SON DAKİKA

#Kasten Öldürme

HABER DEĞER - Kasten Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kasten Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atlas Çağlayan davasında mütalaa açıklandı! Haber

Atlas Çağlayan davasında mütalaa açıklandı!

Güngören'de 14 Ocak'ta yaşanan ve 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İlk kez hakim karşısına çıkan sanık E.Ç.'nin savunmasının ardından duruşma tanık beyanlarıyla devam etti. Duruşma sırasında Atlas Çağlayan'ın ailesi ile sanığın yakınları arasında gerginlik yaşandı. Tartışma sırasında Atlas'ın teyzelerinden biri, sanığın annesine tepki gösterdi. Yaşananların ardından mahkeme heyeti, Atlas Çağlayan'ın annesi ve teyzelerinin salondan çıkarılmasına karar verdi. Duruşmaya verilen aranın ardından açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, sanığın suçlamaları reddettiğini ve olayın nedenine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapmadığını söyledi. Ünlü, sanığın olay günü başka kişilerden silah temin etmeye çalıştığını öne sürerek eylemin planlı olduğunu savundu. Savcı, esasa ilişkin mütalaasında sanık E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Yasaya muhalefet" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti. İddianamede, olayın Güngören'de bir kafede iki grup arasında çıkan tartışmanın ardından meydana geldiği, E.Ç.'nin Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve genç çocuğun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi. Adli Tıp raporunda sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterli olduğu değerlendirmesine yer verildi. Savcılık, olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayıldığını belirterek, eylemin "çocuğa karşı işlenmiş nitelikli kasten öldürme" kapsamında değerlendirilmesini talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dorukhan Büyükışık soruşturması kapsamında  9 şehirde 26 şüpheli için gözaltı talimatı Haber

Dorukhan Büyükışık soruşturması kapsamında 9 şehirde 26 şüpheli için gözaltı talimatı

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 senesinde meydana gelen ve o dönem resmi kayıtlara "yüksekten düşme vakası" şeklinde geçen Dorukhan Büyükışık'ın ölümüyle ilgili adli süreç, kurulan özel birimlerin incelemeleriyle bambaşka bir boyuta taşındı. Adalet Bakanlığı bünyesinde yapılandırılan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ortak koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalar, sabahın ilk ışıklarıyla dev bir operasyon düğmesine basılmasını sağladı. Teknik veriler ve daraltılmış baz kayıtları dosyayı değiştirdi Soruşturmadaki bu sıcak gelişmenin perde arkasını sosyal medya mecrası üzerinden kamuoyuna aktaran Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul kalan tüm olayların üzerine kararlılıkla gidildiğini hatırlattı. Soruşturmanın seyrini değiştiren teknik detaylara değinen Bakan Gürlek, "Dorukhan Büyükışık dosyasında elde edilen taze deliller; uzman bilirkişi raporları, derinlemesine yürütülen teknik araştırmalar, HTS veri analizleri ve daraltılmış baz istasyonu kayıtları, geçmişte delillerin sistematik bir şekilde karartıldığına dair ciddi emareleri ortaya koymuştur. Bu bulgular neticesinde belirlenen 26 zanlı hakkında adli yakalama emirleri çıkarılmış ve İzmir merkezli olmak üzere toplam 9 ilimizi kapsayan eş zamanlı operasyonlar şafak vakti itibarıyla başlatılmıştır. Gerçeğin gün yüzüne çıkması ve adaletin yerini bulması adına her türlü kurumsal imkanı sonuna kadar seferber etmeyi sürdüreceğiz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı bir şekilde gidiyor, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu çerçevede Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul… — Akın Gürlek (@abakingurlek) May 21, 2026 Acılı baba Ethem Büyükışık: "Tam 5 kez sahte rapor düzenlediler" Oğlunun adalet mücadelesini yıllardır tek başına sırtlayan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık ise katıldığı bir televizyon canlı yayınında çarpıcı iddialarda bulundu. Yıllar süren hukuk savaşında karşılaştığı organize engellere dikkat çeken acılı baba, cinayetin bilinçli bir biçimde örtbas edilmeye çalışıldığını savundu. Kamu görevlilerinin süreçteki rollerine değinen Büyükışık, şunları kaydetti: "Geçen bu uzun süreç zarfında, görevli bazı devlet memurlarının ve bürokratların vahim hatalara imza attığını, kanunları çiğnediğini ve bu evlat acısının üstünü örtmek için çabaladığını net bir şekilde saptadık. Bu yapının içindeki en dikkat çekici odaklardan biri de Adli Tıp Kurumu bünyesinde görev yapan 62 adli tıp uzmanıydı. Bu şahıslar, davanın çözümsüzlüğe mahkum edilmesi amacıyla tam beş farklı dönemde gerçeğe aykırı, sahte raporlar tanzim ettiler. Bugün bu operasyonla adalete olan inancımız yeniden tazelendi." Geçmişte ne olmuştu? 2018 yılında bir şantiyede cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık’ın vefatının ardından, babasının kararlı fikri takibiyle ilk etapta olay yerinde görev yapan 8 polis memuru hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla dava açılmıştı. Söz konusu emniyet mensuplarının, savcılık talimatı bulunmasına rağmen bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını sağlıklı bir biçimde incelemedikleri, görüntülerin asıl nüshalarını muhafaza altına almadıkları ve delil toplama sürecinde ciddi ihmaller sergiledikleri adli raporlara yansımıştı. Yargı trafiğinin hızlanmasıyla birlikte, geçtiğimiz şubat ayında da aynı inşaat alanında görevli dört şantiye bekçisi ile bir işçi hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde yeni bir dava açılmıştı. İzmir merkezli operasyonların ardından gözaltına alınan 26 yeni şüphelinin jandarma komutanlığındaki sorgularına başlandığı bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Genç futbolcunun cinayetinde İzzet Yıldızhan'a tahliye Haber

