SON DAKİKA

#Irak

HABER DEĞER - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor" Haber

TBMM Başkanı'ndan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: "İsrail, Türkiye'nin oluşturacağı kardeşlik ikliminden çekiniyor"

Tarihsel birlik ve Cumhuriyetin ilk asrının bilançosu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Afyonkarahisar'da düzenlenen sivil toplum buluşmasında gerçekleştirdiği konuşmada, Türk tarihinin bir bütün olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, tarih birliğine ve zaferlerin ortak ruhuna dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu milletin tarihini dönemlere ayırarak Selçuklu'yu, Osmanlı'yı ve Cumhuriyetimizi birbirinden ayırarak sanki bunlar her birisi başka milletin varlıklarıymış gibi değerlendiriyor ve hatta üzülerek ifade ediyorum ki zaman zamanda maksadını aşan yorumlarla tarihi birbirine karşı yarıştırıyor hatta çatıştırıyoruz. Selçuklu da bizimdir, Osmanlı da bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir. Bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir. İspatı da 26 Ağustos'tur. Eğer 26 Ağustos 1071'i 26 Ağustos 1922'den ayırabiliyorsanız, geçmişi bugünden ayırabilirsiniz. Bu mümkün değildir. Bu milletin tarihi bir bütündür ve her sayfası bizim için iftihar edeceğimiz büyük bir tarihtir." Cumhuriyetin ilk asrının en ağır bilançosunun terör olduğunu belirten Kurtulmuş, bu maliyeti ve emperyalist oyunları şu sözlerle aktardı: "Cumhuriyetimizin ilk asrının en ağır bilançosu, Türkiye'ye emperyalistler tarafından ödetilmiş olan terör ve terörün getirmiş olduğu yıkım ve maliyettir. Burada da bir kısım temsilcileri olan aziz şehitlerimizin kahramanca mücadelesiyle teröre karşı çok büyük bir başarı elde edilmiş ve Allah'a çok şükür bugüne gelinmiştir. Ancak Cumhuriyetin yaklaşık 50 yılı terörle ve mücadeleyle geçti. 40 binin üzerinde insan öldü. Binlerce şehidimiz oldu... Bu 50 yıllık terörle geçen sürenin ağır maliyeti aynı zamanda Türkiye'ye ekonomik olarak da çok büyük ağır bir maliyet yüklemiştir. Üniversite üyesi arkadaşlarımızla 2013 yılında hesaplamaları yapmıştık. O zamanki rakamlarla alternatif maliyetleri ile 1,3 trilyon dolardı. Bugün en mütevazi rakamlarla 2,3 trilyon dolarlık bir maliyete katlandık." "Terörsüz Türkiye" ve üç sigortalı yasal Süreç Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle emperyalistlerin oyunlarını bozduğunu ifade eden Kurtulmuş, çıkarılan yasanın güvencelerini şu sözlerle anlattı: "Çıkarılan yasa ile ilgili de birkaç hususu paylaşmak istiyorum. Gelen sorular arasında 'Efendim ya terör örgütü silah bırakmazsa' var. Öyle ya… Ya bırakmazsa? Bu yasanın üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa, Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet iyi bilir. Üç tane sigorta vardır yasanın içerisinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak şunu söyleyeyim. Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi bir kelime bile yoktur... Birincisi yasanın birinci maddesinde yer alan 'kritik eşik' diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla, örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır." İsrail vurgusu Suriye ve bölgedeki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, İsrail'in Türkiye'den duyduğu rahatsızlığı şu ifadelerle dile getirdi: "Dün Suriye'de SDG başkanının yaptığı 'Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshettmiştir' açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır... İsrail'in bölgenin sadece teorik bir tehdidi olmaktan çok öteye geçtiğini, son dönemlerde, saldırmadığı neredeyse hiçbir bölge ülkesinin kalmadığını hatırlatarak, 'Böylesine yayılmacı bir hesap içerisinde olan bir ülke. Bu ülke, sadece Türkiye'den çekiniyor ve Türkiye'nin bölgesinde oluşturacağı barış ve kardeşlik ikliminden çekiniyor, biz de bunu ortaya koymak zorundayız. Şimdi Suriye'de tam manasıyla bir barışın ortaya çıkması, inşallah Irak hükümetiyle olan yakın ilişkilerimizle de Irak'taki ilişkilerin fevkalade daha güçlü bir noktaya gitmesi, bölge halklarının da yan yana gelmesini sağlayacaktır." Konuşmasını toplumun tüm kesimlerine birlik çağrısı yaparak tamamlayan Kurtulmuş, zihniyet değişiminin önemini şu sözlerle özetledi: "Önce dillerimizi tashih etmek, her türlü ayrımcı dili terk etmek, her türlü ayrılıkçı ve ötekileştirilmiş dili de bir kenara bırakmak zorundayız. Bu topraklarda yaşayan herkes bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşlarıdır. Bu topraklarda yaşayan herkes aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları, aynı medeniyetin insanlarıdır. Dolayısıyla önce bu dilden ötekileştirici, farklılaştırıcı, ayrımcılık dilini bir kenara bırakmak ve etrafımızdakilerin de bu dili bırakmalarını tavsiye etmemiz lazım." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı

Erdoğan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Meclis’te 467 kabul oyuyla geçmesini önemli bir irade göstergesi olarak değerlendirdi. Farklı kesimleri temsil eden milletvekillerinin ortak bir noktada buluşmasının “Terörsüz Türkiye” sürecine güven kazandırdığını söyledi. Siyasi partilere de mesaj veren Erdoğan, günübirlik siyasi hesaplardan uzak durulması gerektiğini belirterek, Meclis’te ortaya çıkan 467 kabul oyununun iyi okunmasını ve buradan gerekli mesajın çıkarılmasını istedi. Erdoğan, sürece katkı sunanların “tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacağını”, süreci zora sokan ve tahrik eden girişimlerin ise tarih karşısında sorumluluk taşıyacağını ifade etti. Erdoğan, süreç boyunca siyasetçilerin ve medyanın kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. “Daha fazla görüntülenme” amacıyla böylesine önemli bir meselenin zarar görmemesi gerektiğini belirterek, fevri söylemlerden kaçınılması ve sürece yük olmak yerine katkı sunulması çağrısında bulundu. Erdoğan, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin dış politikasının yalnızca Türk milleti tarafından belirleneceğini söyledi. Türkiye’nin Suriye başta olmak üzere komşularının toparlanmasına destek vermekten vazgeçmeyeceğini belirten Erdoğan, “Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” mesajını verdi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin bölgede barış, adalet, istikrar ve huzur dışında gizli bir gündeminin bulunmadığını ifade ederek Suriye’den Irak’a, Filistin’den Kafkasya’ya kadar bölgesel barış için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan  'Terörsüz Türkiye' vurgusu: 'Kirli elleri biliyoruz, bizim de bir hesabımız var!' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Terörsüz Türkiye' vurgusu: 'Kirli elleri biliyoruz, bizim de bir hesabımız var!'

"Anadolu'nun düğümü Ahlat'tan çözülmüştür" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Zaferi'nin 955. yıl dönümü dolayısıyla Ahlat Etkinlik Alanı'nda düzenlenen programda vatandaşlara hitap etti. Konuşmasının başında katılımcıları selamlayan Erdoğan, "Aziz milletim, MHP'nin saygıdeğer Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, sevgili gençler, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Özellikle bizleri hüsnü kabul ile karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerime yürekten şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kayyim eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. Yarın tarihin en şanlı destanlarından biri olan Malazgirt'in 955. yıl dönümünün idrak edileceğini belirten Erdoğan, "Ahlat, şehitlerin, selamete ermişlerin, selimlerin, gaza şuuruna ermişlerin; yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun mayasıdır. Malazgirt'e giden yol, Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü Ahlat'tan çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir" dedi. Geçtiğimiz hafta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırındaki Nemrut Kalderası'nın Milli Park ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, bölgedeki 10 bine yakın mezar taşının ve kitabelerin milletin bin yıllık varlığının tapu senetleri olduğunu vurguladı. "Terörsüz Türkiye hedefine ulaştığımızda yeni bir dönem açılacak" Konuşmasında 'Terörsüz Türkiye' vizyonunun önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye hedefine ulaştığında milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz huzur iklimine kavuşacak. Coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini, kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz." İlahi adalete ve milletin kararlılığına vurgu yaparak sözlerini sürdüren Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var. Hepsinden önemlisi Cenab-ı Allah'ın da bir hesabı var. O hesap galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, soykırımcılar kaybedecek; kazanan kardeşlik, barış ve istikrar olacak. Kazanan Türk milleti olacak. Büyük ve güçlü Türk milletinin şafağı sökmüştür. Önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü hayırlı mübarek olsun." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset” Haber

