SON DAKİKA

#Istifa

HABER DEĞER - Istifa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istifa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Keçiören’de siyasi deprem! Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa etti Haber

Keçiören’de siyasi deprem! Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa etti

Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Kararını resmi X hesabı üzerinden kamuoyuna duyuran Özarslan, parti içinde kendisine yönelik baskı, dedikodu ve itibarsızlaştırma girişimleri olduğunu öne sürdü. İstifa kararını sosyal medyadan açıkladı 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Keçiören yurttaşlarının desteğiyle göreve geldiğini hatırlatan Özarslan, belediye başkanı olarak parti ayrımı gözetmeden hizmet etmeye çalıştığını belirtti. Son dönemde ilçenin sorunlarını çözmek amacıyla yaptığı temasların ardından parti içinde bazı grupların sistemli bir algı faaliyeti yürüttüğünü iddia etti. Bakan ziyareti tartışma yarattı iddiası Özarslan, 6 Ocak 2026’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Keçiören’in sorunlarını görüşmek üzere bir araya geldiğini ifade ederek, bu ziyaretin ardından parti içindeki eleştirilerin arttığını savundu. Bir belediye başkanının ilçesine hizmet amacıyla bakanlıklarla temas kurmasının farklı anlamlar yüklenerek tartışma konusu yapılmasını “anlaşılmaz” olarak nitelendirdi. Parti yönetimine ağır suçlamalar Açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine gönderdiğini öne sürdüğü mesajların hakaret ve tehdit içerdiğini iddia eden Özarslan, bu üslup nedeniyle parti saflarında siyaset yapmasının artık mümkün olmadığını belirtti. Tepkisinin CHP’nin kurumsal kimliğine veya seçmenlerine değil, mevcut yönetim anlayışına olduğunu vurguladı. “Tek önceliğim Keçiören’e hizmet” İstifa kararına rağmen Keçiören için çalışmayı sürdüreceğini kaydeden Özarslan, görevini parti ayrımı yapmadan yerine getirmeye devam edeceğini ifade etti. Ayrıca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere birlikte görev yaptığı belediye başkanlarına teşekkür etti. Siyasette yeni tartışmaların fitilini ateşleyebilir Özarslan’ın istifası, yerel yönetimlerde parti içi dengeler ve siyasi gerilimlere ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kararın ardından Keçiören Belediyesi’nin siyasi konumunun nasıl şekilleneceği ve olası yeni gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Aziz Hemşerilerim,31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden…— Dr. Mesut Özarslan (@OzarslanMesut) February 8, 2026

Epstein belgeleri siyaset dünyasını sarstı! Eski bakan görevini apar topar bıraktı Haber

Epstein belgeleri siyaset dünyasını sarstı! Eski bakan görevini apar topar bıraktı

