SON DAKİKA

#Ifade Özgürlüğü

HABER DEĞER - Ifade Özgürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ifade Özgürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çirkin tezahüratlarla gündeme gelmişti: Leyla Zana, Diyarbakır’daki mitingde konuşacak Haber

Çirkin tezahüratlarla gündeme gelmişti: Leyla Zana, Diyarbakır’daki mitingde konuşacak

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) öncülüğündeki Demokratik Toplum Platformu, 4 Ocak Pazar günü Diyarbakır’da bir miting düzenlemeye hazırlanıyor. İstasyon Meydanı’nda yapılması planlanan mitingin konuşmacı listesi kamuoyuna yansıdı. Konuşmacılar listesi netleşti Edinilen bilgilere göre mitingde, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kısa süre önce İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edilen Veysi Aktaş, 2013–2015 yılları arasında yürütülen çözüm sürecinde İmralı Sekretaryası’nda görev alan ve 33 yıl tutukluluğun ardından tahliye edilen Çetin Arkaş ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar konuşma yapacak. Programda ayrıca eski milletvekili Leyla Zana’nın da yer alacağı öğrenildi. Mitingin talebi ve kapsamı Demokratik Toplum Platformu tarafından organize edilen mitingin, Abdullah Öcalan için “özgürlük” talebi etrafında şekillendiği belirtiliyor. Organizasyon, Türkiye toplumunda süren tartışmaların barışçıl ifade alanlarında görünür kılınmasını hedeflediğini duyuruyor. Geçmişteki tezahüratlar yeniden gündemde Leyla Zana, yakın zamanda Bursaspor–Somaspor karşılaşmasında bazı taraftarların küfürlü tezahüratlarına hedef olmuş; bu durum kamuoyunda tepki toplamıştı. Söz konusu miting haberiyle birlikte bu olay da yeniden gündeme geldi. Toplumsal hassasiyet vurgusu Sivil toplum çevreleri, miting ve benzeri etkinliklerde ifade özgürlüğü ile toplumsal barışın gözetilmesi gerektiğini vurgularken; farklı görüşlerin şiddetsiz ve ayrımcı olmayan bir dil üzerinden tartışılmasının Türkiye toplumunun ortak yararına olduğu görüşünü dile getiriyor.

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok Haber

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ile yürütülen temasların kamuoyunda yarattığı tartışmalar sürerken, Demokratik Toplum Platformu’nun çağrısıyla yapılacak miting hakkında ilk değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, mitingin nerede, ne zaman ve hangi çerçevede ele alınması gerektiğine dair net bir tutum ortaya koydu. Miting ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında görülüyor Bahçeli, DEM Parti öncülüğünde Demokratik Toplum Platformu tarafından 4 Ocak 2026’da Diyarbakır’da düzenlenecek mitingin demokratik haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli, “Kanaatimce DEM Parti’nin 4 Ocak 2026’da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den tansiyonu düşüren yaklaşım Açıklama, Öcalan ile yapılan görüşmeler ve bu görüşmelerin siyasal yansımalarına dair tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Bahçeli’nin sözleri, mitinglere ve siyasal ifade alanına yönelik daha yumuşak bir ton olarak değerlendirildi. Öcalan görüşmeleri sonrası MHP’nin tutumu netleşiyor Son dönemde kamuoyunda, DEM Parti ile Öcalan arasında yürütülen temasların ardından MHP’nin nasıl bir pozisyon alacağı merak ediliyordu. Bahçeli’nin bu açıklaması, sürecin sokak ve mitingler üzerinden kriminalize edilmemesi gerektiği yönünde bir mesaj olarak yorumlandı. Siyasal tartışma zemini genişliyor Bahçeli’nin miting açıklaması, Türkiye toplumunda ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve barışçıl toplantı hakkı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Açıklama, farklı siyasi aktörler arasında tansiyonun nasıl şekilleneceğine dair önemli bir işaret olarak görülüyor.

