SON DAKİKA

#Japonya

HABER DEĞER - Japonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Japonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel gerilim büyüyor: Kuzey Kore’den 10 balistik füze! Haber

Küresel gerilim büyüyor: Kuzey Kore’den 10 balistik füze!

Savaşın gölgesinde yeni bir kriz ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve Orta Doğu’da tansiyonu hızla yükselten savaş 15. gününe girerken, Asya-Pasifik’ten gelen bir gelişme dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Kuzey Kore’nin Japon Denizi yönüne yaklaşık 10 balistik füze fırlattığı bildirildi. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı (JCS) tarafından duyurulan gelişme, bölgede yeni bir güvenlik krizi ihtimalini gündeme getirdi. Füzeler Sunan’dan ateşlendi Güney Kore ordusunun açıklamasına göre füzeler Pyongyang yakınlarındaki Sunan bölgesinden yerel saatle 13.20 civarında fırlatıldı. JCS, balistik füze denemesine ilişkin bilgilerin ABD ve Japonya ile paylaşıldığını ve ordunun teyakkuz halinde olduğunu açıkladı. Bölgedeki askeri hareketliliğin yakından takip edildiği ifade edildi. Japonya hükümeti alarma geçti Kuzey Kore’nin füze fırlattığını doğrulayan Japonya hükümeti, ilk belirlemelere göre füzelerin Japonya’nın münhasır ekonomik bölgesinin dışına düştüğünü duyurdu. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi, şu ana kadar uçaklar veya gemilerde herhangi bir hasar tespit edilmediğini açıkladı. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ise hükümete kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve olası gelişmelere karşı hazırlıklı olunması talimatı verdi. Tatbikat gerilimi tırmandırdı Kuzey Kore’nin bu yılki üçüncü balistik füze denemesi, ABD ve Güney Kore’nin başlattığı “Freedom Shield” askeri tatbikatının hemen ardından geldi. Pyongyang yönetimi söz konusu tatbikatı “provokasyon” olarak nitelendirirken, füze denemesi Washington–Seul ittifakına yönelik bir güç gösterisi olarak yorumlanıyor. Kim Yo Jong’dan sert uyarı Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo Jong daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve Güney Kore’nin askeri faaliyetlerine sert tepki göstermişti. Kim, “Devletimizin egemenlik alanına yakın bölgelerde yapılan güç gösterileri hayal edilemeyecek kadar korkunç sonuçlara yol açabilir” ifadelerini kullanarak Washington ve Seul yönetimlerini uyarmıştı. Bölgede artan askeri hareketlilik, Orta Doğu’da devam eden savaşın küresel güvenlik dengelerini daha geniş bir coğrafyada etkileyebileceği yönündeki endişeleri de güçlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Japonya’dan savunma politikasında kritik adım Haber

Japonya’dan savunma politikasında kritik adım

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) Güvenlik Araştırma Komisyonu, savunma ekipmanı transferlerini kısıtlayan düzenlemelerin gevşetilmesine yönelik önerisini tamamladı. Plan, ölümcül silah ihracatına daha esnek bir çerçeve getirmeyi hedeflerken, kararın hükümetin güvenlik mekanizmaları tarafından değerlendirilmesi bekleniyor. Ölümcül ve ölümcül olmayan ayrımı getiriliyor Hazırlanan öneri, Japonya’nın askeri ihracatını belirli kategorilerle sınırlayan mevcut sistemin kaldırılmasını öngörüyor. Bunun yerine savunma ekipmanının “ölümcül” ve “ölümcül olmayan” olarak iki ayrı gruba ayrılması planlanıyor. Böylece ihracat süreçlerinin daha esnek hale getirilmesi amaçlanıyor. Karar Ulusal Güvenlik Konseyi’nde alınacak Öneriye göre ölümcül silah transferleri, Başbakan ve ilgili bakanların yer aldığı Ulusal Güvenlik Konseyi’nin onayına tabi olacak. Transferlerin yalnızca Japonya ile savunma ekipmanı ve teknoloji işbirliği anlaşması bulunan ülkelerle sınırlı tutulması öngörülüyor. Çatışma bölgeleri için istisna kapısı açık bırakıldı Taslakta, çatışma yaşanan ülkelere silah transferinin prensipte yasak olacağı vurgulansa da ulusal güvenliği doğrudan etkileyen özel durumlarda istisnai izin verilebileceği ifade edildi. Bu yaklaşım, Tokyo yönetiminin güvenlik politikalarında daha aktif bir rol arayışının işareti olarak değerlendiriliyor. Savunma stratejisinde “büyük değişim” yorumu Uzun yıllardır silah ihracatında katı sınırlamalar uygulayan Japonya’nın bu adımı, ülkenin savunma stratejisinde önemli bir dönüşüm olarak yorumlanıyor. Önerinin mart ayında hükümete sunulması ve bahar aylarında yürürlüğe girmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Milano-Cortina’da tablo netleşiyor: Norveç 37 madalyayla zirvede Haber