Fransa’nın eski Kültür Bakanı Jack Lang, Jeffrey Epstein ile geçmiş temaslarının ortaya çıkmasının ve hakkında mali soruşturma başlatılmasının ardından Paris merkezli Arap Dünyası Enstitüsü (IMA) başkanlığı görevinden istifa etti. Fransa Dışişleri Bakanlığı, kendi denetimlerindeki kurumun başındaki Lang’ın istifasının Bakan Jean-Noel Barrot tarafından kabul edildiğini açıkladı. İstifanın, dışişleri yetkilileriyle yapılması planlanan acil toplantı öncesinde gerçekleştiği bildirildi. Belgelerde adı yüzlerce kez geçti ABD Adalet Bakanlığı tarafından 30 Ocak’ta yayımlanan Epstein belgelerinde Lang’ın isminin 600’den fazla kez yer aldığı belirtildi. Dosyada, Lang ile reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Epstein arasında 2012-2019 yılları arasında aralıklı yazışmalar bulunduğu aktarıldı. Yazışmalarda Paris’te kültürel ziyaret önerilerinin yer aldığı, ayrıca 2017’de Epstein’ın Lang’a Fas seyahati için özel uçağını tahsis ettiğine dair ifadelerin bulunduğu kaydedildi. Offshore iddiaları soruşturmayı derinleştirdi Fransa Ulusal Mali Savcılığı, Lang ve film yapımcısı kızı Caroline Lang hakkında “vergi dolandırıcılığı kaynaklı para aklama” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Epstein dosyalarında geçen offshore şirket bağlantılarına dayandığı bildirildi. Bağımsız araştırma sitesi Mediapart’a göre Epstein’ın 2016’da ABD’ye bağlı Virgin Adaları’nda kurduğu bir offshore şirketin hisselerinin yarısının Caroline Lang’a ait olduğu ortaya çıktı. Vasiyette 5 milyon euro iddiası Belgelerde Caroline Lang’ın adının da 900’den fazla kez geçtiği belirtilirken, gelişmelerin ardından Lang’ın Fransa Bağımsız Yapımcılar Sendikası’ndaki görevinden istifa ettiği aktarıldı. Mediapart, Epstein’ın vasiyetinde Caroline Lang’a 5 milyon euro bıraktığını yazdı. Caroline Lang ise France 2’ye yaptığı açıklamada böyle bir vasiyetten haberi olmadığını ve herhangi bir ödeme almadığını ifade etti. Doğrudan suç bağlantısına dair kanıt bulunmadı Le Monde ve Mediapart tarafından yapılan incelemelerde, yayımlanan ABD belgelerinde Jack Lang veya kızının Epstein’ın cinsel suçlarına doğrudan karıştığını gösteren bir kanıt bulunmadığı vurgulandı. Buna karşın ortaya çıkan temaslar ve mali iddialar, Fransa kamuoyunda şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Fransız siyasetinin tanınan isimlerinden biriydi Jack Lang, 1980’ler ve 1990’larda Cumhurbaşkanı François Mitterrand döneminde Kültür Bakanı olarak görev yapmış ve Louvre Piramidi gibi büyük kültürel projelerde rol almıştı. 2013 yılından bu yana Arap Dünyası Enstitüsü’nün başkanlığını yürütüyordu. İstifanın ardından kurumun yönetimine ilişkin yeni adımların nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, gelişmelerin Fransa’da siyaset ve kültür çevrelerinde uzun süre tartışılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgeleri Slovakya’da istifa getirdi Haber

Epstein belgeleri Slovakya’da istifa getirdi

Epstein yazışmaları istifayı beraberinde getirdi ABD Adalet Bakanlığı’nın cuma günü kamuoyuyla paylaştığı milyonlarca yeni Jeffrey Epstein belgesi, Slovakya siyasetinde önemli bir krize yol açtı. Belgelerde yer alan yazışmaların ardından, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun ulusal güvenlik danışmanı Miroslav Lajcak görevinden istifa etti. Lajcak: Yanlış bir davranışta bulunmadım Lajcak, yayımladığı yazılı açıklamada herhangi bir suç ya da etik dışı davranışta bulunmadığını savundu. Epstein’ın suçlarını açık şekilde kınadığını belirten Lajcak, ortaya çıkan yazışmaları “resmi olmayan, boş ve hafif” bir sohbet olarak tanımladı. Buna rağmen istifa etme kararı aldığını açıklayan Lajcak, gerekçesinin yaşananların başbakana karşı siyasi bir saldırı aracı haline gelmesini engellemek olduğunu ifade etti. “Siyasi bedeli başbakan ödemesin istedim” Lajcak açıklamasında, “Bunu herhangi bir suç ya da etik dışı davranışta bulunduğum için değil, Başbakan Fico’nun kendi kararlarıyla ilgisi olmayan bir mesele yüzünden siyasi bedel ödemesini istemediğim için yapıyorum” ifadelerini kullandı. Sorumluluğu üstlenmek istediğini vurgulayan Lajcak, istifasının ülke yönetimine zarar vermemesi amacı taşıdığını belirtti. Fico istifayı kabul etti Başbakan Robert Fico, cumartesi günü Facebook üzerinden yayımladığı video mesajında Lajcak’ın istifasını kabul ettiğini duyurdu. Fico, danışmanını diplomasi ve dış politika alanında “son derece değerli bir tecrübe kaynağı” olarak nitelendirdi ve bugüne kadarki katkılarından övgüyle söz etti. Belgeler 2018 dönemine uzanıyor ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler arasında, Ekim 2018 tarihli bir mesajlaşma da yer aldı. Yazışmaların gerçekleştiği dönemde Miroslav Lajcak, Slovakya’nın dışişleri bakanı olarak görev yapıyordu. Belgelerin açıklanmasıyla birlikte, Epstein dosyalarının Avrupa siyasetinde yeni yankılar yaratabileceği yorumları yapılmaya başlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar Haber

