SON DAKİKA

#Irak

HABER DEĞER - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Irak’ta futbol maçına füze molası: Karşılaşma 45 dakika durdu Haber

Irak’ta futbol maçına füze molası: Karşılaşma 45 dakika durdu

Irak’ta oynanan bir futbol karşılaşması, bölgedeki gerilimin sahaya yansıdığı anlara sahne oldu. Irak Premier Ligi’nde Erbil SC ile Al Minaa arasında oynanan maç, Erbil kentine yönelik füze saldırıları nedeniyle durduruldu. Yaklaşık 45 dakika süren aranın ardından karşılaşma yeniden başladı. Maç sırasında füze saldırısı yaşandı Erbil’deki Franso Hariri Stadyumu’nda oynanan karşılaşma sırasında bölgede füze saldırıları gerçekleşti. Güvenlik riski nedeniyle hakem maçı durdurarak oyuncuların ve tribünlerde bulunan taraftarların güvenliğini öncelik haline getirdi. Stadyumda yaklaşık 45 dakika süren bir bekleme yaşandı. Tehlike azalınca maç devam etti Yetkililerden gelen bilgilere göre bölgedeki tehdit seviyesinin düşmesi üzerine maçın yeniden başlamasına karar verildi. Oyuncular sahaya döndü ve karşılaşma kaldığı yerden devam etti. Maçın ikinci yarısında tempo yükselirken iki takım da gol fırsatları buldu. Erbil sahadan galibiyetle ayrıldı Karşılaşmanın sonunda Erbil SC, rakibi Al Minaa’yı 3-2 mağlup etti. Ev sahibi ekip aldığı bu galibiyetle ligdeki konumunu güçlendirirken, Al Minaa ise deplasmandan puansız ayrıldı. Füze saldırıları nedeniyle verilen uzun ara, Irak futbolunda nadir görülen ve bölgedeki güvenlik durumunu gözler önüne seren anlardan biri olarak kayıtlara geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli Haber

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli

Tudeh Party of Iran (TUDEH), İran’a yönelik saldırılar ve bölgede tırmanan gerilim hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ülkenin altyapısını hedef alan bombardımanların ve sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların derhal durdurulması gerektiği ifade edildi. “Savaş İran’ın geleceğini karartıyor” TUDEH açıklamasında, mevcut savaş ortamında İran’da özgürlük ve adalet temelinde bir dönüşümün mümkün olmayacağı belirtildi. Parti, Libya, Suriye, Yemen, Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri örnek göstererek savaşın ülkeleri parçalanma ve istikrarsızlığa sürüklediğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “Bugünkü koşullarda ülkenin kilit altyapısını yok etmeyi hedefleyen ve yüzü aşkın kız öğrenci dahil insanlarımızın hayatını kaybetmesine yol açan bombardımanla sürdürülen savaş durdurulmalıdır.” “Ateşkes için ulusal ve uluslararası çaba gerekli” TUDEH, bölgedeki tüm taraflara çağrıda bulunarak ulusal ve uluslararası çabaların ateşkes sağlanmasına odaklanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, hem ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarının hem de İran’daki savaş söylemlerinin barışa zorlanması gerektiği ifade edildi. “İran’ın geleceğini yalnız halk belirler” Parti açıklamasında İran’daki mevcut siyasi sistemin sürdürülebilir olmadığı görüşüne de yer verildi. TUDEH, ülkenin geleceğine ilişkin kararın yalnız İran halkına ait olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: İran’ın geleceğini yalnız İran halkı belirleyebilir Tüm siyasal, ideolojik ve sivil tutuklular serbest bırakılmalı Ulusal bağımsızlık ve barış temelinde demokratik bir yönetim kurulmalı “Ulusal ve demokratik bir iktidar çağrısı” Açıklamanın sonunda TUDEH, İran’da ulusal ve demokratik bir iktidarın kurulması gerektiğini savundu. Parti mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yaşasın barış ve ulusal bağımsızlık. Ulusal ve demokratik bir iktidarın inşası için ileri.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’ın yeni liderinden ilk mesaj: Asla geri adım atmayacağız, düşman ağır bedel ödeyecek! Haber

İran’ın yeni liderinden ilk mesaj: Asla geri adım atmayacağız, düşman ağır bedel ödeyecek!

