SON DAKİKA

#Kasten Öldürme

HABER DEĞER - Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'ndan yeni başarılar Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde faili meçhul cinayet dosyalarının kararlılıkla üzerine gidildiğini açıkladı. 24 Nisan 2026’da Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda 6 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını bildiren Gürlek, şimdiye kadar 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını belirtti. Gürlek, "Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır" ifadelerini kullandı. Aydınlatılan Dosyalardaki kritik gelişmeler Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, uzun süredir çözülemeyen dosyalar ve atılan adımlar kapsamında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve baz kayıtları ile yeni tanık ifadeleri yeniden değerlendirildi ve şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıl boyunca kimliği belirlenemeyen kemiklerin, DNA incelemesi sonucunda 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edilirken, dosyanın yeniden açılmasıyla 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı ve bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. İzmir’in Torbalı ilçesinde ise 8 Mart 2026’da evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla öldürülen Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelenerek belirlenen 8 şüphelinin tamamı yakalandı. Soruşturmalar kapsamında Muş’un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırı sonucu öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olay öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtları üzerinden yeniden ortaya çıkarılarak 11 kişi gözaltına alındı. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası da yeniden incelenirken, 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının değerlendirilmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine kadar olan hareketliliği tespit edilerek 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldı. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında ise 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla arama yapıldı; dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ile şüphelilerin çelişkili ifadeleri değerlendirilerek soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame hazırlandı. "Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz" Dosyaların aydınlatılmasında görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, jandarma teşkilatlarına, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumu’na ve çalışmalara katkı sunan tüm personele teşekkür eden Bakan Gürlek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahramanmaraş'taki saldırının ilk duruşmasında tutuklu baba oğlunda şikayeti oldu Haber

Kahramanmaraş'taki saldırının ilk duruşmasında tutuklu baba oğlunda şikayeti oldu

Kahramanmaraş'taki kanlı saldırı Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin babası polis başmüfettişi 54 yaşındaki Uğur Mersinli ile annesi 52 yaşındaki Peyman Pınar Mersinli, Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara ile 9 öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Olayın ardından tetikçi çocuğun babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle saldırıyı düzenlediği belirlenmiş, babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede Uğur Mersinli hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 10 kez müebbet ve "olası kastla yaralama" suçundan 30 yıla kadar hapis cezası talep edilirken; anne Peyman Pınar Mersinli hakkında ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Tutuklu babadan "oğlumdan şikayetçiyim" savunması SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Uğur Mersinli, savunmasına başsağlığı dileyerek başladı. Bu sözler salondaki mağdur ailelerin sert tepkisine neden olurken, aileler "Bize hitaben konuşma yap. Her başsağlığı dileyene Allah razı olsun diyecek değiliz" diyerek tepki gösterdi. Hakkındaki suçlamaları reddeden Uğur Mersinli, kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarının failinin oğlu olduğunu savundu. Silahların kendisinden izinsiz ve rızası dışında alındığını öne süren Mersinli, "İsa Aras Mersinli hakkında kasten öldürme, kasten yaralama ve hırsızlık suçundan kamu davası açılmalıdır. Silahlarımı çaldığı için ben İsa Aras Mersinli'den şikayetçiyim" dedi. Kolluk görevlisi olması sebebiyle sorumlu tutulduğunu savunan baba Mersinli, oğlunun rehberlik servisine 32 kez başvurduğunu belirterek bu görüşmelerin detaylarının araştırılmasını talep etti. Duruşmanın devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski vali açıklama yaptı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan eski vali açıklama yaptı

