SON DAKİKA

#Irak

HABER DEĞER - Irak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Irak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: "Türkiye enerjide tam bağımsızlık hedefine ilerliyor" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye enerjide tam bağımsızlık hedefine ilerliyor"

Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını sona erdirmek için hem yurt içinde hem de yurt dışında yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Bayraktar, "Türkiye bugün sadece kendi karalarında, denizlerinde değil, yurt dışında petrol, doğal gaz arayan bir ülke" şeklinde konuştu. Ülkenin enerji faturasının yıllık 60-70 milyar dolar seviyelerinde olduğunu ve artan dünya fiyatlarıyla bu yükün daha da ağırlaştığını ifade eden Bayraktar, temel hedeflerinin "Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak" olduğunu vurguladı. "Dünyanın 4. büyük sondaj filosuna sahibiz" 2016 yılından bu yana enerji arama faaliyetlerinde büyük bir kabiliyet geliştirdiklerini belirten Bakan Bayraktar, Türkiye’nin sahip olduğu teknolojik güce dikkat çekerek, "Kendi gemilerimizle, bir tanesinin adı 'Yıldırım', 6 derin deniz sondaj gemimiz var. Dünyada 4. büyük filoya sahip ülke Türkiye. Kendi gemilerimizle Türkiye'de gidilmedik, aranmadık, hiçbir yer bırakmayacağız" ifadelerini kullandı. Karadeniz ve Gabar'da üretim artacak Karadeniz'deki Sakarya gaz sahası ile Gabar'daki petrol keşiflerinin önemine değinen Bayraktar, yerli üretimi artıracak takvimi şu şekilde paylaştı: "Karadeniz gazını inşallah 2026 sonuna kadar iki katına çıkaracağız. Yani 8 milyon haneye yetecek kadar doğal gazı 2027 yılının başından itibaren üretir hale geleceğiz. 2028'e geldiğimizde bu rakamı dört katına çıkaracağız. Türkiye'deki 17 milyon hanenin doğal gazını artık kendi gazımız olan Karadeniz gazından kullanacağız." Yurt dışında yoğun faaliyet Enerji faaliyetlerinin Türkiye sınırlarını aştığını belirten Bakan Bayraktar, "Somali'de petrol arıyoruz. Pakistan'da arayacağız. Libya'da, Suriye'de, Irak'ta, Kafkas coğrafyasında Türkiye'nin yoğun çabaları ve yoğun gayretleri var" şeklinde açıklamalarda bulundu. Tüm bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için siyasi irade ve istikrarın önemine vurgu yapan Bayraktar, birlik ve beraberlik içinde çalışmanın Türkiye'yi daha güçlü ve müreffeh bir geleceğe taşıyacağını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da "Yüzyılın Cenazesi": Hamaney'e veda süreci başlıyor Haber

