SON DAKİKA

#Intihar

HABER DEĞER - Intihar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Intihar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı! Haber

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı!

Moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın evinde ölü bulunması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabından kanlı olduğu görülen bir veda notu paylaşması üzerine olay ilk etapta intihar şüphesiyle değerlendirilirken, Eraslan’ın yakın çevresinden gelen açıklamalar olayın cinayet olabileceği iddialarını gündeme taşıdı. Sosyal medyada kanlı not paylaşmıştı Ayşegül Eraslan’ın Instagram hesabından yaptığı son paylaşımlarda dikkat çeken ifadeler yer aldı. Paylaşımda “Paylaşmadığım şeyler olacaktır, sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı” sözlerinin yer aldığı bir not paylaşıldı. Ardından paylaşılan ve kanlı olduğu görülen ikinci notta ise Eraslan’ın köpeklerine iyi bakılmasını istediği ve babasından özür dilediği ifadeleri yer aldı. Yakın arkadaşından dikkat çeken iddia Eraslan’ın yakın arkadaşı olan fotoğrafçı Semih Palancı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada paylaşılan nottaki el yazısının Eraslan’a ait olmadığını öne sürdü. Palancı, bu nedenle durumu polise bildirdiklerini söyledi. Palancı ayrıca otopsi raporuna ilişkin bazı iddialar dile getirerek Eraslan’ın ölümünün intihar değil cinayet olabileceğini savundu. “İntihar süsü verilmiş olabilir” iddiası Palancı yayınladığı videoda, Eraslan’ın ölümünün cinayet olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli arkadaşım Ayşegül Eraslan evinde ölü olarak bulundu. Gece attığı story ve kendisine ait olmayan el yazısı bizi şüphelendirdi. Polise bilgi verdik. Otopsi raporunu bekledik. Otopsi raporunda bilekleri kesilerek ve boğazı sıkılarak asılmış pozisyonu verilerek intihar etmiş gibi gösterildiğini düşünüyoruz.” Adalet çağrısı yaptı Palancı açıklamasının devamında olayın bir kadın cinayeti olabileceğini iddia ederek sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Açıklamasında “Ayşegül intihar etmemiştir. Ayşegül bir kadın cinayetinin kurbanı olmuştur. Bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkacak ve sorumlular adalet önünde hesap verecek” ifadelerine yer verdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatma Nur Çelik ve kızı ölü bulundu: “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti Haber

Fatma Nur Çelik ve kızı ölü bulundu: “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti

İstanbul Zeytinburnu sahilinde dün akşam saatlerinde bir anne ve kızının cansız bedenleri bulundu. Hayatını kaybedenlerin, kamuoyunda bir süredir kızına yönelik istismar davası nedeniyle gündemde olan Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra olduğu açıklandı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Çelik, çocuğunun öz babası olduğu belirtilen Ayhan Şengüler hakkında açılan istismar davası sürecinde adalet nöbeti tutuyor ve kamuoyundan destek istiyordu. Şengüler’in Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi olduğu belirtilmişti. Davanın karar duruşmasının 5 Mayıs’ta görüleceği, sanığın ise tutuksuz yargılandığı öğrenildi. Fatma Nur Çelik’in daha önce yaptığı açıklamalarda, güvenliğinden endişe ettiğini dile getirdiği ve “5 Mayıs’a kadar yaşayabilir miyim bilmiyorum. Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Çelik’in, hem kendisinin hem de kızının tehdit edildiğini iddia ettiği, bazı haberlerde vakıf isminin açıkça geçmesinin ardından erişim engeli kararları alındığını söylediği belirtildi. "Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti. Bugün kızıyla beraber ölü bulundular. Çocuk yaşta istismarına uğradığı Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler ile evlendirilen ve kızı da istismara uğrayınca adalet mücadelesine başlayan Fatmanur Çelik’in sesi duyulmadı. pic.twitter.com/yU6MX6PMHq — Hilal Köylü (@hilalkoylu) March 3, 2026 Olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla sağlık ve danışmanlık tedbiri uygulandığı, tedavi sürecinde annenin yönlendirmelere olumlu yanıt vermediği iddia edildi. Bakanlık, çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart’ta acil koruma kararı çıkarıldığını ve adrese gidildiğini ancak kimseye ulaşılamadığını duyurdu. Akşam saatlerinde anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisinin alındığı aktarıldı. Bakanlık, bazı medya organlarının ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıttığını savunarak, kamuoyunu “hassas ve titiz davranmaya” davet etti. Öte yandan, dosyayı takip eden Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, yargılama sürecinde çocuğun üstün yararı ilkesinin ihlal edildiğini, beyanlarının defalarca tekrar ettirildiğini ve travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla tedavi gördüğünü belirtmişti. Dernek, annenin yaşadığı ihmalleri dile getirmeye çalıştığı her durumda “örtük biçimde çocuğunun elinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığını” savunmuştu. Çelik’in ve kızının ölümü kamuoyunda “şüpheli ölüm” tartışmalarını gündeme taşırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmallerin olup olmadığının ortaya çıkarılması çağrıları yapılıyor. Soruşturma sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hak ettiği değeri görememiş 5 film Haber

