SON DAKİKA

#Iktidar

HABER DEĞER - Iktidar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iktidar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mersin'de sert tepki: "Vahap Seçer'in derhâl serbest bırakılması gerekiyor" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Mersin'de sert tepki: "Vahap Seçer'in derhâl serbest bırakılması gerekiyor"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile bazı belediye başkanlarının gözaltına alınması siyaset gündemini sarstı. Yaşanan gelişmelerin ardından Mersin'e giderek belediye binası önünde yurttaşlara hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın yargıyı ve hukuku siyasi bir sopa olarak kullandığını belirtti. "Sabahın beşinde ev basmayı asla kabul etmiyoruz" Belediye başkanlarının halka hizmet etmekle yükümlü olduğunu ve zamanı geldiğinde hesap vermekten asla kaçınmadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, operasyonun gerçekleştirilme biçimine ve zamanlamasına sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Hukuk kişiden kişiye, iktidardan iktidara göre değişmez. Adalet herkes için geçerlidir. Bir büyükşehir belediye başkanının evi saat beşte, sabaha karşı basılmaz ve aranmaz. Doğru değildir. Davet ettiğinizde gitmedi mi? Söylediğinizde gelmedi mi? Belediye başkanlarımız davet edildiklerinde giderler. İfade verecekse verirler, hesap verecekse verirler. Hiç kimse hesap vermekten kaçmıyor ki. Dolayısıyla belediye başkanlarımızı sabahın beşinde gözaltına almak demokrasiyle bağdaşmaz" diye konuştu. "İki milyon mersinliyi cezalandırıyorsunuz" Vahap Seçer'in görevinin başındayken hedef alınmasının tüm kenti mağdur ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, seçilmiş iradenin hiçe sayıldığını belirterek, "Vahap Başkan 2 milyonluk Mersin’e hizmet etmek için yola çıktı ve hizmet ediyor. Eğer siz bir büyükşehir belediye başkanını tutuklarsanız iki milyon Mersinliyi tutuklamışsınız demektir. O nedenle başkanımızın derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması gerekiyor. Hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın beşinde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Ben de buraya 2 milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim" ifadelerini kullandı. "Asıl amaç fon yolsuzluklarını kapatmak" Mersin'deki operasyonların zamanlamasına ve arka planına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, asıl hedefin gündemi değiştirmek ve iktidar kanadındaki usulsüzlüklerin üzerini örtmek olduğunu şu sözlerle dile getirdi: "Biz bilmiyor muyuz Türkiye’de nelerin olduğunu? Bu operasyonun eğer temel amacı fon yolsuzluklarını kapatmaksa hiç endişe etmesin, o defteri asla kapatmayacağız, asla! Hesap soruyorsan onlara sor. Çalışan insanlara, alın teri döken insanlara neyin hesabını soracaksın? Sen eğer hesap soracaksan kendi yandaşlarına soracaksın. Kendi adamlarına soracaksın. Malı götürenlerden hesap soracaksın." "Feriştahı gelse gücümüzü sekteye uğratamaz" Konuşmasında partilerinin köklü geçmişine ve halktan aldığı güce vurgu yapan Kılıçdaroğlu, iktidarın baskılarına karşı geri adım atmayacaklarını belirtti. CHP'nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan milli, gerçekçi ve ahlaki temelleri en güçlü parti olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, "Siyasi irade, siyasi otorite baskılarla eğer bizi susturmak istiyorsa onların feriştahı gelse bizim gücümüzü asla ve asla sekteye uğratamazlar. Biz gücümüzü halktan alırız. Masumdan, çalışandan, alın terinden alırız. Sizden isteğim moralinizi bozmayın, birliğinizi bozmayın. Başkanınıza sahip çıkın" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel'den  seçim resti: "İktidar yapamazsam o gün koltuğu bırakırım" Haber

