SON DAKİKA

#Jeopolitik

HABER DEĞER - Jeopolitik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatlarında yükseliş: Ons 4.100 doları aştı, gözler Fed'de Haber

Altın fiyatlarında yükseliş: Ons 4.100 doları aştı, gözler Fed'de

Fed'in faiz kararı öncesinde ons altın "4.100 doların üzerine" çıkarken, gümüş, platin ve paladyum da "güçlü yükseliş" kaydetti. Küresel piyasalarda yeni haftanın ilk işlem gününde altın fiyatlarında sert bir yükseliş yaşandı. Ortadoğu'da gerilimin nispeten azalması ve petrol fiyatlarındaki düşüş, yatırımcıların yeniden güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini sağladı. Spot altın yüzde 1,4 değer kazanarak ons başına 4.110,56 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1 artışla 4.112,10 dolardan işlem gördü. Dolar endeksindeki zayıflama da altına olan talebi artıran unsurlar arasında yer aldı. Petrolde sert düşüş: Brent 91 doların altına geriledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları durdurma kararı küresel petrol piyasalarını rahatlattı. Diplomasi umutlarının güçlenmesiyle Brent ve ABD ham petrolü "yüzde 5'in üzerinde değer kaybetti". Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5,8 düşüşle 91,20 dolara gerilerken, ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 5,5 değer kaybederek 84,40 dolardan işlem gördü. Geçtiğimiz hafta çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Brent petrol 100 doların üzerine çıkarak son dönemin en yüksek seviyelerini görmüştü. Petrolün gerilemesiyle birlikte küresel enflasyon baskısının hafiflemesi değerli metalleri destekledi. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, "Altın, bugün hem petrol hem de ABD dolarındaki gevşemenin açık bir kazananı konumunda. Petrol fiyatlarındaki gerileme küresel enflasyon endişelerini hafifleterek değerli metallerin önünü açıyor" değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı izleniyor Enerji piyasaları açısından en kritik başlık olmaya devam eden Hürmüz Boğazı'nda ticaretin normale dönüp dönmeyeceği yakından takip ediliyor. Uzmanlar, boğazdaki sevkiyatın yeniden hız kazanması halinde petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskının sürebileceğini, ancak bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilimin fiyatları yeniden yukarı çekebileceğini belirtiyor. Piyasalar şimdi ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararına odaklandı. Analistler, faiz görünümüne ilişkin verilecek mesajların altının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Tim Waterer, uzun vadede altındaki yükseliş beklentisini koruduğunu belirterek, "Kalıcı bir barış sağlanana kadar altının seyri jeopolitik gelişmelerden etkilenmeye devam edecek" dedi. Diğer değerli metaller de değer kazandı Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 2,8 artışla 59,81 dolara, platin yüzde 2,6 yükselişle 1.629,15 dolara, paladyum ise yüzde 2,1 primle 1.269,43 dolara çıktı. Yatırımcılar taraflardan gelecek yeni açıklamaların yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri ve olası müzakere sürecini yakından izlemeyi sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Slovakya'dan Ankara Zirvesi'ne destek: "Türkiye vazgeçilmez bir bölgesel aktör" Haber

Slovakya'dan Ankara Zirvesi'ne destek: "Türkiye vazgeçilmez bir bölgesel aktör"

