SON DAKİKA

#Ifade Özgürlüğü

HABER DEĞER - Ifade Özgürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ifade Özgürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı Haber

Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamasıyla gözaltına alınmıştı: Gazeteci Bahadır Özgür serbest bırakıldı

Halk TV'ye kayyum atanmasının ardından dün saat 17.00 sularında gözaltına alınan gazeteci Bahadır Özgür'ün Emniyet'teki işlemleri tamamlandı. Gözaltı kararını halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker’in kamuoyuna duyurmasının ardından Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen ve geceyi nezarette geçiren Özgür, saat 11.40 sıralarında İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilen Bahadır Özgür; haftada iki gün imza verme zorunluluğu ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirleri uygulanarak serbest bırakıldı. "Haber gizli belge içermiyor, bakanın açıklamasına dayanıyor" Son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon vurgununa ilişkin araştırmalarıyla tanınan 30 yıllık araştırmacı gazeteci Bahadır Özgür, emniyette alınan ifadesinde suçlamalara karşı çıktı. Haberinde gizlilik kararı bulunan hiçbir evrak veya kişisel veriye yer vermediğini belirten Özgür, ifadesinde şu ifadelere yer verdi: "30 yıldan beri gazetecilik yapıyorum. Çalıştığım kurumda ismim ve soyadım açıktır. Halk TV programcısıyım. Yüz binlerce mağdurun olduğu bir olay olmasından dolayı kamuoyunu ilgilendiren bilgiler içeren haberler yapmaktayım. Haberde iddia edildiği gibi savcılığın gizlilik kararı koyduğu herhangi bir evrak ya da belge yer almamaktadır. Haberin kapsamı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı 141 kişilik en çok kazananlar listesine dahildir. Bakan Gürlek böyle bir listenin olduğunu bizzat televizyonda kendisi açıklamıştır. Ben de listenin içeriğine yönelik değil, Bakanın açıklaması doğrultusunda haberi yaptım." Haberde adı geçen tek kişinin zaten resmi makamlarca kamuoyuna duyurulmuş olan AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu ifade eden Özgür, savcılığın 29 kişinin tedbir listesine yanlışlıkla eklendiğine ilişkin kurum içi yazışmasını da kamuoyunun doğru bilgi edinmesi amacıyla aktardığını belirterek üzerine atılı suçlamayı reddetti. "Gözaltı işlemi kişi özgürlüğünün ihlalidir" Bahadır Özgür'ün avukatı Mürsel Ünder de Emniyet beyanında, yürütülen soruşturmanın Cumhuriyet tarihinin en önemli yolsuzluk dosyalarından biri olduğuna dikkat çekti. Müvekkilinin adresinin belli olduğunu ve davet edilmesi halinde ifadeye katılabileceğini vurgulayan Ünder, gözaltı uygulamasını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Söz konusu sosyal medya paylaşımı detaylı olarak incelendiğinde gizlilik kararı verilen soruşturmaya dair hiçbir belge içermemektedir. Dayanaklarını birçok basın kuruluşunda yayınlanan bilgilerden ve soruşturma savcılığı tarafından yapılan açıklamaların içeriğinden almaktadır. Soruşturmanın gizliliği ilkesi ile basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı da gözetilmelidir. Müvekkilimin adresi bellidir, davet edilseydi hazır bulunurdu. Aksi durum kişi özgürlüğünün ihlali anlamına gelmektedir." X hesabına erişim engeli kararı Adli kontrol tedbirlerinin yanı sıra gazetecinin dijital mecralarına yönelik de adım atıldı. İfade Özgürlüğü Derneği tarafından paylaşılan bilgilere göre, Bahadır Özgür'ün 163 bin takipçili kişisel X sosyal medya hesabı (@bahadir_ozgr) hakkında erişim engeli kararı alındı. Söz konusu kararın ardından hesabın henüz Türkiye'den erişime kapatılmadığı kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail'de 1000 Sinemacıdan "NAZA" Yönetmenlerine destek bildirisi Haber

