SON DAKİKA

#Istihbarat

HABER DEĞER - Istihbarat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihbarat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaçacak yerleri kalmadı: 33'ü kırmızı bültenle aranan 8 ülkeden 63 kişi Türkiye'ye iade edildi Haber

Kaçacak yerleri kalmadı: 33'ü kırmızı bültenle aranan 8 ülkeden 63 kişi Türkiye'ye iade edildi

İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında adli makamlarca arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen uluslararası operasyonların bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. 23 Eylül ile 23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen adli iş birliği ve operasyonlar sonucunda, suçluların Türkiye’ye adalet önüne çıkarılmak üzere iadesi sağlandı. 33'ü kırmızı bültenle aranan toplam 63 kişi iade edildi Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamaya göre; Interpol-Europol birimleri ve yargı makamlarının takibindeki kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 33 şahıs ile ulusal düzeyde arama kaydı bulunan 30 şahıs olmak üzere toplam 63 kişi yakalanarak ülkeye getirildi. Açıklamada, yakalamaların sekiz ayrı ülkede icra edildiği kaydedildi. Suçluların yakalanıp iade edildiği ülkeler Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Kırgızistan, Bulgaristan, Moldova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Karadağ olarak sıralandı. En fazla iade Gürcistan'dan sağlandı Söz konusu dönemde gerçekleştirilen iade operasyonlarında Gürcistan başı çekti. Türkiye’ye getirilen kişilerden 49’u Gürcistan’da, 5’i Almanya’da, 3’ü Yunanistan’da ve 2’si Kırgızistan’da güvenlik güçlerince yakalandı. Bulgaristan, Moldova, KKTC ve Karadağ’dan da birer/çeşitli sayılarda aranan şahsın adli iade süreçleri tamamlanarak Türkiye'ye teslimi sağlandı. Emniyet Birimlerinden müşterek operasyon Uluslararası firarilerin takibi ve yakalanması sürecinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı yetkililerinin tam koordinasyonla çalıştığı vurgulandı. Saha operasyonları ve istihbarat paylaşımına Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele başkanlıklarının yanı sıra Siber Suçlarla Mücadele, Asayiş ve Terörle Mücadele (TEM) daire başkanlıkları da aktif destek verdi. İlgili ülkelerin kolluk teşkilatlarıyla kurulan anlık temas ve iş birliği ağı sayesinde şüpheliler yakalandı. İçişleri Bakanlığı, hem kırmızı bültenle aranan 33 kişinin (H.T., C.Y., İ.E., H.A., A.K., S.A., G.Y., A.U., S.B., A.T., O.P., M.Y., A.O.E., S.K., B.D., Y.A., İ.K., O.M., M.T., M.E., Y.I., A.S.P., İ.Y., O.T., Ö.Y., E.S., O.F., Ö.İ., R.R.Ç., Ç.Ö., H.İ.E., E.İ., Ö.O.T.) hem de ulusal düzeyde aranan 30 kişinin baş harflerini kamuoyuna bildirdi. Ulusal seviyede aranan 30 kişinin baş harfleri ise K.E., M.İ., B.D., S.K., A.K., B.A., H.Ç., D.K., A.B., Ö.Ü., M.A., T.Y., İ.Ç., U.Y., H.H.A., K.E., S.U., H.P., Ş.B., F.S., M.K., H.İ.Ö., Y.Y., F.K., K.A., İ.K.D., H.Ö., O.K., U.Ç. ve H.D. olarak açıklandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Başkent Riyad'da sivil havacılık hedefte: Kral Halid Havalimanı'na füze saldırısı Haber

Başkent Riyad'da sivil havacılık hedefte: Kral Halid Havalimanı'na füze saldırısı

