SON DAKİKA

#Kamera Kayıtları

HABER DEĞER - Kamera Kayıtları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamera Kayıtları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun koğuşunun kamera kayıtları ortaya çıktı:  Işıklar 14 dakika söndü, bardağı yıkandı Haber

Kozinoğlu'nun koğuşunun kamera kayıtları ortaya çıktı: Işıklar 14 dakika söndü, bardağı yıkandı

Güvenlik Kamerası Kayıtları Soruşturma Dosyasında 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni ve çarpıcı deliller ortaya çıktı. Olay gecesine ait koğuşun güvenlik kamerası görüntüleri soruşturma dosyasına eklenirken; kayıtlarda Kaşif Kozinoğlu, Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım’ın koğuş içerisindeki hareketleri saniye saniye yer aldı. Işıkların 14 Dakika Kapatılması ve Detaylı Saat Tutanakları Soruşturma dosyasındaki tutanaklara ve kamera analizlerine göre, Hasan Atilla Uğur’un Kaşif Kozinoğlu’nun avluda yürüyüş yaptığı sırada ortak yaşam alanının ışıklarını kapattığı ve ortamın yaklaşık 14 dakika boyunca karanlık kaldığı belirlendi. Işıkların yeniden açılmasının ardından yaşanan hareketlilik ise dosya tutanaklarına dakika dakika şu şekilde yansıdı: 18:57:10 – Hasan Ataman Yıldırım yerinden kalkarak üst kata çıktı. 18:57:20 – Yıldırım, 5 numaralı odaya girdi. 18:57:31 – Yıldırım, 5 numaralı odadan çıkarakh Kozinoğlu’nun kaldığı 4 numaralı odaya geçti. 18:57:49 – Yıldırım odadan çıktı, merdivenlerin başına geldi ve birkaç basamak indikten sonra bir süre burada bekledi. 18:58:20 – Yeniden Kozinoğlu’nun 4 numaralı odasına giren Yıldırım, sağ elinde beyaz renkli bir nesneyle odadan çıktı. Yıldırım'ın daha sonra alt kata inerek Hasan Atilla Uğur’un yanına uğradığı ve mutfak tezgahına yöneldiği kaydedildi. Hastaneye Sevk Sonrası Bardağın Yıkanması Dosyaya giren kayıtlarda en çok dikkati çeken detaylardan biri ise Kaşif Kozinoğlu’nun fenalaşarak hastaneye sevk edilmesinin hemen sonrasında yaşandı. Görüntülere göre Hasan Atilla Uğur, Kozinoğlu’nun koğuşuna girerek maktule ait kahve bardağını aldı ve mutfak bölümünde yıkadı. Başsavcılığın, soruşturma dosyasına giren bu kritik kamera kayıtları üzerindeki incelemelerini çok yönlü olarak sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT görevlisi  Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor Haber

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor

Silivri'deki üpheli ölüme ilişkin feth-i kabir işlemi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin tespiti ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla bugün feth-i kabir işlemi gerçekleştiriliyor. Adli Tıp Kurumu bünyesinde 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman ekip tarafından yürütülen çalışmada; mezardan alınacak kemik, toprak ve doku numunelerinin yanı sıra ceza infaz kurumu kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye alındı. Bu kapsamda cezaevindeyken kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor. Elde edilecek verilerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından kapsamlı bir mütalaa hazırlanacak. Soruşturma kapsamında iki dalga operasyon Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada operasyonlar peş peşe geldi. İlk dalgası 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda, o dönem cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u yakalanırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden, olay tarihinde jandarma eri olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı 9 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kaşif Kozinoğlu’nun kritik bir devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, "Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne dair yürütülen soruşturmada kritik karar Haber

Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne dair yürütülen soruşturmada kritik karar