İsrail'de 1000 Sinemacıdan "NAZA" Yönetmenlerine destek bildirisi

"Sanat ve gazeteciliğin görevi topluma ayna tutmaktır" İsrail’de sinema sektöründen 1000 kişi, İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan ve Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü alarak alkış rekoru kıran "NAZA" belgeselinin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor ile dayanışma içinde olduklarını duyurdu. Liran Atzmor, Nadav Lapid, Orna Ben Dor, Netalie Braun, Rani Blair, Hagai Levi, Shai Carmeli-Pollak ve Shlomi Elkabetz gibi isimlerin öncülük ettiği bildiride, yönetmenlere yönelik yürütülen kampanyanın hayatlarını fiziksel olarak tehdit eden boyutlara ulaştığı vurgulandı. İsraillilere belgeseli ön yargısız izleme çağrısı yapılan açıklamada, "Bizler sinemacılar ve yaratıcılar olarak ifade özgürlüğü ile sanat özgürlüğü için hala mücadele eden herkesi, NAZA adlı filmin yaratıcıları Rachel Szor ve Yuval Abraham’a destek vermeye ve dayanışma göstermeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi. Bildiride ayrıca sanatın ve gazeteciliğin temel görevinin topluma ayna tutmak olduğu hatırlatılarak, filmi izlemeden eleştiren çevreler şiddetle kınandı. Kültür Bakanı'nın vatandaşlık tehdidi tepki çekti Popülist siyasetçilerin ve bazı yazarların yönetmenleri hedef alan tutumunun, Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar’ın Szor ile Abraham'ın vatandaşlıklarının iptal edilmesi yönündeki tehditlerine zemin hazırladığı belirtildi. Adını İsrail ordusunun bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller için kullandığı kısaltmadan alan "NAZA" belgeseli, 3 yıl boyunca Tel Aviv çatılarında gizli yöntemlerle çekilmişti. Yapımda, İsrail ordusunun yapay zeka kullanarak potansiyel hedefleri tespit ettiği ve ailelerin bulunduğu bilinen evlerin bombalandığına ilişkin çarpıcı detaylar yer alıyor. Belgeselde ayrıca doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bağlı gizli istihbarat biriminde çalışan askerlerin ifadelerine de yer veriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi Haber

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi

YouTube'da yayımlanan gösteri gerekçe gösterildi Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve 13 milyondan fazla izlenen "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Göktaş'ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüleri ile tutukluluğunun ardından Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmesi kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Avukatların itiraz etti Göktaş'ın avukatları tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulunmuştu. İtiraz dilekçesinde, Göktaş'ın soruşturmayı öğrenmesinin ardından yurt dışındaki programını yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğü ve bu nedenle kaçma şüphesinin bulunmadığı savunulmuştu. Avukatlar, tutuklama kararındaki gerekçelerin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda karşılığının olmadığını ve sosyal medyadaki tepkilerin hukuki bir gerekçe oluşturamayacağını ifade etmişti. Dilekçede soruşturmanın başlangıçta TCK'nın 216/3. maddesi kapsamında yürütüldüğü, daha sonra suç vasfının halkı kin ve düşmanlığa tahrik maddesine dönüştürüldüğü ileri sürülmüştü. Müdafiler, gösterideki ifadelerin mizah ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Mahkemenin kısa ret açıklaması Avukatların ayrıntılı itiraz dilekçesine rağmen mahkeme talebi kısa gerekçeyle reddetti. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararında, "kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu" gerekçeleriyle itirazın reddine hükmedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deniz Göktaş cezaevine gönderildi Haber

Deniz Göktaş cezaevine gönderildi

Soruşturma ve gözaltı süreci Yurt dışı tatilinden 2 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye’ye dönen Deniz Göktaş, İstanbul Havalimanı’ndaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Göktaş’ın gösterisinde yer alan bazı espriler ve söylemler "suç unsuru" olarak değerlendirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 3 Temmuz’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Göktaş, savcılık ifadesinin ardından nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Mahkemeden tutuklama kararı Hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş, mahkeme tarafından TCK Madde 299 Cumhurbaşkanına hakaret ve TCK Madde 216/3 halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçlamaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Deniz Göktaş, hem emniyet hem de savcılık ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları reddetti. Cumhurbaşkanına yönelik söylemlerinin bir "terapist" perspektifinden mizahi bir yaklaşım olduğunu belirten Göktaş, "Diktatör" ifadesinin ise siyasi bir niteleme olduğunu savundu. Dini değerlere yönelik eleştiriler konusunda ise inançlı bir insanı kırma amacı gütmediğini, gösterisindeki bazı bölümlerin kelime oyunlarına dayalı mizahi bir kurgudan ibaret olduğunu ifade etti. Çorlu Cezaevi'ne nakledildi Tutuklama kararının ardından önce Metris Cezaevi’ne giriş yapan Deniz Göktaş, buradan kısa süre sonra Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan ve "Kuyu Tipi" olarak da bilinen yüksek güvenlikli Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi. Göktaş’ın tutuklanması, sosyal medyada ve kamuoyunda ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, pek çok sanatçı ve siyasetçi karara tepki gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması Haber

