SON DAKİKA

#Kaptan

HABER DEĞER - Kaptan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaptan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girne'deki gemi faciasında kritik iddia: "Yolcular binmeden tahliye botlarının halatları kesildi" Haber

Girne'deki gemi faciasında kritik iddia: "Yolcular binmeden tahliye botlarının halatları kesildi"

Girne'de yaşanan büyük gemi faciasına ilişkin yargı ve soruşturma süreci tüm hızıyla sürerken, ortaya çıkan yeni ve sarsıcı detaylar felaketin boyutunu gözler önüne seriyor. Kaptan, mürettebat ve bir şirket yetkilisinin aralarında bulunduğu 9 sanık, "Tedbirsizlik ve ihmalkarlık sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla bugün yeniden Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Mahkeme, zanlıların gözaltı süresini 7 gün daha uzattı. Kazazede Selman Akbaş: "Halatlar kesildi, botlar gitti" Soruşturma derinleşirken, facianın tanıklarından biri olan ve kazadan sağ kurtulan Selman Akbaş'ın NTV'ye yaptığı açıklamalar yaşanan dehşet anlarını ve organizasyonsuzluğu gözler önüne serdi. Yaşadığı travmanın etkisinden çıkamadığını belirten Akbaş, "O çocuklar aklıma geliyor. Suyun üstünde cansız yatan insanlar aklıma geliyor. Mersin gibi bir yerde yaşıyorum ancak sahile gitmek istemiyorum" diyerek facianın izlerini aktardı. Gemi çalışanlarının kriz anında tamamen bilgisiz ve eğitimsiz hareket ettiğini öne süren Akbaş, tahliye anında yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bunlar can sallarını atar atmaz halatlarını koparınca hiç kimse can sallarına binemedi. Yetkililerin önce insanları bindirip ardından halatları kesmeleri gerekirdi. Filikaları 1,5 kilometre öteye götürdü. Bu yüzden de çok can kaybı oldu. Botlar gözümüzün önünde dalgayla uzaklaştı, resmen bizimle dalga geçer gibi uzaklaşıp gitti." "Gemi batarken haberimiz oldu" Gemide yolculara yönelik herhangi bir acil durum anonsu veya tahliye eğitimi verilmediğini vurgulayan Akbaş, kaza anındaki ihmalleri şu detaylarla dile getirdi: "Geri dönelim diye ricada bulundukça kaptan giderek hızını artırıyordu. Hıza bağlı olarak dalgalar bizi çok kötü etkilemeye başladı. Biri makinist Zeki Öz kaptanın odasına girdi. Odadan çıkarken çıkış kapısına doğru gidip 'Arkaya doğru kaçın gemi batıyor' diye bağırmaya başladı. Bize hiçbir bilgi verilmedi. Ne yapmamız gerektiğine dair bir anons yapılmadı. Üstelik gemideki yolcuların yüzde 80'inin yüzme bilmediğini düşünüyorum." Peş peşe gelen bu vahim iddialar ve ifadeler ışığında, ölü sayısının 18'e yükseldiği faciada sorumluların tespiti için yürütülen soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

KKTC Başbakanı'ndan Girne gemi faciası açıklaması:  Başka naaş bulunamadı Haber

KKTC Başbakanı'ndan Girne gemi faciası açıklaması: Başka naaş bulunamadı

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, yaklaşık 554 metre derinlikteki batık gemide yürütülen çalışmalarda geminin tüm alanlarına ulaşıldığını belirtti. Yapılan detaylı taramalarda başka bir naaşa ulaşılamazken, kayıp 13 kişiyi arama çalışmalarının devam ettiği aktarıldı. Taşucu seferi sırasında batmıştı Filo Denizcilik'e ait "Filo Jet" adlı hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos 2026 Pazar günü Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket etmişti. Limandan ayrıldıktan kısa süre sonra yaklaşık 4 deniz mili açıkta su almaya başlayan ve geri dönmeye çalışan gemi kısa sürede batmıştı. Gemide bulunan 267 yolcu ve mürettebattan 239'u kurtarılmıştı. Kazanın ardından 8 kişinin cansız bedenine ulaşılmış, kayıp sayısı 20 olarak açıklanmıştı. Sürdürülen çalışmalar neticesinde 5 Eylül'de can kaybı 13'e yükselirken, 19 Eylül itibarıyla ölü sayısı 15'e çıktı, kayıp sayısı ise 13'e düştü. Başbakan Üstel, çıkarılan naaşların yüz taraması ve DNA testiyle kimliklendirilerek ailelerine teslim edildiğini ifade etmişti. Arama-kurtarma faaliyetlerine sahil güvenlik birimleri, askeri gemiler, hava araçları ve sivil tekneler katılırken, Türkiye'den gelen dalgıçlar ile "Işın" ve "Alemdar" arama-kurtarma gemileri de bölgede 24 saat esasına göre görev yaptı. Yaşanan felaket sonrasında KKTC'de 31 Ağustos'ta 3 günlük ulusal yas ilan edilmişti. Onarımın silikon ve yapıştırıcıyla yapıldığı ortaya çıktı Soruşturma kapsamında kaptan ve mürettebatın da aralarında bulunduğu 9 kişi 31 Ağustos'ta tutuklanmıştı. "Dikkatsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla yargılanan şüpheliler bugün 5. kez Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarıldı. Polisin mahkemede paylaştığı bilgilere göre, geminin baş kısmındaki "bodoslama" bölümünün tersane yerine Girne Limanı'nda boya, silikon ve iki bileşenli yapıştırıcıyla onarıldığı belirlendi. Gerçekleştirilen bu onarımın Limanlar Dairesi'ne bildirilmediği, bildirilmiş olması durumunda gemiye sefer izni verilmeyeceği ifade edildi. Mahkeme, şüphelilerin tutukluluk süresini 7 gün uzatırken, adliye önünde toplanan mağdur aileler şirket sahiplerinin de yargılanmasını talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı Haber