İran’da dini liderliğe seçilen Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail ile devam eden çatışmaların ortasında ilk mesajını İran devlet televizyonu aracılığıyla yayımladı. Henüz görüntü vermeyen Hamaney’in mesajı sesli olarak okunurken, açıklamada İran’ın saldırılara karşılık vermekte kararlı olduğu vurgulandı. “İran şehitlerinin intikamını almaktan çekinmeyecektir” Hamaney, konuşmasında İran’a yönelik saldırılarda hayatını kaybedenleri “şehit” olarak nitelendirerek ülkenin geri adım atmayacağını söyledi. Yeni lider şu ifadeleri kullandı: “Asla geri adım atmayacağız. İran şehitlerinin akıtılan kanlarının intikamını almaktan çekinmeyecektir. Sadece dini liderin değil, şehit olan tüm İranlı vatandaşlarımızın kanının hesabı sorulacaktır.” Konuşmasında özellikle kadınlar ve çocukların hedef alınmasına vurgu yapan Hamaney, Minab’daki bir okulda yaşanan saldırıya atıf yaparak bunun “ağır bedelinin olacağını” söyledi. “Sadece ABD üslerini hedef alıyoruz” Hamaney, İran’ın askeri hedeflerinin ABD askeri varlığı olduğunu öne sürerek şu mesajı verdi: “Komşularımızla dostluk istiyoruz. Ancak bölgede bulunan ABD üsleri meşru hedeflerdir ve saldırılarımız bu doğrultuda devam edecektir.” İran lideri, bölgesel çatışmanın genişleyebileceği mesajını da vererek başka cephelerin de açılabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı mesajı: “Kapalı kalmalı” Hamaney konuşmasında enerji piyasalarını yakından ilgilendiren Strait of Hormuz hakkında da dikkat çekici bir açıklama yaptı. Yeni lider, boğazın kapalı tutulması gerektiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kesinlikle devam ettirilmelidir.” Bu açıklama, küresel enerji piyasalarında yeni bir gerilim ihtimalini gündeme getirdi. “Direniş cephesi İslam Devrimi’nin parçasıdır” Hamaney, konuşmasında İran’ın bölgedeki müttefiklerine de değindi ve “direniş cephesi” olarak tanımlanan ittifakın İran’ın stratejisinin parçası olduğunu söyledi. Konuşmada özellikle: Irak halkının destek vermek istediği Yemen’deki güçlerin İran’a yardım etmeye hazır olduğu ifadeleri dikkat çekti. İran halkına birlik çağrısı Hamaney konuşmasının sonunda İran toplumuna birlik çağrısında bulundu. “Bütün anlaşmazlıklarımızı geride bırakmalıyız. İran halkının gücünü bir araya getirmeli ve bu savaşta sosyal ve kültürel olarak tam bir birlik içinde olmalıyız.” Yeni lider ayrıca İranlı askerleri ve “direniş savaşçılarını” da övdü. Bölgesel gerilim sürüyor Hamaney’in mesajı, İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan askeri gerilimin ortasında geldi. Son haftalarda bölgede karşılıklı saldırılar ve askeri açıklamalar dikkat çekici biçimde artmış durumda. Uzmanlara göre yeni liderin sert tonu, İran’ın önümüzdeki dönemde daha agresif bir güvenlik stratejisi izleyebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HKP Ankara İl Başkanı Av. Sait Kıran: "İran’a sahip çıkmak aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır” Haber

HKP Ankara İl Başkanı Av. Sait Kıran: "İran’a sahip çıkmak aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır”