Komedyen Yavuz Kırma’ya hapis istemi: İddianame mahkemeye gönderildi Haber

Komedyen Yavuz Kırma’ya hapis istemi: İddianame mahkemeye gönderildi

Bir stand-up gösterisinde sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Yavuz Kırma için iddianame hazırlandı. Soruşturmanın hangi savcılıklar arasında yürütüldüğü, iddianamenin hangi gerekçelere dayandığı ve istenen cezanın kapsamı yargı dosyasına yansıdı. Soruşturma ihbarla başladı, dosya yetki nedeniyle devredildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar üzerine başlatılan soruşturmanın, yetkisizlik kararıyla Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği belirtildi. Savcılık, yapılan inceleme sonrası iddianame düzenledi. Stand-up gösterisindeki sözler iddianameye girdi Hazırlanan iddianamede, Kırma’nın bir gösterisinde dini olaylar ve peygamberlere ilişkin ifadeler kullandığı kaydedildi. Özellikle Çağrı filmine atıfla yapılan konuşmada, İslamiyet’in doğuşuna ilişkin kimi anlatımların “alaycı ve tahkir edici” nitelikte olduğu öne sürüldü. Sosyal medya paylaşımı delil olarak yer aldı Savcılık, söz konusu konuşmanın yer aldığı videonun komedyen tarafından kendi sosyal medya hesabından paylaşıldığını belirtti. İddianamede, hicret hadisesindeki mağara olayı ile Hz. İbrahim ve Hz. Musa’ya ilişkin anlatımların, mizah adı altında aşağılama içerdiği iddia edildi. 6 aydan 1 yıla kadar hapis talep edildi İddianamede, Kırma’nın “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istendi. Dosya asliye ceza mahkemesinde değerlendirilecek Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Yargılama sürecinde nihai kararın mahkeme tarafından verileceği, masumiyet karinesinin esas olduğu hatırlatıldı. Bu haber, Türkiye toplumunda ifade özgürlüğü ile inançlara saygı arasındaki sınırların yargı eliyle nasıl değerlendirileceğine dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.

Öğrenciler barınma hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya Haber

Öğrenciler barınma hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya

Van’da, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde yaşanan şüpheli öğrenci ölümlerinin ardından başlayan protestolar, şimdi öğrenciler açısından ciddi bir barınma krizine dönüşmüş durumda. Protestolara katıldıkları gerekçesiyle haklarında emniyet kayıtları tutulan öğrenciler, KYK yurtlarından çıkarılma riskiyle karşı karşıya. Emniyet tarafından hazırlanan listeler yurt müdürlüklerine iletildi Edinilen bilgilere göre Van İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve eylemler sırasında gözaltına alınan öğrencilerin yer aldığı listeler, KYK yurt müdürlüklerine gönderildi. Bu listeler doğrultusunda yurt yönetimleri, öğrencileri tek tek çağırarak savunma vermelerini talep etmeye başladı. Savunma talepleri 19 Kasım’daki kampüs eylemlerine dayandırılıyor Öğrencilere tebliğ edilen belgelerde, 19 Kasım 2024 tarihinde üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen yürüyüş ve protesto eylemleri gerekçe gösterildi. Belgelerde, “kanunsuz eyleme katılmak”, “trafiği engellemek” ve “görevli memura mukavemet” gibi iddialar yer aldı. Yönetmelik maddesi yurttan atılma tehdidini gündeme getiriyor Öğrencilerden savunma istenen gerekçe, Yurt Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24/ç maddesi oldu. Bu madde, devletin güvenlik güçlerine karşı gelmek veya fiili saldırı iddialarını kapsıyor ve uygulanması hâlinde öğrencilerin yurtla ilişiğinin kesilmesine kadar varan sonuçlar doğurabiliyor. Öğrenciler psikolojik baskı altında savunma vermeye zorlandıklarını söylüyor Yurt müdürlüklerine çağrılan öğrenciler, savunma sürecinin ciddi bir baskı ortamında yürütüldüğünü belirtiyor. Öğrenciler, barınma haklarının ellerinden alınabileceği imasıyla savunma vermeye zorlandıklarını, bunun ise açık bir gözdağı anlamına geldiğini ifade ediyor. “Bu bir fişleme ve cezalandırma yöntemi” tepkisi yükseliyor Öğrenciler, katıldıkları eylemlerin demokratik ve barışçıl olduğunu, kampüste yaşanan ölümlere ve güvenlik zafiyetlerine dikkat çekmek amacı taşıdığını vurguluyor. Emniyet tarafından hazırlanan listelerin yurt yönetimlerine gönderilmesini ise açık bir fişleme ve cezalandırma girişimi olarak değerlendiriyorlar. Kampüsteki ölümler protestoların fitilini ateşlemişti Van YYÜ öğrencisi Rojin Kabaiş’in kaybolduktan günler sonra cansız bedenine ulaşılması ve ardından Efe Kaplan’ın ateşli silahla yaşamına son vermesi, üniversite kampüsünde büyük tepki yaratmıştı. Bu olayların ardından öğrenciler, üniversite yönetimini ve kampüs güvenliğini protesto etmek için rektörlük önünde eylemler düzenlemiş, çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştı. Barınma hakkı ve ifade özgürlüğü tartışması büyüyor Yaşanan son gelişmelerle birlikte, üniversite öğrencilerinin barınma hakkı, ifade özgürlüğü ve demokratik protesto hakkı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Öğrenciler, hak arama mücadelesi nedeniyle yurtlardan çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmalarının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.

