SON DAKİKA

#Kadına Yönelik Şiddet

HABER DEĞER - Kadına Yönelik Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadına Yönelik Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Kadın Sığınağı” ilk gösterimiyle izleyiciden tam not aldı Haber

“Kadın Sığınağı” ilk gösterimiyle izleyiciden tam not aldı

İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Kadın Sığınağı” gala gösteriminin ardından Cuma akşamı ilk kez seyirci ile buluştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın dram türündeki oyun salonu dolduran vatandaşlardan tam not aldı. Zaman zaman tebessüm ettiren, zaman zaman düşündüren oyunda izleyiciler acıklı hikayeler karşısında gözyaşlarına da hakim olamadı. İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 22’nci oyunu olarak sahneye taşınan Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği “Kadın Sığınağı” isimli 2 perdelik dram türündeki oyun, Çarşamba akşamı yapılan gala gösteriminin ardından Cuma akşamı ilk kez seyirciyle buluştu. 11 kişilik güçlü bir kadroyla sanatseverlerin beğenisine sunulan oyun, salonu dolduran vatandaşlardan tam not aldı. 8 KADININ ÖYKÜSÜNÜ ANLATIYOR Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri bağlamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor. İLK GÖSTERİM 5 ARALIK DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜNDE YAPILDI Oyunun ilk gösterimi için de özel bir tarih seçildi. 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Gününde ilk kez sunulan “Kadın Sığınağı” oyununu izleyenler arasında Belediye Başkanı Alper Taban, meclis üyeleri ve AK Partili yöneticiler de yer aldı. Oyun sırasında kimi zaman tebessüm ettiren, kimi zaman izleyenleri düşündüren anlar yaşandı. 8 kadının acıklı öykülerini anlatan oyunda, zaman zaman izleyicilerin gözyaşlarına hakim olamadığı da görüldü. BAŞKAN TABAN’DAN ŞEHİR TİYATROSU EKİBİNE TEBRİK Gösteri sonrası vatandaşlar İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibini uzun süre ayakta alkışladı. Sahneye davet edilen Belediye Başkanı Alper Taban, oyuncuların her birine çiçek takdim ederek tebriklerini iletti. Kısa bir selamlama konuşması da yapan Başkan Taban, şöyle konuştu: “Bu akşam İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu ekibimizi izledik. Ben ekibimi canı gönülden kutluyorum. Tebrik ediyorum. Boğazımız düğümlendi izlerken. Duygular o kadar güzel geçti ki hem güldürdüler hem düşündürdüler hem ağlattılar. Bugün de aynı zamanda 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü. Bu gösterinin Çarşamba akşamı da bir galası oldu. Ben özelikle bugün burada olmak istedim. Kadın hakları dedik. Hanımefendiler hayatın her aşamasında var. Anne rolü var, çalışan rolü var. Hayatın içerisinde, mesleklerin içerisinde her yerde var. İyi ki varlar. Teşekkür ediyorum. Onların olduğu yerde hep güzellik var.” “Tiyatro, sanat, kültür bunlar insan hayatında olması gereken şeyler. Belki bu noktada daha fazla işler yapabilmek adına da gayret edeceğiz, el birliği ile çalışacağız. Bugün bu tiyatroyu sergileyen tüm oyuncularımıza teşekkür ediyorum. Bu gösteriler 3-4 aylık çalışma ve emekle bu noktaya geliyor. Profesyonel bir tiyatro izlediğimizi düşünüyorum bu akşam.” YENİ SALON İÇİN İHALEYE ÇIKILACAK “Kültür merkezi noktasında eksik kaldık. Bu noktada daha uygun sahneler, daha uygun sunumlar olabilmesi adına fiziki imkanlara da ihtiyaç var. İnşallah bir tane nikah merkezi ve çok amaçlı salonun da içerisinde yer aldığı çalışmayı ihale etmek üzereyiz. Bu oyunları orada da ilçe halkımızla buluşturmak istiyoruz. Yaklaşık 300 milyon gibi bir proje. Çizimleri tamamlanıyor ve yakında ihalesi yapılacak. Botanik Park içerisinde olacak.”

