SON DAKİKA

#Jeopolitik

HABER DEĞER - Jeopolitik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeopolitik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ermenistan'dan Moskova hattına kritik sinyal: "Askeri üssü çekerse itiraz etmeyiz" Haber

Ermenistan'dan Moskova hattına kritik sinyal: "Askeri üssü çekerse itiraz etmeyiz"

Bişkek Zirvesi sonrası ikili ilişkiler masada Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 1 Eylül tarihinde Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kapsamında yaptığı ikili görüşmenin detaylarını paylaştı. Putin ile yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve yakın bir zamanda Moskova'ya resmi bir ziyaret düzenleme konusunda mutabakata vardıklarını belirten Paşinyan, iki ülke arasındaki iş birliği başlıklarının pratik karşılığını yeniden tanımlamak istediklerini ifade etti. Ermeni lider, iki müttefik ülke arasındaki ortak ve farklı görüşlerin netleştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Bu başlık altında hangi konuların bulunduğunu, hangi konularda iki tarafın aynı görüşe sahip olduğunu, hangi konularda farklı görüşlere sahip olduğumuzu ve hangi konularda görüşlerimizin kesin olarak olumlu ya da kesin olarak aynı olmadığını belirlememiz gerekiyor" değerlendirmesini yaptı. Nükleer enerji ve demiryolu hattı Görüşmede bölgesel projelerin ve ekonomik başlıkların da ele aktarıldığını belirten Paşinyan, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Likhachev'in bu ay içerisinde Erivan'ı ziyaret edeceğini hatırlattı. Yeni nükleer santral inşasına yönelik Rus tekliflerinin bu ziyarette sunulacağını belirten Paşinyan, enerji meselesine tamamen rasyonel yaklaştıklarını vurguladı: "Nükleer santral meselesi bizim için jeopolitik bir tercih değil. Bizim için gerekli olan, fiyat ve kalite açısından en iyi oranı sağlayan teklif. Bize kim en iyi teklifi sunarsa, o teklifin peşinden gideceğiz." Ayrıca Rusya tarafından işletilen Ermenistan demiryolları meselesini de Putin'le istişare ettiklerini kaydeden Paşinyan, mevcut statükonun sürdürülemez olduğunu ve bu alandaki sorunların acilen çözüme kavuşturulması gerektiği konusunda ortak bir anlayış oluştuğunu belirtti. "Askeri üs hayati değil" Paşinyan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise ülkesindeki Rus askeri varlığına ilişkin sarf ettiği sözler oldu. Liderler arasında bu konunun zirvede doğrudan gündeme gelmediğini söyleyen Ermenistan Başbakanı, Gümrü'deki üsse dair şu ifadeleri kullandı: "Bu konu gündeme gelmedi. Ermenistan'da Rus askeri üssünün bulunması hayati önem taşımıyor. Rusya, askeri üssünü Ermenistan'dan çekmeye karar verirse buna itiraz etmeyiz. Ancak kalmak istediklerini ifade ederlerse bunu da görüşmeye hazırız." Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce yaptığı bir açıklamada, Ermenistan'ın Gümrü şehrindeki Rus askeri üssüne ilişkin, "Ermenistan bu altyapıya ihtiyacı olmadığına karar verirse yarın bile ayrılırız" ifadelerini kullanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset” Haber

Bahçeli’den "Terörsüz Türkiye" mesajı: “Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset”