İran’da "Yüzyılın Cenazesi": Hamaney'e veda süreci başlıyor

İran hükümeti tarafından "yüzyılın cenazesi" olarak nitelendirilen bu süreç, "Ayağa kalkmalıyız" sloganı ve "sıkılı yumruk" sembolüyle organize edildi. Törenin lojistik ve güvenlik sorumluluğu Tahran Muhammed Resulullah Karargahı’na verilirken, devletin tüm kurumları organizasyon için seferber oldu. Tören Tahran'da başlıyor Tahran’da 4 Temmuz sabahı İmam Humeyni Musallası’nda başlayacak tören, 5 Temmuz akşamına kadar devam edecek. Yetkililer, 12 ila 20 milyon kişinin katılımını bekliyor. Şehirde bir milyondan fazla kişi için konaklama kapasitesi hazırlandı, binlerce gıda ve ilk yardım alanı kuruldu. Tahran merkezindeki kalabalığı yönetmek için özel bir "insan koridoru" tasarlandı. Naaş, halkın görebilmesi için yüksek bir platforma yerleştirilecek ve katılımcıların vedasını 15-20 dakikada tamamlaması hedefleniyor. Program şehir şehir planlandı Tahran’daki veda sürecinin ardından cenaze 6 Temmuz’da Kum kentine geçecek. Cenaze namazının Cemkeran’da dini mercilerden biri tarafından kıldırılması planlanıyor. 8 Temmuz’da naaş Necef Havalimanı üzerinden Irak’a girecek; İmam Ali Türbesi ve Kerbela’da düzenlenecek törenlerin ardından tekrar İran’a getirilerek Meşhed kentindeki İmam Rıza Türbesi’ne defnedilecek. Defin sonrası 40 gün boyunca farklı vilayetlerde anma etkinlikleri düzenlenecek. Irak süreci çok önemli Irak hükümeti töreni "tarihi bir onur" olarak görüyor. Başbakanlık Ofisi koordinasyonunda; ulaştırma, içişleri ve dışişleri bakanlıkları ile Halk Seferberlik Güçleri organizasyonun parçası. İran tarafı, Necef ve Kerbela’daki törenleri, Hamaney’in Şii dünyasındaki ulus ötesi konumunun ve iki ülke arasındaki derin bağın göstergesi olarak yorumluyor. Dışişleri Bakanı Arakçi, bu törenin sembolik önemi olduğunu vurguluyor. Aile üyeleri gizli Hamaney’in dört oğlu ve iki kızı içinden, saldırıların ilk gününde Büşra Hamaney’in, eşi Misbahü'l-Hüda Bagheri Kani ile birlikte öldüğü biliniyor. Hüda Hamaney’in durumuyla ilgili endişeler devam ederken, Mücteba Hamaney’in sağlık durumu ve törene katılımı büyük bir sır. Yetkililer, Mücteba’nın katılımının "Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı ve Devrim Lideri Ofisi" tarafından duyurulacağını belirtiyor. Ayrıca, Hamaney’in vasiyetinin oğullarının elinde olduğu ve içeriğinin kimseyle paylaşılmadığı ifade ediliyor. Uluslararası katılım bekleniyor İran İçişleri Bakanı İskender Mümini, çok sayıda ülkeden devlet başkanı, parlamento başkanı ve bakanın geleceğini açıkladı. Etkinliği 800 yabancı gazeteci takip edecek. Hangi ülkelerin temsil edileceği, İran’ın Hamaney sonrası dış politika dengeleri açısından dikkatle izleniyor. Bazı gözlemciler, törene katılmayan ülkelerin mesajının da katılanlar kadar önemli olacağını belirtiyor. Siyasi mesajlar veriliyor Tören sadece yas değil, aynı zamanda siyasi bir sahne. Analistlere göre; protestolar ve baskılarla sarsılan İran'da bu tören "meşruiyet krizi"ni aşma çabası ve birlik görüntüsü olarak kurgulandı. Törenin aynı zamanda Mücteba Hamaney’e "yeniden biat" işlevi görebileceği ve iktidarın devri sürecini şekillendirebileceği düşünülüyor. Ancak analistler, bu görkemli törenin halkla hükümet arasındaki derin ayrılıkları tek başına gideremeyeceğini ve törenin gerçek öneminin, Ali Hamaney sonrası dönemde rejimin izleyeceği yolu göstermesi olacağını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş Haber