Soruşturmada kritik eşik: Mezar açılıyor Türk istihbarat tarihinin kritik isimlerinden biri olan ve Ergenekon davası sürecinde Silivri Cezaevi'nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden raflardan indirildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ölüm şüphelerinin netleştirilmesi amacıyla feth-i kabir yani mezarın açılması yönünde karar alındı. Soruşturmanın bu yeni aşamasında, Kozinoğlu'nun vefat ettiği dönemde cezaevinde görev yaptığı tespit edilen 11 personel hakkında gözaltı talimatı verildi. Emniyet güçlerinin operasyonuyla şüphelilerden 10'u yakalanarak gözaltına alınırken, bir kişinin yurt dışında olduğu ve firari konumda bulunduğu tespit edildi. İhmal ve müdahale gecikmesi iddiaları dosyada Tutukluluğunun sekizinci ayında, kritik ifade vermesine çok kısa bir süre kala 12 Kasım 2011 tarihinde yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölüm gününe dair ortaya çıkan yeni ayrıntılar dikkat çekiyor. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, olay sabahı duş aldıktan sonra koğuşunda fenalaşan Kozinoğlu için diğer koğuştaki mahkumlar acil yardım butonuna bastı. Ancak güvenlik kameralarından elde edilen iddialara göre, merkezi uyarı panosunu takip eden bir gardiyanın çağrıya müdahale etmek bir yana, radyonun sesini açarak alarm sesini bastırmaya çalıştığı öne sürüldü. Aynı dakikalarda acil sağlık ekibinin de yemek molasında olması nedeniyle ilk müdahalede vahim bir gecikme yaşandığı iddia ediliyor. Geçmişten bugüne Kaşif Kozinoğlu dosyası Özel Harp Dairesi'ndeki uzun soluklu askerlik kariyerinin ardından 1995 yılında kendi isteğiyle emekli olarak MİT bünyesine katılan Kaşif Kozinoğlu; Orta Asya, Bosna-Hersek, Suriye ve Afganistan gibi ülkenin dış güvenlik politikaları açısından hayati önem taşıyan bölgelerde operasyonel görevler üstlenmişti. MİT Dış Operasyonlar Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ve son olarak Eylül 2010'da "Baş Müşavir" unvanıyla Asya Bölgesi'ne atanan Kozinoğlu'nun cezaevindeki ani ölümünün ardından hazırlanan ilk otopsi ve adli tıp raporlarında, dokularda herhangi bir zehir veya kimyasal etkileşime rastlanmadığı, ölümün kalp krizi neticesinde gerçekleştiği ifade edilmişti. Buna rağmen aradan geçen 15 yıllık süreçte hem zehirlenme iddiaları hem de cezaevi içindeki ihmal zinciri kamuoyunun vicdanında ve tartışmaların odağında kalmaya devam etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku dosyasında kritik raporlar savcılığa teslim edildi Haber

Gülistan Doku dosyasında kritik raporlar savcılığa teslim edildi

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, idari, emniyet ve sağlık süreçlerini kapsayan müfettiş çalışmaları sonuçlandı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen mülkiye ve polis başmüfettişleri ile Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi. Kamera kayıtları ve soruşturma süreci incelendi İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve emniyet personelinin süreçteki uygulamalarını incelediği öğrenildi. Raporda, 700 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün dosyaya zamanında girmemesine ilişkin tespitlere yer verildi. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin incelemelerinde ise Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki hastane kayıtlarına odaklanıldı. Dönemin hastane başhekimi Çağdaş Özdemir’in “resmî belgeyi bozmak” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından hazırlanan raporda, kayıtların silinmesine ilişkin ihmal ve kasıt iddialarının değerlendirildiği belirtildi. Dosya yeni bir aşamaya geçti Müfettiş raporlarının savcılığa ulaşmasıyla birlikte dosyanın soruşturma aşamasında yeni bir sürece girdiği ifade edildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, elde edilen bulgular doğrultusunda incelemeyi sürdüreceği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Boğaz’daki esrar çözüldü: Bulunan ceset beş ay önce kaybolan Rus yüzücüye mi ait? Haber

Boğaz’daki esrar çözüldü: Bulunan ceset beş ay önce kaybolan Rus yüzücüye mi ait?