"Terörsüz Türkiye hedefi emperyalizmin emellerine darbe vurdu" MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in sorularını yanıtlayan ve Türkgün Gazetesi'nde yayımlanan değerlendirmelerinde Bahçeli, sürecin geniş jeopolitik boyutuna dikkat çekti. "Şark Meselesi"nin ikinci perdesinin sahnelenmek istendiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Sürecin birinci aşaması, terör örgütüne silah bıraktırma ve bölgenin terör unsurlarından temizlenmesi olsa da Türkiye'nin dış politikada daha bağımsız hareket edebilmesi, yakın coğrafyasında barış ve istikrarın güçlenmesi, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada etkinliğinin artması 'Terörsüz Türkiye'nin hedefleri arasında yer almaktadır. Esasında bölgemizde 'Şark Meselesi'nde ikinci perdenin sahnelenmek istendiği görülmektedir. Hedef parçalanmış ve bölünmüş egemen devletlerdir. Ancak Türkiye yeni Sykes-Picot düzenini, Balfour'daki sinsi planları 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle bozmuş, terörsüz bölgenin yeşermesiyle emperyalizmin bu coğrafyadaki emellerine darbe vurmuştur." "Bölge ülkelerinde merkezî otorite ve toprak bütünlüğü esastır" Türk barışının tarihi misyonuna vurgu yapan Bahçeli, bölgedeki istikrarın etnik, dini ve mezhepsel ayrışmaların son bulmasından geçtiğini belirtti. Bahçeli, komşu ülkelerdeki yapıya ilişkin görüşlerini şu sözlerle aktardı: "MHP, Türk tarihinden, köklü devlet kurumsallığından ve kadim medeniyet birikiminden aldığı ilhamla bölgesini de içine alacak şekilde Türk barışını inşa etmek arzusundadır. Türk barışı, başta Suriye olmak üzere Irak ve Lübnan gibi bölge ülkelerinde merkezi otoritelerin güçlendirilmesini, milli birliklerinin ve toprak bütünlüklerinin muhafaza edilmesini, demokratik hukuk devleti sisteminin tesis edilmesini hedeflemektedir. Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir." "Milli bütünleşme ülkümüz tahkim Eeilecektir" Türkiye üzerinde oynanan oyunlara ve geçmişteki ayrıştırma çabalarına değinen Bahçeli, milletin kardeşliğinden ödün vermediğini ifade etti: "Ülkemiz üzerinde de araç, yöntem ve aktörleri değişse de amaç ve hedefleri değişmeyen benzer oyunlar oynanmıştır. Darbelerle Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi söylemlerle milletimiz ayrıştırılmak, bir çatışma iklimi oluşturulmak istenmiştir. Bu durum Türkiye'de istikrarsızlığa sebebiyet verse de Türk milleti bu oyunlara gelmemiş, kardeşliğinden taviz vermemiştir. Terörsüz Türkiye ile farklılıklarımızın aramızda tefrikaya yol açmasına müsaade edilmeyecek, ortak değerlerimizi besleyen ve zenginleştiren milli bütünleşme ülkümüz tahkim edilecektir." "Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset" Demokrasi ile terörün bir arada olamayacağını vurgulayan Bahçeli, demokratik siyasetin önünün açılması için şiddet sarmalının tamamen ortadan kalkması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Demokrasi, milli kimliğimizin ve milliyetçilik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Terörsüz Türkiye'de demokratik hukuk devleti tahkim edilecektir. Zira terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Terör ve şiddetin gölgesinde demokratik siyaset daralır, alternatif çözüm yolları tıkanır ve siyasi katılım süreçleri sağlıklı bir zeminde ilerlemez. O sebeple 'Ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset' dedik ve herkesi Türkiye için bir olmaya davet ettik." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enerji Bakanı Bayraktar: "Türkiye'nin hedefi enerjide dışa bağımlılığı bitirmek" Haber

Enerji Bakanı Bayraktar: "Türkiye'nin hedefi enerjide dışa bağımlılığı bitirmek"

Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından "Krizler Çağında İnsani Diplomasi" temasıyla gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun 2026 (BDF'26) oturumları kapsamında, "Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi" başlıklı panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel enerji krizleri, yerli üretim hamleleri ve gelecek döneme ilişkin stratejik hedefler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. "Artan talebi kendi kaynaklarımızla karşılayacağız" Dünya genelinde enerji talebinin hızla artmaya devam ettiğini ve enerjisiz bir yaşamın mümkün olmadığını belirten Bayraktar, bu artışın dış kaynaklar yerine iç kaynaklarla karşılanmasının ekonomiye büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye'nin 2022 yılında enerji ithalatı için yaklaşık 100 milyar dolar ödediğini hatırlatan Bayraktar, dışa ödenen bu paranın ülkede kalmasının yanı sıra jeopolitik anlamda kendi kendine yetebilen bir yapı oluşturmanın önemine dikkat çekti. İran'da yaşanan krizin Hürmüz Boğazı'ndaki petrol ve LNG akışını etkilediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti: "Türkiye, bu dönemde yüzde 10 enerjisini, petrolünü Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye'de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı, ki olan ülkeler var. O zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık. Kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum." 2035 hedefleri ve projeleri Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmek için 2035 hedefleri doğrultusunda çalışmalarını hızlandırdığını dile getiren Bakan Bayraktar, petrol arama, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanındaki projelerin sürdüğünü söyledi. Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli ulaşım gibi faktörler nedeniyle küresel elektrik talebinde ciddi artışlar beklediklerini belirten Bayraktar, bu talebi yerli, yenilenebilir ve nükleer kaynaklarla karşılayacaklarını ifade etti. Gabar, Sakarya Gaz Sahası ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ni Türkiye'nin kaderine etki edecek "oyun değiştirici" projeler olarak nitelendiren Bayraktar, Karadeniz'deki doğal gaz üretimiyle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Bu senenin sonunda iki katına çıkacağız. İnşallah Osmangazi birkaç hafta sonra Karadeniz'deki lokasyonuna gidecek. O, üretimi iki katına çıkaracak." Türkiye nükleer lige çıkıyor Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye'nin yaklaşık 70 yıllık nükleer enerji hedefini gerçeğe dönüştürdüğünü söyleyen Bayraktar, "İnşallah ilk reaktörde elektrik üretmeye önümüzdeki birkaç ay içinde başlıyoruz. 70 yıllık bir rüya. Türkiye nükleer lige çıkıyor" dedi. Küçük modüler reaktörlerin nükleer enerjinin ikinci çağı olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye'nin bu yeni çağda kendi enerji teknolojisini kullanabilen bir ülke olmasını hedeflediklerini ve eylül ayında TEKNOFEST kapsamında nükleer teknoloji yarışmasının üçüncüsünün düzenleneceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran'dan Mekke Paktı açıklaması geldi Haber

İran'dan Mekke Paktı açıklaması geldi

İran devlet televizyonunun aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık olağan basın toplantısında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerlendirdi. Anlaşmanın Tahran'ı hedef almadığını vurgulayan Bekayi, bölgesel bağlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Aramızda derin dini, tarihi ve medeniyet bağları bulunan üç ülke Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan söz konusu olduğundan, bu anlaşmanın İran'a karşı olduğuna dair endişe duymamız için bir neden bulunmiyor." İran'ın komşuları olan Türkiye ve Pakistan ile halklar arasındaki dostluk ve kültürel bağların güçlü olduğunu belirten Bekayi, söz konusu paktın önemli bir jeopolitik sonuca işaret ettiğini kaydetti. Bekayi, bu tür anlaşmaların, bölge ülkelerinin ABD ve bölge dışındaki aktörlerin güvenlik sağlama iddialarına güvenemeyecekleri gerçeğini fark etmelerinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Mekke Anlaşması'nın kapsamı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan pakt, ortak güvenlik anlayışı ve külfet paylaşımı temelinde yükseliyor. Herhangi bir ülkeyi hedef almayan savunma odaklı işbirliği anlaşması, üç devletten herhangi birine yönelik bir silahlı saldırının tümüne yapılmış kabul edilmesini ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini öngörüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın fiyatlarında yükseliş: Ons 4.100 doları aştı, gözler Fed'de Haber

