SON DAKİKA

#Jeopolitik

HABER DEĞER - Jeopolitik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail'e gözdağı: "Savaş bu kez bölgenin ötesine taşınacak" Haber

Devrim Muhafızları'ndan ABD ve İsrail'e gözdağı: "Savaş bu kez bölgenin ötesine taşınacak"

Orta Doğu'da Washington, Tel Aviv ve Tahran üçgeninde gerilim en üst düzeye tırmanırken, İran askeri kanadından küresel dengeleri sarsacak nitelikte bir askeri deklarasyon geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri operasyonları Körfez ülkelerinin talebiyle askıya aldığını açıklaması ve ardından İran ordusunun Hürmüz Boğazı restinin gelmesiyle ısınan bölgede, Devrim Muhafızları doğrudan sahayı işaret eden bir bildiri paylaştı. "İslam Devrimi'nin tüm kapasitesini henüz devreye sokmadık" Yayımlanan resmi bildiride, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin mevcut jeopolitik tablodan ders çıkarmadığı savunularak tehdit diline geri dönülmesi sert bir dille eleştirildi. Dünyanın en yüksek bütçeli ve en donanımlı iki ordusunun tüm imkanlarıyla kendilerine karşı pozisyon aldığını belirten Devrim Muhafızları Komutanlığı, "İslam Devrimi'nden art arda aldıkları büyük ve stratejik yenilgilerden ders almayan Amerikan-Siyonist düşman şunu çok iyi bilmelidir ki; tüm imkanlarıyla bize odaklanmış olmalarına rağmen, biz henüz İslam Devrimi'nin ve ordumuzun tüm kapasitesini onlara karşı devreye sokmadık" ifadelerine yer verdi. "Sizi hiç beklemediğiniz yerlerde yerle bir edeceğiz" Olası bir yeni saldırı veya sınır ihlali durumunda verilecek askeri karşılığın sınırlarının coğrafi olarak çok daha geniş bir alana yayılacağına dikkat çekilen açıklamada, Batı ittifakına doğrudan küresel bir savaş tehdidinde bulunuldu. Tahran'ın askeri gücünün hafife alınmaması gerektiği vurgulanan bildirinin son bölümünde "Eğer İran'a yönelik askeri saldırı ve müdahale girişimleri tekrarlanırsa, vadedilen bölgesel savaş bu kez Orta Doğu coğrafyasının da ötesine taşınacak. Düşman bilsin ki, hiç beklemedikleri yerlerde indireceğimiz ezici stratejik darbeler kendilerini yerle bir edecektir. Bizler sanal mecralarda veya boş bildirilerle vakit kaybedecek insanlar değiliz, bizler savaş adamlarıyız. Gerçek gücümüzü klavyelerin arkasında değil, doğrudan savaş meydanında göreceksiniz." ifadelerine yer verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye'den enerji güvenliği için kritik askeri yakıt hamlesi Haber

