SON DAKİKA

#Kamuoyu

HABER DEĞER - Kamuoyu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamuoyu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi Haber

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi

Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir, katıldığı bir televizyon programında yargı atamalarına ilişkin sarf ettiği sözlerin kamuoyunda ve hukuk camiasında geniş çaplı tepkiye yol açmasının ardından baro başkanlığı adaylığından çekilme kararı aldı. Yargı bağımsızlığı tartışması başlatan sözler Bengü Türk TV ekranlarında baronun faaliyetlerini değerlendiren Gökhan Ağdemir, Adalet Bakanlığı ile yürütülen süreçleri anlatırken sarf ettiği ifadelerle liyakat ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirmişti. Ağdemir programda şu sözleri kullanmıştı: "Hakim ve savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Bakanlık da bize bir ayrıcalık tanıdı; 2 yıllık çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık." Açıklamalarının ardından yükselen tepkiler üzerine yazılı bir kamuoyu duyurusu paylaşan Ağdemir, ifadelerinin bağlamından koparılarak Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığını öne sürdü. Kurumun itibarını korumayı amaçladığını belirten Ağdemir, kararını şu sözlerle ilan etti: "Katıldığım canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını ve Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecine çekildiğini üzülerek görüyorum. Kurumumuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldım." Yargı mesleğinde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin önemine dikkat çeken Ağdemir, görev süresi boyunca kendisine destek veren meslektaşlarına teşekkür ederek adaylık sürecini noktalandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Azerbaycan'da sular durulmuyor: Başörtü yasakları tepki çekmeye devam ediyor Haber

Azerbaycan'da sular durulmuyor: Başörtü yasakları tepki çekmeye devam ediyor

Azerbaycan’da devlet okullarında kılık-kıyafet kısıtlamalarının yeniden sert tedbirlerle devreye sokulması, eğitim hakkı ve inanç özgürlüğü ekseninde geniş çaplı bir tartışmanın fitilini ateşledi. Haftanın ilk gününde okul kapılarında gerginlik Yeni haftanın başlamasıyla birlikte Bakü ve farklı şehirlerdeki devlet okullarında benzer tablolar yaşandı. Başörtüsü takan çok sayıda kız öğrenci, okul idarecileri ve görevliler tarafından kapıda durdurularak binalara alınmadı. Derslere katılması engellenen öğrencilerin evlerine gönderilmesi üzerine duruma tepki gösteren veliler okul binaları önünde toplanarak karara itiraz etti. Çocuklarının eğitim hakkının engellendiğini belirtip karara tepki gösteren veliler ile okul yönetimleri arasında zaman zaman gerginlikler yaşanırken, adli ve sivil toplum kanadından da tepkiler yükseldi. Çok sayıda hukukçu, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş, keyfi engellemelerin derhal son bulması yönünde Bakü yönetimine çağrıda bulundu. Özellikle Karabağ Savaşı’nda uzuvlarını kaybeden gazilerin ve şehit ailelerinin çocuklarının da benzer muameleye maruz kalmasının kamuoyu vicdanını derinden yaraladığı ifade edildi. Eğitim süreçlerinden uzaklaştırılan öğrencilerin mağduriyetine dikkat çeken kitleler ve hukuk çevreleri, yetkililerden eğitim hakkı ile inanç özgürlüğü arasındaki dengeyi göz gözeten somut adımlar atmasını ve öğrencilerin eğitimden uzaklaştırılmasına son verilmesini talep ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan Girne gemi faciası hakkında açıklama Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'dan Girne gemi faciası hakkında açıklama

"Acımız kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Girne açıklarında meydana gelen ve büyük üzüntü yaratan gemi faciasının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Yaşanan felaketin ardından duyduğu üzüntüyü dile getiren Erhürman, acılarının kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, henüz ulaşamadığımız insanlarımızın ailelerine sabır, sahada cansiperane çaba gösteren görevlilerimize kolaylıklar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun." "Gelişmeler kamuoyuyla kesintisiz paylaşılacak" Açıklamasında kazanın tüm yönleriyle aydınlatılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erhürman, süreçle ilgili 'hata, ihmal, yanlış ve kusur ne varsa ortaya çıkarılaccağının' vurgusunu yaparak kararlılık mesajı verdi. Erhürman, soruşturma sürecine dair tüm gelişmelerin kamuoyu ile şeffaf bir şekilde kesintisiz olarak paylaşılacağını aktardı. Bölgede devam eden faaliyetlere de değinen Erhürman, kayıp kişilere ulaşmak için ekiplerin yoğun bir mesai harcadığını belirterek, "Arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Son ana kadar da aralıksız devam edecek" diyerek çalışmaların kesintisiz süreceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında Haber