Bakan Göktaş duyurdu: Kadına şiddetle mücadelede ‘fail odaklı’ yeni dönem başlıyor Haber

Bakan Göktaş duyurdu: Kadına şiddetle mücadelede ‘fail odaklı’ yeni dönem başlıyor

Beştepe’de açıklanan yeni eylem planı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadına yönelik şiddetin yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın yüzleşmek zorunda olduğu yapısal bir sorun olduğunu vurguladı. Göktaş, dünyada her 4 kadından birinin hayatının bir döneminde şiddete maruz kaldığını hatırlatarak, hazırladıkları Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı’nın 2026–2030 dönemi için yol haritası olacağını söyledi. “Şiddetin kök nedenlerine inecek fail odaklı destek modelini hayata geçiriyoruz” Bakan Göktaş, yeni dönemde sadece mağduru değil, şiddet faili ve potansiyel failleri de odağa alan bir yaklaşım benimsediklerini belirtti. “Şiddet döngüsünü kırmak amacıyla, şiddetin kök nedenlerine inerek ilk kez fail odaklı destek modeli geliştiriyoruz” diyen Göktaş, bu modelle riskli davranışların erken tespit edilmesi, failin denetim ve destek mekanizmalarıyla yakından izlenmesi ve tekrarlayan şiddetin önlenmesinin hedeflendiğini anlattı. 5. Ulusal Eylem Planı 5 hedef, 15 strateji ve 130 faaliyetten oluşacak Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı’nın bilimsel temelli, katılımcı ve yenilikçi bir yaklaşımla hazırlandığını söyleyerek planın ana çerçevesini şöyle özetledi: Şiddeti önlemek, hukuki korumayı güçlendirmek, riskli durumlara zamanında müdahale etmek, kadınların iyi oluş hâlini artırmak ve güçlü bir toplumsal bilinç inşa etmek. Plan kapsamında 5 temel hedef, 15 strateji ve 130 faaliyetin devreye alınacağını, kurumlar arası koordinasyonun ve izleme-değerlendirme mekanizmalarının güçlendirileceğini ifade etti. “Şiddete sıfır tolerans” ilkesi siyaset üstü bir anlayışla genişletilecek Bakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelenin siyaset üstü bir konu olduğunu vurgulayarak, “Şiddetin fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital tüm biçimlerine karşı mücadelemizi siyaset üstü bir anlayışla yürütüyoruz” dedi. 6284 sayılı Kanun’un sağladığı hukuki zeminin güçlendirilmeye devam edeceğini, bakanlığın 81 ilde avukatlarıyla davalara müdahil olduğu vakaları titizlikle takip ettiğini, faillerin cezasız kalmasına müsaade etmeyen bir adalet iklimi hedeflediklerini söyledi. KADES, ALO 183 ve elektronik kelepçe ile teknoloji temelli müdahale ağı yaygınlaştırılıyor Konuşmasında mevcut mekanizmalara da değinen Göktaş, ALO 183 hattı, KADES uygulaması ve elektronik kelepçe sisteminin şiddet vakalarına anında müdahale için kritik önemde olduğunu belirtti. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, kadın konukevleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde kurulan Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları ile birlikte 630 kuruluşluk bir hizmet ağının Türkiye toplumunun kullanımına açık olduğunu vurguladı. Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları ile veri entegrasyonu sayesinde şiddetle mücadelede teknoloji altyapısının güçlendirildiğini söyledi. “Şiddet küçük işaretlerle başlar, o işaretleri fark eden her göz bir hayatı değiştirir” Yeni dönemde “işareti fark et” yaklaşımını öne çıkaracaklarını belirten Göktaş, şiddetin çoğu zaman küçük işaretlerle başladığını, bir kadının bakışındaki tedirginlikte, bir çocuğun davranışındaki ani değişimde, bir gencin içine kapanmasında ilk sinyallerin görülebildiğini anlattı. “Şiddet bir kadının dünyasını sessizleştirir, fark et. Şiddet çocukların kalbine korku eker, fark et. Şiddet bir aileyi dağıtır, fark et” sözleriyle güçlü bir toplumsal dayanışma çağrısı yapan Göktaş, toplumun en çok korunmaya ihtiyaç duyanların yanında durduğu anda vicdanın görünür olduğunu söyledi. Dijital şiddet ve ısrarlı takip ilk kez kapsamlı biçimde ölçüldü Göktaş, 10 yıl aradan sonra yenilenen “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması” ile dijital şiddet ve ısrarlı takibe ilişkin ilk kez kapsamlı veriler elde ettiklerini açıkladı. Bu verilerin, hem genç kadınların hem de çocuk ve ergenlerin dijital alanda maruz kaldığı risklerin tespiti ve önleyici politikaların geliştirilmesi açısından kritik olacağını belirtti. Türkiye, uluslararası platformlarda kadına yönelik şiddetle mücadelede politika üreten aktör olmayı sürdürecek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, G20, Birleşmiş Milletler, OECD, Türk Devletleri Teşkilatı ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası platformlarda kadın hakları ve şiddetle mücadele konusunda aktif rol aldıklarını, Türkiye’nin yalnızca kendi yurttaşları için değil, savaş ve yoksulluk koşullarında yaşayan tüm mazlum kadınlar için ses çıkarmaya devam edeceğini söyledi. Programda, Gazze’de şiddetin en ağır biçimiyle yüz yüze kalan kadınlara da özel olarak selam gönderildi. “Şiddetin bahanesi yok, şiddete asla müsamahamız yok” Göktaş, konuşmasının sonunda “Şiddetin bahanesi yok, şiddete asla müsamahamız yok” sözleriyle net bir mesaj verdi. Türkiye’nin, şiddetin hiçbir türüne göz yummayan, mağdurun yanında duran bir anlayışa sahip olduğunu belirten Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı’nın hazırlanmasında emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederek, kadına yönelik şiddetle mücadelenin kararlılıkla ve bütüncül politikalarla sürdürüleceğini vurguladı.