Özgür Özel'den seçim resti: "İktidar yapamazsam o gün koltuğu bırakırım"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında Ahmet Taner Kışlalı Spor Merkezi’nde düzenlenen Gaziemir İlçe Başkanlığı ön seçimine katıldı. Çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve partilinin yer aldığı salonda konuşan Özel, delegelik sistemini geride bırakarak doğrudan üye iradesini esas alan yeni bir siyaset anlayışı başlattıklarını belirtti. "Koltuğa kök salma dönemi bitiyor" Makamların birer emanet olduğunu ifade eden Özel, parti içinde kimsenin oturduğu koltuğa kök salmayacağını vurguladı. Dönem sınırlaması getirdiklerini belirten Özel, "Vadetmek kolay ama önce kendi evimizde yapacağız. Bunun için kimse oturduği koltuğa kök salmayacak. Her görevde dönem sınırlaması olacak. Milletvekilliğinde de belediye başkanlığında da parti yöneticiliğinde de 2 dönem, 3 dönem kuralı geldiğinde koltuktaki gidecek; yerine yenisi gelecek" açıklamasında bulundu. Kendisinin de en ağır yaptırıma tabi olduğunu söyleyen Özel, partisinin başında ilk seçimde başarılı olamaması durumunda genel başkanlığı bırakacağını belirterek, "Girdiğimiz herhangi bir seçimde partiyi iktidar yapmaz, birinci parti yapmazsam o gün görevi bırakacağım" dedi. "YENİ Parti teslim olmayanların partisidir" Partinin maruz kaldığı engellemelere ve dayanışma ruhuna değinen Özel, partililere hitaben şu ifadeleri kullandı: "YENİ Parti; Türkiye'nin geleceğine birileri darbe yaptığında, cumhurbaşkanı adayımızı içeri attıklarında onu geride bırakmayanların, belediye başkanlarımıza operasyon yapıldığında onları yalnız bırakmayanların, iftiralara teslim olmayanların partisidir." "Üye sayısı 723 bine ulaştı" Partinin gücünü milletten aldığını vurgulayan Özel, kısa sürede önemli bir büyüme kaydettiklerini belirterek, "Bugün itibarıyla YENİ Parti'nin üye sayısı 723 bine ulaştı. 81 ilin tamamında örgütlendik. 900'e yakın ilçemizde, tam 870 ilçemizde örgütlenmemiz tamamlandı. Bütçesini bağışlarıyla, ödediği aidatlarla milletimiz oluşturmaktadır. Karşımızdakiler ne yaparlarsa yapsınlar milletin üzerinde bir güç tanımadık, tanımayacağız" diye konuştu ve olası tüm seçimlere hazır olduklarını kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gürkan Çakıroğlu: "Demirtaş tek başına hiçbir şey yapamaz" Haber

Gürkan Çakıroğlu: "Demirtaş tek başına hiçbir şey yapamaz"