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında

Ali İsmail Korkmaz, yüreği doğa, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan, 1994 Hatay doğumlu pırıl pırıl bir üniversite öğrencisiydi. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail, sadece akademik başarısıyla değil, bitmek bilmeyen yardımseverliği ve vefasıyla çevresinin sevgisini kazanmıştı. Henüz 17 yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte "Toplum İçin Gençlik" hareketini başlatacak kadar idealistti. Bu inisiyatifle kütüphanesi olmayan okullara kitaplar toplamış, huzurevlerinde yaşlıları ziyaret etmiş, engelliler için kapaklar biriktirmiş ve sokak hayvanlarına yardım eli uzatmıştı. Fotoğraf merakından film tutkusuna kadar hayata dair her şeye ilgi duyan, yaptıklarını "insanlara faydalı olma" gayesiyle ajandasına not eden, aklı ve yüreği yaşından büyük, paylaşmaktan mutluluk duyan bir toplum gönüllüsüydü. Karanlık sokaklarda yaşam mücadelesi 2 Haziran 2013 günü Eskişehir’de, Gezi Parkı protestolarına destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığında, henüz birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail’in yaşamı trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Polisin yoğun gaz bombası ve sert müdahalesiyle ara sokaklara kaçmak zorunda kalan Ali İsmail, burada pusu kuran polis ve sivil giyimli eli sopalı grupların hedefi oldu. Savunmasız durumdayken maruz kaldığı şiddetli darbeler sonucu beyin kanaması geçirdi. Saldırıdan hemen sonra gittiği hastanede yeterli müdahale yapılamadı; ilk tıbbi destek ancak 20 saatlik kritik bir gecikmenin ardından sağlanabildi. 38 gün boyunca süren yaşam mücadelesini 10 Temmuz 2013 tarihinde kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail, arkasında yarım kalmış hayallerini gerçekleştirmek üzere ant içmiş bir halk ve silinmez bir acı bıraktı. Dava sürecinde tartışmalı kararlar Ali İsmail Korkmaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen yargı süreci, Türkiye hukuk tarihinin en uzun ve kamu vicdanını en çok zorlayan davalarından biri oldu. Soruşturma kapsamında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. 21 Ocak 2015 tarihinde açıklanan ilk kararda mahkeme, sanıkları "kasten öldürme" suçundan değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırdı ve iyi hal indirimleri uyguladı; polis Mevlüt Saldoğan’a 13 yıl ceza verilip indirimle 10 yıl 10 aya düşürülürken, tutuklu dört kişi üç yıl dört ay hapis cezası aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016'daki bozma kararları sonrası süreç, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Nihai olarak Yargıtay; Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl ve üç fırıncıya verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onarken, beraat ettirilen polis Hüseyin Engin'e daha sonra 7 ay 15 gün hapis cezası verip hükmü erteledi, Ebubekir Harlar'a ise 6 yıl 8 ay ceza hükmetti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nı ailenin açtığı tazminat davasında mahkûm ederek, maddi ve manevi toplam 707 bin 180 lira tazminata hükmetti. Ancak yıllara yayılan bu süreçte verilen cezalar, "kasten yaralama" sınırlarına hapsedilmesi ve uygulanan indirimler nedeniyle, adalet beklentisiyle davayı takip eden kitleler tarafından uzun süre tartışıldı ve vicdanlarda tam bir karşılık bulamadığı yönünde eleştirildi. Bir Parktan Bir Vakfa: Yaşayan Miras Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü, Türkiye genelinde büyük protestolara yol açtı. Adalet yürüyüşleri düzenlendi, heykelleri dikildi, Fenerbahçe taraftarları onun adına marşlar besteledi. Kadıköy’de bir parka adı verilirken, ailesi tarafından kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) aracılığıyla, onun yarım kalan hayalleri olan burslar, sanatsal projeler ve sosyal yardımlar binlerce gence ulaştırıldı. Ancak ailesi ve onu sevenler için en büyük miras, İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı "Ali İsmail-Emri Kim Verdi?" kitabında da sorgulandığı gibi, bu karanlığın tam anlamıyla aydınlatılması ve adalet talebinin hiç sönmemesi oldu. O, sevgiyi yüreklerinde taşıyan dostları için hayatın içinden geçip giden, unutulmaz bir toplum gönüllüsü olarak kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Partili Tayyar’dan ‘Gülistan Doku’ çıkışı: Hiç kimse dokunulmaz değil Haber

