mühimmat havada etkisiz hale getirilmişti. Bölgedeki gelişmeler yakından izleniyor MSB, Türkiye’nin milli güvenliğini önceleyen bir yaklaşımla bölgedeki askeri gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti. Yetkililer, hava sahasına yönelik tehditlere karşı savunma sistemlerinin teyakkuz halinde olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi Haber

Ortadoğu’da yeni blok mu kuruluyor: Netanyahu’dan “altıgen ittifak” hamlesi

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada “altıgen ittifak” adını verdiği yeni bir bölgesel yapılanma hedefinden söz etti. Hindistan’dan Avrupa hattına uzanması planlanan ittifakın Türkiye’nin bölgesel etkisi bağlamında tartışıldığı belirtilirken açıklama jeopolitik dengelere ilişkin yeni değerlendirmeleri gündeme taşıdı. Altıgen ittifak tartışması büyüyor Netanyahu, Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni olarak tanımladığı sistemin Hindistan, bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi aktörleri kapsayabileceğini ifade etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan metinlerde ittifakın detaylarının henüz netleşmediği, ancak bölgesel işbirliği ağlarının genişletilmesinin hedeflendiği aktarıldı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ziyareti öncesinde yapılan açıklamalar, planın stratejik ortaklıklar üzerinden şekillenebileceği yorumlarına yol açtı. Netanyahu’nun konuşması, bölgedeki güç dengeleri ve yeni ekonomik koridor projeleri bağlamında değerlendirmelere neden oldu. Osmanlı söylemi tartışma yarattı Netanyahu, İsrail Meclisi’nde düzenlenen özel oturumda Birinci Dünya Savaşı dönemine atıf yaparak İngiliz ordusu saflarında yer alan Hintli askerlerin bölgedeki gelişmelere katkı sağladığını öne sürdü. Osmanlı Devleti’ne yönelik “işgal” nitelemesi ise tarihsel yorumlar açısından tartışma yarattı ve açıklamalar farklı siyasi çevrelerde eleştirildi. Konuşmada tarihsel referansların güncel diplomatik ilişkilerle ilişkilendirilmesi, bölgesel söylemlerin sertleştiği yönünde değerlendirmelere yol açtı. İsrail ve Hindistan ilişkileri öne çıkıyor İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Hindistan ile Türkiye arasında son dönemde artan gerilimin gölgesinde Tel Aviv-Yeni Delhi hattının güçlendiği öne sürüldü. Analizlerde, Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru IMEC gibi projelerin bu işbirliğinin ekonomik boyutunu oluşturabileceği ifade edildi. Haberlere göre üst düzey savunma yetkililerinin ittifaka ilişkin ön değerlendirme görüşmeleri yaptığı iddia edilirken, planın henüz resmi hükümet kararına dönüşmediği belirtildi. Bölgesel rekabet ve yeni denge arayışı Hint ve İsrail basınında yayımlanan yorumlarda, Türkiye’nin savunma sanayii ve diplomatik etkisinin bölgesel rekabetin önemli başlıklarından biri haline geldiği vurgulandı. Bu çerçevede olası ittifakın, bölgedeki güç dağılımını yeniden şekillendirebilecek bir girişim olarak ele alındığı ifade edildi. Modi’nin İsrail ziyareti sırasında İsrail parlamentosunda yaşanan protesto ise görüşmelerin iç politik yansımalarını da gündeme taşıdı. Muhalefetin özel oturumu protesto etmesi, ziyaretin yalnızca dış politika değil iç siyaset açısından da tartışmalı bir atmosferde gerçekleştiğini gösterdi. Netanyahu’nun gündeme taşıdığı ittifak fikrinin somut bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini korurken, bölgedeki diplomatik temasların önümüzdeki dönemde hızlanabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.