Hak ettiği değeri görememiş 5 film

Wristcutters: A Love Story (2006) Goran Dukic’in yönettiği film, Etgar Keret’in kısa öyküsünden uyarlanmış sıra dışı bir kara mizah hikâyesi sunuyor. İntihar edenlerin gittiği kasvetli bir arafta geçen anlatı, kayıp, pişmanlık ve umut kavramlarını tuhaf bir yol filmi üzerinden ele alıyor. Eski sevgilisini bulmak için yola çıkan Zia’nın hikâyesi, absürt mizah ile varoluşsal sorgulamayı aynı anda taşımasıyla akılda kalıyor. Perfetti Sconosciuti (2016) Paolo Genovese’nin yönettiği film, basit bir oyun üzerinden ilişkilerin kırılganlığını açığa çıkarıyor. Bir akşam yemeğinde herkes telefonunu ortaya koymayı kabul ettiğinde, sırlar hızla görünür hale geliyor. Modern ilişkilerde mahremiyet, sadakat ve dijital hayatın etkisini çarpıcı bir gerçekçilikle anlatan film, minimal mekânına rağmen yüksek gerilim kurmayı başarıyor. The Sunset Limited (2011) Tommy Lee Jones ve Samuel L. Jackson’ın iki karakter üzerinden yürüttüğü diyalog, sinemada nadir görülen bir felsefi tartışmaya dönüşüyor. Hayatın anlamı, inanç, umutsuzluk ve varoluş üzerine kurulu film neredeyse tamamen konuşmalardan oluşmasına rağmen güçlü oyunculuklarıyla izleyiciyi içine çekiyor. Minimal anlatımıyla büyük sorular soran bir yapım. The Last Seduction (1994) Neo-noir türünün en güçlü örneklerinden biri sayılan film, manipülasyon ve güç ilişkileri üzerine kurulu karanlık bir gerilim sunuyor. Linda Fiorentino’nun performansı filmi sürüklerken, hikâye klasik suç anlatısını ters yüz ediyor. Karakter merkezli ilerleyen yapı, seyirciyi sürekli etik sınırları sorgulamaya itiyor. In Bruges (2008) Martin McDonagh’ın kara mizah ile suç hikâyesini birleştirdiği film, iki tetikçinin Bruges’te geçirdiği bekleme sürecini anlatıyor. Mizah ile suçluluk duygusu arasında gidip gelen anlatı, affedilme, hata ve insanlık üzerine güçlü bir atmosfer kuruyor. Şehir mekânının karakter gibi kullanılması filmi özel kılan unsurlardan biri. Bu beş film, gişe başarılarından bağımsız olarak sinemanın anlatı gücünü hatırlatan yapımlar arasında yer alıyor. Büyük hikâyeler bazen küçük ölçekli filmlerde saklı olabiliyor. Eğer farklı bir sinema deneyimi arıyorsanız, bu liste yeni favorilerinizi bulmanız için iyi bir başlangıç olabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Haymana’da gündüz vakti yaşanan olay ilçeyi şok etti! Haber

Haymana’da gündüz vakti yaşanan olay ilçeyi şok etti!

Boşanma sürecindeki çiftin buluşması kısa sürede trajediye dönüştü. Ankara’nın Haymana ilçesinde boşanma aşamasında olan bir çift arasında yaşanan olay, gündüz saatlerinde ilçe merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, Serdar Hakbilir ile eşi Songül Hakbilir konuşmak üzere cadde üzerinde bir araya geldi. Barışma amacıyla başladığı öne sürülen görüşmenin kısa sürede tartışmaya dönüştüğü belirtildi. Tartışmanın büyümesi üzerine Serdar Hakbilir’in yanında bulundurduğu tabancayla eşine ateş ettiği, ardından aynı silahla intihar ettiği bildirildi. Tartışma kısa sürede silahlı saldırıya dönüştü. Edinilen bilgilere göre, ağır yaralanan Songül Hakbilir olay yerinde yere yığılırken, Serdar Hakbilir de silahı kendisine doğrultarak ateş etti. Çevrede bulunan yurttaşların silah seslerini duyması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri iki kişinin de hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerine gelen sağlık görevlileri tarafından yapılan kontrolde, Serdar Hakbilir ile Songül Hakbilir’in yaşamını yitirdiği tespit edildi. Polis ekipleri cadde üzerinde geniş güvenlik önlemleri alarak olay yerini şeritlerle kapattı. Cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle araştırılması için geniş çaplı soruşturma başlatıldığını bildirdi. İlçe merkezinde gündüz saatlerinde yaşanan trajedi, bölgede büyük üzüntüye yol açtı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Miras tartışması faciaya dönüştü: Emekli polis kardeşini vurdu, ardından intihar etti Haber

