SON DAKİKA

#Infial

HABER DEĞER - Infial haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Infial haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emine Yıldırımcan dosyasında üvey baba ve ‘tesbih makinesi’ detayı Haber

Emine Yıldırımcan dosyasında üvey baba ve ‘tesbih makinesi’ detayı

Kayıp dosya yıllar sonra yeniden açıldı Henüz çocuk yaşta kaybolan Emine Yıldırımcan’ın dosyası, aradan geçen yaklaşık 30 yılın ardından yeniden Türkiye toplumunun gündemine taşındı. Programda aktarılan yeni tanık anlatımları, çelişkili ifadeler ve aile beyanları dosyanın tekrar ele alınmasına yol açtı. Yayında, olayın aydınlatılması için geçmişte göz ardı edildiği iddia edilen detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Aile “gerçeği öğrenmek istiyoruz” diyerek başvurdu Emine Yıldırımcan’ın kuzeni ve amcası, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesi talebiyle programa başvurdu. Aile üyeleri, küçük kızın kayboluşuna ilişkin soruların bugüne kadar yanıtsız kaldığını, çelişkili anlatımlar nedeniyle adalet duygusunun zedelendiğini dile getirdi. Kuzen Aymila, Emine’yi görmek ve iletişim kurmak istediklerini ancak annesi tarafından bu taleplerin engellendiğini öne sürdü. Şüpheler üvey baba üzerinde yoğunlaştı Yayında aktarılan bilgilere göre Emine’nin annesi, biyolojik babadan ayrıldıktan sonra Ercan Yılmaz ile dini nikâh kıydı ve Emine bu eve taşındı. Aile üyeleri, Emine’nin kaybolmasının da bu süreçten sonra gerçekleştiğini belirterek şüphelerin o dönemde de üvey baba üzerinde toplandığını ancak somut bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti. “Tesbih makinesi” iddiası kamuoyunda infial yarattı Programda en çok tartışılan başlıklardan biri, yıllar sonra ortaya atılan ve kamuoyunda infial yaratan “tesbih makinesi” iddiası oldu. Yayına bağlanan tanıklar, Emine’ye yönelik şiddet uygulandığını ve ardından cesedin yok edilmesine ilişkin korkunç bir yöntemin kullanıldığını iddia etti. Bu anlatımlar, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle geniş tartışma yarattı. Geçmişteki istismar iddiaları dosyaya eklendi Yayında paylaşılan bilgilere göre, Ercan Yılmaz’ın önceki evliliğinden olan üç kızının da 2000’li yıllarda cinsel istismar iddiasıyla şikâyetçi olduğu ve bu kapsamda 2004 yılında tutuklandığı belirtildi. Bu geçmiş dosyalar, Emine Yıldırımcan’ın kayboluşuna ilişkin iddialarla birlikte yeniden değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında gösterildi. Üvey baba suçlamaları reddetti Programda adı geçen Ercan Yılmaz ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Özellikle “tesbih makinesi” iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunan Yılmaz, teknik olarak bunun mümkün olmadığını ileri sürdü. Yayında yapılan bu savunma, tanık anlatımlarıyla birlikte kamuoyunun değerlendirmesine sunuldu. Toplum gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor Emine Yıldırımcan’ın kayboluşuna ilişkin dosya, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında yeni tanıklar, ifadeler ve değerlendirmelerle ele alınmaya devam ediyor. Yaklaşık 30 yıldır yanıt bekleyen bu dosyada, Türkiye toplumunun ortak beklentisi gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin sağlanması yönünde.

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti! Haber

Narin davasında sessizlik bozuldu: Müebbet alan amca tek ismi işaret etti!

