SON DAKİKA

#Iddianame

HABER DEĞER - Iddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iddianame haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi Haber

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski kampüs doktoru Turgay Tamer'in evinde ölü bulunmasına ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımı sonrası gözaltına alınıp 28 Eylül'de tutuklanan gazeteci Fatih Ergin hakkındaki adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. Yaklaşık 3 haftadır cezaevinde bulunan Ergin hakkında iddianame düzenlendi. "Gerçeğe aykırı bilgi" ve soruşturma güvenilirliği vurgusu Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Silivri İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün resmi yazısına dayanılarak Turgay Tamer’in görev yaptığı dönemde "adli tıp çalışanı" sıfatı taşımadığı belirtildi. Savcılık makamı, bu teknik ayrıntıdan hareketle gazeteci Fatih Ergin’in yaptığı paylaşımda yer alan ifadenin gerçeğe aykırı bilgi niteliğinde olduğunu savundu. İddianamede ayrıca Ergin’in gazeteci kimliği nedeniyle paylaşımlarının geniş kitlelere ulaşma potansiyeli taşıdığı, söz konusu paylaşımın kamuoyunda endişe yaratabileceği ve yürütülmekte olan Kozinoğlu soruşturmasının güvenilirliğini zedeleyebileceği ileri sürüldü. Sosyal medya paylaşımının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Fatih Ergin'in kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabına da mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmişti. Hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Ergin'in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB koridorlarında haraç çarkı iddiası: "Ödemeleri durdurup bizi kendilerine mecbur ettiler" Haber

İBB koridorlarında haraç çarkı iddiası: "Ödemeleri durdurup bizi kendilerine mecbur ettiler"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianame kapsamında yürütülen yargılamalar tüm hızıyla sürüyor. Toplam 53'ü tutuklu 436 sanığın hakim karşısına çıktığı davanın 95'inci celsesinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanlarının anlattıkları belediye iştiraklerindeki rüşvet çarkını gözler önüne serdi. "4.5 milyon tl nakit parayı Ali Sukas'ın odasına götürüp teslim ettim" Duruşmada söz alan tutuksuz sanık iş insanı Binali Sarıtaş, Ağaç A.Ş.'den kazandığı ihalelerin hak edişlerini alabilmek için sistem tarafından kasıtlı olarak engellendiğini öne sürdü. Ödemelerini düzenli alamadığını belirten Sarıtaş, Ümit Polat aracılığıyla kendisinden hediye ve alışveriş kartları istendiğini, sonraki ihalede ise Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas adına ihale bedelinin yüzde 10'unun haraç olarak talep edildiğini iddia etti. Ekonomik çıkmazda olduğu için bu talebi kabul etmek zorunda kaldığını savunan Sarıtaş, hazırladığı 4.5 milyon TL nakit parayı bizzat Ali Sukas'ın odasına götürerek teslim ettiğini öne sürdü. Sarıtaş mahkemede: "En uygun teklifle ihaleyi kazandım ve malzemeleri eksiksiz teslim ettim. Ancak ödemelerimi düzenli alamadım. Ümit Polat beni çağırarak hediye ve yardım kartları (Boyner ve Şok) getirirsem ödemeleri alabileceğimi söyledi; götürüp teslim ettim. Bir sonraki ihalede ise Ümit Polat, Ali Sukas’ın ihale bedelinin yüzde 10'unu haraç olarak istediğini belirtti. Ekonomik açmazdaydım, ticari hayatımı sürdürmek için mecburen kabul ettim. 4.5 milyon TL parayı hazırlayarak Ali Sukas'ın odasına götürüp bizzat teslim ettim." ifadelerini kullandı: "Beylikdüzü'nde villa verdik' İş insanı Ali Nuhoğlu da savcının sistemdeki Fatih Keleş aktörlüğüne dair sorusuna "Evet, öyle" yanıtını veren Nuhoğlu, "Kamuoyunda bedavaya villa verildi deniliyor, kayıtlara bakıldığında kabak gibi ortada. 48 milyonluk ödemenin 32 milyonunu Beylikdüzü’nde villa, 15 milyonunu ise cari olarak aldım. Ekonomik krizde işinizi çözebilmek için mecburen o tarz işlere giriyorsunuz" ifadelerini kaydetti. "Süreci tıkatıp bizi mecbur ettikten sonra para alıyorlardı" Benzer şekilde Ertan Yıldız ve Fatih Keleş tarafından baskı gördüğünü iddia eden iş insanı Ahmet Sari ise süreçlerin bilinçli olarak tıkandığını belirtti. Alacaklarını tahsil edebilmek için kendilerine başka seçenek bırakılmadığını savunan Sari, "İhaleleri kazanıyorsun ama ödemelerini alamazsın; ya para ödersin ya da icra dosyalarıyla uğraşırsın dediler. Süreci tıkayıp bizi mecbur ettikten sonra haraç alarak önümüzü açtılar" beyanında bulundu. Lüks konut transferleri ve reklam pazarı baskıları Açık hava reklam pazarına yönelik zabıta ve ihale süreçlerini anlatan iş insanı Deniz Dörtyol ise reklam alanlarının bir gecede zabıtalarca söküldüğünü, sonrasında Kültür A.Ş. yetkilileri İlknur Kaya ve Serdal Taşkın'ın kendilerine belirli faturaları zorla kestiğini söyledi. İzin süreçleri için Medya A.Ş.'den Elif Güven ile iletişim kurduklarını belirten Dörtyol, "Biz listeyi Elif Güven'e iletirdik, o da Murat Ongun'a ulaştırırdı. Bir bedel biçilirdi ve ticari hayatımıza devam etmek için bu bedeli ödemek zorunda kalırdık. Medya A.Ş. tarafındaki Fatoş Ayık, bana hangi ihalelere 'yan teklif (danışıklı dövüş)' vereceğimi WhatsApp üzerinden bildirir, ben de ne denirse harfiyen yapardım" dedi. Dilek İmamoğlu’nun yeğeni Derya Dağdeviren de hesabına Orhan Yıldırım tarafından gönderilen 1 milyon 896 bin TL'lik 26 farklı işlemi, eşinin hesaplarındaki icra ve blokeler nedeniyle kendi hesabının tedbiren kullanıldığını savundu. 95'inci celsede tamamlanan savunma ve sorgu işlemlerinin ardından mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve kalan sanıkların dinlenmesi için duruşmayı 12 Ekim Pazartesi gününe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi Haber