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset”

"Terörsüz Türkiye hedefi emperyalizmin emellerine darbe vurdu" MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in sorularını yanıtlayan ve Türkgün Gazetesi'nde yayımlanan değerlendirmelerinde Bahçeli, sürecin geniş jeopolitik boyutuna dikkat çekti. "Şark Meselesi"nin ikinci perdesinin sahnelenmek istendiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Sürecin birinci aşaması, terör örgütüne silah bıraktırma ve bölgenin terör unsurlarından temizlenmesi olsa da Türkiye'nin dış politikada daha bağımsız hareket edebilmesi, yakın coğrafyasında barış ve istikrarın güçlenmesi, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkinliğinin artması 'Terörsüz Türkiye'nin hedefleri arasında yer almaktadır. Esasında bölgemizde 'Şark Meselesi'nde ikinci perdenin sahnelenmek istendiği görülmektedir. Hedef parçalanmış ve bölünmüş egemen devletlerdir. Ancak Türkiye yeni Sykes-Picot düzenini, Balfour'daki sinsi planları 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle bozmuş, terörsüz bölgenin yeşermesiyle emperyalizmin bu coğrafyadaki emellerine darbe vurmuştur." "Bölge ülkelerinde merkezî otorite ve toprak bütünlüğü esastır" Türk barışının tarihi misyonuna vurgu yapan Bahçeli, bölgedeki istikrarın etnik, dini ve mezhepsel ayrışmaların son bulmasından geçtiğini belirtti. Bahçeli, komşu ülkelerdeki yapıya ilişkin görüşlerini şu sözlerle aktardı: "MHP, Türk tarihinden, köklü devlet kurumsallığından ve kadim medeniyet birikiminden aldığı ilhamla bölgesini de içine alacak şekilde Türk barışını inşa etmek arzusundadır. Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak ve Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesis edilmesini hedeflemektedir. Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir." "Milli bütünleşme ülkümüz tahkim Eeilecektir" Türkiye üzerinde oynanan oyunlara ve geçmişteki ayrıştırma çabalarına değinen Bahçeli, milletin kardeşliğinden ödün vermediğini ifade etti: "Ülkemiz üzerinde de araç, yöntem ve aktörleri değişse de amaç ve hedefleri değişmeyen benzer oyunlar oynanmıştır. Darbelerle Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi söylemlerle milletimiz ayrıştırılmak, bir çatışma iklimi oluşturulmak istenmiştir. Bu durum Türkiye'de istikrarsızlığa sebebiyet verse de Türk milleti bu oyunlara gelmemiş, kardeşliğinden taviz vermemiştir. Terörsüz Türkiye ile farklılıklarımızın aramızda tefrikaya yol açmasına müsaade edilmeyecek, ortak değerlerimizi besleyen ve zenginleştiren milli bütünleşme ülkümüz tahkim edilecektir." "Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset" Demokrasi ile terörün bir arada olamayacağını vurgulayan Bahçeli, demokratik siyasetin önünün açılması için şiddet sarmalının tamamen ortadan kalkması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Demokrasi, milli kimliğimizin ve milliyetçilik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Terörsüz Türkiye'de demokratik hukuk devleti tahkim edilecektir. Zira terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Terör ve şiddetin gölgesinde demokratik siyaset daralır, alternatif çözüm yolları tıkanır ve siyasi katılım süreçleri sağlıklı bir zeminde ilerlemez. O sebeple 'Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset' dedik ve herkesi Türkiye için bir olmaya davet ettik." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor Haber