Erzurum’da sokak ortasında kadın cinayeti Haber

Erzurum’da sokak ortasında kadın cinayeti

Erzurum’un Yakutiye ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olayda, Salih Aybas (34), peşinden koştuğu Nermin Tirit’i (30) sitenin bahçesinde tabancayla öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. İkili olay yerinde hayatını kaybetti. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde Tirit’in kaçmaya çalıştığı, Aybas’ın ise silahla arkasından koştuğu görülüyor. Fail, daha önce kadına yönelik şiddet suçundan tutuklanmış, 22 Ekim’de tahliye edilmişti. Edinilen bilgilere göre Aybas, 2023 yılında Nermin Tirit’e karşı “kadına yönelik şiddet”, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “tehdit” suçlarından tutuklanmış, yaklaşık iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra 22 Ekim 2025’te serbest bırakılmıştı. Cinayetin, tahliyeden sadece 12 gün sonra işlendiği belirtildi. Olay sitenin bahçesinde gerçekleşti: Polis ve sağlık ekipleri geldiğinde her iki kişi de yaşamını yitirmişti. Ömer Nasuhi Bilmen Mahallesi’nde bulunan sitede sabah 07.00 sıralarında gerçekleşen saldırı sonrası bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Tirit ve Aybas’ın cansız bedenleri olay yerinde yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun olay yerine gelerek inceleme yaptı. Nermin Tirit üniversitede temizlik personeli olarak çalışıyordu; arkadaşları “defalarca şikâyetçi oldu” dedi. Erzurum Teknik Üniversitesi’nde çalışan Tirit’in çevresindekilere, Aybas’ın tahliyesi sonrası yeniden tehditler aldığını söylediği öne sürüldü. Yakınları, Tirit’in önceki şiddet olayları nedeniyle koruma başvurusunda bulunduğunu hatırlattı. Bir kadın daha, bilinen fail tarafından öldürüldü: Şiddet, tahliye, takip, cinayet… Olay, Türkiye toplumunda kadın cinayetleri ve koruma mekanizmalarının yetersizliği üzerine yeniden tartışma başlattı. Şüphelinin daha önce aynı kadına saldırdığı için tutuklanmış olması, buna rağmen tahliye sonrası hiçbir denetim uygulanmaması tepkilere yol açtı.

Kayseri’de üniversite önünde kan donduran cinayet: Eski eşini pompalı tüfekle katletti! Haber

Kayseri’de üniversite önünde kan donduran cinayet: Eski eşini pompalı tüfekle katletti!