AK Partili Tayyar’dan ‘Gülistan Doku’ çıkışı: Hiç kimse dokunulmaz değil

AK Parti’li Şamil Tayyar, 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku hakkında yaptığı paylaşımda, soruşturma sürecine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Tayyar’ın “Hiç kimse kendini artık dokunulmaz olarak görmez” sözleri kamuoyunda yeniden tartışma başlattı. 6 yıldır süren kayıp dosyası yeniden gündemde Tunceli’de Munzur Üniversitesi öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp. O tarihten bu yana yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda iddia gündeme gelmiş, dosya kamuoyunda yakından takip edilmişti. Son gelişmelerle birlikte soruşturmada bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmesi, dosyayı yeniden ülke gündemine taşıdı. “Soruşturma titizlikle yürütülmeli” Tayyar, sosyal medya paylaşımında soruşturmanın adil ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirterek, kimsenin ayrıcalıklı olmaması gerektiğini vurguladı. Paylaşımında, “Kişinin imtiyazlı olmadığının gösterilmesi bakımından önemli” ifadelerine yer veren Tayyar, adaletin gecikmeden sağlanması gerektiğini dile getirdi. Gazeteci arkadaşlar ayrıntıları paylaşıyorlar. Altı yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması, gündemi sarsacak gibi gözüküyor. Gözaltındaki 13 kişi arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in bulunması ise gecenin… — Şamil Tayyar (@samiltayyar27) April 13, 2026 Gözaltı kararları dikkat çekti Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Sarıgül hakkında gözaltı kararı verilmesi dikkat çekti. Dosyada adı geçen kişilerle ilgili süreç kamuoyunda yakından izlenirken, gelişmelerin davanın seyrini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Aile ve kamuoyu süreci takip ediyor Gülistan Doku’nun ailesi, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep ediyor. Dosyada yeni gelişmeler yaşanırken, kamuoyunun adalet beklentisi sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu Haber

İsviçre’deki 6 ton altın için 20 yıllık savaş: Elazığlı iş insanı sessizliğini bozdu

Hastane odasında başlayan hikâye Bayrak’ın iddiasına göre süreç, 2005 yılında annesinin hastane odasında yaptığı açıklamayla başladı. Annesi, babasından kalan 6 sandık altının İsviçre’de bir bankada bulunduğunu söyledi. Bu bilgi üzerine Zürih’e giden Bayrak, altınları almak istedi ancak söz konusu varlıkların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmediğini belirtti. Bunun üzerine hukuki süreç başlatıldı. “Büyükelçi evimde kaldı, söz verdi” Bayrak, dönemin İsviçre Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz ile yaptığı görüşmeleri de ilk kez kamuoyuna açıkladı. İddiaya göre Kunz, önce İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdi, ardından Elazığ’a gelerek Bayrak’ın evinde konakladı. Bayrak, büyükelçinin kendisine şu sözleri verdiğini öne sürdü: “Devlet adına buradayım. Bu konuyu çözmek için bize güvenin ve sessiz kalın.” Bu sözler üzerine yıllarca beklediğini söyleyen Bayrak, “Ama hiçbir adım atılmadı” dedi. Bankalar değişti, mücadele yeniden başladı Sürecin, İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse’in çöküşü sonrası yeni bir boyut kazandığını belirten Bayrak, bankanın varlıklarının UBS’ye devredilmesiyle muhatabın değiştiğini söyledi. Bayrak, “Artık karşımızda UBS var. Ama herkes bilsin ki bu işin peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “O varlıklar Elazığ’a gelecek” Mücadelesini kamuoyu önünde sürdüreceğini vurgulayan Bayrak, şu iddiayı dile getirdi: “Bu bir başlangıç. Tüm dünya bu süreci görecek. O varlıklar Elazığ’a gelecek, biz o altınları alacağız.” İddialar kanıtlanmayı bekliyor Söz konusu 6 ton altın iddiası resmi belgelerle doğrulanmış değil. Ancak Bayrak’ın yıllardır sürdürdüğü hukuki girişimler ve yaptığı açıklamalar, dosyanın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür uluslararası miras ve banka varlıkları davalarının uzun ve karmaşık süreçler içerdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bolu’da kurban bağışı iddiası: Kesilmedi ama mesaj gönderildi Haber