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Tutukluluk süresi 7 gün uzatıldı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’deki Taşucu Limanı’na sefer yaptığı sırada alabora olarak batan Filo Jet feribotuna ilişkin adli soruşturma tüm hızıyla sürüyor. Yürütülen soruşturma kapsamında şirket yöneticisi Ali Özdüşler, kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve N. Sercan, birinci makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ile mürettebat Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Huseynov ve Rashat Ibrahimov yeniden hakim karşısına çıkarıldı. Girne Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 9 şüphelinin 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verildi. Kaptan ve şirket durumdan haberdardı Soruşturma makamları tarafından mahkemeye sunulan deliller arasında kritik WhatsApp yazışmaları ve dijital görüntüler yer aldı. Yardımcı kaptan Merve N. Seraslan’ın 17 Haziran 2026 tarihli yazışmalarının gündeme getirildiği duruşmada, geminin sol kızağının kırıldığı ve bu durumun kaptanın bilgisi dahilinde geçiştirilerek tamir ettirildiği ifade edildi. Polis ekiplerinin mahkemeye aktardığı bilgilere göre, söz konusu hasara ilişkin fotoğraflar mürettebat tarafından yardımcı kaptana iletildi; o da bu görüntüleri şirket yetkilisine aktardı. Ayrıca zanlılardan biri tarafından 7 Haziran'da gönderilen görüntülerde gemi kızağındaki kırığın net bir şekilde görüldüğü, kayıp yolculardan birinin ailesine facia öncesi gönderdiği videoda da aynı kırığın tespit edildiği belirtildi. Şüphelilerin telefonlarına el konulurken, dijital incelemelerin kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğü bildirildi. Suçlamalar ağırlaşabilir Mahkemede yöneltilen sorular üzerine tahkikat memuru, yapılan tamiratın uygun bir tersanede ve bilirkişi denetiminde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Tamiratın uygun koşullarda yapılmadığının kesinleşmesi durumunda soruşturmanın seyrinin değişebileceği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ağırlaşabileceği kaydedildi. Öte yandan, kaptan Mustafa Öz'ün gemiye giren suları dikkate almayarak risk altında seyre devam ettiği yönünde kanaat oluştuğu da savcılık tarafından mahkemeye aktarıldı. Filo Jet isimli feribot, 30 Ağustos tarihinde 259 yolcu ve 8 mürettebatla hareket ettiği sırada alabora olarak batmıştı. Yaşanan felaketin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerinde bugüne kadar 14 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, kayıp olduğu bilinen diğer 14 kişiyi arama çalışmalarının aralıksız devam ettiği açıklandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Denizcilik literatürünü sarsan kaza: Halit Yukay tam hızla Arel-7’ye çarpmış Haber

