SON DAKİKA

#Ifade Özgürlüğü

HABER DEĞER - Ifade Özgürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ifade Özgürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi Haber

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi

YouTube'da yayımlanan gösteri gerekçe gösterildi Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve 13 milyondan fazla izlenen "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Göktaş'ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüleri ile tutukluluğunun ardından Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmesi kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Avukatların itiraz etti Göktaş'ın avukatları tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulunmuştu. İtiraz dilekçesinde, Göktaş'ın soruşturmayı öğrenmesinin ardından yurt dışındaki programını yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğü ve bu nedenle kaçma şüphesinin bulunmadığı savunulmuştu. Avukatlar, tutuklama kararındaki gerekçelerin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda karşılığının olmadığını ve sosyal medyadaki tepkilerin hukuki bir gerekçe oluşturamayacağını ifade etmişti. Dilekçede soruşturmanın başlangıçta TCK'nın 216/3. maddesi kapsamında yürütüldüğü, daha sonra suç vasfının halkı kin ve düşmanlığa tahrik maddesine dönüştürüldüğü ileri sürülmüştü. Müdafiler, gösterideki ifadelerin mizah ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Mahkemenin kısa ret açıklaması Avukatların ayrıntılı itiraz dilekçesine rağmen mahkeme talebi kısa gerekçeyle reddetti. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararında, "kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu" gerekçeleriyle itirazın reddine hükmedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deniz Göktaş cezaevine gönderildi Haber

Deniz Göktaş cezaevine gönderildi

Soruşturma ve gözaltı süreci Yurt dışı tatilinden 2 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye’ye dönen Deniz Göktaş, İstanbul Havalimanı’ndaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Göktaş’ın gösterisinde yer alan bazı espriler ve söylemler "suç unsuru" olarak değerlendirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 3 Temmuz’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Göktaş, savcılık ifadesinin ardından nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Mahkemeden tutuklama kararı Hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş, mahkeme tarafından TCK Madde 299 Cumhurbaşkanına hakaret ve TCK Madde 216/3 halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçlamaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Deniz Göktaş, hem emniyet hem de savcılık ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları reddetti. Cumhurbaşkanına yönelik söylemlerinin bir "terapist" perspektifinden mizahi bir yaklaşım olduğunu belirten Göktaş, "Diktatör" ifadesinin ise siyasi bir niteleme olduğunu savundu. Dini değerlere yönelik eleştiriler konusunda ise inançlı bir insanı kırma amacı gütmediğini, gösterisindeki bazı bölümlerin kelime oyunlarına dayalı mizahi bir kurgudan ibaret olduğunu ifade etti. Çorlu Cezaevi'ne nakledildi Tutuklama kararının ardından önce Metris Cezaevi’ne giriş yapan Deniz Göktaş, buradan kısa süre sonra Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan ve "Kuyu Tipi" olarak da bilinen yüksek güvenlikli Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi. Göktaş’ın tutuklanması, sosyal medyada ve kamuoyunda ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, pek çok sanatçı ve siyasetçi karara tepki gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması Haber

Deniz Göktaş'a "Dini değerleri aşağılama" soruşturması

Gösterisinin ardından sosyal medyada bazı kesimleri tarafından tutuklanması yönünde çağrılar yapılan Göktaş’ın, söz konusu gösterisinde yer alan politik eleştiriler ve bazı ifadeler soruşturmaya gerekçe olarak gösterildi. Daha önce de gösteriden alınan bazı kesitlerin X (eski adıyla Twitter) platformunda paylaşılması, "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişime engellenmişti. Gazeteci İsmail Saymaz da konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Umarım sadece soruşturma olarak kalır ve kapanır; Türkiye'de artık mizahın da yapılamadığı, bir stand-up'çının bile kendisini özgürce ifade edemediği bir döneme girmeyiz" ifadelerini kullanarak sürecin ifade özgürlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti. "Yurt dışına kaçtı" iddialarına yanıt Soruşturma haberlerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medyada "yurt dışına kaçtığı" yönünde iddialar ortaya atılan Deniz Göktaş, konuyla ilgili esprili bir yanıtla iddiaları yalanladı. Tatilde olduğunu belirten Göktaş, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. Bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 Haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım. Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Komedyen Deniz Göktaş'ın gösterisine erişim engeli Haber