İstanbul Boğazı’nda Beşiktaş Kuruçeşme açıklarında bulunan erkek cesediyle ilgili soruşturmada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Ceset üzerinde bulunan mayonun, 24 Ağustos 2025’te Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı sırasında kaybolan Nikolay Svechnikov’a ait olduğu tespit edildi. Gelişme, beş aydır süren belirsizliği yeniden gündeme taşıdı. Ceset Kuruçeşme açıklarında bulundu 20 Ocak Salı günü denizde temizlik yapan ekipler, Kuruçeşme açıklarında erkek cesedi fark ederek durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen Deniz Liman Şube Müdürlüğü ekipleri, cesedi denizden çıkardı. Yapılan ilk incelemede cesedin üzerindeki mayonun, kayıp Rus yüzücü Svechnikov’un yarışta giydiği mayo ile örtüştüğü belirlendi. Yüzücü yarışa başlamış ancak finişe ulaşamamıştı Otuz yaşındaki Svechnikov, 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’na diğer sporcularla birlikte Kanlıca sahilinden başlamıştı. İstanbul Valiliği, kamera kayıtları ve yüzücülerin ayaklarına takılan çipler sayesinde Svechnikov’un yarışın başlangıcında parkurda olduğunun teyit edildiğini açıklamıştı. Ancak Kuruçeşme’de bitiş noktasına ulaşan son sporcular arasında Svechnikov yer almamıştı. Aramalar sonuçsuz kalmıştı Yarışın organizatörü olan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, yarış sonrası yapılan kontrollerde kayıp bilgisinin netleştiğini ve durumun ilgili kurumlara bildirildiğini duyurmuştu. Sahil Güvenlik, emniyet birimleri ve AFAD’ın katılımıyla İstanbul Boğazı boyunca geniş çaplı arama çalışmaları yürütülmüş, ancak uzun süre herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı. Çip sistemi tartışma konusu olmuştu Yetkililer, yarışta kullanılan çiplerin yalnızca süre ölçümü yaptığını, kayıp yüzücünün yerini anlık olarak tespit edebilecek bir GPS özelliğine sahip olmadığını belirtmişti. Bu durum, yarış güvenliği ve deniz sporlarında alınan önlemlerle ilgili tartışmaları da beraberinde getirmişti. Adli süreç devam ediyor Bulunan cesedin kesin kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi için adli tıp incelemeleri sürüyor. Soruşturma kapsamında, olayın bir kaza mı yoksa başka bir nedene mi dayandığına ilişkin değerlendirmelerin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kartalkaya faciasının üzerinden bir yıl geçti: Kurtuluyorsun, yine de şükredemiyorsun! Haber

Kartalkaya faciasının üzerinden bir yıl geçti: Kurtuluyorsun, yine de şükredemiyorsun!