Soğuk ofise çalışmak zorunda kalanlara müjde: Yargıtay’dan işverenleri sarsan karar

Çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, iş yerinde yeterli ısınma sağlanmaması nedeniyle sağlığı tehlikeye giren çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi. Kararla birlikte, bu koşullarda işten ayrılan emekçilerin kıdem tazminatı talep edebilmesinin yolu açıldı. Isınma sorunu haklı fesih nedeni sayıldı Yargıtay kararında, iş yerinde insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasının işverenin anayasal ve yasal yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Isınmayan, fiziki koşulları yetersiz ortamlarda çalışmaya zorlanan yurttaşların sağlıklarının riske atılamayacağı belirtilirken, bu durumun basit bir memnuniyetsizlik değil, doğrudan iş sağlığı ve güvenliği ihlali olduğu ifade edildi. Yerel mahkemenin kararı bozuldu Davaya konu olayda, iş yerinin devrinden sonra artan iş yükü ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle sağlık sorunları yaşayan bir çalışanın işten ayrılması, yerel mahkeme tarafından “istifa” olarak değerlendirilmişti. Ancak Yargıtay, tanık beyanları ve dosyadaki sağlık risklerini dikkate alarak bu kararı bozdu. Yüksek Mahkeme, çalışanın ayrılışını istifa değil, haklı fesih olarak nitelendirdi. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler vurgulandı Kararda Anayasa, İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye’nin taraf olduğu ILO’nun 155 sayılı sözleşmesine atıf yapıldı. Yargıtay, ekonomik faaliyetin ve üretimin, çalışanın beden bütünlüğü ve sağlığı pahasına sürdürülemeyeceğinin altını çizdi. Uzmandan dikkat çeken değerlendirme geldi SGK Başuzmanı İsa Karakaş, kararın iş hukuku açısından yeni bir dönemi başlattığını belirtti. Karakaş, ısınmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, işverenlerin “şartlar böyle” gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. Çalışanlar için güvence, işverenler için açık uyarı Emsal karar, sağlıksız çalışma koşullarına maruz kalan emekçiler için önemli bir hukuki güvence olarak değerlendirilirken, işverenler açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Isınma ve temel fiziki koşulların sağlanmamasının, ileride çok daha ağır tazminat yüklerine yol açabileceği mesajı net biçimde verilmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cem Küçük'ten Furkan Torlak'a: Uyuşturucu testi ver! Haber

Cem Küçük'ten Furkan Torlak'a: Uyuşturucu testi ver!

Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklandığı uyuşturucu soruşturmasında adı geçen ve görevinden istifa eden eski İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak, bu kez gazeteci Cem Küçük’ün hedef tahtasında. TGRT ekranlarında zehir zemberek açıklamalarda bulunan Küçük, Torlak’a "hodri meydan" diyerek uyuşturucu testi yaptırması çağrısında bulundu ve kaynağı belirsiz servetini sorguladı. "40 milyonluk evin, 10 milyonluk araban var" Cem Küçük, Torlak’ın istifasının ardından gündeme getirdiği iddialarda, bürokratın mal varlığına dikkat çekti. Torlak'ın Ankara’daki lüks yaşamını eleştiren Küçük, şu ifadeleri kullandı: "Meseleyi kişiselleştirmek istemem ama Ankara'da oturduğun ev 40 milyon lira, bindiğin araba 10 milyon lira. Menekşe İnşaat üzerinden neler çevirdiğini, hangi arsaları kapattığını biliyoruz. Elimde belgeleri mevcut." "O ifadelerde adı geçiyor, test yaptırmalı" Mehmet Akif Ersoy dosyasında ifade veren 2-3 kişinin Furkan Torlak’ın ismini zikrettiğini hatırlatan Küçük, Torlak'ın temizlenmesi için tek yolun test olduğunu savundu. Küçük, "İsimler veriliyor, bazı kirli işlerden bahsediliyor. Çok net söylüyorum; Furkan Torlak'ın da uyuşturucu testinden geçmesi lazım" dedi. "Bakanlara kumpas kurup, Külliye'de dedikodu yaptı" Küçük’ün iddiaları sadece uyuşturucu ve yolsuzlukla sınırlı kalmadı; Torlak’ı bürokrasi içinde "kumpas kurmakla" suçladı. Torlak’ın HAS Parti ekibiyle geldiğini ve Fahrettin Altun tarafından giderayak atandığını belirten Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlar hakkında 'Cumhurbaşkanımız böyle istedi' diyerek sahte istihbarat raporları hazırlayıp sağa sola dağıtıyorlar. Bakanları korkutmaya çalışıyorlar. Benim hakkımda da Külliye'de defalarca yaygara kopardığını biliyorum." Ne olmuştu? Uyuşturucu operasyonunda tutuklanan Mehmet Akif Ersoy ile ilgili soruşturma dosyasına giren ifadelerde Furkan Torlak’ın adı geçmişti. İddiaların ardından Torlak, Ersoy’u çocukluktan tanıdığını kabul etmiş ancak suçlamaları reddederek görevinden istifa etmişti.

Gaziantep FK’de Burak Yılmaz dönemi resmen sona erdi Haber

Gaziantep FK’de Burak Yılmaz dönemi resmen sona erdi

Gaziantep FK, Burak Yılmaz’la yollarını resmen ayırdı Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK, teknik direktör Burak Yılmaz ile yolların ayrıldığını kulübün resmi açıklamasıyla duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Yılmaz’ın kendi kararıyla görevini bıraktığı belirtilerek, emekleri için teşekkür edildi ve kariyerinde başarı dilekleri iletildi. Göztepe yenilgisi ayrılığı erkene çekti Gaziantep FK’nin dün Göztepe’ye 1-0 mağlup olmasının ardından Burak Yılmaz, istifa kararını öne aldı. Tecrübeli teknik adam, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada normal şartlarda iki maç sonra ayrılmayı planladığını söylemişti. Ancak yaşanan gelişmelerin ardından “şu anda bırakmanın daha doğru olacağı” kanaatine vardığını kulüp yönetimine iletti. “Hak etmediğim tepkilerle karşılaştım” sözleri dikkat çekmişti Burak Yılmaz, Göztepe maçı sonrası yaptığı değerlendirmede tribünlerden gelen tepkilere dikkat çekmiş, kulüp arkasından edilen küfürleri kabul edemediğini ifade etmişti. Şehirde futbolun önüne farklı dinamiklerin geçtiğini savunan Yılmaz, kendisinin kimsenin adamı olmadığını vurgulamış ve yaşananların vefa duygusuyla bağdaşmadığını dile getirmişti. “Avrupa hayali kurulan bir takım bıraktım” vurgusu yaptı Göreve geldiğinde Gaziantep FK’nin sıfır puanla ve gol atamadan ligde yer aldığını hatırlatan Yılmaz, gelinen noktada 23 puan toplayan ve Avrupa hayali kuran bir takım oluşturduklarını söylemişti. Ayrılık açıklaması, bu sözlerin hemen ardından gelmesiyle spor kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Gaziantep FK karnesiyle ayrıldı İsmet Taşdemir’in ayrılığı sonrası takımın başına geçen Burak Yılmaz, Gaziantep FK’de çıktığı 16 maçta 8 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyet elde etti. Kulüp, yeni teknik direktör arayışına kısa süre içinde başlayacağını duyurdu.

