SON DAKİKA

#Ice

HABER DEĞER - Ice haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ice haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD’de hemşirenin vurulması krizi: Federal ve eyalet yetkilileri karşı karşıya Haber

ABD’de hemşirenin vurulması krizi: Federal ve eyalet yetkilileri karşı karşıya

ABD’de hemşire olarak çalışan 37 yaşındaki Alex Jeffrey Pretti’nin vurularak yaşamını yitirmesi, federal ve eyalet yetkililerini karşı karşıya getirdi. Olayın ardından İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE yetkilileri Pretti’nin güvenlik güçlerine saldırdığını öne sürerken, eyalet yönetimi ve bazı Kongre üyeleri bu açıklamaların soruşturma tamamlanmadan yapıldığını savundu. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Pretti’nin ICE ekiplerine saldırdığını iddia ederken, Gümrük ve Sınır Koruma Komutanı Gregory Bovino da ABD basınına yaptığı açıklamada Pretti’nin “azami hasar vermeyi ve kolluk kuvvetlerini öldürmeyi amaçladığını” ileri sürdü. ABD Başkanı Donald Trump’ın Politika ve İç Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Stephen Miller ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Pretti’yi “potansiyel bir suikastçı” olarak nitelendirdi. Eyaletten sert tepki: ‘Soruşturma yokken hikâye uyduruluyor’ Minnesota Valisi Tim Walz, Pretti’nin öldürülmesine ilişkin henüz herhangi bir soruşturma sonuçlanmadan federal yönetimin kamuoyuna tek taraflı bir anlatı sunduğunu belirterek Trump yönetimini “hikâyeler uydurmakla” suçladı. Minnesota Başsavcısı Keith Ellison da Pretti’nin “gün ışığında, herkesin gözü önünde” federal ajanlar tarafından vurulduğunu söyledi. Ellison, “Hukukun üstünlüğü ve adalet duygusu, bu ölümle ilgili tam, adil ve şeffaf bir soruşturmayı zorunlu kılıyor,” ifadelerini kullandı. Kongre’de de görüş ayrılığı Pretti’nin vurulması, yalnızca federal ve eyalet yönetimleri arasında değil, Kongre’de de tartışma yarattı. Demokrat ve Cumhuriyetçi bazı Kongre üyeleri olayla ilgili bağımsız soruşturma çağrısında bulundu. Louisiana Senatörü Bill Cassidy’nin de aralarında olduğu küçük bir Cumhuriyetçi grup, Gaziler İşleri Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan Pretti’nin ölümüne ilişkin “tam kapsamlı federal ve eyalet ortak soruşturması” talep etti. Cassidy, “ICE ve İç Güvenlik Bakanlığı’nın güvenilirliği tehlikede,” diyerek Trump yönetiminin resmi anlatısını sorgulayan en üst düzey Cumhuriyetçi isimlerden biri oldu. Senato’daki Demokratlar ise ICE için 10 milyar dolar kaynak ayrılmasını içeren ve hükümetin kapanmasını önlemek amacıyla 30 Ocak’a kadar geçirilmesi gereken iki partili harcama paketini engelleme hazırlığında olduklarını açıkladı. Medya analizleri federal iddiaları zayıflattı Öte yandan New York Times, Washington Post ve CNN gibi ABD’nin önde gelen medya kuruluşları, olay anına ait görüntüleri inceleyerek federal yetkililerin iddialarıyla çelişen bulgulara ulaştı. Görüntü analizlerine göre, Pretti’nin ruhsatlı silahının, vurulmadan önce ICE ajanları tarafından alındığı tespit edildi. Pretti’nin ölümüne ilişkin tartışmalar sürerken, kamuoyunda olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrıları giderek güçleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi Haber