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel yangınının yıldönümünde, felaketten sağ çıkanlar yaşadıklarını ve yangından sonra değişen hayatlarını anlattı. 21 Ocak 2025’te çıkan yangında 78 kişi yaşamını yitirdi, anma programı da yangının yaşandığı saatlerde otelin önünde düzenlendi. “Kurtuluyorsunuz ama şükredemiyorsunuz” sözü acının özetine dönüştü Yangından kurtulan yurttaşların anlatımlarında en çarpıcı ortak duygu, hayatta kalmanın “tamamlanmış” bir hikâye olmadığıydı. Bir yandan yaşama tutunma, diğer yandan aynı koridorda, aynı katta kaybedilen sevdiklerin ağırlığı… Bu yüzden yıldönümünde anlatılanlar, yalnızca o geceyi değil; sonrasını, travmayı ve hayatın geri kalanına yayılan kırılmayı da tarif ediyor. Alarmın çalmadığı, uyarının yapılmadığı iddiası yine gündemde Hayatta kalanların aktardığı detaylarda, yangının ilk anlarında uyarı sistemlerinin devreye girmediği, koridorların hızla dumanla dolduğu ve kaçışın büyük ölçüde kişisel reflekslerle mümkün olduğu vurgusu öne çıkıyor. Bu anlatımlar, kamuoyunda “önlenebilir miydi?” sorusunu yıldönümünde yeniden büyütürken, felaketin yalnızca bir kaza değil, ihmal zinciri tartışmalarıyla anılmasına neden oluyor. Anma, yangının gerçekleştiği saatlerde otelin önünde yapıldı Yıldönümünde aileler ve yurttaşlar, yangının meydana geldiği saatlerde otelin önünde bir araya geldi; kaybedilenlerin fotoğrafları alana yerleştirildi, karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı. Anmada konuşan bazı aileler, acının azalmadığını; “cezasızlık algısının” kırılması için adalet talebinin sürdüğünü söyledi. Davada karar çıktı, hukuki süreç tüm başlıklarıyla kapanmadı Felaketin ardından açılan davada Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıklarken, gerekçeli kararın 8 Aralık 2025 tarihli olduğu ve dosyada kamera kayıtları, raporlar ve beyanların ayrıntılı biçimde yer aldığı kamuoyuna yansıdı. Öte yandan ailelerin bir kısmı, yalnızca otel yönetimi değil, denetim ve izin süreçleri dahil olmak üzere sorumluluğun bütün boyutlarıyla ele alınmasını isteyerek hukuk mücadelesini sürdürdüklerini dile getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Demetevler Metro’daki köpek iddiasında soruşturma derinleşti Haber

Demetevler Metro’daki köpek iddiasında soruşturma derinleşti

Ankara’da kamuoyuna yansıyan hayvan hakları iddialarının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO Genel Müdürlüğü, Demetevler Metro İstasyonu’nda yaşandığı öne sürülen olaya ilişkin sürecin titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Belediyeden yapılan duyuruda, ilk ihbarın 3 Ocak 2026 tarihinde 153 Çağrı Merkezi’ne ulaştığı ve bunun üzerine derhal teftiş sürecinin başlatıldığı belirtildi. Kamera kayıtları incelendi, veterinerle temas kuruldu Açıklamaya göre iddiaya konu alanlardaki kamera kayıtları saniye saniye incelendi ve tüm görüntüler güvence altına alındı. Ayrıca hayvanseverler tarafından köpeğin götürüldüğü veteriner hekimle iletişime geçilerek, olayla ilgili ayrıntılı bilgi alındı. Köpek mezardan çıkarıldı, bağımsız inceleme başlatıldı Süreçte kamuoyunda herhangi bir soru işareti kalmaması için ek adımlar atıldığı vurgulandı. Bu kapsamda, hayvanseverlerle yeniden iletişime geçilerek 15 yaşındaki “Matmazel” isimli köpeğin gömüldüğü yerden çıkarılarak bağımsız ve uzman bir kurum tarafından tekrar incelenmesi talep edildi. Talep doğrultusunda Ankara Barosu yetkilileri sürece dahil oldu ve köpek, darp iddialarının tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne götürüldü. Yetkililer, incelemenin yaklaşık 15 gün sürebileceğini bildirirken, Ankara Büyükşehir Belediyesi bu sürenin kısaltılması ve dosyaya öncelik verilmesi için resmi talepte bulundu. Bakanlık sürece dahil edildi, yasal işlem başlatıldı Belediye açıklamasında, köpeğin herhangi bir yurttaş adına kayıtlı olmaması nedeniyle, resmi prosedür gereği Tarım ve Orman Bakanlığı’na da başvuru yapıldığı belirtildi. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesi kapsamında bakanlık yetkilileri tarafından adli sürecin başlatıldığı ifade edildi. İddiaya konu kişiler görevden uzaklaştırıldı Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla, iddialarda adı geçen kişilerin geçici olarak görevlerinden uzaklaştırıldığı bilgisi paylaşıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, sürecin şeffaflıkla sürdürüleceğini ve inceleme sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.