SON DAKİKA

#Kamu Görevlileri

HABER DEĞER - Kamu Görevlileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Görevlileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Terörsüz Türkiye' takvimi netleşti: Öcalan'ın çağrısı bekleniyor Haber

'Terörsüz Türkiye' takvimi netleşti: Öcalan'ın çağrısı bekleniyor

Türkiye'nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alan 'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni takvim netleşmeye başladı. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun sonrasında, yasanın tam anlamıyla hayata geçmesi için güvenlik kurumlarının yapacağı tespit ve teyit çalışmaları bekleniyor. Silah bırakma ve teyit süreci nasıl işleyecek? Güvenlik bürokrasisi; PKK mensuplarının silahlarını bırakması, mağaraların boşaltılması ve lojistik malzemelerin teslim edilmesi için 1,5 ila 2 aylık bir zaman dilimi öngörüyor. Bu kapsamda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yakın zamanda örgüte "Tüm silahları ilgili yerlere teslim edin ve Türkiye’ye dönün" çağrısı yapması beklenirken, Kandil yönetiminin de çekildikleri alanlara dair açıklama yapacağı ifade ediliyor. Silahların teslimi konusunda MİT ve ilgili kurumların Irak merkezî yönetimi, Kuzey Irak yönetimi ve Suriye yönetimiyle temas yürüttüğü kaydedildi. Bu çerçevede Irak'taki örgüt üyelerinin Erbil ve Süleymaniye'deki Türk temsilciliklerinde oluşturulan özel birimlere başvuracağı ve silahlarını bu iki bölgedeki merkezlere teslim edeceği belirtiliyor. Süreci yönetecek iki ayrı Kurul kuruluyor Kanunla birlikte sürecin izlenmesi ve koordinasyonu için yürütme ve parlamento ayağında iki ayrı mekanizma devreye sokuluyor. Yürütme organı bünyesinde Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulacak olan yapı; Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Millî Savunma Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri ve MİT Başkanından oluşacak ve örgütün silah bırakma ile fesih sürecini takip ederek kurumlar arası koordinasyonu sağlayacak. Parlamenter düzeyde ise TBMM bünyesinde siyasi parti temsilcilerinin yer alacağı bir İzleme ve İrtibat Kurulu oluşturulacak ve böylece süreç Meclis nezdindeki mekanizmalar üzerinden de izlenecek. MGK kararı ve Resmî Gazete takvimi Güvenlik birimlerinin tespit ve değerlendirmelerinin ardından konu Millî Güvenlik Kurulunun (MGK) gündemine taşınacak. MGK'nın örgütün feshedildiğine ilişkin karar alması ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanması, kanunun uygulama aşamasının başlaması için temel koşul teşkil edecek. Sürecin eylül sonuna kadar tamamlanması ve MGK kararının çıkması halinde, ekim ayından itibaren çerçevenin tam anlamıyla uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, haktan yararlanmak isteyenler için 6 aylık başvuru süreci devreye girecek. Düzenlemenin getirdiği hukuki esaslar Yasa kapsamında belirlenen düzenlemelere göre, 15 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda 10 yıl, 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 5 yıl erteleme uygulanacak; bu süreçte soruşturmalar duracak, davalar askıya alınacak ve koşulları taşıyan cezaevindeki kişiler için tahliye hükümleri gündeme gelebilecek. Kalıcı bir af niteliği taşımayan bu uygulamada, erteleme süresi zarfında yeniden terör suçu işlenmesi durumunda erteleme kararı ortadan kaldırılacak. Düzenlemeden faydalanacak kişiler için 2 ile 3 yıl arasında siyaset yasağı öngörülürken bazı ağır suçlar kapsam dışında tutuluyor, ayrıca sürecin tatbikatında görev alan kamu görevlileri bu faaliyetleri sebebiyle cezai sorumluluk altında olmayacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak? Haber

Askeri hastaneler tekrar mı açılacak?