Milano-Cortina’da tablo netleşiyor: Norveç 37 madalyayla zirvede

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyat Oyunları’nda 20 Şubat itibarıyla 14’üncü gün geride kalırken madalya tablosunda zirvedeki ülke değişmedi. Norveç, günü üç madalyayla kapatarak toplamda 37 madalyaya ulaştı ve liderliğini korudu. Norveç farkı açıyor İskandinav ülkesi Norveç, organizasyonda 17 altın, 10 gümüş ve 10 bronz madalya elde ederek toplamda 37 madalyaya ulaştı. Özellikle kayak ve kış sporlarının farklı branşlarında elde edilen istikrarlı sonuçlar Norveç’i tablonun zirvesinde tuttu. ABD ve ev sahibi İtalya takipte Madalya sıralamasında ikinci sırada 10 altın, 12 gümüş ve 7 bronzla ABD yer aldı. Ev sahibi İtalya ise 9 altın, 5 gümüş ve 13 bronz olmak üzere toplam 27 madalyayla üçüncü sırada bulunuyor. İlk üç ülke arasındaki farkın özellikle altın madalya sayısıyla şekillendiği görülüyor. İlk 10’da Avrupa ağırlığı dikkat çekiyor Oyunların 14’üncü günü sonunda ilk 10’da Hollanda, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Avusturya ve Japonya yer aldı. Avrupa ülkelerinin kış sporlarındaki geleneksel gücü madalya tablosuna da yansıdı. Rekabet son günlere taşınıyor Organizasyonun son günlerine yaklaşılırken madalya sıralamasında özellikle ikinci ve üçüncü basamak için rekabetin sürmesi bekleniyor. Altın madalya sayısındaki küçük farklar, kalan yarışların tabloyu değiştirme ihtimalini canlı tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti Haber

Dünyanın enerji kapısı kapanır mı? İran’dan Hürmüz çıkışı piyasaları tedirgin etti

ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İranlı yetkililerin savaş halinde Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönündeki uyarıları, enerji piyasalarında endişeyi büyüttü. Küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu dar su yolunda yaşanabilecek bir aksamanın fiyatları hızla yukarı çekebileceği belirtiliyor. Hürmüz neden kritik bir boğaz Umman ile İran arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en önemli petrol “dar geçitlerinden” biri olarak kabul ediliyor. Günlük yaklaşık 17,8 ila 20,8 milyon varil petrol ve yakıtın bu hat üzerinden taşındığı, bunun da küresel enerji güvenliği açısından hayati olduğu ifade ediliyor. Kapanma ihtimali petrol fiyatlarını sıçratabilir Analizlere göre geçişin durması ya da yavaşlaması, enerji fiyatlarını hızla artırabilir ve küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açabilir. Uzmanlar, böylesi bir senaryoda petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Asya ekonomileri en ağır darbeyi alabilir Boğazdan taşınan petrolün büyük bölümü Asya pazarlarına gidiyor ve özellikle Çin, Hindistan, Japonya ile Güney Kore en büyük ithalatçılar arasında yer alıyor. Bu nedenle su yolundaki bir kesintinin ekonomik güvenliği doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. İran tamamen kapatabilir mi tartışması sürüyor Uzmanlara göre İran ticari gemi trafiğini en azından geçici olarak aksatabilecek askeri kapasiteye sahip olsa da ABD donanmasının varlığı nedeniyle uzun süreli ve tam bir ablukanın sürdürülmesi zor görülüyor. Bununla birlikte mayınlar, füzeler ve deniz araçlarıyla geçişleri bozabilecek araçlara sahip olduğu belirtiliyor. Gerilim piyasaları anında etkiliyor ABD’nin ticari gemilere İran karasularından uzak durmaları yönünde uyarı yapmasının ardından petrol fiyatlarının kısa süreli yükselmesi, piyasanın bölgedeki risklere ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Diplomasi sürerken risk masadan kalkmış değil ABD ile İran arasında dolaylı görüşmeler devam etse de tankerlerin alıkonulduğu olaylar ve sert açıklamalar, deniz ticaretinin güvenliğine dair kaygıları artırıyor. Washington yönetimi diplomasiye bağlı kalacağını belirtirken bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu vurgulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Japonya’da kar felaketi: En az 45 kişi hayatını kaybetti Haber