Genç futbolcunun cinayetinde İzzet Yıldızhan'a tahliye

Ümraniye'de 19 Mart gecesi rapçi Vahap Canbay ve eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu arasındaki anlaşmazlık nedeniyle başlayan gerginlik, genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın trajik ölümüyle sonuçlanmıştı. Çakarlı lüks araçlarla düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen derinlemesine soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. Dosya kapsamında yapılan tutukluluk incelemesinde, sanıklar arasında yer alan ünlü türkücü İzzet Yıldızhan'ın durumu da netleşti. Yurt dışına çıkış yasağı getirildi Yapılan hukuki değerlendirmeler sonucunda mahkeme, İzzet Yıldızhan'ın tahliyesine karar verdi. Ünlü türkücüye yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol hükümleri uygulandı. Hazırlanan iddianamede, Yıldızhan ve bir diğer sanık Ahmet Özkoç hakkında "suçluyu kayırma" suçlamasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Müebbet hapis talepleri var Soruşturma kapsamında cinayetin asıl şüphelilerine yönelik çok ağır cezalar istendi. İddianamede, silahı ateşlediği belirtilen sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun "kasten öldürme" suçundan müebbet hapsi talep edilirken, olayın fitilini ateşlediği öne sürülen Aleyna Tutuş (Kalaycıoğlu) ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu'nun "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca, cinayete yardım ettikleri gerekçesiyle Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu için 15'er yıla kadar, delilleri karartma ve suçluyu kayırma suçlamalarıyla Metin Kadayıfçıoğlu için ise 10 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Kanlı gecenin korkunç detayları Olay, rapçi Vahap Canbay'ın eski kız arkadaşı Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak amacıyla arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan yardım istemesiyle başladı. Stüdyo önünde araç içinde bekleyen grubun yanına çakarlı araçlarla gelen şüphelilerden Alaattin Kadayıfçıoğlu, iddiaya göre kapıyı açarak "Bir daha sizi burada görmeyeceğim" deyip tetiği çekti. Tek kurşunla ağır yaralanan 21 yaşındaki Kundakçı kurtarılamadı. Tanık ifadeleri ve güvenlik kameralarını inceleyen bilirkişi raporları, saldırganların olay öncesinde bölgede keşif yaptığını ve saldırının planlı olabileceğini ortaya koydu. Tüm sanıklar, 22 Haziran Pazartesi günü görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hatay’da korkunç olay: Konteyneri ateşe verip kaçtılar Haber

