SON DAKİKA

#Itiraz

HABER DEĞER - Itiraz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Itiraz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozinoğlu soruşturmasında tutuklu Gazeteci: "Çekmediğim bir görüntüden sorumlu tutuldum" Haber

Kozinoğlu soruşturmasında tutuklu Gazeteci: "Çekmediğim bir görüntüden sorumlu tutuldum"

"Haksız ve hukuksuz bir muameleye maruz kaldım" Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesine yönelik yeniden başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday, cezaevinden kamuoyuna seslendi. Yaşadığı sürece tepki gösteren Günday, özgürlüğünün haksız yere kısıtlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Herkese selam, Sizlere cezaevini şirin gösterecek cümleler kurmayacağım. 13 gün önce özgürlüğüm elimden alındı. Haksız, hukuksuz hatta anlam veremediğim düşmanca muameleye maruz kaldım. Çekmediğim bir görüntüden sorumlu tutuldum. Üstelik o tarihte 'çekenler' için bile 'suç' değilken." "İkinci kez tutuklandım, asla geri adım atmam" Avukatlarının ilk tutuklama kararına yaptığı itiraz değerlendirme aşamasındayken hakkında bu kez "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" iddiasıyla ikinci bir tutuklama kararı çıkarıldığını hatırlatan Günday, yaşanan hukuki sürece tepki gösterdi. Meslek hayatı boyunca ilkelerden ödün vermediğini vurgulayan Günday, savunmasında şunları kaydetti: "Hukukun h'sinin olmadığı, zaman aşımına uğrayan isnatlardan tahliyem kaçınılmazdı. Ancak yine düşmanca bir tavır takınıldı. İtiraz dilekçemizin verilmesinden 'birkaç saat sonra' bu kez suç örgütü kurmaktan 2. kez tutuklandım. Beni tanıyan bilir, haklıysam hakkımı sonuna kadar arar, asla geri adım atmam. Hem şahsım hem de mesleğimin namusu adına yaparım bunu. Ve haklıyım! Ben gazeteciyim, ne bir suçun faili ne de suç örgütü yöneticisiyim." Açıklamasının devamında meslektaşlarının ve ailesinin desteğiyle bu süreci geride bırakacağına olan inancını dile getiren Günday, 2011 yılında Kaşif Kozinoğlu'nun avukatına mikrofon uzatırken dönemin kudretli savcılarından korkmadığı gibi bugün de korkmadığını ifade ederek, Hayatım boyunca meslek ilkelerine halel getirmemek için çaba sarfettim. İmza attığım tüm haberlerin arkasındayım. Biliyorum bugünler de biter, geçer gider. Neler geçmedi ki... Arkamda dağ gibi eşim, omuz omuza yürüdüğüm gazeteci büyüklerim ve dostlarım var. Bu hukuksuz uygulamalar elbet bir gün son bulacak. Hakkım bana namuslu, dürüst hukuk adamları tarafından iade edilecek. O güne kadar kalbimin sizlerle attığını bilin. Çünkü her gün sizin desteğinizi hissediyor ve bundan güç buluyorum. Ve yine bilin ki korkmuyorum. 2011 senesinde Kaşif Kozinoğlu’nun avukatına mikrofon uzatırken, dönemin kudretli savcılarından korkmadığım gibi... Haklı olan neden korksun ki? Ben tarihte hep haklı olarak anılmak için kalem tuttum, bunu cezaevinde de sürdürüyorum. diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Saadet Partisi’nde “Çerçeve Yasa” Çatlağı: “Koşulsuz İtaate Karşıyım!” Haber

Saadet Partisi’nde “Çerçeve Yasa” Çatlağı: “Koşulsuz İtaate Karşıyım!”