İran’a yönelik saldırıların bölgesel sonuçları, Türkiye’nin bu süreçteki pozisyonu, Kürt meselesi, yeni anayasa tartışmaları ve iktidar blokunun politikaları, Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in sorularıyla HKP Ankara İl Başkanı Av. Sait Kıran tarafından değerlendirildi. Kıran, ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırılarının münferit bir gelişme olarak okunamayacağını, bunun sosyalist blokun çözülüşünden sonra bölgede adım adım hayata geçirilen emperyalist bir yeniden dizayn planının devamı olduğunu söyledi. Türkiye halkının önündeki temel görevin antiemperyalist bir hatta birleşmek olduğunu vurgulayan Kıran, İran’a destek vermenin yalnızca dayanışma değil, Türkiye’nin geleceğini savunmak anlamına geldiğini belirtti. “İran’a yönelik saldırı, Büyük Ortadoğu Projesi’nin yeni aşamasıdır” Sait Kıran’a göre İran’a yapılan saldırıyı anlayabilmek için ABD emperyalizminin uzun yıllardır bölgeye yönelik müdahale çizgisine bakmak gerekiyor. Kıran, sosyalist blokun dağılmasının ardından Washington’un Ortadoğu’yu siyasal, askeri ve coğrafi olarak yeniden şekillendirmeyi hedeflediğini söyledi. Bu çerçevede Yugoslavya’nın parçalandığını, Irak’ın bölündüğünü, Libya’nın yıkıma sürüklendiğini, Suriye’nin parçalı bir yapıya itildiğini belirten Kıran, bugün aynı planın İran üzerinde uygulandığını ifade etti. Kıran, bu tabloyu yalnızca İran’ı ilgilendiren bir kriz olarak görmediklerini açıkça söyledi. Yıllardır “Yugoslavya, Irak, Libya, Suriye; sıra sende Türkiye” uyarısını yaptıklarını dile getiren Kıran, İran’a yönelik saldırıya karşı çıkmanın aynı zamanda Türkiye’yi bekleyen tehlikeye karşı durmak anlamına geldiğini savundu. Ona göre ABD’nin ve siyonist İsrail’in İran’a saldırısı, bölgenin kaynaklarını denetim altına alma ve halkları birbirine kırdırma stratejisinin devamı niteliğinde. “ABD emperyalizmi bölgeden defedilmeden katliamlar bitmez” Kıran, ABD emperyalizmini yalnızca bölge halklarının değil, dünya halklarının da “baş düşmanı” olarak tanımladı. Ona göre Ortadoğu’da süren savaşların, işgallerin ve kitlesel yıkımın temel kaynağı doğrudan ABD emperyalizmi. Bölge halklarının, etnik kimlikleri ya da mezhepleri ne olursa olsun, önce bu temel gerçeği kavraması gerektiğini söyledi. Kıran, 1990’dan bu yana ABD müdahaleleri ve bu müdahalelerin tetiklediği süreçler sonucunda milyonlarca insanın yaşamını yitirdiğini, çok daha fazlasının ise yerinden edildiğini ifade etti. Gazze’de yaşananları da bu hattın devamı olarak tanımlayan Kıran, “Siyonist İsrail demek ABD demektir” diyerek İsrail’in bölgedeki varlığını Washington’un açık desteğiyle ilişkilendirdi. İsrail’in ABD desteği olmadan bölgede bir gün bile ayakta kalamayacağını savunan Kıran, bu nedenle İsrail’in yürüttüğü her saldırının arkasında ABD’nin okunması gerektiğini söyledi. “Bölge halklarının önündeki temel görev açık bir antiemperyalist hatta birleşmektir” Kıran, Türkiye halkına ve bölge halklarına düşen sorumluluğun yalnızca tepki göstermek olmadığını, daha net ve siyasal bir duruş sergilemek olduğunu dile getirdi. Kendisini devrimci, demokrat, yurtsever ya da ilerici olarak tanımlayan herkesin, gerçekten halkını seviyorsa ABD emperyalizmine açık biçimde karşı çıkması gerektiğini söyledi. Bu noktada iktidarları da hedef alan Kıran, başta Türkiye’deki siyasal iktidar olmak üzere bölgedeki pek