Komedyen Deniz Göktaş'ın gösterisine erişim engeli

Söz konusu paylaşımlar 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında değerlendirilerek erişime kapatıldı. "Kamu düzeni" gerekçesiyle Türkiye'den erişim kısıtlandı Resmi kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, içeriklerin erişime engellenme gerekçesi "milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması" olarak açıklandı. Bu hukuki adımın ardından platform, ilgili paylaşımları Türkiye'den görünmez kıldı. Gişe rekoru kıran gösteri dijitalde de zirveye oynadı Deniz Göktaş'ın 1 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sahnelediği ve biletlerinin tamamen tükendiği kapalı gişe stand-up gösterisi, 24 Haziran'da dijital dünyaya taşınmıştı. YouTube üzerinden izleyicilerin beğenisine sunulan "Ölü Deniz", yayınlandığı ilk gün itibarıyla 1 milyon izlenme sayısına ulaşarak büyük bir popülerlik kazanmıştı. Gösterinin bu başarısının ardından izleyiciler tarafından sosyal medya mecralarında paylaşılan video kesitleri kısa sürede viral hale gelmişti. Ancak, platform üzerindeki bazı paylaşımların "milli güvenlik ve kamu düzeni" gerekçesiyle kısıtlanması, dijital platformlardaki ifade özgürlüğü tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Şu ana kadar ne komedyen Deniz Göktaş'tan ne de yetkili mercilerden erişim engeli kararına dair resmi bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İngiltere'de dijital yasak dönemi başlıyor Haber

İngiltere'de dijital yasak dönemi başlıyor

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başkent Londra'daki 10 Numara'da gerçekleştirdiği basın toplantısında, 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanacağını resmen duyurdu. Gelecek yılın başında yürürlüğe girmesi planlanan düzenleme, teknoloji dünyasında dengeleri kökten değiştirecek. "Sosyal medya çocukları mutsuz ediyor" Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerine dair çarpıcı tespitlerde bulunan Başbakan Starmer, bu platformların bağımlılık yapacak şekilde tasarlandığını vurguladı. Starmer, "Sosyal medya çocukları mutsuz ediyor. Zorbaların çocuklara zarar vermesini kolaylaştırıyor ve akıl sağlığına ciddi zararlar veriyor. Çocuklar, dikkat çekmek üzere tasarlanmış tehlikeli içeriklere maruz kalıyor" dedi. Başbakan, sosyal medyanın çocukları ödev yapmaktan, kitap okumaktan ve arkadaşlarıyla sosyalleşmekten alıkoyduğunu belirterek, "Çocuklarımızın güvenliği ve mutluluğundan taviz vermeye hazır değilim. Tam bir yasak uygulamak, çocukların geleceği için atılabilecek en doğru adımdır" ifadesini kullandı. Yaptırımlar teknoloji devlerini hedef alıyor Düzenlemenin uygulanmasına dair en çok merak edilen konulardan biri olan yaptırım mekanizmasına açıklık getiren Starmer, cezai sorumluluğun çocuklarda değil, hizmet sağlayıcı teknoloji devlerinde olacağını belirtti. Starmer, "Yasağın yaptırımı, hizmet sağlayıcılara uygulanacak, çocuklara değil. Yetişkinlerin koyduğu kuralları çiğnemenin yollarını arayan 13-14 yaşındaki çocuklara karşı bir adım atmayacağız" diyerek uygulamanın odağının şirketler olduğunu vurguladı. Başbakan Starmer, çocukların yasağı aşmak için başvurabileceği VPN gibi yöntemlerin de yasak kapsamına alınacağını belirtti. Bununla birlikte, eğitim ve gelişim odaklı YouTube Kids ve Google Classroom gibi uygulamaların yasak dışında tutulacağını ifade eden Starmer, düzenlemenin ifade özgürlüğü ile ilgili olmadığını, asıl meselenin çocukların korunması olduğunu vurguladı. Starmer, "Bir çocuğa uygunsuz fotoğraf yollamak veya ondan böyle bir fotoğraf almak ifade özgürlüğü değildir" sözleriyle konuya bakışını netleştirdi. "Teknolojiye destek, çocuklara koruma" İngiltere hükümeti, teknoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmeleri desteklediklerini, ancak bu desteğin çocukların güvenliğinden ödün verilmesi anlamına gelmeyeceğini savunuyor. Avustralya'nın benzer deneyimlerinden de faydalanacaklarını belirten Başbakan Starmer, yasa değişikliğinin yasalaşma sürecini bu yıl bitmeden tamamlamayı ve gelecek yılın başından itibaren uygulamaya geçirmeyi hedefliyor. İngiltere'nin bu kararı, diğer ülkelerin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda alacağı benzer kararlar için de bir "test sahası" niteliği taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlikle giriş uygulaması geliyor Haber