Bakan Blanar, Türkiye'yi sadece NATO üyesi olarak değil, kıtaları birbirine bağlayan stratejik bir güç olarak tanımlayarak, "Türkiye, sadece NATO içinde değil aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı birbirine bağlayan önemli bir bölgesel aktör olarak da kıymetli bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı. "Ankara Zirvesi önemli bir fırsat" Dünyanın belirsiz bir dönemden geçtiğini belirten Blanar, Ankara'daki zirvenin ittifak üyeleri için jeopolitik zorlukları tartışmak adına hayati bir zemin sunduğunu vurguladı. Blanar, bu zirvenin yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı kalmayacağını, "bölgesel istikrar, enerji güvenliği ve çatışmaların önlenmesi gibi daha geniş kapsamlı meseleleri de ele almak için imkan sunacağını" belirtti. Türkiye'nin diplomasi çabalarına takdir Türkiye'nin bölgesel çatışmaların çözümü için yürüttüğü diplomatik faaliyetlere büyük önem verdiklerini ifade eden Slovak Bakan, "Türkiye'nin aktif diplomatik çabalarını ve daha geniş bölgesinde istikrar ve diyaloğa katkıda bulunma gayretini büyük takdirle karşılıyoruz" açıklamasında bulundu. Blanar ayrıca, Ankara Zirvesi'nin müttefiklerin Ukrayna, Hint-Pasifik, Orta Doğu ve AB ortaklarıyla etkileşim kurması açısından "mükemmel bir fırsat" olduğunu kaydetti. Savunma sanayiinde iş birliği çağrısı Zirve marjında gerçekleştirilecek Savunma Sanayii Forumu'na da değinen Blanar, iki ülke şirketleri arasındaki ortaklıklara açık olduklarını belirtti: "Karşılıklı çıkar ve her iki taraf için katma değer olan her alanda Slovak ile Türk şirketleri arasında daha güçlü işbirliğini memnuniyetle karşılayacağız." İnovasyon, Ar-Ge ve ileri teknolojiler alanında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğunun altını çizen Blanar, "hızla değişen güvenlik ortamının, teknolojik inovasyonun önemini gösterdiğini" ifade etti. "Diplomasiye yatırım yapmalıyız" Slovakya'nın kolektif güvenliğe olan bağlılığını yineleyen Blanar, güvenliğin sadece askeri yollarla sağlanamayacağına inandıklarını vurguladı. Blanar, "Güvenliğimizi güçlendirmenin yanı sıra diplomasi ve uluslararası işbirliğine yatırım yapmaya devam etmeliyiz" diyerek, çatışmaların tırmanmasını önlemenin ve barışçıl çözümler aramanın temel öncelik olması gerektiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli  "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" Haber

MHP Lideri Bahçeli "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir"

Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" vurgusunu öne çıkarırken, dış politika ve savunma doktrini üzerine de önemli uyarılarda bulundu. "İttifak bir biat senedi değildir" Önümüzdeki hafta düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin konumuna değinen Bahçeli, ittifakın Türkiye için bir "emir-komuta merkezi" olmadığına dikkat çekti: "NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka hukukumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir." Bahçeli, Türkiye’nin ittifakın "güneydoğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraç" olduğunu belirterek, Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımın başarı şansı olmadığını şu sözlerle vurguladı: "Muzaffer Türk ordusunun asırlık tecrübesini, Türk savunma sanayisinin dünyayı şaşkına çeviren üretim kudretini ve Türkiye'nin sarsılmaz jeopolitik ağırlığını dışarıda bırakan her denklem eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacaktır." "Siyonist vahşet mutabakat tanımıyor" Orta Doğu’daki krizleri "çetin bir beka satrancı" olarak niteleyen Bahçeli, İsrail’in saldırılarına sert tepki gösterdi. Mutabakatların İsrail tarafından çiğnendiğini vurgulayan MHP lideri, diplomatik çabaların samimiyetini sorguladı: "Gözü dönmüş bu iftiraz ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Siyonist soykırım şebekesi mutabakatları kendi habis çıkarlarına göre eğip bükmektedir. Zulmü zanaat edinen bu kanlı terör makinesinin lügatında barış, silahlara mühlet kazandırmak demektir. Diplomasi ise vahşeti hukuk kılıfıyla cilalamaktır." "Askeri hastaneler bir vefa borcudur" Konuşmasının bir bölümünü ordunun sağlık altyapısına ayıran Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde askeri hastanelerin bulunmamasını "tarihi bir noksanlık" olarak değerlendirdi. Bahçeli, konunun önemini şu sözlerle yineledi: "Bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye'dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması, Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini tekraren ifade ediyorum; milli beka meselesidir." "Bölgesel riskleri doğru okumalıyız" Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada "kanlı bir esaret zinciri" kurulmak istendiğini belirten Bahçeli, rasyonel politikanın şart olduğunu ifade etti: "Hamasi nutukların ötesinde jeopolitik riskleri doğru okumayı ve milli menfaatlerimizi koruyacak rasyonel bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şirazesi kaymış bu dünyanın üzerinde asırlarca meydan okuyan tarihî bir anıt gibi yükselmektedir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez" Haber

