SON DAKİKA

#Itirafçı

HABER DEĞER - Itirafçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itirafçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Muhittin Böcek yolsuzluk dosyasında 8,5 saat ifade verdi Haber

Muhittin Böcek yolsuzluk dosyasında 8,5 saat ifade verdi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve rüşvetten kara para aklamaya kadar pek çok ağır suçlamayı barındıran yolsuzluk dosyasında kritik bir eşiğe girildi. 5 Temmuz 2025 tarihinde düğmesine basılan soruşturma kapsamında görevden alınan ve hakkında hapis cezası istemiyle dava açılan Muhittin Böcek, "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak üzere savcılığa başvurdu. Oğlunun itirafı süreci hızlandırdı Soruşturma dosyasındaki 41 sanıktan biri olan Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in, davanın ikinci duruşmasının ardından itirafçı olma kararı alması dengeleri değiştirdi. Oğul Böcek’in savcılık makamına sunduğu beyanların hemen ardından, eski başkan Muhittin Böcek de ek ifade vermek için adli makamlara müracaat etti. Gece yarısı operasyonu: Sabaha kadar ifade 10 Mayıs Pazar günü öğle saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında Antalya Adliyesi’ne getirilen Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek, Başsavcılık binasında saatlerce süren bir sorgu sürecinden geçti. Akşam saat 18.35’te başlayan ifade işlemi, avukatlar huzurunda sabaha karşı 03.00’e kadar kesintisiz devam etti. Yaklaşık 8,5 saat süren bu ek ifadede, savcılık makamının yolsuzluk iddiaları, ihale süreçleri ve mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik ayrıntılı sorular yönelttiği bildirildi. 44 yıla kadar hapsi isteniyor Antalya Büyükşehir Belediyesi'ndeki ihalelere fesat karıştırma, rüşvet ve irtikap gibi suçları kapsayan 702 sayfalık iddianamede, Muhittin Böcek hakkında 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. İtirafçı olma kararı ve verilen 8,5 saatlik ifadenin, davanın seyri ve diğer sanıklar üzerindeki etkisi yargı çevrelerinde merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Garipoğlu soruşturmasında şoför itirafçı oldu, 25 kişilik ünlü listesi savcılıkta Haber

Garipoğlu soruşturmasında şoför itirafçı oldu, 25 kişilik ünlü listesi savcılıkta

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran uyuşturucu soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Soruşturmanın merkezindeki firari iş insanı Kasım Garipoğlu’nun şoförü olduğu belirtilen ve tutuklu bulunan İsmail Ahmet Akçay’ın, cezaevinde karar değiştirerek itirafçı olmak istediği öğrenildi. Cezaevinde karar değiştirdi Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve ardından tutuklanan Akçay’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğu belirtildi. Akçay’ın bu adımı, dosyanın seyrini kökten değiştirebilecek nitelikte değerlendiriliyor. “25 kişilik ünlü listesi var” iddiası Gazeteci Mustafa Kadir Mercan’ın haberine göre, Akçay’ın avukatı Doğukan Toktaş, müvekkilinin savcılıkla iş birliği yapmaya hazır olduğunu doğruladı. Toktaş, Akçay’ın savcılığa sunmak üzere “partilere katıldığı öne sürülen 25 kişilik bir ünlü isim listesi” bulunduğunu ileri sürdü. İddialar savcılığa sunulacak Akçay’ın, söz konusu listede çok sayıda dizi oyuncusu ve kamuoyunda tanınan isimlerin yer aldığını iddia ederek, bu bilgileri savcılıkla paylaşacağını ifade ettiği belirtildi. Listede yer aldığı öne sürülen isimlere ilişkin herhangi bir resmi doğrulama bulunmadığı vurgulandı. Soruşturmada ikinci dalga beklentisi Savcılığın, sunulacağı belirtilen listeyi incelemeye almasıyla birlikte soruşturmanın genişleyebileceği ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceği kulislerde konuşuluyor. Yetkililer, sürecin hukuki çerçevede ve deliller doğrultusunda ilerleyeceğini belirtiyor.