Bölgesel gerilimin sert bir şekilde tırmandığı süreçte, Suudi Arabistan'ın idari ve stratejik merkezi Riyad ağır bir saldırıyla sarsıldı. Ülkenin uluslararası bağlantı noktalarının başında gelen Kral Halid Uluslararası Havalimanı yerleşkesine yönelik gerçekleştirilen iki ayrı füze darbesi, küresel ulaşım güvenliğini ve enerji koridorlarındaki riskleri yeniden ön plana taşıdı. Aprondaki yolcu uçağı doğrudan vuruldu Havacılık otoritelerinden edinilen bilgilere göre, havalimanı sahasına yönelik planlı ve ardışık iki eylem gerçekleştirildi. İlk füzenin idari binaları ve lojistik tesisleri hedef alarak maddi tahribata yol açtığı, hemen ardından ateşlenen ikinci mühimmatın ise dehşet verici bir tablo ortaya çıkardığı bildirildi. Sefer hazırlığı yapan veya yolcu tahliyesini tamamlamaya çalışan Suudi Arabistan Havayollarına ait bir yolcu uçağının doğrudan hedef alındığı ve füzenin isabet etmesiyle sahada panik dalgası oluştuğu kaydedildi. Saldırıların ardından bölgeye sevk edilen acil durum ekipleri, pist ve terminal çevrelerinde yapılan ilk incelemelerde üç ülke vatandaşının hayatını kaybettiğini doğruladı. Patlamanın şiddetiyle çevreye saçılan şarapnel parçaları ve yaşanan infial neticesinde, aralarında farklı milletlerden yolcu ve personelin de yer aldığı çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralılar başkentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Güvenlik önlemleri artırıldı Olayın ardından resmi merciler tarafından doğrudan bir örgüt adı zikredilmezken, güvenlik birimleri ve istihbarat raporları okları Yemen'deki İran destekli Husilere çevirdi. Bölgede son haftalarda artış gösteren balistik mühimmat ve insansız hava aracı tehditleri hatırlatılırken, saldırı sebebiyle geçici olarak durdurulan tüm uçuş operasyonlarının ve saha faaliyetlerinin üst düzey güvenlik tedbirleri eşliğinde normale döndürüldüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Reyhanlı saldırısının faili yakalandı: Avrupa'ya kaçarken ele geçirildi Haber

Reyhanlı saldırısının faili yakalandı: Avrupa'ya kaçarken ele geçirildi

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı ve kanlı terör eylemlerinden biri olan Reyhanlı saldırısının firari faillerinden biri daha adalet önüne çıkarıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), yıllardır izi sürülen kritik bir ismi daha başarılı bir operasyonla etkisiz hale getirdi. Deniz yoluyla Avrupa'ya kaçacaktı Türkiye'yi yasa boğan ve 53 masum sivilin yaşamını yitirdiği 2013 yılındaki çifte bombalı saldırının ardından uluslararası düzeyde kırmızı bültenle aranan Suriye uyruklu Ömer el-Hatip'in izine ulaşıldı. Firari teröristin, yasa dışı yollarla ve deniz üzerinden Avrupa'ya kaçma hazırlığında olduğu tespit edildi. Harekete geçen MİT unsurları, düzenledikleri nokta operasyonla el-Hatip'i kaçış planını gerçekleştiremeden kıskıvrak yakaladı. Esad rejimi istihbaratı ile koordinasyonu sağlamıştı Yapılan istihbari çalışmalar, Ömer el-Hatip'in Reyhanlı'daki kanlı saldırının organizasyon şemasındaki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Teröristin, çifte bombalı eylemi gerçekleştiren sahadaki failler ile Beşar Esad rejimine bağlı istihbarat unsurları arasındaki karanlık trafiği yöneten ve koordinasyonu sağlayan ana aktör olduğu belirlendi. Yakalanan fail, adli süreçlerin yürütülmesi amacıyla ilgili makamlara teslim edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail'de 1000 Sinemacıdan "NAZA" Yönetmenlerine destek bildirisi Haber

İsrail'de 1000 Sinemacıdan "NAZA" Yönetmenlerine destek bildirisi

"Sanat ve gazeteciliğin görevi topluma ayna tutmaktır" İsrail’de sinema sektöründen 1000 kişi, İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan ve Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü alarak alkış rekoru kıran "NAZA" belgeselinin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor ile dayanışma içinde olduklarını duyurdu. Liran Atzmor, Nadav Lapid, Orna Ben Dor, Netalie Braun, Rani Blair, Hagai Levi, Shai Carmeli-Pollak ve Shlomi Elkabetz gibi isimlerin öncülük ettiği bildiride, yönetmenlere yönelik yürütülen kampanyanın hayatlarını fiziksel olarak tehdit eden boyutlara ulaştığı vurgulandı. İsraillilere belgeseli ön yargısız izleme çağrısı yapılan açıklamada, "Bizler sinemacılar ve yaratıcılar olarak ifade özgürlüğü ile sanat özgürlüğü için hala mücadele eden herkesi, NAZA adlı filmin yaratıcıları Rachel Szor ve Yuval Abraham’a destek vermeye ve dayanışma göstermeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi. Bildiride ayrıca sanatın ve gazeteciliğin temel görevinin topluma ayna tutmak olduğu hatırlatılarak, filmi izlemeden eleştiren çevreler şiddetle kınandı. Kültür Bakanı'nın vatandaşlık tehdidi tepki çekti Popülist siyasetçilerin ve bazı yazarların yönetmenleri hedef alan tutumunun, Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar’ın Szor ile Abraham'ın vatandaşlıklarının iptal edilmesi yönündeki tehditlerine zemin hazırladığı belirtildi. Adını İsrail ordusunun bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller için kullandığı kısaltmadan alan "NAZA" belgeseli, 3 yıl boyunca Tel Aviv çatılarında gizli yöntemlerle çekilmişti. Yapımda, İsrail ordusunun yapay zeka kullanarak potansiyel hedefleri tespit ettiği ve ailelerin bulunduğu bilinen evlerin bombalandığına ilişkin çarpıcı detaylar yer alıyor. Belgeselde ayrıca doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bağlı gizli istihbarat biriminde çalışan askerlerin ifadelerine de yer veriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yurt dışına kaçmaya çalışan 9 FETÖ üyesi yakalandı Haber