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlikle giriş uygulaması geliyor

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yönelik önemli bir düzenleme süreci tamamlanma aşamasına geldi. Yeni uygulamayla birlikte platformlara erişimde kimlik doğrulama sistemi devreye alınacak. Akın Gürlek, sosyal medya platformlarına yönelik kimlikle giriş uygulamasına ilişkin yaptığı açıklamada, şirketlerle yürütülen görüşmelerin tamamlandığını duyurdu. Gürlek, Türkiye’nin taleplerinin platformlar tarafından kabul edildiğini belirtti. Platformlarla anlaşma sağlandı Açıklamada, sosyal medya şirketleriyle yapılan temasların olumlu sonuçlandığı vurgulandı. Yeni düzenleme kapsamında kullanıcıların hesaplarını kimlik doğrulamasıyla kullanmasının planlandığı ifade edildi. Üç ay içinde devreye alınacak Yeni sistemin takvimi de netleşti. Gürlek, kimlikle giriş uygulamasının yaklaşık üç ay içerisinde hayata geçirileceğini açıkladı. Bu süreçte kullanıcıların hesaplarını doğrulamaları için belirli bir süre tanınabileceği belirtildi. BTK sürece dahil olacak Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sürece dahil olacak. Teknik altyapı ve uygulama sürecinin bu kurum tarafından yürütülmesi planlanıyor. Yeni sistem nasıl işleyecek Kimlik doğrulama uygulamasının detaylarına ilişkin çalışmaların sürdüğü ifade edilirken, doğrulanmamış hesaplara belirli kısıtlamalar getirilmesi ihtimali de gündemde. Bu düzenlemenin, sosyal medya kullanımında yeni bir dönemi başlatması bekleniyor. Türkiye toplumunda geniş bir kullanıcı kitlesini ilgilendiren bu değişikliğin, dijital haklar, güvenlik ve ifade özgürlüğü tartışmalarını da beraberinde getirmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor Haber