Hatay’da korkunç olay: Konteyneri ateşe verip kaçtılar

Hatay’ın Antakya ilçesinde bir inşaat şantiyesinde çalışan 19 yaşındaki İbrahim Yaşar’ın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin davada çarpıcı detaylar ortaya çıktı. İddianameye göre olay günü iki şüpheli, akaryakıt istasyonundan benzin alarak genç işçinin kaldığı konteyneri ateşe verdi. 4 Mart 2025’te çalışmak için Hatay’a gelen İbrahim Yaşar, işe başladıktan sadece 4 gün sonra kaldığı konteynerde çıkan yangında hayatını kaybetti. Aynı konteynerde bulunan bir kişi ise yaralı olarak kurtuldu. Kamera kayıtlarında, şüphelilerin olay günü yakıt aldığı anlar yer alırken, tanık ifadeleri de yangının kasıtlı çıkarıldığını ortaya koydu. Bir görgü tanığı, şüphelilerin yanıcı madde atarak yangını başlattığını söyledi. Olayla ilgili tutuklanan iki sanık hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan dava açıldı. Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Acılı baba Vedat Yaşar, oğlunun ilk işinde hayatını kaybettiğini belirterek adalet çağrısı yaptı. “Oğlumu diri diri yaktılar. Tek isteğim adaletin yerini bulması” diyen baba, davanın emsal bir kararla sonuçlanmasını istedi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 8 Temmuz’a erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis Haber

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis

Narin Güran cinayetine ilişkin davada kamuoyunun merakla beklediği ara karar açıklandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkan itirafçı Nevzat Bahtiyar, “cinayete yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandı Mahkeme, daha önce Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” cezasının ardından dosyayı yeniden ele aldı. Daha önceki karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin yalnızca delilleri gizlemekle sınırlı olmadığını, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. “Cesedi götüreceksin dedi” savunmasını yineledi Duruşmada savunma yapan Nevzat Bahtiyar, olay günü amca Salim Güran tarafından çağrıldığını, eve gittiğinde Narin’in cansız bedeniyle karşılaştığını öne sürdü. Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisini silahla tehdit ederek “Cesedi götüreceksin” dediğini, oğluyla birlikte öldürülmekle tehdit edildiği için cesedi dereye götürdüğünü söyledi. Bahtiyar savunmasında, “Beni ve annesini birlikte gördü, ben de onu öldürdüm. Cesedi sen götüreceksin dedi. Tehdit edince mecbur kaldım” ifadelerini de tekrar etti. Baba Arif Güran: “Bu adamın ifadeleri çelişkili” Mahkemede söz alan baba Arif Güran ise Nevzat Bahtiyar’ın daha önce altı kez ifade verdiğini ve tüm ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Arif Güran, “Benim kızım katledildi. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin” diyerek olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını istedi. Anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet kararı korunmuştu Daha önce görülen davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından da onanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı Haber