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi

ABD’de Massachusetts’te görülen davada kamuoyuna açıklanan mahkeme belgeleri, Türk öğrenci Rümeysa Öztürk hakkında sınır dışı tavsiyesinin somut delillere dayanmadığını ortaya koydu. ABD’nin Massachusetts eyaletindeki federal mahkemenin açıkladığı dosyalarda, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen yazışmalar yer aldı. Belgelerde, Rümeysa Öztürk’ün yanı sıra Mahmud Halil, Muhsin Mahdavi, Bedir Han Suri ve Yunseo Chung’un sınır dışı edilmesine yönelik resmi tavsiyeler bulunduğu görüldü. Mahkeme dosyalarına göre, tamamı yasal olarak ABD’de bulunan bu öğrenciler hakkında alınan yakalama ve sınır dışı kararları, üniversite kampüslerinde Filistin’e destek gösterilerine katılmaları ve bu eylemlere ilişkin mesajlar paylaşmaları gerekçe gösterilerek hazırlandı. Ancak belgelerde, bu faaliyetlerin ABD Anayasası kapsamında ifade özgürlüğü alanına girdiği ve bu nedenle mahkemenin sınır dışı işlemlerine itiraz edebileceği uyarısı da yer aldı. Beyaz Saray yönetimi söz konusu eylemleri “antisemitik” olarak nitelendirip terör örgütlerine destek iddiasında bulunurken, dosyalarda Rümeysa Öztürk’ün antisemitik faaliyetlerde bulunduğuna ya da herhangi bir terör örgütünü desteklediğine dair kanıt olmadığı açıkça ifade edildi. Türk öğrenci hakkında hazırlanan belgelerde, Öztürk’ün üniversitedeki öğrenci gazetesi The Tufts Daily’de ortak yazarı olduğu bir makaleye odaklanıldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, üniversite yönetimine İsrailli şirketlere yönelik yatırımların durdurulması ve Filistin’e yönelik uygulamaların tanınması çağrısı yapıldığı belirtildi. Bu makaleye atıf yapan bir notun da vize işlemlerini yürüten Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Bürosu’na gönderildiği kaydedildi. Dosyalarda ayrıca DHS, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından sağlanan bilgilerin, Öztürk’ün vize almaya uygun olmadığına dair yeterli kanıt sunmadığına dikkat çekildi. Buna rağmen “tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda” vizesinin iptal edilmesinin tavsiye edildiği ifade edildi. Rümeysa Öztürk, geçen yıl 25 Mart’ta ICE’ye bağlı, yüzleri maskeli altı görevli tarafından sokakta gözaltına alınmıştı. Marco Rubio, öğrencinin vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Ancak federal yargıç Denise Casper, sınır dışı işlemini durdurma kararı vermişti. Mahkemenin talebi üzerine Mayıs 2025’te serbest bırakılan Öztürk’ün hukuki sürecinin halen devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’de ICE operasyonu faciaya dönüştü: Bir kadın polis kurşunuyla öldürüldü Haber

ABD’de ICE operasyonu faciaya dönüştü: Bir kadın polis kurşunuyla öldürüldü

ABD’nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis kentinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) polislerinin yürüttüğü göçmen operasyonu ölümle sonuçlandı. Operasyon sırasında aracında bulunan 37 yaşındaki ABD vatandaşı bir kadın, ICE görevlisinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Olay, ABD’de güvenlik güçlerinin yetkileri ve göçmen politikaları tartışmasını yeniden alevlendirdi. “Nefsi müdafaa” savunması geldi ABD İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia McLaughlin ve Bakan Kristi Noem, kadının aracını “silah gibi kullanarak polisleri ezmeye çalıştığını” öne sürdü. Yapılan açıklamalarda, ICE görevlisinin kendisini ve çevresindekileri korumak amacıyla ateş ettiği savunuldu. ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya paylaşımında olayı “nefsi müdafaa” olarak niteleyerek ICE polislerinin arkasında olduğunu söyledi. Vali ve belediye başkanından sert tepki Minnesota Valisi Tim Walz ise paylaşılan video görüntülerine dikkat çekerek bu anlatımı reddetti. Walz, “Videoyu gördüm. Bu propaganda makinesine inanmayın” ifadelerini kullandı. Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey de ICE’in kentte güvenlik sağlamadığını, aksine “kaos ve güvensizlik yarattığını” belirterek acil ve bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. Video görüntüleri soru işaretlerini artırdı Sosyal medyada yayılan görüntülerde, kadının aracında olayları izlediği sırada bir ICE polisinin kapıyı zorla açmaya çalıştığı, ardından kaçmaya çalışan araca yakın mesafeden üç el ateş edildiği görülüyor. Olay anını kaydeden yurttaşların polislere tepki gösterdiği, vurulan kadına çevredekilerin ilk yardım yapmaya çalıştığı görüntülere yansıdı. Kentte tansiyon yükseliyor Minneapolis Şehir Konseyi Üyesi Jason Chavez, hayatını kaybeden kadının göçmen komşularını izleyen sivil bir “gözlemci” olduğunu açıkladı. CNN’e konuşan kaynaklar ise Trump yönetiminin kentte yaklaşık 2 bin ICE görevlisi konuşlandırdığını aktardı. Olayla ilgili soruşturma çağrıları sürerken, ABD’de göçmen operasyonlarının hukuki sınırları ve güvenlik güçlerinin güç kullanımı bir kez daha kamuoyunun merkezine oturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.