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez"

Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik tutumunu "vesayet hevesi" olarak nitelendiren Bahçeli, Türkiye'nin dış aktörlerin telkinleriyle hizaya getirilemeyeceğini vurguladı. "Avrupa bize istikamet çizemez" Avrupa Birliği'nin Türkiye raporu üzerinden ülkeye "ayar çekmeye" çalıştığını belirten Bahçeli, AB'nin kendi içindeki güvenlik ve savunma zaafiyetlerine dikkat çekerek Türkiye'nin egemenlik haklarına vurgu yaptı. Bahçeli, "AB hangi akılla bize ayar çekiyor? Avrupa bize istikamet çizemez" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin kendi yolunu kendi iradesiyle tayin ettiğinin altını çizdi. "Türk Milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır" Türkiye'nin bölgesel ağırlığına işaret eden Bahçeli, Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik eleştirilerini "eğri cetvelle çizilmiş bir metin" olarak tanımladı. MHP Lideri, dışarıdan biçim verilmeye çalışılan bir Türkiye algısının kabul edilemeyeceğini şu sözlerle dile getirdi: "Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır." Yargı ve Ülkü Ocaklarına yönelik mesajlar Raporun yargı erkini hedef alan kısımlarına sert tepki gösteren Bahçeli, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" diyerek yargı bağımsızlığını savundu. Ayrıca raporda yer alan Ülkü Ocaklarına yönelik suçlamaları da "eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâli" olarak nitelendirdi. Bahçeli, Ülkü Ocaklarını şu sözlerle savundu: "Ülkü Ocakları dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur. Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan, irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir." "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız" Mavi Vatan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) konusundaki kararlı tutumunu yineleyen Bahçeli, bölgedeki jeopolitik çıkarların korunacağını belirtti. Türkiye'nin denizlerdeki haklarının müzakere edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz" diyerek net bir uyarıda bulundu. "Siyonist merkezin bir günde barış meleğine fönüşmeyeceği unutulmamalı" ABD ve İran arasında İsviçre'de yürütülen mutabakat görüşmelerine değinen Bahçeli, bölgesel istikrarın önemine işaret etti. Siyonist rejimin barış yanlısı bir tutum sergilemeyeceğine dair şüphelerini dile getiren Bahçeli, sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini, "Lübnan'da işgal altında olmayan bölgelerdeki saldırıların İsrail tarafından durdurulmasına yönelik gelişmelere elbette değer veriyoruz. Ancak bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist tedhiş merkezinin bir günde barış meleğine dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır" sözleriyle ifade etti. "İstikrar, ahlak ve refah temelli kalkınma vizyon belgesi" Konuşmasının sonunda partisinin 800 sayfalık yeni kalkınma vizyon belgesini tanıtan Bahçeli, Türkiye'nin lider ülke olma hedefindeki kararlılığını yineledi. Belgenin omurgasını oluşturan kavramları açıklayan Bahçeli, "İstikrar, Ahlak ve Refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir. Bizim kalkınma anlayışımız, iktisat biliminin grafik ve tablolarına sığmayacak kadar derin, milletimizin istikbalini küresel piyasaların insafına bırakmayacak kadar Türk milliyetçisidir" sözleriyle vizyonunu paylaştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Goldman Sachs'tan altın tahmininde "şok" revizyon: 500 Dolar düşürüldü Haber