Eski Vali Tuncay Sonel'den açıklama Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen cinayet şüpheli soruşturmada tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, X hesabından kamuoyuna yönelik bir açıklama yayımladı. Sürecin başından beri masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını ve ailesinin hedef gösterildiğini belirterek hukuki girişimde bulunduklarını aktaran Sonel, şu ifadeleri kullandı: "Şahsım ve ailem ile ilgili 5 aydır yazılı ve görsel basında, internet ve sosyal medya ortamında çıkan, ülke gündeminde ailemi hedef gösteren haber, yorum ve masumiyet karinesini hiçe sayan asılsız isnatlara karşı avukatlarımız tarafından hukuki işlemler başlatılmıştır. Gülistan Doku soruşturmasının açıklığa kavuşturulması ve gerçeklerin ortaya çıkarılması en büyük arzumuzdur. Çünkü kendimden, eşimden ve oğlumdan zerre kadar şüphem yoktur. Allah’ın izni ile adalet er ya da geç tecelli edecektir. Dostlarımız ve sevdiklerimiz bizden en ufak bir şüphe duymasınlar. Allah’a şükür alnımız ak, vicdanımız rahattır. Bu süreçte ailece çok yıpratıldık. Çok üzüldük. Kurgulara, iftiralara maruz kaldık." Doku ailesiyle olay öncesinde hiçbir münasebetlerinin bulunmadığını savunan Sonel, "Gülistan Kızımızın ismini ilk kez kayıp haberi geldiğinde öğrendim. Öncesinde ne şahsımın ne ailemin hiçbir münasebeti olmamıştır. Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelen ailesine de Devletimizin şefkatini göstermeye, iyi niyetlerimizle onların yanında olmaya ve onlara destek vermeye çalıştık" dedi. Soruşturmada yaşanan gelişmeler Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturmada "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" gibi pek çok suç başlığı altında operasyonlar düzenlendi. Soruşturma kilit isimlerin tutuklanmasıyla genişlerken; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yanı sıra Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve üvey babası Engin Yücer cezaevine gönderildi. Delillerin karartılması şüphesi üzerine odaklanan adli süreçte, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Sonel'in o dönemki koruma polisi Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen, eski çalışan Erdoğan Elaldı ve dosyadaki diğer bazı şüpheliler de tutuklanarak cezaevine sevk edildi. Öte yandan, soruşturma kapsamında kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş'ın ABD'de gözaltına alındığı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma çerçevesinde ise dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in tanık olarak ifadeye çağrıldığı bildirildi. Yeni tutuklamalar Doku soruşturması kapsamında düzenlenen beşinci dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri daha tutuklanırken, soruşturmadaki toplam tutuklu sayısı 30'a ulaştı. Daha önceki adliyeye sevk dalgasında balık adam Gürkan Gürdal tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. ANKA Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, bugün adliyeye çıkarılan 7 şüpheliden biri daha mahkeme tarafından tutuklandı. Bu son kararla birlikte soruşturma kapsamında cezaevine gönderilen şüphelilerin toplam sayısı 30'a yükseldi. Adliyede bulunan diğer 6 şüphelinin işlemlerinin ise devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi Haber

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Ailenin başvurusu reddedildi

Ailenin başvurusu reddedildi Diyarbakır'da cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Güran ailesinin, cinayetin "faili meçhul" kapsamında yeniden değerlendirilmesi için yaptığı başvuru, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geri çevrildi. Kararda, Narin Güran cinayetinin failleri tespit edilememiş bir olay olmadığı belirtilerek, "Dosyada cevabı aranan hususlar; faillerin kim olduğundan ziyade, olayın içerisinde bulunan kişilerin suskunluğu nedeniyle cinayetin hangi saikle ve bütün ayrıntılarıyla nasıl gerçekleştirildiğine ilişkindir" ifadelerine yer verildi. Adalet Bakanlığı da konuya ilişkin detaylı bir açıklama yaparak, ailenin ve başvuruda bulunan kişilerin iddialarının peşinen reddedilmediğini, alternatif senaryoların ve ileri sürülen hususların soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler ile bilirkişi raporları eşliğinde ayrıntılı biçimde incelendiğini bildirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, dosyanın yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı kaydedildi. Yargılama süreci ve verilen cezalar Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak hâlinde kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş ve bu cezalar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Öte yandan, sanık Nevzat Bahtiyar hakkında verilen ceza Yargıtay tarafından bozulmuş; bozma sonrasında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada Bahtiyar bu kez “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Açıklamada, failin bilinmemesi ile cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesinin birbirinden farklı hukuki durumlar olduğu hatırlatılarak, mevcut delil durumunu değiştirecek somut bir bulgu bulunmadığı yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama: Mehmet Uçum’dan Çerçeve Yasa değerlendirmesi Haber

“Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama: Mehmet Uçum’dan Çerçeve Yasa değerlendirmesi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yürürlüğe giren Çerçeve Yasa’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Uçum, düzenlemenin bir af olmadığını vurgulayarak, devletin “şarta bağlı bir yeniden başlama imkânı” sunduğunu belirtti. Uçum, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un olağan bir terörle mücadele düzenlemesi olmadığını, temel hedefinin sistematik terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi olduğunu söyledi. Kanunun 10 Ağustos 2026’da TBMM’de kabul edildiğini, 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Düzenlemenin ceza ve infaz hükümlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, kanunun sonucunun teknik veya genel anlamda bir af olmayacağını savundu. Uçum’a göre devlet, milli ve kamusal yarar amacıyla muhataplara “şarta bağlı bir yeniden başlama imkânı” sunuyor. Uçum, gerekli süreç tamamlandığında ve kişisel şartlar yerine getirildiğinde pozitif hukuki sonuçların, şartların gerçekleşmemesi halinde ise negatif hukuki sonuçların ortaya çıkacağını ifade etti. Kanun kapsamında, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infazın 5 yıl; 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren kapsamdaki suçlarda ise 10 yıl ertelenmesi öngörülüyor. Ancak düzenlemede belirtilen istisna suçlar bu mekanizmanın dışında tutuluyor. Erteleme döneminde kişinin terör suçu işlemesi halinde erteleme kararının kaldırılması öngörülüyor. Sürenin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması halinde ise soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, devam eden kovuşturmada düşmeye karar verilecek; ertelenen ceza da infaz edilmiş sayılacak. Kimler kapsam dışında? Uçum’un aktardığı çerçeveye göre örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları zaman sınırı olmaksızın istisna kapsamında. Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar için de istisna bulunuyor. Başvurular otomatik olarak kabul edilmeyecek; her dosya kişi bazında yargı mercilerince incelenecek. Uçum açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreçteki liderliğine vurgu yaparken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de “cesur çıkışlarla pratik sürecin önünü açtığını” ifade etti. Uçum, bundan sonraki aşamada sürecin pratik adımlarının öne çıkacağını belirterek, “Buna direnenler ise kaybedecek ve Türkiye’nin demokratik siyasi geleceğinde yeri olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Resmi Gazete’de yayımlandı: Çerçeve Yasa yürürlüğe girdi Haber

Resmi Gazete’de yayımlandı: Çerçeve Yasa yürürlüğe girdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan açıklama Resmi Gazete'de yayımlanan kararın ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kanunun hayırlı olmasını dileyerek şu ifadeleri kullandı: "Gazi Meclisimizde tarihî bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edilen ve bugün itibarıyla yürürlüğe giren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum." Sürecin yürütülmesinde katkı sunan siyasi parti gruplarına, milletvekillerine, devlet kurumlarına ve görevlilerine teşekkür eden Erdoğan, uygulamanın başta şehit yakınları ve gaziler olmak üzere milletin tamamının hassasiyetleri dikkate alınarak sürdürüleceğini belirtti. Kanun Kapsamındaki Düzenlemelerin Detayları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde geniş bir mutabakatla kabul edilerek Resmi Gazete'de yayımlanan ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’, terör örgütünün fiili varlığına son vermesi ve silah teslim etmesi şartına bağlı olarak hukuki süreçlerin ertelenmesi, infaz düzenlemeleri ve denetim mekanizmalarını içeren kapsamlı hükümler getiriyor. Kapsamına Giren Suçlar Kanun, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin, kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip yürütülecek soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerini düzenliyor. Düzenleme; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsıyor. Kanun metninde geçen "Örgüt" ifadesi PKK/KCK ve bağlantılı oluşumları, "Kurul" ifadesi ise kanun hükümleri uyarınca oluşturulacak özel kurulu temsil ediyor. Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi Esasları MGK Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl süreyle erteleniyor. 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle erteleniyor. Erteleme süresi içinde dava zaman aşımı işlemezken, ilgili dosya ve deliller erteleme süresince muhafaza ediliyor. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilerek Hazineye irat kaydediliyor. Cumhuriyet savcısının kararlarına karşı 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine, mahkeme kararlarına karşı ise yine 2 hafta içinde itiraz edilebiliyor. MGK Kararı'ndan önce işlenmiş olup kapsamdaki suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmalar Kurulun iznine bağlanıyor. Ayrıca tutuklama ve adli kontrol tedbirleri ilgili mercilerce yeniden değerlendirilerek koşulların varlığı halinde kaldırılıyor; istinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalar hakkında bozma kararı veriliyor. Erteleme Kararlarının Kaydedilmesi Verilen erteleme kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydediliyor ve bu kayıtlar yalnızca soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde kullanılabiliyor. Erteleme kararından itibaren öngörülen süre içinde terör suçlarından birinin işlenmesi durumunda erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunuyor; mahkumiyet halinde cezanın infazı ertelenmiyor ve hükmün tüm sonuçları doğuyor. Belirtilen süre suç işlenmeksizin atlatıldığı takdirde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı veriliyor. Kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar haricinde, kapsamdaki suçlardan toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olanların cezalarının infazı 5 yıl, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası veya müebbet/ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların cezalarının infazı ise 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla erteleniyor. Bu hüküm müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemezken, erteleme süresi içinde cezada zaman aşımı işlemiyor. İnfaz hakimi kararlarına karşı itiraz yolu açık tutuluyor. Erteleme süresi içinde suç işlenmesi halinde infaz hakimi kararıyla erteleme kaldırılarak cezanın infazına devam ediliyor; sürenin suçsuz geçirilmesi halinde ise ceza infaz edilmiş sayılıyor. Takip işlemleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülüyor. İzleme Mekanizmaları Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanması, takibi ve değerlendirilmesi; Cumhurbaşkanlığı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nden oluşan bir Kurul tarafından gerçekleştiriliyor. Kurul ihtiyaç duyduğunda alt komisyonlar kurabiliyor ve ilgili kurum temsilcilerini toplantılara davet edebiliyor. Kurul, örgütün tamamen tasfiyesi ve gözlem raporları uyarınca dönemsel değerlendirmeler yaparak adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabiliyor. Gerekli görülmesi halinde soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetler nedeniyle doğan hak yoksunluklarının tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması ilgili mercilerden talep edilebiliyor. Hak yoksunluklarının kaldırılmasına yönelik talepler için 5 yıllık erteleme kararlarında 2 yıl, 10 yıllık erteleme kararlarında ise 3 yıl geçmiş olması gerekiyor. Kurul, çalışmalarına ilişkin TBMM'yi düzenli olarak bilgilendirirken, Meclis Başkanlığı bünyesinde faaliyetleri izlemek üzere bir İzleme Komisyonu kuruluyor. Sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülüyor. Silah Teslimi Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınıyor. Bu uygulamanın usul ve esasları, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleniyor. Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, MGK Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip 6 ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görevlendirilen kurumlara yazılı olarak bildirimde bulunması gerekiyor. Kanun kapsamındaki görevleri yerine getiren kamu görevlilerinin bu faaliyetleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında kritik bulgular: Kamu gücünü kullanan karanlık ilişki ağı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik bulgular: Kamu gücünü kullanan karanlık ilişki ağı