Saadet Partisi içerisinde “çerçeve yasa” tartışması yeni bir boyut kazandı. Parti tarafından paylaşılan açıklamada, Genel Merkez yönetiminin söz konusu yasaya yönelik “evet” yönündeki tutumuna açıkça itiraz edildi. Yapılan açıklamada, parti yönetiminin kararına karşı çıkmanın bir “vebal” değil, “sorumluluk” olduğu vurgulanarak, “Dine aykırı olduğu kadar, akla ve vicdana da aykırı gördüğüm kararlara itiraz etmek bir sorumluluktur” ifadelerine yer verildi. Açıklamada Genel Başkan ve Genel Merkez yönetimi de doğrudan hedef alınarak, kararın demokratik hak çerçevesinde protesto edildiği ve yeniden değerlendirilmesinin talep edildiği belirtildi. Mesajın en dikkat çekici bölümü ise “Koşulsuz itaat karşıyım!” ifadesi oldu. Açıklamada ayrıca şu vurgu yapıldı: “İtiraz etmek düşmanlık değil, inandığı değerlere sadakattir.” Bu çıkış, Saadet Partisi içerisinde parti disiplini ile vicdani/siyasi itiraz hakkı arasındaki tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı. “İtaat Değil, İtiraz!” ve Teşkilatlardan Yükselen Tepkiler Açıklamanın temel mesajı ise oldukça net: Partiye bağlılık, alınan her karara koşulsuz biçimde destek vermek anlamına gelmez. Karara itiraz eden isim, kendi ifadeleriyle bunu bir “düşmanlık” değil, inandığı değerlere sadakat olarak tanımlıyor. Ancak genel merkezin "evet" kararı, teşkilatlarda ve parti tabanında çok sert tepkilerle karşılandı; sosyal medyada ve parti içinde istifa dalgaları ile açık bildiriler arka arkaya geldi. Bu tepkilerin en net adreslerinden biri Trabzon oldu. Saadet Partisi Trabzon İl Başkanlığı ve 18 ilçe başkanlığının imzasını taşıyan ortak açıklamada, çerçeve yasa teklifinin toplumsal barışı sağlamaktan ziyade derin kırılmalara zemin hazırlayacağı belirtilerek, "Milletimize rağmen karar verilmesini tasvip etmiyoruz. Bu nedenle bu çerçeve yasayı desteklemediğimizi ilan ediyoruz" denildi. Benzer şekilde Saadet Partisi Akçaabat İlçe Başkanı Onur Varlık da yayımladığı duyuruda, terör meselesinin siyaset üstü olduğunu vurgulayarak, partinin "evet" kararını kabul etmediğini ve kınadığını açıkladı. Çorum'dan Dikkat Çeken İstifa Teşkilatlardan gelen bu tepkiler istifaları da beraberinde getirdi. Çorum’da Saadet Partisi çatısı altında çeşitli görevlerde bulunan sevilen esnaf Murat Kırçı, Genel Başkan Mahmut Arıkan’ın çerçeve düzenlemeye destek vereceklerini açıklamasının ardından yaşadığı siyasi ve vicdani ayrışma nedeniyle partisindeki tüm görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Kırçı açıklamasında, "Ancak bugün gelinen noktada, TBMM’de görüşülmekte olan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında hazırlanan çerçeve düzenlemeye ilişkin Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan’ın, söz konusu düzenlemeye destek vereceklerini açıklaması, benim açımdan ciddi bir siyasi ve vicdani ayrışma meydana getirmiştir" ifadelerini kullandı. Kararının herhangi bir şahsi husumet içermediğini belirten Kırçı, şu sözlerle veda etti: “Farklı düşündüğümüz için birbirimize düşman olmak zorunda değiliz. Benim için siyasi mücadele hiçbir zaman şahsi düşmanlık anlamına gelmemiştir. Siyasi görevlerimden ayrılıyorum; ancak ülkeme, milletime ve vatanıma olan bağlılığım ve hizmet etme sorumluluğumdan asla vazgeçmiyorum.” Sosyal medyada ve parti tabanında artan tepkiler, üyelik istifaları ve teşkilatların ortak itirazları sürerken, bu açıklamanın ardından gözler Saadet Partisi Genel Merkezi'nin söz konusu itiraza nasıl yanıt vereceğine çevrildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi Haber