çok yönetimin halklarının değil ABD’nin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu. İran’a yönelik saldırı karşısında Müslüman ülke yönetimlerinden beklenen düzeyde bir tepki gelmediğini söyleyen Kıran, bu sessizliğin halklar için ayrı bir açmaz yarattığını ifade etti. Bölgedeki işbirlikçi iktidarlar ile emperyalizme karşı ortak bir mücadele hattı kurulmadan kalıcı bir çıkışın mümkün olmadığını vurguladı. “Devrimci, demokrat ve ilerici güçlerin önünü baskı ve medya ambargosu kesiyor” Ferhat Özmen’in, antiemperyalist partilerin neden halk tabanında daha güçlü bir karşılık bulamadığı yönündeki sorusuna Kıran iki boyutlu bir yanıt verdi. Birinci boyutta doğrudan devlet baskısına, fiziki saldırılara, yargı mekanizmalarına ve medya kuşatmasına dikkat çekti. Gerçek devrimci partilere burjuva medyada yer verilmediğini, ekranların daha çok “devrimci gibi görünüp emperyalist projelerle uyumlu hareket eden yapılara” açıldığını söyledi. İkinci boyutta ise devrimci hareketin kendi zaaflarına değindi. Halkla yeterli bağ kurulamadığını, işçi, köylü, esnaf ve emekçilerle temasın yeterince güçlendirilemediğini belirtti. Kıran, özellikle sosyalist blokun yıkılmasından sonra proje siyasetiyle hareket eden, Avrupa ve ABD kaynaklı fon ilişkileriyle çizgisini bozan yapıların halk nezdinde ciddi bir kafa karışıklığı yarattığını savundu. Bu nedenle hem emperyalizme karşı mücadele ettiklerini hem de halk nezdinde “gerçek devrimcilik” ile “sahte sol” arasındaki farkı anlatmak zorunda kaldıklarını söyledi. “Kürt halkının özgürlüğü emperyalizmle işbirliği üzerinden kurulamaz” Röportajın dikkat çeken başlıklarından biri de Kürt meselesi oldu. Kıran, her halk gibi Kürt halkının da kendi kaderini tayin hakkı bulunduğunu açık biçimde söyledi. Ancak bu hakkın emperyalizmle işbirliği halinde savunulamayacağını vurguladı. Ona göre ABD ve müttefikleri hiçbir halka gerçek özgürlük getirmedi; yalnızca kendilerine bağımlı yapılar ve vekil unsurlar oluşturdu. Kendisinin de Kürt olduğunu vurgulayan Kıran, ABD’nin Kürt halkının haklarını değil, Ortadoğu’daki jeopolitik çıkarlarını gözettiğini savundu. Irak, Suriye ve geçmişte farklı Kürt siyasi odaklarıyla kurulan ilişkilerin hep aynı sonuca çıktığını, emperyalizmin işine yarayan dönemlerde destek verildiğini, ardından bu yapıların kolayca gözden çıkarıldığını söyledi. Kürt halkının demokratik haklarının gerçek güvenceye kavuşmasının ancak antiemperyalist ve antifodal bir çizgide mümkün olacağını savundu. “Bizim çözüm önerimiz Türk ve Kürt halklarının ortak cumhuriyetidir” Kıran, Kürt meselesine ilişkin çözüm başlığında da partilerinin tarihsel çizgisini anlattı. Hikmet Kıvılcımlı’dan hareketle Kürt sorununun devrimci bir zeminde çözülebileceğini belirten Kıran, bugün için önerdikleri siyasal formülün “Edirne’den Çin sınırına kadar Türkleri ve Kürtleri birlikte barındıracak bir Türk-Kürt Halk Cumhuriyeti” olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın emperyalizmin bölgede kurmak istediği bağımlı ve parçalı yapının alternatifi olduğunu ifade eden Kıran, halkların eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği temelinde bir düzen kurulmadan kalıcı bir çözümden söz edilemeyeceğini savundu. Ona göre emperyalist çözüm bölge halklarına yalnızca kan, yıkım ve yeni bağımlılık ilişkileri getirecek; devrimci çözüm ise ortak yaşamı ve gerçek