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar Haber

İstifa eden Furkan Torlak hakkında çarpıcı suçlamalar

İstifanın ardından iddialar büyüyor Sabah gazetesinin Mehmet Akif Ersoy hakkında yayımladığı haber sonrası Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü görevinden istifa eden Furkan Torlak, bu kez çok daha ağır iddialarla gündemde. Torlak hakkında, kamu gücünü aşan biçimde kişisel verilere eriştiği ve bir hâkime talimat verdiği ileri sürüldü. İddiaların kaynağı eski bir rapor BirGün gazetesinin haberine göre söz konusu iddialar, 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Turaş Turizm ve Ticaret A.Ş. hakkında hazırlanan bir iç raporda yer aldı. Raporda, şirketin işleyişine yönelik ciddi usulsüzlükler sıralanırken Furkan Torlak’ın adı da doğrudan anıldı. “Kişisel verilere bir telefonla ulaşıldı” iddiası Raporda yer alan ifadelerde, Torlak’ın bakanlıkla ilişkisini kullanarak bazı yurttaşların ve kamu çalışanlarının kapsamlı kişisel verilerine tek bir telefonla erişebildiği öne sürüldü. İddiaya göre bu erişimler yalnızca şirket çalışanlarıyla sınırlı kalmadı; işe alınması planlanan kişilerin aile bilgilerine kadar uzandı. “Hakime talimat verdi” suçlaması dikkat çekti Raporda en dikkat çeken bölüm ise yargıya müdahale iddiası oldu. Belgede, Torlak için “kişisel verilere ulaşan ve hakime talimat veren” ifadelerinin kullanıldığı aktarıldı. Aynı raporda, Torlak’ın kendisini “bakan müşaviri” olarak tanıtarak kurum içinde etkili olduğu öne sürüldü. Raporu hazırlayan bürokrat istifa etmişti İddiaların yer aldığı raporu hazırlayan Turaş Genel Müdürü Tayhan Şimşek’in, hazırladığı dosyanın ardından baskı gördüğü ve görevde yalnızca beş ay kalabildiği belirtildi. Şimşek, Aralık 2022’de görevinden istifa etmişti. Raporda, kamunun uğradığı zararlar ve şirketin sistematik biçimde boşaltıldığına dair tespitler de yer aldı. Resmi bir soruşturma var mı? Şu ana kadar Furkan Torlak hakkında iddialara ilişkin resmi bir adli soruşturma başlatıldığına dair kamuoyuna yansıyan bir açıklama yapılmadı. Ancak ortaya çıkan belgeler ve istifanın zamanlaması, Türkiye toplumunda kamu gücü, kişisel verilerin korunması ve yargı bağımsızlığı başlıklarında yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Gözler yetkili kurumlarda Kamuoyunda yankı uyandıran bu iddiaların ardından, ilgili kurumların nasıl bir adım atacağı merak konusu. Türkiye toplumunda adalet ve şeffaflık beklentisi güçlenirken, sürecin yalnızca siyasi değil, hukuki boyutuyla da ele alınması çağrıları yükseliyor.

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı Haber

Mehmet Akif Ersoy dosyasında adı geçen Furkan Torlak görevinden ayrıldı

Soruşturma haberinde geçen isim istifayı getirdi Gazeteci Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin Sabah gazetesinde yayımlanan bir haberde adı geçen Furkan Torlak, söz konusu haberin ardından görevinden ayrıldığını duyurdu. Torlak’ın adı, haberde yer alan bir tanık ifadesinde “Furkan T.” şeklinde geçti. Haberde yer alan iddialar kamuoyunda tartışma yarattı Sabah gazetesinin servis ettiği haberde, bir kadının ifadesine yer verilerek Mehmet Akif Ersoy’un bazı kişilerle birlikte özel bir mekânda bulunduğu iddia edildi. İfadede geçen “Furkan T.” ismi, kamuoyunda dikkat çekti. Haberin ardından gazeteci Barış Terkoğlu, söz konusu ismin Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görevli olduğuna işaret ederek, istifa olasılığına dikkat çekmişti. Torlak: Kurumun itibarı her şeyin üzerindedir Furkan Torlak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, haberde adının geçmesinin kendisini rahatsız ettiğini belirtti. Açıklamasında, hakkında herhangi bir suçlama ya da isnat bulunmadığını vurgulayan Torlak, Mehmet Akif Ersoy’u çocukluğundan beri tanıdığını ancak hukuka aykırı herhangi bir eyleminin olmadığını ifade etti. “Devlet kurumları kişisel tartışmaların dışında tutulmalı” Torlak, istifa gerekçesini açıklarken, çalıştığı kurumun adının böyle bir haber bağlamında anılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Devletin ve kurumlarının itibarı, şahısların itibarından üstündür” ifadesine yer veren Torlak, bu nedenle görevinden ayrılma kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Soruşturma süreci ve kamuoyundaki yankıları sürüyor Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iddialar, medya ve Türkiye toplumunda tartışılmaya devam ediyor. Furkan Torlak’ın istifası ise dosyanın siyasal ve kurumsal etkilerinin giderek genişlediğini gösteren yeni bir gelişme olarak kayda geçti.