Japonya’da kar felaketi: En az 45 kişi hayatını kaybetti

Japonya’da 20 Ocak’tan bu yana etkili olan yoğun kar yağışı can kayıplarına yol açtı. İtfaiye ve Afet Yönetim Ajansı verilerine göre en az 45 kişi yaşamını yitirirken, 500’den fazla kişi karla bağlantılı kazalar ve olaylar sonucu yaralandı. Ülke, hafta sonu beklenen yeni kar dalgası öncesinde teyakkuzda. En ağır bilanço Niigata’da En fazla can kaybı, 17 ölüm ve 170’i aşkın yaralanmanın kaydedildiği Niigata Eyaleti’nin kuzeybatısında yaşandı. Bölgedeki yoğun kar, günlük yaşamı ciddi şekilde aksatırken ekipler arama-kurtarma ve yol açma çalışmalarını sürdürüyor. Araçlar yollarda mahsur kaldı Aomori kenti ile Wakkanai’de de kar yağışı etkisini artırdı. Çok sayıda aracın kara saplanarak yollarda mahsur kaldığı bildirildi. Yetkililer, sürücülere zorunlu olmadıkça yola çıkmamaları çağrısı yaptı. Meteoroloji’den çığ ve ulaşım uyarısı Japonya Meteoroloji Ajansı, ülkenin batı ve kuzey kıyı kesimlerinde yeni ve yoğun kar yağışlarının beklendiğini duyurdu. Ajans, özellikle kuzeyden batıya uzanan kar kuşağında çığ riskine dikkat çekerek yurttaşları ulaşım aksaklıklarına karşı hazırlıklı olmaya çağırdı. Seçim öncesi alarm durumu Şiddetli hava koşullarına yönelik uyarıların, pazar günü yapılması planlanan genel seçimler öncesine denk gelmesi dikkat çekti. Yetkililer, hem güvenliğin sağlanması hem de seçim hazırlıklarının aksamaması için önlemlerin artırıldığını belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sessiz yaşam alarm veriyor: Fuji’de sakura festivali turist krizi nedeniyle iptal Haber

Sessiz yaşam alarm veriyor: Fuji’de sakura festivali turist krizi nedeniyle iptal