Genç LGBTİ+ Derneği mahkeme kararıyla feshedildi Haber

Genç LGBTİ+ Derneği mahkeme kararıyla feshedildi

İzmir’de 2016 yılından bu yana gençlere yönelik hak savunuculuğu yürüten Genç LGBTİ+ Derneği, mahkeme kararıyla kapatıldı. İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, derneğin sosyal medya paylaşımlarının “toplumun ahlaki değerlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle fesih kararı verdi. Karar, dernek yöneticileri ve çalışanlarının da yargılandığı ceza süreci devam ederken alındı. Mahkeme, yıllar önce yapılan paylaşımları kapatma gerekçesi saydı Mahkemenin fesih kararına gerekçe olarak, derneğin 2019, 2020 ve 2022 yıllarında yaptığı toplam beş illüstrasyon paylaşımı gösterildi. Söz konusu paylaşımların “toplumu LGBTİ+ kimliklere özendirebileceği” iddia edilerek Anayasa’nın aileyi düzenleyen 41. maddesine aykırılık ileri sürüldü. Kararın gerekçesi, duruşma günü yazılarak açıklandı. Valilik denetimleri uzun süre ihlal tespit etmedi Dosyada yer alan bilgilere göre, İzmir Valiliği 2019–2021 ve 2022–2024 dönemlerini kapsayan iki ayrı denetimde, uzun süre herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmedi. Ancak Aralık 2024’te aynı paylaşımlar gerekçe gösterilerek savcılığa suç duyurusunda bulunuldu ve kapatma davası açıldı. Aynı paylaşımlar için iki ayrı soruşturma yürütüldü Dernek hakkında önce “müstehcenlik” iddiasıyla bir soruşturma başlatıldı. Bu soruşturma Ağustos 2025’te takipsizlikle sonuçlandı. Buna rağmen, aynı paylaşımlar nedeniyle Dernekler Kanunu’na muhalefet gerekçesiyle ikinci bir soruşturma açıldı ve 11 dernek yöneticisi ile çalışanı hakkında ceza davası başlatıldı. İlk duruşmanın Nisan 2026’da görülmesi bekleniyor. Dernek kararı istinafa taşıyacak Genç LGBTİ+ Derneği, fesih kararına karşı istinaf başvurusu hazırlığında olduğunu açıkladı. Dernek yetkilileri, kararın ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve gençlerin temel haklarına erişimi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Kamuoyunda ‘yargı tacizi’ tartışması Aynı içerikler için farklı savcılıklarca yürütülen mükerrer soruşturmalar ve ceza davalarının devam ederken fesih kararı verilmesi, hukuk çevrelerinde ve sivil toplumda “yargı yoluyla baskı” tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Mücahit Birinci: Bunları mı seyredeceğiz, haber mi dinleyeceğiz? Haber

Mücahit Birinci: Bunları mı seyredeceğiz, haber mi dinleyeceğiz?

Tartışma yaratan sözler sosyal medyadan geldi Eski AK Parti MKYK Üyesi Mücahit Birinci, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımla televizyon haberciliğinde sunum ve kıyafet tercihlerinin haberin önüne geçtiğini savundu. Birinci, “Millet spiker mi seyredecek, haber mi dinleyecek?” sözleriyle ekranlarda yaşandığını iddia ettiği dönüşümü sert ifadelerle eleştirdi. Uyuşturucu soruşturması üzerinden “rol model” eleştirisi Birinci’nin açıklamalarında, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Ela Rümeysa Cebeci’nin ismi öne çıktı. Habertürk spikerinin ekrandaki görüntülerini eleştiren Birinci, adı soruşturmalara karışan kişilerin ekranlarda rol model haline gelmesinin Türkiye toplumu açısından sorunlu olduğunu savundu. “Ciddi bir yozlaşma yaşanıyor” çıkışı Birinci, paylaşımında televizyon yayıncılığında bir “yozlaşma” yaşandığını ileri sürerek, bu durumun görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Uyuşturucu operasyonlarında adı geçen kişilerin ekranlarda görünürlüğünün artmasını eleştiren Birinci, bunu “televizyonları steril hale getirmek için bir fırsat” olarak gördüğünü ifade etti. Kıyafet tartışması: Kamusal alan vurgusu Açıklamalarının önemli bir bölümünü spikerlerin kıyafet tercihlerine ayıran Birinci, özel hayat ile kamusal alan ayrımına dikkat çekti. Toplumsal ahlaka ve genel adaba aykırı kıyafetlerin özel yaşamda kimseyi ilgilendirmeyeceğini belirten Birinci, ekranların ise Türkiye halkına hitap eden kamusal alanlar olduğunu vurguladı. Bu nedenle haber sunucularının “kamu görevi bilinciyle” hareket etmesi gerektiğini savundu. Sözler yeni bir medya tartışmasını tetikledi Birinci’nin “sınırsız özgürlük” ifadesiyle devam eden açıklamaları, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Açıklamalar, Türkiye toplumunda medya etiği, ifade özgürlüğü, kamusal sorumluluk ve ekran temsilleri üzerine süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.