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım Haber

Nur Köşker'den Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması: Uzun süreli bir taciz ve tehdit döngüsü yaşadım

Eski Habertürk spikeri Köşker, suskunluğunu tutuklama kararının ardından bozdu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturmasında eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından dikkat çeken yeni bir iddia ortaya çıktı. Habertürk’ten ayrılan eski spiker Nur Köşker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ersoy tarafından uzun süre taciz edildiğini, mobbing ve işten çıkarma tehdidiyle baskılandığını söyledi. Köşker, “Kendimi güvende hissetmediğim için sustum. Çok karanlık bir adamdı” dedi. “Uzun süreli bir taciz vardı, boyun eğmezsem ekrandan almakla tehdit etti” Köşker paylaşımında, tacizin Ersoy’un genel yayın yönetmenliği döneminden önce başladığını belirterek şunları söyledi: “Uzun süredir devam eden bir taciz süreci vardı. Genel yayın yönetmeni olur olmaz ‘eğer boyun eğmezsen seni ekrandan alırım’ diye tehdit etmeye başladı. ‘Ya bu iş böyle olur ya da masada haber yazarsın’ dedi. O gün o odaya telefonumun ses kaydını açarak girmediğime pişmanım.” Köşker, baskı sonrası istifa etmek zorunda kaldığını ifade etti: “İstifa ettim, kanaldan ayrıldım. Herkese ‘editörlük teklif edildi, istemedim’ diyordum. Çünkü anlatacak güvenli bir ortam yoktu.” “Sabahın 5’inde etek giydiğim için led’in önüne geçmemi istiyordu” Köşker’in açıklamasındaki en çarpıcı bölüm, Ersoy’un attığı mesajlara ilişkin sözler oldu: “Sabah 5’te mesaj atıp ‘Endamını masanın arkasına saklamışlar, yönetmene söyle LED’in önüne geç’ diyordu. Ben bunu yazarken bile utanıyorum, kendisi hiç utanmıyordu. Üstümde etek vardı ve bunu biliyordu.” Köşker, Ersoy’un yıllarca başına bir şey gelmediği için güçlendiğini düşündüğünü söyleyerek, “Böyle birinin karşısında güvende hissetmek mümkün değildi” dedi. Köşker: “Bir yıl işsiz kaldım, ülkeyi terk etmek zorunda kaldım” Taciz ve tehdidin iş yaşamını tamamen altüst ettiğini belirten Köşker, yaşadığı baskılar yüzünden hem kariyerinin hem özel hayatının büyük darbe aldığını ifade etti: “Bir yıl işsiz kaldım. Sonrasında da bu ortamdan, bu baskıdan uzaklaşmak için ülkeyi terk etmek zorunda kaldım.” Ersoy hakkındaki soruşturma genişliyor Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu soruşturması kapsamında “uyuşturucu kullanma”, “kullanılmasına yer ve imkân sağlama” ve “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Savcılık sevk yazısında, Ersoy’un kadınları uyuşturucu ortamlarına çekerek çevresine ve kendisine menfaat sağladığı iddia edilmişti. Köşker’in açıklamaları sonrası Ersoy’a yönelik iddiaların kapsamının genişlemesi bekleniyor. Köşker'in sosyal medya paylaşımı:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.