SON DAKİKA

#Juan Guaido

HABER DEĞER - Juan Guaido haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Juan Guaido haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu Haber

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu

Nicolás Maduro, 1962 yılında Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dünyaya geldi. İşçi sınıfı bir aileden gelen Maduro, genç yaşta eğitimini yarıda bırakarak otobüs şoförlüğü yaptı ve sendikal faaliyetler içinde yer aldı. 1990’lı yılların başında Hugo Chávez ile tanışması, siyasi kariyerinin yönünü belirledi. Chávez liderliğindeki Bolivarcı hareketin parçası olan Maduro, kısa sürede rejimin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. Chávez sonrası iktidarın mirasçısı oldu Maduro, 2005–2006 yılları arasında Ulusal Meclis Başkanlığı, 2006–2013 döneminde ise Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. Chávez’in sağlık sorunlarının ağırlaştığı süreçte en yakın siyasi yardımcıları arasına giren Maduro, Chávez’in ölümünün ardından 14 Nisan 2013’te yapılan seçimleri yüzde 50,7 oyla kazanarak devlet başkanı oldu. Bu sonuç, Venezuela siyasetinde uzun süre tartışma konusu edilirken, ülke hızla sert bir kutuplaşma sürecine girdi. Ekonomik çöküş ve otoriterleşme eleştirileri derinleşti Maduro’nun iktidarının ilk yılları, Chávez dönemindeki sosyal politikaların sürdürülmesi vaadiyle başladı. Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte Venezuela ekonomisi hızla çöktü. 2014’ten itibaren kriz derinleşirken, 2018’de yıllık enflasyonun yüzde 1,3 milyona ulaşmasıyla hiperenflasyon ülke tarihinin en ağır ekonomik yıkımına dönüştü. Asgari ücret artışları ve ücretsiz konut projeleri hayata geçirilse de, kıtlık ve pahalılık kronik hale geldi. 2017’de artan protestoların ardından Maduro’nun Ulusal Meclis’i fiilen devre dışı bırakarak Kurucu Meclis kurması, yönetimin otoriterleştiği yönündeki eleştirileri artırdı. Uluslararası kriz ve Guaidó süreciyle yalnızlaşma 2019 yılında muhalefet lideri Juan Guaidó’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesiyle Venezuela krizi uluslararası boyuta taşındı. ABD ve birçok Batı ülkesi Guaidó’yu tanırken, Maduro yönetimiyle diplomatik ilişkiler koptu. Washington, Maduro’yu yolsuzluk ve uyuşturucu suçlamalarıyla hedef alırken, ağır yaptırımlar uygulandı. Maduro ise ekonomik çöküşün sorumlusu olarak ABD’nin “ekonomik savaşını” gösterdi. Türkiye, Maduro’nun yanında duran ülkelerden biri oldu Türkiye-Venezuela ilişkileri resmen 1950 yılında kurulsa da, iki ülke arasındaki yakınlaşma özellikle 2016 sonrasında hız kazandı. Maduro’nun 2016’da İstanbul’da düzenlenen bir enerji kongresine katılmasıyla başlayan süreç, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle derinleşti. Recep Tayyip Erdoğan, 2019 krizinde Guaidó’yu tanımayarak Maduro’ya açık destek veren liderlerden biri oldu. Erdoğan, bu süreci “anayasal bir darbe girişimi” olarak nitelendirirken, Türkiye toplumunun Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Ekonomik işbirliği ve altın ticareti dikkat çekti İki ülke arasındaki ilişkilerde özellikle altın ticareti öne çıktı. 2018 yılında Türkiye, Venezuela’dan çıkarılan altının en büyük alıcılarından biri olurken, bu durum ABD’nin tepkisini çekti. Ankara ise ticaretin uluslararası kurallara uygun olduğunu savundu. Gıda, sağlık ve altyapı alanlarında yapılan anlaşmalarla birlikte, 2025 itibarıyla ikili ticaret hacmi 665 milyon dolara ulaştı ve taraflar orta vadede 3 milyar dolarlık hedef açıkladı. Maduro yönetimi içeride eleştiri, dışarıda destekle ayakta Bugün Maduro yönetimi, ülke içinde otoriterleşme, muhalefetin bastırılması ve derin ekonomik krizle anılırken; uluslararası alanda Rusya, Çin, Küba ve Türkiye gibi aktörlerin desteğiyle varlığını sürdürüyor. Batı ile ilişkiler büyük ölçüde kopmuş olsa da, zaman zaman arabulucular üzerinden yürütülen sınırlı temaslar gündeme geliyor. Venezuela krizinin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini korurken, Maduro’nun siyasi geleceği ve Türkiye’nin bu dosyadaki tutumu, bölgesel ve küresel dengeler açısından yakından izlenmeye devam ediyor.