Sosyal medyada yeni dönem: Kimlik doğrulaması zorunlu oluyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin yeni detayları paylaştı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesinin ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun devreye gireceğini belirten Gürlek, kimliğini doğrulamayan hesaplara belirli bir süre tanınacağını duyurdu. Yeni modelde sosyal medya kullanımında kimlik ve cep telefonu doğrulaması temel şart olacak. Kimlik doğrulaması sosyal medya kullanımının merkezine yerleşiyor Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre sosyal medyada paylaşım yapan, yorum yazan ya da içerik üreten yurttaşların kimliklerinin doğrulanması esas olacak. Bu kapsamda sahte hesaplar ve yurt dışı kaynaklı anonim profillerin kullanımının sınırlandırılması hedefleniyor. Gürlek, kimliği doğrulanmış kullanıcıların hukuki sorumluluğunun daha net hale geleceğini ifade ederek özellikle hedef gösterme ve hak ihlali iddialarında cezai sürecin hızlanabileceğini belirtti. BTK doğrulanmayan hesaplara süre tanıyacak Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulama sürecini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu yürütecek. Kimlik doğrulaması yapmayan hesaplara belirli bir geçiş süresi verileceği, bu sürenin ardından doğrulama şartını yerine getirmeyen profillere yönelik yaptırımların gündeme gelebileceği bildirildi. Bakanlık, düzenleme için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordinasyon içinde çalışıldığını açıkladı. Sivil toplumdan anonimlik ve ifade özgürlüğü uyarısı Düzenleme kamuoyunda tartışma yarattı. İfade Özgürlüğü Derneği, kimlik doğrulamasının internet ortamındaki anonimliği ortadan kaldırabileceği ve yurttaşları otosansüre yöneltebileceği uyarısında bulundu. Dernek, çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlamaları ve kimlik doğrulama zorunluluğunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dijital gözetim riskine dikkat çekti. Dijital Panoptikon tartışması yeniden gündemde Eleştirilerde sıkça atıf yapılan “panoptikon” kavramı, bireylerin sürekli izlenebileceği bir gözetim düzenini ifade ediyor. Uzmanlar, sosyal medya düzenlemesinin çevrim içi güvenlik ile ifade özgürlüğü arasındaki denge tartışmasını yeniden alevlendirebileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi Haber

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi

ABD’de Massachusetts’te görülen davada kamuoyuna açıklanan mahkeme belgeleri, Türk öğrenci Rümeysa Öztürk hakkında sınır dışı tavsiyesinin somut delillere dayanmadığını ortaya koydu. ABD’nin Massachusetts eyaletindeki federal mahkemenin açıkladığı dosyalarda, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen yazışmalar yer aldı. Belgelerde, Rümeysa Öztürk’ün yanı sıra Mahmud Halil, Muhsin Mahdavi, Bedir Han Suri ve Yunseo Chung’un sınır dışı edilmesine yönelik resmi tavsiyeler bulunduğu görüldü. Mahkeme dosyalarına göre, tamamı yasal olarak ABD’de bulunan bu öğrenciler hakkında alınan yakalama ve sınır dışı kararları, üniversite kampüslerinde Filistin’e destek gösterilerine katılmaları ve bu eylemlere ilişkin mesajlar paylaşmaları gerekçe gösterilerek hazırlandı. Ancak belgelerde, bu faaliyetlerin ABD Anayasası kapsamında ifade özgürlüğü alanına girdiği ve bu nedenle mahkemenin sınır dışı işlemlerine itiraz edebileceği uyarısı da yer aldı. Beyaz Saray yönetimi söz konusu eylemleri “antisemitik” olarak nitelendirip terör örgütlerine destek iddiasında bulunurken, dosyalarda Rümeysa Öztürk’ün antisemitik faaliyetlerde bulunduğuna ya da herhangi bir terör örgütünü desteklediğine dair kanıt olmadığı açıkça ifade edildi. Türk öğrenci hakkında hazırlanan belgelerde, Öztürk’ün üniversitedeki öğrenci gazetesi The Tufts Daily’de ortak yazarı olduğu bir makaleye odaklanıldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, üniversite yönetimine İsrailli şirketlere yönelik yatırımların durdurulması ve Filistin’e yönelik uygulamaların tanınması çağrısı yapıldığı belirtildi. Bu makaleye atıf yapan bir notun da vize işlemlerini yürüten Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Bürosu’na gönderildiği kaydedildi. Dosyalarda ayrıca DHS, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından sağlanan bilgilerin, Öztürk’ün vize almaya uygun olmadığına dair yeterli kanıt sunmadığına dikkat çekildi. Buna rağmen “tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda” vizesinin iptal edilmesinin tavsiye edildiği ifade edildi. Rümeysa Öztürk, geçen yıl 25 Mart’ta ICE’ye bağlı, yüzleri maskeli altı görevli tarafından sokakta gözaltına alınmıştı. Marco Rubio, öğrencinin vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Ancak federal yargıç Denise Casper, sınır dışı işlemini durdurma kararı vermişti. Mahkemenin talebi üzerine Mayıs 2025’te serbest bırakılan Öztürk’ün hukuki sürecinin halen devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Turan Alkan hayatını kaybetti Haber