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması

Gösterisinin ardından sosyal medyada bazı kesimleri tarafından tutuklanması yönünde çağrılar yapılan Göktaş’ın, söz konusu gösterisinde yer alan politik eleştiriler ve bazı ifadeler soruşturmaya gerekçe olarak gösterildi. Daha önce de gösteriden alınan bazı kesitlerin X (eski adıyla Twitter) platformunda paylaşılması, "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellenmişti. Gazeteci İsmail Saymaz da konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Umarım sadece soruşturma olarak kalır ve kapanır; Türkiye'de artık mizahın da yapılamadığı, bir stand-up'çının bile kendisini özgürce ifade edemediği bir döneme girmeyiz" ifadelerini kullanarak sürecin ifade özgürlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Yurt dışına kaçtı" iddialarına yanıt Soruşturma haberlerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medyada "yurt dışına kaçtığı" yönünde iddialar ortaya atılan Deniz Göktaş, konuyla ilgili esprili bir yanıtla iddiaları yalanladı. Tatilde olduğunu belirten Göktaş, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. Bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 Haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım. Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Komedyen Deniz Göktaş'ın gösterisine erişim engeli Haber

Komedyen Deniz Göktaş'ın gösterisine erişim engeli

Söz konusu paylaşımlar 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında değerlendirilerek erişime kapatıldı. "Kamu düzeni" gerekçesiyle Türkiye'den erişim kısıtlandı Resmi kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, içeriklerin erişime engellenme gerekçesi "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" olarak açıklandı. Bu hukuki adımın ardından platform, ilgili paylaşımları Türkiye'den görünmez kıldı. Gişe rekoru kıran gösteri dijitalde de zirveye oynadı Deniz Göktaş'ın 1 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sahnelediği ve biletlerinin tamamen tükendiği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran'da dijital dünyaya taşınmıştı. YouTube üzerinden izleyicilerin beğenisine sunulan "Ölü Deniz", yayınlandığı ilk gün itibarıyla 1 milyon izlenme sayısına ulaşarak büyük bir popülerlik kazanmıştı. Gösterinin bu başarısının ardından izleyiciler tarafından sosyal medya mecralarında paylaşılan video kesitleri kısa sürede viral hale gelmişti. Ancak, platform üzerindeki bazı paylaşımların "milli güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle kısıtlanması, dijital platformlardaki ifade özgürlüğü tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Şu ana kadar ne komedyen Deniz Göktaş'tan ne de yetkili mercilerden erişim engeli kararına dair resmi bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İngiltere'de dijital yasak dönemi başlıyor Haber

İngiltere'de dijital yasak dönemi başlıyor

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başkent Londra'daki 10 Numara'da gerçekleştirdiği basın toplantısında, 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanacağını resmen duyurdu. Gelecek yılın başında yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme, teknoloji dünyasında dengeleri kökten değiştirecek. "Sosyal medya çocukları mutsuz ediyor" Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dair çarpıcı tespitlerde bulunan Başbakan Starmer, bu platformların bağımlılık yapacak şekilde tasarlandığını vurguladı. Starmer, "Sosyal medya çocukları mutsuz ediyor. Zorbaların çocuklara zarar vermesini kolaylaştırıyor ve akıl sağlığına ciddi zararlar veriyor. Çocuklar, dikkat çekmek üzere tasarlanmış tehlikeli içeriklere maruz kalıyor" dedi. Başbakan, sosyal medyanın çocukları ödev yapmaktan, kitap okumaktan ve arkadaşlarıyla sosyalleşmekten alıkoyduğunu belirterek, "Çocuklarımızın güvenliği ve mutluluğundan taviz vermeye hazır değilim. Tam bir yasak uygulamak, çocukların geleceği için atılabilecek en doğru adımdır" ifadesini kullandı. Yaptırımlar teknoloji devlerini hedef alıyor Düzenlemenin uygulanmasına dair en çok merak edilen konulardan biri olan yaptırım mekanizmasına açıklık getiren Starmer, cezai sorumluluğun çocuklarda değil, hizmet sağlayıcı teknoloji devlerinde olacağını belirtti. Starmer, "Yasağın yaptırımı, hizmet sağlayıcılara uygulanacak, çocuklara değil. Yetişkinlerin koyduğu kuralları çiğnemenin yollarını arayan 13-14 yaşındaki çocuklara karşı bir adım atmayacağız" diyerek uygulamanın odağının şirketler olduğunu vurguladı. Başbakan Starmer, çocukların yasağı aşmak için başvurabileceği VPN gibi yöntemlerin de yasak kapsamına alınacağını belirtti. Bununla birlikte, eğitim ve gelişim odaklı YouTube Kids ve Google Classroom gibi uygulamaların yasak dışında tutulacağını ifade eden Starmer, düzenlemenin ifade özgürlüğü ile ilgili olmadığını, asıl meselenin çocukların korunması olduğunu vurguladı. Starmer, "Bir çocuğa uygunsuz fotoğraf yollamak veya ondan böyle bir fotoğraf almak ifade özgürlüğü değildir" sözleriyle konuya bakışını netleştirdi. "Teknolojiye destek, çocuklara koruma" İngiltere hükümeti, teknoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmeleri desteklediklerini, ancak bu desteğin çocukların güvenliğinden ödün verilmesi anlamına gelmeyeceğini savunuyor. Avustralya'nın benzer deneyimlerinden de faydalanacaklarını belirten Başbakan Starmer, yasa değişikliğinin yasalaşma sürecini bu yıl bitmeden tamamlamayı ve gelecek yılın başından itibaren uygulamaya geçirmeyi hedefliyor. İngiltere'nin bu kararı, diğer ülkelerin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda alacağı benzer kararlar için de bir "test sahası" niteliği taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlikle giriş uygulaması geliyor Haber