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen mevlit programına katıldı, çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarına ilişkin Meclis’te tüm siyasi partilerle mutabakata varıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi için Sultanahmet Camisi’nde düzenlenen mevlit programına katıldı. Programa Minguzzi ailesi, yakınları ve Adalet Bakanlığı yetkilileri de katıldı. Bakan Tunç, burada yaptığı açıklamada, Minguzzi’nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha rahmetle anıldığını ve ailesine sabır dileklerini ilettiğini söyledi. Tunç, dün de Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek taziye dileklerini ilettiklerini ve soruşturma sürecine ilişkin aileyi bilgilendirdiklerini belirtti. Çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarıyla ilgili olarak Meclis’te yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, "Türk Ceza Kanunu’nda 12 yaşından küçüklerin ceza sorumluluğu bulunmuyor. 12-15 yaş grubunda cezalar yarı oranında, 15-18 yaş grubunda ise üçte bir oranında uygulanıyor. Kasten öldürme gibi ağır suçlarda 12-15 yaş grubuna 15 yıla kadar, 15-18 yaş grubuna ise 24 yıla kadar ceza verilebiliyor" dedi. Bakan Tunç, Meclis’te bütün siyasi parti gruplarıyla çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması, gerekli cezalandırma ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını belirterek, elde edilecek rapor doğrultusunda kanun değişiklikleri gündeme geleceğini söyledi. Bakan Tunç, çocukların sosyal medya ve diğer olumsuz etkilerden korunması gerektiğini vurgulayarak, soruşturmaların titizlikle takip edildiğini ve hukuki süreçlerin ailelerin hassasiyetine uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Tunç ayrıca, Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklar için rahmet diledi. Bakan Tunç, açıklamasını, “Ailelerin acısı tarif edilemez. Ancak kanunlar ve tedbirlerle çocuklarımızın korunması için hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Meclis’teki çalışmalar tamamlandığında gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” sözleriyle tamamladı.

Çöp poşetinde bulunan genç kadının cinayetinde kan donduran detaylar Haber

Çöp poşetinde bulunan genç kadının cinayetinde kan donduran detaylar

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde yaşanan vahşi cinayet, Türkiye’yi sarsan kadın cinayetlerine bir yenisini ekledi. 25 Aralık akşamı bir sitede çöp poşeti içinde bulunan cesedin, bir gün önce kayıp başvurusu yapılan 18 yaşındaki Sümeyye Durgun’a ait olduğu belirlendi. Olayla ilgili gözaltına alınan apartman görevlisi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayet şüphelisi apartman görevlisi tutuklandı Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında sitenin apartman görevlisi Siraç Kartal ile kaçmasına yardım ettiği iddia edilen akrabası M.T. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kartal, “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. M.T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. “Gönül ilişkisi yaşadık” iddiası Gaziantep’in İslahiye ilçesinde yakalanan Siraç Kartal’ın ifadesinde, Sümeyye Durgun ile bir süredir gönül ilişkisi yaşadığını iddia ettiği öğrenildi. Zanlının, genç kadının kendisinden para talep ettiğini, bu nedenle aralarında tartışma çıktığını ve tartışmanın ardından cinayeti işlediğini söylediği belirtildi. Doğum günü görüntüleri ortaya çıktı Cinayetin ardından ortaya çıkan görüntüler ise olayın vahametini daha da artırdı. Sümeyye Durgun’un, öldürülmesinden kısa süre önce eşinin doğum gününü pasta keserek kutladığı, müzik eşliğinde birbirlerine sarıldıkları anların kayda alındığı görüldü. Bu görüntüler, “yasak aşk” iddiasıyla çelişmesi nedeniyle kamuoyunda geniş tartışma yarattı. Soruşturma sürüyor Genç kadının cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın derinleştirildiği bildirildi. Cinayet, bir kez daha kadınların en yakın çevrelerinde dahi güvende olmadığını gözler önüne serdi.

Güllü’nün hesapları didik didik edildi: Miras iddiaları çöktü mü? Haber

Güllü’nün hesapları didik didik edildi: Miras iddiaları çöktü mü?