İlgili bakanlıklar arasında yürütülen çalışmalarda, daha önce kapatılan 25 askeri hastaneden en az 15’inin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sistemin genişletilmiş bir kapsamla yeniden kurgulanması hedefleniyor. Taslağın temel hatları Sonbaharda yasa teklifi olarak TBMM gündemine gelmesi beklenen çalışma üç ana başlık altında şekilleniyor. Kapatılan 25 hastaneden en az 15'inin yeniden açılması planlanıyor. Hastanelerin yönetiminin askerlerde kalması, ancak operasyonel olarak Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermesi üzerinde duruluyor. Askeri doktor ve sağlık personeli ihtiyacının karşılanması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yeni bir kontenjan ve eğitim modeli oluşturulacak. Kışlalardaki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve askeri personel ile yakınlarının sağlık hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Hizmet alanı genişliyor: MİT ve emniyet personeli de dahil Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, hastanelerden yararlanacak kişi kapsamının genişletilmesi oldu. İddiaya göre, mevcut TSK personelinin yanı sıra; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Emniyet ve Jandarma personeli sisteme dahil edilecek.Terörle mücadele sürecinde karar alma mekanizmalarında yer alan bazı sivil kamu görevlilerinin (vali, rektör, müsteşar vb. statüsündeki isimler) de askeri hastanelerden yararlanabilmesi planlanıyor. Sistemin yeniden hayata geçirilmesiyle birlikte, askeri sağlık personelinin yeniden kademeli olarak yetiştirilmesi ve askeri sağlık sisteminin kendine has dinamiklerinin "hibrit" bir yönetim yapısıyla güncellenmesi öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Memurların sendikalaşma oranı yüzde 77,96 oldu Haber

Memurların sendikalaşma oranı yüzde 77,96 oldu

Türkiye genelindeki toplam 3 milyon 82 bin 768 memurun 2 milyon 403 bin 189’unun bir sendikaya üyeliği bulunduğu belirlendi. Bu verilere göre, Türkiye'deki memurların sendikalaşma oranı yüzde 77,96 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Konfederasyonlardaki üye dağılımı belli oldu Resmi istatistiklere göre Türkiye'deki kamu görevlileri sendikaları arasında Memur-Sen, 1 milyon 130 bin 8 üye ile en fazla üyeye sahip konfederasyon olma özelliğini korudu. Memur-Sen'i 536 bin 151 üye ile Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) takip etti. Üçüncü sırada ise 199 bin 888 üye sayısı ile Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş) yer aldı. Eğitim hizmetleri örgütlülükte lider Hizmet kolları bazında incelendiğinde, 1 milyon 323 bin 917 sendikalı memur sayısı ile "Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri" en fazla örgütlülüğün olduğu alan olarak kayıtlara geçti. Bu hizmet kolunda Eğitim-Bir-Sen 444 bin 429 üye ile öne çıkarken, Türk Eğitim-Sen 236 bin 515 üye ve Eğitim-İş ise 153 bin 915 üye ile temsil edildi. Sağlık ve büro hizmetlerinde sendikal durum Örgütlülüğün yoğun olduğu diğer bir alan olan "Sağlık ve Sosyal Hizmetler" kolunda toplam 848 bin 44 sendikalı memur bulunuyor. Bu kolda Sağlık-Sen 296 bin 290, Türk Sağlık-Sen 126 bin 466 ve Genç Sağlık Sendikası ise 58 bin 733 üyeye sahip. "Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri" kolunda ise 355 bin 379 sendikalı memur yer alırken, Büro Memur-Sen 126 bin 589, Türk Büro-Sen 81 bin 750 ve Devlet Memurları Sendikası (DMS) 19 bin 826 üye ile faaliyetlerini sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sahte emeklilik belgesiyle vurgun: 65 lüks araca el konuldu, 22 gözaltı Haber