Bolu’da kurban bağışı iddiası: Kesilmedi ama mesaj gönderildi

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, BolSev Vakfı hakkında kurban bağışlarına ilişkin ciddi iddialar üzerine soruşturma başlattı. Farklı şehirlerden bağış yapan yurttaşlar, ibadetlerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek şikayetçi oldu. “Kurbanınız kesildi” mesajı iddiası İddialara göre bağış yapan bazı yurttaşlara, kurban kesimi gerçekleşmemesine rağmen “Kurbanınız kesildi” ve “Allah kabul etsin” şeklinde mesajlar gönderildi. Bazı bağışçılar ise hiçbir geri dönüş alamadıklarını belirtti. Mağdurlar savcılığa başvurdu Edinilen bilgilere göre en az 10 kişi savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. Bağışçıların bir kısmı sosyal medya ilanları ve tanıdık tavsiyeleriyle vakfa ulaştıklarını ifade etti. “Hakkımı helal etmiyorum” tepkisi Kurbanlarının kesilmediğini sonradan öğrendiklerini belirten yurttaşlar, duruma sert tepki gösterdi. Mağdurlar, ibadetlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mağdur olduklarını dile getirdi. Soruşturma genişleyebilir Savcılık kaynakları, dosyada mağdur sayısının artabileceğini ve özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bağış çağrılarının detaylı şekilde incelendiğini belirtiyor. Soruşturmada tutuklamalar var Soruşturma kapsamında daha önce Tanju Özcan dahil bazı isimler hakkında işlem yapıldığı ve çeşitli suçlamalarla tutuklamalar gerçekleştiği aktarıldı. Son olarak bazı belediye yöneticileri ve vakıf üyeleri de gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin, kurban bağışlarını kesim yerine farklı alanlarda kullandıkları iddiasıyla “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla yargı süreciyle karşı karşıya olduğu öğrenildi. Yargı süreci devam ediyor Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ve tüm iddiaların detaylı şekilde incelendiğini belirtirken, kamuoyu gelişmeleri yakından takip ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi Haber

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, biri tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edilirken, mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme 11 Haziran’a erteledi Duruşmaya tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve tanıklar katılırken, tutuklu sanık Yusuf Aydemir SEGBİS üzerinden bağlandı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve yeni tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı 11 Haziran tarihine erteledi. Tutuklu sanığın savunması: “Suçsuzum” Sanık Yusuf Aydemir savunmasında, olay günü bölgeye sonradan gittiğini belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Telefonunun o dönem arızalı olduğunu ve farklı bir cihaz kullandığını ifade eden Aydemir, suçsuz olduğunu savundu. Tanık ifadeleri ve ses kayıtları incelendi Duruşmada tanık beyanları ve dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi çözümlemeleri de ele alındı. Bir tanık, ses kaydını “gerçeklerin ortaya çıkması” amacıyla aldığını belirtirken, olayla doğrudan bir bağlantısının olmadığını söyledi. Mahkeme: Tutukluluk devam edecek Cumhuriyet savcısının mütalaası doğrultusunda mahkeme, kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ihtimali gerekçesiyle sanık Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Diğer sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirleri de sürdürülecek. Anne bir sonraki duruşmada dinlenecek Mahkeme heyeti, Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in bir sonraki duruşmada dinlenmesine hükmetti. Bu karar, davanın seyrinde yeni ifadelerin belirleyici olabileceği şeklinde değerlendiriliyor. Davanın geçmişi: Yargı süreci defalarca değişti 2018 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in ölümü, Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştı. İlk yargılamada amca Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmış, ancak istinaf ve temyiz süreçlerinde karar bozulmuştu. Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava yeniden görülmeye başlanmış, süreç içinde sanıklar hakkında farklı kararlar verilmişti. Son gelişmeyle birlikte dosya yeniden değerlendirme aşamasında ilerliyor. Soruşturma süreci devam ediyor Dosyada hem yeni delillerin hem de tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sürerken, kamuoyu uzun süredir aydınlatılamayan olayın netleşmesini bekliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltına alındı Haber

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltına alındı

İzmir’de belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalara bir yenisi daha eklendi. Bornova Belediyesi’nde “bankamatik memuru olarak çalıştırma” iddiaları üzerine başlatılan inceleme kapsamında Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltına alındı. Soruşturmanın, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirildi. “Bankamatik memuru” iddiası soruşturmanın merkezinde Soruşturmanın, A.A. isimli bir kişinin fiilen çalışmadan belediye kadrosunda gösterildiği iddiası üzerine başlatıldığı öğrenildi. SGK uzmanlık raporlarının da dosyada yer aldığı ve bu raporların soruşturmanın temel dayanaklarından biri olduğu belirtildi. 4 kişi hakkında işlem yapıldı Gözaltı işlemi kapsamında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte toplam 4 kişi hakkında işlem yapıldı. Şüphelilere “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarının yöneltildiği ifade edildi. İddialar daha önce gündeme gelmişti Ömer Eşki’nin adı daha önce de kamuoyuna yansıyan bazı iddialarla gündeme gelmişti. Soruşturmanın, bu iddiaların ardından genişletildiği ve yeni deliller ışığında yürütüldüğü belirtiliyor. Soruşturma genişleyebilir Yetkililer, dosyanın kapsamının genişleyebileceğini ve yeni gözaltıların olabileceğini ifade ediyor. Emniyet birimlerinin olayın tüm yönlerini araştırdığı, mali kayıtlar ve personel hareketlerinin detaylı şekilde incelendiği bildirildi. Kamuoyu gelişmeleri takip ediyor Yerel yönetimlere yönelik art arda gelen soruşturmalar, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, sürecin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.