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Dışişleri Bakanlığı memurlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Derneği'nin verilerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin küresel diplomasi ağındaki ciddi bir aksamayı gözler önüne serdi. Habere göre, dünya genelindeki Amerikan temsilciliklerinin yarıdan fazlasında kalıcı bir büyükelçi görev yapmıyor. Kritik kriz bölgelerinde büyükelçi yok Washington'ın özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa gibi askeri ve diplomatik hareketliliğin zirvede olduğu bölgelerde büyükelçisinin bulunmaması dikkat çekiyor. ABD'nin; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak, Kuveyt gibi bölge ülkelerinin yanı sıra savaşın ve küresel gerilimin merkezindeki Rusya ve Ukrayna'da da büyükelçilik koltukları boş duruyor. Uzmanlar, İran ile yaşanan gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sürdüğü bir dönemde bu stratejik merkezlerde büyükelçi bulundurmamanın ABD adına "önemli bir diplomatik handikap" oluşturduğunu belirtiyor. Afrika'da Çin ile rekabet sürerken diplomatik boşluk yaşanıyor Büyükelçi krizinin derinden hissedildiği bir diğer kıta ise Afrika oldu. ABD'nin küresel ölçekte Çin ile nüfuz mücadelesi yürüttüğü Afrika kıtasındaki 51 Amerikan büyükelçiliğinden 37'sinde halen bir büyükelçi görevlendirilmedi. Geri çağırma kararları ve Senato süreci etkili oldu Haberde, diplomatik boşluğun arkasındaki nedenler arasında Trump yönetiminin aday belirleme sürecindeki yavaşlığı ve ABD Senatosu’nun onay mekanizmasının hantal işlemesi gösterildi. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Aralık 2025'te aldığı ani bir kararla yaklaşık 30 kariyer büyükelçisini merkeze geri çağırmasının da mevcut tabloya zemin hazırladığı aktarıldı. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında mevcut krizin büyüklüğü daha net ortaya çıkıyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminin benzer sürecinde boş koltuk sayısı 45, Barack Obama'nın ikinci dönemindeki aynı süreçte ise yalnızca 12 olarak kayıtlara geçmişti. ABD yasalarına göre büyükelçiler başkan tarafından aday gösterilse de Senato onayı olmadan resmi olarak göreve başlayamıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’in Irak çölündeki gizli üssü ifşa oldu: İhbarcı çobanın öldürüldüğü iddiası Haber

İsrail’in Irak çölündeki gizli üssü ifşa oldu: İhbarcı çobanın öldürüldüğü iddiası

Wall Street Journal’ın (WSJ) ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu İran’a yönelik hava operasyonlarına destek sağlamak amacıyla Irak topraklarında gizli bir askeri merkez oluşturdu. İsrail özel kuvvetlerinin ve arama-kurtarma ekiplerinin konuşlandığı bu üssün, özellikle olası bir çatışmada düşen pilotlara hızlı müdahale etmek için "ileri lojistik merkez" olarak kullanıldığı belirtildi. Olağan dışı hareketliliği bir çoban fark etti Üssün deşifre olma süreci, bölgede hayvanlarını otlatan bir çobanın çölün derinliklerinde helikopter hareketliliği ve yabancı askerleri fark etmesiyle başladı. Çobanın durumu Irak güvenlik güçlerine bildirmesi üzerine, yerel askeri birlikler bölgeye inceleme yapmak üzere sevk edildi. Ancak gizli üs bölgesine yaklaşan Irak askerlerine İsrail savaş uçakları tarafından hava saldırısı düzenlendiği bildirildi. Irak askerlerine hava saldırısı İddiaya göre düzenlenen hava saldırısında en az bir Irak askeri hayatını kaybederken, iki asker de yaralandı. Irak hükümetinin ilk etapta saldırının arkasında ABD'nin olduğunu düşünerek Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunduğu, ancak Washington yönetiminin operasyonun İsrail tarafından gerçekleştirildiğini teyit ettiği aktarıldı. Bu gelişme üzerine Irak yönetiminin egemenlik ihlali gerekçesiyle şikayetlerini uluslararası mercilere taşıdığı öğrenildi. İhbarcı çobanın akıbeti tartışılıyor Irak ve Arap medyasında yer alan son iddialara göre, üssün yerini ifşa eden çoban ölü bulundu. Yerel kaynaklar çobanın suikasta kurban gittiğini öne sürse de, bu iddiaya ilişkin Irak resmi makamlarından veya bağımsız Batılı kaynaklardan henüz kesin bir doğrulama gelmedi. İsrail tarafı ise Irak topraklarındaki gizli üs ve operasyonel faaliyetler hakkındaki haberlere ilişkin sessizliğini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran, ABD’ye son teklifini Pakistanlı arabulucular üzerinden iletti Haber

