SON DAKİKA

#Ifade

HABER DEĞER - Ifade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ifade haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özkan Yalım'ın yeni ifadesi ortaya çıktı! Haber

Özkan Yalım'ın yeni ifadesi ortaya çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ifade veren eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın yeni beyanları ortaya çıktı. Yalım, ifadesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımı için 3,8 milyon dolar, 4,2 milyon dolar ve 10 milyon dolar değerinde üç farklı helikopter seçeneğinin değerlendirildiğini, bu kapsamda teknik sunum hazırlandığını öne sürdü. Ayrıca Özel için 19,5 milyon TL, 20,2 milyon TL ve 31,6 milyon TL tutarında makam aracı teklifleri alındığını ve bunların kendisine iletildiğini iddia etti. İfadesinde para teslimine ilişkin de açıklamalarda bulunan Yalım, 2023 yılında Özgür Özel'e iki ayrı kez para verdiğini öne sürdü. Bunlardan birinde 1 milyon TL'yi Denizli'de spor çantası içerisinde Demirhan Gözaçan'a teslim ettiğini, diğerinde ise parayı Özel'in yönlendirmesiyle evinin girişindeki duvarın üzerine bıraktığını iddia etti. Yalım ayrıca, Burcu Köksal'ın CHP'den istifa etmemesi için yürütülen görüşmeler, Çankaya Belediye Başkan adaylığı süreci, Veli Ağbaba'nın Uşak Belediyesi'ne işe alım talepleri ve belediyedeki otopark gelirlerine ilişkin incelemeler hakkında da ifade verdi. İfadesinin sonunda Yalım, anlattıklarının WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları ve baz kayıtlarıyla doğrulanabileceğini savunarak, "Ben yalan söylemiyorum, anlattıklarım dosdoğru gerçeklerdir." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Macaristan’ın yeni başbakanına tebrik telefonu Haber

Erdoğan’dan Macaristan’ın yeni başbakanına tebrik telefonu

Türkiye-Macaristan ilişkilerinde “yeni dönem” vurgusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile telefonda görüştü. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin geleceği ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Seçim başarısı için tebrik etti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, görüşmede Magyar’ı seçimlerde elde ettiği başarı dolayısıyla tebrik etti. “Ortak tarih ve kültür” vurgusu Erdoğan, Türkiye ile Macaristan arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek, ortak tarih ve kültürün iki ülke ilişkilerinin temelini oluşturduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğinin yeni dönemde daha da ileri taşınacağına olan inancını dile getirdi. Stratejik ortaklık mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Macaristan arasındaki geliştirilmiş stratejik ortaklığın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca iki ülkenin NATO müttefiki olduğuna dikkat çekerek, bu iş birliğinin bölgesel ve küresel istikrara katkı sunduğunu ifade etti. Yeni dönemde iş birliği artabilir Görüşmede, iki ülkenin uluslararası platformlarda daha yakın iş birliği içinde hareket etmesi gerektiği yönünde mesajlar verildi. Diplomatik kaynaklar, bu temasın Türkiye-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sürecin başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü Haber