"Seçimlerde Güvenlik Siyaseti Aşılacak" Hukukçu-yazar Gürkan Çakıroğlu, İlke TV'de yaptığı açıklamalarda Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'de başlattığı sürecin, ülkenin son 10 yıldır ezbere ilerleyen siyasi denklemini kökten sarstığını vurgulayan Çakıroğlu, "Yeni bir dönemin kapıları açılıyor. Bu öyle bir şey ki Bahçeli'nin 22 Ekim'de başlattığı süreç öyle bir şey ki Türkiye'nin son 10 yılındaki bütün siyasi denklemi bozuyor. Biz 10 yıldır seçimlere her daim neyle gittik? Terör, terör, terör, terör, terör. Yani hukuk yok oldu, ekonomi yok oldu, ekonomik sıkıntılar yok oldu. Bunlar konuşulamadı. Hep güvenlik endişeleriyle gittik. Şimdi ilk defa kimsenin terörize edilemeyeceği ve böylece hukuksuzlukların, adaletsizliklerin ve ekonomik krizin konuşulabileceği bir seçim atmosferine gireceğiz maksimum bir yıl sonra. Bunun yarattığı fırsatın farkında değil misiniz?" iafdelerini kullandı. "İktidar ve Muhalefetin Konfor Alanı Bozuldu" Bu yeni sürecin hem iktidarı hem de muhalefeti konfor alanından çıkardığını savunan Çakıroğlu, iktidarın uzun süredir Kürtler ile HDP veya DEM Parti üzerinden yürüttüğü siyasetin, muhalefetin ise ekstra bir çaba sarf etmeden oyları alabildiği düzenin bozulduğunu kaydetti. Çakıroğlu,"E ama şimdi bu bir yandan da onları konfor alanından çıkartıyor. Çünkü bu zamana kadar iktidar Kürtleri dövüyordu. HDP'yi veya DEM Parti'yi dövüyordu. Onlar da hiçbir şey yapmadan oyları alıyordu. Şimdi bu da bozuldu. Artık bir şeyler yapmanız gerekiyor. Hala daha mecliste gidiyorsun. Partinin neredeyse ekseriyeti meseleye hayır diyor. Bu şekilde yapamazsın ki bir şey. Ama bu sadece Kürt meselesine bakış açını da yansıtmıyor. Hukuka ve demokrasiye bakış açını yansıtıyor senin." dedi. "Demirtaş Büyük, Kürt Hareketi Daha Büyük, Öcalan Hepsinden Büyük" Açıklamalarında en çok dikkat çeken noktalardan biri de liderler ve hareketler dengesi oldu. Selahattin Demirtaş, Kürt siyasal hareketi ve Abdullah Öcalan arasındaki hiyerarşik denkleme dikkat çeken Demirtaş'ın DEM Parti'den büyük olduğunu, bunun tartışmaya kapalı bir konu olduğunu vurgulayan Çakıroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Şimdi Demirtaş meselesi önemli. Selahattin Demirtaş DEM parti'den büyük. Bu tartışmaya açık bir konu değil. Lakin Kürt siyasal hareketi de Demirtaş'tan büyük. Öcalan da Kürt siyasal hareketinden büyük. Şimdi o zaman ne olacak? Demirtaş tek başına bir şey yapamaz. Ama Demirtaş olmadan da Türk siyasal hareketi istediği istikamete varamaz. Peki şöyle bir şey formüle edelim. Bu denklemi kurması gereken kişi Abdullah Öcalan. Ve ben Demokratik Cumhuriyet Hareketi ve onun inkilap edeceği Demokratik Cumhuriyet Partisi'nin de bu denklem üzerine oturacağını zamanla düşünüyorum." Demirtaş'a uyarıda bulundu Selahattin Demirtaş'ın süreci ve meseleyi doğru okuması gerektiğinin altını çizen Gürkan Çakıroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Ama burada meseleyi Demirtaş'ın da doğru okuması gerekiyor. Yani sürekli Türksolunun veya belli başlı merkez haber sitelerinin kendisini sürekli Öcalan'ın karşısına oturtmasına da kayıtsız kalmaması gerekiyor. Çünkü bu yanlış bir denklem ve var olmayan da bir denklem." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız" Haber

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız"

YENİ Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen ve kamuoyunun yakından takip ettiği kapalı grup toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel, Meclis'te görüşülen "Çerçeve Yasa" teklifine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında meselenin adının Kürt meselesi, özgür siyaset ve barış içinde yaşama olduğunu belirten Özel, sorunun seçim takvimine göre değil, milletin rızası ve demokrasinin meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin iktidar tarafından özensiz yürütüldüğünü ve toplumsal fırsatın kısmen heba edildiğini savunan Özel, "Bir panikle son sürece girilmiştir. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi yapılmaz. Millet bu sürecin sahibidir" dedi. "Metne kefil olmadan sorumluluk alıyoruz" Teklifin içeriğindeki eksikliklere ve eleştirilere dikkat çeken Özgür Özel, Can Atalay, Demirtaş, cezaevindeki seçilmiş siyasetçiler ve gazeteciler konusunda atılmayan adımların eksikliğini hissettiklerini belirtti. Vatandaşlardan gelen itirazları ve "Bu yasa 'Erdoğan'a yeniden seçilme yolu açacak bir döneme yol açacak' eleştirilerini görüyorum" diyerek kaygıları anladığını ifade eden Özel, şunları kaydetti: "Erdoğan mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapandır. Biz iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştirenlerden değiliz. Bizi uyaran yurttaşların seslerini duyuyorum. Bu itirazı ciddiye alıyorum." Konuşmasında silahların bırakılmasına kapı aralandığını belirten Özel, "Barışın önünde durmayacağız. Erdoğan iktidarını başaramadığı adaleti biz başaracağız. Bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yok. Bir ülkeye bu kadar kötülük yapan bir iktidarın barışın sahibi olmasını beklemiyorduk. Barışın sahibi bu millettir" ifadelerini kullandı. "Atatürk ve Cumhuriyet kırmızı çizgimizdir" Komisyona konulan imzanın arkasında durduklarını belirten YENİ Parti lideri, kayyum uygulamalarının ve hukuksuz tutuklulukların takipçisi olacaklarını yineledi. Şehit ailelerine de seslenen Özel, kimsenin onların hatıralarını siyasete alet edemeyeceğini belirterek, "Kırmızı çizgilerimiz net, Atatürk, cumhuriyetin temel değerleri bunlar pazarlık konusu yapılamaz. İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya evet diyeceğiz" diyerek partisinin kararını ilan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel TBMM'de konuştu Haber