Kayseri, bugün bir kadın cinayeti haberiyle sarsıldı. Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi Halk Bilimi öğrencisi ve üç çocuk annesi M.K. (39), fakülte önünde eski eşi F.K. tarafından pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybetti. Tartışma ölümle bitti Olay, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde öğle saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre M.K., ders için fakülteye geldiği sırada 5 yıl önce boşandığı eski eşi F.K. ile karşılaştı. İkili arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Sinirlerine hakim olamayan F.K., yanında getirdiği pompalı tüfekle M.K.’ye defalarca ateş etti. Ağır yaralanan kadın kanlar içinde yere yığılırken, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. M.K. kurtarılamadı, katil kampüste yakalandı Yaralı M.K., ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası kaçmaya çalışan zanlı F.K., polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kampüs içerisinde kıskıvrak yakalandı. O anlar cep telefonu kameralarına da yansıdı. Görüntülerde F.K.’nin eski eşini vurduktan sonra aracına binip kaçtığı anlar saniye saniye kaydedildi. Üniversiteden açıklama: “Kampüs güvenliği kontrol altında” Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, olayın ardından kampüse gelerek bilgi aldı. Üniversite yönetimi ise öğrencilerine ve personeline gönderdiği bilgilendirmede şu ifadelere yer verdi: “Kampüsümüzde bugün meydana gelen münferit olayın faili, emniyet güçlerimizin hızlı müdahalesiyle kısa sürede yakalanmıştır. Olay, kampüsün genel güvenliğini etkilememektedir. Üniversitemiz gerekli tüm güvenlik önlemlerini titizlikle almıştır. Eğitim-öğretim faaliyetleri planlandığı gibi devam etmektedir.” Kadın cinayetleri yeniden gündemde Kayseri’de yaşanan bu olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve eski eş cinayetleri konusunu yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada “M.K. için adalet” etiketi kısa sürede binlerce paylaşım aldı. Kamuoyunda, üniversite kampüslerinde güvenlik önlemlerinin artırılması ve kadınlara yönelik koruma politikalarının güçlendirilmesi çağrıları yapıldı.

DEM Parti’den Diyanet’e sert tepki: Kadına karşı işlenen suçların sorumlususunuz! Haber

DEM Parti’den Diyanet’e sert tepki: Kadına karşı işlenen suçların sorumlususunuz!

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan son cuma hutbesine sert tepki gösterdi. Hutbede kadınların giyimine ilişkin kullanılan ifadeleri eleştiren Kadın Meclisi, yapılan açıklamanın kadına yönelik şiddeti körüklediğini ve failleri cesaretlendirdiğini savundu. “Kadına karşı işlenecek suçların da sorumlususunuz!” DEM Parti Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Yapılan açıklamada kadınların kendi özgür iradeleriyle bedenleri, yaşamları hakkında verdikleri kararı bir suçmuş gibi gösterip buna sessiz kalınmaması gerektiğini söyleyen ve topluma çağrı yapan Diyanet kadınların yaşam hakkına karşı suç işlemiştir. Açık söylüyoruz! Diyanet tarafından yapılan bu çağrı kadına yönelik şiddet ve katliamların meşrulaştırılmasının çağrısıdır. Kadınlara savaş açmanın çağrısıdır. Kadına karşı suç işleyen faillerin cesaretlendirilmesidir. Bu içeriği hazırlayanlar, buna onay verenler kadına karşı işlenen, işlenecek olan suçların da sorumlularıdır. Kadın bedeni, yaşam hakkı üzerinden gerçekleştirilen ve aynı zamanda kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesine yapılmış olan bu saldırı karşısında yılmayacağız. Bedenlerimiz üzerinde kurulmak istenen tahakküme karşı mücadelemizi büyütecek, erkek egemen bu düzeni değiştireceğiz. Kadınların yaşam tarzını müdahale eden bu anlayışı mahkûm edeceğiz!” Diyanet hutbesinde ne denmişti? Tartışmalara yol açan Diyanet hutbesinde ise şu ifadeler yer aldı: “Unutmayalım ki bedeni açıkta bırakan elbiseler, vücut hatlarını belli eden kıyafetler tarz ya da imaj değil, Allah’ın emirlerini ihlal etmektir. Bazı sinema, dizi film, dijital mecralarda yapılan yayınlar ve reklamlar aracılığıyla normalleştirilmeye çalışılan çıplaklık, cesaret ve özgürlük değil, aile kurumuna yapılan bir saldırıdır. Uygunsuz kıyafetlerle toplumsal alanlarda, hele hele kurumsal özelliği olan mekânlarda bulunmak asgari ahlak kurallarına bile meydan okumaktır. Bu, çağdaşlık değil, ilkelliktir. Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır. Çünkü neslimizin iffetini, edebini ve ahlakını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.” Gelişmeler, sivil toplum ve siyaset çevrelerinde "devlet kurumları aracılığıyla kadınların yaşam tarzına müdahale edildiği" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Hutbenin kamuoyunda nasıl karşılık bulacağı ve siyasi tartışmalara nasıl yansıyacağı merak konusu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.