Goldman Sachs'tan altın tahmininde "şok" revizyon: 500 Dolar düşürüldü

Fed'in 2026 yılında faiz indirimi yapmayacağı beklentisini ön plana çıkaran banka, altın fiyat hedeflerinde aşağı yönlü sert bir güncellemeye gitti. "Yıl sonu hedefi 4.900 dolara çekildi" Goldman Sachs analistleri Lina Thomas ve Daan Struyven tarafından hazırlanan raporda, daha önce 5.400 dolar olarak öngörülen yıl sonu ons altın hedefinin, 500 dolar indirilerek 4.900 dolara revize edildiği duyuruldu. Banka, altının yılın ikinci yarısında yükseliş trendini koruyabileceğini ancak Fed'in yüksek faiz politikası nedeniyle bu ivmenin "beklenenden daha sınırlı" kalacağını vurguladı. Piyasada "satıcılı" seyir Goldman Sachs'ın revizyon kararı ve Fed'in yüksek faiz ortamını uzun süre koruyacağına dair sinyaller, emtia piyasalarında değer kaybını tetikledi. Saat 08.25 itibarıyla küresel piyasalarda ons altın 4.130 dolar seviyelerine kadar geri çekilirken, yerel piyasalarda gram altın 6.166 TL seviyesinden işlem gördü. Gümüşte de benzer bir düşüş trendi gözlemlendi; ons gümüş 63,46 dolar, gram gümüş ise 94,69 TL seviyesine geriledi. Siyasi belirsizlikler ve görüşme iptalleri Altın fiyatları üzerinde son dönemde etkili olan bir diğer faktör ise jeopolitik gelişmeler oldu. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın piyasalara taşıdığı iyimserlik, enflasyon endişelerinin hafifleyeceği beklentisiyle altın fiyatlarını desteklemişti. Ancak bugün yapılması planlanan görüşmelerin iptal edilmesi, piyasalarda yeniden belirsizlik yarattı. Bu durum, altının gram fiyatında günlük bazda 6.342 TL seviyelerinden 6.154 TL'ye kadar uzanan bir düşüşü beraberinde getirdi. Analistler, "Fed'in yüksek faiz ortamını beklenenden daha uzun süre koruyacağına yönelik sinyallerin önümüzdeki süreçte de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini" öngörüyor. haberdeger.com Ekonomi • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail'e gözdağı: "Savaş bu kez bölgenin ötesine taşınacak" Haber

Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail'e gözdağı: "Savaş bu kez bölgenin ötesine taşınacak"

Orta Doğu'da Washington, Tel Aviv ve Tahran üçgeninde gerilim en üst düzeye tırmanırken, İran askeri kanadından küresel dengeleri sarsacak nitelikte bir askeri deklarasyon geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri operasyonları Körfez ülkelerinin talebiyle askıya aldığını açıklaması ve ardından İran ordusunun Hürmüz Boğazı restinin gelmesiyle ısınan bölgede, Devrim Muhafızları doğrudan sahayı işaret eden bir bildiri paylaştı. "İslam Devrimi'nin tüm kapasitesini henüz devreye sokmadık" Yayımlanan resmi bildiride, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin mevcut jeopolitik tablodan ders çıkarmadığı savunularak tehdit diline geri dönülmesi sert bir dille eleştirildi. Dünyanın en yüksek bütçeli ve en donanımlı iki ordusunun tüm imkanlarıyla kendilerine karşı pozisyon aldığını belirten Devrim Muhafızları Komutanlığı, "İslam Devrimi'nden art arda aldıkları büyük ve stratejik yenilgilerden ders almayan Amerikan-Siyonist düşman şunu çok iyi bilmelidir ki; tüm imkanlarıyla bize odaklanmış olmalarına rağmen, biz henüz İslam Devrimi'nin ve ordumuzun tüm kapasitesini onlara karşı devreye sokmadık" ifadelerine yer verdi. "Sizi hiç beklemediğiniz yerlerde yerle bir edeceğiz" Olası bir yeni saldırı veya sınır ihlali durumunda verilecek askeri karşılığın sınırlarının coğrafi olarak çok daha geniş bir alana yayılacağına dikkat çekilen açıklamada, Batı ittifakına doğrudan küresel bir savaş tehdidinde bulunuldu. Tahran'ın askeri gücünün hafife alınmaması gerektiği vurgulanan bildirinin son bölümünde "Eğer İran'a yönelik askeri saldırı ve müdahale girişimleri tekrarlanırsa, vadedilen bölgesel savaş bu kez Orta Doğu coğrafyasının da ötesine taşınacak. Düşman bilsin ki, hiç beklemedikleri yerlerde indireceğimiz ezici stratejik darbeler kendilerini yerle bir edecektir. Bizler sanal mecralarda veya boş bildirilerle vakit kaybedecek insanlar değiliz, bizler savaş adamlarıyız. Gerçek gücümüzü klavyelerin arkasında değil, doğrudan savaş meydanında göreceksiniz." ifadelerine yer verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye'den enerji güvenliği için kritik askeri yakıt hamlesi Haber