"Terörsüz Türkiye" sürecinde MİT sahaya iniyor

Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde yer alan terör meselesinde tarihin en kritik eşiklerinden biri geçiliyor. Çerçeve yasanın TBMM'den geçmesiyle birlikte gözler, terör örgütü PKK'nın tasfiye edilmesine ve silah bırakma süreçlerine çevrildi. Güvenlik kaynaklarından yansıyan bilgilere göre, sürecin operasyonel ve diplomatik adımları büyük bir titizlikle planlandı. Öcalan'ın çağrısı bekleniyordu Süreçteki ilk ve en kritik hamlenin terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılması bekleniyor. Öcalan'ın yapacağı çağrının ardından, Türkiye-Irak sınır hattından çekilerek Kandil kamplarına yerleşen örgüt mensuplarının gruplar halinde silah bırakması öngörülüyor. Güvenlik bürokrasisinden aktarılan detaylara göre, mağaraların boşaltılması, mühimmatın teslimi ve lojistik unsurların arındırılması için 1,5 ila 2 aylık sıkı bir takvim işletilecek. 18 kampta 3 Bin 800 mensup Kandil Dağı’nın eteğindeki Bînarê Qendil ile bölgenin batısındaki Kortek, Zergele, Lewce ve Bole gibi barınma alanlarında bulunan 18 farklı kamptaki yaklaşık 3 bin 800 PKK mensubunun, Meclis'in yeni yasama yılına açılacağı 1 Ekim tarihine kadar kademeli olarak silah bırakması hedefleniyor. Süreç tamamen başıboş bırakılmayacak; silah bırakma ve teslim alma işlemleri Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gözetiminde, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yetkililerinin de yer alacağı karma bir heyet tarafından yakından izlenecek. Teslim edilecek silahların tek tek envantere kaydedileceği, bu silahlar arasında ise ağırlıklı olarak ABD’nin IŞİD'le mücadele adı altında SDG’ye temin ettiği AT-4 tanksavar füzeleri ile M-4 tipi piyade tüfeklerinin bulunduğu ifade ediliyor. Eylül sonuna kadar tamamlanması öngörülen silah bırakma işlemlerinin ardından MGK'nın yapacağı tespitle birlikte, çerçeve yasanın Ekim ayı itibarıyla bütünüyle hayata geçirilmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan 'Mekke Paktı' açıklaması:  "NATO'ya alternatif değil"

CNN Türk canlı yayınında gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgesel ve küresel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Çevrenin bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, nükleer gücü ve nüfusuyla Pakistan, enerji ve finans alanındaki ağırlığıyla Suudi Arabistan, sanayi ve savunma gücüyle Türkiye'nin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu kaydetti. "Caydırıcı bir mekanizma, hiçbir ülkeye tehdit değil" Anlaşmanın herhangi bir tarafa karşı tehdit oluşturmadığını vurgulayan Yılmaz, uygulamanın NATO'ya ya da mevcut diğer ittifaklara alternatif bir yapı olmadığının altını çizdi. Sistemin gerilimleri önlemeye yönelik caydırıcı bir mekanizma olduğunu belirten Yılmaz, Tahran yönetimine yönelik eleştirilere de değinerek, "Kesinlikle İran'a karşı bir yapılanma olarak bunu görmemek gerekir. Bu nereden gelirse gelsin oluşabilecek risklere karşı caydırıcı bir mekanizma" dedi. "İslami NATO" tanımına tepki Anlaşmanın diğer ülkelere açık olup olmadığına ilişkin konuşan Yılmaz, Mısır'ın katılımı ihtimaline değinerek, "Genişlemenin seyrini üç ülkenin ortak tutumu belirleyecek. Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir ama bunu üç ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak" ifadelerini kullandı. Uluslararası basında yer alan "İslami NATO" ve "Sünni ittifakı" nitelendirmelerine karşı çıkan Yılmaz, "Doğru bulmuyorum açıkçası. İsmi neyse onunla bakmak lazım. Bu Mekke Antlaşması ve bir bölgesel güvenlik anlaşması. İslam dünyasının ciddi bir güvenlik ihtiyacı içinde olduğunu görüyoruz. Bu yapılanma inşallah daha fazla huzura vesile olur" değerlendirmesinde bulundu. Bölgesel projeler için iş birliği vurgusu Milli muharip uçak KAAN ve benzeri yüksek maliyetli savunma projelerinde Suudi Arabistan ile ortaklık veya finansal katkı sağlanıp sağlanamayacağı sorusuna Yılmaz, "Kesinlikle olabilir, neden olmasın. Bu tür projelerde platformlar oluşturmak ve olabildiğince çok dost ve kardeş ülkeyi bu sürece dahil etmek çok anlamlı. KAAN da başka projeler de olabilir" yanıtını verdi. Suriye ve Irak'taki istikrarın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yılmaz, Suriye'nin yeniden yapılanması sürecinde atılacak adımların bölge genelinde olumlu yansımaları olacağını ifade etti. Pakistan'ın nükleer kapasitesine dair soru üzerine ise Yılmaz, ordular ve askeri yapılar arasında tecrübe paylaşımı, standartları yakınlaştırma ve birlikte çalışabilirliği artırıcı süreçlerin yürütüleceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti 81 ilde sahaya iniyor: "Terörsüz Türkiye" süreci anlatılacak Haber