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel TBMM'de konuştu

Kürsüden Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik net bir çağrıda bulunan Özel, partinin demokrasi cenderesinden çıkması gerektiğini vurguladı. "Kemal Bey’i tarihi kararı almaya davet ediyorum" Konuşmasında CHP’deki mevcut yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini sıralayan Özel, partinin kurumsal kimliği ile yönetim uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Delegelerin iradesinin yok sayıldığını savunan Özel, "Kadınların seçtiği başkana erkekler atama yapıyor. 30 yaşın altındakilerin kendi seçtiği başkanlara hepsi 30 yaşın üstündeki bir MYK atama yapıyor. Bu ülkeye sandığı, demokrasiyi getirmiş bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurtulması lazım" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’na seslenen Özel, "Bunu bir tarihi çağrı olarak söylüyorum; 2 milyon üyemiz adına, milletimiz adına, sokağın inancıyla, Kemal Bey’in bugün tarihi kararı almasını, partiyi ve ülkeyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamaya davet ediyorum" dedi. "1004 Delegemizin iradesi bekletiliyor" Kurultay talebiyle toplanan imzaların akıbetine değinen Özel, hukuki süreçlerin işletilmesinde zorluklar çıkarıldığını belirtti. 833 resmi geçerliliği olan imzanın teslim edilmesine rağmen kurultay sürecinin kasten tıkandığını iddia eden Özel, "Tedbir var, kurultay yapamayız diyorlar. Delege imzasını alıp İlçe Seçim Kurulu'na bildirmek görevleri ama bununla ilgili bir sürü zorluk çıkarmak asıl niyeti gösteriyor" şeklinde konuştu. "O banka iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım" Mücadelesini "salonlardan sokağa taşıdığını" belirten Özel, halkla kurduğu temasın kendisi için tek meşruiyet kaynağı olduğunu ifade etti. Türkiye genelindeki saha çalışmalarından aldığı enerjiyle iktidarı değiştirme kararlılığını yineleyen Özel, hedefinin net olduğunu şu sözlerle vurguladı: "Geri gidip o banka, iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım!" "Memlekette vergi düzeni yok, vergi soygunu var" Gündemdeki ekonomik tabloya da geniş yer ayıran Özel, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin içinde bulunduğu duruma dikkat çekti. Enflasyon rakamları ve vergi sistemi üzerinden iktidara yüklenen Özel, "Açlık sınırının 35 bin liraya çıktığı, yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğu ve bu şartlarda işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini kim söyleyecek biz sahada olmazsak?" sorusunu yöneltti. Emekli ikramiyelerindeki erimeyi ise "Eskiden 7 kişi bir olup danaya giriyordu, şimdi 5 emekli bir olup yoksulluktan kurtulamıyor" sözleriyle özetledi. "24 Belediye Başkanımız hâlâ hapiste" CHP’li belediyelere yönelik operasyonları "hukuksuzluk" olarak tanımlayan Özel, yargının siyasi bir sopa olarak kullanıldığını savundu. AK Partili belediyelere yönelik hiçbir işlem yapılmadığını öne süren Özel, "Bir tane AK Partili belediyeye baskın yok, uzun yargılama yok. CHP'den 24 belediye başkanımız hâlâ hapiste" diyerek adaletsizliğin boyutlarını gözler önüne serdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kemal Kılıçdaroğlu: "Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmadık" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: "Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmadık"