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü

Narin Güran cinayetine ilişkin tartışmalar sürerken, Baran Güran’ın ardından bu kez yazar İlhami Işık, Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladı. Davayı ilk günden bu yana takip ettiğini belirten Işık, soruşturma sürecinin yalnızca hukuki değil, toplumsal ve medya kaynaklı ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. “Böylesine bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” İlhami Işık, Türkiye’de birçok ağır davanın yaşandığını ancak bu dosyada farklı bir durum olduğunu vurguladı. “Uzun yıllardır bu ülkede birçok cinayet davası gördük ama böylesine topyekûn bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” diyen Işık, davanın daha en başında belirli bir algı üzerinden şekillendiğini savundu. “Önce köy, sonra aile hedefe konuldu” Işık’a göre süreç, yalnızca bir soruşturma değil; aynı zamanda bir “algı inşası” süreciydi. Köyün ve ailenin sistematik biçimde hedef haline getirildiğini belirten Işık, bu durumun toplumda sorgulama refleksini ortadan kaldırdığını söyledi: “Bir köy şeytanlaştırıldı, ardından o köyün içinde bir aile. Bu noktadan sonra kimse ‘acaba’ sorusunu sormadı.” “Sorulması gereken sorular hiç sorulmadı” Işık, dosyada en dikkat çekici eksikliğin temel sorgulama mekanizmasının devre dışı kalması olduğunu ifade etti. Ortaya atılan birçok iddianın mantıksal olarak dahi test edilmediğini vurgulayan Işık, “Bu kadar kritik bir olayda en basit sorular bile sorulmadı” dedi. “Medya, acı üzerinden bir mekanizmaya dönüştü” Işık’ın en sert eleştirilerinden biri ise medyaya yönelik oldu. “Bazı kesimler, iki tık almak ya da görünürlük kazanmak için bu acıyı kullandı” diyen Işık, sürecin yalnızca habercilik değil, aynı zamanda bir “kazanç mekanizmasına” dönüştüğünü savundu. Bu durumun, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de aileye yönelik ağır bir toplumsal baskıya neden olduğunu ifade etti. “Sosyal medya mahkemeleri bu davada belirleyici oldu” Işık, davanın seyrinde sosyal medyanın etkisine dikkat çekerek, kararların büyük ölçüde bu baskı altında şekillendiğini ileri sürdü. “Aylarca sosyal medyada mahkemeler kuruldu. İnsanlar daha yargılanmadan suçlu ilan edildi” diyen Işık, bu durumun hukuk sistemini de etkilediğini savundu. “Bu yalnızca bir dava değil, toplumsal bir kırılma” Işık’a göre Narin Güran dosyası, yalnızca bir cinayet davası değil; aynı zamanda Türkiye’de toplumsal reflekslerin geldiği noktayı gösteren bir örnek. “Bu dava, vicdanın rafa kaldırıldığı bir sürecin en somut göstergesidir” ifadelerini kullanan Işık, toplumun hızlı yargılama eğiliminin tehlikelerine dikkat çekti. “Adalet Bakanlığı için bir sınav” Işık, yetkililere de açık bir çağrıda bulunarak, bu dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. “Eğer sosyal medya mahkemeleriyle mücadele edilecekse, bunun en somut örneği bu dosyadır” diyen Işık, Narin Güran davasının adalet sistemi açısından kritik bir test olduğunu vurguladı. Toplum için uyarı: Aynı hatalar tekrar edilebilir Uzmanlara göre, bu tür davalarda erken yargı, medya baskısı ve sosyal medya etkisi birleştiğinde, adil yargılanma ilkesi ciddi şekilde zarar görebiliyor. İlhami Işık’ın sözleri ise bu riski net bir şekilde ortaya koyuyor: “Bu dava sadece geçmiş değil, gelecekte yaşanabilecek benzer hataların da habercisi.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pi Günü’nde matematiğin büyüsü: π sayısını hesaplamanın eğlenceli yolları Haber

