SON DAKİKA

#Iç Siyaset

HABER DEĞER - Iç Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iç Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sürpriz ittifak çıkışı: Saadet Partisi Cumhur İttifakı’na mı yaklaşıyor? Haber

Sürpriz ittifak çıkışı: Saadet Partisi Cumhur İttifakı’na mı yaklaşıyor?

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, kamuoyunda uzun süredir tartışılan Cumhur İttifakı iddialarına dair çarpıcı açıklamalar yaptı. Arıkan, siyasetin kesin reddiyeler üzerinden yürütülemeyeceğini vurguladı. “Siyaset keskin reddlerle yapılmaz” Canlı yayında konuşan Arıkan, siyaseti katı bloklaşmalar üzerinden okumanın yanlış olduğunu belirterek, “Biz siyaseti futbol takımı tutar gibi yapmayız. ‘Bununla olurum, bununla olmam’ anlayışı bizim tarzımız değil. İlke ve prensipler ortadadır” ifadelerini kullandı. “Ahlak, maneviyat ve üretim bizim temelimiz” Saadet Partisi lideri, olası ittifakların ancak ortak değerler üzerinden konuşulabileceğini söyledi. Ahlak ve maneviyat vurgusu yapan Arıkan, üretime dayalı kalkınma ve şahsiyetli dış politikanın partisinin vazgeçilmez başlıkları olduğunu dile getirdi. Bu ilkelerin alt başlıklarının konuşulabileceğini belirten Arıkan, diyalogdan kaçınmayacaklarını ifade etti. “Geçmişte konuştuk, bugün de konuşuruz” Arıkan, Saadet Partisi’nin Türkiye siyasetinde kritik dönemlerde sorumluluk aldığını hatırlatarak, “1974’te, 1977’de, 1997’de nasıl konuştuysak bugün de konuşuruz” sözleriyle ittifak ihtimalinin tamamen dışlanmadığını ortaya koydu. Erdoğan ile görüşmenin gündemi Gazze oldu Saadet Partisi lideri, Recep Tayyip Erdoğan ile bir süre önce uzun bir görüşme gerçekleştirdiklerini de açıkladı. Arıkan, bu görüşmenin iç siyaset odaklı olmadığını, Türkiye’deki gelişmeler ve Gazze merkezli meseleler üzerine yapıldığını belirtti. “Şu an için ittifak teklifi yok” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cumhur İttifakı’na yönelik bir teklif gelip gelmediği sorusuna ise Arıkan net yanıt verdi. “Böyle bir teklif olmadı” diyen Arıkan, şu aşamada resmi bir ittifak sürecinin gündemde bulunmadığını söyledi. Saadet Partisi liderinin bu açıklamaları, önümüzdeki dönemde siyasi dengeler ve olası ittifak senaryolarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Orta Doğu’nun yeni haritası “İbrahim Düzeni” mi? Haber

Orta Doğu’nun yeni haritası “İbrahim Düzeni” mi?

İbrahim Anlaşmaları sadece diplomatik değil, stratejik bir düzen öneriyor Mümtaz’er Türköne’ye göre “İbrahim Düzeni”, İbrahim Anlaşmaları’nın ötesinde, Orta Doğu’da kalıcı bir statükoyu hedefleyen geniş bir stratejiyi ifade ediyor. Bu düzen, İsrail’in bölgedeki meşruiyetini artırmayı, ABD’nin denetiminde yeni bir siyasal denge kurmayı ve İran’ı bu denklemin dışında tutmayı amaçlıyor. Türköne, bu tablonun Türkiye’nin de içinde yer aldığı uzun vadeli bir gelecek tasavvuru sunduğunu vurguluyor. Dinin sembolik gücü yeni bir teostratejiye dönüşüyor Yazıda, “İbrahim” figürünün sadece dini değil, siyasal ve toplumsal bir manivela haline geldiğine dikkat çekiliyor. Türköne, üç semavi dini birleştiren bu sembolün, Orta Doğu’da yeni bir düzenin meşruiyet zemini olarak kullanıldığını belirtiyor. Bu bağlamda Kudüs’ün tarihsel ve inançsal rolü, çatışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. Osmanlı mirasıyla kurulan tarihsel gönderme dikkat çekiyor Türköne, “İbrahim Düzeni”nin yeni bir icat olmadığını, Osmanlı’nın Kudüs’te bıraktığı mirasla tarihsel bir derinliğe sahip olduğunu savunuyor. Kanuni Sultan Süleyman’ın Kudüs surlarına yazdırdığı “Lâ ilâhe illallah, İbrahim halîlullah” kitabesini hatırlatan yazar, bu ifadenin üç dini bir arada koruma anlayışını simgelediğini aktarıyor. Orta Doğu, Türkiye–İsrail denklemi etrafında sıkışıyor Yazıya göre İran’ın etkisinin azalması ve Arap ülkelerinin ABD çizgisine yaklaşmasıyla Orta Doğu, giderek Türkiye ve İsrail eksenli bir dengeye sürükleniyor. Türköne, ABD’nin bu süreçte belirleyici aktör olduğunu, özellikle Donald Trump döneminde Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin pragmatik bir uyum zemininde ilerlediğini ifade ediyor. Kürt sorunu bu yeni düzenin kritik başlıklarından biri Mümtaz’er Türköne, Kürt sorununun “İbrahim Düzeni”nin temel parametrelerinden biri olduğunu belirtiyor. Yazıda, Suriye Kürtlerinin ABD tarafından Türkiye’nin inisiyatifine bırakıldığına dair işaretlere dikkat çekiliyor. Türköne, Türkiye’nin bu süreci bir güvenlik meselesi olarak değil, kalıcı bir çözüm fırsatı olarak ele alması gerektiğini savunuyor ve “Türkiye’nin kaderi Kürtlerle özdeştir” değerlendirmesinde bulunuyor. İktidar dengeleri ve iç siyaset de bu büyük fotoğraftan bağımsız değil Yazıda, ABD’nin güçlü liderlerle çalışmayı tercih eden yaklaşımının Türkiye iç siyasetine etkilerine de değiniliyor. Türköne, Trump’ın mevcut iktidarla uyumlu ilişkiler kurarken, Türkiye’nin kendi iç dinamikleriyle oluşacak bir iktidar değişimine de müdahale etmeyeceği görüşünü aktarıyor. “İbrahim Düzeni” Türkiye toplumunu doğrudan ilgilendiriyor Mümtaz’er Türköne, yazısını şu vurguyla tamamlıyor: İbrahim Düzeni; bölgeyi, Türkiye toplumunu, iç politikayı ve Kürt sorununu derinden etkileyecek bir çerçeve sunuyor. Bu nedenle Türkiye’nin, ideolojik reflekslerden uzak, bu düzenin temel taşlarını ve işleyiş mantığını iyi okuması gerektiğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.