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği geniş kapsamlı yolsuzluk davasında yargılama süreci devam ediyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 91’inci duruşmasında, sanıkların ve müdafilerinin tahliye talepleri alındı. Binlerce sayfalık iddianame ve ağır suçlama listesi İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 11 Kasım 2025 tarihli 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve ele geçirilmesi, suç delillerini gizleme, rüşvet alma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul, Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çok sayıda suçlama yöneltiliyor. Bu kapsamda İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. "Neden tutuklu olduğumun cevabını bulamadım" Duruşmada söz alarak savunma yapan tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi. Mayısta gözaltına alındığını ve 5 aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Karaarslan, yaşadığı hukuki belirsizliği şu sözlerle dile getirdi: "Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım." Mali işler genel müdür yardımcısı olarak temel sorumluluğunun şirketin mali disiplinini sağlamak olduğunu savunan Karaarslan, kendisine yöneltilen "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasına ilişkin dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını ifade etti. Tahmin ve varsayımlarla hareket edildiğini öne süren Karaarslan, HTS ve MASAK raporlarında yer alan tek hususun Şubat 2023'teki Maraş depremlerinin ardından aile birikimleri olan 202 gram altının dijital ortama yatırılması olduğunu belirtti. Savcıdan tutukluluk hali talebi Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ve suçların niteliğini gerekçe göstererek, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasının ardından ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ klibine iddianame: 3 yıla kadar hapis istendi Haber