Pi Günü’nde matematiğin büyüsü: π sayısını hesaplamanın eğlenceli yolları

Matematiğin en bilinen sabitlerinden biri olan π (pi) sayısı, her yıl 14 Mart’ta dünya genelinde “Pi Günü” olarak kutlanıyor. Çemberin çevresinin çapına oranını ifade eden π sayısı yalnızca geometriyle sınırlı değil; olasılık, fizik ve birçok bilim dalında da karşımıza çıkıyor. Bu özel gün, öğrenciler ve meraklılar için π sayısını basit deneylerle keşfetmenin de eğlenceli bir yolu olarak görülüyor. Bir çember ölçerek π’yi keşfetmek π sayısını anlamanın en temel yolu çember ölçümüdür. Bunun için yuvarlak bir nesnenin çevresi ölçülür, ardından çapı hesaplanır. Çevreyi çapa böldüğünüzde yaklaşık olarak π sayısına ulaşılır. Elde edilen sonuç genellikle 3,14 civarında çıkar. Bu basit deney, π sayısının aslında çember geometrisinin temel bir özelliği olduğunu gösterir. Rastgele noktalarla π’yi tahmin etmek π sayısına ulaşmanın ilginç yollarından biri de rastlantısal deneylerdir. Bunun en bilinen örneklerinden biri kare ve çember yöntemidir. Kenarı 2 birim olan bir kare çizilir ve içine yarıçapı 1 olan bir çember yerleştirilir. Kare içine rastgele noktalar işaretlendiğinde, çember içine düşen noktaların oranı yaklaşık olarak π/4 değerine yaklaşır. Bu yöntem, matematikte Monte Carlo simülasyonu olarak bilinen yaklaşımın klasik bir örneğidir. Rastgele veriler kullanılarak matematiksel sabitlere yaklaşık değerler bulunabilir. Buffon’un iğne problemi 18. yüzyılda Fransız bilim insanı Georges-Louis Leclerc (Buffon) tarafından ortaya atılan bir deney de π sayısına ulaşmanın farklı bir yolunu sunar. Bir karton üzerine paralel çizgiler çizilir ve bir iğne rastgele karton üzerine atılır. İğnenin çizgilere temas etme oranı incelendiğinde sonuçlar π sayısına yaklaşır. Deneyin matematiksel sonucu şu formülle ifade edilir: π ≈ (2 × toplam atış sayısı) / (çizgiye temas eden atış sayısı) Atış sayısı arttıkça sonuç π’ye daha çok yaklaşır. Yazı-tura deneyinde π Matematikçi James Propp tarafından önerilen bir diğer yöntem ise yazı-tura deneyidir. Bir madeni para atılır ve yazı sayısı, tura sayısından bir fazla olana kadar deney sürdürülür. Bu deney çok sayıda tekrarlandığında yazı sayısının toplam atış sayısına oranı π/4 değerine yaklaşır. Bu yöntemin matematiksel açıklaması trigonometrik fonksiyonlar ve sonsuz serilerle ilişkilidir. Basit bir sarkaçla π hesaplamak π sayısı fizik deneylerinde de ortaya çıkar. Basit bir sarkaç kullanarak π’nin yaklaşık değerini ölçmek mümkündür. Yaklaşık 245 santimetre uzunluğunda bir ipin ucuna ağırlık bağlanıp sallandığında, sarkacın bir tam salınımı yaklaşık π saniye sürer. Bu ilişki, sarkaç hareketini açıklayan matematiksel formülden kaynaklanır: T = 2π √(L/g) Burada T periyot, L sarkacın uzunluğu ve g yerçekimi ivmesidir. Matematiğin şaşırtıcı bağlantıları Bu yöntemlerin hiçbiri π sayısını kesin olarak hesaplamak için pratik değildir. Örneğin yalnızca iki basamak doğruluk için bile milyonlarca deney gerekebilir. Ancak bu deneyler matematiğin ilginç bir yönünü ortaya koyar: rastgele görünen olaylar bile π gibi temel matematiksel sabitlerle bağlantılı olabilir. Bu nedenle Pi Günü, matematik meraklıları için yalnızca bir sayı değil; aynı zamanda bilimin eğlenceli ve keşif dolu yüzünü hatırlatan bir gün olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayhan Bilgen’den küresel sisteme sert eleştiri: Kapitalist uygarlık insanlığı çıkmaza sürüklüyor! Haber

Ayhan Bilgen’den küresel sisteme sert eleştiri: Kapitalist uygarlık insanlığı çıkmaza sürüklüyor!