Sahte emeklilik belgesiyle vurgun: 65 lüks araca el konuldu, 22 gözaltı

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerinin yürüttüğü risk analizi çalışmaları, sahte belgelerle gerçekleştirildiği öne sürülen büyük bir araç vurgununu ortaya çıkardı. Artvin, İstanbul ve Antalya başta olmak üzere farklı illeri kapsayan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 600 milyon lira olan 65 lüks araç ele geçirilirken, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 22 kişi hakkında işlem başlatıldı. Sahte belgelerle yurda giriş yaptılar Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre araçların, Sarp Gümrük Kapısı’ndan sahte emeklilik belgeleri ibraz edilerek Türkiye’ye sokulduğu belirlendi. Şüpheli işlemler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ekipler, yaklaşık 18 ay boyunca teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Kamu görevlileri de soruşturma kapsamında Takip sürecinin ardından Kemalpaşa İlçe Jandarma Komutanlığı ile Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nün ortak operasyonunda, araçların giriş işlemlerinde usulsüzlüğe karıştıkları iddia edilen 18’i kamu görevlisi olmak üzere 22 şüpheli “rüşvet” suçlamasıyla gözaltına alındı. 600 milyon liralık araçlara el konuldu Operasyonda ele geçirilen lüks araçların toplam piyasa değerinin 600 milyon lira olduğu tespit edildi. Araçlara el konulurken, soruşturma kapsamında ele geçirilen belge ve dijital materyaller de delil olarak incelemeye alındı. Olayla ilgili adli sürecin sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zeren’in KYK yurdundaki ölümünde kamu görevlileri 2 yıl sonra hâkim karşısında Haber

Zeren’in KYK yurdundaki ölümünde kamu görevlileri 2 yıl sonra hâkim karşısında

Aydın’da 25 Ekim 2023’te meydana gelen ve üniversite öğrencisi Zeren Ertaş’ın hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin adli süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Özel firma çalışanlarının yargılandığı dosyanın ardından, asansörün denetim ve idari sorumluluğundan sorumlu kamu görevlileri hakkında açılan dava, aradan geçen iki yılın sonunda görülebildi. Kamu denetimi yargı önünde Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada; dönemin Gençlik ve Spor İl Müdürü C.F., Yurt Müdürü E.Ç. ile M.B., A.K. ve M.Y. isimli kamu görevlileri “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor. Savcılık, sanıklar için 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Ancak duruşmaya hiçbir sanığın katılmaması dikkat çekti. Bilirkişi raporu yok, duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, olayda idari sorumluluğun kapsamını belirleyecek kritik bilirkişi raporunun henüz dosyaya girmediğini bildirdi. Bu gerekçeyle dava, 12 Şubat 2026 tarihine ertelendi. Böylece, olayın üzerinden neredeyse 2,5 yıl geçmiş olacak. Facianın arka planı Adnan Menderes Üniversitesi son sınıf öğrencisi Zeren Ertaş, Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda 16 kişilik asansörde yaşanan arıza sırasında kabinin ani şekilde kayması üzerine çıkmak isterken, duvar ile kabin arasına sıkışarak yaşamını yitirmişti. Özel firma davasında ‘iyi hâl’ indirimi Dosyanın ilk aşamasında, asansörün bakımını yapan özel firmanın yetkilileri yargılanmış; firma sahibi Mustafa Büyükyapıcı’ya verilen 6 yıl 8 ay hapis cezası “geleceği üzerindeki etkileri” gerekçesiyle 5 yıl 6 ay 20 güne indirilmişti. Aynı dosyada yargılanan mühendisler de aldıkları cezelerin ardından tahliye edilmişti. Aile bu kararları istinafa taşımıştı. Ailenin adalet çağrısı Duruşma salonunda müşteki olarak bulunan anne Serpil Ertaş ve baba Akın Ertaş, ertelemelerin yarattığı yıpranmaya dikkat çekti. Baba Ertaş, “Artık sonuç almak istiyoruz; devletin bize sahip çıkmasını bekliyoruz” derken, anne Ertaş “Her duruşmada yeni bir erteleme yaşıyoruz, çok yoruldum” sözleriyle tepki gösterdi. Zeren Ertaş’ın ölümünde kamu denetiminin payını ortaya koyması beklenen dava, teknik raporların tamamlanmasıyla 2026 kışında yeniden görülecek. Ailenin talebi ise değişmedi: “Suçluların en ağır şekilde cezalandırılması.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.