Türkiye'den enerji güvenliği için kritik askeri yakıt hamlesi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun enerji mimarisinde Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını tescilleyecek yeni projenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, "NATO Akaryakıt Boru Hattı Projesi"nin NATO Ortak Fonları kullanılarak titizlikle hazırlandığı ve ittifak nezdindeki resmi onay sürecinin kesintisiz devam ettiği belirtildi. Deniz yolu bağımlılığına karşı Hürmüz Boğazı vurgusu Bakanlığın açıklamasında, küresel enerji koridorlarında, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son askeri ve siyasi gelişmelerin ardından deniz yoluyla lojistik ve yakıt taşımacılığının büyük risk barındırdığına dikkat çekildi. Türkiye’nin sunduğu boru hattı projesinin, NATO’nun operasyonel akaryakıt idamesini güvence altına alacağı, olası kriz anlarında müttefik ülkeler arasındaki lojistik iş birliğini ve birlikte çalışabilirliği tahkim edeceği ifade edildi. Türkiye’nin önerdiği bu hattın, diğer tüm bölgesel alternatiflere kıyasla 5 kat daha ekonomik olması ve onaylanması durumunda çok daha kısa sürede faaliyete geçirilebilecek altyapıya sahip olması, projenin en büyük avantajı olarak öne çıkıyor. Patriot sistemlerinde görev değişimi Milli Savunma Bakanlığı haftalık bilgilendirmesinde, Türkiye’de konuşlu hava savunma sistemlerinin son durumuna ve bölgedeki askeri hareketliliğe de değindi. ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan bölgesel gerilimin ardından NATO savunma şemsiyesi kapsamında Türkiye'de görevlendirilen iki Patriot bataryasından birinde nöbet değişimi yaşanacağı aktarıldı. Haziran ayında tamamlanması planlanan rotasyon kapsamında, mevcut sistemlerden birinin Almanya tarafından yenisiyle değiştirileceği ve Alman Patriot sisteminin yaklaşık altı ay boyunca Türkiye’de hava savunma görevini sürdüreceği bildirildi. EFES-2026'da tarihi anlar: Libya ve Suriye orduları ilk kez katıldı Bakanlık açıklamasında, Türkiye'nin en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından biri olan EFES-2026’ya ilişkin tarihi bir gelişme de paylaşıldı. Bu yılki tatbikata Libya ve Suriye ordularının ilk kez katılım sağladığı duyuruldu. Siyasi istikrar sürecindeki Libya'nın hem doğu hem de batı bölgelerinden toplam 502 askeri personelin katıldığı tatbikatta; Libya askerlerine özel kuvvet harekatı, SAT/SAS, mayın temizleme, amfibi harekat ve muharebe arama kurtarma gibi kritik alanlarda üst düzey eğitimler verildi. Öte yandan, Ankara ile Şam arasındaki normalleşme ve yeniden yapılanma adımlarının bir yansıması olarak, Suriye ordusunun da çekirdek bir unsurla ilk kez ülke dışında bir askeri tatbikata katılarak EFES-2026 yerleşkesinde yerini aldığı, iki ülke arasındaki askeri eğitim ve koordinasyon desteğinin artarak süreceği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor? Haber

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor?