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül’de evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Kimlerin şikâyetçi olduğu, incelemenin nerede ve neden yapıldığı ile neyin tespit edildiği savcılık kayıtlarına yansıdı; ilk bulgular kamuoyuna yansıyan iddialarla örtüşmedi. Savcılık miras iddiaları üzerine mali inceleme başlattı Ölümün ardından miras tartışmalarının gündeme gelmesiyle, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla sanatçının banka ve sigorta kayıtları mercek altına alındı. Elli’den fazla banka ve sigorta kurumu ile yazışma yapıldığı, sigorta ödemesine rastlanmadığı ve banka hesaplarında yalnızca 250–850 lira aralığında küçük tutarların bulunduğu belirlendi. Gayrimenkul kaydı netleşti, yüksek bir servet saptanmadı Yapılan araştırmada Güllü’nün Çınarcık’ta annesinden kalan iki dairesi olduğu tespit edildi. Bunun dışında kamuoyuna yansıyan yüksek meblağlı mal varlığı iddialarını doğrulayacak bir bulguya ulaşılmadı. Aile içi suç duyuruları soruşturmayı derinleştirdi Sanatçının kardeşleri ile yeğenleri arasında karşılıklı suç duyuruları yapılırken, bazı başvuruların mirasçılık koşulları nedeniyle dosyaya dâhil edilmediği bildirildi. Süreçte farklı beyanlar ve şikâyetler soruşturmanın kapsamını genişletti. Şüpheli beyanlar ve tutuklama kararı dosyada yer aldı Teknik ve fiziki takip sonrası, ifadelerinde çelişkiler olduğu değerlendirilen kişiler hakkında adli işlemler yapıldı. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi. Oğlundan dikkat çeken ifade: “Gerçek ortaya çıksın” Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, savcılığa müşteki sıfatıyla uzun bir ifade verdi. Gülter’in, annesinin bir cinayete kurban gitmesi hâlinde olayla bağlantısı olan herkesten şikâyetçi olacağını, aksi durumda ailesiyle ilgili suçlama yöneltmeyeceğini söylediği aktarıldı. Miras işlemleri için kritik tarih vurgulandı Mirasçılık belgesinin 6 Ekim 2025’te alındığı, bu tarihten önce miras üzerinde işlem yapılmasının mümkün olmadığı kayıtlara geçti. Savcılık, hem ölümün koşullarını hem de mali hareketleri çok yönlü incelemeyi sürdürüyor.

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı Haber

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı

Programda ortaya atılan iddialar yargı sürecini yeniden tartışmaya açtı Canlı yayında paylaşılan bilgilere göre, Emine Yıldırımcan’ın ölümüyle ilgili olarak üvey baba Ercan Yılmaz hakkında cinsel istismar ve kasten öldürme suçlamaları bulunuyor. Programda dile getirilen iddialar, hem olayın vahameti hem de yargı sürecine ilişkin soru işaretleri nedeniyle Türkiye toplumunda infial yarattı. “52 yıl ceza aldı deniliyor, peki nasıl serbest?” sorusu gündemde Programın sunucusu Müge Anlı, dosyada yer aldığı ifade edilen mahkûmiyet kararlarına dikkat çekerek, “Cinsel istismardan ve kasten öldürmeden toplamda onlarca yıl ceza aldığı belirtiliyor. Bu kararlar onanmışsa, nasıl oluyor da bugün dışarıda?” sorusunu yöneltti. Bu ifade, adalet sisteminin infaz ve denetim mekanizmalarının kamuoyu tarafından yeniden sorgulanmasına neden oldu. Yayına bağlanan tanık beyanları tartışmayı derinleştirdi Canlı yayına bağlanan bazı kişiler, olayla ilgili bildiklerini anlattıklarını belirterek, iddiaların ciddiyetine vurgu yaptı. Programda, aile içinden geldiği ifade edilen bazı anlatımların soruşturma makamları tarafından değerlendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı. Sunucu ve uzmanlar, tüm iddiaların hukuki mercilerce titizlikle incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Çocuklara yönelik şiddet iddiaları toplumda ortak bir hassasiyet yarattı Yayında dile getirilen iddialar, çocuklara yönelik her türlü şiddet ve istismarın Türkiye toplumunda kabul edilemez olduğu yönündeki ortak duyarlılığı bir kez daha görünür kıldı. Sosyal medyada çok sayıda yurttaş, dosyanın yeniden ele alınması ve infaz süreçlerine ilişkin şeffaf bir açıklama yapılması çağrısında bulundu. Yetkililere çağrı: Hukuki süreç şeffaf biçimde açıklansın Programda ve kamuoyunda yükselen tepkilerin ortak noktası, iddiaların doğruluğunun yargı makamları tarafından açık ve şeffaf biçimde ortaya konması talebi oldu. Uzmanlar, çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve benzer dosyalarda infaz süreçlerinin kamuoyuna net biçimde anlatılmasının, Türkiye toplumunun adalete olan güveni açısından hayati olduğuna dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.