Altın fiyatlarında yükseliş: Ons 4.100 doları aştı, gözler Fed'de

Fed'in faiz kararı öncesinde ons altın "4.100 doların üzerine" çıkarken, gümüş, platin ve paladyum da "güçlü yükseliş" kaydetti. Küresel piyasalarda yeni haftanın ilk işlem gününde altın fiyatlarında sert bir yükseliş yaşandı. Ortadoğu'da gerilimin nispeten azalması ve petrol fiyatlarındaki düşüş, yatırımcıların yeniden güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini sağladı. Spot altın yüzde 1,4 değer kazanarak ons başına 4.110,56 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1 artışla 4.112,10 dolardan işlem gördü. Dolar endeksindeki zayıflama da altına olan talebi artıran unsurlar arasında yer aldı. Petrolde sert düşüş: Brent 91 doların altına geriledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları durdurma kararı küresel petrol piyasalarını rahatlattı. Diplomasi umutlarının güçlenmesiyle Brent ve ABD ham petrolü "yüzde 5'in üzerinde değer kaybetti". Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5,8 düşüşle 91,20 dolara gerilerken, ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 5,5 değer kaybederek 84,40 dolardan işlem gördü. Geçtiğimiz hafta çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Brent petrol 100 doların üzerine çıkarak son dönemin en yüksek seviyelerini görmüştü. Petrolün gerilemesiyle birlikte küresel enflasyon baskısının hafiflemesi değerli metalleri destekledi. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, "Altın, bugün hem petrol hem de ABD dolarındaki gevşemenin açık bir kazananı konumunda. Petrol fiyatlarındaki gerileme küresel enflasyon endişelerini hafifleterek değerli metallerin önünü açıyor" değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı izleniyor Enerji piyasaları açısından en kritik başlık olmaya devam eden Hürmüz Boğazı'nda ticaretin normale dönüp dönmeyeceği yakından takip ediliyor. Uzmanlar, boğazdaki sevkiyatın yeniden hız kazanması halinde petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskının sürebileceğini, ancak bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilimin fiyatları yeniden yukarı çekebileceğini belirtiyor. Piyasalar şimdi ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararına odaklandı. Analistler, faiz görünümüne ilişkin verilecek mesajların altının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Tim Waterer, uzun vadede altındaki yükseliş beklentisini koruduğunu belirterek, "Kalıcı bir barış sağlanana kadar altının seyri jeopolitik gelişmelerden etkilenmeye devam edecek" dedi. Diğer değerli metaller de değer kazandı Altındaki yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 2,8 artışla 59,81 dolara, platin yüzde 2,6 yükselişle 1.629,15 dolara, paladyum ise yüzde 2,1 primle 1.269,43 dolara çıktı. Yatırımcılar taraflardan gelecek yeni açıklamaların yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri ve olası müzakere sürecini yakından izlemeyi sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Slovakya'dan Ankara Zirvesi'ne destek: "Türkiye vazgeçilmez bir bölgesel aktör" Haber

Slovakya'dan Ankara Zirvesi'ne destek: "Türkiye vazgeçilmez bir bölgesel aktör"

Bakan Blanar, Türkiye'yi sadece NATO üyesi olarak değil, kıtaları birbirine bağlayan stratejik bir güç olarak tanımlayarak, "Türkiye, sadece NATO içinde değil aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Asya'yı birbirine bağlayan önemli bir bölgesel aktör olarak da kıymetli bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı. "Ankara Zirvesi önemli bir fırsat" Dünyanın belirsiz bir dönemden geçtiğini belirten Blanar, Ankara'daki zirvenin ittifak üyeleri için jeopolitik zorlukları tartışmak adına hayati bir zemin sunduğunu vurguladı. Blanar, bu zirvenin yalnızca güvenlik konularıyla sınırlı kalmayacağını, "bölgesel istikrar, enerji güvenliği ve çatışmaların önlenmesi gibi daha geniş kapsamlı meseleleri de ele almak için imkan sunacağını" belirtti. Türkiye'nin diplomasi çabalarına takdir Türkiye'nin bölgesel çatışmaların çözümü için yürüttüğü diplomatik faaliyetlere büyük önem verdiklerini ifade eden Slovak Bakan, "Türkiye'nin aktif diplomatik çabalarını ve daha geniş bölgesinde istikrar ve diyaloğa katkıda bulunma gayretini büyük takdirle karşılıyoruz" açıklamasında bulundu. Blanar ayrıca, Ankara Zirvesi'nin müttefiklerin Ukrayna, Hint-Pasifik, Orta Doğu ve AB ortaklarıyla etkileşim kurması açısından "mükemmel bir fırsat" olduğunu kaydetti. Savunma sanayiinde iş birliği çağrısı Zirve marjında gerçekleştirilecek Savunma Sanayii Forumu'na da değinen Blanar, iki ülke şirketleri arasındaki ortaklıklara açık olduklarını belirtti: "Karşılıklı çıkar ve her iki taraf için katma değer olan her alanda Slovak ile Türk şirketleri arasında daha güçlü işbirliğini memnuniyetle karşılayacağız." İnovasyon, Ar-Ge ve ileri teknolojiler alanında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğunun altını çizen Blanar, "hızla değişen güvenlik ortamının, teknolojik inovasyonun önemini gösterdiğini" ifade etti. "Diplomasiye yatırım yapmalıyız" Slovakya'nın kolektif güvenliğe olan bağlılığını yineleyen Blanar, güvenliğin sadece askeri yollarla sağlanamayacağına inandıklarını vurguladı. Blanar, "Güvenliğimizi güçlendirmenin yanı sıra diplomasi ve uluslararası işbirliğine yatırım yapmaya devam etmeliyiz" diyerek, çatışmaların tırmanmasını önlemenin ve barışçıl çözümler aramanın temel öncelik olması gerektiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli  "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" Haber