Kılıçdaroğlu, söz konusu kararın bir "teslimiyet" değil, iktidarın kurduğu siyasi tuzağı bozma hamlesi olduğunu savundu. Dokunulmazlık yaklaşımı Dokunulmazlık konusundaki tutumunu yineleyen Kılıçdaroğlu, kendi mevcut durumuna atıfta bulunarak şunları ifade etti: "Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum." "Risk aldık" 2016 yılındaki süreci bir "karabasan" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, dönemin siyasi atmosferini şu sözlerle özetledi: "2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. İktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi." Hukuk ve siyaset eleştirisi Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından yaşanan tutuklamaların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sorumluluğu iktidara yükledi: "Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir." Demirtaş ve "tutarsızlık" vurgusu Selahattin Demirtaş ile ilgili sürece değinen Kılıçdaroğlu, hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirterek şunları kaydetti: "Bu sürecin perde arkasını en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır." Kılıçdaroğlu açıklamasını şu kararlı sözlerle noktaladı: "Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız." Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında,… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) June 20, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu'ndan CHP ve siyasi transferlere sert eleştiri Haber

Ahmet Davutoğlu'ndan CHP ve siyasi transferlere sert eleştiri

"CHP ara sınavı kaybetmiş bir partidir" Konuşmasında CHP'nin yerel yönetim performansını ve parti içindeki değişimleri eleştiren Davutoğlu, partinin genel durumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "CHP yorumu: Ara sınavı kaybetmiş, finale hazırlanmayı da yitirmiş bir parti. Kimse alınmasın, gücenmesin ama 2 sene önce baş tacı ettikleri belediye başkanları elbette yanlış mahkeme kararları olabilir; ancak birçoğu itiraflarla yolsuzluklara bulandıysa, bazıları da içeri girmemek için parti değiştirdiyse ana muhalefet partisinin kendisine bakması lazım". Yerel yönetimlerin iktidar yolunda bir "ara sınav" niteliği taşıdığını vurgulayan Davutoğlu, "Siz ara sınavı kaybetmişsiniz, finalde, 'Ben iktidara oynayacağım' diyorsunuz. Arınacaksınız. İktidar ise zaten bu çürümenin merkezindedir" diyerek eleştirilerini sürdürdü. Siyasi transferlere "ahlaki çürüme" tepkisi Partiler arası geçişleri "siyasi çürüme" olarak tanımlayan Davutoğlu, 2023 seçimlerinden bu yana 37 milletvekilinin ve son iki yılda 76 belediye başkanının taraf değiştirdiğine dikkat çekti. Bu durumu TBMM'nin temsil gücü üzerinden eleştiren Davutoğlu şu ifadeleri kaydetti: "37 milletvekili değişimi TBMM'nin yüzde 10'u demek. Yüzde 10, bir önceki seçim kampanyasında söylemlerinin tam aksine kaydıysa buna 'ahlaki çürüme' denir". "Türk siyasetine kara leke olarak geçeceksiniz" Bülent Ecevit dönemindeki "Güneş Motel" olayını örnek göstererek güncel transferleri kıyaslayan Davutoğlu, ikbal uğruna saf değiştirenlerin itibar görmeyeceğini savundu. Davutoğlu, bu kişilere yönelik tepkisini şu sözlerle tamamladı: "İnsan muhasebe eder, siyasi görüşü değişir anlarım; ancak siyasi görüşü olmayıp ikbal için saf değiştirenlere sesleniyorum; sizler Türk siyasetine kara leke olarak geçeceksiniz, öyle anılacaksınız". haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.