özgürlüğü hedefleyecek. “Yeni anayasa ve iç cephe söylemi, BOP’un Türkiye ayağını hazırlıyor” Yeni anayasa tartışmaları ve “iç cephe” çağrıları konusunda da oldukça sert konuşan Kıran, Meclis’te yer alan partilerin sağdan sola geniş bir Amerikancı mutabakat içinde hareket ettiğini ileri sürdü. Mevcut anayasa tartışmalarının halk yararına değil, Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağını hayata geçirmeye dönük bir “ısındırma programı” olduğunu söyledi. Devlet Bahçeli’nin son dönemde öne çıkardığı iç cephe vurgusunu da bu çerçevede değerlendiren Kıran, burada gerçek anlamda halkçı ya da bağımsız bir milli birlik projesi görmediklerini belirtti. Aksine, bu sürecin Türkiye’deki etnik ve siyasal fay hatlarını yeniden düzenleyerek emperyalizmin çıkarlarına uygun bir zemin oluşturma amacı taşıdığını savundu. Halkların birbirine karşı kışkırtılmasının emperyalist siyasetin temel yöntemi olduğunu söyleyen Kıran, bu nedenle Türkiye halkının bu sürece karşı uyanık olması gerektiğini dile getirdi. “CHP’ye destek stratejik yakınlık değil, AKP iktidarına karşı tutumdur” Programın son bölümünde CHP mitinglerinde HKP’nin görünürlüğü ve bu durumun olası siyasi ittifaklarla ilişkisi de soruldu. Kıran bu konuda partilerinin herhangi bir seçim hesabıyla hareket etmediğini söyledi. CHP ile organik ya da stratejik bir ittifak arayışında olmadıklarını, ancak mevcut iktidarı “yüzyılın felaketi” olarak gördükleri için AKP’ye karşı gelişen toplumsal itirazlara destek verdiklerini ifade etti. CHP yönetimini de eleştirdiklerini belirten Kıran, buna rağmen CHP tabanında yer alan yurtsever, Mustafa Kemalci unsurların desteklenmesini tarihsel bir sorumluluk olarak gördüklerini söyledi. HKP’nin meseleye milletvekilliği pazarlığı ya da seçim hesabı üzerinden değil, Türkiye’nin gidişatına dair bir görev duygusuyla yaklaştığını vurguladı. “İran saldırısı için uluslararası suç duyuruları yaptık” Kıran, İran’a yönelik saldırılar sonrası yalnızca sokakta değil, hukuki alanda da girişimlerde bulunduklarını anlattı. ABD Büyükelçiliği önünde protesto eylemi düzenlediklerini, İzmir’de NATO karargâhı önünde de benzer eylemler yapıldığını söyledi. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’na başvurarak ABD’li ve İsrailli yetkililer hakkında savaş ve saldırı suçu işlendiği gerekçesiyle girişim başlattıklarını aktardı. Bu başvuruların sonucundan bağımsız olarak siyasi bir anlam taşıdığını belirten Kıran, eğer uluslararası mekanizmalar harekete geçmezse bunun da bu kurumların emperyalist güçlerden bağımsız olmadığını ortaya koyacağını savundu. Böylece hem hukuki hem siyasal düzlemde emperyalist saldırganlığın teşhir edilmesini amaçladıklarını söyledi. “Halklar umutsuzluğa kapılmasın; ikinci antiemperyalist kurtuluş savaşı da zafere ulaşacaktır” Programın kapanışında Kıran, tarihsel bir vurgu yaparak Türkiye halkına moral ve mücadele çağrısı yaptı. Birinci antiemperyalist kurtuluş savaşında Türk ve Kürt halklarının birlikte emperyalizmi yenilgiye uğrattığını hatırlatan Kıran, bugün de benzer bir ortak direnişin mümkün olduğunu savundu. “Ya istiklal ya ölüm” anlayışıyla mücadele eden hiçbir halkın yenilemeyeceğini söyleyen Kıran, sözlerini “Halkız, haklıyız, yeneceğiz” diyerek tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan’dan İran’a sert mesaj: “Maceraya atılmayın” uyarısı Haber