Son yıllarda küresel jeopolitik dengeler hızla değişirken, Çin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilişkiler yeni bir güvenlik mimarisinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası Kuzey Kore ile geliştirdiği askeri iş birliği ve Çin’in bu dengeyi koruma çabası, yalnızca kara ve deniz değil, uzay ve teknoloji alanlarında da yeni bir rekabet sürecini tetikliyor. Uzmanlara göre bu üçlü yapı, gelecekteki savaşların doğasını köklü biçimde değiştirebilir. Rusya-Kuzey Kore ittifakı güçleniyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2024 yılında Pyongyang’a yaptığı ziyaret ve Kim Jong Un ile imzaladığı kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması, iki ülke arasında fiili bir askeri ittifakın başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kuzey Kore’nin Rusya’ya sağladığı topçu mühimmatı, füze sistemleri ve asker desteği, Ukrayna savaşında doğrudan etkili oldu. İstihbarat raporlarına göre Pyongyang, Rusya’nın cephede kullandığı mühimmatın yaklaşık yarısını sağladı. Kuzey Kore sahada deneyim kazanıyor Rusya’ya gönderilen binlerce Kuzey Kore askeri, modern savaş teknikleri konusunda sahada doğrudan deneyim kazanıyor. Bu askerler insansız hava araçları kullanımı, elektronik harp ve topçu koordinasyonu gibi alanlarda eğitim alarak ülkeye geri dönüyor. Bu durum, Kuzey Kore’nin klasik ve sınırlı görülen askeri yapısını daha modern ve esnek bir yapıya dönüştürmesine olanak sağlıyor. Ayrıca Ukrayna sahası, Pyongyang için adeta bir “canlı test laboratuvarı” işlevi görüyor. Teknoloji transferi hız kazanıyor Analizlere göre Rusya, Kuzey Kore’ye uydu teknolojileri, elektronik harp sistemleri ve gelişmiş savunma ekipmanları konusunda destek sağlıyor. Bu iş birliği, Pyongyang’ın gözetleme kapasitesini artırırken aynı zamanda düşman uydularına karşı saldırı yeteneklerini geliştirmesine zemin hazırlıyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un düşman uydularını hedef alabilecek sistemlerin geliştirilmesini onaylaması, uzayın artık doğrudan askeri rekabet alanı haline geldiğini gösteriyor. Çin denge politikası izliyor Çin, Kuzey Kore’nin tamamen Rusya’ya yakınlaşmasını engellemek için diplomatik ve ekonomik ilişkilerini yeniden güçlendirme yoluna gidiyor. Üst düzey temasların artması ve ticaretin pandemi öncesi seviyelere yaklaşması, Pekin’in Pyongyang üzerindeki etkisini koruma çabasını yansıtıyor. Ancak bu durum, Çin’in Kuzey Kore üzerindeki baskı kapasitesini de sınırlıyor. Çünkü aşırı baskı, Pyongyang’ın tamamen Moskova’ya yönelmesine neden olabilir. Savaş riski küreselleşiyor Uzmanlara göre Kore Yarımadası’nda çıkabilecek bir savaş artık yalnızca Kuzey ve Güney Kore arasında kalmayacak. Rusya ve Çin’in doğrudan ya da dolaylı müdahalesi, çatışmayı küresel bir krize dönüştürebilir. Bu senaryoda yalnızca konvansiyonel güçler değil, nükleer silahlar ve uzay tabanlı sistemler de devreye girebilir. Bu da modern savaşın çok katmanlı ve kontrol edilmesi zor bir yapıya evrilmesine neden oluyor. Yeni savaş doktrini şekilleniyor Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin stratejik yakınlaşması, savaşın artık tek bir alanda değil; uzay, siber alan ve fiziksel cephelerin eş zamanlı kullanıldığı bir modele dönüştüğünü gösteriyor. Bu yeni doktrinde amaç, doğrudan çatışmadan ziyade karşı tarafın iletişim, istihbarat ve koordinasyon altyapısını çökertmek. Bu nedenle uzay sistemleri, modern savaşın en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Güç dengesi yeniden kuruluyor Ortaya çıkan tablo, Çin’in uzay stratejisiyle sınırlı olmayan, çok daha geniş bir güç mücadelesine işaret ediyor. Rusya’nın askeri deneyimi, Kuzey Kore’nin agresif kapasitesi ve Çin’in stratejik denge politikası birleştiğinde, dünya yeni ve daha karmaşık bir güvenlik dönemine giriyor. Bu süreçte uzay, yalnızca keşif alanı değil; küresel güç rekabetinin en kritik sahalarından biri olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.