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi

YouTube'da yayımlanan gösteri gerekçe gösterildi Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve 13 milyondan fazla izlenen "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Göktaş'ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüleri ile tutukluluğunun ardından Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmesi kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Avukatların itiraz etti Göktaş'ın avukatları tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulunmuştu. İtiraz dilekçesinde, Göktaş'ın soruşturmayı öğrenmesinin ardından yurt dışındaki programını yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğü ve bu nedenle kaçma şüphesinin bulunmadığı savunulmuştu. Avukatlar, tutuklama kararındaki gerekçelerin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda karşılığının olmadığını ve sosyal medyadaki tepkilerin hukuki bir gerekçe oluşturamayacağını ifade etmişti. Dilekçede soruşturmanın başlangıçta TCK'nın 216/3. maddesi kapsamında yürütüldüğü, daha sonra suç vasfının halkı kin ve düşmanlığa tahrik maddesine dönüştürüldüğü ileri sürülmüştü. Müdafiler, gösterideki ifadelerin mizah ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Mahkemenin kısa ret açıklaması Avukatların ayrıntılı itiraz dilekçesine rağmen mahkeme talebi kısa gerekçeyle reddetti. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararında, "kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu" gerekçeleriyle itirazın reddine hükmedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

1.5 milyarlık boşanma krizi: Sarıgül ailesinde dava savaşları başladı Haber

1.5 milyarlık boşanma krizi: Sarıgül ailesinde dava savaşları başladı

Boşanma süreci anlaşmadan davaya evrildi İki çocuk sahibi Ömer Sarıgül ile Revna Sarıgül, yaklaşık altı yıl süren evliliklerini sonlandırma kararı aldı. Taraflar, çocukların durumu gözetilerek anlaşmalı boşanma yolunu denese de yürütülen protokol görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Üç hafta süren müzakerelerin ardından Revna Sarıgül, anlaşmadan vazgeçerek çekişmeli boşanma davası açtı. Mahkemeye taşınan süreçte uzaklaştırma talebi de gündeme geldi Revna Sarıgül, avukatı aracılığıyla Gaziosmanpaşa Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açarken, kendisi ve çocukları için Ömer Sarıgül hakkında uzaklaştırma talep etti. Mahkeme tarafından verilen uzaklaştırma kararı, yapılan itiraz üzerine daha sonra kaldırıldı. Bu gelişme, davanın seyrine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Aylık nafaka talebi milyonları buldu Dava dilekçesinde yer alan taleplere göre Revna Sarıgül, kendisi için aylık 1,5 milyon TL, iki çocuğu için ise toplam 1 milyon 650 bin TL nafaka istedi. Böylece talep edilen aylık nafaka tutarı 3 milyon 150 bin TL’ye ulaştı. Bu rakam, boşanma davalarında nadir görülen seviyeler arasında yer aldı. 1.5 milyar TL’lik tazminat talebi dikkat çekti Revna Sarıgül’ün mahkemeden talep ettiği tazminat miktarı ise kamuoyunda en çok konuşulan başlık oldu. Dava dosyasında 750 milyon TL maddi, 750 milyon TL manevi olmak üzere toplam 1.5 milyar TL tazminat istendiği belirtildi. Bu talep, davayı Türkiye gündeminin üst sıralarına taşıdı. Karşı dava hazırlığı gündemde Ömer Sarıgül’ün de avukatı aracılığıyla karşı boşanma davası açmaya hazırlandığı öğrenildi. Tarafların karşılıklı hamleleriyle sürecin daha da sertleşmesi beklenirken, davanın nasıl sonuçlanacağı hem hukuk çevreleri hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Sarıgül ailesinde yaşanan bu yüksek profilli boşanma davası, yalnızca tarafların değil, Türkiye toplumunun da gündeminde yerini almış durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.