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 2024 yılında kaybolduktan sonra cansız bedeni derede bulunan 9 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetine ilişkin davada verilen ağırlaştırılmış müebbet cezaları Yargıtay’a taşınırken, cezaevinde bulunan amca Salim Güran ilk kez konuştu. Güran, kardeşi aracılığıyla yayınladığı mesajda “Bu dava bitmedi, katil bellidir” diyerek Nevzat Bahtiyar’ı işaret etti. Dava Yargıtay aşamasında: Ağırlaştırılmış müebbet kararları masada Narin Güran cinayetinde anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştı. Sanıklardan Nevzat Bahtiyar’a ise “delilleri yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis verilmişti. Mahkeme, olayın planlı şekilde işlendiğini ve sanıkların birlikte hareket ettiğini karara bağlamıştı. Ailelerin ve avukatların itirazı üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Cezaevinden gelen mesaj: “Susmayacağız, gerçek ortaya çıkacak” Eski muhtar olan ve olay tarihinde tutuklanan amca Salim Güran, sessizliğini bozarak cezaevinden mesaj gönderdi. Güran, paylaşımında “Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim. Deliller katilin kim olduğunu kabak gibi ortaya koyuyor. Biz kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz, susmayacağız” ifadelerini kullandı. Mesaj, kardeşi tarafından sosyal medya üzerinden paylaşıldı. Nevzat Bahtiyar iddiası: ‘Deliller ona işaret ediyor’ çıkışı Güran, olayda suçlandığı iddiaları reddederken tüm okları Nevzat Bahtiyar’a çevirdi. Mahkeme gerekçeli kararında tüm sanıkların birlikte hareket ettiği belirtilmişti ancak Salim Güran, “asıl failin saklandığını” ve dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor. Aile, hem adli tıp raporları hem de telefon kayıtlarının yeniden araştırılmasını talep ediyor. Ailenin çağrısı: ‘Narin için adalet bitmedi’ Güran ailesi, Yargıtay sürecine dair “Son nefesimize kadar adalet arayacağız” açıklamasında bulundu. Dava sürecini yakından takip eden yurttaşlar ve kadın örgütleri de “çocuk cinayetlerinde cezasızlık kabul edilemez” diyerek sürecin kamuoyu baskısıyla takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Narin Güran cinayeti, Türkiye toplumunda infial yaratan çocuk cinayetleri arasında yer almaya devam ederken, Yargıtay’ın vereceği karar davanın seyrini belirleyecek.

İstanbul’da tepki çeken görüntü: Tasma taktığı kadını sokakta yürüttü! Haber

İstanbul’da tepki çeken görüntü: Tasma taktığı kadını sokakta yürüttü!

Tasma takıp sokakta yürüttü İstanbul’un merkezinde kaydedildiği belirtilen görüntülerde, kimliği henüz tespit edilemeyen bir erkeğin, tasma taktığı bir kadını dizlerinin üzerinde yürüttüğü görüldü. Kadının zor durumda olduğu anlaşılan videoda, şahsın hakaret ve aşağılama içeren sözler sarf ettiği duyuldu. “Kadınlar balmumu gibidir” sözleri infial yarattı Söz konusu videoda erkek, skandal nitelikte ifadeler kullanarak şunları söyledi: “Kadınlar balmumu gibidir, nasıl eğitirsen öyle olur.” Bu sözler kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Binlerce kullanıcı görüntülere tepki gösterirken, kadına yönelik aşağılama, şiddet ve cinsiyetçi söylem içeren bu davranışın cezalandırılması çağrısında bulundu. Sosyal medyada öfke: “Bu bir şiddet değilse nedir?” Videonun paylaşılmasının ardından kullanıcılar, “İnsan onuruna aykırı”, “Kadın düşmanlığı bu kadar normalleştirilemez”, “Yetkililer derhal harekete geçmeli” gibi tepkiler dile getirdi. Kadının kimliği ve olayın tam yeri henüz netleşmezken, birçok sivil toplum örgütü olayı “kadına yönelik açık bir şiddet ve aşağılama” olarak değerlendirdi. Yasal süreç bekleniyor Görüntülerin sosyal medyada infial yaratmasının ardından, olayla ilgili yasal sürecin başlatılıp başlatılmadığı henüz netlik kazanmadı. Kadın örgütleri ve hukukçular, görüntüdeki şahıs hakkında “insan onurunu zedeleme, cinsiyet temelli nefret suçu ve kötü muamele” kapsamında soruşturma açılması çağrısında bulundu. İstanbul’da kaydedilen bu skandal video, toplumsal vicdanda büyük yankı uyandırdı. Kadına yönelik şiddet ve aşağılamanın normalleştirilemeyeceğini belirten yurttaşlar, yetkililerden hızlı bir müdahale bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.