Mabel Matiz’in ‘Ha Leylim’ klibine iddianame: 3 yıla kadar hapis istendi

Müzik dünyasının özgün isimlerinden Mabel Matiz (Fatih Karaca), dijital platformlarda yayınlanan ‘Ha Leylim’ isimli şarkısı ve klibi nedeniyle yargı yolunda. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen re'sen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. klipteki dans sahneleri suçlamaya dayanak yapıldı İddianamede, klibin belirli bölümleri detaylı bir şekilde analiz edildi. Özellikle klibin 3. dakika 51. saniyesinden sonraki sahnelerde yer alan unsurlar suçlamaya dayanak gösterildi. Açık alanda yerde yatar veya oturur vaziyetteki figürlerin yer aldığı sahnede, damat rolündeki bir kişi ile sarı takım elbiseli diğer bir erkeğin karşılıklı dans figürleri odağa alındı. Şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, kol ve kalça hareketlerinin belirgin şekilde kullanıldığı bu tekrarlayan figürlerin klibin ana teması haline getirildiği öne sürüldü. "Genel ahlak sınırları zorlandı" iddiası Şarkı sözleri ile video kaydındaki görsel unsurların birbirini tamamlayan bir bütünlük oluşturduğu ileri sürülen iddianamede, bu kompozisyonun Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) "Genel Ahlaka Karşı Suçlar" bölümünde yer alan 226. maddesindeki sınırları aştığı savunuldu. Savcılık, "müstehcen görüntülerin basın-yayın yoluyla yayılmasına aracılık etme" suçlamasıyla sanatçının 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Mabel Matiz suçlamaları reddetmişti Soruşturma aşamasında Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek savcılığa ifade veren Mabel Matiz, yöneltilen suçlamalara tepki göstermişti. Sanatçı ifadesinde şu savunmayı yapmıştı: "Şarkım bir sanat eseridir. Klipte müstehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne, görüntü ya da gönderme bulunmamaktadır. İki insanın birbirine bakması ve karşılıklı dans etmesi suç değildir. Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda bırakılmamın haksızlık olduğunu düşünüyorum." Hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinin ardından Mabel Matiz’in önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyrut Limanı faciasının 6. yılı: Anma programında adalet çağrısında bulunuldu Haber

Beyrut Limanı faciasının 6. yılı: Anma programında adalet çağrısında bulunuldu

Beyrut Limanı'nda büyük bir yıkıma ve felakete yol açan patlamanın altıncı yıl dönümünde, felaketin yaşandığı bölgede ve anıt önünde resmi törenler ve anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Törene Lübnan Adalet Bakanı Adil Nassar, Enformasyon Bakanı Paul Markus, Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, patlamada hayatını kaybeden yabancı vatandaşların ülkelerinin büyükelçileri, bürokratlar ve yakınlarını kaybeden acılı aileler katıldı. Katılımcılar anıt alanına çelenk ve çiçekler bırakarak saygı duruşunda bulundu. Bakan Markus: "İddianame birkaç ay içinde hazırlanacak" Enformasyon Bakanı Paul Markus, Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarına ve Başbakan Nevvaf Selam başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı Bakanlar Kurulu toplantısına atıfta bulundu. Markus, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ve dün Başbakan Nevvaf Selam başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı Bakanlar Kurulu toplantısında vurgulandığı üzere; iddianame en geç gelecek birkaç ay içinde hazırlanacak." Yürütme organı ile yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesine ve yargı bağımsızlığına olan saygılarının tam olduğunu belirten Markus, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecelli etmesinin kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu vurguladı. Bakan Seyyid: "Bu dava tüm Lübnanlıları ilgilendiriyor" Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid ise önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da mağdur aileleriyle birlikte gerçeğin açığa çıkması için verilen mücadelenin sabırla sürdürüldüğünü kaydetti. Yargıya güvendiklerini belirten Seyyid, şunları kaydetti: "Bu dava tüm Lübnanlıları ilgilendiriyor. Bekliyoruz ve beklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle sokaklarda olmayı, adalet arayışımızı sürdüreceğiz." Soruşturmada sona yaklaşılıp yaklaşılmadığı yönündeki soruya ise Seyyid, "Evet, yaklaştık. Umarım yıl sonundan önce bu süreç tamamlanır. Herhangi bir resmi bilgiye sahip olmasak ve yargı sürecine müdahale etmesek bile bunun gerçekleşmesini umuyoruz" yanıtını verdi. 235'ten fazla insan hayatını kaybetmişti Lübnan'ın başkentindeki Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de tonlarca patlayıcı maddenin bulunduğu bir depoda meydana gelen devasa patlama, tüm kenti sarsmıştı. Felaket sonucunda 235'ten fazla kişi yaşamını yitirmiş, yaklaşık 6 bin kişi yaralanmış ve 300 bin kişi evinden ve yurdundan olmuştu. Süreç içerisinde İngiltere Yüksek Adalet Divanı 2023 yılında Londra merkezli bir şirketi sorumlu bularak tazminat ödenmesine hükmetmişti. Patlamaya ilişkin soruşturmayı yürüten Hakim Tarık Bitar ise temel soruşturmayı Mart 2026'da tamamlayarak dosyayı mütalaa için Yargıtay Başsavcılığına göndermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.