Türkiye'den enerji güvenliği için kritik askeri yakıt hamlesi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun enerji mimarisinde Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını tescilleyecek yeni projenin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamada, "NATO Akaryakıt Boru Hattı Projesi"nin NATO Ortak Fonları kullanılarak titizlikle hazırlandığı ve ittifak nezdindeki resmi onay sürecinin kesintisiz devam ettiği belirtildi. Deniz yolu bağımlılığına karşı Hürmüz Boğazı vurgusu Bakanlığın açıklamasında, küresel enerji koridorlarında, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son askeri ve siyasi gelişmelerin ardından deniz yoluyla lojistik ve yakıt taşımacılığının büyük risk barındırdığına dikkat çekildi. Türkiye’nin sunduğu boru hattı projesinin, NATO’nun operasyonel akaryakıt idamesini güvence altına alacağı, olası kriz anlarında müttefik ülkeler arasındaki lojistik iş birliğini ve birlikte çalışabilirliği tahkim edeceği ifade edildi. Türkiye’nin önerdiği bu hattın, diğer tüm bölgesel alternatiflere kıyasla 5 kat daha ekonomik olması ve onaylanması durumunda çok daha kısa sürede faaliyete geçirilebilecek altyapıya sahip olması, projenin en büyük avantajı olarak öne çıkıyor. Patriot sistemlerinde görev değişimi Milli Savunma Bakanlığı haftalık bilgilendirmesinde, Türkiye’de konuşlu hava savunma sistemlerinin son durumuna ve bölgedeki askeri hareketliliğe de değindi. ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan bölgesel gerilimin ardından NATO savunma şemsiyesi kapsamında Türkiye'de görevlendirilen iki Patriot bataryasından birinde nöbet değişimi yaşanacağı aktarıldı. Haziran ayında tamamlanması planlanan rotasyon kapsamında, mevcut sistemlerden birinin Almanya tarafından yenisiyle değiştirileceği ve Alman Patriot sisteminin yaklaşık altı ay boyunca Türkiye’de hava savunma görevini sürdüreceği bildirildi. EFES-2026'da tarihi anlar: Libya ve Suriye orduları ilk kez katıldı Bakanlık açıklamasında, Türkiye'nin en büyük birleşik müşterek tatbikatlarından biri olan EFES-2026’ya ilişkin tarihi bir gelişme de paylaşıldı. Bu yılki tatbikata Libya ve Suriye ordularının ilk kez katılım sağladığı duyuruldu. Siyasi istikrar sürecindeki Libya'nın hem doğu hem de batı bölgelerinden toplam 502 askeri personelin katıldığı tatbikatta; Libya askerlerine özel kuvvet harekatı, SAT/SAS, mayın temizleme, amfibi harekat ve muharebe arama kurtarma gibi kritik alanlarda üst düzey eğitimler verildi. Öte yandan, Ankara ile Şam arasındaki normalleşme ve yeniden yapılanma adımlarının bir yansıması olarak, Suriye ordusunun da çekirdek bir unsurla ilk kez ülke dışında bir askeri tatbikata katılarak EFES-2026 yerleşkesinde yerini aldığı, iki ülke arasındaki askeri eğitim ve koordinasyon desteğinin artarak süreceği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor? Haber

Çin, Rusya ve Kuzey Kore hattı yeni bir stratejik cephe mi oluşturuyor?