MHP Lideri Bahçeli "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir"

Bahçeli, "Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir" vurgusunu öne çıkarırken, dış politika ve savunma doktrini üzerine de önemli uyarılarda bulundu. "İttifak bir biat senedi değildir" Önümüzdeki hafta düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin konumuna değinen Bahçeli, ittifakın Türkiye için bir "emir-komuta merkezi" olmadığına dikkat çekti: "NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka hukukumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir." Bahçeli, Türkiye’nin ittifakın "güneydoğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraç" olduğunu belirterek, Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımın başarı şansı olmadığını şu sözlerle vurguladı: "Muzaffer Türk ordusunun asırlık tecrübesini, Türk savunma sanayisinin dünyayı şaşkına çeviren üretim kudretini ve Türkiye'nin sarsılmaz jeopolitik ağırlığını dışarıda bırakan her denklem eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacaktır." "Siyonist vahşet mutabakat tanımıyor" Orta Doğu’daki krizleri "çetin bir beka satrancı" olarak niteleyen Bahçeli, İsrail’in saldırılarına sert tepki gösterdi. Mutabakatların İsrail tarafından çiğnendiğini vurgulayan MHP lideri, diplomatik çabaların samimiyetini sorguladı: "Gözü dönmüş bu iftiraz ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Siyonist soykırım şebekesi mutabakatları kendi habis çıkarlarına göre eğip bükmektedir. Zulmü zanaat edinen bu kanlı terör makinesinin lügatında barış, silahlara mühlet kazandırmak demektir. Diplomasi ise vahşeti hukuk kılıfıyla cilalamaktır." "Askeri hastaneler bir vefa borcudur" Konuşmasının bir bölümünü ordunun sağlık altyapısına ayıran Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde askeri hastanelerin bulunmamasını "tarihi bir noksanlık" olarak değerlendirdi. Bahçeli, konunun önemini şu sözlerle yineledi: "Bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye'dir. Bu durum şanlı ordumuzun büyüklüğü karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması, Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesini tekraren ifade ediyorum; milli beka meselesidir." "Bölgesel riskleri doğru okumalıyız" Karadeniz’den Orta Doğu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada "kanlı bir esaret zinciri" kurulmak istendiğini belirten Bahçeli, rasyonel politikanın şart olduğunu ifade etti: "Hamasi nutukların ötesinde jeopolitik riskleri doğru okumayı ve milli menfaatlerimizi koruyacak rasyonel bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şirazesi kaymış bu dünyanın üzerinde asırlarca meydan okuyan tarihî bir anıt gibi yükselmektedir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez" Haber

Devlet Bahçeli'den Avrupa’ya sert çıkış: "Avrupa bize istikamet çizemez"

Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik tutumunu "vesayet hevesi" olarak nitelendiren Bahçeli, Türkiye'nin dış aktörlerin telkinleriyle hizaya getirilemeyeceğini vurguladı. "Avrupa bize istikamet çizemez" Avrupa Birliği'nin Türkiye raporu üzerinden ülkeye "ayar çekmeye" çalıştığını belirten Bahçeli, AB'nin kendi içindeki güvenlik ve savunma zaafiyetlerine dikkat çekerek Türkiye'nin egemenlik haklarına vurgu yaptı. Bahçeli, "AB hangi akılla bize ayar çekiyor? Avrupa bize istikamet çizemez" ifadelerini kullanarak Türkiye'nin kendi yolunu kendi iradesiyle tayin ettiğinin altını çizdi. "Türk Milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır" Türkiye'nin bölgesel ağırlığına işaret eden Bahçeli, Avrupa'nın Türkiye'ye yönelik eleştirilerini "eğri cetvelle çizilmiş bir metin" olarak tanımladı. MHP Lideri, dışarıdan biçim verilmeye çalışılan bir Türkiye algısının kabul edilemeyeceğini şu sözlerle dile getirdi: "Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır." Yargı ve Ülkü Ocaklarına yönelik mesajlar Raporun yargı erkini hedef alan kısımlarına sert tepki gösteren Bahçeli, "Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez" diyerek yargı bağımsızlığını savundu. Ayrıca raporda yer alan Ülkü Ocaklarına yönelik suçlamaları da "eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâli" olarak nitelendirdi. Bahçeli, Ülkü Ocaklarını şu sözlerle savundu: "Ülkü Ocakları dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur. Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan, irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir." "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız" Mavi Vatan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) konusundaki kararlı tutumunu yineleyen Bahçeli, bölgedeki jeopolitik çıkarların korunacağını belirtti. Türkiye'nin denizlerdeki haklarının müzakere edilemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, "Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz" diyerek net bir uyarıda bulundu. "Siyonist merkezin bir günde barış meleğine fönüşmeyeceği unutulmamalı" ABD ve İran arasında İsviçre'de yürütülen mutabakat görüşmelerine değinen Bahçeli, bölgesel istikrarın önemine işaret etti. Siyonist rejimin barış yanlısı bir tutum sergilemeyeceğine dair şüphelerini dile getiren Bahçeli, sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini, "Lübnan'da işgal altında olmayan bölgelerdeki saldırıların İsrail tarafından durdurulmasına yönelik gelişmelere elbette değer veriyoruz. Ancak bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist tedhiş merkezinin bir günde barış meleğine dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır" sözleriyle ifade etti. "İstikrar, ahlak ve refah temelli kalkınma vizyon belgesi" Konuşmasının sonunda partisinin 800 sayfalık yeni kalkınma vizyon belgesini tanıtan Bahçeli, Türkiye'nin lider ülke olma hedefindeki kararlılığını yineledi. Belgenin omurgasını oluşturan kavramları açıklayan Bahçeli, "İstikrar, Ahlak ve Refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir. Bizim kalkınma anlayışımız, iktisat biliminin grafik ve tablolarına sığmayacak kadar derin, milletimizin istikbalini küresel piyasaların insafına bırakmayacak kadar Türk milliyetçisidir" sözleriyle vizyonunu paylaştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Goldman Sachs'tan altın tahmininde "şok" revizyon: 500 Dolar düşürüldü Haber

Goldman Sachs'tan altın tahmininde "şok" revizyon: 500 Dolar düşürüldü

Fed'in 2026 yılında faiz indirimi yapmayacağı beklentisini ön plana çıkaran banka, altın fiyat hedeflerinde aşağı yönlü sert bir güncellemeye gitti. "Yıl sonu hedefi 4.900 dolara çekildi" Goldman Sachs analistleri Lina Thomas ve Daan Struyven tarafından hazırlanan raporda, daha önce 5.400 dolar olarak öngörülen yıl sonu ons altın hedefinin, 500 dolar indirilerek 4.900 dolara revize edildiği duyuruldu. Banka, altının yılın ikinci yarısında yükseliş trendini koruyabileceğini ancak Fed'in yüksek faiz politikası nedeniyle bu ivmenin "beklenenden daha sınırlı" kalacağını vurguladı. Piyasada "satıcılı" seyir Goldman Sachs'ın revizyon kararı ve Fed'in yüksek faiz ortamını uzun süre koruyacağına dair sinyaller, emtia piyasalarında değer kaybını tetikledi. Saat 08.25 itibarıyla küresel piyasalarda ons altın 4.130 dolar seviyelerine kadar geri çekilirken, yerel piyasalarda gram altın 6.166 TL seviyesinden işlem gördü. Gümüşte de benzer bir düşüş trendi gözlemlendi; ons gümüş 63,46 dolar, gram gümüş ise 94,69 TL seviyesine geriledi. Siyasi belirsizlikler ve görüşme iptalleri Altın fiyatları üzerinde son dönemde etkili olan bir diğer faktör ise jeopolitik gelişmeler oldu. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın piyasalara taşıdığı iyimserlik, enflasyon endişelerinin hafifleyeceği beklentisiyle altın fiyatlarını desteklemişti. Ancak bugün yapılması planlanan görüşmelerin iptal edilmesi, piyasalarda yeniden belirsizlik yarattı. Bu durum, altının gram fiyatında günlük bazda 6.342 TL seviyelerinden 6.154 TL'ye kadar uzanan bir düşüşü beraberinde getirdi. Analistler, "Fed'in yüksek faiz ortamını beklenenden daha uzun süre koruyacağına yönelik sinyallerin önümüzdeki süreçte de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini" öngörüyor. haberdeger.com Ekonomi • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.