İnan Kıraç hastaneden böyle kaçırıldı!
İş insanı İnan Kıraç’ın, hastaneden izinsiz şekilde çıkarılmasıyla ilgili sürecin detayları, savcılığın hazırladığı iddianamede gün yüzüne çıktı. Kıraç’ın demans hastalığı nedeniyle mahkeme kararıyla vasi atandığı halde, eşi Emine Alangoya tarafından tedaviden alıkonduğu ve yönlendirmeleriyle çeşitli şehirlerde dolaştırıldığı iddiaları, olayın boyutunu derinleştirdi. Tanık ve şüpheli ifadeleri; hastane, şoför, garson ve kurye üzerinden ilerleyen organize bir planı ortaya koyuyor.
Dosyada yer alan bilgilere göre olay 21 Mayıs 2025'te başladı. Kıraç, eşi Emine Alangoya ve avukatlarıyla birlikte Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Ardından gelen polis ve ambulans eşliğinde Koç Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Tanıklardan şoför Kamil İ. ve garson Ali Ş., hastane sürecinde Kıraç’ın iletişim kurabildiğini ve yönlendirmelerde bulunduğunu ifade etti.
Bir gün sonra, yani 22 Mayıs’ta, Emine Alangoya’ya yönelik uzaklaştırma kararı devreye girdi. Aynı gün, Kıraç’ın talimatıyla araç hazırlandı ve hastaneden çıkış sağlandı. Bu esnada kimliklerini açıklayan iki kişi, vasilik yetkisiyle aracı durdurmak istese de, Kıraç’ın "Gaza basın" talimatı doğrultusunda araç hızla uzaklaştı.
Hastane çıkışının ardından kurye şoförü Barış C., Akasya AVM civarında araç değişimi için görevlendirildi. Şarjı tükenen araç bırakıldı, yerine şirket aracıyla yola devam edildi. Güzergâh Antalya’ya çevrilse de, Yalova’ya ulaşıldığında rota tekrar değişti ve Üsküdar’daki ikâmet adresine dönüldü. Polis ekipleri bir süre sonra eve ulaştı.
Tüm bu süreçte görev alan şoför, garson ve kurye; yönlendirmeleri Emine Kıraç’tan aldıklarını ve İnan Kıraç’ın ciddi bir direnç göstermediğini ifade etti.
Savcılık iddianamesine giren tanık ve şüpheli ifadeleri, İnan Kıraç’ın hastaneden çıkarılmasının tesadüfi değil, planlı ve adım adım yürütülen bir süreç olduğunu ortaya koydu. Olayın yargı süreci devam ederken, vasiler ile Emine Alangoya arasındaki hukuk savaşı daha da karmaşık bir hâl aldı. Kaçırılma iddiaları, yalnızca adli değil, kamuoyunda da büyük tartışma yaratmaya devam ediyor.