Maduro rejimi için yolun sonu mu? Eski sağ kolundan Trump'a şok mektup! Haber

Maduro rejimi için yolun sonu mu? Eski sağ kolundan Trump'a şok mektup!

Hücresinden gönderdiği mektupla itiraflara başladı: Hizbullah ve FARC bağlantısı Kamuoyunda "El Pollo" lakabıyla tanınan Hugo Armando Carvajal Barrios, kaleme aldığı mektupta Venezuela askeri istihbaratına liderlik ettiği yıllara dair kan donduran iddialarda bulundu. Yüksek rütbeli devlet yetkililerinin uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarını bizzat koordine ettiğini öne süren Carvajal, Maduro yönetiminin FARC, ELN, Küba istihbarat ajanları ve Hizbullah üyeleriyle kirli ittifaklar kurduğunu belirtti. İddiaya göre bu yapılanma, Venezuela içindeki yasa dışı faaliyetlerin yanı sıra ABD’ye uzanan kokain güzergahlarını da kontrol ediyor ve elde edilen gelirle siyasi istihbarat operasyonlarını finanse ediyor. Seçim manipülasyonu iddiası ve 'suç yapılarını' deşifre etme sözü Eski istihbarat şefi, itiraflarını sadece uyuşturucu ticaretiyle sınırlı tutmayarak seçim güvenliği konusuna da değindi. Chavez yönetimi döneminde elektronik oylama sistemlerinin denetlendiğini veya etkilenmiş olabileceğini savunan Carvajal, "Smartmatic" şirketini örnek göstererek rejimin casusluk ve dezenformasyon faaliyetlerini teşvik ettiğini öne sürdü. Elindeki bilgilerin Venezuela devlet aygıtına sızmış "suç yapılarını" çökertmeye yeteceğini iddia eden Carvajal, ABD yetkililerine yeni belgelerle ifade vermeye hazır olduğunu vurgulayarak Washington'a açık bir iş birliği çağrısında bulundu. Washington'da yankılandı: Marco Rubio'dan 'sert yanıt' çıkışı Carvajal’ın mektubu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Maduro hükümetine yönelik baskı politikasını sertleştirdiği bir döneme denk geldi. Mektuba doğrudan atıf yapmasa da Rubio, Washington'un Maduro'nun vaatlerine artık güvenemeyeceğini belirterek Bolivarcı rejimin uyuşturucu kaçakçılığıyla olan bağlarına dikkat çekti. Venezuela'daki yönetimin "sürekli söz tutmama" modeline karşı ABD'nin daha sert bir yanıt vermesi gerektiğini savunan Rubio'nun bu çıkışı, Caracas üzerindeki uluslararası baskının dozunun artacağının sinyali olarak yorumlandı. Sır küpü 'El Pollo' kimdir? Chavez'in sağ kolundan muhalifliğe uzanan yol Hugo Chavez döneminde 2004-2011 yılları arasında Askeri Karşı-İstihbarat Müdürlüğü'nü (DGCIM) yöneten Carvajal, uzun yıllar rejimin en sadık isimlerinden biri ve güvenlik aygıtının kilit figürü olarak görüldü. Ancak 2019 yılında rejimle ipleri kopararak muhalefet lideri Juan Guaido’yu desteklediğini açıkladı. ABD tarafından uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla aranan ve başına ödül konulan Carvajal, İspanya'da yakalanıp 2023 yılında ABD'ye iade edildi. Şu anda "kokain ithal etme planı yapma" ve "yabancı militan gruplara maddi destek sağlama" suçlamalarıyla yargılanan eski şefin itirafları, bölgedeki dengeleri değiştirebilecek nitelikte görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.