Ahmet Turan Alkan hayatını kaybetti

Gazeteci–yazar Ahmet Turan Alkan hayatını kaybetti Ahmet Turan Alkan’ın vefatı, Türkiye basın ve düşünce dünyasında derin bir üzüntü yarattı. Acı haber, gazeteci–yazar Mümtazer Türköne tarafından X (eski Twitter) hesabından yapılan paylaşımla kamuoyuna duyuruldu. Uzun yıllar gazetecilik ve yazarlık yapan Alkan; edebiyat, kültür, tarih ve siyaset ekseninde kaleme aldığı yazılarla geniş bir okur kitlesine ulaştı. Özellikle deneme ve köşe yazılarıyla, muhafazakâr düşünce geleneğini estetik bir dil ve entelektüel arka planla işleyen Alkan, Türkiye’de fikir hayatının etkili ama tartışmalı isimleri arasında yer aldı. FETÖ süreci ve cezaevi dönemi Ahmet Turan Alkan’ın hayatındaki en kırılgan dönemlerden biri, FETÖ soruşturmaları sürecinde yaşandı. Bu kapsamda yargılanan ve bir süre cezaevinde kalan Alkan’ın durumu; ifade özgürlüğü, fikir–örgüt ilişkisi ve yargılamaların sınırları bağlamında kamuoyunda yoğun tartışmalara konu oldu. Cezaevi süreci, Türkiye’nin yakın dönem siyasal ve hukuki atmosferini anlamak açısından sembolik başlıklardan biri olarak değerlendirildi. Eserleri ve entelektüel çalışmaları Ahmet Turan Alkan, ağırlıklı olarak deneme, günlük, köşe yazısı ve kültürel–siyasal inceleme türlerinde eserler verdi. Yazılarında; Osmanlı–Cumhuriyet sürekliliği, muhafazakâr düşüncenin modernleşme ile ilişkisi, şehir kültürü, edebiyat ve bireysel hafıza temaları öne çıktı. Başlıca eser ve çalışma alanları şunlardır: Deneme ve günlük kitapları: Gündelik hayat, hatıra, zaman ve şehir temalı denemeler Muhafazakâr entelektüel dünyaya dair kültürel çözümlemeler Köşe yazarlığı: Uzun yıllar ulusal gazetelerde köşe yazıları Güncel siyaset ile tarihsel perspektifi birleştiren yorumlar Dergi ve kültür çalışmaları: Fikir ve edebiyat dergilerinde makaleler Kültür, edebiyat ve düşünce dünyasına yönelik eleştirel yazılar Alkan’ın eserleri, polemikçi bir siyasal dilden ziyade; edebi üslup, ironi ve tarihsel göndermeler üzerinden şekillenen bir muhafazakâr entelektüel çizgiye oturdu. Bu yönüyle hem kendi mahallesinde hem de karşıt çevrelerde tartışılan bir yazar oldu. Tahliyesinin ardından daha sınırlı bir kamusal görünürlükle yaşamını sürdüren Ahmet Turan Alkan, son yıllarda sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu. Vefatıyla birlikte, Türkiye’nin son kırk yılına tanıklık etmiş bir basın ve fikir insanı daha hayata veda etmiş oldu. Cenaze töreni ve defin bilgilerine ilişkin ayrıntıların ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.