İran, ABD’ye son teklifini Pakistanlı arabulucular üzerinden iletti

ABD ile İran arasında ilan edilen geçici ateşkesin dördüncü haftasında diplomatik çözüm arayışları hız kesmeden sürüyor. Buna rağmen taraflar arasında savaş ihtimali gündemdeki yerini koruyor. İran’ın Pakistan üzerinden ilettiği yeni teklif, sürecin kritik bir aşamaya geldiğine işaret ediyor. Gözler yeni teklif ve Washington’un yanıtında İran’ın yeni teklifinin içeriği henüz açıklanmazken, ABD’nin vereceği yanıtın bölgedeki dengeleri doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. Süreç uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yoğun diplomasi trafiği İran Dışişleri Bakanı’nın resmi Telegram hesabına göre Bakan Abbas Erakçi; Mısır, Katar, Suudi Arabistan, Irak ve Azerbaycan dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde İran’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik tutumu aktarılırken, ABD ve İsrail’in saldırganlığına ilişkin bilgilendirme yapıldığı belirtildi. “Deniz ablukası kabul edilemez” açıklaması İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin deniz ablukası kararına sert tepki göstererek, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti. İran yönetimi, abluka kaldırılmadan müzakere masasına oturmayacağını vurguladı. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin iddialar da resmi kaynaklarca yanıtlandı. Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Muhsin Kumî, Hamaney’in sağlık durumunun iyi olduğunu ve hem müzakere hem de savaş sürecini yakından takip ettiğini açıkladı. ABD daha önceki teklifi reddetmişti Beyaz Saray, İran’ın daha önce sunduğu ilk yazılı barış teklifini kabul etmemişti. ABD yönetimi, teklifin nükleer stok ve uranyum zenginleştirme konularını kapsam dışı bırakmasını gerekçe göstererek metni reddetmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kerkük’e Türkmen vali ataması: Bahçeli’den “tarihi dönüm noktası” vurgusu Haber

Kerkük’e Türkmen vali ataması: Bahçeli’den “tarihi dönüm noktası” vurgusu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada Kerkük’teki gelişmelere geniş yer ayırdı. Bahçeli, bu atamanın sıradan bir görev değişimi olmadığını belirterek, tarihsel ve siyasi boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Bahçeli, böylesi kırılgan bir dönemde Kerkük’te yaşanan bu gelişmenin hem bölge dengeleri hem de Türkmenlerin geleceği açısından ayrı bir önem taşıdığını ifade etti. “Tarihi acılara merhem oldu” Bahçeli, Muhammed Seman Ağa’nın vali olarak göreve başlamasının Türkmenler açısından sadece siyasi değil, aynı zamanda duygusal ve tarihsel bir anlam taşıdığını dile getirdi. Yıllardır çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalan Türkmen toplumunun yaşadığı acılara atıfta bulunan Bahçeli, bu gelişmenin “tarihi acılara bir nebze merhem olduğunu” söyledi. Ayrıca bu atamanın, Türkmen iradesinin Kerkük’te yeniden görünür hale gelmesini sağladığını belirterek, bunun bölgedeki güç dengeleri açısından da önemli bir mesaj içerdiğini ifade etti. Kapsayıcı yönetim vurgusu Bahçeli, Kerkük’te oluşan yeni yönetim anlayışının sadece Türkmenler için değil, şehirde yaşayan tüm etnik ve dini gruplar açısından dengeli bir yapı sunduğunu belirtti. Açıklamasında; Türkmenleri yok saymayan, Arapları dışlamayan, Kürtleri ötekileştirmeyen ve Süryanileri görmezden gelmeyen bir yönetim anlayışının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın, Kerkük’te uzun süredir ihtiyaç duyulan toplumsal uzlaşı ve birlikte yaşama kültürünü güçlendirebileceğini ifade eden Bahçeli, yeni dönemin kardeşlik ve denge mesajı taşıdığını vurguladı. “Türkmen varlığı yok sayılamaz” Bahçeli, söz konusu atamanın en önemli sonuçlarından birinin de Kerkük’teki Türkmen varlığının artık yok sayılamayacağının net biçimde ortaya konması olduğunu belirtti. Türkmenlerin tarihsel, kültürel ve demografik açıdan bölgenin asli unsurlarından biri olduğunu hatırlatan Bahçeli, bu gerçeğin yeniden tescillendiğini ifade etti. Ayrıca bu gelişmenin, Kerkük’ün geleceğine ilişkin tartışmalarda Türkmenlerin daha güçlü bir şekilde yer alacağının işareti olduğunu dile getirerek, bunun sadece yerel değil bölgesel ölçekte de etkileri olacağını kaydetti. Kerkük’te tarihi gelişme Irak’ın çok etnili yapısıyla öne çıkan Kerkük kentinde uzun yıllardır süren siyasi ve idari tartışmaların ardından önemli bir adım atıldı. Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa, 20 Nisan 2026 itibarıyla Kerkük Valisi olarak görevine resmen başladı. Bu gelişmeyle birlikte Kerkük, yaklaşık 102 yıl sonra yeniden bir Türkmen vali tarafından yönetilmeye başlandı. Söz konusu atama, yalnızca idari bir değişiklik olarak değil, aynı zamanda bölgedeki Türkmen nüfusun siyasi temsil gücünün yeniden güç kazanması bakımından da dikkat çekici bir dönüm noktası olarak yorumlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orta Doğu’da dolar krizi: ABD, Irak’ın 500 milyon dolarını durdurdu Haber

