Yıldız Tar’ın yanındayız: 13 Ekim’de Ankara Adliyesi’nde dayanışma çağrısı
Basın özgürlüğü ve eşitlik için adliye önünde buluşma
Kaos GL, Yıldız Tar’ın yargılandığı davayı “hakikati savunma hakkına yöneltilmiş bir saldırı” olarak nitelendirdi. Dernek yaptığı açıklamada, “Gazetecilik suç değildir. Yıldız Tar yalnız değildir” diyerek insan hakları savunucularını, basın emekçilerini ve tüm dayanışma ağlarını Ankara Adliyesi’ne çağırdı.
HDK soruşturmasıyla başlayan tutukluluk süreci
Tar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması kapsamında 18 Şubat’ta gözaltına alınmış ve 21 Şubat’ta aralarında SYKP ve Siyasi Haber’den İbrahim Halit Elçi’nin de bulunduğu 30 kişiyle birlikte tutuklanmıştı. İki isim, dört aya yakın tutukluluğun ardından 30 Mayıs’ta serbest bırakıldı.
İddianamede barışçıl faaliyetler “örgüt üyeliği” sayıldı
Hazırlanan iddianamede Yıldız Tar hakkında 2012-2013 yıllarına ait telefon görüşmeleri ve bir ortam dinleme kaydı delil olarak gösteriliyor. Ancak bu kayıtların içeriklerini haber takibi, toplumsal cinsiyet çalışmaları, öğrenci eylemleri gibi anayasal sınırlar içindeki faaliyetler oluşturuyor. Buna rağmen Tar, “silahlı örgüt üyeliği” ile suçlanıyor.
İfade alınmadan tutuklama kararı verildi
Yıldız Tar’ın doğrudan tutuklamaya sevk edildiği ve gerekçede “HDK toplantılarına yoğun katılım” ifadesinin öne çıkarıldığı belirtiliyor. Avukatları ve hak savunucuları, bu durumun basın özgürlüğüne ve sivil toplum faaliyetlerine ağır bir darbe olduğunu savunuyor.
13 Ekim, yalnızca bir duruşma değil
Yıldız Tar’ın davası, Türkiye’de ifade özgürlüğü, LGBTİ+ hakları ve bağımsız gazeteciliğin geleceği açısından kritik bir sınav olarak görülüyor. Kaos GL, 13 Ekim’deki duruşmanın yalnızca bir hukuk mücadelesi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın da göstergesi olacağını vurguluyor.