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlikle giriş uygulaması geliyor

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yönelik önemli bir düzenleme süreci tamamlanma aşamasına geldi. Yeni uygulamayla birlikte platformlara erişimde kimlik doğrulama sistemi devreye alınacak. Akın Gürlek, sosyal medya platformlarına yönelik kimlikle giriş uygulamasına ilişkin yaptığı açıklamada, şirketlerle yürütülen görüşmelerin tamamlandığını duyurdu. Gürlek, Türkiye’nin taleplerinin platformlar tarafından kabul edildiğini belirtti. Platformlarla anlaşma sağlandı Açıklamada, sosyal medya şirketleriyle yapılan temasların olumlu sonuçlandığı vurgulandı. Yeni düzenleme kapsamında kullanıcıların hesaplarını kimlik doğrulamasıyla kullanmasının planlandığı ifade edildi. Üç ay içinde devreye alınacak Yeni sistemin takvimi de netleşti. Gürlek, kimlikle giriş uygulamasının yaklaşık üç ay içerisinde hayata geçirileceğini açıkladı. Bu süreçte kullanıcıların hesaplarını doğrulamaları için belirli bir süre tanınabileceği belirtildi. BTK sürece dahil olacak Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sürece dahil olacak. Teknik altyapı ve uygulama sürecinin bu kurum tarafından yürütülmesi planlanıyor. Yeni sistem nasıl işleyecek Kimlik doğrulama uygulamasının detaylarına ilişkin çalışmaların sürdüğü ifade edilirken, doğrulanmamış hesaplara belirli kısıtlamalar getirilmesi ihtimali de gündemde. Bu düzenlemenin, sosyal medya kullanımında yeni bir dönemi başlatması bekleniyor. Türkiye toplumunda geniş bir kullanıcı kitlesini ilgilendiren bu değişikliğin, dijital haklar, güvenlik ve ifade özgürlüğü tartışmalarını da beraberinde getirmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor Haber

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin yeni detayları paylaştı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun devreye gireceğini belirten Gürlek, kimliğini doğrulamayan hesaplara belirli bir süre tanınacağını duyurdu. Yeni modelde sosyal medya kullanımında kimlik ve cep telefonu doğrulaması temel şart olacak. Kimlik doğrulaması sosyal medya kullanımının merkezine yerleşiyor Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre sosyal medyada paylaşım yapan, yorum yazan ya da içerik üreten yurttaşların kimliklerinin doğrulanması esas olacak. Bu kapsamda sahte hesaplar ve yurt dışı kaynaklı anonim profillerin kullanımının sınırlandırılması hedefleniyor. Gürlek, kimliği doğrulanmış kullanıcıların hukuki sorumluluğunun daha net hale geleceğini ifade ederek özellikle hedef gösterme ve hak ihlali iddialarında cezai sürecin hızlanabileceğini belirtti. BTK doğrulanmayan hesaplara süre tanıyacak Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulama sürecini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yürütecek. Kimlik doğrulaması yapmayan hesaplara belirli bir geçiş süresi verileceği, bu sürenin ardından doğrulama şartını yerine getirmeyen profillere yönelik yaptırımların gündeme gelebileceği bildirildi. Bakanlık, düzenleme için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordinasyon içinde çalışıldığını açıkladı. Sivil toplumdan anonimlik ve ifade özgürlüğü uyarısı Düzenleme kamuoyunda tartışma yarattı. İfade Özgürlüğü Derneği, kimlik doğrulamasının internet ortamındaki anonimliği ortadan kaldırabileceği ve yurttaşları otosansüre yöneltebileceği uyarısında bulundu. Dernek, çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları ve kimlik doğrulama zorunluluğunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dijital gözetim riskine dikkat çekti. Dijital Panoptikon tartışması yeniden gündemde Eleştirilerde sıkça atıf yapılan “panoptikon” kavramı, bireylerin sürekli izlenebileceği bir gözetim düzenini ifade ediyor. Uzmanlar, sosyal medya düzenlemesinin çevrim içi güvenlik ile ifade özgürlüğü arasındaki denge tartışmasını yeniden alevlendirebileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.