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı Haber

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı

Görüşmenin merkezinde “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı “Kent uzlaşısı” davası kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Ankara’da bir araya geldi. Özer, görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin kapsamlı biçimde ele alındığını, sürecin hızlanması ve hukuki zeminin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Bahçeli’nin, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin mümkünse yılbaşından önce hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Silah yakma eylemi “en anlamlı adım” olarak değerlendirildi Özer’in aktardığına göre Bahçeli, PKK’nın silah yakma eylemini sembolik ve politik açıdan en güçlü adım olarak nitelendirdi. Silahların gömülmesinin geleceğe dönük kuşkular yaratabileceğini, teslim edilmesinin ise yeni gerilimler doğurabileceğini belirten Bahçeli’nin, yakmanın “bir daha silaha dönülmeyeceğinin en net göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdiği ifade edildi. İBB soruşturmaları ve yargıya güven konusu da konuşuldu Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların da gündeme geldiğini söyleyen Özer, davalarda olumlu karar veren hâkimlerin sıkça değiştirilmesinin hukuk devletine olan güveni zedelediğini vurguladığını aktardı. Bahçeli’nin de bu değerlendirmeye katıldığını belirten Özer, yargı süreçlerinin öngörülebilir ve şeffaf olması gerektiği konusunda ortak bir hassasiyet oluştuğunu dile getirdi. Gizli tanık ve itirafçı uygulamalarına mesafe vurgusu yapıldı Özer, Bahçeli’nin gizli tanık ve itirafçı beyanları üzerinden yürütülen yargılamalara temkinli yaklaştığını da aktardı. Bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu olabileceği, MHP kurmayları tarafından da daha önce dile getirilen bir eleştiri olarak görüşmede yeniden ifade edildi. Demirtaş için dikkat çeken çıkış: “Türkiye’nin yararına olur” Görüşmenin en çarpıcı başlığının Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Özer, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladığını söyledi. Özer’in aktardığına göre Bahçeli, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının Türkiye toplumunun yararına olacağını ve barış sürecine katkı sunacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Kürt meselesi ve toplumsal barış vurgusu öne çıktı Özer, Bahçeli’nin kendisinin ve Ahmet Türk’ün geçmişte Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalarını bildiğini ve bu katkıların önemine dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Görüşmenin genel çerçevesinin, çatışmasızlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye toplumunda kalıcı barışın tesisi üzerine kurulduğu ifade edildi.

İBB’nin 1,5 milyarlık ihalesi itirafçı aileye Haber

İBB’nin 1,5 milyarlık ihalesi itirafçı aileye

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen operasyonların beşinci dalgasında tutuklanan Ahmet ve İsmail Sarı kardeşler, “etkin pişmanlıktan” yararlanarak tahliye edildikten kısa süre sonra belediyenin 1 milyar 488 milyon liralık araç kiralama ihalesini tek başlarına aldı. Rüşvet itirafı 27 Mayıs 2025’te savcılığa başvurarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen Sarı kardeşler, verdikleri ifadede belediye bürokratlarına milyonlarca lira rüşvet verdiklerini anlattı: “Genel sekreterin yan tarafındaki odada Fatih Keleş ile Ertan Yıldız’ın olduğu bir ortamda bu iki şahıs bana, para vermeden alacaklarımı tahsil edemeyeceğimi söylediler. Bana, ‘Burada bir sistem işliyor. Bu paraların bu sistem için gerekli olduğunu’ söylediler. Her ne kadar başta kabul etmeyip dirensek de ticari sıkıntılar ve aldığımız işlerin parasını alamamamız nedeniyle istedikleri detaylarını ve paraları dönem içinde Ertan Yıldız’a 9 sefer, Fatih Keleş’e ise 17 kez elden para götürdüm. 3 milyarlık alacağım için 232 milyon rüşvet verdim.” Bu ifadelerin ardından Sarı kardeşler 10 Haziran 2025’te tahliye edildi. Tahliyeden bir ay sonra teklif verdiler Yerel basın, tahliyeden yalnızca 16 gün sonra, 26 Haziran 2025’te yapılan İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Makine İkmal Şube Müdürlüğü ihalesine Sarı kardeşlerin şirketi Sarılar İnşaat ve Elektronik Ticaret A.Ş.’nin tek başına girdiğini ortaya çıkardı. 28 Temmuz’da imzalanan sözleşmeyle, çeşitli iş makinelerinin kiralanmasını kapsayan ihale Sarılar A.Ş.’ye verildi. İhalenin toplam bedeli 1 milyar 488 milyon 869 bin lira olarak açıklandı. Operasyonlarda son durum Mart ayından bu yana İBB’ye yönelik 10 ayrı operasyon düzenlendi. 320’den fazla kişi gözaltına alındı. Aralarında 12 belediye başkanının da bulunduğu 139 kişi tutuklandı. 74 kişi, etkin pişmanlıktan faydalanmak üzere savcılığa başvurdu. Bu kişilerden 42’si tutukluydu, 39’u tahliye edildi.