"Basit bir kayıp vakası değil, organize bir yapı" 21 yaşındaki Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasıyla başlayan ve yıllardır süregelen soruşturma, dosyaya giren yeni delillerle bambaşka bir boyuta taşındı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, topladığı veriler ışığında olayın basit bir kayıp vakası olmaktan ziyade, organize bir suç yapısı tarafından işlendiğine dair "güçlü kanaat" oluştuğunu belirtti. Sevk yazısında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile şüpheli Gökhan Ertok arasındaki mesaj ve talimat içeriklerine özel bir parantez açıldı. Başsavcılık, bu yazışmaların incelenmesi sonucunda, zanlıların "hukuka ve kanuna mutlak aykırılık teşkil eden, kamu gücünü araç kılan karanlık bir ilişki ağı" kurduklarını vurguladı. Tutuklamalar ve genişleyen soruşturma Soruşturma kapsamında bugüne kadar çok sayıda kritik isim tutuklandı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Sonel’in oğlu, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi ve üvey babası gibi isimlerin de aralarında olduğu 19 şüpheli hakkında ağır suçlamalar bulunuyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında "kasten öldürme ve öldürmeye yardım, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç delillerini gizleme ve yok etme ve bilişim sistemine hukuka aykırı erişim" bulunuyor. Öte yandan, olayla bağlantılı olduğu iddia edilen firari Umut Altaş'ın ABD'de yakalanması ve soruşturmaya dönemin Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in tanık olarak dahil edilmesi, dosyanın derinliğini gözler önüne seriyor. Son olarak eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ve bilişim şirketinin sahibi de tutuklanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kırmızı bültenle aranan iki ayrı suç örgütü lideri Türkiye'ye iade edildi Haber

Kırmızı bültenle aranan iki ayrı suç örgütü lideri Türkiye'ye iade edildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında suç örgütü liderlerine yönelik kritik bir adım atıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları ile Asayiş Daire Başkanlıkları, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının ortak çalışmaları neticesinde, kırmızı bültenle aranan isimler Türkiye'ye iade edildi. Kabarık suç dosyaları dikkat çekti Yapılan tespitlere göre; "Redkitler" organize suç örgütü elebaşı Ferhat Delen'in "kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından arandığı belirlendi. "Erdoğan Aykut" organize suç örgütü elebaşı Erdoğan Aykut'un ise "silahla yağma, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlama, hırsızlık" suçlarından arandığı tespit edildi. İki liderin Gürcistan'da yakalanarak bugün Sarp Kara Hudut Kapısı üzerinden ülkeye iade edildiği açıklandı. 5 ayrı şüpheli daha ülkeye getirildi Operasyonlar kapsamında liderlerin yanı sıra farklı suç örgütü üyesi ve çeşitli suçlardan kırmızı bültenle aranan 5 şüphelinin daha Türkiye'ye iadesi gerçekleştirildi. "Silahla Tehdit, Kamu Malına Zarar Verme, Ruhsatsız Ateşli Silahlar Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma" suçlarıyla aranan Kule Emre organize suç örgütü üyesi Bayram Tekkalan ile "kasten öldürme, tasarlayarak kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla yağma ve sahte para basmak" gibi ağır suçlardan kırmızı bültenle aranan Ş.B., D.Y., H.U. ve F.S. isimli şahısların da Gürcistan'da yakalanarak ülkeye getirildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.