AK Parti 81 ilde sahaya iniyor: "Terörsüz Türkiye" süreci anlatılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen AK Parti MKYK toplantısında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin vatandaşlara eksiksiz anlatılması ve dezenformasyonların önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, teşkilat üyelerine talimat verdi. 81 il ve tüm ilçelerde yüz yüze görüşmeler AK Parti teşkilatları, eylül ayı itibarıyla belirlenen isimlerle birlikte 81 ilde ve tüm ilçelerde sahaya inerek vatandaşlarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirecek. Çalışmalarda iç cephenin güçlendirilmesinin milli güvenliğin en önemli teminatlarından biri olduğu anlatılacak. Terörün sona ermesinin toplumsal dayanışmayı ve ortak geleceği güçlendireceği vurgulanırken, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun bölgesel barış ve istikrarı da kapsadığı ifade edilecek. Teşkilatlar ayrıca söz konusu düzenlemenin genel af öngörmediğini, kişiye özel statü tanımlamadığını ve ağır suçların kapsam dışında bırakıldığını vatandaşlara aktaracak. Silah bırakma için 1,5-2 aylıktTakvim Edinilne bilgilere göre hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi teklifinin yasalaşmasının ardından güvenlik bürokrasisi yeni bir takvim belirledi. Bu kapsamda PKK'lıların silahlarını bırakması, mağaraların boşaltılması ve lojistik malzemelerin teslim edilmesi için 1,5-2 aylık bir süreç planlanıyor. Abdullah Öcalan’ın kısa süre içinde örgüt üyelerine silahlarını teslim etmeleri ve Türkiye’ye dönmeleri yönünde çağrı yapması beklenirken, Kandil’deki yönetimin de boşaltılan mağaralara ilişkin açıklama yapacağı ifade edildi. Silah bırakma sürecinin eylül ayı sonuna kadar tamamlanması ve MGK kararının çıkması durumunda çerçeve yasanın ekim ayında uygulanmaya başlaması öngörülüyor. Drone ve paramotorlar da teslim edilecek MİT ve ilgili kurumların; Irak merkezi hükümeti, Kuzey Irak yönetimi ve Suriye yönetimiyle silahların teslim ed طريقة hususunda temas yürüttüğü belirtildi. Irak’taki örgüt üyelerinin Erbil ve Süleymaniye’deki Türk temsilciliklerinde oluşturulan özel birimlere başvurması ve silahlarını buralara teslim etmesi planlanıyor. Sürecin yalnızca ateşli silahlarla sınırlı kalmayacağı; drone, paramotor ve uydu haberleşme sistemlerinin de envantere dahil edilerek teslim alınacağı kaydedildi. Üst düzey isimler kapsam dışı kalacak Güvenlik kaynakları, Kandil’de bulunan yaklaşık 180-200 örgüt yöneticisi ile bine yakın örgüt üyesinin ceza indirimlerinden yararlanamayacağı için Türkiye’ye dönmeyeceğini değerlendiriyor. Fehman Hüseyin (Bahoz Erdal), Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Bese Hozat gibi üst düzey isimlerin düzenleme dışında kalacağı belirtiliyor. Cezaevinde bulunan yaklaşık 4 bin ila 4 bin 500 PKK hükümlüsünün durumu ise dosya üzerinden incelenecek. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenler ile kasten öldürme suçundan ceza alanlar kapsam dışında tutulurken, şartları taşıyanların infaz hakimlikleri tarafından incelenerek cezalarının ertelenmesi ve tahliyeleri öngörülüyor. Cezaları ertelenen kişilerin ise geleneksel adli kontrol hükümleri yerine cumhuriyet başsavcılıkları, İçişleri Bakanlığı ve MİT tarafından oluşturulacak özel bir sistemle takip edileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.