Japonya’nın Fujiyoshida kentinde yaklaşık on yıldır Arakurayama Sengen Parkı’nda düzenlenen sakura festivali, aşırı turizm ve kötü ziyaretçi davranışları nedeniyle bu yıl yapılmayacak. Yerel yönetim, trafik sıkışıklığı, çöp sorunu ve özel mülklere izinsiz girilmesi gibi olayların bölge sakinlerinin günlük hayatını ciddi biçimde etkilediğini açıkladı. Turist akını yaşamı zorlaştırdı Her yıl yaklaşık 200 bin ziyaretçiyi ağırlayan festival, zayıf yenin etkisiyle bu yıl rekor kalabalık beklerken iptal edildi. Sosyal medyada viral hale gelen Fuji manzarası, özellikle Chureito Pagodası önünden çekilen fotoğraflar nedeniyle bölgeyi turistlerin odağı haline getirdi. Yetkililerden sert uyarı: “Yaşam biçimimiz tehdit altında” Fujiyoshida Belediye Başkanı Shigeru Horiuchi, Fuji Dağı’nın yalnızca bir turistik nokta değil, kentin yaşam kültürünün parçası olduğunu vurguladı. Horiuchi, “Güzel manzaranın ardında sakinlerin huzuru ve onuru tehdit ediliyor” diyerek artan sorunların kriz boyutuna ulaştığını ifade etti. Kuralsız davranışlar tepki çekti Yetkililer; izinsiz mülklere girme, tuvalet ihtiyacı için evlere girme, özel bahçelerin kirletilmesi ve kalabalıkların okul çocuklarını kaldırımdan itmesi gibi olayların güvenlik endişelerini artırdığını bildirdi. Bu gelişmeler festivalin iptalinde belirleyici oldu. Kalabalık yine bekleniyor Festival yapılmayacak olsa da sakura sezonunda turist akınının sürmesi bekleniyor. Kent yönetimi güvenlik görevlileri görevlendirme, seyyar tuvaletler kurma ve ziyaretçileri toplu taşımaya yönlendirme gibi önlemler aldı. Seyir terasında bekleme sürelerinin üç saate kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. Aşırı turizme karşı yeni önlemler Fuji Dağı uzun süredir “overtourism” baskısıyla mücadele ediyor. Geçen yıl dağ tırmanışlarına yaklaşık 4 bin yen giriş ücreti getirilmiş, en popüler rotalarda günlük ziyaretçi sayısı 4 bin kişiyle sınırlandırılmıştı. Yakın bir kasabada ise turist kalabalığını azaltmak için Fuji manzarasının önüne dev bir bariyer bile kurulmuştu. Turizm ile yerel yaşam arasındaki denge tartışması büyüyor Uzmanlara göre Fuji’de alınan bu karar, dünya genelinde giderek artan “aşırı turizm” sorununa dikkat çekiyor. Ekonomik getiriler ile yerel halkın yaşam kalitesini koruma ihtiyacı arasındaki denge, birçok turistik destinasyon için kritik bir sınav haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

53 yıllık fast food zinciri kapanıyor: Lotteria Japonya’daki 106 şubesine veda ediyor Haber

53 yıllık fast food zinciri kapanıyor: Lotteria Japonya’daki 106 şubesine veda ediyor

Japonya’da hamburger denince akla gelen köklü markalardan Lotteria, uzun süredir devam eden küçülmenin ardından ülkedeki tüm faaliyetlerini sonlandırıyor. 53 yıllık zincir, 31 Mart’a kadar Japonya’daki kalan 106 şubesini kapatarak sahneden çekilecek. Karides burger ile fark yarattı Lotteria’nın ilk şubesi 1972’de atıştırmalık üreticisi Lotte tarafından açıldı. “Lotte” ve “cafeteria” kelimelerinin birleşiminden doğan marka, özellikle karides burger gibi Japon damak tadına uyarlanmış ürünleriyle dikkat çekti ve hızla yayıldı. En parlak dönem 2009’du Zincir, Japonya’daki zirvesini 2009’da gördü ve ülke genelinde 524 şubeye ulaştı. Ancak sonraki yıllarda rekabetin artması ve tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle şube sayısı düzenli biçimde azaldı. 524’ten 106’ya geriledi Son yıllardaki düşüş yalnızca kapanmalardan kaynaklanmadı. 2023’ten itibaren birçok Lotteria restoranı, “Zetteria” adıyla yeniden markalandırıldı. Böylece Lotteria’nın önemli bir kısmı fiilen dönüşüm sürecine girdi. Zetteria dönemi başlıyor Lotteria’daki kontrol hissesi, Sukiya gibi markaları da bünyesinde barındıran Zensho tarafından satın alındı. Zetteria, Lotteria’dan bazı ürün adlarını korurken menü, sunum ve konseptte değişikliklere gidiyor. Lotteria markası tamamen kalkıyor Son kararla birlikte Zensho’nun, mali yıl bitmeden kalan tüm Lotteria şubelerini Zetteria’ya dönüştürerek Lotteria markasını Japonya’dan tamamen kaldırması bekleniyor. Sektör yorumlarına göre bu adım, iki markanın aynı anda varlığının yarattığı kafa karışıklığını da sona erdirecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyadan 9 anlamlı yılbaşı ritüeli Haber