Miras tartışması faciaya dönüştü: Emekli polis kardeşini vurdu, ardından intihar etti

Yağcılar Mahallesi’nde meydana gelen olayda, aralarında miras anlaşmazlığı bulunduğu belirtilen iki kardeşin tartışması kısa sürede şiddete dönüştü. Emekli polis memuru Mustafa Çavlı, kardeşi Muzaffer Çavlı’yı silahla vurduktan sonra kaçtı; daha sonra aynı tabancayla intihar ettiği belirlendi. Tartışma tarlada başladı Olay, saat 18.00 sıralarında Üçkuyular mevkisinde, kardeşlere ait tarlaların bulunduğu bölgede yaşandı. İddiaya göre miras meselesi nedeniyle başlayan sözlü tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Mustafa Çavlı, tabancayla kardeşini göğsünden vurdu. Hastanede hayatını kaybetti Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Muzaffer Çavlı, ambulansla Güney Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Şüpheli 2 kilometre ötede bulundu Olay sonrası kaçan Mustafa Çavlı’yı arayan jandarma ekipleri, yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki bir arazide emekli polisi kanlar içinde yerde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Çavlı’nın hayatını kaybettiği tespit edildi. Aynı silahla intihar ettiği belirlendi İncelemelerde, Mustafa Çavlı’nın kardeşini vurduğu tabancayla intihar ettiği ortaya çıktı. Cenaze, otopsi işlemleri için Güney Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar Haber

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar

Jeffrey Epstein’a ilişkin kamuoyuyla paylaşılan resmi belgelerde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. 2005 yılına ait vergi belgelerinde Epstein’ın çeşitli kuruluşlara bağış yaptığı görülürken, bu kuruluşlar arasında İsrail Savunma Kuvvetleri’ni destekleyen bir derneğin de bulunduğu aktarıldı. Bağış kayıtları dosyalara yansıdı Belgelere göre Epstein, 3 Mart 2005’te “İsrail Savunma Kuvvetleri Dostları” adlı derneğe 25 bin dolar bağışta bulundu. Ayrıca Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilere fon sağladığı belirtilen “Yahudi Ulusal Fonu”na 15 bin dolar, Yahudi Kadınlar Ulusal Konseyi’ne ise 5 bin dolar verdiği kaydedildi. Filistin’e ilişkin ifadeleri tartışma yarattı Dosyalarda yer alan 20 Mayıs 2012 tarihli bir e-postada Epstein’ın Filistin’e dair görüşleri de dikkat çekti. Yazışmada Filistin’in tarihsel statüsüne ilişkin tartışmalı değerlendirmeler yaptığı görüldü. Söz konusu ifadeler, belgelerin yayımlanmasının ardından uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Cenaze sürecine dair ilginç tanıklık FBI’a ait 12 Ağustos 2019 tarihli bir belgede, kimliği gizlenen bir tanığın ifadesine de yer verildi. Tanık, cenaze töreni sırasında basın mensuplarının boş kutular bulunan bir aracı takip etmesinin sağlandığını, ardından Epstein’ın cenazesinin farklı bir araçla taşındığını öne sürdü. Epstein dosyası yıllardır gündemde Çocuklara yönelik cinsel istismar ağı kurmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda Epstein’ın ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı. Dava dosyalarında siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi uzun süre kamuoyunun gündeminde yer almıştı. Yetkililer ise “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadığını bildirmişti. Ortaya çıkan yeni belgeler, Epstein soruşturmasının etkilerinin uluslararası ölçekte sürmeye devam ettiğini gösterirken, dosyalardaki bilgilerin nasıl yorumlanacağı ve yeni gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı Haber