Son yıllarda küresel jeopolitik dengeler hızla değişirken, Çin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilişkiler yeni bir güvenlik mimarisinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Özellikle Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası Kuzey Kore ile geliştirdiği askeri iş birliği ve Çin’in bu dengeyi koruma çabası, yalnızca kara ve deniz değil, uzay ve teknoloji alanlarında da yeni bir rekabet sürecini tetikliyor. Uzmanlara göre bu üçlü yapı, gelecekteki savaşların doğasını köklü biçimde değiştirebilir. Rusya-Kuzey Kore ittifakı güçleniyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2024 yılında Pyongyang’a yaptığı ziyaret ve Kim Jong Un ile imzaladığı kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması, iki ülke arasında fiili bir askeri ittifakın başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kuzey Kore’nin Rusya’ya sağladığı topçu mühimmatı, füze sistemleri ve asker desteği, Ukrayna savaşında doğrudan etkili oldu. İstihbarat raporlarına göre Pyongyang, Rusya’nın cephede kullandığı mühimmatın yaklaşık yarısını sağladı. Kuzey Kore sahada deneyim kazanıyor Rusya’ya gönderilen binlerce Kuzey Kore askeri, modern savaş teknikleri konusunda sahada doğrudan deneyim kazanıyor. Bu askerler insansız hava araçları kullanımı, elektronik harp ve topçu koordinasyonu gibi alanlarda eğitim alarak ülkeye geri dönüyor. Bu durum, Kuzey Kore’nin klasik ve sınırlı görülen askeri yapısını daha modern ve esnek bir yapıya dönüştürmesine olanak sağlıyor. Ayrıca Ukrayna sahası, Pyongyang için adeta bir “canlı test laboratuvarı” işlevi görüyor. Teknoloji transferi hız kazanıyor Analizlere göre Rusya, Kuzey Kore’ye uydu teknolojileri, elektronik harp sistemleri ve gelişmiş savunma ekipmanları konusunda destek sağlıyor. Bu iş birliği, Pyongyang’ın gözetleme kapasitesini artırırken aynı zamanda düşman uydularına karşı saldırı yeteneklerini geliştirmesine zemin hazırlıyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un düşman uydularını hedef alabilecek sistemlerin geliştirilmesini onaylaması, uzayın artık doğrudan askeri rekabet alanı haline geldiğini gösteriyor. Çin denge politikası izliyor Çin, Kuzey Kore’nin tamamen Rusya’ya yakınlaşmasını engellemek için diplomatik ve ekonomik ilişkilerini yeniden güçlendirme yoluna gidiyor. Üst düzey temasların artması ve ticaretin pandemi öncesi seviyelere yaklaşması, Pekin’in Pyongyang üzerindeki etkisini koruma çabasını yansıtıyor. Ancak bu durum, Çin’in Kuzey Kore üzerindeki baskı kapasitesini de sınırlıyor. Çünkü aşırı baskı, Pyongyang’ın tamamen Moskova’ya yönelmesine neden olabilir. Savaş riski küreselleşiyor Uzmanlara göre Kore Yarımadası’nda çıkabilecek bir savaş artık yalnızca Kuzey ve Güney Kore arasında kalmayacak. Rusya ve Çin’in doğrudan ya da dolaylı müdahalesi, çatışmayı küresel bir krize dönüştürebilir. Bu senaryoda yalnızca konvansiyonel güçler değil, nükleer silahlar ve uzay tabanlı sistemler de devreye girebilir. Bu da modern savaşın çok katmanlı ve kontrol edilmesi zor bir yapıya evrilmesine neden oluyor. Yeni savaş doktrini şekilleniyor Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin stratejik yakınlaşması, savaşın artık tek bir alanda değil; uzay, siber alan ve fiziksel cephelerin eş zamanlı kullanıldığı bir modele dönüştüğünü gösteriyor. Bu yeni doktrinde amaç, doğrudan çatışmadan ziyade karşı tarafın iletişim, istihbarat ve koordinasyon altyapısını çökertmek. Bu nedenle uzay sistemleri, modern savaşın en kritik bileşenlerinden biri haline geliyor. Güç dengesi yeniden kuruluyor Ortaya çıkan tablo, Çin’in uzay stratejisiyle sınırlı olmayan, çok daha geniş bir güç mücadelesine işaret ediyor. Rusya’nın askeri deneyimi, Kuzey Kore’nin agresif kapasitesi ve Çin’in stratejik denge politikası birleştiğinde, dünya yeni ve daha karmaşık bir güvenlik dönemine giriyor. Bu süreçte uzay, yalnızca keşif alanı değil; küresel güç rekabetinin en kritik sahalarından biri olarak öne çıkıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ateşkes sonrası düşen petrol yeniden yükselişte: Piyasalar temkinli Haber

Ateşkes sonrası düşen petrol yeniden yükselişte: Piyasalar temkinli

ABD’nin İran’a yönelik saldırıları iki hafta süreyle durdurma kararı almasının ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş, kısa sürdü. Asya piyasalarında Perşembe sabahı itibarıyla fiyatlar yeniden yukarı yönlü hareket etti. Bu durum, piyasalarda belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Petrol fiyatlarında yeniden yükseliş Küresel referans Brent petrol, yüzde 2,2 artışla varil başına 96,70 dolar seviyesine yükseldi. ABD ham petrolü ise yüzde 2,8’lik artışla 96,90 dolara çıktı. Ateşkes sonrası yaşanan düşüşün ardından gelen bu yükseliş, piyasalarda temkinli iyimserliği yansıtıyor. Ateşkesin kırılgan yapısı etkili Uzmanlara göre fiyatların yeniden yükselmesinde, ateşkesin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri belirleyici oldu. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi, bölgedeki gerilimin tam olarak sona ermediğini gösteriyor. Düşüş kısa sürdü ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından petrol fiyatları yüzde 15’e yakın düşerek 92 doların altına kadar gerilemişti. Ancak gün içinde toparlanan fiyatlar, kısa sürede yeniden yükseliş eğilimine girdi. Müzakereler kritik rol oynayacak ABD ve İran’ın önümüzdeki iki hafta boyunca Pakistan’da müzakere yürütmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu sürecin hem jeopolitik gerilim hem de enerji piyasaları açısından belirleyici olacağını vurguluyor. Savaş öncesine göre hâlâ yüksek Petrol fiyatları her ne kadar dalgalı seyretse de savaş öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. 28 Şubat öncesinde yaklaşık 70 dolar seviyesinde işlem gören petrol, mevcut durumda 90 dolar bandının üzerinde seyrediyor. Enerji piyasasında belirsizlik sürüyor Küresel enerji piyasalarında yön arayışı devam ederken, uzmanlar ani fiyat hareketlerinin sürebileceği uyarısında bulunuyor. Ateşkesin kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki dönemde fiyatların seyrini belirleyecek en önemli faktör olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump geri adım mı atıyor: Hürmüz krizi yeni bir döneme giriyor Haber