Dünyadan 9 anlamlı yılbaşı ritüeli

Her yıl aynı geri sayım, aynı şarkılar, aynı kutlama ritüelleri… Yeni yıla girerken farklı kültürlerin yüzyıllardır yaşattığı anlamlı geleneklere göz atmaya ne dersiniz? Geçtiğimiz yılların yükünü, mücadelelerini ve dönüşümlerini geride bırakırken; dünyada yeni yılı karşılamanın daha sade, daha sembolik ve daha bilinçli yolları var. İşte dünyanın dört bir yanından, umut, bereket ve yenilenme teması etrafında şekillenen dokuz yılbaşı geleneği. İspanya | Şansın on iki üzümü İspanya’da yeni yıl, her biri bir ayı temsil eden 12 üzümle karşılanır. Gece yarısı saat kulesi her çaldığında bir üzüm yenir. Rivayete göre bu on iki üzümü zamanında bitirebilenler, yıl boyunca şansı yanlarında taşır. Geleneğin kökeni 19. yüzyıl Madrid’ine uzanır ve bugün ülke genelinde cava şişeleri eşliğinde coşkuyla sürdürülür. Rusya | Yılbaşı hediyeleri Rusya’da yılbaşı, Noel’in yerini alan en büyük aile bayramıdır. Çocuklar hediyelerini Ded Moroz’tan alır; ona torunu Sneguroçka eşlik eder. Sovyet döneminde şekillenen bu gelenek, bugün hâlâ yeni yılı umutla karşılamanın sembollerinden biri. Japonya | Toshikoshi soba Japonya’da yılın son gecesi, aile sofralarında uzun ömür ve dayanıklılığı simgeleyen toshikoshi soba yenir. Karabuğdaydan yapılan bu noodle, hem geçmiş yılın zorluklarını geride bırakmayı hem de yeni yıla güçle adım atmayı temsil eder. İrlanda | Kötü ruhları uzaklaştırmak İrlanda’da yılbaşı gecesi evlerde ekmekler kapılara ve duvarlara vurularak kötü ruhların uzaklaştırıldığına inanılır. Ayrıca gece yarısından sonra eve ilk giren kişinin kim olduğu da önemlidir: Siyah saçlı bir erkeğin bolluk getirdiği, kırmızı saçlı bir kadının ise uğursuzluk sayıldığına dair eski inanışlar hâlâ hatırlanır. ABD (Güney) | Hoppin’ John Amerika’nın güneyinde, özellikle Afro-Amerikan topluluklarda, Hoppin’ John adlı yemek yeni yıl sofralarının vazgeçilmezidir. Fasulye, pirinç ve domuz etinden oluşan bu yemek; bereketi, huzuru ve maddi refahı simgeler. Bazı aileler tabağın altına bozuk para koyarak şanslarını artırmayı dener. Kolombiya | Bavulla dilek tutmak Kolombiya’da yeni yıla girerken boş bir bavulla evin etrafında dolaşmak, bol seyahatli bir yıl dilemenin yolu sayılır. Aynı zamanda cebine mercimek doldurmak da bolluk ve kazanç çağrısı olarak görülür. Filipinler | Yuvarlak meyveler ve puantiyeler Filipinler’de yuvarlak şekiller parayı ve refahı simgeler. Bu nedenle yılbaşı gecesi sofralarda 12 yuvarlak meyve yer alır. Puantiyeli kıyafetler giymek de iyi şansın çağrıldığı bir başka gelenektir. Yunanistan | Kapıda soğan Yunanistan’da yeni yılın ilk günü kapılara asılan soğanlar, yeniden doğuşun ve büyümenin sembolüdür. Aileler çocuklarını sabah hafifçe soğanla uyandırarak yılın bereketli geçmesini diler. Brezilya | Denize yedi dilek Brezilya’da yılbaşı gecesi beyaz kıyafetlerle denize girilir. Denizlerin tanrıçası Yemanjá’ya saygı sunulur; yedi dalganın üzerinden atlanırken her dalga için bir dilek tutulur. Beyaz çiçekler denize bırakılır, yeni yıl umutla karşılanır. Danimarka | Tabak kırmak Danimarka’da eski tabak ve bardaklar sevdiklerinin kapısına atılır. Ne kadar çok kırık varsa, o kadar çok dostluk ve iyi şans olduğuna inanılır. Gece yarısında herkes sandalyeden zıplayarak yeni yıla birlikte “atlamış” olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.