CHP’li başkanları suçlayan Aziz İhsan Aktaş’ın şoke eden geçmişi! Haber

CHP’li başkanları suçlayan Aziz İhsan Aktaş’ın şoke eden geçmişi!

CHP'li belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarda etkin pişmanlıktan yararlanarak itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş ile ilgili sarsıcı detaylar gün yüzüne çıktı. “Organize suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla tutuklandıktan sonra itirafçı olan Aktaş'ın, 1994 yılında reşit olmayan bir kız çocuğuna cinsel saldırı suçlamasıyla yargılandığı ortaya çıktı. 5 yıl süren yargılama sürecinin sonunda şikayetin geri çekilmesiyle beraat eden Aktaş'ın bu kirli geçmişi, kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. 15 yaşındaki mağdurun şikayeti ve beraat kararı Sözcü gazetesinin haberine göre, 1994 yılında Diyarbakır'dan Osmaniye'ye göç eden Aktaş, burada 15 yaşındaki bir kıza tecavüz etmekle suçlanarak gözaltına alındı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı, "Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoymak, ırza geçmek, kızlık bozmak, bıçak ve silah göstererek korkutmak" suçlamalarıyla dava açtı. Aktaş, savunmasında kızın yaşının küçük olduğunu bilmediğini ve ilişkinin rızaya dayalı olduğunu iddia etti. 5 yıl süren mahkeme sürecinde, mağdur ve ailesinin şikayetini geri çekmesiyle, 7 Aralık 1999 tarihinde kanun gereği Aktaş hakkında beraat kararı verildi. Sevgilisi için skandal bir nüfus planı Aziz İhsan Aktaş’ın geçmişindeki tek skandal bu değil. Evli ve 5 çocuk babası olan Aktaş'ın, kendisinden 25 yaş küçük sevgilisi Gökçe G.'yi hamile bıraktığı da ortaya çıktı. Ailesinden bu ilişkiyi gizlemek için inanılmaz bir plan yapan Aktaş, sevgilisi adına kurduğu bir şirketle Beşiktaş Belediyesi'nden 14 milyon liralık ihale aldı. Daha sonra sevgilisini, şirket çalışanı Şaban Ü. ile evlendirdi. Ancak bu plan burada bitmedi: Aktaş, Şaban Ü.'nün adını "Aziz İhsan Aktaş" olarak değiştirmesini sağladı. Bu sayede doğacak bebeğin nüfusunda babasının kendi adını taşıyan bir kişi olarak görünmesini sağladı. Soruşturma kapsamında susma hakkını kullandı Emniyetin organize suç örgütü soruşturması kapsamında KOM savcıları tarafından sorgulanan Aktaş'a bu skandal kurgu da soruldu. Ancak Aktaş, bu durumun ailevi bir mesele olduğunu öne sürerek, soruşturmayla ilgisi olmadığını savundu ve bu konuda susma hakkını kullandı. Kamuoyunun gözü önünde itiraflar yapan bir ismin, kendi özel hayatıyla ilgili bu karanlık olaylar karşısında sessiz kalması dikkat çekti. Güvenilirlik tartışmaları yeniden gündemde Aziz İhsan Aktaş'ın geçmişinde yer alan bu şoke edici tecavüz davası ve skandal nüfus planı, kamuoyunda onun güvenilirliğini ciddi şekilde sorgulatmaya başladı. Kendi çıkarı için belediye başkanlarını suçlayarak etkin pişmanlıktan yararlanan bir ismin, bu tür ahlaki ve hukuki sorunlarla dolu bir geçmişe sahip olması, itiraflarının ne kadar güvenilir olduğu konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Bu gelişmeler, siyasi ve hukuki süreçlerin yanı sıra, ahlaki değerlerin de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: Cumhuriyet

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.