Trump geri adım mı atıyor: Hürmüz krizi yeni bir döneme giriyor

Küresel enerji ve güvenlik dengelerini doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı krizine ilişkin dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. ABD yönetiminin söylemleri ile sahadaki adımlar arasındaki çelişki, uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Wall Street Journal’ın haberine göre, Donald Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile İran’a yönelik askeri operasyonları sona erdirmeye hazır olduğunu yakın çevresine iletti. Bu iddia, son dönemde artan sert açıklamaların ardından “geri adım” tartışmalarını gündeme taşıdı. Hedefler küçülüyor iddiası Haberde, ABD yönetiminin başlangıçta daha geniş kapsamlı planlar yaptığı ancak zamanla hedeflerini daralttığı öne sürüldü. Buna göre Washington’un önceliği, İran’ın askeri kapasitesini zayıflatmak ve çatışmayı kontrollü şekilde sonlandırmak olarak yeniden şekilleniyor. Diplomatik baskının artırılması ve Hürmüz’de ticaret akışının müttefikler üzerinden yeniden sağlanması seçenekler arasında gösteriliyor. Hürmüz’de kontrol tartışması derinleşiyor Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün İran’da kalmaya devam edebileceği değerlendirmesi yapılırken, boğazın yeniden açılması için planlanan karmaşık askeri operasyonların ertelenebileceği ifade ediliyor. Bu durum, küresel enerji piyasaları açısından belirsizliği artırıyor. Sahadaki askeri hareketlilik dikkat çekiyor Öte yandan sahadaki gelişmeler, bu iddialarla çelişen bir tablo ortaya koyuyor. ABD’nin bölgeye yeni askeri birlikler sevk ettiği, amfibi gruplar ve hava indirme birliklerinin konuşlandırıldığı belirtiliyor. Bu adımlar, olası senaryolara karşı hazırlık olarak değerlendirilirken, Washington’un stratejisinin netleşmediği yorumlarına yol açıyor. Tehditler ve diplomasi arasında gidip gelen söylem Trump’ın son dönemde yaptığı açıklamalarda sert askeri tehditler ile daha temkinli ifadeler arasında gidip geldiği görülüyor. Bir yandan İran’a yönelik ağır yaptırım ve saldırı uyarıları yapılırken, diğer yandan Hürmüz’ün kapanmasının ABD için kritik olmadığı yönünde açıklamalar da dikkat çekiyor. Uzmanlar uyarıyor Uluslararası ilişkiler uzmanları, Hürmüz’deki belirsizliğin yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Enerji arzının büyük ölçüde bu geçide bağlı olması nedeniyle, atılacak her adımın dünya ekonomisini doğrudan etkileyebileceği vurgulanıyor. Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel ölçekte yakından izlenen bu gelişmelerin, önümüzdeki süreçte enerji fiyatları ve jeopolitik dengeler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye yalnız değil mesajı! Pakistan’dan dikkat çeken destek açıklaması Haber