Fidan’dan İran’a sert mesaj: “Maceraya atılmayın” uyarısı

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilim sürerken Türkiye’ye yönelen bir füze olayı yeni bir diplomatik krizi gündeme getirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, İran’a bu konuda açık bir uyarı ilettiklerini söyledi. Türkiye’ye yönelen füze sonrası diplomatik temas Fidan, İran’dan ateşlenen ve Türkiye hava sahasına yöneldiği belirlenen balistik mühimmat sonrası İranlı yetkililerle görüşme gerçekleştirdiklerini açıkladı. Türkiye’nin bu konuda provokasyona gelmeyeceğini vurgulayan Fidan, Ankara’nın İran’a açık bir mesaj verdiğini belirtti. Dışişleri Bakanı, “Onlarla Türkiye’ye atılan füze konusunu görüştük. Provokasyona gelmeyeceğiz. İran’a ‘Dikkat edin, maceraya atılmayın’ dedik” ifadelerini kullandı. Füze NATO savunma sistemi tarafından düşürüldü Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre İran’dan ateşlenen balistik mühimmat Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye yönüne doğru ilerledi. Söz konusu tehdit, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında tespit edilerek havada imha edildi. Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bulunan mühimmat parçasının ise hava savunma sistemi tarafından yapılan önleme sırasında kullanılan savunma mühimmatına ait olduğu belirtildi. Yetkililer olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını açıkladı. Pezeşkiyan: Hedefimiz ABD üsleri Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada İran’ın askeri operasyonlarının yalnızca ABD’nin bölgedeki askeri varlıklarına yönelik olduğunu savundu. Pezeşkiyan, İran’ın dost ve müttefik ülkelere saldırmadığını belirterek, saldırıların “ABD askeri üsleri ve tesisleri” ile sınırlı olduğunu ifade etti. Komşu ülkelere özür mesajı İran Cumhurbaşkanı daha önce devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında ise İran saldırılarından etkilenen komşu ülkelerden özür dilemişti. Pezeşkiyan, İran’ın komşu ülkelerle çatışma istemediğini ve bölge ülkeleriyle barış içinde ilişkiler kurmak istediklerini dile getirmişti. Ortadoğu’da hızla tırmanan askeri gerilim sürerken Ankara’nın İran’a verdiği bu mesaj, Türkiye’nin bölgedeki dengelerde temkinli bir diplomasi yürütmeye çalıştığını gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız Haber

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız

İran Tudeh Partisi, İsrail Komünist Partisi (Maki) ve ABD Komünist Partisi (CPUSA) ortak bir bildiri yayımlayarak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştirdi. Üç parti, saldırının bölgeyi geniş çaplı bir savaşa sürüklediğini ve siviller için ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Bildiride, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti ile ABD yönetiminin başlattığı askeri operasyonların emperyalist çıkarlar doğrultusunda yürütüldüğü savunuldu. Söz konusu saldırıların halkların bağımsızlığına ve kendi kaderini tayin hakkına karşı bir müdahale olduğu ifade edildi. “Rejim değişikliği planları uluslararası hukuka aykırı” Ortak açıklamada, ABD yönetiminin başka ülkelerde “rejim değişikliği” hedefi taşıyan politikalarının uluslararası hukuku zedelediği ve devletlerin egemenliğini tehdit ettiği vurgulandı. Komünist partiler, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikalarının yalnızca bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası hukuk düzenine de zarar verdiğini belirtti. “Ortadoğu halklarının deneyimleri unutulmamalı” Bildiride Filistin, Irak, Libya, Suriye, Sudan ve Lübnan gibi ülkelerde yaşanan savaş ve müdahalelerin bölge halkları üzerinde ağır sonuçlar yarattığına dikkat çekildi. Açıklamada, dış müdahalelerin halklara özgürlük getirmediği savunularak gerçek değişimin ancak halkların kendi mücadelesiyle mümkün olabileceği ifade edildi. Ortak açıklamada ayrıca İran’a yönelik saldırının yalnızca mevcut yönetimi hedef almadığı, aynı zamanda ülkenin bölgesel gücünü zayıflatmayı amaçlayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu iddia edildi. Barış ve dayanışma çağrısı Üç komünist parti yayımladıkları bildiride dünya genelindeki ilerici ve barış yanlısı güçlere çağrıda bulunarak savaş politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, emperyalist müdahalelere ve askeri saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Irak Kürdistanı’nda yeni silahlı yapılanma: “Kürdistan Hizbullahı” saldırıyı üstlendi Haber

