SON DAKİKA

#Ihanet

HABER DEĞER - Ihanet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihanet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.