Türkiye yalnız değil mesajı! Pakistan’dan dikkat çeken destek açıklaması

Orta Doğu ve çevresinde artan gerilim sürerken Pakistan’dan Türkiye’ye yönelik dikkat çeken bir açıklama geldi. Pakistanlı Tümgeneral Abbas Ghumman, Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşlik ilişkilerine vurgu yaparak, zor zamanlarda destek vermekten geri durmayacaklarını söyledi. “Dostluğumuz Kurtuluş Savaşı’na dayanıyor” Türkiye’yi “dost ve kardeş ülke” olarak nitelendiren Ghumman, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi köklerine işaret etti. Ghumman, “Dostluğumuz Kurtuluş Savaşı dönemine dayanıyor. Zor zamanlarımızda her zaman birbirimize destek olduk” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin yanında olmaktan geri durmayız” Bölgedeki gelişmelere de değinen Pakistanlı general, Türkiye’ye destek mesajını net ifadelerle dile getirdi. Ghumman, “İhtiyaç olması halinde tereddüt etmeden Türkiye’nin yanında yer almaktan geri durmayız” diyerek dikkat çekti. “Bu coğrafyada dayanışma şart” Açıklamasında jeopolitik zorluklara da vurgu yapan Ghumman, Türkiye ve Pakistan’ın benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, iki ülkenin dayanışma içinde olması gerektiğini söyledi. “Her zaman hazırız” mesajı Pakistanlı Tümgeneral, açıklamasını “Türkiye için desteğe her zaman hazırız” sözleriyle tamamladı. Bu açıklama, bölgesel gelişmelerin gölgesinde Türkiye-Pakistan ilişkilerinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’nin küresel gücü sarsılıyor mu? Ray Dalio’dan çarpıcı uyarı Haber

ABD’nin küresel gücü sarsılıyor mu? Ray Dalio’dan çarpıcı uyarı

Küresel ekonomi ve jeopolitik dengelere ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Ünlü yatırımcı Ray Dalio, Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir blokajın, ABD’nin dünya üzerindeki liderliğini sarsabilecek bir kırılma noktası olabileceğini belirtti. Dalio’nun değerlendirmeleri, uluslararası finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Hürmüz Boğazı küresel sistem için kritik eşik Dalio, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir krizin yalnızca bölgesel değil, küresel etkiler doğuracağını vurguladı. Dünya enerji ticaretinin önemli bir kısmının bu boğazdan geçtiğini hatırlatan Dalio, olası bir kesintinin küresel ekonomik dengeleri altüst edebileceğini ifade etti. Bu durumu 1956’daki Süveyş Krizi ile karşılaştıran Dalio, o dönemde İngiltere’nin yaşadığı stratejik kaybın imparatorluğun çöküşünü hızlandırdığını hatırlattı. ABD için üç kritik risk Dalio’ya göre ABD’nin küresel gücünü zayıflatabilecek üç temel unsur bulunuyor. Bunların başında artan borç yükü ve para basım politikaları geliyor. Doların satın alma gücündeki erimenin uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. İkinci risk olarak ülkedeki siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerilim öne çıkıyor. Dalio, iç bölünmelerin ABD’yi dış tehditlere karşı daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Üçüncü risk ise İran gibi bölgesel güçlerle yaşanabilecek maliyetli savaşlar. Bu tür çatışmaların ABD’nin ekonomik ve askeri kaynaklarını hızla tüketebileceği vurgulandı. Doların rezerv para statüsü tartışma konusu Dalio’nun analizinde en dikkat çekici başlıklardan biri doların geleceği oldu. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji ticaretinde dolar yerine alternatif para birimlerinin kullanılmaya başlanmasının, “petrodolar” sistemini zayıflatabileceği belirtildi. Özellikle Çin yuanı gibi alternatiflerin güç kazanması durumunda, ABD’nin küresel finansal hakimiyetinin ciddi darbe alabileceği ifade edildi. Yatırımcılara kritik uyarı Dalio, yaşanan gelişmelerin yalnızca jeopolitik bir kriz değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik dönüşüm sürecinin işareti olduğunu söyledi. Bu süreçte yatırımcıların riskleri iyi analiz etmesi gerektiğini vurgulayan Dalio, çeşitlendirilmiş portföylerin ve reel varlıkların önemine dikkat çekti. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillenebileceğine işaret eden bu analiz, önümüzdeki dönemde ekonomi ve siyaset alanında yaşanabilecek büyük değişimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.