HİSAR Araştırmalar Koordinatörü ve eski milletvekili Ayhan Bilgen, yaptığı değerlendirmede kapitalist sistemin yarattığı küresel krizlere dikkat çekti. Bilgen, mevcut düzenin yalnızca ekonomik eşitsizlikleri büyütmekle kalmadığını, aynı zamanda siyasal ve ahlaki bir çürüme ürettiğini savundu. Ona göre insanlığın önündeki gerçek alternatif, katılımcı ve dayanışmacı bir uygarlık modelinin inşa edilmesi. “Kapitalist uygarlık insanlığı ağır bir krize sürükledi” Bilgen yazısında kapitalist sistemin bugün ulaştığı noktayı sert ifadelerle eleştirdi. Mevcut düzenin sınırsız tüketim ve güç biriktirme anlayışı üzerine kurulu olduğunu belirten Bilgen şu değerlendirmeyi yaptı: “Kapitalist uygarlık iddiasının insanlığı getirdiği nokta bugün çok daha net biçimde görülmektedir. Temsili demokrasi kurumları ve kurulları küresel saldırı altındadır.” Bilgen’e göre bu saldırının kaynağı sistemin dışında değil, bizzat sistemin rantından beslenen güç odaklarıdır. Epstein dosyası sistemin çürümesinin sembolü Bilgen, son yıllarda dünya gündeminde geniş yer tutan Epstein skandalını da küresel sistemin işleyişine dair önemli bir gösterge olarak değerlendirdi. “Epstein dosyası bireysel bir ahlaki yozlaşma vakası değil, küresel sistemin rehin alınma mekanizmasıdır.” Bilgen’e göre bu tür skandallar yalnızca bireysel suçlar olarak ele alınamaz. Asıl sorun, küresel güç ilişkilerinin manipülasyon ve baskı araçları üzerinden şekillenmesidir. “Sınırsız tüketim hırsı bugünkü tabloyu yarattı” Bilgen, kapitalist sistemin temel motivasyonunun sınırsız tüketim ve kaynakların tek elde toplanması olduğunu belirtti. “Sınırsız tüketme ve dünyanın bütün kaynaklarını tek elde toplayarak yönetme hırsı bugünkü tabloyu ortaya çıkarmıştır.” Bu durumun yalnızca Batı ülkelerini değil Türkiye dahil pek çok Orta Doğu ülkesini de etkileyen ciddi riskler doğurduğunu ifade etti. Alternatif: mağdurların dayanışması Bilgen’e göre kapitalist sistemin yarattığı eşitsizliklere karşı gerçek alternatif, mağdur kesimlerin dayanışması ve ortak mücadele hattı oluşturmasıdır. “Bu küresel sistematik çürümenin alternatifi, mağdurların dayanışması ve buluşması ile inşa edilebilir.” Bilgen ayrıca farklı uygarlıkların değer mirasının da bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı. İslam medeniyetinin değer mirasına vurgu Bilgen yazısında İslam medeniyetinin tarihsel mirasına da dikkat çekti. Ona göre İslam’ın temel yaklaşımı güç ve hakimiyet kurmak değil, toplumun gönlünü kazanmak ve değer üretmektir. “Tercihi sınırsız güç elde etmek yerine, değerler dünyasına katkı üretmek üzerine yapmak belirleyici bir farktır.” Bilgen, İslam’ın kendinden önceki inanç ve medeniyetlerin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. “Kurtuluş, toplumların katılımından geçiyor” Bilgen, insanlığın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünün tek bir lider ya da güçten beklenmemesi gerektiğini vurguladı. “İnsanlığı tehdit eden sermaye hegemonyasının gerçek alternatifi, toplumların kurtarıcı beklemek yerine kurtuluş mücadelesine katılımıdır.” Ona göre katılımcı demokrasi ve sivil siyasal mekanizmalar güçlendirilmeden küresel krizlerin çözülmesi mümkün değil. Yeni uygarlık arayışı Bilgen yazısını, kapitalizmin yarattığı ayrışmalara karşı toplumların dayanışmasının yeni bir uygarlık modelinin temelini oluşturabileceği görüşüyle tamamladı. Etnik, dini veya bölgesel ayrımların ötesine geçen bir dayanışma hattının kurulmasının insanlık için güçlü bir alternatif yaratabileceğini belirten Bilgen, bu yaklaşımın hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte yeni siyasal arayışların önünü açabileceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.