Orta Doğu’da dolar krizi: ABD, Irak’ın 500 milyon dolarını durdurdu

Wall Street Journal’ın ABD’li ve Iraklı yetkililere dayandırdığı haberine göre, sevkiyatın Irak Merkez Bankası’na ulaştırılması planlanıyordu. Ancak Washington yönetimi, paranın İran’a yakın silahlı grupların eline geçebileceği gerekçesiyle transferi engelledi. Bağdat’a ikinci dolar şoku Bu karar, şubat ayından bu yana Irak’a yapılacak dolar sevkiyatlarında yaşanan ikinci büyük gecikme oldu. Irak Merkez Bankası’na yönelik dolar transferlerinin yavaşlaması, ülkede ciddi bir likidite krizine yol açabileceği endişesini artırdı. ABD’li yetkililer, kısıtlamanın geçici olduğunu savunsa da, Irak yönetimi kararın piyasalar üzerindeki etkisinden endişe ediyor. Askeri programlara da fren Kararın yalnızca para transferiyle sınırlı kalmadığı, bazı terörle mücadele ve askeri eğitim programlarına sağlanan finansmanın da geçici olarak durdurulduğu belirtildi. Bu gelişme, Irak ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendiriliyor. BAE’den “döviz takas hattı” önerisi Krizin ardından Birleşik Arap Emirlikleri’nden dikkat çekici bir öneri geldi. BAE’li yetkililerin, olası bir likidite krizine karşı ABD ile bir “döviz takas hattı” kurulmasını gündeme getirdiği öne sürüldü. Böylece Körfez ülkelerinin dolara daha kolay ve düşük maliyetle erişmesi hedefleniyor. Ancak şu ana kadar Washington’a resmi bir başvuru yapılmadığı ifade edildi. Dolar yerine yuan mı kullanılacak? Haberde, bazı BAE’li yetkililerin, dolar rezervlerinin azalması halinde petrol satışlarında ve uluslararası işlemlerde Çin yuanının ya da başka para birimlerinin kullanılabileceğini söylediği de aktarıldı. Yetkililer, bölgede yaşanan gerilimin ve Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik sert politikalarının, Körfez ülkelerini alternatif para arayışına ittiğini savunuyor. Uzmanlar, ABD’nin Irak’a yönelik dolar kısıtlamasının sürmesi halinde, Orta Doğu’da enerji ticaretinde doların hakimiyetinin ilk kez ciddi biçimde tartışılabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.