Denizcilik literatürünü sarsan kaza: Halit Yukay tam hızla Arel-7’ye çarpmış

Yalova’dan 4 Ağustos’ta Graywolf isimli teknesiyle Bozcaada’ya gitmek üzere denize açılan iş insanı Halit Yukay’ın nasıl hayatını kaybettiği, ne zaman ve nerede bulunduğu, hangi gemiyle çarpıştığı ve kimlerin sorumlu tutulduğu Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianame ve bilirkişi raporuyla netleşmeye başladı. Raporda, Graywolf’un açık denizde, Arel-7 isimli kuru yük gemisine tam seyir hızıyla baş tarafından çarptığı ve bu senaryonun literatürde neredeyse hiç görülmediği kaydedildi. Cansız beden 68 metre derinlikte saatiyle teşhis edildi Halit Yukay’dan haber alınamamasının ardından başlatılan arama çalışmalarında, teknesi parçalanmış ve yarı batık halde bulundu. Aramaların 19’uncu gününde, Erdek açıklarında 68 metre derinlikte bir cansız beden tespit edildi. Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Işın ve ardından TCG Alemdar’ın yürüttüğü çalışmalarda, deniz dibindeki bedenin sol kolundaki mavi kordonlu saatten yola çıkılarak Halit Yukay’a ait olduğu anlaşıldı. Güvenlik kamerası görüntülerinde de Yalova’dan ayrılırken aynı saatin Yukay’ın kolunda olduğu teyit edildi. Tekne enkazı ve gemi burnundaki izler soruşturmayı derinleştirdi Yukay’ın parçalanan teknesine çarptığı değerlendirilen Arel-7 isimli kuru yük gemisinin rotası, radar kayıtları ve liman görüntüleri tek tek incelendi. Çanakkale’de kazadan önce çekilen fotoğraflarda gemi burnunda herhangi bir iz bulunmazken, 5 Ağustos’ta İzmit’te çekilen karelerde geminin ön kısmında belirgin sürtme ve darbe izleri tespit edildi. Geminin limana yanaştığı anlara ait güvenlik kamerası görüntülerinde, kaptan Cemal Tokatlıoğlu ve mürettebatın gemi başına inip izleri kontrol ettikleri anlar da dosyaya girdi. Boya analizi çarpışmayı teknik olarak doğruladı Geminin burnundaki sürtme izlerinden ve Graywolf’un enkazındaki parçalardan alınan numuneler Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda incelendi. Raporda, Arel-7’nin tahrip olan ve “çarpma bölgesi” olarak değerlendirilen kısmından alınan boya örnekleriyle, tekne enkazındaki boya katmanlarının renk ve fiziki yapı bakımından eşleştiği belirtildi. Böylece gemi ile tekne arasında fiziksel temasın gerçekleştiği teknik bulgularla doğrulandı. Kaptana 9 yıla, mürettebata 3 yıla kadar hapis istemi Hazırlanan iddianamede, Arel-7 kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şirket yetkilisi Arda G. ile mürettebat Ahmet S., Erhan E., İsa A., Metin S., Muhammet F. G., Oğuzhan D., Ramazan D. ve Tahir B. için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi. Kaptan, önce adli kontrolle serbest bırakılmış, savcılığın itirazı sonrası tutuklanmış, ardından Erdek 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla tahliye edilmişti. Bilirkişiye göre kaza denizcilik literatüründe eşi benzeri görülmeyen nitelikte İddianamedeki bilirkişi raporunda, Graywolf’un Arel-7’ye “tam seyir hızıyla, baş tarafından ve doğrudan” çarptığı vurgulandı. Raporda, benzer olayların genellikle manevra kısıtlı dar su yollarında görüldüğü, buna karşın bu kazanın açık denizde, görüşün iyi olduğu gündüz saatlerinde ve herhangi bir manevra kısıtının bulunmadığı bölgede yaşandığına dikkat çekildi. Bu nedenle, ticari gemi rotası üzerindeki bir gemiye bir sürat teknesinin tam hızla baştan çarpması şeklindeki kazaya, denizcilik literatüründe neredeyse hiç rastlanmadığı belirtildi. Telefon görüşmesi ve hız, kazanın seyrinde kritik rol oynadı Bilirkişi raporunda, kazadan hemen önce Halit Yukay’ın oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptığı telefon görüşmesi de önemli bir unsur olarak yer aldı. Graywolf’un yüksek hızda seyrettiği, radar reflektörü bulunmadığı, gri borda rengi nedeniyle görünürlüğünün düşük olduğu ve olay anında Yukay’ın alt kamarada telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Tatlıtuğ’un ifadesinde de saat 17.09’da 37 saniyelik görüşme sırasında “her şey yolunda” denildikten sonra birden sağanak gibi bir ses duyulduğu ve hattın kesildiği aktarıldı. Aynı dakikalarda Arel-7’nin seyrinden çıkarak daire çizdiği, sonra rotasına döndüğü kaydedildi. İş insanı ‘asli kusurlu’, gemi kaptanı ‘tali kusurlu’ sayıldı Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, Graywolf’un kaptanı olan Halit Yukay “asli kusurlu” bulundu. Raporda, ticari gemi rotasında yüksek hızla seyrederken gerekli gözcülük görevini yerine getirmemesinin kazanın başlıca nedeni olduğu değerlendirildi. Arel-7 kaptanı Cemal Tokatlıoğlu ise, deniz üzerinde tekne parçaları görmesine rağmen bildirim yapmaması ve gemi düdüğüyle uyarı vermemesi nedeniyle “tali kusurlu” sayıldı. Büyük tonajlı geminin ataleti dikkate alınarak, olası bir son anda manevrayla çarpışmadan kaçınmasının zaten güç olduğu vurgulandı. Kurtarılma ihtimali çok düşük, ölüm anı kapalı kamarada gerçekleşmiş olabilir Bilirkişi değerlendirmesinde, çarpışmanın hız ve darbe şiddeti dikkate alındığında Halit Yukay’ın kapalı kamara içinde bilincini kaybetmiş olma ve tekne içine dolan deniz suyuyla birlikte yaşamını yitirmiş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi. Bu nedenle, kazadan hemen sonra gemi mürettebatının ya da olası bir zamanında ihbarla bölgeye intikal edecek ekiplerin, iş insanını hayatta tutma şansının çok düşük olduğu ifade edildi. İddianame kazadan 100 gün sonra Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, tutuksuz 10 sanığın yargılamasına aralık ayında başlanacağı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.