Yurt dışına kaçmaya çalışan 9 FETÖ üyesi yakalandı

"Peter Pan" teknesi durduruldu Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında, haklarında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan kişilerin yurt dışına kaçma girişimleri takibe alındı. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü istihbarat çalışmaları neticesinde, şüphelilerin Datça ilçesi açıklarında yasa dışı yollarla yurt dışına çıkma hazırlığında olduğu belirlendi. Uluslararası sulara yakın bölgede hareket halinde olduğu tespit edilen Rusya bayraklı "Peter Pan" isimli tekne, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin de desteğiyle gerçekleştirilen ortak operasyonla durduruldu. 9 FETÖ mensubu ve tekne kaptanı gözaltına alındı Durdurulan teknede yapılan aramalarda, haklarında terör soruşturması bulunan 9 FETÖ/PDY şüphelisi ile 1 tekne kaptanı ve 2 çocuk yakalandı. Operasyonun ardından muhafaza altına alınan 2 çocuk, işlemlerinin tamamlanmasının ardından aile yakınlarına teslim edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 9 şüpheli hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma", tekne kaptanı hakkında ise "Silahlı terör örgütüne yardım etme" ve "Göçmen kaçakçılığı" suçlarından adli işlem başlatıldı. Toplam 10 şüphelinin, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı'nın şüpheli ölümü Faili Meçhul Dairesi'nde Haber

Eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı'nın şüpheli ölümü Faili Meçhul Dairesi'nde

İstihbarat tarihinin gizemli ölümü yeniden gündemde Türk istihbaratının kritik isimlerinden biri olan ve geçmişte pek çok gizli operasyona imza atan eski MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm dosyası, aradan geçen yılların ardından yeniden raftan indirildi. Odatv davası kapsamında cezaevindeyken hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun şüpheli ölümü, siyaset ve istihbarat kulislerinde uzun süre suikast iddialarıyla tartışılmıştı. Adli makamların attığı bu yeni adımla birlikte soruşturma dosyası, tüm yönleriyle araştırılması amacıyla özel olarak Faili Meçhul dairesine devredildi. İlk soruşturmada 'doğal ölüm' denilmişti Kaşif Kozinoğlu, Odatv davası nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde ani bir şekilde rahatsızlanarak yaşamını yitirmişti. O dönem yapılan ilk soruşturmalarda ölüm sebebinin kalp krizi gibi doğal nedenlerden kaynaklandığı belirtilmiş ve dosya bu kapsamda kapanmıştı. Buna karşın, ailesi ve yakın çevresi, Kozinoğlu’nun mahkemede yapacağı önemli açıklamalar öncesinde kasten susturulduğunu iddia etmişti. Soruşturma sıfırdan başlıyor Yürütülen yeni teknik incelemeler ve elde edilen bulgular doğrultusunda dosyanın seyri tamamen değişti. Faili Meçhul dairesine gönderilen dosya sayesinde adli süreç yeniden başlatılırken, özel savcılık tüm bilgi, belge ve iddiaları baştan sona masaya yatıracak. Süreç boyunca varsa yeni tanık beyanları ve deliller de dosyaya dahil edilecek. Bu yeni ve kapsamlı inceleme ile birlikte, 15 yıl önce cezaevinde yaşanan şüpheli ölümün arkasındaki sır perdesinin aralanması hedefleniyor. Yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir tıbbi ihmal, zehirlenme, dış müdahale veya organize bir suç unsurunun olup olmadığı netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.