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı

Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan finansçı Jeffrey Epstein hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan görüntüler, Manhattan’daki Metropolitan Correctional Center (MCC) cezaevinde yaşanan kritik saatlere dair dikkat çekici bilgiler içeriyor. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, güvenlik zafiyetleri ve prosedür ihlalleri kamuoyundaki soru işaretlerini canlı tutuyor. Yüksek riskli mahkûm olarak tutuluyordu 6 Temmuz 2019’da tutuklanan Epstein, ağır suçlamalar ve kamuoyundaki tanınırlığı nedeniyle “yüksek riskli” statüsüne alınmıştı. Psikolojik değerlendirmelerde intihar düşüncesi olmadığını ifade ettiği belirtilse de cezaevi yönetimi, olası risklere karşı özel gözetim uygulamıştı. Hücre arkadaşıyla yaşanan olay dikkat çekmişti 23 Temmuz’da dört cinayetten hükümlü Nicholas Tartaglione ile kaldığı hücrede boynunda kızarıklıklarla yerde bulunması ilk alarmı vermişti. Epstein, hücre arkadaşının kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürerken Tartaglione bu iddiayı reddetti. Kısa süreli gözlemin ardından Epstein tek kişilik hücreye alındı. Son temas: 20 dakikalık telefon görüşmesi 9 Ağustos’ta mahkemeye çıkan Epstein’ın yaklaşık 20 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığı ve bunun dış dünyayla kurduğu son temas olduğu kaydedildi. Protokol ihlali iddiası Resmi kayıtlara göre 10 Ağustos gecesi saat 03.00 ile 05.00 arasında yapılması gereken iki zorunlu hücre kontrolü gerçekleştirilmedi. Bu detay, ölümün ardından başlatılan soruşturmalarda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Dakika dakika ölüm süreci Saat 06.33’te cezaevi personeli tıbbi acil durum bildirimi yaptı ve ilk açıklamalarda Epstein’ın kendini astığı ifade edildi. Nabzı alınamayan mahkûm kısa süre içinde revire götürüldü ve hayata döndürme çalışmaları başlatıldı. Ancak saat 07.36’da hastanede ölüm resmen ilan edildi. Komplo teorileri neden bitmiyor? Yetkililer ölüm nedenini intihar olarak açıklasa da Epstein’ın siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle bağlantıları olduğu iddiaları, olayın yalnızca bireysel bir vakadan ibaret olup olmadığı sorusunu sürekli gündemde tutuyor. Yeni yayımlanan görüntüler, tartışmaları sona erdirmekten çok yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump masum mu? Haber

Trump masum mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen törende basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, yayımlanan belgelerde kendisiyle bağlantılı herhangi bir bulguya rastlanmadığını ileri sürerek masumiyetinin ortaya çıktığını söyledi. “Binlerce, milyonlarca sayfa belge incelendi ve benimle ilgili hiçbir şey bulunamadı” diyen Trump, Epstein tartışmalarının artık geride bırakılması gerektiğini belirtti. Ülkenin yönetimine odaklanmanın daha önemli olduğunu vurgulayan Trump, Epstein ile ilişkili olduğunu iddia ettiği bazı Demokrat isimlere de gönderme yaptı. Epstein dosyaları kapsamında eski ABD Başkanı Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Kongre’de ifade verecek olmasına da değinen Trump, bu durumu “üzücü” olarak nitelendirdi ve Hillary Clinton’ın yetenekli bir siyasetçi olduğunu ifade etti. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki cezaevi hücresinde ölü bulunmuştu. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde Epstein’ın intihar ettiği sonucuna varılmıştı. Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve sanat camiasından birçok tanınmış ismin adı geçse de yetkililer “müşteri listesi” tutulduğuna dair somut kanıt bulunamadığını açıklamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf Haber

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf

Yalova’da evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) ölümündeki sır perdesi, Başsavcılık'tan gelen çarpıcı açıklamayla aralandı. Soruşturmanın seyri "kasten öldürme" suçlamasına dönerken, Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, "En başından itibaren düşme veya intihar olduğu kanaatinde değildik. Güllü cinayetini ilk günden biliyorduk" diyerek dosyadaki gizliliğin nedenini açıkladı. Yurt dışına kaçarken yakalandılar Başsavcılığın titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında fiziki ve teknik takibe alınan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu ile beraberindeki 2 kişi, İstanbul’da operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları iddia edildi. Gözaltına alınan isimler hakkında "kasten öldürme" suçlaması bulunuyor. Dikkat çeken mesaj: "Valizleri alıp döneceğim" Operasyonun ardından, şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan kısa süre önce attığı mesajlar da dosyaya girdi. Gülter’in, gözaltına alınmadan saatler önce Güllü’nün eski asistanı Çiğdem E.’ye, "Abla valizleri alıp geri Yalova’ya döneceğim" şeklinde mesaj attığı tespit edildi. Bu mesaj, savcılığın "kaçış planı" iddiası ile şüphelinin "geri dönüyordum" savunması arasında kritik bir delil niteliği taşıyor. Avukattan "Para yok" savunması Şüphelilerin avukatı Rahmi Çelik ise kaçış iddialarını yalanladı. Müvekkillerinin maddi durumunun kötü olduğunu savunan Çelik, "Bırakın yurt dışını, Büyükçekmece’den Yalova’ya gelecek paraları bile yoktu" diyerek kaçma şüphelerinin yersiz olduğunu öne sürdü. Soruşturma, gizlilik kararı çerçevesinde çok yönlü olarak sürdürülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.