Irak Kürdistanı’nda yeni silahlı yapılanma: “Kürdistan Hizbullahı” saldırıyı üstlendi

Ortadoğu’daki savaş atmosferi genişlerken, Irak Kürdistanı sahasında yeni bir silahlı yapılanmanın ortaya çıktığı iddia edildi. “Kürdistan Hizbullahı” adını kullanan bir grup, Irak Kürdistan Bölgesi’nde ABD ve İsrail’e karşı silah kuşandıklarını ilan ettiğini açıkladı. Grup tarafından yayımlanan bildiride, Erbil Havalimanı’na yönelik saldırının üstlenildiği öne sürüldü. Erbil International Airport çevresinde son günlerde insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırılar gündeme gelmiş, hava savunma sistemlerinin bazı hedefleri etkisiz hale getirdiği açıklanmıştı. Saldırıyı üstlenen grup, bölgedeki Kürt halkına “Amerikan ve İsrail varlığına karşı kayıtsız kalmama” çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi yöneticilerine atıf yapılarak ABD ile ilişkilerin sonlandırılması gerektiği savunuldu ve bölgedeki yabancı askeri varlıkların Kürt toprakları ile kaynaklarını “sömürdüğü” iddia edildi. Kendilerini “Selahaddin’in torunları” olarak tanımlayan grubun yapısı, lider kadrosu ve sahadaki kapasitesi hakkında bağımsız kaynaklardan doğrulanmış ayrıntılı bilgi bulunmuyor. Güvenlik uzmanları, çatışma ortamlarında yeni isimlerle ortaya çıkan yapıların bazen mevcut örgütlerin uzantısı olabildiğine ya da propaganda amaçlı açıklamalar yapabildiğine dikkat çekiyor. Irak’ın kuzeyinde ve Suriye hattında son dönemde artan gerilim, bölgesel denklemi daha da karmaşık hale getirirken, bu tür yeni silahlı oluşumların sahadaki dengeleri nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Bölgedeki resmi makamlardan söz konusu grupla ilgili henüz kapsamlı bir doğrulama ya da değerlendirme yapılmadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi Haber

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi

Abdulkadir Uraloğlu, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıların ardından bölgedeki hava sahalarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Sürecin anlık takip edildiğini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kesimlerine yönelik hava sahası kapalılık NOTAM’larının sürdüğünü açıkladı. Umman ile Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşların devam ettiğini belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını, Emirates ve Etihad Airways seferlerinin ise yeniden başlayacağının bildirildiğini aktardı. Türk taşıyıcıların mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini, bunun süreçten etkilenen tek THY uçağı olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu belirten Uraloğlu, AJet’in ise İran, Suriye ve Irak’ta bekleyen herhangi bir uçağının olmadığını kaydetti. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın ise Irak’ta bulunduğu bildirildi. Tahran’daki THY ve Pegasus ekiplerinin Türkiye’ye tahliye edildiğini açıklayan Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat sağlandığını aktardı. Bahreyn, BAE ve Katar’da bulunan Türk ekipler açısından ise ciddi bir risk bulunmadığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, devam eden güvenlik riskleri nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress’in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini 6 Mart 2026 tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu. Pegasus’un ayrıca İran uçuşlarını 12 Mart’a kadar durdurma kararı aldığı belirtildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Uraloğlu, günlük değerlendirmelere göre kararların güncelleneceğini, mevcut koşullarda iyileşme olmaması halinde iptallerin uzatılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirleri ile Umman’a seferlerin ise bugün itibarıyla gerçekleştirilebileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.